Tekil Mesaj gösterimi
Alt 15.04.2013   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Şu Andaki Selefiler Mezhep Imamlarını Kabul Etmiyorlar Hakaret Ediyorlar

Sözlük anlamı itibariyle, önceden yaşayan, daha önce gelen anlamında olan Selef kelimesi, İslam literatüründe, kavram olarak İslam’ın ilk dönemlerinde yaşayan, kendilerine göre metotları ve görüşleri olan ilim adamlarıdır. Daha sonra yaşadığı halde aynı metotları benimseyen ve aynı görüşleri paylaşan âlimlere de Selefiyye denmektedir. İlk dönem Selef âlimlerini diğerlerinden ayırmak için onlara mütekaddimun selef (ilk dönem selef), diğerlerine de müteahhirun selef denmektedir.

Ehl-i Sünnet olarak bilinen gurupta yer alan alimler de, Selef ve halef olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İtikatta Eş’arî mezhebinin kurulmasından önceki alimlere Selef, daha sonra gelenlere ise Halef adı verilmiştir.

Aralarındaki en belirgin fark şudur: Selef alimleri, metafizik âlemle ilgili nasların/Kur’an ve hadis metinlerinin yorumlanmasını doğru bulmamaktadır. Onları olduğu gibi kabul edip hakikatini Allah’a havale ederler. Akılla bu konularda hüküm koymanın gerçeği karşılamayacağını savunurlar.

Halef alimlerinin ise, Ebu’l-Hasan el-Eşarî’den itibaren başladığını söyleyebiliriz. Bu zat kelamcı olduğu için, halef âlimlerinin teşkil ettiği ilk gruplar daha çok kelamcı olanlardı. Bunlara göre, eski zaman insanlarında var olan saf ve temiz duygular ve de teslimiyet duyguları yıprandığı için, özellikle filozof ve batıl gruplardaki kimselerin ortaya attıkları yanlış düşüncelerine cevap vermek için onların silahını kullanmak, akla karşı aklı çıkarmak ve müteşabih olan nasları akla yaklaştırmak için, yorumlama metodunu kullanmanın gerekli olduğunu savunurlar.

Ancak günümüzde var olan ve Vehhabilik denilen bir akım da Selefilik iddiasındadır. İki yüz yıllık bir maziye sahip olan bu akımın kurucusu Abdulvahhab isminde bir zat olduğu için bunlara Vehhabi adı verilmiştir. Bunlar da Müslümandır. Ancak, zaman ve zemini nazara almadıkları için bir çok yanlışlara giriyor ve onlardan bazıları -bizzat Seleften olan- İmam-ı Azam, İmam Malik ve İmam Şafinin mezheplerini de doğru bulmuyorlar. Rastgele Müslümanları şirkle itham ediyorlar. İmam Ahmed’in ve İbn Teymiye’nin bazı görüşlerini kendilerine uygun buldukları için, bunları kendilerine imam olarak kabul ediyor ve Hanbeli mezhebine bağlı olduklarını iddia ederken, diğer yandan herhangi bir mezhebe bağlı olmanın doğru olmadığını ileri sürmektedirler.

Biz, Müslüman olan bu insanları asla tekfir etmeyiz. Fakat gördüğümüz yanlışlarını ilmi olarak düzeltmeye çalışacağız. Çünkü biz, muhabbet fedaileriyiz husumete vaktimiz yoktur.

Sorularla İslamiyet





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla