Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Üyelerimize ÖzeL > Aktif Konular

Aktif Konular Aktif Konular Bölümümüz.. Ayet, Hadis, Zikir, Dua, Söz vs..

Mesajlarım ve iletilerim


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Aktif Konular - Aktif Konular Bölümümüz.. Ayet, Hadis, Zikir, Dua, Söz vs.. kategorisi altındaki Mesajlarım ve iletilerim isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 17.08.2018   #51
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

Efendimiz’in (s.a.s) buyuruyorki insanın günahlarına her azası şahitlik edecek mahşerde Neden gittin diyecekler, dilin gitmedim derken ayakların dile gelecek: Gittim ya rabbi! Neden aldın diyecekler, sen almadım derken elin dile gelecek: aldım ya rabbi gıybet etmişsin diyecekler, etmedim diyemeyeceksin çünkü dilin Ettim ya rabbi diyecek ve anlayacağız ki bizim zannettiğimiz azalarımız bizim değil “Akıl ki başa geleceği bile Göz ki dağın ardını göre.”

Meral abla...Abla yorgun, abla bitkin, abla vazgeçti...Saman alevi gibi parladı ve söndü* çalıştayda* “bizi yarı yolda bıraktın madam” denilince “bana Genelev patroniçesi dediniz bırakıyorum” demiş...

Meral abla, yaşadığı hezimetten sonra gözünü kapıya dikmiş kaçmaya bahane arıyordu, Madam” kelimesi de bahane olmuş... İktidar olursa bizi yargılayacaktı, artık torununun bezini sargılar...

Cumhuriyet halkın özgürce kendisini temsil edecek vekilleri seçmesi ve vekillerin halkın isteği doğrultusunda ülkeyi idare etmesidir sizce.1923 bu kriterlere uyuyormu

Sultan sürgüne gönderilirken referandum yapıldı mı İstiklal Mahkemeleri "Allah" diyenin canına okurken, hangi yasal düzenlemeler yapıldı Milletin 1000 yılık yazısı değiştirilirken, tarihi silinirken, halka soruldu mu hangi cumhuriyet

İslamın emareleri kazınırken hangi müslümana başvuruldu? İtiraz edenler sallanmadı mı darağaçlarında? Ne cumhuriyeti?

Iskilipli Atıf'a sorun anlatsın Cumhuriyeti... Boynunda iple, dilinde Yasin-i şerifle idamını beklerken, başına "giy domuz" diye nasıl şapka geçirdiğini anlatsın Cumhuriyeti.

Elazığ İstiklal Mahkemesinde ömür boyu sürgün cezası aldığında ayağa fırlayıp "mahkeme namuslu insanları asıyor, bende namussuzluk mu gördünüz de asmadınız" diye feryad eden Hüseyin Avni Bey'e sorun Cumhuriyeti

Evlatları ile birlikte Idam edilmeden önce evladı Kerbelayız, ayıptır günahtır zulümdür diyen Seyyid Rıza'ya sorun Cumhuriyeti!

İstiklal mahkemelerinde yargılanan alimlere, sakalı bitmemiş çocuklara, Milli mücadelede canını ortaya koyan paşalara sorun Cumhuriyeti

Fransıza, İngilize Anadoluyu dar eden, kılık kıyafeti Fransız ve İngilize benzemediği için Ankara Ulus'a girmesi yasak olan köylüye sorun Cumhuriyeti...

Senegal'de devlet hiç millete zorla "şapka giyeceksin" demişmidir? Uganda'da devlet milletine yok ulan halk müziği* Mozart dinleyeceksiniz, batılı olacaksınız demişmidir?

Halk seçmedi, hileyle ülkeye el koydular...
Halka seç dediler, önlerine sandık koydular oy kullandırdılar...çok partili döneme geçtik dediler...

Halk seçti, beğenmeyip astılar...Halk seçti, kumpasla indirdiler...Halk seçti, beğenmeyip öldürdüler...Halk seçti, askeri vesayet* ile çevirmedik fırıldak bırakmadılar...

90 yıllık geçişden sonra, özellikle son 16 yıldaki* zorlu mücadelenin ardından, onca oyuna ve kumpasa rağmen şu anki sistemle* kuruldu Cumhuriyet...Kurucu Başkan ise Erdoğan'dır...

Güzel Vatanımıza son 90 yılda yaşadığı travmalardan dolayı geçmiş olsun... Rabbim göstermesin...Milletimizin gözü aydın olsun...
Cumhuriyet ilelebet payidar olsun!

Yeni sistem ve kabinenin* millete devlete ve tüm mazlumlara hayırlı olmasını dilerim. Kabineye dair sözler elbette var. Temenni ve duamız yeni sistemin,büyük Türkiye için sıçrama tahtasına dönüşmesi.

MHP’liler Sn Bahçeli’ye lider diyorlar. Yenikapıdan bu yana lider, AK Parti seçmeni devlet ve milletini seven herkesçe takdir ve hayranlıkla izlenmeye devam ediyor.

Türkiye’nin içinden geçtiği her zorlukta yaptığı hamlelerle “liderliğini net, ve şahsiyetli duruşuyla ortaya koyan Sn Bahçeli’ye minnet ve şükranın bir ifadesi olarak Milletimiz bu muhalefeti sevdi.

Cumhur İttifakı’na oy vermek hem AK Parti’ye ikaz hem de AK Parti nin devamı olacaktı Cumhur İttifakı olmasa, AK Parti’ye içi sızlayarak oy veren insanlar bu ittifakla MHP’ye oy vererek istikrara devam dedi hem de ikazını ortaya koydu

Cumhur İttifakında seçmenini genişleten Lider, Türkiye siyaseti yazılırken izahta zorlanacağımız fevkalade hamleler yapmıştır. Bunu Lider’in İYİ Parti sıralarından geçtiği sırada elini öpen ülkücüleri görmekle anlıyoruz ve anlayacağız.

Sn Bahçeli’nin hamleleri oy kaygısı gütmeksizin, beklenti ve hesaba girmeksizin, hasbi ve samimi* yapıldı.Türkmen Beyi* hakkını vererek irade ortaya koydu net tavrın başlangıcı*15 Temmuzdur

İki CHP'li *Mekke'yi merak etmiş.*ve yola çıkmışlar.*sıra şeytan taşlamaya gelince CHP'liler sormuş sen o kim biliyor musun o şeytanda melekti, unuttun mu?"*yarın araları düzelir, biz kötü oluruz kardeşim.Taş atarken kendini belli etme
işte CHP'deki delege krizi tam böyle Perde arkasında Kılıçdaroğlu'nu*taşlayanlar,*rengini belli etmemek için kırk takla atıyor.İnce'yi görünce imza veriyor Kılıçdaroğlu arayınca imzayı geri çekiyor
taşlayın şeytanı ama hangi şeytanı

Adama,*"İmanın şartı kaçtır sorunca Altı deyip 1-2-3-4-5-6 diye sayıyor chp de imzaları aynı sayıyorsa, yandık Düşünsenize 620'ye kadar saymasını bilen yok 1-2-3-4-5-6..."Kaç oldu 6 ok Ötesi altı okun üzerine saymam Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı birader ayık birini bulun, sayın Olmadı, Kandil'e gönderin. kan kardeşiniz"*Murat Karayılan saysın sn İnce,*"600 delege ile Merkeze yürürüm"*demiş Hak adalet"*diye yürüsün de alem diktatör görsün İnce'nin işi zor. adam 15 milyon oy alıp önündekini okuyamayan adamı deviremiyor.

arkadaşlar işin gücün CHP'yi yazmak. Yüreğin yetiyorsa sn Albayrak ile Soylu arasındaki omuz atmayı yazsana"*diyor. Yahu CHP'de hattı müdafaa ile sathı müdafaa birbirine girmiş. Kılıçdaroğlu ile İnce birbirine döner tekmeyle, ıslak odunla saldırıyor!*Bu olay dururken, omuz atmanın lafı mı olur leylek bacaklım?

iki zıt olgu ancak İslam düşmanlığında buluşur
CHP ile HDP'nin seçim ittifakı buna örnektir

Biri ırkçı tavırla Türkler haricindekileri yok sayan, Dersimde Kürtler’e sayısız zulüm yapmış CHP…Diğer tarafta Kürt hakkını koruduğunu iddia eden zalim PKK'nın siyasi uzantısı HDP...Bunları bir araya getiren tek şey İslam düşmanlığıdır...

CHP HDP Tek millet gibi hareket ediyor Dövizin yükselmesine sevinip sallanıyorlar 11 aylık bir bebeğin katledilmesini kınarken sahtekâr bir üslub kullanıyorlar her ikisi de batıl kokuyorlar çünkü Küfür tek millettir! Hz. Muhammed (sav)

dünyada Rachel Corrie’nin*davasını anlayan kaç kişi var bazı manzaralar sorgulatır insanlığın neresindeyim diye Yahudi bir kadın Zulüm bizdense ben bizden değilim!” diye bağırır tüm dünyaya.Yeter mi?

Unutulmaması gereken yüzler çıkar karşımıza dinimizden olmayan yüzler...o yüzler bizden çok davaya sahip çıkar Unutmayın bu yüzü! rahmetle andığım tek gayrimüslimdir rachel Corrie

rachel Corrie Kudüs sokaklarında.ABD’li barış aktivistiydi ve insanlığa canını verdi* Corrie. Gazze’de Filistinliler’e ait evlerin yıkılmaması için buldozerin önüne geçmiş bir aracın paletleri altına yatarak 16 Mart 2003’te hayatını kaybetmişti.

Balkanlar Anadolu’dan daha Osmanlı’dır Balkanlar’ı görmemiş* toy gönlüm itiraz ederdi Bu diyarlara gelip gittikçe, suyunu içtikçe insanlarını tanıdıkça hak verir oldum.* az bile denmiş.

Üsküp’te Yemen türküsü okununca beş yüz kişi nemli gözlerle eşlik ediyor. profesyonel koro tek kişi gibi ahenkle söylüyor türküyü. Arkasından Çanakkale türküsü, manzara değişmiyor.

yüz Türk lazım ama kırık olacak, akıllı olmaz Dünyayı değiştireceğim. Yüz kafası kırık Türk’le diyen Arnavut soydaşıma sarılıyor ve diyorum ki Bundan sonra doksan dokuz kişi ara Roma’da Cuma namazı kılacağız birlikte.

Kuzey Kore Diktatörü afacan gülüşlü tombik oğlan.bizim Kılıçdaroğlu ile çok ortak yanı var.İkisi de koltuğa baba malı gibi bakıyor, kalkmaya niyetli değiller ikisi de diktatör,* Kemal* muhaliflerini idam ettiremiyor çünkü muhalefette, ama Kim Jong öz dayısını iki yıl önce domuzlara yedirmişti.Kemal muhaliflerini ihraç edip kovmakla yetiniyor. Kemalin iktidar olsun siz o zaman performansını görün... Maazallah...Bay Muharrem...Üzülüyorum,

Türkiye yedi yüz seksen bin kilometrekare seksen milyon kişi değil Türkiye modern sömürü ve namussuzluğun yegane ve tek muhalefetidir.

Allah derdini artırsın kardeşim” bu yol dertlilerle yürünür, insan dert ettiğini rüyada görür olmadıkça, rüyadan* derdiyle uyanmadıkça bu iş olmaz.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.10.2018   #52
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

Büyük Selçuklu Devleti 1037 de Bağdatı başkent yapmış Mezopotamya, Anadolu ve İç Asyada sınırlarını genişletmiş en büyük Türk Devleti olmuştur

1092 de büyük selçuklular iç karışıklıklarla 4 parçaya ayrılmış, beyliklere bölünmüş ve Osmanlı tarih sahnesine çıkmıştır

Büyük Selçuklular Kınık Boyunun lideri Selçuk bey tarafından 1020 de temelleri atılmış, yeğenleri Tuğrul ve Çağrı beyler tarafından bağımsız bir devlet olmuştur.

Büyük Selçuklu Devletinin kurucusu ve ilk başbuğu Selçuk Beydir

başbuğ Selçuk Bey Kınık boyundandır bağımsız Türk Devleti Oğuz Yabguluğu’nun Subaşısı ve Ordu Komutanıdır selçukluların kurucusudur

Kınık boyu, Göktürkler devrinde İç Asya’da kurulan Türk Birliğidir

Kınık boyu, Göktürklerin yıkılmasıyla batıya göç etmiş Güney Hazar bölgesine yerleşmiş ve yurt edinmişdir

Kınık Boyu, tek başına devlet kuramamış 860-1068 de Güney Hazarda yaşayan Oğuzların bünyesine
Girmişlerdir

Subaşı Selçuk Bey, yüksek askeri vasıfları ile genç yaşta Oğuzlarda yüksek mertebelere erişerek başkomutan olmuştur

Selçuk Bey’in gayesi Oğuz Yabguluğu ve büyük kağanlıktı.

Oğuzlar, 900’lü yıllarda Batıda Hazarlar, doğuda Peçenekler ve Kıpçaklarca tehdit ediliyordu

950 de dış tehditler Oğuz hanının yaşlanması ve veliahdın yetersizliği Selçuk Bey’in Oğuz Yabguluğuna müsait bir zemin hazırladı

Oğuz ordusunun emir komutası Selçuk Beye bağlıydı saltanatı ele geçirmek için stratejiler geliştirdi. Ancak Selçuk Bey, politikadaki eksikliğinden dolayı oğuz yabguluğunu ele geçirememiştir

Selçuk Bey lideri olduğu Kınık Boyu ile başkent Yeni Kent’ten uzaklaşarak Oğuz şehri olan Cende göç ettirilmiştir

Oğuz Yabgusu Kınık Boyunu sürgün etmiş Selçuk Bey, sürgün edildiği Cend şehrinde hakimiyetini genişletip Şehre hakim olmuştur

Kınık boyu ve Selçuk Bey, oğuzlarca Cend Şehrine sürgün edilmişler burada müslüman olmuşlardır ve Oğuz Yabguluğuna cihat ilan etmişlerdir

Oğuzlara isyan eden Selçuk Bey, vergi Oğuz elçilerini kovarak vergi vermemiş gayrimüslim bir topluma Cihat ilan etmiştir

Selçuk Bey cend şehrine sürülünce
bağımsızlığını ilan etmiş. Oğuzların Cend Şehrinde vergi vermemiş Yabguluğu reddetmiştir (960).*

Cend Şehrinde karışıklık vardı ve Bölgenin hakimi Sasanilerdi İç Asya’daki en büyük güç Karahanlılardı birbirleri ile mücadele içerisindeydiler.


Selçuk Bey Sasaniler ve Karahanlıların
mücadelede iki tarafa asker gönderip cend şehrinde geniş bozkırlar ve yaşam alanları elde edmistir.

Selçuk Bey Sasaniler ve Karahanlılar mücadelesinde İslam dini ile tanışıp gönüllü olarak İslamiyet’i seçmiştir

İç Asya’daki en büyük güç Karahanlılar
999 yılında Sasanileri yıkmıştır

Karahanlılar Sasanileri Selçuk Bey’in Sasanilerden aldığı bozkırlar,
Kınık Boyu’nun olmuştur

Sasaniler yıkılınca bölgeyi Selçuk Bey
sahiplenmiş Horasanı yurt edinmiştir

Selçuk Bey ve Kınık boyu büyük bir güç hakimiyet sahibi bir beyliktir

Selçuk Bey, başarılı bir ömrün sonrasında 100. Yaşını devirerek 1009 yılında vefat etmiştir

Selçuk Bey veliahdına büyük ve güçlü bir beylik bırakmıştır.

Selçuk Bey’in oğlu Arslan Bey, babasından aldığı beyliği güçlendirmiş Büyük Selçuklunun temellerini atmıştır

Arslan Bey, babası Selçuk Beyin beyliğinde görev almıd 992 de Samani Karahanlı mücadelesinde Samanilere yardım edip Karahanlıları yenmistir

Arslan Bey Buhara ve Semerkand arasındaki Nuh köyünü Selçuklulara yurt etmiştir

Karahanlılar 999 da Buhara’yı ele geçirip Samanileri yıkmıştır Samani bölgeleri Selçuklunun hakimiyetine girmiştir

Samaniler, Karahanlılar tarafından yıkılmış Samaniler Karahanlılara karşı Arslan Bey’den yardım istemiştir (1003)

Arslan Bey, Samaniler için Karahanlı ordusunu bozguna uğratıp Samanilerden aldığı bölgelerden Karahanlıları uzak tutmuştur

Karahanlılar Selçuklu Beyliğininüzerine gitmiş Arslan Bey’in Karahanlılar ikinci kez bozguna uğratıp Selçuklu Beyliğinin gücünü arttırmıştır

Arslan Bey, babası Selçuk Bey’in vefatı ile 1009 da Selçukluların liderliğine geçmiştir

1012 de Karahanlı Hükümdarı Nasr vefat etmiş Karahanlı varisi Ali Tigin, Arslan Bey’den destek istemiş selçuk beyin oğlu arslan 1021 de Buharaya girmiştir

Selçuklu Beyi Arslan Bey’in güçlenince Cend şehrinden Buhara’ya ilerlemiş Karahanlılar ve büyük Türk Devleti Gazneliler tedirgin olmuştur

Karahanlı Hükümdarı Yusuf Han, tahtına göz diken Ali Tigin ve ona yardım eden Arslan Bey’i bertaraf etmek için Gazneli Mahmut ile birleşmiştir

Gazneli Mahmut, Arslan Bey’i ortadan kaldırmak için hileye başvurmuş ziyafet esnasında Arslan Beyi Kalincar Kalesinde hapse attırmış selçukluları kılıçtan geçirmişdir (1025).*

Selçuk beyin oğlu Arslan Bey’in gaznelilerce öldürülmesiyle Kınık boyu lidersiz kaldı dağıldı güçlerini kaybeddi diğer beyliklerin tebaası haline geldiler.

Arslan Bey’in oğlu Kutalmış
Gaznelilerin tutsağıydı*selçuklular lidersiz bir yaşam sürdü

Selçuk Bey’in diğer oğlu Mikail’in oğulları Tuğrul ve Çağrı Beyler otorite boşluğunda ve genç yaşta büyük bir vazife üstlendiler

Tuğrul ve Çağrı Beyler Selçukludaki otorite boşluğunu ortadan kaldırıp Selçuklu Beyliğini Büyük Selçuklu Devleti haline getirdiler

Arslan Bey’in tutsak edilmesi ile otorite boşluğuna düşen Selçukluların dirilişi 10 yıl sürdü Selçuklu birlik ve ordusunu kuran Tuğrul ve Çağrı Beylerdir

Gazneli Mahmut vefat edince yerine oğlu Mesut geçti. Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, amcaları Arslan Bey’in tutsaklığına son vermesi karşılığı Gazneye bağlılığı kabul eddiler

Tuğrul ve Çağrı Bey’lerin amacı Selçuklu Beyliğini bağımsız bir devlet yapmaktı

Tuğrul ve Çağrı Bey’lerin amacını öğrenen gazneli Mesut Arslan Bey ve oğlu Kutalmış’ı hapse attı selçuklular ile
Olan antlaşmasını bozdu

Tuğrul ve Çağrı kardeşler, amcaları Arslan Bey’i kurtaramadılar Arslan bey gazne hapishanesinde öldü oğlu Kutalmış kaçıp Buhara’ya döndü*

Selçuk beyin oğlu Arslan Bey, gazneliler tarafından esir edilmiş gazne Kalincar Hapishanesinde 1032 de vefat etmiştir

Arslan Beyden sonra Selçuklunun tek hakimi Tuğrul ve Çağrı Bey olmuştur

Selçuklular, Arslan Beyin ölümünden önce Gaznelilere bağlıydi Gaznenin güvenliğini sağlıyor ve vergi ödüyordu.

Arslan Bey’in ölünce gazneye bağlılık ortadan kalkmış Tuğrul ve Çağrı Bey’lerde Gazneden izinsin Horasan’a yerleşmiştir

Türk Töresinde Boylar Kağanlarının izni olmaksızın göç edemezdi. Selçukluların horasana yerleşmesi gaznelilerce bir başkaldırı ve isyan olarak nitelendirildi

Gazne Sultanı Mesut, Selçukluların Horasan’a izinsiz yerleşmesine önce müsamaha göstersede Selçuklular
Güçlenince bunu istila olarak değerlendirdi

kalabalıklaşan Selçuklular, Horasan’dan Merv ve Nesa şehirlerine girdiler. Gazne Sultanına bağlılık bildirdiler.

Tuğrul Bey’in amacı hakimiyetini genişletip stratejik avantaj sağlamaktı. Gazne Sultanı Mesut Tuğrul Bey’in üzerine ordularını göndermiştir (1035).*

Selçuklular ile Gazne arasındaki ilk savaşta. Gazne Sultanı, Selçukluları önemsememiş ordusunun, başına geçmemiş sadece kumandanlarını göndermişti.

Tuğrul Bey ve ordusu, Gazne Ordusunu Meydan Muharebesinde Gazne Ordusu ağır bir yenilgiye uğratmıştır

Savaşta mağlubiyet olan Gazneliler Tuğrul Beye Horasan, Merv ve Nesa da oturma izni vermiş Selçuklular istediklerini almışlardır

Selçuklular yayılmaya devam ederek
Gaznelilerden 3 şehir istediler. Gazneli Mesut, bunu reddedip ordusunu gönderdi (1038).

Gazne Ordusu, güçlüydü ancak Selçuklularda güçlenmişdi. meydan muharebesinde Gazne Ordusu, ağır bir mağlubiyetle geri çekilmiştir

Selçukluların gaznelilere karşı kazandığı
zaferler Büyük Selçuklu Devletinin doğuşu anlamına geliyordu.*

Tuğrul Bey kendisini Büyük Kağan kardeşi Çağrı Bey’i ortak kağan ilan ederek Büyük Selçuklu Devletini ilan etmiştir

Türkistan’ın en önemli kentlerinden olan Horasan, Merv ve Nesa Selçukluların ana yurdudur Nişabur şehri ise Selçukluların Başkentidir

Selçuklu zaferleri Gazneyi telaşa düşürmüş Karahanlılar ise iç karışıklık ve saltanat mücadelesinden dolayı Büyük Selçukluya hiç bir cevap verememiştir

Gazne Sultanı Mesut toprak isteyen Selçuklulara karşı zordaydı. aldığı ağır mağlubiyetler iktidarına gölge düşürdü.

Selçuklular Gazne topraklarında bağımsızlık ilan etmiş, Gaznenin en stratejik bölgelerini ele geçimiştir.

Gazne sultanı mesut Selçuklularla mücadelede ordusunun başına geçti ve tüm gücüyle Selçuklulara taarruz etti

Dandanakan Savaşıyla Gazne yıkılma sürecine girdi Türk Dünyasının en büyük gücü Selçuklular Bozkır beyliğinden Cihan Devletine dönüştü

Gazneli Mesut 1038’de selçuklulara karşı ağır bir mağlubiyet aldı İki yıl sonra 100.000 kişilik ordusuyla Selçukluya karşı Gazne ordusunun başına geçti

Gazneli Mesut selçukluların üzerine
ilerledi. Selçuklular ve Gazne Ordusunu Merv şehrindeki Dandanakan kalesinde karşılaştı

Dandanakan Savaşında Gazneliler yıkılmaya başladı Selçuklular Cihan Devletine dönüştü

Dandanakanda selçuklular taarruz edince Gazneliler , Selçuklular susuzluk, ve açlıkla mücadele ettiler

Dandanakanda gazneliler su sıkıntısı çekince Su kuyularına doğru ilerlediler Selçuklular burada Gaznelilere taarruz etti şve Gazneliler ağır kayıplarla savaşdan çekildiler

Gazne Sultanı Mesut Dandanakanda
otoritesini ve saygınlığını kaybetti. Ve askerleri tarafından öldürüldü.


Tuğrul Bey, Dedesi Selçuk Bey’in 960 da ilk ateşi yaktığı Büyük Selçukluları 77 yıl sonra, 1037 de tüm dünyaya ilan eddi

Türk Tarihi’nin en önemli kilometre taşlarındandır selçuklu tarihi

Tuğrul ve Çağrı kardeşler Samanilerin yıkılmasıyla güçlenmiş, Gazne Horasanda yayılarak en büyük Türk Devleti Gaznelileri mağlup etmişlerdir

Tuğrul ve Çağrı kardeşler Nişabur kentinde Büyük Selçuklu Devletinin bağımsızlığını ilan etmişlerdir (1037)


Selçukluların Gazne Sultanı Mesut Han’ı iki savaşta ağır bir mağlubiyete uğratmış Mesut Han Selçuklulara karşı Dandanakanda mağlup olunca savaşı saltanat ve canını kaybetmiştir

Dönemin en büyük Türk Devleti Gazne Mesut Handan sinra sahipsiz kalmış yıkılarak tarih sahnesinden çekilmiştir.

Gazneliler ve Karahanlıların yıkılması Selçukluyu Türk Dünyasında yegane güç haline getirecektir.*

Dandanakan Savaşını kazanan Selçuklular, Gazne Sarayının hazinesini ve geniş bir bölgeyi hakimiyetlerine almışlardır (1040).*

1041 de Selçuklular Horasan, Merv, Fergana, Tohoristan ve Zemindavere ulaşıp beylikten devlete dönüşmüştür

Büyük Selçuklu Devleti Gazne üzerinde otorite kurmuş hakimiyetini genişletmiş sınır komşusu Karahanlılar ile karşı karşıya gelmişlerdir

Karahanlı Devleti, Selçukluların Horasan’ı sahiplenmesiyle iç karışıklıklar yaşamıştır

Horasan, Karahanlılar için önemliydi Gazne Devletinden almaya çalıştılar Horasanı Selçuklular alınca Karahanlılar ikiye bölündü (1042) Türk Dünyasının başı Büyük Selçuklu Devletiydi

Türk Tarihi Dünya Tarihinde önemli izler bıraktı 11. Yüzyılda 6 Türk Devleti Uzlar Karahanlılar Peçenekler Gazneliler Selçuklular İran ve Türkistanda Tarih’e yön vermekteydiler.

Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, Büyük Selçukluyu kurmuş Gazne ve karahanlılara üstün gelmiştir

Büyük Selçuklular Doğu ve Kuzeyde otoritelerini İran coğrafyasını hedef almışlardır

Büyük Selçuklular yaptıkları seferler ve aldığı mutlak galibiyetlerle İç Asya ve Orta Doğu’yu Türk Yurdu haline getirdi

Büyük Selçuklular 1041’de Kirman’a 1042 de Harezmşahlara taarruz etmiş, Kakuveyhiler Ziyariler ve Misafiriler’i mağlup etmiş, Hamedan ve isfhanı alarak Hazar Denizine ilerlemişlerdi.*

Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, bir yıl içinde 1200 Km uzunluğunda, 1.100.000 Km² lik bir coğrafyayı Büyük Selçuklu Devletine kattılar

Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, Büyük Selçuklu Devleti’ni cihan devleti haline getirdiler.

Tuğrul ve Çağrı Bey’lerin Yalnızca 1042 de hakimiyet altına aldığı topraklar günümüz Türkiye’sinden fazladır.*

Tuğrul ve Çağrı Beylerin önlenemez ilerleyişi türk dünyasındaki tüm dengeleri değiştiriyordu.

Selçuklu *Şiraz, Umman, Tebriz, Hille, Musul ve Diyarbakır, Huzistan şehirlerini fethetti İran coğrafyasının hakimi oldu

Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, zamanında selçuklu Ülkesinin sınırları Batıda Bizans, Kuzeyde Gürcistan, Güneyde Abbasiler, Doğuda Kaşmir hattına ulaşmıştı.

Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, 20 yıl gibi bir sürede Asya’nın dörtte birine hakim oldular ve batıya, Bizansa göz diktiler

Büyük Selçuklu yalnızca Türk Dünyası’nın değil İslam Dünyası’nın da en önemli devletidir

Selçuklular zamanında İslam Dünyası Mezhep çatışmaları Şii-Sünni çatışmaları yaşıyordu ve Arap Yarımadasından dışarı çıkılamıyordu.

Selçukluların Orta Doğudaki hâkimiyeti Arap Yarımadasında varlığını devam ettiren Abbasilerin umut ışığıydı

Selçuklular zamanında Abbasiler, Şii Büveyhoğullarının baskısı altındaydı ve Suriyeye hakim olan Büveyhoğulları, mezhep farklılıklarından Abbasiler ile savaşıyordu

İslam dünyasının liderliği Hilafet idi Hilafet Abbasilerdeydi Halife Kaim, Tuğrul Bey’den yardım talep etti. Tuğrul Bey, Büveyhioğullarının baskısını kaldırmak için Bağdat’a girdi (1055).*

Selçukluların Bağdat’a girince Selçuklu ile baş edemeyen Büveyhioğulları Bağdat’ı terk etti (1055)

Tuğrul Bey’in Abbasilere yardımı İslam Dünyasında büyük yankı uyandırmıştır

Selçuklu Devleti, Sünni Abbasilerin ve İslamın yardımına koşmuş, İslam Dünyasının en büyük sorunu Şii tehdidini ortadan kaldırmışlardır

İslam’ın Arap coğrafyasının dışına çıkmasını sağlayan Büyük Selçuklu Devletini Cihan devleti haline getiren Tuğrul ve Çağrı Beydir,

Tuğrul ve Çağrı Bey fethettiği toprakları hâkimiyet altına almışlar yapılandırıp Türk Yurdu haline getirmişlerdir

Tuğrul ve Çağrı Bey 30 yıllık uzun hakimiyet döneminde büyük başarılara imza attılar

Tuğrul ve Çağrı kardeşlerden Çağrı Bey 1060 da Büyük Kağan ve Sultan Tuğrul 1063 te vefat ederek Türk Dünyasına bir Cihan Devleti miras bıraktılar

Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk Sultanı Tuğrul ve Çağrı Beylerdir

Tuğrul ve Çağrı Beyin vefatıyla saltanat mücadelesine girildi. Oğlu olmayan Tuğrul Bey, kardeşi Çağrı Bey’in büyük oğlu Süleyman’ı varis göstermişti

Çağrı Bey’in oğlu Alparslan yaşı ilerleyen Arslan Bey’in oğlu Kutalmışın hakimiyetini tanımamıştır

Kutalmış, Selçuklu tahtı için saltanat makamı Rey şehrini kuşattı vezir Amid-ül Mülk varis Alparslan’dan yardım istedi Alparslan, Kutalmışı savaşta öldürüp tahta çıkmıştır

Alparslan Büyük Selçuklu Sultanı ve Büyük Kağandır. İlk hedefi Bizans ve Anadolu coğrafyasıdır.

Alparslan ilk olarak Gürcistan ve sınır hattı Anadolu’ya seferler düzenlemiştir

Alparslanın Bizans’tan aldığı ilk toprak
Kars ve Ani şehirlerdir (1064).

Büyük Selçuklu Sultanı Alparslanla
İslam Alemi, ilk kez Bizans ve Batıda İslam Sancağının dalgalandığına şahit oluyordu. Bu, İslam için bir zaferdi

Alparslan döneminde İslam Orta Doğu ve Arap Yarımadasında yayılmıştı Büyük Selçuklu fetihleriyle Hıristiyanları İslam Sancağıyla tanıştırdı

Alparslan Han’ın hedefi Batı Hazardı 1065 de Mangışak bölgesini hakimiyetine aldı Kıpçak ve Türkmenleri tebaası haline getirdi.*

Selçuklular Anadoluya taarruz ettiğinde Bizans Anadoluyu otoritesine almış vergiye bağlamış asker kiralayarak lejyonerlik yaptırıyordu.

Bizans Anadoluya hükmetmiyor, toplumlardan yararlanıyordu. Selçuklular ise güçlü taarruzlarıyla bizansı zayıflatıyordu.

Alparslan, komutanlarına bağımsız sefer yetkileri verince bizanstan bazı şehirler alındı 1067 de Kayseri-Konya Kafkaslar ve Tiflis’e kadar ulaşıldı.*

Büyük Selçuklunun Bizans seferleri İslam Dünyasında yankı uyandırmış İslam Halifesi Mekke’de Hutbeyi Selçuklu Sultanı adına okutmuştur

Selçuklular İslam Dünyasının en büyük gücü haline gelmiş İslam Sancaktarlığını üstlenmişlerdir

Büyük Selçuklu gaza seferleriyle Anadolu’yu islama kazandırmışdır

Hilafet Makamı Abbasiler zamanında zayıflamış Selçuklulardan medet umulmuştur 1055’de Büveyhioğulları 1070 de Şii Devleti Fatımi’lere karşı Alparslandan yardım talep edilmişdir

İslam Âleminin en güçlü devleti Selçuklular Hilafet Makamı Abbasilerin yardımına koşarak Kuzey Afrika hattını hâkimiyet altına almışlardır

Fatımiler üzerine sefere çıkan Alparslan’ın Mısır seferini haber alan Bizans bu fırsatlan 3 sefere çıkmış ve Malazgirt Savaşının fitilino ateşlemişdir

Selçuklular, 1064 teki akınlarıyla Bizansa meydan okumuş Bizans iç karışıklık ve saltanat mücadelesiyle zor günler geçirmiştir

Bizanslı dul imparatoriçe Eudoxie Ülkeyi tek başına yönetiyordu evleneceği kişi Bizans İmparatoru olacaktı. O Bizans Kumandanı Diyojenle evlenmişdir

Bizans’ın dul kraliçesi Eudoxie Selçukluyu durdurmak için 1068 de diyojenle evlenmişti

Diyojen, Selçukluya karşı koymak için 3 yıl boyunca hazırlandı Kuzey Karadeniz ve anadoludaki Türk boyları Peçenek, Uz ve Kıpçaklardan paralı askerler toplayıp 70 Bin kişilik bir ordu hazırladı.*

Diyojen, Selçuklu Sultanı Alparslan Mısır’a seferindeyken Selçuklu Topraklarına saldırmıştır

Sultan Alparslan Bizans’la savaşmak için*Şaşırtma taktiği uygulamış Rey Şehrinde olduğunu duyurarak Bizansı Oraya göndermiş Sultan ise Malazgirtte ordusunu savaşa hazırlamışdır


Sultan Alparslan Malazgirtte
Roma Ordusuna zaman kazanmak için
barış teklifinde bulunmuşdu Diyojen kabul etmeyip “Sulhu Rey’de yapıp Ordumu İsfahan’da kışlayıp Hamedan’da sulayacağım” demiş, Selçuklu elçileri Atlarınızı Hamedan’da kışlayacağınıza eminiz, fakat sizin nerede kışlayacağınızı bilemiyoruz” diyerek cevap vermiştir

Malazgirtte bizanslılar 70.000 kişiydi Selçuklunun askeri gücü ise sadece 40.000 kişiydi

Malazgirtte Roma ordusu, 3 yıl boyunca hazırlanmış, Selçuklular ise Mısır seferinden dönerek yorgun ordularıyla savaşa katılmıştı

Malazgirtte Selçuklu Ordusu Roma ordusunun sadece yarısıydı buna rağmen büyük bir zafer kazanıldı

Malazgirtte Doğu Romada Müslümanlıkla tanışmamış Peçenek ve Uz Türkleri vardı. Sultan Alparslan soydaşlarına Türk birliklerine katılmayı teklif etdi.

Malazgirtte bizansın en vurucu gücü
Peçenek ve Uz Türkleriydi Abaz, Slav ve Gürcü, kavimler yoğun savaşlarda bulunmamışlardı

Trakyada yaşayan Peçenek ve Uz Türkleri bizans ordusunda görev yapmış Batı cephesinde savaşlara katılmış Malazgirtte Türk soydaşlarına katılmıştı

Malazgirtte bizansın en önemli stratejisti Magistors Peçenek Türküydü. Peçenek ve Uzlar bizan içerisinde Selçuklular için mücadele edmiştir

Malazgirtte Alparslan, din alimlerinin tavsiyesiyle muharebeyi Cuma günü 26 Ağustosta yapmaya karar vermişdir

Sultan Alparslanın Malazgirt duası
Ya Rabbi! Sana tevekkül ediyor yüzümü yere sürüyor uğrunda cihad ediyorum.
Niyetim halistir. yardım et hilafım varsa beni kahret.”

Sultan Alparslan/Allahü tealadan başka sultan yoktur. Emir ve kader O’nun elindedir.

Sultan Alparslanın Malazgirtte askere seslenişi/Allahü tealadan başka sultan yoktur. Emir ve kader O’nun elindedir. benimle birlikte cihad etmekte veya benden ayrılmakta serbestsiniz. “

Malazgirtte Selçuklu ordusu, sadakat nidalarıyla Sultan Alparslan’a bağlılıklarını haykırdılar.

Sultan Alparslan Malazgirtte
Beyaz kefen elbisesini giydi eline er silahı Gürzünü alıp askerlerine şöyle hitap etti Askerlerim! Şehit olursam beyaz elbise kefenim olsun.

Sultan Alparslanın Malazgirtte askere seslenişi/şehit olursam ruhum göklere çıkacaktır. Benden sonra oğlum Melikşah’ı tahta çıkarın ve bağlı kalın. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir.“

Malazgirtte Alparslan kefenini giyip şehitliği kabullenmiş Selçuklu ordusuyla helalleşerek Cuma namazından sonra bizansa taarruz etmişdir.*

Alparslan Malazgirtte Turan taktiğini fevkalade uygulamış selçuklu askeri
Bozkır savaşlarındaki gibi Hilal şeklinde dizilip bizansa saldırmıştır

Malazgirtte geri çekilerek geriye doğru ok atan yetenekli selçuklu süvarileri
Başarılı ok atışlarıyla Roma ordusuna ağır kayıplar verdirmişdir.

Malazgirtte Selçuklu ordusunun geri çekilişini başarısızlık gören Diyojen Selçukluların peşine ve bir av gibi tuzağa düşmüştür.

Malazgirtte Peçenek ve Uz’lar savaştan iki saat sonra saf değiştirip Selçuklu ordusuna katılmışlardır

Malazgirtte Roma mezhep ayrılığı yaşıyordu Diyojen Ermenileri katliamlarla itaat altına almıştı ve Ermeniler savaşı terketdiler.*

Malazgirtte Diyojen, Sultan Alparslan’ın Turan taktiği karşısında ağır kayıplar vermiş ve geri çekmek zorunda kalmıştır

Malazgirtte Diyojen alt üst oldu Peçenek ve Uz’lar saf değiştirdi Ermeniler savaştan Alparslan Turan taktiği ile bizana büyük kayıplar verdirdi

Malazgirtte Türklerin Gürz ve Ok atışlarıyla Roma askeri teslim olmaya can atmış zayıflayıp çökmüştür.

Malazgirtte Frank, Norman, Slav ve Gürcüler kaçmışlar. Roma savaşı terk edmiş Diyojen esir alınmıştır

Malazgirtte ağır bir yenilgi alan diyojen Sultan Alparslan’ın huzuruna geldiğinde utancından başını kaldırmamıştır

Diyojen, muazzam bizan ordusuyla Türkleri yeneceğinden emindi aksini düşünmemişti

Alparslan, diyojeni teselli etti. zafer sizin olsa ne yapardın?” diye sordu. Diyojen, öldürtürüm diyemeyip Kamçılatırdım” dedi. Alparslan “Ben ne yapacağım diye sorunca öldürtür yahut İslam ülkelerine esir gönderirsin beklide affedersin cevabını verdi. Sultan imparatoru aşağılamadı Affetti ve ağır bir antlaşma imzalattı.*

Türkler Diyojeni affedip ülkesine gönderdi ancak bizans onu işkencelerle öldürdü.

Diyojenin Yerine geçen Doğu Roma İmparatoru 7. Mihail Selçuklular ile yapılan anlaşmayı kabul etmemiştir

Malazgirt Savaşı” Selçuklulara Anadolunun tapusunu vermiştir

Malazgirtin kazanılmasıyla tüm Anadolu Selçukluların ayaklarına serilmiştir

Türk Toplumları, zengin tabiatı ve jeopolitik avantajları olan Anadoluya bin yıl boyunca hükmetmiştir

Malazgirt hezimeti batıyı Türklerin üzerine çekmiştir. Malazgirt Savaşına kadar insan sayılmayan doğu kavimleri Türk Sancağı ile tanışmıştır

Malazgirtte batı Türk Sancağı ile tanışmış Dünyanın Batıdan ibaret olmadığı gerçeğiyle yüzleşmiştir

Malazgirt Savaşından sonra Batı Tarihine yön veren Selçuklular Anadoluyu Türk Yurdu haline getirmiştir

Selçuklu orduları Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına ulaşmış Sultan Alparslan, Anadoluyu fethetmiştir

Karahanlılar Büyük Selçuklu sınırlarında ikiye bölünmüş ve savaşıyorlardı Alparslan, Karahanlıları hakimiyetine almak için Fergana seferine çıktı.

Alparslan, Karahanlıları hakimiyetine almak için Ceyhun Nehrine ve Batı Karahanlıların bölgesine girmiş burada Yusuf El Harezmi tarafından sırtından bıçaklanarak öldürülmüştür

Bizansı dize getiren Asya’nın dörtte birini fetheden büyük kumandan Alparslan, ihanetle kumandanlarından biri tarafından hançerle öldürülmüştür (25 Kasım 1072).

Alparslan, oğlu Melikşah’ı veliahd ilan etmiş onu yetiştirmiştir Alparslan öldürüldüğünde Melikşah 18 yaşındadır

Melikşahı Genç yaşta babası Alparslan saltanata hazırlamış Melikşah kardeşlerine ve Saltanatına sahip çıkarak büyük sorumluluk üstlenmiştir

Melikşah Büyük Selçuklulara tarihinin en parlak dönemini yaşatmıştır

Karahanlılar, Alparslan’ın vefat etmesiyle Gazneliler ile birleşerek selçuklulara taarruz etmişlerdir ve Melikşah, babasının yarım bıraktığı Karahanlı Seferini tamamlamıştır

Melikşah, tahta geçtiği ilk yıl Karahanlılar ve Gaznelilere taarruz etmiş ve doğu sınırlarında güvenliği sağlamıştır

Melikşah’ın genç yaşta tahta geçmesini fırsat gören amcası Kavurd Bağdat’da baş kaldırmıştır isyan bastırılarak Devlet güvenceye alınmışdır (1073).*

Melikşah bizans Alparslan ile olan anlaşmasını ihlal edince Anadolu seferlerine çıkmış Anadolu’da Selçuklu hâkimiyeti pekiştirmişdir.

Melikşah döneminde Anadolu, İç Asya, Türkistan ve İran tamamen Selçuklu Hakimiyetindeydi

Melikşah Suriye ve Kudüs’te hâkimiyet kuran Fatımilerin üzerine taarruz etti ve bu bölgeleri Selçuklu hakimiyetine alındı (1078)

Melikşah Büyük Selçuklunun önlenemez ilerleyişini devam ettirdi Suriye’yi hakimiyet altına aldı

Melikşah 1078-1079 da Kafkaslara taarruz etti Gürcistan Krallığını ve mahalli krallıkları hakimiyetine aldı.

Melikşah Anadolu, Orta Doğu ve İç Asya’yı hakimiyetine aldı Arap Yarımadasını hedef seçti Hicaz, Yemen ve Aden Körfezini fethetti (1086)

1080 de Karahanlılar tehditlere karşı kendini savunamadı ve Melikşah, Batı Karahanlıları muhafazasına aldı

Selçuklu hâkimiyetini kabul eden Batı Karahanlılar kendilerini idare edemedi Melikşah, Batı Karahanlılardan Buhara ve Semerkand’ı alarak Türk-İslam coğrafyasını hakimiyetine aldı (1089).*

Selçuklu himayesindeki batı karahanlılar Melikşahın valisiydi Karahanlı Hükümdarını Melikşah tayin ediyordu.*

Selçuklular Kafkaslarda, İç Asya ve Orda Doğuda hâkimiyet sahibiydiler

Selçuklular, Büveyhioğulları döneminde Mervaniler’in Bağdat’dan Diyarbakır’a ilerleyip Urfa, Halep ve Antakyada etkili olması sebebiyle bölgede denetim sağlayamamıştır.

Doğuyu Hakimiyetine almak isteyen melikşah ordusunun başına geçip Urfa, Halep, Antakya, Diyarbakırı fethetmiştir
(1088-1089)

Melikşah, 1092 de zehirlenerek öldürülmüşdür


Yemeğine karıştırılan zehirle öldürülen Melikşah, 20 yılda Büyük Selçukluyu Türk Tarihinin En Büyük Coğrafyası haline getirmiştir

Melikşah öldüğünde Marmaradan Kafkaslara Balkaş-Issık gölünden Kuzey Afrika’ya uzanan muazzam büyüklükte bir Devlet bırakmıştır (1092).

Melikşah, Büyük Selçukluyu Türk Tarihinin en geniş hâkimiyet alanına ulaştırmıştır

Büyük Selçuklunun çöküşü en tepede gerçekleşmiş Melikşah’ın ölümüyle yerine geçen oğlu Berkyaruk, babasının saltanatını koruyamamıştır.

Melikşah’ın ölümüyle varisler ayaklanmış Büyük Selçuklu zayıflamış İlk başkaldıran Melikşah’ın kardeşi, Selçuklu Valisi Tutuş olmuşdur.

Selçuklu beyi Tutuş, yeğeni Berkyaruk’u kabul etmemiş saltanat için ayaklanmış Berkyaruk Tutuş’u öldürmüştür

Melikşah’ın ölümüyle Selçukluda isyanlar başlamış Mısır’da Fatımiler Batınilik adli sapkın bir inanış ile isyan etmişlerdir

Batınilik in en önemli aktörü Hasan Sabbahtır uyuşturucuyla kendine fedailer yetiştirmiştir

Hasan Sabbah batınidir askerlerini uyuşturmuştur ve fedaileri Hasan Sabbah için ölüme atlamışlardır.

Hasan Sabbah İran’ın Alamut Kalesini zapt etmiş Büyük Selçuklu Devletine suikastlar düzenlemiştir

Melikşah Hasan Sabbah ı önlemek için düzenlediği seferde ölmüştür

Fatımiler Selçukludaki toplumları kışkırtmış isyana teşvik edmiştir

Melikşah’ın ölümü ile isyanlar başlamış Haçlılar ve Bizans Müslümanları Avrupadan atıp Suriye ve Filistin’i almak için Haçlı Seferini gerçekleştirmişdir

İç çekişmeler ve isyanlarla uğraşan selçuklular Haçlı seferlerine direnememiş Filistin ve Suriye Haçlı denetimine girmiştir

Melikşah’ın ölümü ile Anadolu beylikleri Selçuklu Devletine isyan edip bağımsızlıklarını ilan ettiler.

Melikşah’ın ölümü ile ülkenin düzeni ve nizamı bozuldu Anadolu’da seferine çıkan komutanlar isyan edip başkaldırdı

Melikşah’ın ölümü ile Kafkaslarda hâkimiyet altına alınan Gürcüler ayaklanıp ve Büyük Selçukluya bağlı olmadıklarını ilan edmişlerdir

Melikşah’ın ölümü ile Mısır Fatımilerin, Suriye ve Filistin Haçlı Ordusunun denetimine girmişdir.

Melikşah’ın ölümü ile Büyük Selçuklu sadece İran ve Maveraünnehirde hâkimiyetini koruyabilmiştir

Melikşah’ın ölümü ile oğlu Berkyaruk
Çok genç yaşta Selçuklulara hükümdar olmuştur 1104 te vefat ettiğinde sadece 25 yaşındaydı.*


Melikşah’ın oğlu Berkyaruk’un ölümüyle yerine kardeşi Mehmet Tapar geçmiş iç karışıklıklar ve çöküş devam etmiştir

Selçuklu beyi Mehmet Tapar Ülkeyi zor durumdan çıkarmak için Kafkaslara ve Mısıra seferler düzenleyip başarılı sonuçlar almıştır ancak Büyük Selçuklunun çöküşünü durduramadı

Mehmet Tapar’ın 14 yıllık hâkimiyetinde Büyük Selçuklunun Zayıflaması ve Bölünmesi durdurulamamışdır

Melikşah’ın oğlu Mehmet Tapar’ın ölümüyle yerine oğlu Mahmut Geçti Melikşah’ın oğlu, Horasan Valisi Sencer, onu tahttan indirip himayesine almış Irak Selçuklularına sultan ilan etmiştir

Selçuklu Sultanı Sencer, Horasan valisi iken Karahanlıları, Gaznelileri ve Gurluları kendisine bağlamıştır

Selçuklu Sultanı Sencer, Maveraünnehiri uzun süre idare etmiş ancak bölgelere ayrılan ve bağımsız hareket eden Selçukluları birleştirememişdir

1141 de Karahıtaylılar Selçuklu sınırlarına ulaşmış Sultan Sencer,
mağlup olunca itibarını kaybetmiş ve Maveraünnehir Karahıtaylılara geçmiştir

Sultan Sencer’in Karahıtaylılara mağlup olmauş isyan eden Oğuzlar Büyük Selçuklulara son darbeyi vurmuş soydaşları Sultan Sencer’i esir alıp Horasana zapt etmişlerdir (1153).

Oğuzlara esir düşen Sultan Sencer, serbest bırakılmış ve vefat edince Büyük Selçuklu Devleti yıkıldı (1157)


Büyük Selçuklu Devleti, Melikşah’ın ölümüyle zayıflayıp iç ve dış tehditlere karşı koyamaz duruma gelmişdir

Melikşah’ın ölümüyle Büyük Selçuklu Devletinin valisi ve idareciler bağımsızlıklarını ilan edmişlerdir

Melikşah’ın ölümüyle Devletinden zayıflamış Boylar ve Aşiretlere bölünmüş Anadolu Beylikleri dönemini başlamıştır

Irak Selçukluları Büyük Selçuklunun parçalanmasıyla Irakta kurulmuştur

Melikşah’ın ölmesiyle Suriye, Kirman ve Anadolu Selçukluları bağımsızlıklarını ilan etmiştir

Melikşah’ın ölmesiyle Selçuklu başsız
kalmış Selçuklunun, Horasan valisi ve Melikşah’ın oğlu Sencer’in Selçukluda Sultanlığını ilan etmiştir

Irak selçukluları Melikşah’ın oğlu Sencer’in yeğeni Mahmut’u Irak Sultanı ilan etmesiyle ortaya çıkmış Irak Azerbaycan ve Kuzey İranda kısa bir süre hüküm sürmüştür

aşiretlerin söz sahibi olmasıyla ıraktaki otorite Atabeyliklere geçmiş 1194 te son Irak Selçuklu Sultanı 3. Tuğrulun Harezmşahlılar’a yenilmesiyle bölge ele geçirilmiş ve Irak Selçukluları yıkılmıştır


Kirman Selçukluları, Çağrı Bey’in oğlu, Tuğrul Bey’in yeğeni Bağdat Maliki Kavurd’un lideri olduğu Kirmanların, Büyük Selçuklunun bölünmesiyle Basra Körfezi Kirmanda kurdukları Sultanlıktır.


Melikşah tarafından boğdurulan Kavurd’un oğulları Büyük Selçukluya bağlı yaşadı Selçuklunun bölünmesi ile bağımsızlıklarını ilan edmişlerdir

Kirman Selçukluları, büyük selçukludan
Sonra bağımsız yaşamışlar. Gurluların himayesine girmişler ve 1187 de Oğuz Başbuğu Dinar tarafından yıkıldı (1187)


Suriye Selçukluları, Suriye valisi Tutuş’un Melikşah’ın ölümüyle bağımsızlığını ilan etmesiyle ortaya çıktı

Tutuş, bağımsızlığını ilan etmiş Selçuklu hükümdarı Melikşah’ın oğlu Berkyaruk ile mücadele etmiş ve savaşta ölmüştür

Tutuşun oğulları Rıdvan ve Dokak Suriye Selçuklularını yönetmiş Haçlılar ile mücadele etmiş sınırlarını Güneydoğu Anadoluya kadar genişletmiştir

Suriye Selçukluları aşiretlerin ve Atabeyliklerin güçlenmesi ile zayıflayıp
beyliklere bölündü.1117 yılında yıkıldı


Anadolu Selçukluları, Melikşah’ın ölümünden önce bağımsızlığını ilan etmiştir

Malazgirtten sonra Anadoluya taarruz eden Anadolu Selçukluları, Süleyman Şah komutanlığında İznik’e ilerlemiş, 1075 te bağımsızlığını ilan edmiştir

Süleyman Şah Anadolu Selçuklusunun temellerini atmış

Süleyman Şah’ın oğlu 1. Kılıçarslan, 1075 te İznik’te bağımsızlığını ilan ederek Anadolu Selçuklularının ilk hükümdarı olmuştur

Anadolu selçuklularının ilk hükümdarı
1. Kılıçarslan Konyayı başkent yapmıştır

1308 de Anadoluya taarruz eden İlhanlılar Anadolu selçuklularını yıkmışlardır.

Büyük Selçuklu Devletinin Kurucusu Çağrı Beydir X. yüzyılda tarih sahnesine çıkmışlardır

Selçuklularda büyük rol oynayan Çağrı Bey, Gazneliler savaşlarında askeri ve politik tercihleriyle Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu olmuştur.

Çağrı Bey başarılarına rağmen tarihte yeterince yer alamamış kardeşi Tuğrul Bey’in gölgesinde kalmıştır.

Çağrı Bey Selçukluların ayrılmaz parçasıdır. Tuğrul Bey’den üç yaş büyüktür. İslâm adı Davud olan Çağrı Bey’in doğumu 990 tarihidir.

Çağrı Türk geleneğindeki üç efsanevî kuştandır çağrı bey ismini burdan alır

çağrı bey Büyükbabası Selçuk’un hâkimiyet kurduğu Cend’de dünyaya gelmiştir.

Selçuk bey Oğuz Yabgu Devleti’nde subaşı ve ordu komutanıdır Cend şehrine hâkim olup İslam’a girmiştir bu Türkün dönüm tarihidir


Babaları Mikail şehit olunca Çağrı ve kardeşi Tuğrul Selçuk beyin gözetiminde yetiştirilmiştir

Buhara merkezli Samaniler Karahanlılar’a karşı zorda kalınca Selçuklular Samanileri destekleyip Buharaya yerleşmiştir


Selçuk beyin büyük oğlu Arslan Yabgu ve Türkmenler buharaya yerleşmiş Samaniler’in başkenti Buhara, Gazne ve Karahanlı işbirliğiyle düşmüştür (999)

Samaniler’den Muntasır, Arslan Yabgu ile mücadele etmiş , Arslan Karahanlı tarafına geçmişti. Ve samaniler tarihden çekilmişlerdir

Selçuk Bey’in 1009 da ölümüyle Cend’de kalamayan Çağrı ve Tuğrul Bey, Maveraünnehir’e gelmişlerdir

Karahanlıların iktidar mücadelesinde taraf olan Selçuklular Çağrı ve Tuğrul Bey, Arslan Yabgu Karahanlı Buğra Han’ın hizmetine girmişlerdir

Karahanlı Buğra Han Tuğrul Bey’i hapsetmiş Çağrı Bey kardeşini kurtarmak üzere sefere çıkmış ilk
ilk başarısını karahanlılara karşı kazanmıştır

Karahanlı Hükümdarı tarafından hapsedilen Ali Tegin selçuklu beyi Arslan Yabgu’nun desteğiyle Buhara’da bağımsız bir devlet kurmuştur

Arslan Yabgu’nun gücü yeğenleri Çağrı ve Tuğrul için bir anlam ifade etmemiş yeğenlerinin gücünden çekinen Arslan Yabgu, onlara mesafeli davranmıştır

Tuğrul ve Çağrı Bey Bizansın elindeki Doğu Anadolu’ya sefere çıkmış 17 Mart 1018-16 Mart 1019 da Vaspurakan Van gölü çevresine girmiştir

Ermeni tarihçi Urfalı Mateos, 17 Mart 1018-16 Mart 1019 da Türk olarak adlandırılan bir grubun Vaspurakan yani Van gölü çevresi ne girdiğini kaydeder

Ermeni tarihçiler türkleri şöyle tarif eder
Bu zamana kadar bu cins Türk atlıları görülmemiştir onlar acaib şekilli, yaylı ve uzun saçlıdırlar

Çağrı Bey, Vaspurakan van gölünde yaptığı usta ok atışlarıyla zafer kazanmış, Gürcüler’in hâkimiyetindeki Nahcivan’a yönelmiştir

Çağrı Bey van gölünde usta ok atışlarıyla zaferler kazanmış gürcistan ve nacivana yönelmiş askerlerini tüccar kılığına sokup Gazneliler’in takibinden kurtulmuştur

Çağrı Bey Tuğrul beye şu raporu sunmuştu Karahan ve Gazne ile mücadelemiz mümkün değil Horasan Azerbaycan ve Doğu Anadoluya gidelim, orada bize karşı koyacak devlet yoktur.”.

Karahanlı Ali Teginle hareket eden Arslan Yabgu Karahanlı Hükümdarı Yusuf Han ile Gazneli Mahmûd’u tedirgin etmiştir

Karahanlı Hükümdarı Yusuf Han ile Gazneli Mahmûd Semerkandda birleşip 1025 te Ali Tegin ve, Arslan Yabgu yu bertaraf edmek ve Türkmenleri Horasan’a nakledmek kararını vermişdir

Selçuklu lideri Arslan Yabgu, Gazneli Mahmûd tarafından esir edilip Hindistan Kalincar kalesine hapsedildi.

Çağrı ve Tuğrul Bey Selçuklular’ın lideridir

Gazneli Mahmûd, Türkmenler’i Horasan’a nakledip Arslan Yabguyu hapsedince Türkmenler’i bertaraf ettiğini düşünmüştür.

Türkmenler, Horasan’da karışıklık çıkarınca gazneli Mahmûd’un emriyle ağır kayıplar verip dağılmışlardır (1029).

Gazneli Mahmut türkmenleri horasana göndermiş burada gaznelilere karşı ağır kayıplar veren türkmenler Balhan dağları Azerbaycan,ve Doğu Anadolu’ya harekete etmişlerdir

Arslan Yabgu kurtarılamamış ama oğlu Kutalmış kurtarılmıştı. Arslan Yabgu 1032 de esir tutulduğu gaznenin kalincar kalesinde vefat edti.

Gazneli Mahmûdun, hedefi Çağrı ve Tuğrul Beydi. Çünkü Yurt sıkıntısı çeken kardeşlere yeni yerler öneren Sultan Mahmûd’a reddedilmişdi.

Karahanlı Ali Tegin, Gazneliler ve Karahanlılar’a karşı Çağrı ve Tuğrul Beye
birlikte olmayı önermiş, ve reddedilmişti


Gazneli Mahmûd ve Ali Tegin Çağrı ve Tuğrul Bey tarafından reddedilmiştir
Gazneliler Selçuklular’a karşı sert bir politika izlenmiştir

Karahanlı Ali Tegin, Selçuklular’ı birbirine düşürmek için Selçuk Bey’in oğlu Yusuf Yınal’ı lider ilan etmiştir

Karahanlı Ali Tegin, Selçuklular’ın üzerine yürümüş, Yusuf Yınal ve Selçuklu beylerini öldürtmüştür

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 08.11.2018   #53
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Question Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

Abdülhamîd Han

orta boylu, geniş göğüslü, omuzları kalkık, sesi kalın ve gür sakin idi. Sık sık tebessüm eder kahkaha ile gülmezdi

Yürüyüşü vakarlı, nâzik ve fevkalâdeydi. hassas, zekî, sağlam ve dikkatliydi.

kış ve yaz, uzun palto giyer, sıhhate en müsait kumaşları tercih eder ve Sadeliği ön plânda tutardı

Zekâsı ve gönül muamelesi ile yabancıların dahi hürmetini kazanmıştı. Hâl ve tavrına hayran kalanlar, ona hizmette yarışırdı

Abdülhamîd Han, vekillerine, ilim ve san’ata ihsânı, ecnebilere hediyesi bol ve kıymetli idi. Mevki hizmet ve başarıya göre ihsân ve ikrâmda bulunurdu.

fakir olanlara para veya eşya gönderir, hastalara bizzat doktor yollardı.

Abdülhamîd Han hakkında, İngiliz koramiral Sir Henry Woods şöyle demektedir. sultan, gelmiş geçmiş pâdişâhları arasında en müstesna mevkiidedir

Abdülhamîd Han hakkında, İngiliz koramiral Sir Henry Woods şöyle der
Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan beri gelen en başarılı hükümdarlardandır.

Abdülhamîd Han;

Çok sakin ve gösterişten uzak yaşardı. Şehzâde iken de akıllı, nâzikti ve Avrupa kendisini ziyaret etmek isterdi...

Eğer Abdülhamîd Han olmasaydı, devleti akılla idare etmeseydi, devlet yıkılmış olurdu.

Türkiye’yi para ve personelce kemiren, yoksul bırakan, Rus harbinin yaralarını sarabilmesi hayrete şayandır.

Dış borçları ödedi, orduyu kuvvetlendirdi ve Osmanlı Devleti’ni aranır hâle getirdi...

Sultan Abdülhamîd düşürülmeseydi, Birinci cihân savaşı olmıyacaktı.*

Sultan Yoksul halk tabakasının dertlerine üzülür ilgilenirdi hıristiyan tebeasını ayırmazdı. Çok büyük servetini halkı için kullandı...

Avrupa basınını tercüme etti, okur ve okuturdu. 6.000 kitap tercüme ettirmiştir

dış politikası soğukkanlıydı, harbi atlatmak için düşmanlıkları ve kıskançlığı teşhis ederdi

Sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar çalışır az uyurdu. Halîfelik sıfatına,ehemmiyet verip müslümanlarla meşgul olurdu.

Dünyanın dört bir tarafındaki müslümanları İstanbul’a sevgi ve saygıyla bağladı.

İstanbul’da binlerce yabancı müslüman bulunurdu, Orta Afrika’dan Çin’e kadar müslümanlar gelip ondan emir alırdı...

aile babasıydı çocuklarına düşkündü *iyi terbiye eder, hoşsohbetti.

Orduyu kullanmaya azmetseydi, hiç bir kuvvet onu tahtından indiremezdi.

savaşa ve kavgaya değil, diplomasiye inanırdı... Her seviyedeki adamın değerini bilirdi...

Hareket ordusu, beş bin kişiydi. Arnavud, yahûdî, rumlardan oluşuyordu Yalnızca subayları Türk’tü, isteseydi son kendisine refâkat eten 8.000 hassa askeri ile isyankarları darmadağın ederdi.

Halk kendisini çok sevmiştir. Pâdişâh’ım çok yaşa” âvâzeleriyle yeri göğü inletmiştir

”Abdülhamîd Han, İslâmıyetin emirlerine hassasiyet gösterirdi. Abdestsiz yere basmazdı.

İslâm’a aykırı neşriyat yapılmaması, müslüman dininin ziyana uğratılmaması için her hizmeti yürütmüştür.

Çok cesur ve tevekkül sahibi idi.

1898 de Dolmabahçe Sarayı’nda Sultan, devlet erkânı, ve yabancı temsilciler toplantıda iken bir zelzele olur Sultan, bir kaç tonluk avizenin altındadır, Kahraman paşalar, cesaretli subaylar kaçarken, Pâdişâh yerinden kımıldamaz İstifini bozmaz; Allahü teâlânın âyet-i kerîmelerini okur büyük bir tevekkül ile bekler

Âbdülhamîd Han’ın çocukları: Selîm Abdülkâdir , Ahmed Burhâneddîn Abdürrahîm , Nûreddîn , Bedreddîn Mehmed Âbid Efendi, Ulviye , Zekiye Ayşe Refia , Hadîce ve Sâmiye Sultandı

Enver Paşa*

41 yıllık hayatında sürekli mücadele peşinde koşan Enver Paşa*İttihad ve Terakki'nin bir numaralı ismidir

Enver Paşa, hep mağlubiyet yaşamış ama her mağlubiyetten sonra Müslüman dünyasını şaha kaldırıp İngiliz emperyalizmini dize getirme hevesi artmıştır

Murat Bardakçı

Enver Paşa'yı anlattı. Ezber bozmak için kötüyü düzelteyim, iyiyi kötü yazayım diye yazmadım. Ailesi belgeler verdi, yazdım.

Tarih belge üzerinden yapılır, yorumla yapılmaz Biyografi belgeye dayanır. Biyografi bizde maalesef methiye olarak anlaşılır. biyografi her şeyi yazmaktır. İyi tarafını da zaaflarını da.

Talat Paşa'yı yazdım. Hafız Hakkı Paşa ve Mahmut Şevket Paşa'yı yazdım. Hepsi aynı dönemin aktörleri. Günlüklerde ve mektuplarda çelişen yok karşılıklı rekabet var, geçimsizlikler var.

Ben resmî tarih, gayrıresmî tarih diye inanmam. Fark yorumdadır. Gayriresmî tarih yorumdur.

Mustafa Kemal ile Enver Paşa'nın kıyaslanması yanlış Biri mağlup biri galip.aralarında soğukluk var

Biri en tepedeyken öteki yarbay.*
Enver Paşa güçlü olduğu günlerde Mustafa Kemal'i önemsemiyor

Mustafa Kemal'i Enver'e rakip olarak göstermek büyük cehalettir. Yeni albay olmuş Çanakkale sonrasında. Enverin ise Mustafa Kemalden haberi bile yok

Mustafa Kemal, Balkan Harbinde Enver Paşa'nın İstanbul'a tayinini önlemek istemiştir Enver Paşa'nın bunlardan haberi olmuş ama umursamamıştır

Osmanlı'nın son yılları yazılırken Cumhuriyet tarihçileri hiçbir şey yapmamıştır Atatürk'ün nüfus kaydı dahi yeni yapılmıştır Hâl⠓senin mavi gözlerin ve verdiğin hızla inkılâbının yolunda gidiyoruz" gibi laflar. Yeter.

Gittiği heryerden kır çiçekleri toplayan Enver Paşa bunları üzerlerine kısa aşk ifadeleriyle kağıtlara yapıştırarak Naciye Sultan'a göndermiştir

tarihçiliğimizin iki büyük derdi var. Birincisi tembellik ve okuyup yazmamak İkincisi ise dedikodu tarihçiliğidir

Lozan tartışılıyor Türkiyede Böyle saçma sapan şey olur mu? İki üç kişi ekran dolaşıyor, Atatürk'ün vasiyetini ortaya atıyor. gerçek zannediliyor.

Enver Paşa, Batum'dan Anadolu'ya geçerken Trabzon'daki Yahya Kâhya'ya ve askerlere güveniyor İttihad ve Terakki'nin güçlü bir teşkilatı var.


Mustafa Suphinin öldürülmesinden memnun oluyor Seviniyor ama öldürün demiyor Mustafa Suphi onun için önemsiz biri ve kominist çocuk diyor.

Kişileri önemsemiyor Enver Paşa? Hacı Sami Bey.ona En büyük kazığı atıyor ve Orta Asya'ya gitmesini teşvik ediyor

Enver paşa çaresizce her yolu deniyor. Yenilgisi ve sürgünü ağır oluyor

Sürgünde iken kendini müdafaa ediyor savunutor. Çok zoruna gidiyor Ağlıyor

Enver Paşa nın romantik bir tarafı var. Sürgünde iken Karısının fotoğrafına bakıyor ağlıyor ve gözyaşlarıyla mektup yazıyor. Çok sevmiş.

Paşa başından sonuna kadar mücadelesinde samimiydi inanarak yaptı?

Doğru kararında ve yanlış kararında samimiydi. İçten pazarlıklı değildi. Mektuplar da samimiydi.Enver Paşa

her ortamda resim yapıp, portre çizdi tutukluyken cezaevi görevlilerinin portrelerini çizip para kazanır kazandığı parayı ailesine gönderirdi


Günlük yerine mektup yazardı Bir Alman kadına Babıali baskınını . Naciye Sultanı Balkan Harbini Sarıkamışı her şeyi Gün gün, saat saat anlatıp Mücadelesinden vazgeçmemişti


Enver Paşa Mücadeleye devam etmek istedi Talat Paşa ise işlerinin bittiği düşüncesindeydi enver paşa şu cevabı verdi mücadele devam edecek

Talat Paşa iyi bir politikacıydı. Enver'in ani çıkışlarını önlerdi.Enver Paşa durmayı, vazgeçmeyi bilmezdi Vazgeçemezdi,

Sonuna kadar götürür Başarmadan dönemezdi. Başka çaresi yoktu.çünkü Almanyada Ermeni tehlikesi vardı.ve İngilizler onu savaş suçlusu diye arıyordu.

İngilizler'e kinlendi yenildiklerinin farkında değillerdi

Talat Paşa Hollandada ingilizler görüşürken. İttihatçılar Şok yaşıyordu çünkü Almanlar'ın gücünü büyütmüşler ve yenileceğini beklemiyorlardı

İttihat ve terakkinin Çaresi yoktu. Rusya'dan korkuyorlardı Almanya ile ittifaktan önce İngiltere ve Fransa'yla görüşüp reddedildiler ve savaşa Almanlar'ın yanında girdiler.

Bakü'de gerçekleştirilen Şark Milletleri Kurultayı'nda Enver Paşa Bolşevik toplantılarına katılmışdır

Enver Paşa ihtilali seviyor Bolşevikleri İngiltere'ye karşı bir hareket olarak görüp destekliyor

yenilgiyi kabul edemiyorlar. En tepede iken her şey bitiyor Payitaht işgal edilince savaş suçlusu ilan ediliyor


Enver Paşa çabuk yükselir o Darbecilikten ve İhtilalden yükselir.
27 Mayıs'taki yüzbaşılar gibi

Darbeci Talat Paşa Nazırı iken, 5. Murad'ın damadı Refik Bey Talat Paşa'dan valilik ister. Paşa sorar niye vali olmak istiyorsun" diyince. Ben sultan damadıyım karşılığını alır Talat Paşa, ben seni vali yapmam der Refik Bey sen kapı kapı postacılık yapan bir adamdın nasıl Dahiliye Nazırı oldun' diyince talat paşa şu cevabı verir ben darbeciyim ihtilâl yaptım

Enver Paşa Naciye Sultan'la evlenmeden önce sadece Enver'dir.
Saraya Damat olması onun kariyerinde sihirli bir değnektir

Enver Paşa Makedonya dağlarında çetelerle savaşırken Çeteleri kuşatıyor üzerlerine gidip kaçmalarını önlüyor ve o dönemlerde Çok cesur.

Halife Abdülmecid'in oğlu Şehzade Ömer Çanakkale'yi teftiş ettiğinde gördüklerini şöyle yazar Siperdeyiz, Enver Paşa sigarasını yakmış O anda Deli cesareti var ve hayatı boyunca kaybetti Enver Paşa.

SARIKAMIŞ'TA SUÇLU ENVER PAŞA DEĞİL

ENVER PAŞA Sürekli aldatılır sürgünde . En yakın arkadaşları tarafından yalnız bırakılır.

Almanlar'la didişir sürgünde iken çaresi ve çıkış yolu yoktur inanır etraftakilerine her teklifi, olmayacak her şeyi kurtuluşu için çare görür.

çete savaşları yaptığı, düzenli orduyla yapılan muharebeleri iyi yönetemez Sarıkamış'ta bozguna uğrar

Sarıkamışda Alman general ve güçlü isimler vardır. Enver Paşa tek değildir. Osmanlı Erkân-ı ve Alman Erkân-ı vardır.

Sarıkamışda kış bastırmış Hafız Hakkı Paşa vakti uzatmıştır Sarıkamış bozgununun en önemli sebebi Hafız Hakkı Paşadır.Ama o Enver'e yıkıyor.

Sarıkamışda Hafız Hakkı paşanın ordusu olmadan girilmiştir Çatışmada Ruslar zayiat vermiş türk ordusu geri çekilmiştir Hafız Hakkı Paşa'nın ordusu gitseydi sonuç başka olurdu.

ENVER PAŞA Anadolu'ya geçmek ve Milli Mücadele'nin başında olmak için çok uğraşmıştır ancak.Geçseydi*belkide
Felaket olurdu

Ankara onu sıkı takip etmiştir.
mektuplarını okumuştur eşi Naciye'ye yazdığı mektupları en son Naciye okur


Mektuplarını Her gün yazar bazen 10- tane bazende 3 tane birden gönderir eşi. Naciye Sultan'a Karabekir Paşa mektupları alıp Ankara'da arşivler bu mektuplar. Enver paşanın Moskova ve Orta Asya'dan yazdığı mektuplardır

Enver Paşa dindar bir insan yazdığı Mektupların kaynak olarak kullanılacağını biliyor. Ama çok mahrem şeylerde yazıyor…karısına

Anadolu'ya dönemiyo çaresizce eşine
Mektup yazıyor anadoluda işinin kalmadığını düşünüyor Ankaranın hakim olduğunu görüyor. Ruslar Sakarya Savaşında böyle bir hareket istemiyor.

Ruslar Mustafa Kemal'e karşı
ENVER PAŞA 'yı bir koz olarak görüyor
Sakarya Savaşıyla Mustafa Kemal hakim oluyor her şeye ve ruslar enver paşadan vazgeçiyor

kimin eli kimin cebinde belli olmadığı dömemlerde herkes herkesle görüşüyor, düşmanla anlaşma yolları aranıyor Mustafa Kemal'in İngilizlerle anlaştığı söyleniyor anlaşmanın belgesi yok ve Tahminle tarih olmaz.

Hilafet kaldırıldığında en fazla telaşlanan İngiltere'dir.Hindistan'da ne halt edeceğiz diyorlar.

Bugün 1. Cihan harbinde En büyük zararı gören hindistandır en geniş Müslüman sömürgesi ingilizlerdedir Hilafet kaldırılınca Fransa memnun olmuştur.*

Cumhuriyet tarihini ne yazıkki yazamıyoruz. İstiklal Harbi'nde İngilizler'le niye savaşmadık diyorlar. İngilizler'le.ve Almanlar'la savaştık biz.

Enver Paşa Turancıydı, Turan imparatorluğu kuracaktı"

Turan, Enver Paşa için hayal ve hedef değil, coğrafi bölge ismidir o Orta Asyada İslâm'ı yüceltmek ve Müslümanları kurtarmak istediğini defalarca vurguluamıştır

Enver paşa islami teşkilatlar kurmuş
İslam birliğini savunmuşdu. O Turan Orduları Komutanıydı

Enver Paşa boş bir hayale inanmadı Turancıydı. hayalleri vardı
Kaybetmişti



Enver Paşa Paşa Kırım, Moskova, Bakü, Batumda Turan devleti kuracağım demiyor onun hedefi İngilizden intikam alacak bir İslam devleti kurmaktır Ama şeriat demeyip, İslam birliği diyor.

Enverin Buhara'da. Kırım'da çekilmiş fotoğrafları var. Resim çektirmeyi seviyor çünkü. Paşalar fotoğraf çektirmeyi seviyor Mustafa Kemal'in de çok fotoğrafı var.

Ahmed Tosun Paşa*

Ahmed Tosun Paşa*Kavalalı ailesinden Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın oğludur *

1812'de*vezir*rütbesi ile* Cidde* ve*Habeş*valisi olmuş 1813'de*Vehhabi isyanını*bastırmak için babası Mehmed Ali Paşa tarafından Hicaz'a gönderildi

Tosun Paşa'nın emrinde Fransızların* muazzam piyade*ordusu*bulunurdu. Mekke'yi isyancılardan alıp (1813).*te Vehhabilerden temizlemiştir

Hicaz'ı güvenli bir yer haline getiren Tosun Paşa'nın başarısı*İstanbul'da büyük sevinç yaratmış salgın hastalıkta yaşamını yitirmiştir (1816).

Vehhabi ayaklanması*1813 te bastırılır ve Vehhâbi Destanında Ahmet Tosun Paşa övgüyle anılır.

Tosun Paşa Yalısı İzmir*Çeşme dedir yakalandığı hastalık sonrası tedavi için Tosun Paşa tarafından yaptırılmışdır

Tosun Paşa Yalısı,*Sabancı Holding*tarafından aslına sadık restore edilmiş ve*Nars Ilıca*adı altında*butik otele* dönüştürülmüştür.

Mehmet Ali Paşa Camii En küçük oğlu Ahmet Tosun Paşa'nın 1816 da ölümüyle babası*Kavalalı Ali Paşa*tarafından 1830 da*Kahirede başlanmış ve*Abbas Hilmi Paşa döneminde 1848 de tamamlanmıştır

Yavuz Turgul'un* senaryosuna* çekilen*Kartal Tibet'in 1976 yapımı* Tosun Paşa karakterinde Ahmet Tosun Paşa'dan esinlenilmişdir.

Tosun Paşa*isimli Türk sinema filminde başrolde*Kemal Sunal Tosun Paşa'nın yerine geçen bir yanaşmayı canlandırırken, gerçek Tosun Paşa'yı*Oktar Durukan*canlandırmıştır.

Kutülâmare Zaferi’nin kahramanı Halil Paşa


Yarım asır unutulmuş olan ve şimdi TV dizisi yapılan Kutülâmare Zaferi’nin kahramanı Halil Paşa ENVER Paşa’nın bir yaş küçük amcasıdır

Kut Zaferi’nin kahramanı Halil Paşa
1916 Nisan’ında koskoca İngiliz ordusunu esir etmiştir

Kut Zaferinin dizisisinde ortaya güzel bir iş konmuş.Yetmiş sene unutulan Kut Kahramanı*Halil*Paşa* yeniden hatırlanmıştır

Yetmiş sene unutulan Kut zaferine bugün toplantılar yapılıyor, sergiler açılıyor, konferanslar veriliyor ve Halil Paşa’nın kabri ziyaret ediliyor.

Halil Paşa*iyi bir asker ve görüşlerinden taviz vermeyen koyu bir İttihadçı ve Kut kahramanıdır

Kurtuluş Savaşında siyasî faaliyetleri, ve İttihad ve Terakki’yi canlandırma çabaları sebebi ile Ankara’nın kara listesine alınmıştır

Türkiye’ye girmesi 12 Mart 1921’de yasaklamış Anadoluya geldiği takdirde sınırdışı edilmesi emredilmiştir

Paşa, yasağa rağmen 1921 de Batumdan Trabzon’a gelmiş, iki buçuk ay sonra sınırdışı edilmiştir memlekete yasağın 1922 de yasağın kalkmasıyla dönmüştür

Paşa ve arkadaşları yasaklı günlerinde Ankara’nın istihbaratçıları ile takip altında tutulmuştur

1922 Mart’ında ortaya atılan bir iddia Kemal Paşa’yı hiddetlendirmiş ve*Halil Paşa’nın Türk temsilciliklerine girmesi istenmemiştir

1922 Mart’ında Ankara nın Gürcistan temsilcisi*Ahmed Muhtar Bey üç İttihadçı*Halil Paşa Küçük Talât ve gazeteci*Muhiddin Bey’e Tiflis’te temsilcilikte ziyafet verdi bu Ankara’nın talimatlarının dinlememesi mânâsına geliyordu.



Başkumandan*Kemal Paşa,*18 Mart 1922’de Hariciye Vekâleti’ne yazı gönderdi, tiflis elçisi Muhtar Beye Halil kut Paşa*ile İttihadçılarla münasebette bulunamaz ve ziyafet verilemez deyip*savunma istemiştir

Kemal Paşa’nın halil kut paşanın sürgün olduğu yıllarda tiflis elçimize şöyle bir mektup yazar sabık Şark Orduları Kumandanı Halil Paşaya ziyafet çekilmiştir. Halil Paşa memleketten ihraç edilmişdir, hükümet temsilcisi bunlarla münasebette bulunamaz, ziyafet veremez.

memlekete ve Türk temsilciliklerine daveti yasaklanan*Halil kut Paşa Batum’dan Moskova’ya gidecek, Sovyetler’in 1922 de İttihadçılar’ın Sovyet topraklarını terketmelerini istemesiyle Afgan pasaportu ile Almanya’ya geçecektir

Türkiye ye girişi yasaklanan Halil kut Paşa Macaristan’a ve Avusturya’ya seyahatler yapacak yasağın 1 Ağustos 1922’de kaldırılmasıyla Viyanadan Türkiye’ye dönecektir.

Paşa Ankarada*Mustafa Kemal’i ziyaret edip vazifesini soracak kemal paşa serbest kalmasını siyasetle uğraşmamasını söyleyecektir

Sürgünden dönen Halil paşa Atatürkün emriyle İstanbul’daki köşküne çekilir Kut”soyadını alır*1957’de İstanbul’da, gırtlak kanserinden vefat eder



Sultan Vahdettin Han

kurtuluş savaşını başlatan kişidir


Sultan ülkenin kurtuluşunu işgal altındaki İstanbul'dan mümkün olamayacağını biliyordu ve Anadoluyu kurtuluş savaşı için teşkilatlandırdı

İngilizler, kendisinden halkı teslime zorlamasını isteyince Sultan Vahdettin bunu reddetmiştir

devleti kurtaramak için Anadolu'ya bir heyet gönderen sultan vahdettinin Anadolu'ya gönderdiği heyetin başında atatürk vardır

Heyet Anadolu'da padişah adına teşkilatlanacak ve Anadolu'yu işgalden kurtaracaktır

OSMANLI SARAY HALKI ANADOLU'YA BÜYÜK DESTEK VERMİŞDİR

Vahdettin, Anadolu harekâtını gizlice desteklemiş İstanbul'dan silah, para, mühimmat göndertmiştir Hilal-i Ahmer Cemiyeti yardımları Anadolu'ya ulaştırdı

Vahdettin han anadolunun kurtuluşunda
Hilal-i Ahmere yardım etmiştir savaştan sonra padişah dışlanıp SALTANAT VE HİLAFETİ KALDIRILMIŞDIR

Anadolu harekâtı İstanbul'un desteğiyle teşkilatlanmış Osmanlı için kurtuluş ümidini yeşertmiştir

Ankara harekâtı İstanbul'a karşı tavır almış, padişah dışlanmış. Son Osmanlı saltanatı lağvedilmiş (1 Kasım 1922). İki sene sonra Hilafet kaldırılmışdır

Hilafetin kaldırılması ile Osmanlı hanedanı da sınır dışı edilmiş İstanbul'a ve padişaha ağır hakaretler ve sözler sarf edilmiş Yalan haberlerde Padişahın istifa ettiği ve gizlice kaçtığı söylendi.*

Sultan Vahdettine ihanet edenler
kendisinin yetkilendirdiği kişilerdi.sultan Bunlara karşı mücadele kendi evlatlarıma karşı mücadeledir diyerek hicret" etmeyi uygun bulmuştur

Sultan Vahdettin memleketden gönderildiğinde YANINA TEK KURUŞ ALMADI 15 Kasım 1922'de memleketden ayrılmak istediğini İngiliz işgal makamlarına bildirdi

17 Kasım 1922 de İngiliz Malaya Zırhlısı'na binen sultan vahdettin vatanına dönüp dönemeyeceği meçhul bir yolculuğa çıktı. Ve Yanına devletin malından tek kuruş almadı.

Bunlar milletime aittir dedi ve çok kıymetli ve mücevherlerle süslü kitabı hazineye iade etti. Ve Gemiyle Malta'ya vardı.

Sultan, Filistin'e gitmek istediğini bildirmiş müsaade edilmemiştir.

Sultan Vahdettin Mekke-i Mükerreme'de umre yapmış Hicaz'dan 20 Nisan 1923'te vapurla ayrılmıştır .

Sultan Vahdettin İskenderiye ve İtalyada Cenova kalmış San Remoda Villa Nobel isimli mekâna yerleşmiş burada vefat etmiştir

Sultan Vahdettin, sürgün yıllarını daimi düşünmemiş, bir gün mutlaka Müslüman memleketine döneceğini umut etmiştir.

Sultan Vahdettin 16 Mayıs 1926 günü vefat etti.

acı dolu günler 65 senelik bir hayat sonrasında Osmanlı Devleti'nin son padişahı ve son halifesi Sultan Vahdettin 16 Mayıs 1926 da dünyaya veda etmiştir.

Sultan Vahdettinin ölümüyle acı dolu günler yaşanır.


Sultan Vahdettinin ölümüyle
Alacaklılar cenazesini haczettirir Villa ve şahsî eşyalarına el konulur. cenazesi eşyalarıyla birlikte bir ay mahsur kalır.*

Sultan Vahdettinin ölümüyle cenaze haczedilir oğlu Abdülmecid Efendi
Fransa'dan para gönderir fakat yetmez. Fransa'daki kızı Sabiha Sultan mücevher ve küpesini satarak haczi kaldırtır.

Sultan Vahdettin KABRİ TÜRKİYE DIŞINDA OLAN TEK SULTANDIR

Sultan Vahdettinin ölümüyle ilk önce cenaze haciz edilir cenazesini Ankara hükümeti kabul etmez ve Suriye'nin Şam şehrine Yavuz Sultan Selim'in yaptırdığı camiye defnedilir

Sultan Vahdettini defini için türkiyeden izin verilmedi o zaman Sultan Abdülhamid Han'ın kızıyla evlenip ayrılan Ahmed Nami Bey suriyede devlet başkanı idi ve cenazenin şama defnini kabul etmiştir

Sultan Vahdettinin ölümünde suriye fransız işgalindeydi Türkiye ye defnedilemeyen sultan defin için Şam'a nakledilmişdir.

Sultan Vahdettinin ölümünde cenazeyi hanedanın eski damadı ve Suriye devlet başkanı Ahmed Nami Bey askerî merasimle karşılamış şam Yavuz Sultan Selim Camii'nde üzerine Kâbe örtüsü örtülmüş ve camiye defnedilmiştir


Yıldırım Han’ın en sevdiği oğlu Ertuğrul, Sivas valisidir Emir Timur İran’ı ele geçirmiş kasırga gibi Doğu Anadolu’ya girmiştir ve Sivas’ı kuşatmıştır kumandan Ertuğrul teslimi reddetmiş ancak sivas şiddetli bir kuşatma ile timur tarafından ele geçirilmiştir bu savaşta Şehzade Ertuğrul bir avuç askeriyle şehid olmuştur.

Emir timurun anadolu akınlarında doğu anadoluya girilmiş yıldırım hanın oğlu ertuğrul şehit edilmiştir oğlunu ve sivas
kalesini kaybeden yıldırım sarsılmış yas tutmak için Uludağ sırtlarına çıkmıştır Orada bir çobanın, kavalını gözyaşıyla dinlemiş ve Yıldırım Han çobana şöyle seslenmiştir Keyif senin, rahat senin. Kaybettiğin neyin var Sivas gibi kalen mi gitti, Ertuğrul gibi oğlun mu öldü? Çal çoban çal...”

Barbaros Paşa’nın Bütün ömrünü mücadele ile, cihad ile geçmiştir

Barbaros Paşa ya “rahat” yoktur onun hikayeleri ibret verir Elhamdülillah, Allahü teâlânın yardımı ile Cezâyir’i fetheder

Barbaros Hayrettin paşa Allahü teâlânın yardımı ile düşmanı yola getirir osmanlıya baş kaldıracak düşman bırakmaz.

Barbaros Hayrettin paşa Gazâyı boş bırakmaz fetihlere koşardı bir gün rahatımıza bakalım” diyerek. Rü’yâya dalar ak sakallı, nûr yüzlü bir zât der ki, Yâ Hayreddin! Yalan dünyada rahat olmaz. Rahat, Cennet-i a’lâda Seferlere devam et! Sana müjdeler olsun Cenâb-ı Hakkın yardımı seninledir.”işte o an büyük kaptan hatâsını anlar tövbe eder ve Cezâyire doğru fetih sancağını açar

Cezayir adası kâfirlerin elindedir bir gün nur yüzlü zat barbarosu uykusundan uyandırır erenlerin yüce himmeti ile büyük kaptan Elhamdülillah diyerek cezayiri fetheder

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethinde şöyle dua eder Yâ Rabbî, yardım et zafer nasîb eyle’ kalbimi rahat tut, niyyetimi hâlis fetihi yakın eyle Rabbim sana şükrettim. Yüzümü yerlere sürüp sabaha kadar ibâdet ettim.

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethinde şöyle dua eder Yâ İlâhel âlemîn sen kolaylaştırıcısın kalenin fethini zayıf kuluna kolaylaştır. Beni din düşmanına hor ve hakîr eyleme Nusret ve kuvvet verici sensin. Sana sığındım, sana güvendim.

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethini şöyle anlatır erenlerin ikazı ile
şükrettim sadakalar dağıttım açları doyurdum, Kâfirler kaleyi savunuyordu Yâ Rabbî, yardım et zafer nasîb eyle’ diye duâ ettim rü’yada erenler Ey Hayreddin, kalbini rahat tut, niyyetini hâlis eyle fetih yakındır’ dediler., Rabbime şükrettim. Yüzümü yerlere sürüp sabaha kadar ibâdet ettim.

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethini şöyle anlatır toplarımı adaya çevirdim, ancak kale düşmüyordu. sabaha kadar ibâdet edip yalvardım. şöyle duâ ettim: “Yâ İlâhel âlemîn! Şüphesiz sen kolaylaştırıcısın kalenin fethini zayıf kuluna kolaylaştır. Beni din düşmanlarına hor ve hakîr eyleme Nusret ve kuvvet verici sensin. Sana sığındım, sana güvendim.

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethini şöyle anlatır kale iyi savunuluyor ve düşmüyordu rüyamda nur yüzlü bir ihtiyar:“Ey Hayreddin! Niçin elem çekersin. Gönlünü hoş tut! Herşeyin saati vardır. Vakitsiz kuş bile uçmaz. askerlerini teknelere doldur kaleye hücum ed Hak teâlânın yardımı sizin iledir” dedi.

Barbaros Hayrettin paşa bir Sabah cezayire sancağını diker Ve cezayiri fetheder Secdeye kapanıp tüm işleri kolaylaştıran, Cenâb-ı Hakka şu niyâzda bulunur.“Yâ Rabbî! Kuvvet ve nusretsin. Ben zayıf kulunum. Yaptıklarımı kendimden bilmekten muhâfaza eyle! Ben vasıtayım. Beni hayırlı kıl! İslâmı yaymakla meşgûl eyle”

Preveze zaferiyle Akdeniz Türk gölüne çevirilmiştir 27 Eylül 1538,

27 Eylül 1538, Akdeniz’de Osmanlı hakimiyetini sağlayan Preveze Zaferi’nin yıl dönümüdür.

Preveze zaferiyle Osmanlı karada ve denizde hakimiyet sağlamış Akdeniz Türk gölü hâline getirilmiştir

Preveze zaferi büyük bir zaferdir büyük kaptanı derya Barbaros Paşa kumandasında kazanıldı.

Prevezede Osmanlı donanması Y şeklinde dizilmiştir. Barbaros Sinan Cafer Reis, Şaban ve oğlu Hasan Reis merkezdeydi. Seydi Ali Reis sol Salih Reis ise sağ kanada komuta ediyordu.

27 Eylül 1538 yılında Barbaros Paşa ve ordusunun kazandığı Preveze Zaferi, Akdeniz’in Türk gölü hâline gelmesini sağladı.

Preveze Osmanlının Papa tarafından kurulan haçlı ittifakına karşı kazandığı büyük zaferlerdendir*

Sultan Süleyman'ın 944'te Pulya ve Korfu seferleri sonuçsuz kalmış ancak Barbaros Paşa Kiklad adalarını Nakşa Dükalığı ile Sporad adalarını fethetmiştir

Osmanlılar bir ok gibi hedefe odaklanınca Papa ve Hıristiyanlar* Osmanlılar'ı Akdeniz' den uzaklaştırmak için ittifak yapmıştır


Andrea Doria kumandasındaki Hristiyanlar büyük bir donanma kurdular
Ve 7 Eylül 1538’de Preveze Kalesi'ni kuşattılar

Osmanlının ilk kaptan paşası ve Kaptan-ı deryası Barbaros Paşa. 7 Eylül 1538’de hiristiyanlarn Prevezeyi kuşattığını haber alınca Turgut Reisi
Kaleyi kurtarmaya göndermiştir

Turgut Reis yirmi gemilik gönüllü filosuyla Zenta sularında kırk gemilik bir hiristiyan filosu ile savaşmıştır

Andrea Doria Preveze kalesini kuşatıp tahrip etmiştir Barbaros paşanın buna cevabı gecikmemiş Kefalonya adası yağmalanmıştır

Prevezedeki haçlı donanması İspanya Portekiz Venedik Malta Cenevizliler ve 140 kalyon, 168 kadırga nakliye gemileri ve 55 bin askerden Barbaros'un donanması ise 122 kadırga ve 20 bin askerden oluşuyordu 25 Eylül 1538’de ilk kafirler saldırmıştır

Preveze'de Turgut Reis, Murad Ağa ve Güzelce Mehmed Reis emrindeki Osmanlı gemileri haçlıları püskürtmüştür.


27 Eylül 1538 Cuma günü Barbaros, prevezede hilal şekli alıp kadırgalar ve toplarıni ateşleyerek Andrea Doria yı denize gömmüştür

Preveze'de Barbaros kırk gemilik filosuyla haçlı donanmasını ikiye ayırdı

Prevezeye demirledi. 28 Eylül 27 Eylül 1538 de Andrea Dorianın kafir ordusuna karşı kazanılan büyük bir zaferdir Barbaros savaşta hilal şeklini almış haçlılara taarruz etmiştir

Preveze'de şiddetli rüzgar Osmanlıyı zorlayınca Barbaros Şura suresi Dilerse Allah, rüzgarı durdurur üstünde kalakalırlar" ve Ahzab suresi Ey iman edenler, Allah'ın nimetini hatırlayın size ordular saldırmıştı da biz rüzgar ve görmediğiniz ordular göndermiştik" ayetlerini bir kağıda yazarak denize bırakmıştır.

Prevezede Allahın inayeti ve Barbaros paşanın okuduğu ayetlerle Rüzgar kesilir haçlı donanması hareketsiz kalır Andrea Dorianın top ateşleri isabet almaz ve bütün gülleler denize düşer

Preveze'de Barbaros'un hücumu haçlıları hedef alır. Doria Osmanlıyı ateş arasına almayı dener ve denizi boylar

Preveze'de Barbaros'un Haçlı kalyonları tahrip eder haçlı donanmasını yarat için hücum emri vererek Andrea Dorianın kadırgalarına saldırır

Preveze savaşı beş saat sürer Doria geri çekilirken Osmanlı haçlıları takip eder fırtına çıkar havanın kararır ve Andrea Doria izini kaybeddirir

Preveze'de Barbaros pek çok esir ve ganimet alır haçlı donanması kalyon türü 128 gemisini kaybeder

Preveze zaferini Boğdan seferinden dönüşde Kanuniye 14 Ekim 1538’de Barbaros'un oğlu Hasan Bey ulaştırır.*

Barbaros paşanın fetihleri osmanlı devlet tarafından ayakta dinlenir büyük bir sevinç vesilesi olur Sultan Süleyman, Barbaros ve arkadaşlarına dua eder

Her biri deniz kurdu olan Osmanlı leventlerine denizler dar gelip, okyanuslara açıldılar

Prevezede Barbaros paşa hilal taktiği ve donanması ile büyük bir zafer kazandı

Prevezede Haçlı kalyonlarına karşı Osmanlı kadırgaları zafer kazanmış ve Osmanlı savaşta kadırga gemilerini tercih edmiştir

Hıristiyanlar Preveze Muharebesi'yle Akdenizi kaybetmiştir

Preveze Osmanlı denizciliğinde bir dönüm noktasıdır savaştan sinra kara devleti olan Osmanlılar denizleri hedef almıştır

Preveze zaferi deniz korsanlığını önlemiş Denizlerdeki emniyet sağlanmış Kuzey Afrika İslam devletleri, Avrupa saldırılarından korunmuş Denizdeki hac yolu emniyete alınmışdır


1364 te Haçlıların, Türkleri Balkanlar’dan atmak için başlattıkları savaş 10 bin Türk akıncısının tarihi zaferiyle sonuçlandı. 26 Eylül Sırp Sındığı savaşı

Sırp Sındığı savaşıyla Türkler, Balkanlar'a ilerlemiş ve Osmanlıların Edirne’yi 1362′de fethetmiştir

Sırp Sındığı ile Konstantinopolden Avrupa’ya giden stratejik yol kesilmiş Türkler Trakya’ya yerleşmiş 1363’te Filibe fethedilmiştir

Sırp Sındığı savaşıyla Bizanslılar
Osmanlıdan kaçıp Sırbistan’a sığınmış Balkanlardaki Hristiyanlar Macar ve Sırp Eflâk ve Bosna Prenslikleri birleşip Osmanlıya karşı ilk Haçlı ittifakını oluşturmuşlardır

1364 te Haçlıların, Türkleri Balkanlar'dan atmak için başlattıkları savaş 10 bin Türk akıncısının tarihi zaferiyle sonuçlanmıştır Sırp Sındığı savaşı

Bizanslılar Türkler, Balkanlar'a doğru ilerleyince 1371 de saldırı kararı almış Trakya ve Arnavutluktaki Rum ve Sırp kuvvetlerinden 60.000 kişilik bir ordu oluşturulmuştur

Lala Şâhinin I. Murad’dan yardım istemesiyle Sırp ordusu Meriç kıyısındaki Çirmen’e kadar ilerledi. I. Murad harekete geçti

Çirmen Sırp Sındığı savaşı 26 Eylül 1371 de Hacı İlbeğinin baskınıyla sonuçlandı. Sırplar birbirine girdi Meriçte boğuldu ve bozguna uğradı.

Sırp Sındığı savaşıyla Makedonya'daki Sırplar I. Murad'a baş eğip haraç vermeyi kabul etti

Sırp Sındığı savaşıyla Papalık Türkler’in Sırpları” hakimiyet altına aldıklarını Adriyatik denizine gelmelerinden korkulduğundan söz etmiştir

Sırp Sındığı Savaşıyla, Edirne ve Batı Trakya, Osmanlı için güvenli hale geldi. Meriç Irmağı, Osmanlıya geçti.

Sırp Sındığı Savaşıyla Balkanlardaki Macarlar kırıldı. Bulgaristan vergiye bağlandı. Osmanlı ilk kez Haçlı ordusunu yendi.

Sırp Sındığı Zaferiyle 1364 te Balkanlar’da fetih hareketleri başlatıldı Sol kanat kumandanı olan Evrenos Bey Serez ve çevresini fetdiyse de elden çıkmıştır

1372 Çirmen Savaşıyla Evrenos Bey
Sırp idaresindeki Makedonya’nın fethiyle görevlendirilmiştir gazi evrenos Ferecik, İskeçe, Kavala, Drama ve Zihne’yi fethetmiştir

gazi evrenos bey Osmanlı kuvvetleriyle birlikte Serez’i ikinci kez fethederek kendisine merkez yapmıştır

Çandarlı Halil Paşa Makedonya'nın fethine başlamış. Türkler 1361 de Edirne’yi fethetmiş Bulgar krallığını yıkıp Balkanlar’ı ele geçirmiştir


1389 Kosova Savaşıyla Sırbistan Türk hakimiyetine geçmiştir

1396 da Yıldırım Niğbolu önlerinde Haçlı ordusunu hezimete uğratmış Osmanlı Türkleri Balkan hakimiyetini güçlendirmiştir

Sultan Mehmed 1463 te Bosnayı fethetmiş Osmanlı sancağını Dalmaçya sahillerinde dalgalandırmış ve İtalya’yı hedef almışdır

Sultan Süleyman Macar tehlikesini yok etmek için 1521’de Belgrad Kalesi’ni aldı

Sultan Süleyman 1521’de Belgrad ı fethedince sadece Katolikliğin hakim olduğu Kuzey Dalmaçya, Kuzeybatı Hırvatistan ve Slovenya Osmanlı hakimiyeti dışında kalmıştır


Yavuz Sultan Selim, İslam’ın kutsal beldelerini Osmanlı sancağına alıp tarihin akışını değiştirmişdir

Sultan Selim döneminde Hz Muhammed’in naaşını kaçırmaya teşebbüs eden Hristiyanların hain planları bozguna uğratılmıştır

Sultan Selim Kısa sürede dünya tarihini değiştiren cihangir bir hükümdar ve tarihin kurucularındandır

Sultan Selim İslam’ın kutsal beldelerini Osmanlı sancağına almasaydı tarih çok başka cereyan ederdi.

Portekizliler Yavuz’dan önce kutsal topraklar için hain planlar yapıyordu ancak Sonunda Osmanlı kazanacaktı.

Sultan Selim 1470 te babası II. Bayezid’in sancak beyi olarak Amasya’da doğmuştur

Osmanlıda adı Selim Şah diye geçen Sultan Selim sert mizacı, cesareti ve ataklığıyla “Yavuz” lakabını aldı.*

Sultan Selim dünya tarihinin akışını değiştiren bir cihangirdir

Sultan Selim kaplan avlardı

Sultan Selimin ilk görevi Trabzon sancağıdır. 1487’de geldiği Trabzon’da 1510 a kadar yirmi dört yıl sancak beyliği yapmıştır.

Şehzade Selim’in Trabzon’daki idarecilik yılları ona çok iyi tecrübeler kazandırdı Gürcüleri ve Şah İsmail’i bir kurt gibi takip etti.

Sultan Selim 1508 Gürcü kralına karşı büyük bir başarı kazandı ve babası onu takdir eddi.Şah İsmail’in 10 bin kişilik ordusunu dağıttı

Şehzade Selim Şah İsmail ve Safevîler’e karşı sert önlemler aldı İspir ve Bayburt’u zaptedip Erzurum’a kadar olan yerlerin emniyetini sağladı

Sultan Selim 1507’de Şah İsmail’in Erzincan’daki 10 bin kişilik ordusunu yerle bir etti

Sultan Selim babası zayıflayınca Amasya’da ki ağabeyi Ahmed’in tahtını kabullenmedi. kardeşleri ve babasıyla taht için mücadele etti

Sultan Selimin Trabzon’daki başarıları her tarafta duyuldu gazâ bayrağı açıldı hedef Safevîlerdi şia tehdidi yok edildi

Sultan Selim Trabzon’da şiaları yok etti
Ve yeniçeriler arasında adı öne çıktı. oğlu Süleyman için sancak taleb etti babasına sert bir mektup yolladı.*

Sultan Selim taht mücadelesi girecekti iktidarı ele geçirmeye karar verdi. II. Bayezid’in hastalığıyla Şehzade Ahmed ve Sultan Selim savaşmışlardır

Yavuz döneminde portekizliler Hazreti Peygamber’imizin naaşını Avrupa’ya kaçırmaya teşebbüs etmiştir

Sultan Selim, babasıyla karşılaşınca kendisine Semendire sancağı verilmiş Macarlar’la savaşması için izin çıkmıştır

II. Bayezid, Sultan Selime hayatta olduğu müddetçe şehzadeleri saltanata çıkarmayacağına söz vermişdir.

Sultan Selim Edirne’den ayrılınca ağabeyinin saltanata çağrıldığını haber almış Edirne’ye girince II. Bayezid’in kuvvetleri âni bir saldırıyla Selim’i geri çekilmeye zorlamıştır


İstanbul’da yeniçeriler Sultan Selime biat ettiler bunun üzerine II. Bayezid, 1512’de Selim’i asâkir-i mansûre serdarlığına getirmişdir.

Selim han, II. Bayezid’ın baskı ile tahtından oğlu lehine feragat etmesi ile dokuzuncu Osmanlı hükümdarı olarak tahta çıkmıştır.

Sultan Selim saltanatının ilk işinde iktidarını sağlamlaştırmış Tahta ortak olan kardeşleri Ahmed ve Korkut bertaraf edilmiştir

Sultan Selim Tahtı devraldığında 2.375.000 km2 lik Osmanlı toprakları sekiz yılda 2,5 kat büyütmüştür

Sultan Selimin ölümünde imparatorluk 1.702.000 km2'si Avrupa'da, 1.905.000 km2'si Asya'da, 2.905.000 km2'si Afrika'da toplam 6.557.000 km2'ydi

Sultan Selimin Padişahlığında Anadolu'da birlik sağlandı; halifelik Abbasilerden Osmanlıya geçti.

Sultan Selimin devrinde en önemli iki ticaret yolu olan İpek ve Baharat Yolu ele geçirildi Osmanlı, doğu ticaret yollarını tamamen kontrolüne aldı.

Sultan Selimin Mısır Seferinde kutsal topraklar Osmanlıya geçdi. 6 Temmuz 1517'de Kutsal Emanetler Emanet-i Mukaddese denilen hz Muhammed'in hırkası, dişi, sancağı ve kılıcı eşyaları, Hicaz'dan Sultan Selim'e gönderilmiştir.

29 Ağustos 1516'da Hilafet Abbasi soyundan Osmanlı soyuna geçmiş. Sultan Selim Ayasofya Camii'nde bir törenle, son Memlük halifesi III. Mütevekkil'den halifeliği devralmışdır

Sultan Selim Kutsal toprakları fethettiği zaman Hakimü'l-Haremeyn Kutsal beldelerin hakimi sıfatını uygun görmeyip kendini Hadimü'l-Haremeyn Kutsal beldelerin hizmetkârı ilan etmiştir

Sultan Selim Kutsal toprakları fethedince Hadim-i Haremeyn-i Şerifeyn yani Mekke ve Medine'nin hizmetkarı unvanını kullanmıştır

1512'de tahta çıkan Sultan Selim, 22 Eylül 1520'de Aslan Pençesi Şirpençe denilen bir çıban yüzünden 49 yaşındayken hayatını kaybetmiştir

1150’lerde Hazreti Muhammed’in naaşını kaçırmaya teşebbüs eden Hristiyanlar üç buçuk asır sonra bu işi yeniden denemeye kalkmış Sultan Selim bu hain planı bozguna uğratmıştır

Portekizliler peygamberimizin naaşını kaçırmaya çalışmıştır bu hain plan ikinci kaçırma teşebbüsüdür ilk hain girişim, 1510 da sahneye konmuştur

Doğudaki ticaret yollarını ele geçirmek isteyen Portekizliler, Memlükler’in zaafından istifade ederek Amiral Alfonso önderliğinde Hz Muhammed’in Medine’deki kabrini Hristiyan topraklara kaçırmak gibi sinsi bir plan kurmuştur

Portekizliler hainlikle Hz Muhammed’in naaşını kaçırmayı İslam dünyasını yerle bir ederek Kudüs’e hâkim olmayı düşünmüşdür.

Osmanlılar Memlükler’i tarihden silmiş Ortadoğu ve kutsal topraklara hâkim olmuş peygamberimizin naaşını kaçırmak isteyen portekizlileri ve hain planlarını yerin dibine gömmüştür

Selim Han, şirpençe hastalığına tutulmuş ve ahiret vakti yaklaşmıştır ilaç kâr etmeyince, iş Allah Teâlâ’ya kalmıştır, tavsiyem hasan can sultana Allah (CC) zikriyle meşgul olmasını tavsiye etmiş Selim Han celalli bir arslan gibi kükremiştir

Sultan Selim in ölümü yaklaşınca kendisine Allahı zikretmesi söylenmiş sultan bir arslan gibi kükreyerek şu cevabı vermiştir Sizi edebe davet ederim, mübarek ve emanet bir vazife altındayken Allah Teâlâ’nın zikrinden gafil olduğumuzu mu düşünürsünüz Cenâb-ı Hakk şahidimdir daima Allah’ı zikretmişimdir.

Selim Hanın son sözleri şu olmuştur Rabb’ime hamd ü sena olsun bir an olsun Cenâb-ı Hakk zikrini bırakmadık. hakkıyla zikredemediğim için istiğfar ediyorum Zikreden kulda irfansızlık olmaz, ölüm döşeğinde bile ikaz ve irşadda bulunur

Yavuz Sultan 22 Eylül 1520'de Şirpençe denilen bir çıban yüzünden 49 yaşında hayatını kaybetmiştir*


Sultan Selim'in sandığımız küpeli resim Yavuz’a değil, İran Şahı İsmail’e aittir.

Küpe, Şah İsmail’in Şiiliğinin ve Hayderî-Kalenderî dervişliğinin sembolüdür Hayderîler bu küpeye mengûş” derler.

Şii olan Şah, 13. yüzyılda ortaya çıkan Hayderî-Kalenderî tarikatine bağlıydı ve kulağındaki küpe bu inancının belirtisidir.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.11.2018   #54
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

1514 te Oruç Reis, dört gemisiyle Kuzey Afrika’da Becaye kalesinde, dokuz gemilik İspanyol filosunu denize batımıştır

Kuzey afrikada Becaye kalesine fethe çıkan Oruç Reis kaleyi toplarla döğmüş bu kalede ikiyüz levendimiz şehid olmuştur

osmanlı levendleri kuzey afrika becaye kalesinde 200 şehit vermiş yılmamış sekizinci gün kalede, gedik açmış ancak Oruç Reis düşman güllesi ile yaralanınca kale fethedilememiştir

Kuzey afrika becaye kalesinin fethinde
Oruç Reis’in kolu kangren olmuştur ve mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırılmıştır bu kalede 200 levendimiz şehit olmuştur

Oruç ve kardeşi Hızır onbir gemiyle
kuzey afrika becaye kalesini kuşatır
Oruç Reis ilk kuşatmada burada tek kolunu bırakmış ve başarısız olmuştur şimdi kale ikinci kuşatılır oruç reis tek koluyla kılıç sallarken düşmana şöyle haykırır“Ben bu kal’ada bir kol bıraktım. kellemi bıraksam n’ola diyerek Becaye kalesini fetheder

İspanyollar 1518 de Oruç Reis’i Tlemsen kalesinde ablukaya alır Oruç Reis huruç hareketinde 700 düşman askerini öldürüp 100 tanesini esir eder


İspanyollar 1518 de Oruç Reis’i Tlemsen kalesinde kuşatır oruç babanın cephanesi tükenmiştir almıştır Ancak cephane tükenmiştir ve Oruç reis kırk kahraman levendiyle ispanyollardan esir ve ölüler alarak kaçmayı başarır 40 cengaver Oruç Reis’e:“Bırakma bizi baba!...” diye seslenir Bu feryadla, büyük Türk denizcisi can evinden vurulur bu huruç harekatında 40 levendimiz şehit düştü

Oruç reis bir cengaver gibi ispanyollara hücum eder kırk kahraman levendimiz şehid olmuştur Oruç Reis ve 40 cengaver kaçmayı başarır 20 levend ispanyollarca kuşatılır Oruç Reis’e Bırakma baba!...” diye seslenirler Bu feryadla büyük Türk denizcisi babalık ruhuyla evlatlarının yanına koşar Fakat kahraman osmanlı leventleri şehid edilmiştir.

Oruç reis kahraman levendleriyle ispanyollara saldırır ancak kuvvet kalmamıştır leventlerimiz şehid düşer Oruç Reis tek koluyla bütün düşmanı haklar bir mızrakla göğsünden vurulur ve şehid edilir

Oruç Reis tek koluyla bütün ispanyol kafirini gebertir hain bir mızrakla şehit düşer hain ispanyollar onun Mübarek başını göğsünden kesip Cezayir Valisine gönderirler


Sultan I. Murad devrinde kurulan ve daima padişahın yanında olan
Yeniçeriler, yalnızca askerlikle uğraşır ve zanaat ile meşgul olmazlardı

Yeniçeriler, yalnızca askerlikle uğraşırdı kanunen zanaat ile uğraşamazlardı
Sultan Süleymanın seferde üzengisi kırıldı. bir yeniçeri tamir etti. padişah, Üzengiyi kimin yapdığını sordu.ve Yeniçeri neferinin zanaatla uğraşması kanuna aykırıdır.” Diyerek, yaptığı iyiliğe için önce ihsanda bulundu, sonra kanuna aykırı olduğu için ordudan ayırıp memleketine gönderdi.

Sultan Süleyman zamanın alim ve hocalarından çok iyi eğitim almış tüm şehzadeler gibi sanat öğrenmiştir

Sultan Süleyman İstanbul’un en meşhur kuyumcusundan. mesleğinin bütün inceliklerini öğrenmiştir o usta bir kuyum sarrafıdır

Sultan süleyman hocasının verdiği işi
yapmayınca. Ustası Sana yüz sopa vuracağım” diye yemin etmiştir Valide Sultan ustaya oğlunun affını rica ederek bin altın ihsan etmişti ustası Şehzade Süleyman’a bin altın vererek, yüz adet altın tel yapmasını emretmiş Telleri bir araya getiren usta tellerle Süleyman’a bir defa vurarak yeminini yerine getirdi

Haçlılar Osmanlılara karşı daima birleşmişdi.I.Viyana kuşatmasında, Haçlılardan bir Alman ile Portekizli birbirlerini düelloya davet etmişdi. tam bu sırada, Osmanlı hücum etti. Alman subayın sağ, Portekizlinin sol kolu kopmtu.ancak Osmanlı askerine tek vücut oldular. Biri sol, diğeri sağ eline aldığı kılıçla Osmanlıya karşı savaşdılar. 1 Osmanlı askerimiz
şehid düşerken kendileri de ölmüştü


Kılıç Ali Paşa, Tophane’deki cami inşaatını kontrol ediyordu. Güzel ve saf bir Anadolu çocuğu sırtına kocaman bir taş almış, iskeleye çıkıyordu ancak, taşı yere koyacağına tekrar iskeleden iniyor taşı yere koyuyor sırtına alıp sürekli yukarı ve aşağı iniyordu. Kılıç Paşaya genç Baba, ben ameleyim, bu inşaat mübarek bir camidir gece kirlenmişim. gusl icabeder burada hamam yok, mesaiyi. Bıraksam, iş geri kalır ücretim helal olmaz. kirliyken taşı camiye koymaya gönlüm razı olmuyor.

Kılıç Ali Paşanın yaptırdığı camide bir işçi gece elinde olmadan kirlenmişti ve guslü gerekiyordu bölgede hamam yoktu işçimiz ise helal para kazanmak için mesaisini terkedemiyor sürekli taş taşıyor ancak kirli olduğunu düşünerek yerine bırakamıyordu kılıç ali paşa işçinin açıklaması üzerine camii inşaatını durdurup Ümmet-i Muhammed ve, Allah rızası için bir hamam inşa ettirmiş cami inşaatını sonra tamamlamıştır


Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa, padişah III. Muraddan, bir cami yaptırmak ister Fakat şair ve nüktedan bir padişah olan 3. Murat Sen deryalar serdarısın. Muktedir isen camii derya üzre inşa et! Sana karada yer yoktur” diye ferman buyurur

Kılıç Ali Paşa evimiz de, mekanımız da deryadır mabedimiz derya üzredir


Kılıç ali paşaya derya üzerinde bir camii yaptırması ferman buyurulur ali paşa en büyük mimar Koca Sinana gider Tophanede inşaat yerinin beğenilmesiyle Kılıç Paşa, kadırgalarla Anadoludaki iri kayaları taşıtır Tophane denizi doldurulur. küçük bir ada olur ve Mimar Sinan kılıç ali paşa camiini tamamlar

Deryalar kudursa ve azgın dalgalar kubbenin tepesinden aşsa, yine bu mabed kıyamete kadar kalacaktır”

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.11.2018   #55
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

On sekizinci yüzyılda Osmanlı iç ve dış düşmanla mücâdele edmiş. 1789 Fransız ihtilâlinden etkilenmiştir

Sultan 3.Selim“Nizâm-ı Cedîd” adlı orduyu kurmuş askerî, mülkî, idârî, ticârî, ıslâhâtlar yapmış devleti yeniden canlandırmıştır

Rusya, Fransa ve İngiltere
Osmanlıyı istememiş 3. Selim in kurduğu Nizâm-ı Cedîd ordusunu istemeyen Yeniçeriler ile menfaatçi ve Osmanlıyı yıkmak isteyen hâinleri osmanlıya karşı kışkırtmıştır

Akkada yenilen Fransızlar İstanbulda âsîleri ayaklandırmış Haseki Halil Ağa parçalanarak öldürülmüş ve Kabakçı Mustafa isyânı başlamışdır

Kabakçı Mustafa isyanının lideri Kabakçı Mustafa yıllarca Balkanlar ve Rusya’da ihtilal eğitimi almış profesyonel bir ihtilalcidir

Kabakçı Mustafa isyanıyla Türk tarihinde ihtilaller devri başlamış Sultan 3. Selim Müslüman kanı dökmek istememiş ve yeniçeriler onu katledilmiştir

3. Selim Bu işlere sebep, benim hilmim ve yumuşak huyumdur” deyip Nizâm-ı Cedîd i kaldırmış Köse Mûsâ âsîlerle birleşip, Nizâm-ı Cedîd taraftârlarını katletmiştir.

Pâdişâhı istemiyoruz diyen âsî yeniçeriler, 29 Mayıs 1807’de Sultan 3. Selim i tahttan indirip, yerine Sultan 4. Mustafa yı geçirmişlerdir

3. Selim i tahttan indiren yeniçeriler
Bütün ilerleme ve yenilikleri durdurup. İsyancı Kabakçı Mustafa yı Hükûmetde nüfûz sâhibi etmiştir o da Temmuz 1808’de Boğaz’daki evinde öldürüldü

Kabakçı Mustafa isyanının bedeli ağır oldu Devlet, elli senesini kaybetti. Teknolojide, Batıya yetişilemedi

Kabakçı Mustafa isyanından sonrada
yeniliklere devam edildi. Batı Osmanlının ilmi ve teknik ilerlemesine mani olmak; ve zayıflatmak için tüm gücüyle çalıştı

Batının Osmanlıya gönderdiği sefirler, tüccarlar, bilgin ve ajanlar azınlıkları tahrik ederek, Osmanlıyı tarihten silmek istemişdir.

Batı Okumak, ilim irfan sahibi olmak için Avrupa’ya gönderilen Türk gençlerinin beyinlerini yıkamış bedeni Türk; fakat düşünüş ve anlayışı Avrupalı bir nesil yetişmiştir

Osmanlı Padişahları ve elitleri, örf ve âdetlerimizi muhafaza ederek, Batı’nın teknolojisini istiyordu. Fakat beyni yıkanmış Batı hayranları teknoloji değil, Batı’nın rezilliklerini getirdiler.


Sultan Abdülmecid zamanında, Rus işgaline karşı Lehistan’da, Avusturya baskısına karşı Macaristan’da ayaklanmalar olmuştur, fakat ruslar bu isyanları şiddetle bastırmıştır

Sultan Abdülmecid zamanında rus avusturya ve macaristana isyan edenler
Osmanlıya sığınmışdı Rusya, kaçakların iadesi için Osmanlıya baskı yapınca osmanlı mültecilerin verilmesini şu sözlerle reddetmiştir Benden iadeyi asla beklemeyin Ben, kendisine sığınanlardan bir tanesini vermemek için devletini feda eden Yıldırım Han’ın torunuyum. size yüzlerce kahramanı verip namusumu kirletir miyim


Sultan 1. Mahmûd İrana ordu gönderdiğinde, Mehmed Emin Tokâdî hz lerinin Mübârek gözleri kan çanağına dönmüştü. tefekkürle, namazını kıldı Elhamdülillah! Allahü teâlâ duâlarımı kabûl buyurdu. Mahmûd Han zafere ulaştı. Demiştir

Sultan 1. Mahmûd İran seferindeyken, Emin Tokâdî hz leri Sultan Mahmûd'dan çok ikrâm gördüm. ona duâ ederek zafere vesîle olduk. hakkını ödedik demiş ve o gün ve saati yazdırmıştır Sultan Mahmûd Allahın ihsanı ve evliyaların duasıyla zaferler kazanmış fetihlerle müjdelenmiştir

26 Şubat 1618 de babasının yerine tahta geçen amcası 1. Mustafa rahatsızlanınca tahtını şehit sultan genç Osmana bırakmıştır

sultân genç Osman’ın tahta çıkışıyla İran ile barış antlaşması imzâlanarak harbe son verilmişdir

sultân genç Osman zamanında
1620 de Halil Paşa kumandasındaki Osmanlı donanması Adriyatikte iki İtalya gemisini ele geçirmiş İtalya’ya asker çıkarmış Manfredonia limanını fethetmiştir.

donanma kumandanı Halil Paşa kazandığı zaferlerlerle şehit sultan genç osman ve şeyh Azîz Hüdâi hz lerinin hayır duâsını almıştır.


sultân genç Osman zamanında
Boğdan Voyvodası Gratiani Osmanlıya cephe alınca. İhânetinden dolayı görevinden azledilmiştir

sultân genç Osmana ihanet edince azledilen boğdan voyvodası Gratiani Lehistan’a sığınmış büyük destek görüp 60 bin kişilik bir kuvvetle Osmanlıya saldırmıştır

sultân genç Osman zamanında 60 bin kişi ile Osmanlıya saldıran boğdan ve lehistan kuvvetlerini Özi Beylerbeyi İskender Paşa imhâ etmiş. Düşmandan 120 top ile arabalar dolusu ganîmet ele geçirilmiştir

Boğdan Voyvodası Gratiani Osmanlıya İhânet edince şehit sultan genç osman onu azledmiştir Gratiani Lehistandan büyük destek görmüş 60 bin kişiyle Osmanlıya saldırmıdır Özi Beylerbeyi İskender Paşa onları Turla Nehrinde imhâ etti. Ve Düşmanın 120 top ile arabalar dolusu ganîmetini ele geçirmiştir Sultan Osman, Lehistan’ı fethedip Baltıklara çıkmak, için bir donanma kurmuş, Atlas Okyanusuna geçip Hıristiyanlığı çembere almak gâyesiyle 21 Mayıs 1621’de Cumâ namazınıdan sonra sefere çıkmış 1 Eylül 1621’de Hotin kalesini kuşatdı 35 günlük muhârebede kale düşmek üzere iken yeniçerilerin itâatsizliği ve devletteki geçimsizlikler, netîceye mâni oldu Nogay tatar beyi ve Kırım Hânlığı Lehistana akın edip ganîmet ele geçirdiler. kışın gelmesiyle Lehistan’la barış yapılarak geri dönüldü.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.11.2018   #56
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

Osmanlıda sancağı şerîfin açılması çok önemlidir ve sancakla çıkılan dönüşü yoktur.

2. Mahmut han zamanında yeniçerilerle savaş fetvası alınmıştır bu mücadele
Herkes tereddütteydi Abdurrahmân Harpûtî hazretleri din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın isteğiyse yeniçerileri yok ederiz. Değilse biz de din ile batıp gideriz, diyerek şüpheleri gidermiştir

2. Mahmut han zamanında Herkes tek bilek tek yürek olmuş inanç ve îmânla yeniçeri ocağı kaldırılmışdır

2. Mahmut hanın hocalarından
Kürd Hoca ünvânlı Abdurrahmân-ı Harpûtî hz leri Şam Emevîyye Câmiinde derslerde bulunmuş. Nakşibendiliğe girmiş Sâdık Erzincânî'den icâzet ve diploma almış 1851 de Üsküdar'da vefât edip Karacaahmetteki türbesine defnedilmişdir

1897 de Osmanlı-Yunan harbi zaferle bitince Sultan Abdülhamid Harpte yaralananları İstanbul Gümüşsuyu hastanesi ve kendi yaptırdığı Şişli Etfal hastanesinde tedavi ettirmiştir

Şişli Etfal hastanesini Sultan Abdülhamid yaptırmıştır

Sultan Abdülhamid şişli etfal hastanesini yaptırmış ve buradaki gazi ve yaralılarımızı Hergün ziyaret etmiştir

Sultan Abdülhamid’in marangozluğa merakı vardır. Yıldız Sarayında marangoz atelyesi vardır

Sultan Abdülhamid yorulduğu zaman dinlenmek için Yıldız Sarayındaki marangoz atölyesine gelir, ve sanat şaheseri ahşap eşyalar yapardı.

Sultan Abdülhamit şişlide yaptırdığı etfal hastanesindeki gazilerimizi her gün ziyaret ederdi usta ve mahir bir sanatkar olan sultan bir gün 150 tane baston ağacı kesip gazilerimizin 150 si ayaklarından yaralandı yürümek için bastona muhtaçtırlar. Diyerek kendi elleriyle baston yapıp gazilere hediye* edmiştir

Çorum isimi Çoğurum kelimesinden gelir. Çoğurum kelimesi ise bu bölgede yaşayan Rum’lardan gelmektedir.

Diyarbakır Bakır ülkesi demektir eski adı Amid veya Amed'dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut Amid'e Hamid demiştir.

Diyarbakırı yavuz han ve idris bitlisi fethetmiştir o zamanki adı amid ameddir

Elazığa 1862 de padişah olan sultan Abdulaziz’in uğruna Mamuretülaziz ismi verilmiştir. isim uzun bulunmuş Elaziz diye değişmiş 1937 de ise Elazığ olmuştur

Gaziantepin eski adı Ayıntab’dır. pınarın gözü demektir. Antep olarak değiştirilmiştir

Gaziantepe Gazi kelimesi Kurtuluş Savaşındaki destek ve başarısından dolayı verilmiştir.

Hatay şehrine ismini Atatürk vermiştir.

Yarı göçebe olan Hıtaylar Çin’in kuzeyini işgal edip buraya Hıtay demişlerdir. Atatürk, Hıtaylıların Antakyadan geldiğine inanıp bu şehre*Hatay ismini vermiştir.

Iğdır ismi Oğuz Han'ın altı oğlundan biri olan Deniz Han'ın en büyük oğlu İğdir Bey'den gelir.

İstanbul MÖ. 658 de Megara kralı Byzas tarafından kurulmuş şehre kurucusunun adı Bizantion adı verilmiştir.

Roma imparatoru Marcus Avrelius döneminde istanbul imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anılmıştır

Bizans İmparatoru Konstantin istanbulu yeniden kurunca buraya kendi adını Konstantin veya Konstanpolis” adını vermişdir

Araplar istanbula “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişdir. İstanbul*fethedilince Türkler buraya Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını vermiştir

Fatih sultan mehmet istanbulu fethedince Türkler buraya Müslüman şehir “İslambol” adını vermiştir daha
sonra İstanbul olarak değiştirilmişdir

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 24.11.2018   #57
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Question Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

Endülüs fatihi Tarık bin Ziyad, ispanyada on iki bin kişilik ordusuyla Kral Rodrik'in doksan bin kişilik ordusunu yenmiştir (711 Mayıs).

Tarık bin Ziyad, Endülüs'te fetih hareketlerini sürdürmüş başkenti ve tuleytula şehrini hıristiyanlardan almıştı

Tarık bin Ziyad endülüsü fethettikten sonra Hz. Süleyman a.s.'ın sofrasını ele geçirmişdir. Bu sofra yeşil zümrütten yapılmış, kenarları ve ayakları inci ve mercan, süslüydü. Üç yüz altmış ayağı vardı.

Tarık bin Ziyaddan sonra Kuzey Afrika valisi olan Nusayr da, Tarık'tan bir yıl sonra Endülüs'e girmiş; iki büyük komutanın gayretiyle Endülüs iki yılda fethedilmiştir

Endülüs fatihi Tarık b. Ziyad Cebel-i Tarık Boğazı'nı geçince esir yaşlı bir kadın şöyle demişti kocam galip komutandan bahsederdi komutanın sol omuzunda kıllı bir ben vardı diyince
Tarık elbisesini kaldırmış ve ben görülmüştür ve bu fetih müjdesi sayılmıştır

Tarık bin Ziyad ve Musa b. Nusayr ispanyaya ilerlerken, geniş bir arazide şu yazıyı gördüler Ey İsmailoğulları varacağınız son yer burasıdır. geri dönünüz kavga ve ihtilafa düşeceksiniz Diyince seferden geri dönülür.

Romalılar Endülüs'e girdiklerinde bir evle karşılaşırlar. Evin kilidi açılır ve.İçeride kırmızı sarıklı ve siyah atlı bir Arap resmi görürler üzerinde . Şu yazı vardır 'ev açıldığında, ülkeye girecekler.' İşte o sene Tarık bin Ziyad tarafından
Endülüs fethedilir

İmam Sadık ra 'ın vefatında can çekiştiği anda, ve son anlarında. İmam Gözleri ansızın açılır yakınlarımı toplayın' buyurur herkez toplanır İmamın son sözleri şu olur şefaatimiz namazına önem vermeyen kimselere asla nasip olmayacaktır' buyurur
Siz hala akıllanmayacakmısınız

Hazret-i İbrâhim as peygamber olunca putlara karşı çıkmış putların işe yaramaz taş, metal ve ağaç yığını olduklarını anlatmıştır.

Hazret-i İbrâhim in putlara karşı çıkmasına rağmen ona itiraz etmişlerdi
Hz İbrâhim ise kavminin vicdânını harekete geçirmek için tapınaktaki bütün putları kırmıştır

Hazret-i İbrâhim bütün putları kırmış
baltayı ise en büyüklerinin boynuna asmıştı kavmi Bunu ilahlarımıza kim yaptıysa o zâlimdir, dediler. Bir kısmı
sen mi yaptın ey İbrâhim diyince
İbrahim as Belki de şu büyükleri yapmıştır. Hadi sorun eğer konuşuyorsa buyurdu

Hazret-i İbrâhim putları kırınca onu
zâlimlikle suçladılar İbrâhim as onlara
Allâh'ı bırakıp da, size ne fayda ne zarar verebilene mi tapacaksınız buyurdu

Hazret-i İbrâhim putperest kavme
Size ve Allâh'ı bırakıp taptıklarınıza yuf olsun! akıllanmayacak mısınız? Buyurdu

Hz ibrahim in zalim kavmi Hz. İbrâhim'i yakmak için büyük bir ateş hazırladı eli kolu bağlı ateşe atılan İbrâhim as 'Bana Allâh yeter; o, ne güzel bir sahip' diyerek Allâh'a sığınıyordu.


Hz ibrahim ateşe atılınca Allahu teala
Ey ateş! İbrâhim için serin ve selâmet ol!' Buyurmuş Cenâb-ı Hak, ateşten yakıcılığı gidermişdir.

Ateşe atılan Hz. İbrahim kavmine 'Yuh size ve Allah'tan başka taptıklarınıza!' demekte, Siz akıllanmayacak mısınız?' diye sormaktadır...*

Siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?'*
Cenâb-ı Hakk akıl ve nimeti onun yolunda, rızâya muvâfık şekilde kullanmayı nasip eylesin. Âmîn...


Seyyid Muhammed emir sultan Buhara'da doğar. ilim meclislerine koşar. Okur, okutur, , Babasının Seyyid Emir Külâl hz lerinin vefatıyla Medine'ye yerleşir.

Seyyid Muhammed emir sultan
Alemlerin Efendisine komşu olmak için hacceder, Münevver Beldede ona yer sererler Ancak orası Seyyidlerindir denilince Seyyid sultan Ben Seyyidim diyerek şahitliğe dedesini gösterir ve
Mescid-i Nebi'ye mübarek kabre 'Esselamü âleyküm ya ceddi!' der. Kabirden mübarek bir ses duyulur 'Ve âleyküm selâm ya veledi

Seyyid Muhammed rüyasında Efendimiz'le, Hazret-i Ali'yi görür. Anadolu'ya gitmesi emredilir. Üç nurdan kandili takip edip kandillerin söndüğü yere yerleşir. Burası yemyeşil belde Bursadır halk ona Emir Sultan der


Yıldırım han Macarlar'la savaşmaktadır. kayıplar büyüktür. Yaralı çoktur Revirde genç. Ve mahir bir hekim sultanın Bâyezid hayret içinde hanımının nişanlıyken verdiği mendili görür ve genç kaybolur Niğbolu kalesinde Osmanlı zorlanmaktadır Yıldırım han ise kolay pes etmeyen bir cengaverdir âzimle yürür surlara ümidi yitmektedir işte o an kale fethedilir kalede Osmanlıyı buyur eden genç savaşta yıldırımın yarasını saran hekimin ta kendisi yani bursalı emir sultandır

Yıldırım hanın Fatıma adında takva sahibi bir kerimesi vardır. rüyasında Efendimiz'i görür. Ondan Muhammed Buhari ile evlenmesi istenir. kızcağız kimseye söyleyemez. Ertesi gün Server-i Kainat yine rüyasında şefaatim istiyorsan dinle buyuru Fatıma Sultan'ın talibi çoktur. Emir Sultan ise fakir ve garipti Ancak Sultan kararlıdır. ne olursa olsun Emir Sultan'la evlenecektir. Ve Emir Sultan yıldırım hana damat olur

Emir Sultan yıldırım hanın kızıyla evlenmek için dünür yollar saraya. Valide sultan dudak büker. Söyleyin kırk deve yükü altın getirsin, alsın kızımı diyince seyyid Emir Sultan Nilüfer çayına gider. çakılları göstererek 'Doldurun!' der, Deveciler gülerler ancak Muhammed Buhari Hz leri Valide Sultan'ın huzurundayken. Zemini kıpkızıl altınlar kaplar. Valide sultan korkar. Ve diyecek tek söz bulamaz 'Nasıl istiyorsan öyle olsun diyince
Emir Sultan yıldırım hana damat olur

Emir sultanın nikah haberine Yıldırım han çok bozulur kızım, benden habersiz nasıl evlenir?' der ve cezaya Süleyman Paşa'yı Bursa'ya yollar. Valide Sultan kızı ve damadına siper olur. büyük âlim Molla Fenari araya girer Süleyman paşa boyun büker, aylar sonra Bayezid Bursa'ya gelir Yıldırım esrarengiz birini görür ve sorar: yiğidim o maharet neydi diyince Emir Sultan Feth suresini okur. 'Allah'ın kuvvet ve yardımı, biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir' buyurur emir sultan Bayezida: Elinizi öpebilir miyim baba. Diyince yıldırım Hayır. Öpülecek el seninledir diyerek damat ve oğul
kucaklaşırlar.*

Yıldırım han Niğbolu zaferinde muhteşem bir mescid yaptırmak ister. Ulucami'nin arsasında yaşlı bir kadıncağız feryadı tutar tüm ücretlere rağmen arsasını satmaz Sultan Bayezid divanı toplar, çözüm arar. Kadılar "mal onundur isterse satmaz diyince Meclis çaresizlice dağılır Bayezidın damadı Emir Sultan'ı Mübarek tebessüm eder. "Acele etme!" "Bir gecede neler değişmez buyurur İhtiyar kadın rüyada mahşeri görür. dehşetli ve korkunçtur İnsanlar âlemlere rahmet Efendimize koşarlar. Şefaate kavuşur Kadıncağız ise, mecâlsizdir Emir Sultana "Herkes cennette "Ben bir başımayım diyince Mübarek sultan "Kurtulmak istiyor musun?"Öyleyse Sultanımızı üzme buyurur kadıncağız kendi ayağı ile gelir, ulu caminin yapımı için evini verir. Evinin ücretini ise bağışlar camiye.*

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 26.11.2018   #58
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

434 yılında, hun imparatoru Rua’nın ölümüyle yönetim, Rua’nın kardeşi Muncuk’un iki oğlu Bleda ve kardeşi Attilaya geçmiştir

Hun imparatoru Atillanın abisi bleda yaşça büyük olduğu için 10 yıl boyunca
Ülkeyi yönetmiş Attila ise savaşlara komutanlık etmiştir

Attilanın, Ağabeyi Bleda yönetimde başarısız olunca İmparator Attila, 445 te ağabeyi Bledayı öldürüp hun imparatoru olmuştur

Başbuğ Attilanın tek amacı Doğu ve Batı Romayı egemenlik altına almaktı.

Başbuğ Attila, Doğu Romayı egemenlik altına alınmıştı. Ve vergi ödetmiştir

Doğu Roma’nın Hunlara kirli oyunlar oynayınca Attila, Doğu Romaya karşı zafer kazanıp vergiyi iki katına çıkartmıştır

Doğu Roma, antlaşmaya uymayınca Attila, 441 de Doğu Roma’nın vergisini üç katına çıkartdı.

Doğu Roma, Hun kavimlerini isyana teşvik etti. Ticareti çiğnedi ve Başbuğ
Attila, Doğu Romaya hücum etti (447).

Attila, Doğu Roma seferinde Lüleburgaz, Flibe şehirlerini ele geçirdi. Doğu Roma barış isteyince Antolyos antlaşması imzalandı

Attila ile Doğu Roma arasında yapılan
Antolyos antlaşmasında doğu romanın
vergisi üç katına çıkartıldı savaş tazminatı ödetildi ve Tunanın güneyi Doğu Roma askerlerinden arındırıldı.

Attila, Batı Roma imparatorunun kızıyla evlendi (451) ve çeyiz olarak Batı Romanın yarısını istedi.

Başbuğ Attila yenilmezliğini tüm dünyaya kabul ettirmiştir

Attila ile Batı Roma ile savaşmış 200 bin kişilik bir ordusuyla Katalon ovasında ağır kayıplar verdi ancak Batı Romaya karşı büyük bir zafer kazandı

Attila yenilmez bir başkomutandı ve Doğu Romayı kendisine bağlamaktı.

452 yılında Romada Attilaya karşı
koyacak güç yoktu. Attila ve ordusu Alpleri aşarak İtalyanın kuzeyini fethederek Romaya kadar ilerledi.

Papa 2. Leo, Attilanın huzurunda diz çöktü ve Attilanın romanın tek hakimi olduğunu söyledi

Attila Doğu Romayı fethedince papa aman dilemiş romanın tek hakimi olduğunu itiraf etmiş ve Hristiyanlığın merkezi olan Romayı yıkmaması için yalvarmıştır

Attila Romaya kadar ilerlemiş papaya diz çöktürmüş Veba salgını nedeniyle ilerleyememiş vergiyi arttırarak geri dönmüştür

Papa ve dünyaya diz çöktüren Atilla
453 yılında şüpheli bir şekilde ölmüştür tarih Attilanın karısı tarafından zehirlendiğini ifade eder.

Attilanın 3 oğlu vardı. İlek, Dengizik, İrnek. Attilanın ölümüyle yönetime, en büyük oğlu İlek geçmiştir ve saltanat kavgası yaşanmıştır.


Hunlar iç karışıklıklarla kavimlere ayrılıp. Avrupanın alt yapısı oluşturuldu Atillanın oğlu İlek Nadao savaşında yenilgiye uğradı. iç karışıklık arttı. Almanların ataları Germenler, Hunlara isyan etti İlek Germenlerle girdiği mücadelede öldü.Yönetimi İlek’den alan Dengizik, imparatorluğu 14 yıl yönetti. başarılı olamadı. Hunlar zayıfladı Roma, ve Hunlardan ayrılan kavimler güçlendi Dengizik, Doğu Roma ile girdiği savaşta öldü. Bu ölüm Avrupa Hunlarının yıkılışıdır

Avrupa Hun İmparatoru Dengizikten sonra Hunlar zayıfladı, Hun kavimleri isyan ederek Hun düşmanı oldu Attilanın en küçük oğlu İrnek, Hun kabileleriyle Karadenizin kuzeyine çekildi. İmparatorluk yıkıldı Hun varlığı İrnek’den sonra Tingiz, Belkermek, Çuraş, Tarya tarafından yönetildi Avrupa Hunları yıkılınca Hunlar yokolmadı. Karadenizin kuzeyinde kabile halinde yaşadılar Bugün Avrupa’da, Kafkaslarda, Balkanlarda, Kırımda Türk izlerine rastlanır çünkü Hunlar yıkılınca Karadenizin kuzeyine Hazara Kafkaslara balkanlara yayılmış bir kısmıda Avarlara katılmışdır

Balkanlara yayılan Hunlar, Bulgaristanı oluşturmuşdur. Bulgar sözcüğü Türkçe olup Bulgamak Dağılmak, yayılmaktan gelir Karadenizin Kuzeyinde yaşayan Hunlar Karpat dağları ve çevresine ilerleyerek Macaristanı oluşturmuştur Macaristan ismi Hungary, Avrupa Hun mirasıdır Macaristanda Türk kültürünü görülür Gagağuz (Gökoğuz) lar Türk ve Attilanın torunudurlar Karadenizi terk etmeyen Hunlar ise Kırım Türklerinin atasıdır Hunlar Hazara dönmek için Kafkaslara çekilip Kafkaslarda asimile olsalarda varlıklarını uzun süre korudu

Mondrostan sonra Ermeniler zulme başladı. Mersin, Adana, Osmaniyede Fransızlarla hareket edip zalimlik yapdı Rumlar Yunanlılarla bir olup isyan ettiler ve Anadolu Direnişi başladı Kuvva-i Milliye ve Osmanlı silahını bırakmadı Çetecilere mukavemet edildi Karadenizde ikmal ve istihkam ağları oluşturuldu.Kazım Karabekir kurtuluş savaşına katıldı. Sivas Kongresinde Kurtuluş Savaşı'nın liderliğine Mustafa Kemal seçildi Kuvva-i Milliye oluşturuldu*Vahdettin han tarafından destek gördüler Meclis Ankarada TBMM yi ilan eddi (23 Nisan 1920)

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 27.11.2018   #59
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

Sevr İmzalanmıştır ancak ilk başta Paris Barış Konferansı kabul edilmemiş Osmanlı'ya karşı İşgal hareketi başlatılmış Sevr'in imzası zorunlu hale getirilmiştir İstanbul Hükümetinden Topçu Rıza Paşa itiraz edmiş Damat Ferit onu çirkin bir üslupla susturmuş Sultan Vahdettin ise antlaşmayı imzalamamış ve odayı terk etmiştir
Sevri Hükümet ve saltanat namına görevlendirilen Rıza Tevfik, Mehmet Hadi, Reşat Halis imzalamışlardır (10 Ağustos 1920) sevr Sonrasında Kurtuluş Savaşı başlamış ve sevrin uygulanmasına asla izin verilmemiştir

Yunanlar 15 Mayıs 1919'da izmiri işgal edip Batı Anadoluya yayılmışdır İstanbul hükümeti olaylara müdahele etmemiş Ankara Hükümeti Çerkez Ethem'in isyanıyla uğraşmıştır. derebeyi Çerkez Ethem, kuvvetlerini dağıtmamış kendisine Askeri/Siyasi ayrıcalık tanınınca Ankara Hükümeti aleyhinde faliyetlerde bulunmuştur bu durumdan
Faydalanmak isteyen Yunan işgal hareketlerine başlamıştır 1. İnönü Savaşında Türkler, Yunanı durdurmak için Eskişehirde savunmaya geçmiş Türk kuvvetleri, büyük bir başarıyla Yunanı durdurmuş ve Yunan çekilmek zorunda kalmıştır. bu büyük bir savaşın ilk çatışması olmuş. Yunan durdurulmuş, Ankara Hükümeti, ilk muharebeden yüz akıyla ayrılmıştır (10 Ocak 1921)

İnönü savaşları küçük bir muvaffakiyet gibi görünse de, yüzyıllardır geri çekilip garba boyun eğen bir milletin ben buradayım, ölmedim demesi,ve zafere olan inanç bakımından önemlidir. tükenmiş, savaşamayan, bir millet kurtuluş savaşıyla yeniden dirilmiş kötü algıları yıkmıştır 1. İnönü zaferinden sonra Yunanlar, taarruz hazırlığına girişip 2. İnönü Savaşında tekrar yenilip sayı ve donanımca az olan Türk Ordusuna yenilip hüsrana uğradılar. emir komuta İnönü'deydi de ancak istikbali Fevzi Çakmak olmuştur. Fevzi Çakmak, Yunana taarruz emri vermiş Yunanı hazırlıksız yakalamıştır Yunan kirli emellerine ulaşamamıştır

İnönü muharebelerinden sonra İtilafların türklere yaklaşımı değişmiş İngilizler tarafsızlık ilan edip İtalyanlar, Anadoludaki işgalin başarıya ulaşamayacağını anlayıp zaptettikleri topraklardan çekilmişdir Fransa Ankara Hükümetini tanıyınca TBMM resmen Osmanlının temsilcisi olmuş
İstanbul Hükümetine dayatılan Sevr'in bir anlamı kalmamışdır ve bundan sonraki tüm anlaşmalar Ankara hükümeti ile yapılacaktı bundan sonra
Lozan süreci başladı bu süreçte Savaş Tarihin en uzun meydan muharebesi. En büyük ihanet ve fedakarlıklar, yaşandı. 30 Ağustos ve Sakarya Türk Milleti için diriliş ve yükselişin başladığı yer oldu

İnönü savaşlarında netice alamayan Yunan son ve en kuvvetli darbesini vurmaya hazırlandı. Mustafa Kemal üniformasını giydi ordunun başına geçti. Mücadele amansız, ve çetindi cephede savaşan askerlerin %10'u firar etti ancak zafer, zafere inananlarındı ve cephesini terk etmeyen 100 Bin Türk Askeri, zaferi kanıyla satın aldı (13 Eylül 1921).Yunan Ordusu, Sakaryada . Anadolunun Türklerin olduğunu çok iyi çok iyi anladı Türk Milleti yenilmezdi
Sakarya'da bir millet, istikbalini kanla yazdı Yunan Ordusu kaybetmenin ne demek olduğunu anladı. Ellerini kollarını sallayarak geldikleri Anadoluda, 5 asır önce yedikleri silleyi hatırladılar püskürtüldüler düşman vatan topraklarından kovulmuştu

İtilaf Devletleri Anadolu'ya ayak basmanın bedelini 18 Mart'ta Çanakkale'de ödediler itilafçılar bu sefer ateş çemberine Yunan'ı sürdüler Yunan ordusunun tamamı Anadolu'ya gönderildi Büyük Taarruz'dan önce Yunanistan'da ki asker sayıları 75 Bin, Anadolu'da ki asker sayıları 225 Bin di.
Düşmanı Anadolu'dan kovmak için taarruz hazırlığı Kıt imkanlarla bir yılda tamamlandı ve Mustafa Kemal'in komuta ettiği Türk Ordusu Anadolu işgalini bertaraf edmek için Mustafa Kemal'in komuta ettiği Türk Ordusu, sayıca az ve yetersizdi savaş taktikleriyle düşmanı cepheden söktüler Büyük taarruz bir dönüm noktasıydı Asırlardır kendini savunan Anadolu, ilk kez taarruz ediyordu. Amaç düşmana hücum ve yok edmekti Anadolu yeniden fethediliyordu.


Fars kaynaklarında Türk ifadesi, Güçlü, Kuvvetli Çin kaynaklarında ise Migfer anlamına gelir.

Çin Kaynaklarında Türkler"T'u-kü-e" Türklerin yaşadığı coğrafya ise miğfer olarak tanımlanır oysa çinin hayalgücü dahi Türk ismini tanımlayamaz

Türkleri çinliler tanımlayamaz Çin dili Türk ismini telafuz dahi edemez çinde Türk kelimesi, telafuz edilebilecek en zor kelimedir.

Türkçe açık ve net bir dildir. Türk kelimesi Türemek fiilinden gelir Türkçe edebi bir dildir

Türklerde güneşin doğduğu yön kutsaldır dönük kabul ederler Güneşe en yakın olan ise en öndeki liderdir

Türkçe'de TÜR hecesi Yaratılmışlıktır Türk ifadesindeki -ük eki Yaratılandır TÜRÜK Tür Yaratılmış anlamı taşır türk Milleti ,ve "Toplumu Allahu Teala tarafından yaratılmıştır

Türklük bir kan bağı, Bodun ise siyasi bağdır türk Toplumları ülkeler ve insanlarını kendi isimleriyle anarlardı

Türkler tarihte coğrafyayı bodunlarını ifade ederken Türük Türk ismini kullanmıştır bu aile ve kan bağını ifade eder Soydaş, Halk, Millet, Irk anlamına gelir.*

Hristiyan Türkler bizim din kardeşimiz değiller ancak kan kardeşimizdirler ve hasretle Türk Dünyasını ümit ediyorlar

Türkler her zaman bir bütün, olarak kalamamış doyum içgüdüsü ve bazen gafletle sürüden kopmuş bazı türk kavimleri asimile olup dil kimliklerini ve benliklerini unutmuşlardır

Türkler geniş sahalara, uzak coğrafyalara yayılıp tüm dünyayı hayrete düşürmüşlerdir

Türkler Çin, Arap, Mısır ve Romada iz bıraktılar bazen yaşadıkları milletleri benimsediler ancak hiç bir zaman topraklarından vazgeçmediler

Türkler yeryüzünü vatan saydı sıradışı yaşam ve bakış açılarıyla tüm dünyaya ne kadar akıllı ve üstün olduklarını anladdılar*

Türkler, asyada başlayan ve Orta-Kuzey asyaya yayılan tarih serüvenlerine kutlu Hun Devleti ile başladılar

aşiret ve bozkır insanı olan türkler
Hunların yıkılması ile kut liderinden yoksun kaldılar ancak lidersiz ve tek başlarına istikbal aradılar

Türkler atları, hayvanları ve evlatları için ot ve su bulmak için tüm coğrafyaları tecrübe ettiler. bir kısmı Çin'e sığındı bir kısmı güneşin battığı yön Ötükende ata yurtlarında kalmışlardı.*

Çin'e sığınanlar türkler asimile oldular. Ötüken'dekiler Göktürkleri kurdular.


Batıya göçen türkler denizde bir gemi gibi dalgaların, rüzgarların uğuruna güvenip. Geniş coğrafyalara yayıldılar sayısız beylik ve devlet kurdular.

Bugün Afganistan, Hindistan, İran ve Çinde bozkırda at sürmüş ama dil ve kültürünü yaşayamadığı için asimile olup atalarını hatırlamayan Türkler yaşar


20 asırlık bir süreçte yani Mö.ve ms da afet ve savaşlarla yerküre ve insanlık tarihi şekillenmiş türkler yerküreyi paylaşımış türk milletleri kültürleri dilleri Coğrafyada din ve maneviyat gibi hisler bırakmıştır

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.11.2018   #60
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.424
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mesajlarım ve iletilerim

10. Asırda Batı Hristiyanlığı benimserken Orta Doğu da İslam'ın en parlak dönemi yaşanıyordu.

10. Asırda Türkler ortadoğunun en önemli aktörlerüydü kutlu bir lider arıyor, lider arıyor parçalar halinde yaşıyor, en iyi bildikleri şey olan savaşı meslek haline getiriyorlardı.

Türkler ortadoğuda 10. Asırda tüm coğrafyaya hakim olan inanç İslam ile tanıştılar ve çok sevdiler.

İslamın en büyük emiri Allah için savaşmak yani cihaddır

Türkler savaşsız yapamazdı bozkır akınları ve yağmanın yerini cihat alınca savaşmak için yüce bir sebepleri vardı

Oğuz Yabguluğu, Karahanlılar ve Gazneliler müslümanlığı benimseyip içlerine işlemişlerdir

Selçuklu Devleti kurulunca hakim güç olmuş ve Türkleri tek bir bayrak altında toplamışdır

Selçukluların muvaffakiyet ve zafer kazanıp dünyaya galebe çalmalarının tek sebebi İslamdır

Türkler islamı seçince dünyada yegane güç oldular. Karahanlılar ilk türk islam devletidir

Gök Tanrı İnancının ortadan kalkması ve İslam'ın seçilmesi ile tek vücut olan Türkler yeniden dil-din-coğrafya-iktidar birliğine kavuştular.

Güney-Doğu Hazar Türkleri islamı seçmiş. Ancak batı Hazarda yüzlerce yıl yaşayan Kuman, Kıpçak, Uz ve Peçenekler islama uzak kalmışdır.

Germen, Slav ve Avrupalı barbarlar l kalabalıklaşınca, Kuzey Karadenize yayılmışlardır güçlerini kaybeden Doğu Avrupa Türkleri parçalara bölünüp oba-oymak düzeniyle yaşamışlardır

Roma, Türklerin savaşçılığından istifade edmiş, Türklere lejyonerlik yaptırmış ve türkler en iyi bildikleri savaşçılık sayesinde hayatta kalmışdır

Doğu Avrupa Türkleri 11. Yüzyılda Türk birliğinden kopmuş Anadolu-Hazar Ortadoğu Türkleri İslamı seçrken Batı Avrupa Türkleri romada lejyonerlik yapıp asimile olmuşlardır

misyonerliğe maruz kalmadan, yaşadığı toplumdan etkilenen Kuman-Kıpçak Uz-Peçenek Türkleri, Hristiyanlığı benimsemişdir.

Roma Ordusunun en önemli savaş stratejisti ve Diyojen'in sağ kolu bir Türk'tü (Tarkal).

malazgirt savaşının kazanılmasını sağlayan saf değiştirip Türklere katılan Peçenek-Uz türkleri hiristiyandırlar

malazgirtte iki Türk kavmi olan uz türkleri ile selçuklular birbirine kavuşmuş ve destansı bir zafer kazanılmıştır


Malazgirtte hıristiyan olan peçenek ve uz türkleri müslüman olan soydaşları selçuklularla birleşip Dünya Tarihini değiştirmişlerdir

Türklerin tarihi 20 asırlık bir serüvendir ancak Orta Asya'da sürüden ayrılanlar Çin, Afganistan, Hindistan gibi ülkelere katılıp asimile olmuşlardır

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları