Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSlami KonuLar > IMAN > Allah'a Iman

Bir Sevdadir Sana Inanmak


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Allah'a Iman - kategorisi altındaki Bir Sevdadir Sana Inanmak isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 13.06.2013   #1
Üye
eBRaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 73
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.604
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: eBRaR is an unknown quantity at this point
Standart Bir Sevdadir Sana Inanmak

VAR’A ‘yok’ demekle, nesi değişir ki ‘var’ın? Varsın (c.c.)’ım varsın! Diller yok diyorsa yalan, kalplerde senin adın yazılı... Canlar Seninle yaşıyor... Eller, sen istersen tutabilir, dizler de öyle...
Alâim-i Semâ senin.

Gökkuşağında renkler Seni gösteriyor, ‘ressam’ yok dese dert midir? Şarkılarda ismin geçmese ne gam? Sesler seni söylüyor. Senin besteni şakıyor bülbüller!

Gül gülümsüyorsa senin güzelliğinden...

Rahmetinin katresidir yağmur, bahçeler hep senin.

En şefkatli sensin (c.c.)’ım. Çünki sensin anneleri yaratan...

En kudretli sensin (c.c.)’ım Çünki sensin dağları dik tutan...

Çocukların pamukçacık ellerinde, çimenlerin yeşermelerinde, sevdâlıların sıcacık yüreklerinde ‘apaçık’ sen ‘saklısın’...

Sana ‘yok’ diyeni ‘yok’tan ‘var’ eden de sensin.

Bolluklar mükâfatın, kıtlıklar ikazın... Ferahlıklar, sıkıntılarımıza teselli, üzüntüler seni hatırlamamız için...

O kadar varsın ki...

Varlığının heybeti karşısında başımız dönüyor, tıpkı dünya gibi...

Sensiz yaşanmıyor...

Milyonlarca yıldır, milyarlarca hayat ve her hayat sahibine her an taptaze nefesler veren nasıl ‘yok’ olur, nasıl ‘yaşamaz’?



Hayatı veren sensin. Hayat da, hayatım da senin. Kendini bilmeyen seni tanımamış; kim neylesin?

Anlamayı, bir adıma karşılık bin adımla koşuşturan sensin.

‘İnanılan’ da sensin ‘inandıran’ da...

‘Var’ daha ‘yok’ iken ‘var’ olan da sensin.

Her zaman her yerde ‘var’ olan da!

Sevgin zerre eksilse üzerimizden ve bir an çevrilse bakışların, tutuşur yanarız...

Asırlar bir ince perde, mekân bildiğimiz, ayak bastığımız, paylaşamadığımız dünya bir durak...

Bir hak verdin... Akıl, duygu, dudak verdin, söyleyeceğiz...

Kaderimizi kendimize ‘yazdıran’ da sensin.

Yarattın, yaşatıyorsun, dirilişimiz vaadin...

Sen vaadinden dönmeyensin, senindir sonsuzluk!

‘Küçükler’ Senden uzaklaştıkça küçüldüler, ‘büyükler’ sana yaklaştıkça büyüdüler.

Yûnus balığın karnında, Yûsuf zindanda senin kölendi. Hürriyet sendeydi, sen Rabbimizsin...

Serinlik Sendendi, İbrahim’i ateşin yakışından kurtaran... Mûsa’yı Firavun’un sarayında büyüten sendin.

Sendin hem yetim, hem öksüz Muhammed’i (asm) Mirâc’a çıkaran...

Yûsuf Züleyha’yı senin için reddetti...

O, her şeyi!

(c.c.)ım:

Rüzgârdan, ışıktan, lisandan, insandan deliller gönderdin.. Her oluş, her tükeniş işâretindi!

Peygamberlerin, nizâmını anlatan yazının satırbaşlarıydı, kelimelerindi velilerin: dostların, senin imla işaretlerin...



Geylânî seni söyledi, Rabbanî seni, Mevlânâ sana çağırdı, Gazâlî sana. Bediüzzaman’ın “çağına ve sonrasına” seni anlatan sözü binlerce sayfa sürdü...

“Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur” dedi Necip Fazıl, Sen çileyi mutluluk yapansın.

Varsın (c.c.)’ım varsın...

Hilekârsa bilim, edepsizse edebiyat, sahteyse san’at,gerçeğini; amacını kaybetmişse ‘yok’ diyorsa desin!

Küçük kitaplar ‘yok’ yazsa?

Kâinat ‘var’ yazan koca kitap!

Yazan sensin, okutan sensin.

Selâm sana sevgili.

“Bir nakışta bin nakşı nakşeden nakkaş...”

Atomundan galaksisine, zerresinden küresine, yarattığın ne varsa, hepsi içimde dönüyor... Dalgalanıyor denizlerin damarlarımda, buğulanıyor gökyüzü gözlerimde, rüyalar içindeyim, çiçekler içinde, güneşler açıyorum... Bir küçük kâinatım!

İnsanım ve inanıyorum sana.

Kundaktan kefene, beşikten musallaya ve oradan ‘asıl hayata’ uzanan rahmetine... Şelâlelerde çağıldayan, mercanlarda parıldayan güzelliğine... Toprak kokan mahsuller, kovanlar, peteklerce ikram ikram üstüne bereketine... Kan kırmızı karanfillerden, gözbebeklerine kadar, binbir çeşit ve rengârenk sanatına inanıyorum...

‘Yok’a inanmak ‘yok!’

Şüphesiz inanılacak yalnız sensin.

Sebepler! Size söylüyorum, sizi sebep gösterenlerde suç, Sevgilim ‘ol’der ve ‘olur’...

(c.c.)ım...

Bir sevdâdır sana inanmak...

Gurbette âniden kavuşmaktır!

Her şeyimi sen verdin, her şeyim senin.

Seni sana lâyık anlatamadım affet! Kelimem yetmedi! İşte (c.c.)’ım bu kulunun bütün söyleyebildiği bu kadar.

Ben bu kadarım...

Şükür ki sen bu kadar değilsin!

Alıntı





Click the image to open in full size.

Ey Rabbim! Şüphesiz; Ben, senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki…
eBRaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ben Sana Sığındım Rabbim.... KıLıNÇ iSlami SiirLer 3 08.04.2013 14:28
EY NEFSIM ! Sana yaziklar olsun... SıLa Serbest Kürsü 0 04.04.2013 12:19
Ashab-ı Güzin'in Faziletleri Hakkında Hadisler Kütub-u Sitte SıLa Kutubi Sitte 0 20.02.2013 12:30
İslam Alimleri - GAZÂLÎ SıLa iSlam Alimleri 1 18.12.2012 09:35
Selâm Sana NazLı Nebî Dursun Ali ERZİNCANLI YuReK Naatlar [sav] adına yazılan ŞiirLer 0 30.11.2012 15:37


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları