Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSlami KonuLar > IMAN > Allah'a Iman

Sevginin Sonsuz Kaynağı EL-VEDUD


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Allah'a Iman - kategorisi altındaki Sevginin Sonsuz Kaynağı EL-VEDUD isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 20.03.2013   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Sevginin Sonsuz Kaynağı EL-VEDUD

Click the image to open in full size.
Çok seven ve çok sevilen ,kendisi mutlak olduğu gibi sevgisi de mutlak olan,kendisi sonsuz olduğu gibi sevgisi de sonsuz olan,kendisi kusursuz olduğu gibi sevgisi de kusursuz olan,kendisi benzersiz olduğu gibi sevgisi de benzersiz olan,severse sevindiren,sevindirirse de sevdiren,merhamet edince seven,sevdikçe de merhamet eden.Ey Vedud olan Allah’ım!,Sen kulu kuldan önce seversin ve Sen sevince o şey var olur,biz ise var olanı severiz.Sen hem seven, hem sevilensin.Ey sevginin sonsuz kaynağı Allahım!Vedud ismini seçtiğin için sana sonsuz şükürler olsun .Ya bizi Kahhar sıfatınla terbiye etseydin ne yapardık; hiçbir şey diyemezdik ve itiraz da edemezdik;neden kahrınla terbiye ediyorsun diyemediğimiz gibi bunu hak ediyor muyuz da diyemezdik.Hamdolsun,şükürler olsun ki çok sevensin çok sevilensin ve Vedud olansın.
Ey Vedud olan Allah’ım!Sen sevince bağışlıyor,bağışlayınca da seviyorsun..O halde bize tevbe etmeyi, mağfiret dilemeyi ve Sana yönelip affına sığınmayı nasip et.
‘’O, çok bağışlayandır(Ğafurdur), çok sevendir(Veduddur)’’
(Buruc,14)
Ey Vedud olan Allahım!Sevgin merhametinin,merhametin ise sevginin sebebidir.Ğafur olman için mağfura ,sevgin için sevene ihtiyacın yok;sevgine hiçbir sebep bulunmadığı gibi kimsenin sevgisine de ihtiyacın yok.
“Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir(Rahimdir), çok sevendir(Veduddur).”
(Hud,90)
Önce istiğfar ve bağışlanma , sonrasında O’na yönelip tevbe etmek…İstiğfar yanlıştan vazgeçmek tevbe ise iyiye,doğruya yönelmek,istiğfar işin yarısı , tevbe de diğer yarısı olup,her halukarda tevbe için istiğfar etmek gerek.
Tevbe ile Allah(c.c), kişiye hoş görülü davranıp suçunu tebliğ eder fakat cezalandırmaz,ya da suçun en küçüğünü bağışlar ve diğer suçları için cezalandırır,yada mağfiret edip Ğafur sıfatıyla işlediği suçu yüzüne vurmaz ve hiç işlememiş gibi bütün suçunu bağışlar.
Yarabbi! İşlediğimiz günahları bağışla, yüzümüzü vurma ve onları hiç işlememişiz gibi bize davran,Ğafur sıfatınla bize hep muamele et.Sana sığındık,sana güvendik ve Sana yöneldik,fağfirli zunubi(günahlarımızı bağışla).Zira Sen günahları bağışlayan tek mercisin.Sen Rahimsin,Vedudsun.Zira merhametli olduğun için Vedudsun ve Rahmetin için Rahim sıfatın gerekli olduğu gibi sevgin içinde Vedud sıfatın gerekli.
‘’İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi(Vudde) koyacaktır.’’
(Meryem 96)
Vedud Olan Allah bu sıfatının gereği salih amel(salihatlar) işleyenlerin mükafatı olarak kalplerine bir sevgi koyacak ve o sevgi öyle bir sevgi ki Vedud olan Allah’tan kulun kalbine yol bulup akan bir sevgi.O sevgi ile severiz ibadetleri ve insanlar ve o sevgi harcandıkça büyür…büyür…ve tüm kainatı kaplar ve karşılık verir bu sevginin sahibine;çünkü kendisine verilen bu sevginin sahibi karşılık bekler,kendisine verilmesini istediği sevginin kimseye verilmesini istemez.O, bilir ki kendisine verilecek sevginin başkasına verilmesinin ardından rolünün de başkasına verilip şirk koşulacağını;bu yüzden Allah’ın sevgisini Allah’a vermek gerekir.Bu da ancak;Allah’ın kalplere ekeceği bir habbe yani tohum ile mümkündür.Bu tohum vahyin suyuyla sulandığında binlerce iman ağacına dönüşecek ve böylelikle yürek tarlalarına ekilen sevgi tohumunun meyveleri kula habip vasfını kazandırıp,Vedud olana doğru muhabbetini artıracak.Allah Vedud sıfatının sevgisiyle yeryüzünü aydınlatır,kul ise Habib vasfıyla bu sevgiye karşılık verir.
‘’…Allah, size imanı sevdirmiş(Habbebe) ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; ve hakikati inkar etmeyi, günah işlemeyi ve (güzel olan şeylere) karşı çıkmayı size çirkin gösterdi. İşte bunlar, doğru yolda bulunanlardır.’’
(Hucurat,7)
Allah imanı sevdirirse;iman kalplerinizi süsler ve bu süsler kalbinizde bir cazibe oluşturur,işte bu cazibeye kelebek misali salihat ibadetler üşüşürler ve ‘benide benide ‘derler;sonrasında işlediğin bu salihatlar insanlara doğru bir cazibe merkezi olmanı sağlar ve artık fısktan ,isyandan ve küfürden hoşlanmaz ve kişi günah işlemeyi sevmediği gibi artık onu yalnız bıraksan da günah işlemez olur.
Bütün sevgilerin tek merkezi kalptir.Kalp insanın gönül sarayıdır; sultanı ise sevgidir.İnsanın sarayı sevgi,muhabbeti ise güzelliktir.Güzellik ise kalbin meftun olduğu şeydir.Bir yerde güzellik varsa orada mutlaka bir cazibe vardır.Bu yüzden arılar çiçeğe çiçeğin poleni için gelmez,onun güzellik cazibesine kapıldığı için gelir.Vedud olan Allah çiçeklere bir güzellik cazibesi vermiştir ve bizler içinde’’ eğer arılar gibi güzelliğin cazibesine kapılırsanız mükafatınız da polen olur’’ mesajını da içine saklamıştır..Allah Vedud sıfatı gereği kalplere bir sevgi yerleştirdiği gibi eşyaya verdiği bir güzellik ile ona bir cazibe kazandırıp sevginin merkezi haline getirir.İşte sizler de çiçek gibi sevginin merkezi olursanız binlerce arı ürettiğiniz polenden faydalanmak için etrafınızda uçuşup dururlar ve kalbinizin sevgisini kazanmak için yarışıp dururlar.Zira kalbin sevgisi sınırsızdır,çünkü yere göğe sığmayan Allah’ın sevgisini içine alır.Kalp Allah’ı ne kadar çok severse o kadar çok büyür.Zira kalp büyük olanı sevdiği için büyür ve kalbi büyütmenin yolu en büyük olan Allah’ı sevmekle mümkündür.
En büyük sevginin sahibi olan Allah ‘beni çok sevmenizi istiyorum ve sevgimi başkasına vermeyin’ der.Bu yüzden Allah Vedud sıfatını zatına beğenmiş ve bize de O’nu sevecek bir yetenek vermiştir.
Kalp Allah’ı severse orası mabet olur,mescid olur ve orada nefisler Rabbine kulluk eder ta ki razı olununcaya kadar.Nefsin yaptığı ibadetler çoğaldıkça kalp incelir ,incelir yufka gibi yumuşacık olur.Zira kalbini, Allah’ın sevgisine mabet etmek, kalbe yapılan en büyük ikramdır.
Biz biliriz ki her maddenin var olduğu elementlerin atomdan meydana geldiğini ve her atomun merkezinde bir çekirdek ve bir proton olduğunu ve onların etrafında sürekli hareket eden elektronların bulunduğunu;bu yüzdendir her varlık hareket halindedir.Atom çekirdeğinin etrafındaki elektronlar hareket etmediği zaman madde fizyon olur ve içine çöker;Bu yüzden bütün varlıklar var olmak için sürekli hareket halindedirler.Zira var olmak için hareket halinde olmak gerekir.Atom çekirdeği,etrafında dönen elektronları bir çekim gücüyle kendine doğru çekerek dengeyi sağlar ki; bütün maddelerin hareketlerinin sebebi de çekim gücüdür.İşte bu çekim gücünün sebebi bir cazibe olup;bu cazibenin sebebi ise sevgidir.İşte bütün bunlar Vedud olanın tüm eşyaya koyduğu cazibe kokulu sevgilerdir.Böylelikle sebepler sıralanır birbiri ardınca…Cazibe çekim gücüne sebep ,sevgi cazibeye sebep,sevgiye de Vedud sıfatı sebep olur.İşte böylelikle her sevginin olduğu yerde mutlaka bir hareket vardır diyebiliriz.Zira sevmek sevdiğine doğru hareket etmektir.Allah Vedud sıfatıyla tecelli etmeseydi hareket olmazdı , eşya içine çökerdi, hayat hareketsiz ve ruhsuz kalırdı.
Sebepler bir türlü durmaz;çünkü her şey hareket halinde olup; insan amelinin sebebi de insanın iradesidir ve irade olmadığı zaman amel de olmaz.İradeyi de harekete geçiren şey yine cazibedir ve böylece cazibe iradeyi hareket etmeye ve eyleme geçirmeye sebep olur;işte bütün bu amellere sebep olan irade,iradeyi harekete geçiren cazibe,cazibeyi tahrik eden ise Vedud olandır.Sevgi kalbin iradesi olup irade ise aklın sevgisidir.Bu yüzden irade güçlü olursa akıl daha çok Allah’ı sever.Bu yüzden sevgisiz bir yürek iradesiz bir yürek gibidir;o halde kalbinizin irade etmesini istiyorsanız kalbinize sevmeyi öğretin.Çünkü kalbinin iradesi olmayıp sevgisiz olanın kalbi harap olmuştur ve sevgisi nefrete dönüşmüştür.
Ve böylelikle en büyük cazibeye kapılan Allah’ı bulandır sözümüz sertacımız olur.Allah’ı bulan O’nun sevgisine nail olandır.Çünkü Allah büyüktür;O hep önce sevendir ve O hep önce razı olandır.O hep sevdikçe de sevilmek ister ve razı oldukça da razı olunmak ister.
‘’Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.’’
(Maide,54)
Tabi ki Halık mahluktan önce geldiği için,O’nun sevgisi de hep önce gelir.Çünkü O baştan beri Vedud olandır,insan yokken de O Vedud idi.
Allah’ın rızası da bir sevgi olup;o da hep önce gelir.
‘’Ey mutmain nefis, O, senden, sen de O'ndan razı olarak Rabbine dön!’’
(Fecr,27-28)
‘’Rableri katında onların mükâfatı, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat Rablerine derin saygı duyanlara mahsustur.’’
(Beyine,8)
Allah’ı hep önce sevmek ve sevgisini başkasına vermemek gerekir.Zira ya Vedud olan Allah ‘Sadece beni sevin ‘’deseydi ne yapardık ve hiçbir şeyi sevmeden nasıl yaşayabilirdik?Yüce Rahman yarattığı kulunun neye ihtiyacı olduğunu bildiği için iyilikleri ve Rasulünü de sevmemizi istiyor.
Henüz iman etmemiş,fakat Hz.Peygambere her türlü yardım ve desteği vermiş;Hz.Peygamber’in amcası Ebu Talib hakkında nazil olan ayeti kerimede;
‘’Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.’’
(Kasas,56)
Hidayete ermemiş birinin de sevilebileceği;fakat bu sevginin sadece fıtrattaki iyilikler için sarf edilebileceği vurgulanmaktadır.Bu yüzden fıtrattaki iyilikleri sevmek onu yaratanı sevmek gibidir.Allah’ı Allah gibi ,müminleri mümin gibi,iman etmeyenlerin ise fıtratındaki iyiliklerini sevmek gerekir.Aksi taktirde Allah sevgisinin bir başkasına verilmesi zamanla rolünün de o kişiye verilmesi sonucunu doğurur ki;bu da şirkin zeminini hazırlar.
‘’ İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir….’’
(Bakara,165)
Allah’ı Allah gibi sevemeyen ve bu sevgiyi bir başkasına veren Allah’a şirk koştuğu gibi sevginin terbiyesinden de mahrum kalır.Zira sevginin terbiyesinde;Sevginin zirvesine Allah konulur ve konulan bu sevgi kul için bir iltifata dönüşür;kul bu iltifatla yücelir ve değerini artırır.Zira sevgimizi terbiye etmezsek sevgiye zehir katıp zehirlenmiş oluruz.
Sevgi terbiyesi,korku terbiyesi ve ümit terbiyesi;Allah üzerinde birleşmesi gerekir;aksi taktirde bu üç terbiye bir şeyin üzerinde birleşmişse o şey şirk olur.
Sevgi terbiyesinin zirvesi Allah sevgidir,Allah sevgisi ise Allah’ın fiilleri,esması ve zatı olan üç halini sevmekle gerçekleşir.Fillerinin sevgisi, yuhyi ve yumit yani verince de ve alınca da sevginin gösterilmesi anlamına gelir ki;bu da hamdin bir göstergesidir.Sevgi terbiyesinden yoksun olan;
‘’İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der. Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, “Rabbim beni aşağıladı” der.’’
(Fecr,15-16)
Halbu ki mümin Allah’ı,Allah kendisine rızkı verince de,alınca da seven kişidir.Hamd işte o zaman gelir;zira hamdin gerçekleşmesi için Allah’ın razı olması gerekir.
Hz.Ali’’Ben senin Allah olduğunu her istediğimi vermemenden anladım’’ sözünden Allah’ın kişiye her istediğini vermesi halinde verdiği şey kişinin başına bela olabilir.Bu yüzden belaya çırpınmamak gerekir.’’Allah’ım her istediğimi vermediğin için sana şükürler olsun,beni bana bırakma,istediğim şeyler ,hakkımda hayırlı ise bana ver,değilse verme.Zira Sen seversen sevdirirsin,sevdirirsen sevindirirsin’’duaları ibadetlerimizi süslemeli.
Allah’ın esmalarından sadece Cemal(Güzel) sıfatını değil,Celal(haşmetli) sıfatını da sevmemiz gerekir.Nitekim Allah cemal sıfatıyla insanları Davut gibi sultan,Celal sıfatıyla, Zekeriya ve Yahya gibi kurban ederek, varlık ve yokluk sınavıyla sınav eder.Zira Hz.Davut’a varlıkların verilmesi O’nun sınavında başarılı olduğunu göstermediği gibi;Hz.Zekeriya ‘nın kurban edilmesi de O’nun sınavında başarısız olduğunu göstermez.Asıl sınavımız içinde bulunduğunuz andır. İçinde bulunduğumuz o anda Davut ve Süleyman gibi olursanız varlığa sabreder ve Zekeriya gibi olursanız yokluğa sabredersiniz
Allah’ın zatını sevmek ise kişinin kemal noktasıdır ve zatı seven için Allah’ın hangi sıfatının tecelli etmesi önemli değil.Yeter ki kul verilenlere razı olup,Allah da ona şahit olsun.
‘’Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.’’
(Hadid,23)
Yunus derki;
Ne varlığa sevinirim.
Ne yokluğa yerinirim.
Aşkın ile avunurum.
Bana seni gerek seni.’

Çok seven ve çok sevilen ,kendisi mutlak olduğu gibi sevgisi de mutlak olan,kendisi sonsuz olduğu gibi sevgisi de sonsuz olan,kendisi kusursuz olduğu gibi sevgisi de kusursuz olan,kendisi benzersiz olduğu gibi sevgisi de benzersiz olan,severse sevindiren,sevindirirse de sevdiren,merhamet edince seven,sevdikçe de merhamet eden.Ey Vedud olan Allah’ım!,Sen kulu kuldan önce seversin,Sen ise sevince o şey var olur,biz ise var olanı severiz.Sen hem seven, hem sevilensin.Ey sevginin sonsuz kaynağı Allahım!Vedud ismini seçtiğin için sana sonsuz şükürler olsun .Ya bizi Kahhar sıfatınla terbiye etseydin ne yapardık; hiçbir şey diyemezdik ve itiraz da edemezdik;neden kahrınla terbiye ediyorsun diyemediğimiz gibi bunu hak ediyor muyuz da diyemezdik.Hamdolsun,şükürler olsun ki çok sevensin çok sevilensin ve Vedud olansın.





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
'Sevginin özü' Muhammedî (SAS) Muhabbet YuReK Serbest Kürsü 0 07.03.2013 12:13
Ey Bağışlaması Ve ihsanı Sonsuz Olan Allah’ım SıLa Kendi Dualarınız - Tavsiyeleriniz 0 07.03.2013 09:44
Sevginin DiLi Su` DostLuk-Sevgi-aSka Dair 0 13.02.2013 16:22
Çeşitli Nükteler SıLa Güzel ve Anlamlı Sözler 0 09.01.2013 10:09
Aşk Kaynağım Ruhum,Ruhumun Kaynağı Rabbime....... HiCReT SiirLer 0 19.12.2012 18:42


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları