Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSlami KonuLar > Dini Konular

Bir Müslüman'ın Müsamaha Ölçüsü Ne Olmalıdır?


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Dini Konular - kategorisi altındaki Bir Müslüman'ın Müsamaha Ölçüsü Ne Olmalıdır? isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 08.03.2013   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Post Bir Müslüman'ın Müsamaha Ölçüsü Ne Olmalıdır?

Bir Müslüman'ın Müsamaha Ölçüsü Ne Olmalıdır?


Müsamaha bir Müslüman sıfatıdır Her Müslüman bu sıfatla muttasıf olmalıdır Müsamaha gönülleri yumuşatıcı bir unsurdur; hakikatları kabul ettirme de ancak onunla olur Maamafih, müsamaha ne kadar güzel bir haslet olursa olsun, ifrata-tefrite düşülmeden dengeli ve belli bir ölçü içinde olmalıdır

ALLAH Rasûlü kendi şahsına yapılan her türlü bed muameleye karşı alabildiğine müsamahalı davranırdı Ancak bir başkasının hakkı veya dinin esaslarına saldırı söz konusu olduğunda, kükremiş arslanlara döner ve o hak yerine gelinceye veya o bela defedilinceye kadar da yerinde duramazdı

Uhud'ta emri dinleme nezaketini tam kavrayamamış ve geçici dahi olsa bir bozguna sebep olmuş sahabiye karşı tek kelime söylememiş ve kat'iyyen sert davranmamıştı yakasına sarılıp hak isteyene, tebessümle mukabelede bulunup ve yanındakilere, "buna hakkını verin," demişti ki; bunlar O'nun müsamaha ikliminin genişliğini ispat etmesi bakımından, ibretle seyredilmesi gereken tablolar arasından sadece bir-iki misâldir Mekke fethinde ilan ettiği umumî af ise, bugünün insanının henüz hayâl edemeyeceği kadar derin ve baş döndürücüdür Evet, ALLAH Rasûlü'nün müsamahası bu kadar geniştir

İffeti gökteki melekleri dahi gıptaya sevk edecek kadar temiz ve pâk olan anamız evet, binlerce yüzbinlerce anayı uğruna feda edeceğimiz ve bastığı toprağı gözümüze sürme diye çekeceğimiz anamız Hz Aişe'ye, iftira atan ve o muallâ dâmene çamur sıçratanlar arasında, kandırılmış Müslümanlar da vardı Bunlardan biri de Hassan b Sâbit'ti ALLAH Rasûlü'nün bu mübarek şairi nasılsa bir münafık tarafından iğfal edilmiş, kandırılmış ve O da onların sözüne inanarak iftira şebekesinin arasına girmişti Daha sonra âyet nazil olup da; anamızın iffeti vahiyle tesbit edilince bunlara iftira sopası (Haddi kazif) tatbik edildi Ve aradan seneler geçti Hassan b Sabit iyice yaşlanmış ve gözleri görmez hâle gelmişti Hz Aişe validemizin yanında methiye okuyordu Orada bulunanlar arasında Hz Aişe'nin yeğeni Urve de vardı Hâdiseyi bildiği için de Hassan b Sabit'e karşı içinde gizli bir nefret taşıyor ve teyzesine çıkışıyordu: "Ne diye bu adamı huzuruna kabul edip dinliyorsun?" Ve anamız cevap veriyordu: "Sus Ya Urve! Ben ALLAH Rasûlü'nün O'na duâda bulunup: "Ya Rabbi O'nu Ruhu'l-Kudüs ile teyit et" dediğini duydum"

Bu şebekeye girenlerden biri de Mistah'dı Halbuki Hz Ebu Bekir O'nun bakım ve görümünü üzerine almış ve o aileye her türlü yardımını aralıksız sürdürüyordu İftira hâdisesine onun da ismi karışınca, Hz Ebu Bekir, bir daha asla Mistah'a yardım etmeyeceğini söyledi Canı iyice yanmıştı Fakat derhal gökten bir mesaj geldi Âyet şöyle diyordu: "İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, ALLAH (cc) yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar, feragat göstersinler ALLAH'ın (cc) sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? ALLAH (cc) Gafûr'dur, Rahîmdir" (Nur/22)

O yeminle Mistah'a bir daha yardım etmeyeceğini söyleyen insan, bu hitap karşısında derhal dediğinden vaz geçiyor; yemin keffaretini ödüyor ve sanki hiçbir şey olmamış gibi Mistah'ı himayeye devam ediyor

Bunlar, şahsa karşı yapılan en çirkin muamelelere karşı bir mü'minin verdiği müsamaha örnekleridir Hakikaten çok zor olan böyle bir imtihanı onlar en muvaffak bir şekilde atlatmışlardır Ve hakkı neşir vazifesini omuzlayan insanlara onlarda nice ibretler ve dersler vardır

Günümüzün davâ adamları da kalblerinin yumuşaklığı ile vicdanlara girip hakikatı anlatacak ve kalbleri fethedeceklerdir Huşûnet, sertlik ve kabalık hiç bir devirde faydalı olmadığı gibi günümüzde de faydalı olacağı düşünülemez Müsamahanın sıcak iklimi ise, nice buzdan dağlar eritmiştir ALLAH Resûlünü öldürmek için yola çıkan nice düşman, O'nun müsamahası ile hayat bulmuş, İslâm'a girmiş ve ALLAH Rasûlü'nün en sadık dostu olmuştur Ömer'i dize getiren ALLAH Rasûlü'nün bu müsamahası değil midir? Ya Halid'i bitirip tüketen ve gönlündeki karanlıkları gideren bütün bunlar Efendimiz (sav) in müsamaha dünyasından esip gelen aydınlık tûfanı değil midir?

Zaten Cenab-ı Hakk (cc) da kendi dinini neşredenlerden bunu talep etmekte ve bunu istemektedir O, Firavunun hidayete gelmeyeceğini ezelî ilminde bildiği halde Hz Musa ve Harun'u (as) ona gönderirken, Firavuna karşı yumuşak bir dil kullanmalarını emretmekte ve "Ona tatlı dille konuşun Belki o aklını başına alır veya korkar" (Tâhâ/44) demektedir

Evet, biz bize karşı bağnazca, fanatikçe ve küfür hesabına mürteciyane hareket edenlere, müsâmahalı, esnek ve bir mümine yakışır mürüvvet edebini takınarak mukabele etmek zorundayız Kurân'ın bize öğrettiği ahlâk anlayışı böyle olmamızı gerektirmektedir "Onlar (mü'minler) ki, boş bir şeyle karşılaştıklarında oradan vakarla geçip giderler" (Furkan/72)

Bir mü'minin ferdî plânda daima göz önünde bulundurması gereken düstur Rabb'imizin şu ifadeleri olmalıdır: "Eğer affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız bilin ki ALLAH (cc) Gafûrdur, Rahîmdir" (Teğâbûn/14)

Cenab-ı Hakk'ı (cc) kendisine karşı Gafûr ve Rahîm bulmak isteyen, O'nun bu ahlâkıyla ahlâklanmalı ve müsamahayı, karakterinin ayrılmaz bir parçası kılmalıdır

Müsâmahalı insan, hayatın her safhasında daima kazanır ve hiçbir zaman kaybetmez Bugününü yaşarken aynı zamanda yarın olmak, ancak müsamahalı insanlara mahsus bir ilâhî mevhibe ve hikmet buududur buna mazhar olanlar da geleceğin dünyasının biricik mirasçılarıdırlar

Fethullah Gülen[/

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kurban kesmede zenginliğin ölçüsü eSiLa İslamda Kurban ve Hükümleri 0 01.03.2013 15:12
Âhirete bakan göz ve güzel görmenin ölçüsü HiCReT Dini Konular 0 18.01.2013 11:51
Dinimizin müzik dinleme konusundaki ölçüsü nedir? SıLa Soru Ve Cevaplar 0 16.01.2013 10:17
İslami Gerçekci Yaşayan Bir Müslüman'ın Hayat Duruşu eFe Dini Konular 1 12.12.2012 19:40


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları