Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSlami KonuLar > Dini Konular

Hz Muaviye ve Yezide Lanet Edilirmi ?


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Dini Konular - kategorisi altındaki Hz Muaviye ve Yezide Lanet Edilirmi ? isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 21.03.2013   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Hz Muaviye ve Yezide Lanet Edilirmi ?

Yemen'in San'a şehrinde doğmuş abdullah bin sebe adlı bir yahudiyi, çocukluğundan yetiştirdiler, yalandan müslüman yaptılar. Ve melun emellerine hizmet ettirdiler.

Bu emel kısaca şuydu: İslamiyet'i parçalamak, devletini yıkmak. Usul aynı usuldü, hıristiyanlığa yaptıkları gibi. İslamiyet'i öyle bir tetkik etti ki, ilmiyle sahabelerden bazılarını bile aldattı. Hz. Osman(r.a)'ın 12 yıllık halifeliğinin sonlarına doğru, fitne ve fesatlar pek çok artmıştı. Yüzlerce olay uydurulmuş veya maksada göre değiştirilmişti. Amaç İslamiyet'i söndürmek. Eğer kardeş kanı dökülürse fitnenin önüne geçmek mümkün değildi.abdullah bin sebe'nin maksadına uygun şekilde yönlendirdiği asiler, Hz. Osman (r.a)'ın evini bastılar ve onu Kur'an-ı Kerim okurken şehit ettiler. Hz Osman (r.a)'ın katilleri ebediyete kadar bulunmamalıydı ki, kan davası o zaman asırlar boyu sürüp giderdi. Müslümanlar içinde tutulan taraflara göre tefrikayı devam ettirirdi. abdullah bin sebe, Hz. Osman(r.a)'ın katliyle öyle bir fitne kapısı açıldı ki, kıyamete kadar kapanmaz diyebilecekti.(Ahmet Cemil Akıncı, Hz. Ali) Hz. Ali (k.v)’nin şehid edilmesi olayıda esasen Hz. Osman(r.a)’ın şehid edilmesiyle patlak veren ve İslam tarihinde ilk büyük fitne olarak nitelenen gelişmelerin ikinci halkasıdır. Günümüze kadar yankıları devam eden bu gelişmeler 1400 küsur yıllık bir zaman içinde büyüyerek, bir ictimai yara halini almıştır.

Devlet başkanı , isyancılar tarafından katledilmiş. Hava gergin, haliyle devlet otoritesi zayıflamış. Ve isyancıların etkinlikleri hala sürüyor. Duruma onlar hakim, başka bir ifade ile, Medine başsız kalmış her şeye asiler el koymuş, nefisler ve duygular bedenlere hakim olmuş. Bu durumda HALİFELİK/ DEVLET BAŞKANLIĞI ateşten gömlek gibiydi. Hiç kimse olmak istemedi. Hz. ALİ(k.v)'nin Halifeliği nasıl kabul ettiğini araştırın. Burada anlatmak uzun sürer.

O sırada Muaviye şam valisidir. Hz.Osman(r.a) aynı kabileye emevi kabilesine mensuptu. Şam'a Hz. Osman(r.a) kanlı gömleği ve eşinin kesilen parmaklarını şam'ın en büyük camiinde teşhir ettirmişti. Hz. Osman(r.a)'ı Hz. Ali(k.v)'nin öldürttüğünü söylediği yalanı bile vardı. Hz. Ali(k.v)'nin, Hz.Osman(r.a) katli olayına kesin karışmadığı anlaşılınca bu sefer muaviye başka fikir ortaya attı.

"Madem ki Ali öyle değildir. Katilleri teslim alsın ve cezalarını versin. O zaman ben de Ali'nin halifeliğini kabul ederim. Hani ya?"

Ama durumlar hiç te öyle değildi. Hz Ali(k.v) Hz. Osman(r.a)'ın katillerine kısas uygulayacağını söyledi. Bunun üzerine sayısı 3000'e varan asker konumunda ki bir topluluk, hep birden mızraklarını kaldırarak ayağa kalktılar ve " Biz hepimiz Osman'ın katiliyiz, kim kısas uygulamak istiyorsa hepimize uygulasın" diye açıkca bağırdılar.Muaviyenin gönderdiği elçiler de bu durumu görmüşler ve kendisine bildirmişlerdi. Hz Ali(k.v) bu durum karşısında katillerin bulunmasını zamana bırakılması ve kendi içlerinde çözülmesinin daha iyi olacağını söylerken muaviye hemen cezalandırılmalarını istiyordu. Fakat Muaviye, Hz.Ali(k.v) gibi biliyordu ki, o keşmekeş içinde asla katiller ele geçemezdi. Fitne başladığı sırada bir kaç kere Medine'ye gelmiş, alınacak tedbirler üzerine konuşmuştu. Durumu herkesten iyi görmüş ve olacakları anlamıştı. Toplu ceza taraflısıydı.Hz.Ali(k.v) bunu reddetti. Eğer 3000 asi öldürülürse, fitne yatışmaz, aksine büyürdü. Kan davası umumileşir, hilafet makamına çevrilirdi kinler.

Başka bir nokta, Muaviye’nin Hz.Ali’ye bir vali olarak biat etmeyip isyan etmesi onun haksızlığına yetmiştir. Ve hakem olayında ise hile ile muaviyenin halife seçilmesi de başka bir muammadır.

İmamı Azam Ebu Hanife’nin şu görüşüde bizim için önemli bir düstur olmalıdır. İmam-ı Züfer(ö.158/774); Ebu
Hanife’ye Hz. Ali(k.v),Muaviye ve sıffın harbi sorulduğunda o’nun şöyle cevap verdiğini naklediyor.
“ALLAH’u Teala huzuruna çıktığımda beni benim sorumluluklarım içinde olan şeylerden hesabı çekilecek, yoksa onların işlerinden değil!” Bu cevabı verirkende Bakara suresi 134. Ayetine dikkat çekmişti. Orada, “Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların yaptıkları kendilerinin, sizin yaptıklarınız da sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz!” buyuruluyordu.

Nihayet… evet nihayet…

Her iman ve vicdan sahibi insanın başını utancından öne eğdirecek, ızdırap ve acıdan alnından terler boşandıracak olan ve kalpler dağlayan facia günü geldi. O kerbela gününde Hz Hüseyin(r.a)yanındaki 72 kişi ile birlikte şehid edildi.
Nitekim, Peygamberimiz mükerreren haber vermiştir ki;”Benim al-i beytim, benden sonra katle ve belaya ve nefye maruz kalacaktır.”(ibn-i ace,sünen,fiten,34)

İmam-ı Rabbani, Mektubatında ki, bir mektubunda şöyle yazıyor: “Şüphesiz ki yezid, saadetten ve ALLAH’ın rızasından yoksun kalmış(şekavet sahibi) en çirkin günahları işlemiş kişilerdendir. Ona lanet edilmesinden sakınılması sadece Ehl-i Sünnet’in “hiç kimseye lanet edilmemesi” prensibinden dolayıdır. Kafir bile olsa belli bir kişiye lanet etmede acele edilmemeli. Ancak ebu leheb ve karası gibi kafir olarak öldükleri Kur’an nassı ile kesin olarak bilinenler hariç. Ama bu yezid lanete layık değil demek değildir. Çünkü ALLAH’u Teala şöyle buyurmuştur.” ALLAH’a ve Onun Peygamberine eza edenlere, hem dünya hem de ahirette, ALLAH lanet etmiştir.” (Ahzab, 57) Mektubat-ı Rabbani,c1.s 251

Sözün özü şudur ki, yezid en çok nefret edilen insanlardandır. ALLAH’ın lütfundan yoksun kalmasından dolayı, bu günahkar asi adamın işlediği cinayetler bu ümmete içinde daha önce hiç kimse tarafından işlenmemiş cinayetlerdir.(en-nedvi,a.g.e,s271)
Çünkü kerbela faciası tüm Müslümanları ebediyen üzüntüye gark etmiş, bu zulmü işleyenleri de ebediyen rezil kılarak son bulmuştur.

Ama şimdi ne yapmalı?
Müslüman ne düşünmeli,
Nasıl içsel tavır almalı…?

İslam tarihinin hüzün dolu sahifelerini teşkil eden bu olay bugün müslümaların münakaşalara dalarak parçalanmalarına değil, bilakis birleşip düşünmelerine, duygusallığı ve şahsi çıkarları bir tarafa bırakarak ve mezheb meşrepleri’de hoş görerek tabii meşreplerin hiçbir suretle ilahi ahkama ters düşmemesi gerekir. Kucaklaşmalarına, kendilerini sömürmekte olan şirk, nifak, küfür odaklarına karşı müşterek mücadele etmelerine vesile olmalıdır. Hele bilhassa ihtilaf ve düşmalığa yol açmamalıdır.


(Ekrem Sağıroğlu, Hz.Ali)





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dinin emri zamanla değişmez HiCReT Dini Konular 0 18.12.2012 13:55


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları