Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSlami KonuLar > Dini Konular

İbni Teymiyye , Abdülaziz Bayındır ve Şefaat


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Dini Konular - kategorisi altındaki İbni Teymiyye , Abdülaziz Bayındır ve Şefaat isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 05.05.2013   #1
Üye
ahmed nazif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: May 2013
Üye Numarası: 248
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 8
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: ahmed nazif is an unknown quantity at this point
Standart İbni Teymiyye , Abdülaziz Bayındır ve Şefaat

Selefi akımın ilham kaynağı olan İbni Teymiyye'nin bu meseleye yaklaşımı Kur'an ayetleri , Selefin itikadı ve sahih hadisler çerçevesinde olurken Abdülaziz Bayındır konuyla ilgili Buhari Müslim hadisinin çelişkiler ihtiva ettiğini ve delil alınmayacağını savunmuştur..Günümüzde , Sahih hadisi ne zaman kabul ve ne zaman reddedeceğini kestirmemiz imkansız olan bir kısım yorumcular kendi görüşü doğrultusundaki hadisleri kabul ederkengörüşleriyle çelişen hadisleri Kur'an'a arz yöntemiyle inkar etmektedirler.Gerçekte tabi olunan şeyin hadis mi yoksa akla hoş gelen görüş mü olduğunun ayrımını yapmak zordur.Onların akıllarına doğan ilim güneşi sanki daha önce hep cahili bulutlar ardında gizlenmiş ve başkasına ikram etmekten kıskandığı aydınlığın hepsini bu bir kaç seçkin talihlinin zihnine boca etmiştir. İbni Teymiyye -her ne kadar bazı görüşleri şiddetle eleştirilse de-hadisçi , hafız , selefin görüşüne bağlı bir allame olarak işine gelmediği,beğenmediği,aklına yatıştıramadığı için hadisleri reddedecek hafiflikte bir alim değildir .
Gelelim konuya;

1..”Şefaat Ya Resulullah demek
Şefaat konusunda Bayındır hoca şöyle diyor:

Mahşer yerinde şefaat olmayacaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Öyle bir günden çekinin ki, o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmez, kimseden şefaat kabul edilmez, kimseden fidye alınmaz ve kimseye yardım edilmez.” (Bakara 2/48)
“İyiler tabii ki, nimetlere kavuşacaklardır. Günahkârlar ise alevli ateşte olacaklar, hesap verme günü oraya girip kızaracaklar, oranın dışında kalamayacaklardır.
Hesap verme günü nedir nereden bileceksin!.. Gerçekten sen nereden bileceksin hesap verme gününün ne olduğunu!.. O gün, kimsenin kimse için bir şey yapamayacağı gündür. O gün bütün yetki Allah’ındır.” (İnfitâr 82/13-19)
....Ebû Hureyre’nin bildirdiğine göre “Kabilenin en yakınlarını uyar” (Şuara, 26/214) ayeti inince Allah’ın elçisi şöyle bir konuşma yapmıştı:
“Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi kurtarmaya bakın; Allah’ın yanında size bir faydam olmaz. Ey Abdumenaf oğulları! Allah’ın yanında size faydam olmaz. (Amcam) Abdulmuttalib oğlu Abbâs! Allah’ın yanında sana faydam olmaz. (Halam) Safiyye! Allah’ın yanında sana faydam olmaz. Ey kızım Fatma! Benim malımdan dilediğini iste. Ama Allah’ın yanında sana faydam olmaz.” dedi.” (Buhârî, Vesâyâ, 11)
Bütün bunlar varken bir müslüman nasıl olur da “Şefaat ya Resulellah” diyebilir. Ahirette Resulullah’a “Ey Allah’ın Resulü beni yalnız bırakma; benim işimi gör” diyeceğine inananın beklentisi nedir? Allah’tan kaçıp Peygambere sığınmak, onun kendini Allah’tan daha iyi tanıyacağına ve Allah’tan daha merhametli, olduğuna ve onu Allah’tan kurtarmaya gücünün yettiğine inanmak değil midir? Bu inanç Peygamberi, Allah’ın yanında güçlü bir tanrı saymak değil midir? Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Darda kalmış kişi yardım istediği za­man onun yar­dımına kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi yeryüzü­nün hâkimleri yapıyor? Allah ile be­raber başka bir tanrı mı var? Bilginizi ne ka­dar az kullanıyor­sunuz.” (Neml 27/62)
Yazının tam hali:suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/akaid-arastirmalari/sefaata-inanmak.html

Özetle Şefaat Ya Resulullah diyen için yazıdan çıkarılabilecek sonuçlar:
a)Mahşer yerinde şefaat olmayacaktır. "Şefaat Ya Resulullah" diyen ise Allah'tan kaçıp peygambere sığınmıştır.Böyle bir inanç Peygamberi Tanrılaştırmak ;hatta Allah'tan daha güçlü bir Tanrı haline dönüştürmeye kapı açabilir.
b)Linkteki soru sahibi şefaat konusunda ümmetin belli bir geleneksel görüşünün olduğu kendisi ve Bayındır hoca gibi düşünenlerin sayılarının nadirattan olduğu ancak 6.5 milyar içinde 10 milyon olabileceği ve geri kalanların hepsinin şirke bulaşmış müşrikler olmasını kabulde zorlandığını ve bu müşkilin hallini istediğinde Bayındır Hoca ise sayılara takılıp kalmaktan ziyade kendi doğruları üzerinde kafa yorduğunu şu cümlesiyle hissettiriyor:
"Onlar cehennemde yanacaksa ben de yanayım diyenlere söylenecek söz yoktur. Ama akıllı kişi kendini kurtarmak için elinden geleni yapar"..
Şimdi meseleye biraz daha odaklanalım: Cehennemde yanacak olan onlar kim ?Mutezile ve Hariciler ve bir kaç seçkin kişi hariç geri kalanın tümü mü?İnsaf ile tekrar düşünelim. Bir alim en doğru bilgi bendedir diyebilir..İçtihad eder .Diğerleri yanıldı der v.s.Kişiye kendi fikri daha sevimli gelir..Buraya kadar normaldir..Anlamadığım şey ben doğruyum ama diğerleri sadece yanlış tarafta değil aynı zamanda şirke batmıştır iddiasına girilmesi..Bu müsamahasızlık doğrusu insana Haricilik radikalliğini hatırlatıyor.Haricilik müsamahasız bedevi kültüründe türemiş , çöl şartlarının amansızlığı ile bilenmiş , bedeviliğin hırçın, muhakemesiz sinesinde dal budak sarmış ve sonunda Resulullah'ın damadı Hz.Ali'nin karşısına dikilmekle imanlarını ispat etme arayışı içine girmiş bir kısım talihsizlerdir.. En önemli özellikleri kendi görüşlerinde olamayanların hepsini tekfir etmeleriydi..Hatta tekfir konusunda o kadar acımasız idilerki bir Harici kolu diğer harici kolunu dahi tekfir etmekten geri durmazdı.Bu toptan tekfirci ve müsamahasız damar ümmet içinde süregelen , haricilikten tevarüs edilmiş bozuk bir gendir..Bazılarınca Hariciliğin günümüzdeki geri yansıması olarak görülen Vehhabiler dahi hadis sahih olunca onu kabul ederken(Hariciler Hadisi kabul etmez çünkü onlara göre hadisin ravisi olan Ashab işledikleri bir kısım günahlarla küfre girmiştir ) ,Tv programlarında aralıksız Kütub-u Sitte hadislerini okuyarak hadise bağlılıklarını gösterirken , tek yanlışı kendinden önceki ilmi birikime ve alimlerin genel kanaatine , icmaya tabi olmak olan bir ehl-i sünnet bireyinin şirke girmiş olmakla nitelenmesi yakışık alır tarafı yoktur..Oysa "Bence hadis Buhari Müslim hadisi olsa bile ihticaca elverişli değil ve bu hadisi delil alıp Kuran ayetinin hükmüne sırt dönmek olmaz" denilse böyle sorun olmayacak..Ve söz ancak söyleyeni bağlayacak..İşin içine böyle şirk gibi , Peygamberi Tanrılaştırmak gibi ağır ithamlar girince sansasyon ve ilgi çekme şüphesini uyandırıyor..
2.İbni Teymiyye ve Şefaat:
Bazı çevrelerin bildiği ve bazı çevrelerin de dezenformasyon yaptığının aksine
Şehülislam şefaati inkar etmemiştir.
Ona göre de şefaat haktır.Bayındır Hoca'nın reddettiği kıyamet günü şefaatini/hadisini de kabul eder...Belki bazı ayrıntılarda farklı düşünmüş ve bu düşünceleri kabul görmemiştir , esnek olunabilecek yerde esneklik göstermemiştir ama konunun ana hatlarında belki meselenin yüzde 90 ınde Ehl-i sünnetle aynı çizgidedir :
a) Bu ümmetin öncü ve önderleri ile onların yolundan giden “Ehl-i Sünnet” bağlılarına gelince bunlar gerek Peygamberimizin ümmetinin bazı büyük günahkârlarına şefaat edeceğine, gerek bunun dışındaki şefaat yetkisine ve gerekse diğer bazı peygamber ve meleklerin şefaat edeceklerine inanırlar.Öte yandan Buhari'nin bildirdiğine göre Kıyamet günü, insanlar Hz. Adem'den başlayarak sırası ile Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa (selâm üzerlerine olsun) gibi en seçkin peygamberlerden şefaat dileğinde bulunup da talepleri reddedildikten sonra önceki ve sonraki tüm günahlarının peşinen affedildiği bildirilen Peygamberimize baş vuracaklardır. Hadisin devamını bizzat Peygamberimizden (salât ve selâm üzerine olsun) dinleyelim:- “Bunun üzerine Rabbimin huzuruna giderim. Onu görür görmez secdeye kapanır ve O'na şu anda dile getiremeyeceğim övgülerle hamdederim. O anda bana şöyle buyurur; “Ey Muhammed, başını secdeden kaldır ve söyle, ne söylersen dinlenecektir. Dile, ne dilersen verilecektir. Şefaatçi ol, şefaatçiliğin kabul edilecektir.” Rabb'imin bu sözleri sona erince kendisine “Ya Rabbi, senden ümmetimin bağışlanmasını istiyorum” diyeceğim. Bunun üzerine Allah, ümmetimin oluşturduğu kalabalık arasından hudutlarla çizerek belirlediği bir kesim ayırır, ben de onları cennete koyarım.” (Buhari, kitab, Tevhid, bab, Allah'ın “Lima halaktu” H. 7410; Müslim, K. İman, bab, En alt seviyedeki cennetlik kimsenin yeri, H. 191 Ahmed, el-Müsned, c. 3, s. 144)Hadisin Bayındır Hoca'nın çelişkilerle dolu olmakla damgaladığı hadis olduğunun altını çizelim.Ayrıca Kıyamet günü şefaati diye de belirttiğine dikkat edelim..(iktidaus-sıratil mustakim Muhalefetu Ashabil cahim)
Talebesi İbnül Kayyım El Cevziye:....İşte yaratılmışların en yüce tabakasını bunlar oluşturmaktadır. Kıyamet gününde insanlara şefaat etme hususu bunlar arasında dönüp dolaşır, neticede onu en sonuncuları ve en faziletlilerine tevdi ederler.(Tarikul Hicreteyn)
Nitekim Hârici ve Mu'tezile mezhepleri, büyük günah işleyenlerin şefaat vasıtasıyla cehennemden çıkacaklarına delâlet eden mütevâtir nasları inkâr etmişler ve bu nasları yalan ve uydurma kabul etmişlerdir. Onlar şöyle derler:
"Bir defa cehenneme girmiş bir kimsenin, şefaat veya başka bir yolla oradan çıkması mümkün değildir."
Şefaat hakkındaki naslar onları şaşkına çevirip, sünnet ehli ve İslâm'ın büyük imamları her yönden onlara bağırıp, reddiye oklarını onlara yöneltince; onlar şefaati sadece sevabın artması ile yorumlayıp, cehennemden çıkma hususunda yine onu nefyettiler. Böylece onlar, kesin olarak mütevâtir olan bir sünneti reddederek; ümmetin ağızlarında çiğnenen bir et parçası ve ümmetin fırkaları arasında bir ayıp unsuru oldular.
Zira şefaat hususu, şüphe ve tartışmayı kabul etmeyecek kadar ümmet katında açıktır. Ümmet katında şefaat, Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından haber verildiği kesin olarak bilinen hesaba çekilme ve sırat köprüsünden farksızdır. Bu farklı görüşlere sahip olanların bu duruma gelmelerinin sebebi, hiç şüphe yok ki Rasûlüllah'ın getirdiklerinden çok uzak ve yabancı olmalarıdır. Onlar, Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)'ın mirasçıları değillerdir.(Tarikul Hicreteyn)
İbni Teymiyye :...İnsanlar kıyamet gününde, Rasulullah'dan (s.a.v.) ve diğer nebilerden şefaat (talep edecek) isteyeceklerdir. Allah (c.c)'ın Rasulü (s.a.v) şefaat edicilerin efendisidir. Onun kendisine mahsus şefaatları vardır. (kulluk risalesi)
Örnekler çoğaltılabilir.İbni Teymiyye'nin ehli sünnetten ayrıldığı yer ise (bu noktada Bayındır Hocayla beraberler) ölülerden şefaat istenmesidir.Şefaat Ya Resulallah sözü onun indinde de makbul değildir..Bunun haricinde yaşayanların şefaatini ve vesileliğini kabul eder.Kıyamet günü şefaatini de kabul eder.
b)Daha da ilginci ise Selefiliği bir kademe daha yukarı taşıyan ve şu konuda en katı tutumu göstermesi beklenen Muhammed bin Abdülvehhab'ın şefaate bakışıdır:
..Kur'an-ı Kerim, müşriklerin zannettikleri şekilde bir şefaat anlayışını reddediyor. Haşr Günü Rasulullah (s.a.v.)'ın dahi hemen şefaat edemeyeceğini, ancak Allah'ın huzuruna gelerek secdeye kapanıp O'na hamd ettikten sonra kendisine izin verilmesi sonucu şefaat edebileceğini haber veriyor.Rasululluh (s.a.v.)'a :"Kaldır başını! İste, istediğin verilir, şefaat et, şefaatin kabul edilir." denilecek.(Buhari Tevhid:19. 34. 36, Müslim İman: 322. 327. İbn Mace Zühd: 37.Tirmizi Kıyame: 15.) (Tevhid-Muhammed bin Abdülvehhab)
Nazarımda Muhammed bin Abdülvehhab örnek alınabilecek ve faydalanılacak bir ilme sahip değildir.Onun sözünü burda en marjinal fikirlerin , en zahiri çerçevenin sınırlarını tayin etmede zikrettim..Bu duruma göre geriye söylenecek son söz kalıyor: Konunun mütehassısları! makamındaki Vehhabiliğin , ibni Teymiyye'nin , İbni Abdülvehhab'ın bile kabul ettiği Haşr günündeki şefaati reddederek ; Haricilerle ve Mutezileyle beraber tarihin karanlık zihnine gömülen görüşleri mezarlığından hortlatmaya gerek yoktur.


Konu eFe tarafından (05.05.2013 Saat 14:19 ) değiştirilmiştir.
ahmed nazif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.05.2013   #2
Derdin Ne ise Davan O'Dur
eFe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 3
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 3.906
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute
Standart Cübbeli Ahmet Hoca - Bâtıl Abdülaziz Bayındır'a Reddiye






Click the image to open in full size.
eFe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.05.2013   #3
Üye
ahmed nazif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: May 2013
Üye Numarası: 248
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 8
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: ahmed nazif is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İbni Teymiyye , Abdülaziz Bayındır ve Şefaat

Cübbeli Hoca'nın cevapları da güzel.

ahmed nazif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cübbeli Ahmet Hoca - Batıl Abdülaziz Bayındır'a Reddiye eFe Diğer Videolar 0 21.04.2013 18:54
Ehlisünnet Alimleri Nezdinde “İbni Teymiye” Kimdir ? SıLa İslamda İtikadi Mezhepler 1 16.01.2013 11:45
Şefaat et iki cihan serveri! HiCReT Naatlar [sav] adına yazılan ŞiirLer 0 08.01.2013 22:32
Şefaat ya Resulallah TuRKuaZ Naatlar [sav] adına yazılan ŞiirLer 3 16.12.2012 18:04
OsmanLı PadişahLarı - Sultan Abdülaziz Han eFe OsmanLi Tarihi 0 28.11.2012 17:57


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları