Geri git   www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi > iSlami KonuLar > Dini Konular

İslam ve hayat


www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi sitesindeki Dini Konular - kategorisi altındaki İslam ve hayat isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 16.04.2018   #1
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart İslam ve hayat

Kaynak kuraan mucizeleri android programı petek

*O Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi`dir, üstün ve güçlü olan, bağışlayandır. (Sad Suresi) Arıların en hayret verici özelliği düzgün altıgen peteklerdir. Kalabalık arı grubunun son derece intizamlı yapılar meydana getirebileceklerine ihtimal verilmeyebilir. Oysa petek ören arılar kusursuz bir uyum içindedir her biri farklı yerlerden başlamalarına rağmen, aynı büyüklükte altıgen hücreler üretirler altıgenler birleştirdiklerinde hiçbir birleşme yerleri belli olmaz altıngenlerde kayma olmaz.Arılar sadece kovanda ihtiyaç zamanında petek örerler. petekleri barınak, stok ve yumurtalarını büyütmek için inşa ederler. *Peteklerin düzenli bir yapıları vardır. arı petekleri çift yüzlüdür. binlerce göz bulunur. gözlerin bal, polen ve yumurta ile doldurulmaları belirli bir düzende gerçekleşir. bir arı peteğinde, en üstten orta bölüme kadar bal bulunur. Ara bölümde polenler, en altta larva odaları yer alır. işçi arılar larva odaları ile bal odaları arasına polen depo bal, larvalar ve polen birbirine karışmaz petek içinde bal ve larvaların birbirine karışmaması insanların işine yarar yoksa arıcılar içinden çıkamazdı Petekten bir bölüm ayırmak isteyen arıcılar, bal almaya çalışırken arı kolonisine zarar verirdi bal larvalarla karışacağı için bal yemek zorlaşırdı.
kolaylığın oluşmasını sağlayan şuurlu bir harekettir.

*peteklerdeki hücrelerde hiçbir fark yoktur. tamamen birbirlerine benzer Ancak tüm benzerliğe rağmen, kraliçe boş bal veya polen hücrelerine yumurta bırakmakta yanılgıya düşmez. Her zaman doğru yere yumurta bırakır. bu kraliçe arıya Allah tarafından verilmiş bir yetenektir.Arılardaki Petek Yapımı Benzersizdir Arıları bilim adamlarını şaşkınlığa uğratmıştır. Onları şaşırtan, altıgen, yamuk, dörtgen gibi matematiksel şekillerle ilgili hesaplamalar ve şekillerin peteğin neresinde bulunacağı gibi detayların arılar tarafından eksiksiz bir şekilde yapılır. *arılar konusunda yazan araştırmacı Murray Hoyt petek yapımını şöyle özetlemektedir Bir sürü farklı arının, ağızlarındaki balmumunu bıraktıktan sonra aynı kalınlık ve şeklin oluşması şaşırtıcıdır. on binlerce böcek usta birer mühendistir Her arı petekteki kendi bölgesine küçük bir balmumu ekler. her petek hücresi aynı ölçü ve şekildedir. Arıların rastgele koşuşturduğunu sanırsınız. Petekde bir mühendisin harika programı ve ölçüleri Yüzlerce, binlerce arı işler,. En uygun boşluklar, en uygun hücre ölçüleri ortaya çıkar.bu son derece düşündürücüdür. Bir insanın cetvel, gönye gibi aletler olmadan şekiller çizmesi zordur. insanın arıların petek ölçülerini tutturması olanaksızdır.

*İnsanların çizdiği şekiller iki boyutludur. Arılar üç boyutlu altıgen prizmalar meydana getirirler. çok hassas hesaplamaları vardır. petek hücrelerinde balın akmasını engelleyen 13 derecelik bir eğim vardır. petek, ayrı parçaların biraraya getirilmesiyle oluşur Peteklerde her arının ürettiği parçalar uc uca eklenir. petek dilimleri birleştiğinde hiçbir iz kalmaz. Hücrelerde farklı boyut ve yükseklik oluşmaz. Arılar hücreleri kusursuz bir şekilde birleştirir petek yapımından sonra birleşim yerleri tespit edilemez Eğer arılar tek bir taraftan petek üretimine başlasalardı, petek çok uzun sürerdi. birkaç taraftan petek örülmeye başlandığında ise, çok fazla arı çalıştığı için çok süratli bir şekilde petek tamamlanmış olur. petek özel tasarlanmış bir yapıdır tesadüf olasılığını düşünmek son derece saçmadır. Arıların hayatlarındaki her aşama Allah`ın sınırsız kudretinin ve yaratma gücünün tecellisidir.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.04.2018   #2
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İslam ve hayat

aynak kuraan mucizeleri android programı
Arıların Yaptıkları Akıl Almaz Hesaplar

*Arıların yaptıkları iş mucizevidir Şimdi elinizde aynı ebatda olan tuğlalar olduğunu düşünün. düz bir çizgide, çizginin her iki ucundan aynı anda dizmeniz istense size yardım eden biri varsa bunu başarırsınız. tuğlada bir boşluk kalır sorunu tuğlayı kırıp-kısaltarak çözer ve boşluğu doldurursunuz. Bir de bu işlemi arıların yaptıkları gibi en uçtakiler hariç hiçbir tuğlayı kısaltmadan yapmanız istendiğinde ne yapardınız? Arılar, altıgenin geometrik şekli sebebiyle, petekte tutunma noktalarında, yarım altıgenler yamuklar- örerler arıların yaptıkları gibi işlem yapacağınızı varsayarsak tuğlaların tümü eşit olmak zorundadır.
bazı hesaplar yapmanız gerekir. rastgele başarılı olmanız mümkün değildir.

*arıları çok karışık olan işlemleri hiçbir alet kullanmadan yaparlar Arılar 0.74 milimetreküplük bir beyne sahip, ağırlıkları 80 ila 110 mg arasında değişen böceklerdir.insanların yapabileceği hesaplamalar yaparlar insanın zorlanacağı açı hesaplarında hiç yanılmadan birbirinin aynısı altıgenleri oluştururlar. kovandaki arılar birbirine uyumlu bir şekilde petekleri örerler Arıların balmumundan ördükleri hücrelerin her birinin genişliği her zaman 5.2 ile 5.4 mm.dir Petek genişliği dar yapılsa yanlış birleşimler ortaya çıkacaktır. Tüm uzunluklar kusursuzdur arılardan biri aşağıdan veya yukarıdan işe başlasa, farklı petekler oluşacak ve bunları birleştirmek mümkün olmayacaktır. arı peteğini sola veya sağa kaydıracak olursa, petekler birleşemeyecektir.
*tuğlaları dizdiğinizde üçüncü kişinin tuğla koyması işleri karıştırır ve tuğla hatalı bir yere konulursa boşluk kalır arılarda böyle bir hata olması gibi bir problem yaşanmaz. Aynı anda kaç arı çalışırsa çalışsın, hepsi son derece şaşırtıcı bir uyumla, usta bir mühendis gibi işlerini başarıyla sonuçlandırırlar. Bu allahu tealalanın mucizesidir

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.04.2018   #3
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İslam ve hayat

Kaynak kuraan mucizeleri android programı
Balmumu Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Arıların petek üretimi balmumuna bağlıdır. Balmumunun arılar tarafından üretilmesi bir yaratılış delilidir. Evrimciler, arıların özelliklerinin uzunca bir zaman sonra tesadüf sonucu ortaya çıktığını iddia ederler.bazı soruları soralım evrimcilere balmumu arılar nasıl bulmuşlardır?
Ve her arı aynı formülü, aynı kıvamı hatasız olarak milyonlarca yıldır tutturabilmektedir balmumu üretimini vücutlarında nasıl oluşturmuşlardır?
arıları balmumunu üretsede Bu tek başına hiçbir şey ifade etmez. arı yapacağı inşaat için bilgi ve beceriye de sahip olmalıdır. arının özelliklerine şans eseri sahip olması imkansızdır bilgiyi koloniye öğretmek zorundadır. Ve onların balmumu üretmesi için gerekli sistemi oluşturması gerekmektedir.

Arı gelecek olan nesillere bilgiyi ve üretim sistemini aktarmak zorundadır. arıların iş bölümünü bilmeleri gerekmektedir. iş organizasyonu için akla ve bilince sahip olmaları gerekmekir. arıların organizasyonu nasıl gerçekleşir, iletişimi nasıl sağlar, on binlerce arının karanlık bir kovanda hiçbir karışıklık çıkarmamasının nedeni nedir gibi soruları
Akıl sahibi insanı vicdanen düşünmelidir olacaktır. Arı petek üretebilecek, ve kullanabilecek özelliklerini tesadüflerle kazanmamıştır olağanüstü inşa yeteneği, aklı ve şuuru yüce allahın mucizesidir

Bir insan kendi isteğiyle vücudunda işine yarayacak yeni bir salgı oluşturabilir mi? tükürük bezlerine yeni bir sistemi yerleştirebilir mi? insanın yapamayacağını arıdan beklemek makul müdür?
Hic bir canlı kendine organ ekleyemez, salgılar üretemez. Arılardaki tasarım ve mucizevi yetenekler, bir Yaratıcının kanıtıdır Arılar yeryüzündeki tüm canlılar gibi Allah tarafından yaratılmışdır. Allah arılarda insanların ibret alması için benzersiz örnekler göstermektedir. Allah herşeye güç yetirendir. insana düşen vicdanının sesini dinleyerek, her işte Yaratıcı Allah`a yönelmektir tüm hayatını O`nunla yönlendirmektir:
De ki: "Göklerden ve yerden rızık veren kimdir? Kulaklara ve gönüllere malik olan kimdir Diriyi ölüden ölüyü diriden çıkaran kimdir işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse korkup sakınmayacak mısınız?" (Yunus Suresi, 31)

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.04.2018   #4
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İslam ve hayat

Kaynak kuraan mucizeleri android programı

Bal, vitaminleri ve mineralleri yapısal özellikleri sebebiyle insanlar için şifadır Rabbin balarısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve çardaklarda evler edin. meyvelerin tümünden ye, Rabbinin kolaylaştırdığı yollarda yürü Onların karınlarından türlü şerbetler çıkar, insanlar için şifa vardır. düşünen bir topluluk için bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi)Balın içinde bakteri barınamaz
Bütün canlıların yaşam için neme ihtiyaçları vardır. Bakteriler balla temas ettiklerinde nemden yoksun kalır ve yok olurlar. İnsan vücudunu etkileyen mikroorganizma balda yok olur. Bal, bakteri yok edicidir tifo mikroplarını yok eder Dizanteri mikroplarını öldürür bal, "şifa" yönü son derece güçlü bir besindir. Kuran`da bala 1400 yıl önceden dikkat çekilmiştir. bu sonsuz kudret sahibi Allah`ın indirmiş olduğu Kuran`ın mucizelerindendir Balda, minerallerin, şekerlerin ve vitaminin yanısıra, az miktarda, hormon çinko, bakır ve iyot vardır.

BENZERSİZ BİR BESİN: ARI POLENİ

Arıların poleni doğrudan doğruya kullanmaz, "arı poleni" denilen bir maddeye dönüştürürler. Arı Poleni çiçekten toplanan polenlere, nektarın ve enzimlerin eklenmesiyle yapılır. Arıların imal ettikleri karışımda ihtiyacımız olan herşey vardır. bitki proteini. vitamin, mineral, enzim ve karbonhidrat içerir. Arı poleninin besin değeri yüksektir. Arı poleni, koli basili ve bakteride antibiyotiktir besleyici, kuvvetli avantajlar sağlar:
Polen doğadaki besin açısından en zengin ve mükemmel besindir. strese ve hastalığa direnci artırır, hastalığı iyileştirir Arı poleni orjinal bir besin ve ilaç hazinesidir. Yaşam için gerekli bütün temel maddeleri içermektedir Fiziksel performansı güçlendirir arı poleni sayesinde atletlerin güçlendiğinden bahsetmektedirler.

ARI SÜTÜ

Arı sütü tanımlanamayan bileşikler içerdiği için sentetik üretilemeyen bir maddedir. Doğal hormonlar, mineraller, B vitaminleri, vücutta Parkinson, Alzheimer ve benzeri sinir hastalıklarına sebep olan amino asitler, proteinler, yağlar ve karbonhidratlar içerir doku yenilemesinde ve büyümesinde önemli bir rolü olan aspartik asiti içermektedir. Arı sütü anti bakteriyel, ve anti virütik, besleyicidir yaşlanmayı önler solunum, iskelet, sinir, üretim, endokrin, kalp damarları, hücre için faydalıdır.Hormonları ve metabolik fonksiyonları düzenler normalleştirir. hücreyi yeniler yardım eder. Deriyi tedavi edip derinin rengini korur.
yorgunluk, hastalıklar, ameliyat ya da travma sonrası vücuda güç kazandirır Enerji verir damar sertliğini engeller *karaciğeri koruma, doku kas oluşturma, kemik büyüme ve sağlığını destekleme, hafızayı güçlendirme, kiloyu düzenleme ve yara tedavilerinde faydalıdır arı sütü kötü beslenmiş ve prematüre bebekleri iyileştirmede kullanılır Arı sütü ile beslenen bebeklerin kilo ve sağlıkda iyileşirler arı sütü sinirsel ve ruhsal hastaları normal kilolarına, dayanıklı bir sinir sistemine ve güçlü bir fiziksel ve zihinsel yapıya kavuşturur yaşlanma etkisini geciktirmek için, menopoz, beslenme yetersizliğinin düzeltilmesi, eklem iltihabı, damar hastalıkları, ülserler, karaciğer rahatsızlıkları gibi rahatsızlıklarda doktorlarca tavsiye edilmektedir.

Kaynak dini hikayeler android programı

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.04.2018   #5
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İslam ve hayat

Kaynak dini hikayeler android programı
Hz rabianın duası

Hazret-i Râbia, çok oruç tutardı. Ve yiyecek bulamadı. Sekizinci gece açlığı şiddetlendi. Nefsine eziyet ettiğini düşünürken* kapı çalındı. yemek getirildi, yemeği yere koyunca* bir kedi yemeğini döktü Mum söndü. Su* bardağı kırıldı.
"Yâ Rabbî! zavallı kulunu imtihan ediyorsun, âcizliğimden sabredemiyorum." diyince
Bir ses duyuldu: Ey Râbia, istersen nîmetlerimi saçayım. dert ve belâları kaldırayım. Fakat dertler, belâlar ile dünyâ bir arada bulunmaz." sözünü işitince; Yâ Rabbî! Beni kendinle meşgûl eyle senden alıkoyma." diye duâ etti.dünyâ zevklerinden kesildi namazını son namazımdır." diye huşû ile kıldı Yâ Rabbî! Beni kendinle meşgûl eyle de, kimse senden alıkoymasın." diye duâ eddi.

Şehit mehmet muzaffer

*Mehmed Muzaffer, 'zâbit namzeti' olarak Çanakkale'de idi* Alayın kamyon ve otomobil lastiğine ihtiyacı vardı. Muzaffer, becerikliydi malzeme için memur edildi. İstanbul'da lastik yoktu ve karaborsaydı. Muzaffer nihayet Karaköy'de bir Yahûdi'den istediklerini buldu. para temini için Harbiye'ye gitti. kaymakam yarbay
'Ne alınacak?' dedi. Oto ve kamyon lastiği' cevabı verilince Muzaffer'e dik dik baktı:
bak oğlum askerin ayağında postal, sırtında kaput yok parasızlıktan alamıyorum. Sen otomobil lastiğinden bahsediyorsun! Haydi yürü git, insanı günaha sokma... Para mara yok!' dedi.
*1.dünya savaşında Almanlar'ın verdiği iki Mercedes kamyon ve iki binek arabası lastiksizdi. malzeme lâzımdı. Şehit asker mehmet muzaffer malzeme temini için vazifelendirilmişti. Şehidimiz
Malzemeyi bulmuş ancak* para yoktu. Eli bir çare düşündü malzemenin sahibi Yahûdi'ye
'Para akşamüstü bitecek. öğlen vapurum Çanakkale'ye kalkıyor, Onun için, sabah ezanında* Malları hazır edin...Altın para vermiyorlar, kâğıt sabah Muzaffer, malları arabaya yükledi. gemi Çanakkalenin yolunu tuttu Yahûdi, elindeki yüzlük kâimeyi bozdurmaya Osmanlı Bankası'na gitti. Bozmadılar.. Zira elindeki para sahte idi.

*Şehit askerimiz mehmet Muzaffer 1.dünya savaşında malzeme tedarikinde yeterli parayı bulamayınca nakdiye basımında kullanılan kâğıdın aynısını kırtasiyeden tedarik etmiş, bütün gece oturmuş, çini mürekkebi ve boya ile, gerçeğinden ayırt edilemiyen taklit para yapmış yahudi. Tüccara vermiş ve savaş malzemelerimizi temin etmişti O devrin hakiki paralarında şöyle ibâre bulunurdu:
Bedeli Dersaâdette altın olarak tesviye olunacaktır.' Muzaffer yaptığı taklit parada şöyle yazmıştır. 'Bedeli Çanakkale'de altın olarak tesviye olunacaktır.' burada altın dediği, Çanakkale'de Mehmetçiğin akıttığı, altından kıymetli kan idi...
*1.dünya savaşında askerimiz yahudileri dolandırmiştı hâdise bütün İstanbul'a yayıldı. Dünyada emsâli olmayan* bu hâdise için Şehzâde Abdülhalim Yâhudi tüccarı buldurdu. Taklit paranın
bedelini altınla aldı. Çok zarif sedef kakmalı bir mücevher çekmecesine yerleştirip, Emniyet Müzesi'ne hediye etti. Şehid Askerimiz Mehmet Muzaffer'in taklidini yaptığı para 1916 da tedâvüle çıkarıldı şehidimizin alacağı malzemenin bedeli elli liranın çok üstündedir ki, o da iki tane ellilik yapmak yerine anlaşılmasın diye tek bir yüzlük yapmıştır. Yahudi tüccar yüzlük kâimeyi* araştırmamış şehit asker* Muzaffer ise 'sabah vaktini paranın incelenmesine imkân bırakmamak,* için seçmiştir ve yahudiyi dolandırmıştır yaptığı tam bir sanat eseridir*Şehit askerimiz mehmet muzaffer çanakkalede malzeme temini için görevkidir o zaman teksir ve totokopi makinesi yoktur bugünün son sistem kalpazanlarına taş çıkartacak şekilde gecenin sınırlı saatlerinde sahte para basmış yahudilerden malzeme temin etmiştir bu sahtekârlık değil, san'at şaheseridir. Hz. Allah, tüm şehidlerimizden ve vatan için her şeyi göze alabilen bu san'atkârın, mübârek şehidin rûhundan* rahmetini eksik etmesin. (Âmin)

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.04.2018   #6
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İslam ve hayat

Kaynak dini hikayeler android programı

*Adaletiyle meşhur İran hükümdarı Nuşirevan zalimliğiyle milleti bıktırmıştı avdayken iki baykuş yanına kondu Baykuş nağmeleri* hoşuna giden Nuşirevan'ın* vezirine: İnsan şu kuşların dilinden anlasa da ne dediklerini bilse... Kimbilir bu kuşlar şimdi neler söylüyorlardır? dedi.Vezir derdini anlatması için* fırsat doğdu Sultanım beni bağışlarsanız, kuşların* söylediklerini bildireyim, dedi. Nuşirevan emin ol ve anlat, dedi. Vezir Sultanım* kuşların birisi, diğerinin kızını oğluna istiyor. Öbürü* başlık parası* bir harabe isterim, diyor. Oğlanın babası ise Nuşirevan hükümdarken, ben* on harabe veririm diyince Nuşirevan vezirini anlıyor* adil, bir hükümdar oluyor bir tane harabe bırakmıyor her yer mâmur oluyor. Nerede o şuurlu idareciler, nerede o hükümdarlar?

Bâyezid-i Bistâmî (k.s.) hazretlerinin* büyük bir insan olacağı* belliydi.Şakîk-i Belhî hazretleri bir gün, onu çocukluğunda oynarken görmüş, 'Bu çocuk büyüyünce zamanın en büyük velîsi olacak' buyurmuştu. Âlim bir zât, yine bir gün Bâyezid hazretlerini çok sevmiş, zekâsını ölçmek için:
'Güzel çocuk, namaz kılmasını biliyor musun?diyince Bâyezid(k.s.) de: 'Evet Allah dilerse, becerebiliyorum 'Rabbimin emriyle tekbir alıyor, Kur'ân-ı Kerîm'i tane tane okuyor, ta'zim ile rükûya gidiyor, tevâzu ile secdeye ediyor, vedâlaşarak selâm veriyorum, dedi. *Beyazıd ks. Ye Ey sevimli ve zekî çocuk! Sende fazîlet ve derinlik varken, insanların* başını okşamasına niçin izin veriyorsun?diye soruldu Bâyezid hazretleri, yaşından umulmayacak hâkimâne bir cevapla. Buyurdu Onlar beni değil, Allah Teâlâ'nın süslediği güzelliği meshediyor, okşuyorlar. Bana ait olmayana dokunmalarına nasıl mâni olabilirim

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.04.2018   #7
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İslam ve hayat

Kaynak dini hikayeler android programı

Cabir ra. Anlatıyor Rasulullah bir müfrezeye* Ebu Ubeyde'yi komutan tayin etmiş Kureyş'e kervanını ele geçirmesini emretmişti Azık olarak hurma vermişti. O hurmayı Çocuğun emmesi gibi ağzımızda tutup emiyorduk. üstüne su içiyorduk. bize bir gün bir gece yetiyordu.ağaç yapraklarını çırparak, düşen yaprakları su ile ıslatıp yiyorduk.
Deniz kıyısına varınca büyük bir kum tepesi gibi bir anberbalığı gördük. Ebu Ubeyde Bu leştir, dedi. Ve şunu söyledi: Hayır. Biz Rasulullah s.a.v.'in elçileriyiz Allah yolundayız. Zarurete düştük. Bundan yiyiniz. yaklaşık bir ay* o hayvanın etiyle geçindik. Üçyüz kişiydik ve şişmanlamıştık. Hayvanın göz çukurundan testilerle yağ alıyorduk, öküz büyüklüğünde et parçaları koparıyorduk.*Ebu Ubeyde onüç kişiyi ölü hayvanın göz çukuruna oturtmuştu. Kaburga kemiklerini yere dikti; hayvanın etinden pastırma azık ettik. Medine'ye geldiğimizde Rasulullaha vardık. dedi ki:
O, Allah'ın size çıkardığı bir rızıktır. onun etinden var mı? Dıyince getirdiğimiz etlerden bir miktarını Rasulullaha gönderdik, O da etten yedi.

Firavun'un kahinleri, saltanatı yıkacak çocuğu haber verdiler. Firavun öldürmek sevdasına kapıldı. dünyaya gelen çocukları kılıçtan geçirdi Cellatlar; sokak sokak, ev ev dehşet ve ölüm saçıyordu
Kadının biri, doğum sancılarıyla, mağaraya vardı* çocuğunu dünyaya getirdi. Çocuğunun , öldürülmesinden korktu ve evine döndü. çocuğu, Cenab-ı Hakk'ın emriyle, Hz.Cebrail besleyip büyüttü. kadın, çocuğunu* bulunca sevindi, emzirip doyurdu Günler* geçti küçük büyüdü sonunda çocuk oldu. Adı Musa. Musa da Allah'ın Kelimi, Peygamberi ve Firavun'un helakine sebeb oldu. Cenab-ı Hakk, onu Firavun'un sarayında büyüttürdü. Hz.Musa'nın annesi, ilhamla Nile bıraktı. sarayında karısı Asiye ile* oturan Firavun,* sandığı içinden çıkan küçük Hz. Musa'yı öldürtmek için emir verdiyse de Asiye buna mani oldu Asiye firavuna Benim için de, senin için de bir göz bebeği! Onu öldürmeyin. bize faidesi dokunur, onu evlat ediniriz, dedi. Firavun'un büyüttüğü Musa; Peygamber oldu ve Firavun'u* yıktı.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.04.2018   #8
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İslam ve hayat

Kaynak ihsanşenocak.com
ZAFER’İN MÜBAREK OLSUN

Sen, aşk, vecd ve vefa ülkesinin çocuğusun. acıları dindirmeye, çiğnenen iffetlerin hesabını sormaya, zindanlardaki Yusufların yolunu açmaya, gözleri önünde babası kurşunlanan Doğu Türkistanlı’nın intikamını almaya, Arakan’da yakılan, denizde boğulan mustazafların hukukunu dava etmeye memursun. Sen Mekke’nin, Medine’nin, Kudüs’ün muhafızı, İslâm’ın bin yıllık bayraktarısın! rüzgar bekleyen sancak* senin elinde açılacak. Sen senden ötesin. bir bölgenin, bir ırkın, bir kıtanın* Âlem-i İslâm’ın karargahısın!* Mağrip’teki çoban, Sudan’daki köylü, Gazze’deki mücahid sana dua ediyor. Sen* Türk anasının, Kürt anasının mümine* annelerin Mehmetçiğisin. Anala dualarının aydınlığında, umutlarının ufkunda yürü!

Kâinat’ın sahibine, “Ya Rabbi! Mazlumların bana dair umudunu boşa çıkarma!” diye yalvar! yürekleri tevhîd et! Kavmiyet davasıyla parçalanan,* Ümmet’e Ne Mutlu Müslümanım!” demesini söyle! Sonunda ağır bedeller olsa da, Ensarla, Muhacir’i ayrılmaz kılan Peygamber-i Ekber’in yolundan ayrılma! Niyetini söylemini yenile, “Rabbim Ben sadece* rızana talibim” de Hz. Ebu Bekir’in sadakati, Ömer’in adaleti, Osman’ın hayası, Ali’nin hikmetiyle yürü! Abdullah bin Cahş’ın şehadet arzusu, Mukavkıs’ın elçisine, “Senin askerlerin ne kadar yaşamayı istiyorsa onlar da o kadar şehadeti arzuluyor.” dedirten adanmışlığı, Alparslan’ın şecaati, Selahaddin’in Kudüs aşkı, Hüdavendigar’ın ihlası, Fatih’in dehası, Yavuz’un ittihad-ı İslâm sevdası, ile yürü

Ömer Muhtar’ın “Kafirlere asla teslim olmayız, ya zafer kazanırız ya da şehid oluruz.” kararlılığı, Çanakkale’de destan yazan kahramanlar yoldaşın, Allah Azze ve Celle mu’inin, Peygamber-i Ekber(s.a.v) mihmandarın, namaz vuslatın, Melekler muhafızın, Kudüs menzilin olsun.
Şühedanın ruhu şâd, Zafer’in mübarek olsun.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.04.2018   #9
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İslam ve hayat

Kaynak ihsanşenocak.com
TARİHİN* DEĞİŞTİREN ADAM: ERBAKAN

*İlimle doğdu, “amel-i salih”le doğruldu, ihlâsla kemâl buldu bu Ümmet. “Oku” diye başlayan ilk ilahî buyruk her fetretin ilimle aşılacağını müjdeledi. İmam-ı Azam 83 bin mevzuya Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyye’den cevap verdi; Müslümanların önünü açtı. İmam-ı Gazzalî, Batınî kuşatmasını kalemle yardı, ilim ve fikir tarihinin en büyük zaferlerini ulema kazandı. Haçlı ve Moğolların yıktığı Anadolu’yu, Osmanlı’nın doğuşuna Mevlana ve Yunus hazırladı; Her biri “Yine İslam”, “Yeniden İslam,” “Yalnız İslam” diyerek milletin dinlere ya da ideolojilere kaymasına mani oldu. Ekber Şah’ın Hint Kıtasından İslam’ı silme projesine İmam-ı Rabbanî “dur” dedi. Allah Azze ve Celle dinini, tahriften ulema ile korudu. *Ulema, Efendimiz’e Ümmet de Peygamber-i Ekber’in varisleri olarak baktı. Bir âlimi karşıladı ve uğurlardı.Ulema Sultanların değil, sultanlar onların kapısında beklerdi. Şeyhülislam, bir fetvaya imza atarken Sultanın değil, Allah’ın rızasını esas alır, Sultanın zindanından değil, Allah’ın gazabından korkardı.Devlet-i Aliyyede Trabzon Medreseler Müfettişi Oflu Dersiâm Dursun Efendi, 25 Ekim 1923 de Of eşrafından 17 kişinin imzasıyla, İslamiyet’ten vazgeçmeyeceğinin ilan eder Batıla karşı Hakk’ın, Batı’ya karşı İslam’ın müdafaasını yapar Anadolu’nun İslam’dan başkasına olmayacağını ilan eder. “milli hukukumuz fıkhımızın yerine Garbın değerlerini getirmek isteyenlere karşı mücadele edeceğinin altını çizer.”

*Dursun Efendi, Cumhuriyet’le birlikte görevden alınır. Of dışında ırak bir halde yaşamaya* zorlanır Yıllar sonra köyüne dönüp kalem ve kelamla cihada devam eder Muhterem Mahmud Efendi gibi alimler yetiştirir. bir dağ köyünü medreseye çevirir, bedel öder İslamiyye’yi okutmaktan geri durmaz Of’ta hiç bir makam sahibine gösterilmeyecek* bir teveccühe mazhar olur. Oflular onun arkasında kemâl-ı edeple yürür, sözünde tereddüt etmez Allah Azze ve Celle’den en büyük niyazı, Ümmet-i İslam ı ve İslam Birliğini kuracak Büyük Ruhlu bir kahramanın zuhuruydu.*1969’da sözleriyle mazlumlara umut Erbakan… Âlimlerin* teveccühüne nail oldu. Erbakan Hoca’nın siyasetde “Yeniden İslam” demesi bir milat gibiydi.
Karadeniz Gezisinde Erbakan Hoca’yı yüzlerce Trabzonlu karşılar.Hocaya “Efendim ilerde Büyük Osmanlı Âlimi Oflu Dursun Efendi var, sizin için geldi.” deyince, Hoca selam verir, elini öper. şu sözleri sarf eder, “Hocam! Ulemanın ayağına gidilir, ve istikbal edilir. Bizim için niçin zahmet buyurdunuz diyince Hoca’nın zarafetine Dursun Efendi şöyle mukabele eder, “Necmeddin Bey! Hilafet-i İslamiyye kaldırıldı, Bilâd-ı İslam İngilizlerce paramparça oldu. Çocuklar yetim, analar evlatsız kaldı. İffetler kirletildi. Medreseler kapatıldı, harf inkılâbıyla ulema tasfiye edildi. İslam’la millet arasına* engeller kondu.

*Ezan susturuldu. millete ahlaksızlık aşılandı. İslam düşmanlığına ilericilik, İslam’a gericilik dendi. ihtiyar bir adam olarak izleyip kahroluyor, “Ya Rabbi!* Siyasetde İslam’ı dava edecek bir kahramanı görmeden canımı alma!” diye yalvarıyordum ki, Anadolu’da* sesin yankılandı. milletle meydana* çıkıp, ‘Yeniden İslam dedin. Ben Hayatının son anlarını yaşayan bir ihtiyarım Allah Teâlâ’ya hamd etme makamındayım. Biz sizi değil,* şahsınızda temsil ettiğiniz büyük nizamı istikbal etmek için geldik.”Erbakan Hoca Alparslan’ın cesaret, Hüdavendigar’ın şehadet, Fatih’in feraset, Abdulhamid’in devlet kürsüsüne çıktı; konuştu. zaferlerin işaretini verdi. “Bedel ödemekten değil, gücümüzü son haddine kadar kullanamamaktan korkarım.” dedi. *Heyecanını milletten, ruhunu ulemadan aldı. Mehmed Zahid Kotku, Mahmud Sami Efendi, Mahmud Efendi gibi veli zatların önünde kemal-i edeple oturdu; Millet evlatlarına, İslam’ın emperyalizme diz çöktüreceğini gösterdi.
Erbakan Hoca, işgal edilen mazlum milletin, “Ya Rabbi! Bizi ekmeksiz, susuz bırak, lakin İslamsız bırakma” duasının bereketiydi., yol açtı ve tarihin* değiştirdi. Yolu payidar, makamı Cennet olsun.
ZAFER’İN MÜBAREK OLSUN

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.04.2018   #10
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.221
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: İslam ve hayat

Kaynak kuran.diyanet.gov.tr fetih suresi

Fetih Suresi Medinede inmiştir. 29 âyettir. Sûre, adını fetih” kelimesinden almıştır. Sûre de başlıca,* Hudeybiye antlaşması, cihad, savaştan geri kalan münafıklar ve Mekke’nin fethedileceği müjdesi*konu edilmektedir.Fetih sûresi* hicretin 6. yılında, Hudeybiye Antlaşması’ndan sonra, Mekke yakınlarında, Cum‘a sûresinden sonra, Mâide’den önce nâzil olmuş halde Medine’de gelen sûreler listesinde yer almıştır. Hz. Peygamber Hudeybiye dönüşünde; yürürken* Hz. Ömer* sorar cevap alamayınca üzüntü ve endişeyle uzaklaşır. Kendisi hakkında bir âyet gelmesinden korkar. Hz. Peygamber’in kendisini çağırır efendimiz Ömer’e, yeni gelen Fetih sûresinin ilk âyetlerini okur

Fetih süresi sahih rivayetlere göre Hudeybiye seferinden dönerken değil, Hudeybiye’de savaşmak yerine sulha karar verildiğinde meydana gelmiştir. Hz. Ömer sert bir üslûpla Peygamberimiz’e müslümanlar haklı, onlar haksız neden bu aşağılayıcı barışın yapıldığını”*sormuş, efendimiz*“Ben Allah’ın elçisiyim, O, elçisini mahcup etmeyecektir”*cümlesinden başka cevap vermemiştir. efendimiz hz Ömer’i çağırdı ve sulhun bir fetih olduğunu açıkladı* yeni gelmiş Fetih sûresini okudu Hudeybiye Antlaşması için* umre* yapamadan müminler büyük hayal kırıklığı içindedirler* fetih suresiyle müminler teselli edilmiş hudeybiye barışının Allah nezdindeki değerinin açıklanmıştır. Hz. Peygamber ve ashabının Allah katındaki dereceleri, ibadetten meneden müşrikler ile yalnız bırakan münafıkların acı sonları hakkında önemli bilgiler verilmiş, fetihler müjdelenmiştir.
Hz. Peygamber Bu gece bana, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha değerli ve güzel bir sûre gönderildi”; diyerek Fetih sûresini okudu

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İslam büyükleri murataltug1985 iSlam Alimleri 108 04.07.2018 22:36
İslam ve huriler Enes4125 Cennet-Cehennem 1 08.01.2014 10:39
İslam Niyaz YüreK eSintiLeri 2 16.12.2013 15:59
İslam Kardeşliği SıLa Dini Konular 0 25.01.2013 18:06
İslam ve Tasavvuf HiCReT Tasavvuf 0 13.12.2012 21:41


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları