Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSlami KonuLar > Dini Konular

İslamoğlu'na göre "gösterişçi dindarlık"


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Dini Konular - kategorisi altındaki İslamoğlu'na göre "gösterişçi dindarlık" isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 01.05.2013   #1
Üye
ahmed nazif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: May 2013
Üye Numarası: 248
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 8
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: ahmed nazif is an unknown quantity at this point
Standart İslamoğlu'na göre "gösterişçi dindarlık"

İslamoğlu'na göre "gösterişçi dindarlık"


Selamunaleyküm muhterem hocam. Yoğun çalışmalarınız arasında size bir soru sormak istiyorum; biz birkaç arkadaş, Karınca Yayınları’ndan çıkmış 7 hadis imamının ittifak ettikleri hadisler kitabından hadis dersi yapıyoruz. Bu kitapta yer alan ve taharet konusu altında bulunan Peygamberimizin (s) küçük ya da büyük abdest bozarken önünü Beyt-ül Makdis'e, arkasını ise Kıble'ye döndüğünü anlatan hadisleri okurken aklımıza takılan bir hususu size danışmak istedik.
Elbette bu hususta da en doğrusunu Allah (c) bilir, ancak bizler bu hadisleri okuyunca Kıble ya da Beyt-ül Makdis'e gereğinden fazla (belki de şirke götüren) değer verilmemesi gerektiği için Peygamberimizin (s) böyle bir uygulama yaptığını düşündük. Sizce Peygamberimizin (s) bu uygulamasının arkasında yatan sebep ne olabilir? Bu konuda zaman ayırıp bize cevap verebilirseniz çok memnun oluruz. Ayrıca hadis derslerimiz için faydalandığımız kaynağı uygun buluyor musunuz? Bize önereceğiniz başka kaynaklar var mı? Allah'a (c) emanet olunuz.

Aziz kardeşim,Bu tür hadislere "polemik" türü rivayetler denilir.Önce bir düşünelim: Bir ravi peygamberimizin def-i hacet yaparken nereye döndüğüyle niçin uğraşır?Cevap: O sırada piyasada mutlaka bir tartışma vardır da, ondan.Bu da o türdendir. Piyasada kıbleye yönelerek hacet gidermenin dinen sakıncalı olduğu yollu bir rivayet dolaşmaktadır. Bazı zahidler sofuluk yapmışlardır. Birileri de bunu araştırmıştır.Evet, rivayet büyük bir ihtimalle doğrudur. (Ben senet cerh ve tadilinden söz etmiyorum) Zira bu gibi abartılı hassasiyetler ve dindarlık gösterileri, insanlar dinlerinden yırtıp dünyalarına yamayınca çıktı. Zira yırttıkları yerden açıkları göründü, orayı kapatmak için abartılı hassasiyetler ürettiler. Bu bir tür manevî rüşvetti. Genelde böyle olur bu. Bir yerde gösterişçi dindarlık gördüğünüzde, orada dinin temellerine ilişkin bir açık olduğunu, o açığın bu abartıyla kapatılmak istendiği sonucuna varabilirsiniz.

Değerlendirme:
İslamoğlu yine kendine özgü "süpürücü" uslübuyla "hadis ayıklaması" yapmaktadır..Yalnız bu sefer süpürgesinin ucu başta Buhari Müslim olmak üzere Kütub-i Sitte muhaddisleri ,4 mezhep fakihleri ve onların imamları dahil tüm Selefe dayanmaktadır..Hadisi ve bu hadise verilen lalettayin cevabı inceleyelim:
1.Öncelikle ,
kıbleye yönelerek hacet gidermenin meşru olup olmadığı hadisleri Buhari Müslim dahil tüm sahih hadis kaynaklarında , sünenlerde , müsnedlerde v.s. yer almış ve 4 mezhep fıkıhçıları tarafından ciddiyetle ve tüm ayrıntısıyla irdelenmiştir..Cevapta geçen "polemik türü rivayet" hadis usulcülerinin ,usul-u fıkıhçıların veya hadis konusunda inceleme -araştırma yapan akademik çevrelerin henüz keşfine mazhar olamadığı bir hadis türü olduğunun altını çizelim..Ümmet alimlerinin entelektüel seviyesi islamoğlu'nun karizmatik seviyesine eriştiğinde [ve yeni usul-ü hadis çalışmaları bu bakir alana ayak basabilme cüreti gösterdiğinde] rivayetlerin polemik olma veya olmama türüyle tasnifine mazhariyetleri ve de başka hangi sahih hadislerin polemik tasnifi altında toplandığının da cevabını alabileceğiz...Ancak gelinen seviye ve ilerlemenin hızı açısından bakıldığında yakın gelecekte bu nimetle müşerref olamayacağımızı tahmin etmek zor olmasa gerek..
2.
  • Zahid sofuluğu,
  • Abartılı hassasiyet,
  • Dindarlık gösterileri ,
  • Dinlerinden yırtıp dünyalarına yamayıcılık,
  • Manevi rüşvetçilik ,
  • Gösterişçi dindarlık ,
  • Dinin temellerine ilişkin açık sahibi olma,
Bu sıfatlar peygamberimizin def-i hacet yaparken nereye döndüğü bilgisiyle [veya bu tarz bilgilerle]uğraşan kişiler için uygun bulunan sıfatlar..Ve bir ravi/raviler de çıkıp bunları araştırmıştır.

Soru şu:Bu menfi sıfatlara sahip kişilerin riyakarane işlerini araştıran ravinin bulgularını kitabına alan ve o hadislerle istidlal eden , hadislerle amel eden , amel edilmesini söyleyen hadis ve fıkıh uleması(İmam-ı Azam , Şafii , Malik v.s dahil) bu sıfatların ne kadarına ortak olur?Hepsine mi , bazısına mı?Yok efendim o kadar uzun boylu değil diyebileceğimiz durma noktası neresidir?
3.Konuyla ilgili hadisleri inceleyelim:
«Sizden biriniz haceti için (tabii ihtiyacını gidermek için) oturduğu zaman önünü ve arkasını kıbleye çevirmesin.»Müslim/Taharet, 60. Ahmed 5/416,421
Bu uslüpta gelen pek çok hadis göz önüne alındığında bu adaba riayet etmekle yükümlü tutulan grubun cevapta verildiği gibi gösterişçi dindarlar , zahitler veya dinlerinden yırtıp dünyasına yamama riyakarlığında olanlardan ziyade başta Ashab-ı Kiram olmak üzere ümmetin tümü olduğu görülür..İmam-ı Azam ve diğer mezhep imamları , devasa müçtehitler bu konuyu adab-tenzihen mekruh ekseninde (olmazsa da olur boyutunda) değil haram-helal ekseninde değerlendirmiştir .Bu duruma göre bu fakihler gösterişçi dindarlık mı sergilemiş oluyor ?Yoksa sofimeşreb yamayıcıların manevi rüşvet işlerine mi alet oluyorlar?Onların kendi çapında sergiledikleri bu riyakarlığı dinden ayıklamak varken neden tam tersine bunların yerleşmesine , müesseseleşip diğer nesillere nakledilmesine alet oldular?
4.Sünnet-i Seniyye edeptir. Hiçbir meselesi yoktur ki, altında bir nur, bir edep bulunmasın.Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: Yani, "Rabbim bana edebi güzel bir surette ihsan etmiş, edeplendirmiş." Evet, siyer-i Nebeviyeye dikkat eden ve Sünnet-i Seniyyeyi bilen, kat'iyen anlar ki, edebin envâını, Cenâb-ı Hak, Habibinde cem etmiştir. Onun Sünnet-i Seniyyesini terk eden, edebi terk eder. Edepsiz kişi Allah'ın lütfundan mahrum olur kaidesine mâsadak olur, hasâretli bir edepsizliğe düşer.Bediüzzaman.
5.Kuran ayetlerinde de edebe ilişkin detaylar vardır..Nasıl ki Kuranın ayetlerini öpüp alnımıza süreriz hadislerin de aynı değeri hak etmediğini söyleyemeyiz:
“Kapıdan 'secde ederek' ve 'hıtta' diyerek girin” (Bakara, 58).
“Ben şüphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasın.” (Taha 12 )

“Yürüyüşünde tabiî ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!”(Lokman19)
Kapıdan girişin ,yürüyüşün nasıl olacağını belirleyen bir dinin (tuvalette ) oturuş cihetinin nasıl olacağını da belirlemesi akla uzak değildir..Velevki süpürgeyi sahih hadislere değil nefsi emmarenin şüpheleri ve ilmî enaniyetin döküntüleri üzerinde kulanmayı aklede!
ahmed nazif


Konu eFe tarafından (02.05.2013 Saat 11:11 ) değiştirilmiştir.
ahmed nazif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Fizik Ödevleri - Şaşırtan Fizik Teorileri eFe Fizik 0 25.12.2012 00:16
Altın ve Gümüşün Zekatı eFe Zekat Malları Çeşidi ve Miktarı 0 19.12.2012 18:19
İmamlık TuRKuaZ Namaz İle İlgili Yazilar 0 16.12.2012 13:19
Peygamber (s.a.v.)’in Abdest Alış Şekli eSiLa Abdest 0 09.12.2012 17:28
Delillerle Rasulullah'ın (s.a.v.) Gusul ve Namaz Abdesti Alması eSiLa Abdest 0 09.12.2012 17:27


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları