Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSlami KonuLar > Dini Konular

Müslüman her halde kazançlıdır


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Dini Konular - kategorisi altındaki Müslüman her halde kazançlıdır isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 08.03.2013   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Post Müslüman her halde kazançlıdır

Müslüman her halde kazançlıdır

Her insan, hayatının değişik karelerinde farklı farklı da olsa musibetlerle karşılaşmıştır/karşılaşmaktadır


Tevhid adına mühim bir husus olması itibarıyla da bu meselenin ayrı bir önemi vardır Esasen insanın başına gelen her musibet büyük ölçüde onun hatalarındandır Nitekim, “Başınıza gelen her musibet, işlediğiniz günahlar (ihmal ve kusurlarınız) sebebiyledir” (Şûrâ, 42/30) ayet-i kerimesi de bu hakikati hatırlatmaktadır Başka bir ayette ise hakikat şöyle ifade edilmektedir: “İki ordunun karşılaştığı gün içinizden arkasına dönüp kaçanlar var ya, işte onları, işlemiş oldukları bir kısım hatalarından dolayı şeytan zelleye uğratmıştı” (Âl-i İmran, 3/155) Evet insana gelen her iyilik ALLAH’tan, fenalık ise nefsindendir (Bkz Nisâ, 4/79) Çünkü fenalıkları isteyen, insanın nefsidir Bu itibarla da derecesine göre insan, kalbinden geçen, hayalini kirleten veya şöyle-böyle kendisini meşgul eden, meşgul edip duygularına fısk aşılayan bir kısım düşünce, tasavvur ve tavırlardan ötürü muaheze görebilir



“Göklerde ve yerde olan her şey ALLAH’ındır Ey insanlar! Siz içinizdeki şeyleri açığa vursanız da, gizleseniz de, ALLAH onlardan ötürü sizi hesaba çeker” (Bakara, 2/284)



Bu ayet nâzil olduğunda Sahabe-i Kiram, kalblerini yokladılar ve ara sıra da olsa kalblerinden malayani şeylerin geçtiğini gördüler ve ciddi bir sorumluluk duygusuyla bitkin bir vaziyette ALLAH Resulunun huzuruna gelip : “Ey ALLAH’ın Resûlü, namaz, oruç, cihad, sadaka gibi gücümüzün yeteceği amellerle mükellefiyete ‘eyvALLAH!’ ama bu ayette anlatılan şeylere güç yetirmek zor” dediler Zira “Her birimiz, kendi gönlünde öyle şeyler hissediyor ki, insan bunlardan hiçbirinin kalbinde bulunmasını arzu etmez” diye insanın elinde olmadan içinden geçen duygu, düşünce ve hayallerden söz ettiler Bunun üzerine Efendimiz (sas) onlara: “Siz şimdi sizden önceki Kitap ehli gibi, ‘İşittik ve karşı koyduk mu demek istiyorsunuz? İşittik ve itaat ettik ey Rabb’imiz, affını dileriz, dönüşümüz Sanadır’ deyiniz!” buyurdu Bunu hep birlikte okumaya başladılar, okudukça başkalaştılar ve gönülleri yatıştı Ardından da onları tamamen rahatlatan şu ayet-i kerime nâzil oldu: “ALLAH, hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şeyle yükümlü tutmaz” (Bakara, 2/286)



Evet, kalblerden geçenler, insanın emri ve iradesi altına girmediği için, ALLAH, bundan dolayı insanı sorumlu tutmayacaktır Bu, herkes için umumî bir kaidedir Bu ayetin, daha önce zikrettiğimiz ayeti neshettiği söylenir Bu ayet neshedilse bile, tevhid ehlinin takvalı olanlarının kalpleri hep o ayetle çarpacaktır Herkesin mertebesine göre belli bir seviyede, bu husustan alacağı dersler vardır…



- İnsan, bir fenalık yapmaya veya bir iyiliği terk etmeye karar verir Sonra pişmanlık duyup “Bunu yapmamalıyım Bu bir kötü iştir” deyip geri döner Esasen bu, takvalı yaşayan, seviyeli bir kalbin mertebesidir Zira o fiili işlemeden hemen vazgeçmiştir



Günahtan dönmek de bir mertebedir



-Bir diğer mertebe de vardır ki, günümüz cahiliyye sistemi içerisinde yaşayan biz Müslümanların durumudur ki: Kişi, bir günah işler veya yapması gereken bir işi terk eder Ondan sonra hemen tevbeye koşar Daha sonra kalkar, sonra tekrar düşer, yine doğrulur ve Rabb’in kapısına koşar İşte bu da ayrı bir merhaledirNefsinin kendisine emrettiği şer fiilleri yapar sonra pişman olur ama bir süre sonra tekrar aynı veya başka bir hataya düşebilirİşte bunların durumu buz üzerinde yürüyen adamın durumu gibidir



-Bunun ötesinde bir de üçüncü bir grup vardır ki, onlar yemek-kadın-para üçgeninde fenalığa gömülür ve başlarını ondan dışarıya çıkarmadan hep fenalık üzere devam edip giderlerÖyleki bir noktadan sonra kalpleri mühürlenir ve tamamen şeytanın dostu olurlar



Şimdi bütün bunların hepsi birer musibettir ve Hak’tan uzaklaşmaya sebep olmaları açısından da birer cinayettir Bu mertebeler içinde en son mertebedekilerin hâricinde olanların başlarına gelen bela ve musibetler, geçmişteki günahlarına bir nevi keffarettir Efendimiz (sas), “Elinize batan bir diken bile, bir musibettir ve günahlara keffarettir” buyurmaktadır Dolayısıyla her musibet, aynı zamanda bir günahın düşürülmesi ve Cenab-ı Hakk’ın bir mükafatı sayılır



Her insan, hayatının değişik karelerinde farklı farklı da olsa musibetlerle karşılaşmıştır/karşılaşmaktadır ALLAH'a kul olma gayretindeki insanların çoğunluğuna gelen bela ve musibetleri iki kısıma ayırabiliriz;



-Birincisi Müslüman İmtihan ediliyordur;ALLAH(CC) kulunun derecesini artırmak için ona musibetler gönderir ve sabrı ölçüsünde onun mükafatını verir/derecesini artırırEyyub(as) da olduğu gibi



-İkincisi müslümanın farkında olarak veya olmayarak işlemiş olduğu fiillerine karşılık olarak göndermiş olduğu musibetler ki bunların karşılığını dünyada vererek sevdiği kulunu ahiret azabından kurtarırYunus(as) gemiden atılması ve balığın yutması gibi



Her iki haldede Müslüman için kazanç vardır



İnsanın aklına şöyle bir soru gelebilir iki haldede Müslüman kazançlıysa o zaman Rabbin den dualarında kendisine musibet göndermesini istemelidirTabi ki bu çıkarılacak olan sonuç yanlıştır



Hiçbir Müslüman Rabbinin kendisini musibetlerle imtihan etmesini istemez/istememelidir deAma başa bir musibet gelirse imtihanı kazanmanın tek yolu sabırdır



Sonuç olarak ;

Musibetler bir grup için kahır, bir başkası için ikaz, bir diğeri için günahlara kefaret olabilir Musibet kendi başımıza gelmişse, nefsimizi suçlayalım; onu tevbeye sevk edelim,sabredelim,ALLAH”a tevekkül edelimBaşkalarına gelen bela ve musibetleri ise onların ALLAH katında yükselmelerine,derece almalarına vesile bilelim,böyle yorumlayalım Böylece hem nefsimizi terbiye etmiş, hem de başkaları hakkında kötü düşünmekten kurtulmuş oluruz
Yazarın Diğer YazılarıDini ALLAH'a Has KılmakKur"an İnmeli Tekrar Mü"minin YüreğineBiz bu mücadelenin neresindeyiz?"Kurban Olmak""Hakkı Hak;Batılı Batıl Bilmek"AldanmayalımVeli Nedir ? Evliya Kimlerdir ?"Sen büyük bir ahlak üzeresin"-2"Sen büyük bir ahlak üzeresin"-1Bir insanda iki kalp olur mu ?Mele-MütrefKalbine Bir SorTantaviVe Ölüm Ölür"İti Öldürene Taşıtırlar"Takva; Müslümanın Yitiği-2Takva; Müslümanın Yitiği-1İsrail


eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kuran'a göre ideal müslüman kadın karakteri SıLa Dini Konular 3 08.05.2014 11:05
Brezilyalı Ünlü PAPAZ'ın Müslüman Olması,Kilisede Şok Etkisi Yarattı eFe iSlami Bilgiler 0 23.02.2013 18:09
Düşünüyorum O Halde..! eFe iSlami SiirLer 0 22.02.2013 17:24
Papazı Ağlatan Soru Onu Müslüman Yaptı! eSiLa Serbest Kürsü 2 04.01.2013 15:33
Cennete Müslüman olan girer TuRKuaZ Cennet-Cehennem 0 16.12.2012 12:57


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları