Geri git   www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi > iSlami KonuLar > Dini Konular

Yaratılış ve kuraan mucizeleri


www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi sitesindeki Dini Konular - kategorisi altındaki Yaratılış ve kuraan mucizeleri isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 14.08.2018   #1
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.247
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Yaratılış ve kuraan mucizeleri

Kaynak kuraan mucizeleri android programı

DÜNYANIN YUVARLAKLIĞI

Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin
üstüne sarıp örtüyor...„ (Zümer Suresi) ayette "sarıp örtmek" olarak tercüme edilen Arapça kelime "tekvir"dir.Türkçe karşılığı, sarmak"tır. gecenin ve gündüzün birbirini sarıp-örtmeleri tekvir etmeleri Dünya`nın biçimi konusunda bilgi içermektedir. 7. yüzyılda Kuran`da Dünya`nın yuvarlaklığına işaret edilmiştir. o dönemdeki astronomide Dünya`yı farklı algılıyordu. O dönemde Dünya`nın düz olduğu düşünülüyordu ve tüm bilim buna göre yapılıyordu. Kuran ayetleri ise bize henüz bu yüzyıldaki* bilgileri vermektedir. Kuran Allah`ın sözü olduğu için evreni tarif ederken en doğru kelimeleri kullanmıştır.

YÖRÜNGELER

Kuran`da Güneş ve Ay`dan bahsedilirken her birinin yörüngesi olduğu vurgulanır Geceyi, gündüzü, Güneş`i ve Ay`ı yaratan O`dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor.(Enbiya Suresi, 33)
Güneş`in sabit olmadığı, yörüngede yol aldığı ayette bildirilmektedir “Güneş de, kendisi için tespit edilmiş* bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olanın takdiridir.(Yasin Suresi, 38) Kuran`da ki gerçekler, bilimsel gözlemlerle anlaşılmıştır. Astronomik hesaplarda Güneş, Solar Apex adı verilen bir yörüngede Vega Yıldızı doğrultusunda saatte 720 bin km.`lik muazzam bir hızla hareket eder. Bu hesapla, Güneş`in günde 17 milyon 280 bin km. yol katettiğini gösterir. Güneş`le birlikte onun çekimi* içindeki tüm gezegenler ve uydularda aynı mesafeyi kateder.

evrendeki tüm yıldızlar planlı bir harekete sahiptirler. Tüm evrenin yörüngelerle donatıldığı, Kuran`da şöyle haber verilmiştir: Özen içinde yollar ve yörüngelerle donatılmış` göğe andolsun.„ (Zariyat Suresi, 7) Evrende yaklaşık 200 milyar galaksi ve her galakside 200 milyar yıldız bulunur. yıldızların gezegenleri, gezegenlerin de uyduları vardır. Tüm gök cisimleri çok ince hesaplarla saptanmış yörüngelere sahiptir. milyonlarca yıldır her biri kendi yörüngesinde* kusursuz bir uyum ve düzende akıp gitmektedir. pek çok kuyruklu yıldız kendisi için tespit edilmiş* yörüngede yüzüp gider.
Evrendeki yörüngeler sadece gök cisimlerine ait değildir. Galaksiler şaşırtıcı hızlarla planlı ve hesaplı yörüngelerde hareket ederler. hiçbir gök cismi bir diğeriyle çarpışmaz, yolları kesişmez.

Kuran`ın indirildiği dönemde insanlık, uzayı milyonlarca kilometreyi* gözlemleyecek teleskoplara, ve teknolojiye, sahip değildi.* uzayın, ayetteki gibi, "özenle yollar ve yörüngelerle donatıldığının bilimsel tespiti Ancak* Kuranda* bu gerçek açıkça haber verilmiştir; çünkü Kuran, Allah`ın sözüdür. Halley kuyruklu yıldızı* planlı bir harekete sahiptir. Kendisine ait yörüngesi vardır ve diğer gök cisimleriyle kusursuz bir uyum* içinde yörüngede hareket eder* Evrendeki gök cisimlerinin; gezegenlerin, uyduların yıldızların,* galaksilerin çok ince hesapları saptanmış yörüngeleri vardır. kusursuz düzeni kuran ve devamlılığını sağlayan, tüm evreni yaratmış olan Allah`tır.*

GÖKLERLE YERİN BİRBİRİNDEN AYRILMASI

Göklerin yaratılışından bahseden ayet şöyledir inkar edenler görmüyorlar mı ki göklerle yer,
bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlıyı sudan yarattık. onlar inanmayacaklar mı?„ (Enbiya Suresi, 30)* Allah`ın evreni yoktan var ettiğini ortaya koyan BigBang, bilimsel bir teoridir. bilim adamları BigBang`e alternatif üretmeye çalışılmış ancak deliller BigBang`in kesin kabulüyle sonuçlanmıştır.* Ayette bitişik"* tercüme edilen "ratk" kelimesi, Arapçada* içiçe, ayrılmaz ve, kaynaşmış" anlamlarına gelir. Ayetteki ayırdık" ifadesi ise Arapça "fatk" fiilidir ki, bu fiil "ratk" halindeki* nesneyi yarıp, parçalayıp dışarı çıkmasıdır tohumun filizlenerek topraktan dışarı çıkması bu fiille ifade edilir.*

Ayette göklerle yerin birbiriyle bitişik "ratk" durumundan bahsedilir. BigBangda, tek bir noktanın evrenin tüm maddesini içerir herşey, hatta henüz yaratılmamış olan "gökler ve yer bu noktanın içinde, "ratk" halindelerdir. Ardından nokta şiddetle patlar ve* maddeler "fatk" olurlar… Ayetleri bilimsel bulgularla karşılaştırdığımızda tam bir uyum içindedir 14 asır önce haber verilen bulguların bilimsel olarak ortaya konması ancak 20. yüzyılda mümkün olmuştur.

EVRENİN VAROLUŞU

Kuran-ı Kerim`de evrenin ortaya çıkışı şöyle açıklanır: O gökleri ve yeri yoktan var edendir...„
(En`am Suresi, 101) Kuran bilimle tam bir uyum içindedir. astrofizik evrenin madde ve zaman boyutlarıyla birlikte, sıfır anında, büyük bir patlamayla var olduğunu ortaya koyar. "Büyük Patlama", BigBang" teorisi, evrenin 15 milyar yıl önce tek bir noktanın patlamasıyla yokluktan meydana geldiğini kanıtlar Büyük Patlama evrenin varoluşu ve başlangıcı konusunda bilim tarafından ortak kabul gören bilimsel açıklamadır. BigBangdan önce madde yoktur. Maddenin, enerjinin,* zamanın bulunmadığı, yokluk ortamında madde, enerji ve zaman yaratılmıştır. Modern fiziğin ortaya koyduğu gerçek, Kuran`da 1400 yıl önceden haber verilmektedir. NASA`nın 1992`de gönderdiği Cobe uydusu BigBang`den sonra tüm evrene yayıldığı varsayılan radyasyonun kalıntılarını buldu. Bu buluş evrenin yoktan var edildiğinin* bilimsel açıklaması ve BigBang teorisinin ispatıdır

ÜÇ KARANLIK BÖLGE

Çocuğun döllenmeden sonraki gelişimi üç bölgede* olmaktadır. üç bölge: Fallop borusundaki bölge; spermle yumurtanın birleştiği ve yumurtalığın rahime bağlı olduğu bölümdür. Ceninin tutunarak gelişmeye başladığı rahim duvarındaki bölme.
Ceninin özel sıvı dolu kese içerisinde gelişmeyi sürdürdüğü bölge. Kuran-ı Kerim şöyle demektedir
Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra yaratmaktadır. İşte Rabbiniz Allah budur, mülk O`nundur. O`ndan başka ilah yoktur. nasıl çevriliyorsunuz?" (Zümer Suresi, 6)
zaman geçtikçe, jelatini andıran ceninde büyük bir değişim görülür. o yumuşak yapıda vücudun dik durmasını sağlayacak sert kemikler oluşur Hem de her kemik yerli yerindedir

başlangıçta aynı yapıya sahip hücreler farklılaşarak, kimi ışığa karşı hassas göz hücrelerini, kimi sıcağı, soğuğu ya da acıyı algılayan sinir hücrelerini ve ses titreşimlerini hissedecek hücreleri oluşturur. ayrışıma hücreler mi karar vermektedir? insan gözünü ya da kalbini oluşturmaya karar verip, akılalmaz işi onlar mı başarmaktadır? Yoksa onlar bu işe uygun olarak mı yaratılmışlardır? Akıl ve vicdan hangi seçeneği kabul edecektir. Bütün* işlemlerin sonunda, bebek annesinin karnındaki gelişimini tamamlamış* dünyaya gelmiştir. anne karnındaki halinden 100 milyon kat büyük, 6 milyar kat ağırdır... bizim hayata başlangıç öykümüz. İnsan için, olağanüstü bir olayın kimin eseridir

Bütün* karmaşık işlemlerin "kendi kendine" oluştuğunu düşünmek akıldışıdır. Hücreler nasıl "karar verip" insan organlarını oluşturabilir ateistler bu olayı doğa mucizesi" olarak tanımlıyor olayların hepsini Allah yaratmaktadır. her anı, her saniye ve her aşamayı* yaratan ayetlerinde buyuruyorki
"Sizleri Biz yarattık, tasdik etmeyecek misiniz? rahimlere dökmekte olduğunuz meniyi gördünüz mü? Onu sizler mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratıcı Biz miyiz?" (Vakıa Suresi, 57-59) O’nun bilgisi olmaksızın, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitaptandır. bu, Allah’a göre kolaydır." (Fatır Suresi, 11)

"Akıtılan meniden" insana dönüşen vücudumuz milyonlarca* denge içerir. farkında olmasak da, vücudumuzda yaşamamızı sağlayan karmaşık ve hassas sistemler vardır. Tüm sistemler, tek sahib Yaratıcı ve Rabbimiz Allah tarafından kurulmuştur
İnsan, `kendi başına ve sorumsuz` bırakılacağını mı sanıyor? Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi?* bir alak oldu, derken Allah, onu yarattı bir `düzen ve biçim verdi.` ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. Öyleyse Allah Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir?" (Kıyamet Suresi, 36-40) İnsan Allah’ın yarattığı bir varlıktır. Yaratıldığına göre, ayetinde vurguladığı gibi, "kendi başına ve sorumsuz" bırakılacak değildir.


ZİGOTUN RAHİME YAPIŞMASI

Yumurtanın döl yatağına yerleşebilmesi pürtüklü özelliğinin sayesindedir. Bu pürtükler, yumurtanın gerçek uzantıları olup, toprağa yerleşen kökler gibi, organın derinliklerine doğru dalar. Böylece zigot kendisinin gelişimi için annenin vücudunda salgılanan hormonlardan yararlanabilir. Ancak modern çağda bulunan bu gerçeği, Kuran şöyle bildiriyor: "Yaratan Rabbin adıyla oku. O, insanı bir alak`tan* yarattı. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir." (Alak Suresi) İnsan, `kendi başına ve sorumsuz` bırakılacağını mı sanıyor? Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? Sonra bir alak oldu, derken Allah, onu yarattı ve bir düzen biçim verdi.` ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı." (Kıyamet Suresi)

Döl yatağına tam anlamıyla tutunmuş olan zigot gelişmeye başlar. Oluşan insanı anneye bağlayan yer, plasenta denilen tek taraflı süzgeçtir. Plasentanın en önemli özelliği anne karnında bebeğin gelişimi için gerekli olan maddeleri "seçerek" bebeğe sunmasıdır. bebeğin içinde büyüdüğü amnion sıvısının en önemli özelliği, dışarıdan gelecek darbelere karşı bebeğin güvenliğini sağlamakdır. Kuran, diyorki
Sizi basbayağı bir sudan yarattık. onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik." (Mürselat)


BAL MUCİZESİ

Allah`ın küçücük bir hayvan aracılığıyla insanlara sunduğu balın* büyük bir besin kaynağı olduğunu biliyor musunuz? Bal, fruktoz ve glukoz gibi şekerlere magnezyum, potasyum, kalsiyum, sodyum klorür, kükürt, demir ve fosfor gibi minerallere sahiptir.* B1, B2, C, B6, B5 ve B3 vitaminleri de bulunur. bakır, iyot, demir ve çinko da* bulunur. hormonlar da vardır. Bal, ayetde vurgulandığı gibi, "insanlara şifa taşır ı bal, arı sütü, polen ve arı reçinası hastalığı tedavi eder* Romanyalı bir doktor balı katarakt hastaları üzerinde denediğini ve 2094 hastadan 2002`sinin (% 95) bal sayesinde tam iyileştiğini açıkladı. Polonyalı doktorlar ise arı reçinasının hemoroid, deri ve kadın hastalıkları gibi birçok hastalığa iyi geldiğini tespit ettiler

Bal Kolayca sindirilir: bağırsakların ve böbreklerin daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Bal çok tatlıdır vücuda yaklaşık % 40 oranında daha az kalori sağlar. Vücuda yoğun enerji verir kilo yapmaz* üstün bir besin kaynağıdır Bal ılık suyla karıştırıldığında 7 dakika içinde kana karışır. Ve İçerdiği şekerler beynin çalışmasını kolaylaştır
Kan yapımına destek olur: Bal, kan yapar vücud* enerjisnin önemli bir bölümünü karşılar.* kanı temizler vardır. Damar sertliğine karşı koruyucudur

Balın bakteri barınmasına olanak tanımayan özelliği "inhibine etki" olarak adlandırılır.* sulandırılmış balın bakteri öldürücü özelliği saf bala göre iki kattır. İşin ilginci, arı kolonisine yeni dahil olacak kurtçuklar arılarca—sulandırılmış balın özelliğini bilirmişcesine—sulandırılmış balla beslenir Arı sütü, kovandaki işçi arıların ürettiği bir maddedir. Çok besleyicidir içinde şeker, protein, yağ ve birçok vitamin bulunur. Vücud kuvvetsiz düştüğünde ve doku yaşlanmalarından ileri gelen bozukluklarda kullanılır. Arıların ihtiyaçlarından çok fazla ürettikleri balı, insanlar için ve insanlara uygun olarak yaptıkları açıktır. Bu inanılmaz görevi "kendi başlarına" yapamayacakları da

YAĞMURUN TATLI KILINMASI

Kuran, yağmurun "tatlı" oluşuna dikkatimizi çeker
içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu siz mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz?* dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?" (Vakıa Suresi, 68-70) "... Size tatlı bir su içirmedik mi?" (Mürselat Suresi, 27) "Sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan, ağaç ondandır hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. (Nahl Suresi, 10) yağmur suyunun kaynağı buharlaşmadır ve buharlaşmanın %97’si "tuzlu" okyanuslardan olmaktadır. yağmur tuzsuzdur. Yağmurun tatlı olmasının sebebi Allah`ın koyduğu kanundur. su, ister tuzlu denizlerden, ister mineralli göllerden, ya da çamurların içinden buharlaşsın hiçbir yabancı madde taşımaz. "Biz, gökten tertemiz su indirdik..." (Furkan Suresi, 48) hükmü gereği, duru ve tertemiz yere iner.


DENİZLERİN BİRBİRİNE KARIŞMAMASI

"Birbirleriyle kavuşup karşılaşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir berzah vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler." (Rahman Suresi)
ayette, bilinen iki su kütlesinin birbirleriyle karşılaşıp birleştiği fakat bir engel sebebiyle karışmadıkları vurgulanır. Bu nasıl olabilir? Normalde beklenen iki denizin* karşılaştığında sularının karışarak tuzlulukların hem de ısılarının eşitlenmesidir. Oysaki böyle olmaz Örneğin Akdeniz ve Atlas Okyanusu, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu birbirleriyle birleşseler de suları birbirine karışmaz. Bunun sebebi yüzey gerilimi kanunudur

YARATILIŞTAKİ ÇİFTLER

"Yerin bitirmekte olduklarından, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah çok yücedir." (Yasin Suresi, 36)
ayetteki "bilmedikleri nice şeylerden" ifadesi geniş bir anlam içerir. maddenin çiftler halinde yaratıldığını ortaya koyan İngiliz bilimadamı Paul Dirac, "Parité" adı verilen buluşla her maddeni anti madde denilen bir çifti olduğunu ortaya koymuştur. Anti-madde, maddenin tersidir maddenin tersine anti-maddenin elektronları artı, protonları da eksi yüklüdür.

DÜNYANIN YUVARLAKLIĞI

Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor. (Zümer Suresi, 5) Kur’an’ın evreni tanıtan ayetleri dikkat çekicidir. sarıp örtmek olarak tercüme edilen arapça kelime "tekvir"dir.arapça karşılığı sarmaktır. gecenin gündüzü tekvir etmesi yeryüzünün yuvarlak olmasıyla mümkündür.

DÜNYANIN HAREKETİ

"Dağları görürsün onları donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi sapasağlam ve yerli yerinde yapan Allah’ın sanatıdır bu (Neml Suresi, 88) Kuran, dünya merkezli bir evrende dünyanın bulutlar gibi hareket eden bir cisim olduğunu belirtir. Ayette dünya kelimesi yerine dağ kelimesinin yer alması da ilgi çekicidir. Çünkü dağlar dünyadaki sabitliğin simgesidir. Sabit gibi gözüken dağların hareket etmesi dünyanın hareketi demektir.

YEDİ KAT YER - YEDİ KAT GÖK

"Allah yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı..." (Talak Suresi, 12) Dünyanın yapısı, Kurandaki gibi, yedi bölümden meydana gelir. Atmosferde katları birbirinde ayıran yüzeyler vardır. Troposfer: Kalınlığı kutuplarda 8 km. ekvatorda 17 km`ye ulaşır. bulutları kapsar. Sıcaklık yükseltiye bağlı olarak kilometrede 6.5°C azalır. katmanın tropopoz diye adlandırılan ve hızlı hava akımlarının olduğu kısımda sıcaklık -57°C’de sabit kalır.
2.Kat - Stratosfer: 50 km yüksekliğe ulaşır. mor ötesi ışınlar soğurulduğu için ısı açığa çıkar* sıcaklık 0°C’ye yükselir. soğurma sırasında ısının yanında dünya için hayati önem taşıyan ozon tabakası ortaya çıkar. 3.Kat - Mezosfer: Yüksekliği 85. km`ye* çıkar. sıcaklık -100 C’ye iner.

4.Kat - Termosfer: Sıcaklık giderek yavaşlayan bir tempoda artar. 5.Kat -İyonosfer bölgedeki gazlar iyon halindedir. Radyo dalgalarının iyonosfer tarafından dünyaya gönderilmesi sayesinde yeryüzündeki iletişim sağlanır. 6.Kat - Ekzosfer 500 ila 1000. km`nin ötesinde, özellikleri güneşe göre değişen tabakadır. 7.Kat - Manyetosfer: dünyanın manyetik alanın kapladığı büyük bir boşluktur Enerji yüklü atom altı parçacıklar Van Allen Kuşaklarında tutulur. yer kabuğunun katmanları* 7 bölümden oluşur: 1.Kat Litosfer(su) 2.Kat Litosfer(kara) 3.Kat Astenosfer 4.Kat Üst manto
5.Kat Alt manto 6.Kat Dış çekirdek
7.Kat İç çekirdek


GÜNEŞİN YOLCULUĞU

Güneş kendisi için tesbit edilmiş bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olanın* takdiridir." (Yasin Suresi, 38) Astronik hesaplara göre güneş, içinde bulunduğu galaksinin hareketi nedeniyle, Solar Apex adı verilen bir yörüngede Vega Yıldızı`na doğru saatte 720.000 km.’lik bir hızla yolculuk eder Bu güneşin günde 17.280.000 km. yol katettiğini gösterir.

Yörüngeler ve Dönen Evren

Evrendeki dengenin en önemli nedeni kuşkusuz gök cisimlerinin belirli bir yörünge izlemesidir yörüngelere, yakın zamana kadar bilinmediği halde, Kuran`da buna dikkat çekilmiştir:
"Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur; her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler." (Enbiya Suresi, 33) yıldızlar, gezegenler ve uydular hem kendi etraflarında, hem de bağlı bulundukları sistemle* dönmekte, evren bir fabrikanın dişlileri gibi düzenli çalışmaktadır. Evrendeki yörüngeler sadece gök cisimlerinin hareketi değildir. Güneş sistemimiz galaksiler, başka merkezler etrafında büyük bir hareketlilik gösterir Dünya ve onunla birlikte Güneş Sistemi her yıl, bir önceki yerinden 500 milyon kilometre uzakta bulunur.

Gök cisimlerinin yörüngelerinden en ufak sapması sistemi altüst eder Dünya güneş çevresinde her 18 milde doğru bir çizgiden ancak 2.8 mm ayrılır. bu* kıl payı şaşmaz, çünkü; yörüngeden 3mm`lik* sapma büyük felaketler doğurur sapma 2.8 yerine 2.5 mm olsaydı yörünge geniş olurdu ve hepimiz donardık, sapma 3.1 mm olsaydı hepimiz kavrularak ölürdük." Gök cisimlerinin bir başka özelliği de, yörüngelerinin dışında bir de kendi etraflarında dönmeleridir. "Dönüşlü olan göğe andolsun." (Tarık, 11) ise tam da bu gerçeğe işaret eder.

GÜNEŞ

Dünyadan 150 milyon km. uzakta olmasına rağmen, bize gerekli enerjiyi kesintisiz ulaştırır.
dev enerjili gök cisminde hidrojen atomları devamlı olarak helyuma çevrilmektedir. Her saniye 616 milyar ton hidrojen, 612 milyon ton helyuma çevrilir. dışarı salınan enerji 500 milyon hidrojen bombasının patlamasına denktir. hayat güneşteki* enerjiyle sağlanır. enerjinin yarısı gözle görünür ve ışık olarak alınır. Geriye kalan enerji gözle görülmeyen, sıcaklık biçiminde ortaya çıkan kızılötesi ışınlardır. Güneş çan gibi genleşip salınır Bu olay her beş dakikada bir tekrarlanır güneşin yüzeyi saatte 1080 km hızla, 3 km. kadar bize doğru ilerleyip sonra geri döner Güneş, Samanyolu`nu oluşturan 200 milyar yıldızdan biridir. Dünyadan 325.500 defa büyük olmasına rağmen,* küçük yıldızlardandır sayılmaktadır. Çapı 125 bin ışık yılı olan Samanyolu`nun merkezine 30 bin ışık yılı uzaklıktadır. ( 1 ışık yılı= 9.460.800.000.000 km.)


Evrenin Genişlemesi

20. yüzyıla kadar bilim evrenin genişlemekte olduğunu* açıklayamamıştı. Stephan Hawking, evrenin genişlemesinin 20. yüzyılın en büyük olaylarından biri olarak nitelendirmiş ve, bu* şaşkınlığını şöyle dile getirmişti`Evrenin genişlemesi 20. yüzyılın en büyük düşünsel devrimlerinden biridir. Bu günden geçmişe* kimsenin bunu neden daha önce akıl etmediğine şaşmamak elde değil.` Oysa Allah’ın, 600’lü yıllarda vahyettiği kitabında, Allah`ın evreni yarattığını ve de onu "genişlettiği" bildirilmektedir. ayet şöyle demektedir: Biz göğü `büyük bir kudretle` bina ettik ve şüphesiz. Biz, onu genişleticiyiz." (Zariyat Suresi, 47)

BIG BANG (Büyük Patlama)

elde edilen veriler, evrenin "yok"iken "var" hale geldiğini gösterir. evrenin bir başlangıcı vardır ve başlangıç BigBang adı verilen Büyük Patlama Teorisidir, bilim çevrelerinde kabul görmektedir.
evren 15 milyar yıl önce tek bir noktada toplanmıştı. Bu nokta sonsuz bir yoğunluk ve ısı anlamına geliyordu. Yoğunluk sonsuzdu ama bir hacmi yoktu. Büyük Patlama`dan önceki dönem evrenin olmadığı, herşeyin "yok"olduğu dönemdi. Teoriye göre, büyük bir patlama ile sonsuz yoğunluk hızla dağılmaya başlamıştır.* Büyük Patlama ile, evren "yok" iken, "varolmaya" doğru yola çıkmıştır. evrenin sürekli genişlemesi Büyük Patlama’nın en büyük delilidir

"Bugün galaksiler her yöne doğru bizden uzaklaşır. Kozmolojistler evreni şişen bir balon yüzeyi gibi düşünür Şüphesiz* uzay, balonun yüzeyi gibi 2 değil 3 boyutludur ve her yöne doğru genişler."
Gök cisimlerinin kaçma hızı uzaklık arttıkça artar , bizden bir milyar ışık yılı uzaklıktaki Ursa-Major Takım Yıldızı, her saniye dünyadan 1.500 kilometre uzaklaşırken, çok daha uzak olan Hidra Takım Yıldızı’nın uzaklaşma hızı saniyede 6.000 kilometredir. Evren* genişlemesinin başladığı bir an olması gerekir. genişlemeyi tersine doğru düşünür ve evrenin gelişmesini geriye çekersek o zaman her şey, 15 milyar yıl önce sonsuz yoğunlukta tek bir matematiksel noktada,* toplanacaktır.

BigBang teorisinin en büyük önemi, evrenin* başlangıcı olduğunu ispatlamasıdır. Çoğu kişi, Allah`ın evreni Big-Bang ile -veya başka bir şekilde- yarattığını* bundan sonraki olayların "kendi kendine" işlediğini zanneder. Bu mantığa göre, Allah yalnızca "ilk hareket"i yaratmıştır ve evren birbiri ardına dizili domino taşları gibi kendiliğinden oluşmuştur. Oysa bu düşünce kökten yanlıştır. Big-Bang, evrendeki ilk harekettir. Evrenin patlamayla oluşması ve yaşadığımız dengenin kendi kendini oluşturması düşünülemez. kuralsız bir patlamayla dağılan parçacıkların, galaksileri, yıldız sistemlerini ve Güneş sistemini kendi kendine oluşturduğu sonucuna varılamaz. Tek bir atomun bile, kendi kendine şekillenmesi düşünülemez

koca bir evrenin bir patlamanın "kudretiyle" oluştuğunu söylemek akıldışıdır Bunlar Allah`ın ilmiyle gerçekleşmiştir. Kuran`da Allah`ın önce "gökleri" yarattığını, yeryüzünü düzenlediği, dağları varettiği ardından atmosferi düzenlediği, en sonra da canlıları var ettiği bildirilir Kuran ayetleri Allah`ın evrendeki tüm varlıkları yönettiğini bildirmektedir:
"Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri kudreti altında tutuyor. Andolsun,* zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra kimse onları tutamaz. O, Halim`dir, bağışlayandır." (Fatır Suresi, 41)
Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O`dur. Gerçekten insan pek nankördür." (Hac Suresi, 66) Gökten yere her işi O evirip düzene koyar..." (Secde Suresi, 5)

"Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, durmadan iner; sizin gerçekten Allah`ın her şeye güç yetirdiğini* Allah`ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, için." (Talak Suresi, 12)
BigBang, evrenin başlangıcıyla ilgili en tutarlı teoridir Atomların, yıldızların, galaksilerin hangi sebep-sonuç ilişkisiyle yaratıldıkları bilinmez Ama kuşkusuz Allah insanı bir su damlasını sebep kılarak yarattığı gibi, evreni de sebepler zinciri içinde yaratmıştır bu sebebin çıkışı bir patlama veya başkası olabilir. hiçbir aşama Allah’tan bağımsız kendi kendine oluşmamıştır. mükemmellik onun üstün ilmi ve kudretiyledir
Tüm evren,* insanoğluna yararlı kılınmıştır. Kuran, `Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, akıllı bir topluluğa ayetler vardır.` (Nahl Suresi, 12) Kuran`da evrenin ve dünyanın yaratılışı Kuran haberleri, bilimsel gerçeklere uygundur.

Kuran ve Bilim Hakkında

Kuran ayetleri evren hakkındaki bilgiler ve bilim ile paraleldir ateist "bilim adamları Kuran`a önyargılı* yaklaşır. Allaha inanmayanlar Kuran`ın Hz. Muhammed tarafından "yazıldığını" öne sürer Kuran`ın bilimle çelişeceğini söyler . ayetleri çarpıtırlar müslümanlar, ise hataya düşerek, Kuran`ı bir "bilim kitabı"olarak tanıtırlar Kuran`ın bilimle çelişmediğini ispatlarken, neredeyse tüm bilimin Kuranda olduğunu söylerler. bilimsel gelişme için, formül ya da deneylerle uğraşmak yerine, Kuran`ın araştırılmasının faydalı olduğunu öne sürerler .
Oysa, Kuran ayetlerinden anladığımıza göre, Kuran bir "bilim kitabı"değildir. Bilime öncülük etmek, kimya formülleri aktarmak ya da kuantum fiziği öğretmek için indirilmemiştir.

Kuran`ın ne amaçla indirildiğini ayetler şöyle açıklar "Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitap`tır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik." (İbrahim Suresi, 1) Kuran) Temiz akıl sahipleri için bir hidayet rehberi ve bir zikirdir." (Mümin Suresi, 54) Kuran, müminlere rehber olarak indirilmiştir. Onları "karanlıkdan aydınlığa" inkardan imana çıkaracak Allah`a nasıl kulluk edeceklerini, ve rızayı nasıl arayacaklarını açıklayacaktır. Kuran, müminin ibadetlerini nasıl yapacağını açıklar.Müminin ibadetleri Namaz, oruç gibi doğrudan Allah`a karşı yapılan ibadetler ve "iyiliği emredip-kötülüğü engellemek" olarak özetlenen toplumsal ibadetlerdir

Kuran, mümine, "iyiliği emredip, kötülükten sakındırırken" dini anlatırken ve din düşmanlarına karşı mücadele ederken ne gibi yöntemler izlemesi gerektiğini ne tür insanlarla ve toplumlarla karşılaşacağını tarif eder. ayette "De ki..." ve "Derler ki..." ifadeleri müminlerin insanlarla nasıl bir diyalog içine gireceğini anlatır.Kuran bir sosyoloji " ya da "psikoloji kitabıdır" diyemeyiz. Kuran kendisini rehber edinen müminlere, Allah`a yakınlaşma ve Allah yolunda mücadele için girişecekleri çabada yardımcı olmak üzere psikolojik ve sosyolojik bilgiler verir bilgiler* sosyoloji ya da psikoloji kitabında verilemeyecek kadar özlü ve doğrudur Kuran* dünyaya nizam veren* müminlere, politik bilgiler verir. Dünyada etkin "güç odakları"nı Müslümanlara kimin düşmanlık besleyeceğini Dünyadaki bozguncuları açıklar. Ama bundan Kuran siyaset bilimi kitabıdır" sonucu çıkmaz.

Kuran müminlere "rehberlik" eder Kuran tarihsel bilgilerde verir: tarih Kuran`dan öğrenilmez ama Kuran, tarihin en önemli anahtarını vermekte, müminlerle din düşmanları arasındaki mücadelenin tarihteki yerinden bahseder
Bilim, araştırma ve deney sonuçlarından elde edilir. Bu, Allah`ın "yerde ve gökte"ki ayetlerinin incelenmesi için verilen Kuran emrinin gereğidir. Kuran`dan kimya formülleri çıkarmak hatadır Kimya formülleri, müminin "ibadetlerinde önem taşımaz Bu kimyacıların işidir. laboratuarda yapılacaktır. Kuran ayetleri* bilimsel gerçeklere değinir. mümin siyaset bilimcisi"olmasa* politik ortamı bilmesi gerekiyorsa; "bilim adamı" olmak zorunda olmasa da, Allah`ın yarattıklarını tanımalıdır Kuran, evrenin yaratılışı, insanın doğumu, atmosferin yapısı gibi konularda bilgiler verir. Bu bilgilerin, modern bilimin son bulgularıyla uyumlu olması Kuran`ın "insan yazması"olmadığını ortaya koyar.*
*

KURAN ALLAH SÖZÜDÜR

Kuran öyle bir kitaptır ki, içindeki* haberlerin hepsi doğrudur Bilimde, gelecekten verilen haberlerde matematiksel şifrelemelerde hiçbir insan tarafından bilinemeyecek gerçekler ayetlerde bildirilmiştir. bilgilerin o dönemin bilgisiyle ve teknolojisiyle edinilmesi mümkün değildir. bu Kuran`ın insan sözü olmadığının apaçık* ispatıdır. Kuran, herşeyi yoktan var eden ve ilmiyle tüm varlıkları kuşatan Yüce Allah`ın sözüdür.
Allah ayetinde, Kuran`la ilgili olarak, "Eğer o, Allah`tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz** çelişkiler bulacaklardı" buyurmaktadır. (Nisa Suresi, 82). Kuran`da hiçbir çelişki yoktur içindeki* her bilgi, İlahi kitabın mucizelerini ortaya koyar

İnsana düşen Allah`ın indirdiği İlahi kitaba sarılmak ve onu* yol gösterici olarak kabul etmektir. Allah, ayetinde şöyle seslenir: “Bu indirdiğimiz mübarek* Kitap`tır. O`na uyun korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz.„ (Enam Suresi, 155) Hak Rabbinizdendir dileyen iman etsin,
dileyen inkar etsin…„ (Kehf Suresi, 29) O (Kuran), bir öğüttür. dileyen, düşünüp-öğüt alsın.„ (Abese Suresi, 11-12)


KURAN`IN MATEMATİKSEL MUCİZELERİ

Kuran`ın "matematiksel mucize"si de vardır.* mucizeye* örnek, Kuran`daki kelime tekrarlarıdır Birbiriyle ilgili kelimeler şaşırtıcı bir biçimde aynı sayıda tekrarlanır. "Yedi Gök" tabiri 7 kere geçer. "Göklerin yaratılışı (halkusemavat) 7 kere
"Gün (yevm)"* 365 kere geçerken,
çoğul günler (eyyam ve yevmeyn)" kelimeleri 30 Ay" kelimesi ise 12`defa tekrarlanır
"Hıyanet" kelimesi 16 kere geçerken, "
habis" kelimesinin tekrar sayısı da 16`dır.
"Bitki" ve "ağaç" kelimelerinin tekrar sayısı* 26.
"Ceza" kelimesi 117 kere yer alırken,
affetmek" ifadesi bu sayının 2 katı* 234 kere geçer


DE DEDİLER* 332 kere
"Dünya" ve "ahiret" kelimesi 115 kez
ŞEYTAN MELEK* 88 kere
İman" kelimesi Kuran boyunca 25 kere tekrarlanır, "
"Zekat" kelimesi 32 kere tekrarlanırken,
bereket" kelimesinin tekrarlanış sayısı da 32.
"Rahmet" kelimesi 79, "hidayet" kelimesi 79 kere "İyiler (ebrar)" 6 kere, "facirler" ise 3 kere geçer.
"Yaz-sıcak" Kış-soğuk" kelimeleri 5
Sizi yarattı" ifadesi ve "kulluk" kelimesi 16.
"Şarap (hımr)" ve "sarhoşluk (sekere)"* 6.
ZENGİNLİK FAKİRLİK* 26 kere
"İnsan" 65 kere geçer;

KURAN`DA EBCED HESABI

Sözcüklerin alfabede sayı değerleri vardır. her harf bir rakama tekabül eder. Bundan istifade* çeşitli işlemler vücuda getirilir. bu işleme "ebced hesabı" Hisab-ı Cümel" denir. Ebced alfabesinin her harfinin bir rakama tekabül etmesinden faydalanan müslümanlar, bunu* kullanmışlardır. Cifr ilmi bu yöntemlerdendir. Cifr: "İstikbalden* haber veren ilmin adıdır." sembolik şekiller ve harflerin ebced* karşılıkları üzerinde yapılan yorumlar, bu sahayla meşgul olanların başvurdukları yollardandır Ebced ile cifr arasındaki fark: Ebced gerçekleşmiş olanın, cifr ise gerçekleşmesi muhtemel olanın ilmidir.
Bu hesap yöntemi, Kuran indirilmeden önce kullanımı yaygın* bir yazım şeklidir. Arap tarihindeki olaylar, harflere rakam değeri verilerek yazılır ve her olayın tarihi de kayda geçirilirdi

ebced yöntemiyle, Kuran ayetleri incelendiğinde, birtakım tarihlere denk geldiğini görürüz. ayetlerde bahsedilen olayların, ebced tarihlerinde gerçekleştiğini ve ayetlerde* işaret bulunduğunu anlarız. Doğrusunu en iyi Allah bilir 1969 da Ay`a Çıkılmasına Kuran`da İşaret Edilir Saat ve kıyamet yakınlaştı ve ay yarıldı.„ (Kamer Suresi, 1)"Şakka" kelimesi Arapça`da "ikiye yarılma, ayrılma" çizilme, kabartma, toprağı sürme, toprağın kazılmasıdır

Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık.
yeri yardıkça yardık. onda taneler bitirdik.
Üzümler, yoncalar. Zeytinler, hurmalar. Boyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler. Meyveler ve otlaklıklar.„ (Abese Suresi, 25 - 31)
ayette "şakka" kelimesi "ikiye yarılma, ayrılma"* değil, "Toprağın yarılıp, ekinlerin bitmesi" manasında kullanılmıştır. "şakka" kelimesi bu manadadır (Kamer Suresi, 1. ayet) "Ay`ın yarılması" anlamı, aynı zamanda 1969 da Ay`a çıkma olayında Ay toprağında yapılan faaliyetlerdir (En doğrusunu Allah bilir)* bu konuda çok önemli bir işaret daha vardır. Kamer Suresi`nde geçen ayetin kelimelerinin ebcedi bizlere 1969 rakamını verir
...Saat ve ay yarıldı... HİCRİ: 1390 MİLADİ: 1969* 1969`da Amerikalı astronotlar Ayda incelemeler yapmış, Ay`ın toprağı kazılmış, yarılmış ve örnek alınarak Dünya`ya getirilmiştir.


KURAN’DA 19 MUCİZESİ

Kuran`ın matematiksel mucizesinin bir başka yönü 19 sayısının, ayetlerin içine* yerleştirilmesidir Müddessir Suresi`nin 30. ayetindeki sayı, Kuranda şifrelenmiştir. Besmele 19 harftir. Kuran 114 (19x6) sureden oluşur. İlk vahyolan sure (96. sure) sondan 19. suredir. Kuran`ın ilk vayhedilen ayetleri 96. surenin ilk 5 ayetidir ve bu ayetlerin toplam kelime sayısı 19`dur. Vahyedilen ilk sure (Alak Suresi) 19 ayete sahiptir. Son vahyedilen sure* Nasr, toplam 19 kelimeden oluşur. surenin Allah`ın yardımından söz eden ilk ayeti 19 harftir. Kuran`da 114 besmele bulunur. Bu da 19`un 6 katıdır.
Kuran`da 113 sure besmele ile başlar. Başında besmele bulunmayan tek sure, 9 numaralı Tevbe Suresi`dir. Kuran`da sadece Neml suresinde iki besmele bulunmaktadır. Bu besmelelerden biri surenin başında diğeri ise 30. ayette yeralır.

Tevbe Suresi`nden Neml Suresi`ne kadar sure numaralarının toplamı; 342`dir. Bu da 19`un 18 katıdır. Kuran`da geçen "Allah" kelimesinin toplam sayısı 2698 (19x142)`dir. Kuran`da geçen "Rahim" kelimesinin toplam sayısı 114 (19x6)`tür. Kuran`da geçen* sayıları* topladığımızda çıkan sayı 162.146`dır. Bu da 19`un 8534 katıdır: Kuran`ın en başından itibaren 19 ayete sahip ilk suresi İnfitar Suresi`dir. Kaf harfi ile başlayan 50. surede 57 (19x3) adet kaf harfi vardır. Kaf Suresi`nin ilk ayetinde Kuran için kullanılan Mecid kelimesinin ebced değeri 57 (19x3)`dir. suredeki kaf harflerinin toplamı da 57`dir. Kaf Suresi`ndeki kaf harflerini topladığımızda 19`un 42 katı olan 798 sayısını elde ederiz. 42 sayısı ise başlangıç harflerinde* kaf olan diğer surenin numarasıdır. Tüm Kuran`da; Resul* kelimesi 513 (19x27) kere, Etiu (itaat ediniz) kelimesi 19 kere, Rab kelimesi 152 (8x19) kere, Abd (kul), Abid (kulluk eden kişi) ve İbadet kelimeleri ise toplam 152 (8x19) kere geçer

KURAN`IN GELECEKLE İLGİLİ HABERLERİ

Kuran`ın mucizevi yönlerinden biri de, gelecekteki* olayları haber vermesidir.* Fetih Suresi`nin 27. ayetinde, müşriklerin işgalinde bulunan Mekke`yi fethedecekleri müminlere önceden* müjdelendi:
Andolsun Allah, elçisinin rüyasının hak olduğunu doğruladı. Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram`a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, kısaltmış olarak* ve korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, bilmediğinizi bildi, size bir fetih nasib) kıldı
(Fetih Suresi, 27) ayette, Mekke`nin fethinden önce* bir başka fetih haber verilmektedir. ayetteki gibi müslümanlar önce, Yahudiler`in elindeki Hayber Kalesi`ni fethetmişler, daha sonra da Mekke`ye girmişlerdir. Gelecekten haber vermesi Kuran`daki üstün hikmetlerdendir.

Kuran`ın sonsuz ilm sahibi olan Allah`ın sözüdür hiçbir insanın sahip olamayacağı bilgilerle* gelecekten haberler verir bunlardan biride* Bizans`ın yenilgisi Dünya`nın en alçak noktasında Rumlar`ın yenilgiye uğramasıdır. ayette* "en alçak nokta" belirtilmektedir. teknoloji ile böyle bir ölçümün yapılması ve Dünya`nın en alçak noktasının belirlenmesi mümkün değildir. Bu, herşeyden haberdar olan Allah`ın insanlara haber vermesidir. Kuran`ın Rum Suresi`nde Bizans İmparatorluğu`nun yenilgiye uğradığı, ama çok kısa bir zaman sonra galip geleceği bildirilmiştir:
“Elif, Lam, Mim. Rum orduları yenilgiye uğradı. “Dünyanın en alçak yerinde".onlar, yenilgiden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yıl içinde.* önce ve, sonra emir Allah`ındır. o gün müminler sevineceklerdir.„ (Rum Suresi, 1-4)

ayetler, Hıristiyan Bizanslılar`ın, putperest Perslere yenilmesinden yaklaşık 7 sene sonra, M.S. 620 de* indirilmişti. ayetlerde Bizans`ın galip geleceği haber veriliyordu. Oysa Bizans büyük kayıplara uğramıştı tekrar galip gelmesi imkansızdı Persler değil Avarlar, Slavlar ve Lombardlar Bizansa karşı büyük tehditti. Avarlar İstanbula kadar gelmişlerdi. Bizans Kralı Heraklius, ordunun masrafları için kiliselerdeki altın ve gümüşün eritilip paraya çevrilmesini emretti. valiler Kral Heraklius`a isyan etmiş, İmparatorluk parçalanma noktasına gelmişti. Bizans toprağı Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan Persler`in işgaline girmişti, herkes Bizans`ın yok olmasını bekliyordu tam bu dönemde, Rum Suresi`nin ilk ayetleri vahyedildi ve Bizans`ın dokuz yıl geçmeden* galip geleceği haber verildi.

galibiyet imkansız gözüküyordu ki, Arap müşrikleri ayetleri alay konusu yaptılar Kuran`da haber verilen zaferin, gerçekleşmeyeceği düşünülüyordu
Kuran`ın tüm haberleri* gerçekti. Rum Suresi`nin ilk ayetlerinin indirilmesinden* 7 yıl sonra, M.S. 627 de Bizans ve Pers İmparatorlukları* Ninovada savaştı Bizans ordusu, Persler`i yenilgiye uğrattı.* Persler işgal ettikleri yerleri Bizans`a geri verdi Böylece Allah`ın Kuran`da bildirdiği "Rum`un zaferi", gerçek oldu. ayetlerdeki bir başka mucize de,* kimsenin tespit etmesinin mümkün olmadığı coğrafi bir gerçeğin haber verilmesidir. Rum Suresi`nin 3. ayetinde, Rumlar`ın "Dünyanın en alçak yerinde" yenildikleri belirtilir. Arapçası "Edna el ard"* olan* ifade, meallerde "yakın bir yer" olarak* tercüme edilir.

Edna" kelimesi Arapça`da "alçak" "deni" kelimesinden türemiştir en alçak" anlamına gelir. "Ard" yeryüzü demektir. Dolayısıyla "Edna el ard" ifadesi Yeryüzünün en alçak yeri"* demekdir.
Bizans* ile Perslerin savaşı, yeryüzünün en alçak noktasında gerçekleşmiştir. savaşın yeri, Suriye, Filistin ve şimdiki Ürdün topraklarının kesiştiği Lut Gölü havzasıdır. deniz seviyesinden 395 metre aşağıda olan Lut Gölü, yeryüzünün "en alçak" bölgesidir. Rumlar, ayetteki gibi, "yeryüzünün en alçak yeri"nde yenilmişlerdir.* Lut Gölü`nün rakımı modern ölçümlerle tespit edilmiştir. Daha önce* kimsenin Lut Gölü`nün Dünya`nın en alçak bölgesi olduğunu bilmesi mümkün değildir. bu bölge Kuran`da "Yeryüzünün en alçak yeri" olarak tanımlanmıştır. Bu, Kuran`ın İlahi bir söz olduğunun delilidir

ANNE SÜTÜ

Anne sütü, bebeğin besinini eksiksiz gidermek ve bebeği enfeksiyonlara karşı korumak üzere Allah tarafından yaratılmış eşsiz bir karışımdır.* teknoloji ile hazırlanan bebek mamaları bu mucizevi besinin yerini tutamamaktadır. Anne sütünün bebeğe* faydaları her geçen gün artmaktadır. Bilimin anne sütü ile ilgili* keşfettiği gerçeklerden biri ise bebeğin anne sütü ile 2 yıl boyunca beslenmesinin faydalı olduğudur. Bilimin yeni keşfettiği önemli bilgiyi Allah bizlere "…Onun sütten ayrılması, iki yıl içindedir..." ayetiyle 14 asır önce bildirmiştir.
Biz insana anne ve babasını onlara iyilikle davranmayı tavsiye ettik. Annesi onu, zorlukla karnında taşımıştır. Onun sütten ayrılması, iki yıl içindedir. "Hem bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız banadır."„ (Lokman Suresi, 14)

İNSANIN DOĞUMU

Kuran`da insanlar imana çağırılırken Allah gökleri, yeryüzünü, hayvanları ve bitkileri örnek gösterir. ayetlerde insanın kendi yaratılışına dönüp bakması öğütlenir. İnsanın nasıl yeryüzüne geldiği, hangi aşamalardan geçtiği ve temel maddesinin ne olduğu hatırlatılır. ayette şöyle denir Sizleri Biz yarattık, tasdik etmeyecek misiniz?* rahimlere dökmekte olduğunuz meniyi gördünüz mü? Onu sizler mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratıcı Biz miyiz?„
(Vakıa Suresi, 57-59) İnsanın yaratılışı ve mucizevi özelliği, ayette vurgulanır. öyle bilgiler vardır ki, bunlar 7. yüzyıl insanlarının asla bilemeyeceği detaylardır. İnsan, meninin tamamından değil, çok küçük bir parçası spermadan yaratılır. Bebeğin cinsiyetini erkek belirler. İnsan embriyosu ana rahmine* bir sülük gibi yapışır. İnsan ana rahminde üç karanlık bölgede gelişir.

Kuran`ın indirildiği yüzyılda insanlar elbette doğumun temel maddesinin cinsel ilişki ve meni ile ilgili olduğunu biliyordu Çocuğun 9 ayda doğduğu rahatlıkla gözlenen,* araştırma gerektirmeyen bir konu idi. Ancak bilgiler o devrin insanının bilgisinin çok üstündeydi. Bunlar, 20. yüzyıl bilimi tarafından keşfedildi.


MENİDEN BİR DAMLA

Erkekten atılan 250 milyon kadar spermden çok az bir miktarı yumurtaya ulaşır. Yumurtayı dölleyecek olan sağ kalmayı başaran 1000 kadar spermden sadece bir tanesidir. İnsanın tüm meniden değil, meninin içindeki çok küçük bir parçadan oluştuğu, Kuran`daki "akıtılan meniden bir damla su" tanımlaması ile haber verilir. Meniden Bir Damla
Cinsel birleşmede erkekten bir kerede ortalama 250 milyon sperm atılır. Spermler yumurtaya varana kadar anne vücudunda zorlu bir yolculuk geçirir yolculukta 250 milyon spermin ancak bin kadarı yumurtaya ulaşır. Beş dakikada sona erecek yarışın sonunda yarım tuz büyüklüğündeki yumurta, spermlerden yalnızca birini kabul eder insanın özü, meninin tamamı değil, küçük bir parçasıdır. Kuran`da bu gerçek şöyle açıklanmıştır
“İnsan, ‘kendi başına ve sorumsuz` bırakılacağını mı sanıyor? Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi?„ (Kıyamet Suresi, 36-37) Dikkat edilirse Kuran`da, insanın meninin tamamından değil, onun içindeki küçük bir parçadan yapılmıştır* ancak modern bilim yeni* keşfeddiği bir gerçeği açıklaması kuraanın İlahi kaynaklı bir bilgi olduğunun delilidir.

MENİDEKİ KARIŞIM

Meni olarak adlandırılan ve spermleri taşıyan sıvı sadece spermden oluşmaz. meni, birbirinden farklı sıvıların karışımından oluşur. sıvıların, spermin enerjisini karşılayacak şekeri bulundurmak, sperm hareketini sağlamak gibi görevleri vardır. Kuran`da meniden söz edilirken bilimsel bir gerçeğe işaret edilmekte ve meni "karmakarışık" bir sıvı olarak tarif edilmektedir: “Şüphesiz insanı, karmaşık bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. onu işiten ve gören yaptık.„ (İnsan Suresi) ayette meninin karışım olduğuna işaret edilir, insanın karışımın "özünden" yaratıldığı vurgulanır O, yarattığı herşeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya çamurdan başlayandır. onun soyunu bir özden, bir sudan yapmıştır.(Secde Suresi, 7-8) Kuran`da erkeklik ve dişiliğin, "rahime dökülen meniden" yaratıldığı bildirilmiştir. Oysa yakın zamana kadar cinsiyetin anne tarafından belirlendiği sanılıyordu. Kuran`da verilen bilgiyi bilim 20. yüzyılda keşfetmiştir. Kuran`da insanın yaratılışı asırlar öncesinden haber verilmiştir.

BEBEĞİN CİNSİYETİ

Yakın bir zamana kadar, insanlar, cinsiyetin anne hücreleri tarafından Ya da anne ve babadan gelen hücrelerce belirlendiğini zannediyordu. Kuran bu konuda farklı bir bilgi vermiş erkeklik ve dişiliğin, "rahime dökülen meniden" yaratıldığını bildirmiştir:
“Rahime dökülen meniden erkek ve dişi iki çifti O yarattı...„ (Necm Suresi) Kuran`daki bilgi genetik ve mikrobiyoloji biliminin gelişmesiyle ispatlandı. Cinsiyetin erkekten gelen sperm hücreleri tarafından belirlendiği anlaşıldı. Cinsiyeti belirleyen etken, kromozomlardır. İnsan yapısını belirleyen 46 kromozomdan iki tanesi cinsiyet kromozomudur Bu iki kromozom erkekte XY, kadında ise XX olarak tanımlanır. Bunun sebebi kromozomların bu harflere benzemesidir. Y kromozomu erkeklik, X kromozomu ise kadınlık genleri taşır.

insanın oluşması, erkek ve kadında çiftler halindeki kromozomların birer tanesinin birleşmesi ile başlar. Kadında yumurtlamada ikiye ayrılan eşey hücresinin her iki parçası da X kromozomu taşır. erkekte ikiye ayrılan eşey hücresi, X ve Y kromozomları içeren iki farklı sperm meydana getirir. Kadında bulunan X kromozomu erkekteki X kromozomunu içeren spermle birleşirse doğan bebek kız olacaktır. Y kromozomu ile birleşirse doğacak çocuk erkek olur.doğacak çocuğun cinsiyeti, erkekteki kromozomlardan hangisinin kadının yumurtasıyla birleşeceğine bağlıdır.
genetik ortaya çıkıncaya dek, yani 20. yüzyıla kadar bunların hiçbiri bilinmiyordu. çocuğun cinsiyetinin kadın tarafından belirlendiği yaygındı. kız çocuk doğuran kadınlar kınanırdı.

Oysa Kuran`da, insanlara genlerin keşfinden 13 yüzyıl önce batıl inanışı reddeden bir bilgi verilmiş, cinsiyetin kökeninin kadın değil, erkektekj meni olduğu bildirilmiştir. X kromozomu dişilik, Y kromozomu erkeklik taşır. Anne yumurtasında yalnızca dişi cinsiyeti belirleyen X kromozomu . Babadan gelen menide ise hem X hem de Y kromozomu taşıyan spermler bulunur. bebeğin cinsiyeti annenin yumurtasını dölleyen spermin X ya da Y kromozomu taşımasına bağlıdır. ayetteki gibi bebeğin cinsiyetini babadan gelen meni belirler Kuran`ın indirildiği asırda bilinmeyen bilgi, Kuran`ın Allah sözü olduğunu kanıtlar

RAHME ASILIP TUTULAN ALAK

Kuran`ın insan hakkında verdiği bilgileri incelediğimizde bilimsel mucizelerle karşılaşırız.
Erkekten gelen sperm ve kadındaki yumurta birleştiğinde, doğacak bebeğin özü de oluşur Biyolojide "zigot" olarak tanımlanan tek hücre zaman yitirmeden bölünerek çoğalacak ve giderek küçük bir "et parçası" haline gelecektir.
zigot büyümesini boşlukta gerçekleştirmez. Rahim duvarına tutunur. uzantılar sayesinde toprağa yerleşen kökler buraya yapışır. ihtiyaç duyduğu maddeleri anne vücudundan emebilir. İşte bu Kuran mucizesidir. Allah Kuran`da, anne rahmine tutunarak gelişen zigottan söz ederken, "alak" kelimesini kullanır Yaratan Rabbin adıyla oku. O, insanı bir "alak"tan yarattı. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir.„ (Alak Suresi, 1-3)

"Alak" kelimesinin Arapça`daki anlamı "bir yere asılıp tutunan şey" demektir. deriye yapışarak kan emen sülükler için kullanılır. anne karnında gelişen zigotu bu özelliğiyle tarif eden bir kelime kullanması, Kuran`ın Alemlerin Rabbi Allah tarafından indirildiğinin kanıtıdır. Anne karnındaki bebek, ilk aşamada annesinin kanından beslenmek için rahim duvarına yapışan bir zigottur embriyolojik oluşum Kuran`da, "asılıp tutunan" anlamına gelen, deriye yapışıp kan emen sülükler için de kullanılan "alak" kelimesiyle 14 yüzyıl önceden mucizevi bir biçimde bildirilmiştir.*

KEMİKLERİN KASLA SARILMASI

Ayetlerde, anne karnında önce kemiklerin oluştuğu, sonra kasların ortaya çıkarak kemikleri sardığı haber verilmektedir: su damlasını bir alak olarak yarattık; alak`ı* bir çiğnem et parçası olarak yarattık çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık kemiğe et giydirdik; bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.„
(Müminun Suresi, 14) Anne karnındaki gelişimi inceleyen bilim embriyolojidir. Ve embriyolojide yakın zamana kadar kemiklerle kasların birlikte ortaya çıkarak geliştikleri sanılmıştır. bazı kimseler ayetlerin bilime ters düştüğünü iddia etmiştir. Ancak gelişen teknoloji ve yapılan mikroskobik incelemeler, Kuran`da bildirilerin eksiksiz ve kesin olduğunu ortaya koymuştur.

incelemeler göstermektedir ki, anne karnında ayetlerdeki gibi bir gelişme gerçekleşir embriyoda kıkırdak doku kemikleşir. kas hücreleri kemiklerin etrafındaki dokudan seçilerek biraraya gelir ve kemikleri sarar. 6. haftada kıkırdaklaşmanın devamı olarak ilk kemikleşme köprücük kemiğinde ortaya çıkar. 7. hafta sonunda uzun kemiklerde kemikleşme başlar Kemikler oluşurken kas hücreleri kemiği çevreleyen dokudan seçilerek kas kitlesini meydana getirir. Kas dokusu kemiğin etrafında ön ve arka kas gruplarına ayrışır.
Anne karnındaki gelişimini tamamlayan bebeğin kemikleri belli bir dönem sonra kaslarla sarılmaktadır.*

insanın Kuran`daki oluşumu,embriyolojiyle uyum içindedir. İnsanın anne karnındaki gelişimi Kuran`da haber verilmiştir. Müminun Suresi`nin 14. ayetindeki gibi anne karnındaki embriyonun ilk aşamasında kıkırdak doku kemikleşir. kemikler kas hücreleri tarafından sarılır. Allah bu gelişimi, ". o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık kemiklere et giydirdik..." ifadesiyle en açık şekilde tarif eder


BEBEKLERİN RAHİMDE ÜÇ EVRESİ

Kuran`da insanın anne karnında üç aşamalı bir yaratılışla yaratıldığı bildirilir Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan bir başka yaratılışa dönüştürüp yaratmaktadır. İşte Rabbiniz Allah budur, mülk O`nundur. O`ndan başka ilah yoktur. Buna rağmen nasıl çevriliyorsunuz?„
(Zümer Suresi, 6) ayette, insanın anne karnında, birinden diğerine farklılaşan üç ayrı evrede meydana geldiğine işaret edilir. bugün modern biyoloji, bebeğin anne karnındaki embriyolojik gelişiminin üç farklı devrede gerçekleştiğini ortaya koyar embriyoloji kitaplarında şöyle ifade edilir:
Rahimdeki hayat 3 EVREDEN oluşur; preembriyonik (ilk 2,5 hafta), embriyonik (8. haftanın sonuna kadar), ve fetal (8. haftadan doğuma kadar).

Tıp dilinde "trimester" üç dönem" olarak tanımlanan evreler bebeğin gelişim aşamalarıdır üç gelişim safhasının kısaca şöyledir: Preembriyonik evre 1. trimester" olarak anılan ilk evrede zigot bölünerek çoğalır, hücre kitlesi haline geldikten sonra kendini rahim duvarına gömer. Hücreler çoğalarak kendini 3 tabakada organize eder Embriyonik evre: 2. trimester" evresi 5,5 hafta sürer ve canlı "embriyo" olarak adlandırılır. Bu evrede bedenin temel organ ve sistemleri ortaya çıkar. Fetal evre: Gebeliğin "3. trimesteridir embriyo "fetus" diye adlandırılır. gebeliğin sekizinci haftasında başlar ve doğuma dek sürer. ayırt edici özelliği fetusun yüzü, elleri ve ayaklarıyla insan görünümüne sahip bir canlı olmasıdır. Fetüs 3 cm. boyunda olmasına rağmen tüm organları ortaya çıkmıştır. dönem 30 hafta kadar sürer

Anne rahmindeki gelişim ile ilgili bilgiler modern teknolojik gözlemler sayesinde elde edilmiştir. Tüm bilimsel gerçekler mucizevi biçimde ayetlerde haber verilmiştir. İnsanlığın tıbbi konularda hiçbir bilgiye sahip olmadığı dönemde, Kuran`da ayrıntılı ve doğru bilgiler verilmiş olması, Kuran`ın insan sözü değil, Allah Kelamı olduğunun açık bir delilidir. Zümer Suresi`nin 6. ayetinde insanın anne karnında, birinden diğerine farklılaşan üç ayrı evrede meydana geldiğine işaret edilir. embriyoloji bilimi, bebeğin anne karnındaki gelişiminin üç farklı devrede gerçekleştiğini ortaya koymuştur.***


HAREKETLERİMİZİ YÖNLENDİREN BÖLGE

o, tutumuna son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz; O yalancı, günahkar olan alnından.„ (Alak Suresi, 15-16)
ayetlerde geçen "yalancı, günahkar alın" tanımlaması dikkat çekicidir. Çünkü son araştırmalar, kafatasının ön alın bölgesinde, beyni yöneten bölümü göstermiştir. 1400 yıl önce Kuran`da dikkat çekilen bu bölge ve görevine günümüz bilim adamları ancak son 60 yılda açıklama getirmişdir. alın bölgesinin. fonksiyonları şu şekilde geçmektedir: Hareketlerin motivasyonu, planlama öngörüşü ve başlatılması ön alın bölgesinde gerçekleşir. Burası çağırışım birlik korteksinin bölgesidir…"

ön alın bölgesi"Hareket ve saldırganlığın da fonksiyonel merkezidir beynin ön alın bölgesi, planlama, motivasyon ve iyi veya kötü hareketlerin başlatılması, yalan veya doğrunun söylenmesi ile ilgili faaliyetlerin tümünü yürütmektedir. Bilim adamlarının son altmış yılda keşfettikleri Alak Suresi`ndeki "yalancı günahkar alın" ifadesi ile paralellik gösterir. bilimsel gerçekler Kuran ayetlerinde asırlar önce Allah tarafından insanlara haber verilmiştir.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kuran Mucizeleri 2 engincemal Kur'an-ı Kerim 1 29.04.2015 17:38
Yaratılış Gayesi Matemkar Kur'an-İlahi-Ezgi-şiir Videolari 0 19.06.2014 20:31
Kusursuz Yaratılış (Kelebekler) eSiLa Resimlerle Ilgili Serbest Kürsü 2 21.03.2013 21:29
Anne Karnında Üç Karanlıkta Yaratılış SıLa Serbest Kürsü 0 21.03.2013 16:45
İnsanın Yaratılış Gayesi SıLa Dini Konular 0 04.01.2013 01:17


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları