Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Dua Kösemiz > DuaLar

Dua Üç Şekilde Kabul Edilir


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki DuaLar - kategorisi altındaki Dua Üç Şekilde Kabul Edilir isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 15.04.2013   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Dua Üç Şekilde Kabul Edilir

Click the image to open in full size.
Diyebilir ki insan, hatırına getirir şeytan, aklına gelebilir böyle bir şey:

"--Ben bazı şeyleri istiyorum, olmuyor..."

Böyle diyenler var... Meselâ geçende duydum, kadının birisi:

"--Allah benim dualarımı kabul etmiyor." diyormuş.

Şimdi Allah-u Teâlâ Hazretleri, kul bir şey istediği zaman duasını, şartlarına uygunsa kabul eder. Tabii, haramla beslenmiş, haram yiyen, haram konuşan, haram giyinen insanın duasını kabul etmeyeceğini anladık hadis-i şeriflerden... Ama helâlinden yemiş, şartlarına uygun bir insanın duasını üç şekilde kabul eder:

1. İstediğini aynen ona verir. "Yâ Rabbi, tarlam kurudu, yarın yağmur ihsan eyle... Yoksa mahvolacağım, çok zarara uğrayacağım." der. Bakarsınız ertesi gün şakır şakır yağmur yağar. Allah bazan kulun istediğini aynen verir.

2. Bazan istediğinden a'lâsını verir. Bu neye benzer?.. Hasta doktora diyor ki:

"--Bana aspirin ver!"

Doktor da diyor ki:

"--İyi ama, senin midende ülser var, gastrit var... Aspirin yersen miden daha fenâ olacak. Sen aspirini niye istiyorsun; başın ağrıdığı için... Tamam, ben sana aspirin vermeyeceğim ama, başının ağrısını geçirecek daha güzel bir ilâç vereceğim!" diyor.

Allah da bunun gibi, kul bir şey istediği zaman istediğini vermiyorsa, daha iyisini verecektir de onun içindir. Biraz sabretmek lâzım!..

Diyor ki Peygamber Efendimiz: "İstedim de Allah vermedi demeyin; biraz sabredin, durun bakalım!.. Her şeyin biraz sabırlı olması lâzım! Tamam, kabul olmuştur, olacaktır."

Peygamber Efendimiz bir müşrikle münakaşa ederken, Cebrâil AS müşrikin yanına gitmiş, bir şeyler yapmış, gelmiş. Peygamber Efendimiz sormuş:

"--Yâ Cebrâil kardeşim, ne yaptın?.."

"--Ben onun can damarını koparttım." demiş.

Yâni o anda bir şey anlamıyor ama, Cebrâil ona ne yaptıysa yaptı, biraz sonra belâsını bulacak. Yâni zamanı var, işin bir oluşma müddeti var...

Onun için telâş etmemek lâzım, istemek lâzım!.. İstedikten sonra edeble beklemek lâzım!.. Allah bazan istediğinden a'lâsını verir, onu görürsünüz. Beklediğiniz zaman, böyle misaller sizin hayatınızda da vardır demek istiyorum. Benim hayatımda çok misaller var...

3. Bazan da mükâfatını Allah ahirette verir. Dua eden kimseye duasının karşılığını ahirette verir. Neden?.. Öyle bir şey istemiştir ki, olmayacak. Meselâ; babası veya, hocası, veya oğlu, sevdiği bir kimse vâdesi yetmiş, artık vefat edecek... Yanındakiler el açıp dua ediyorlar: "Yâ Rabbi buna sağlık ver, afiyet ver, ömür ver, ayağa kalksın... vs." diye, ama ölecek.

Bu çeşit dualar olduğu zaman Allah-u Teâlâ Hazretleri yine mükâfatı verir. Yine kulunun duasına icabet eder; duasının karşılığını ahirette verir. İstediği şey kader-i ilâhiyeye aykırı bir şeydi, olmayacak bir şeydi.

Hem de bazan ne oluyor, hani derler ya: Ekinci yağmur yağmasını ister, çömlekçi güneş çıkmasını ister. Dünya üzerinde her insanın ayrı bir arzusu oluyor. Bazısı olmayacak o zaman... Çünkü zıt şeyler isteniyor. İkisi de iyi kul, zıt şeyler istiyorlar. O zaman olmayacak olana Allah ahirette mükâfat verir.

Askerdeyiz. Bir arkadaşımız, Abdülkadir-i Geylânî KS Hazretleri'nin vaazlarını ihtiva eden bir kitabın tercümesini şöyle şurasına sokmuş. Müslüman mütedeyyin bir arkadaş ama, cebinde güzel bir kitapla geziyor. Boş bir vakit buldu mu, açacak okuyacak, istifade edecek. Çünkü, ilimden bir bölümü öğrenmek, dünyadan ve dünyanın içindeki her şeyden daha hayırlıdır. "İlimden bir bahsi kişinin teallüm etmesi, öğrenmesi hem dünyadan, hem de dünyanın içinde mevcud olan bütün her şeyden daha hayırlıdır, daha sevablıdır." diyor Peygamber Efendimiz... Yanında kitapla geziyor, ne kadar güzel!.. Keşke bu alışkanlık bütün müslüman kardeşlerimizde yerleşmiş olsa... Fırsat bulduğu zaman insan, elini cebine sokup açsa, okusa...

Ben üniversitede hocalığım zamanında talebelere söylerdim: "Yanında kalemle beraber şuranızda bir defter olsun! Hani şurda cep oluyor ya ceketlerde, orda bir defter olsun; beğendiğiniz güzel bir şeyi hemen kaydedin!.. Yanında kalem olsun. Akıl defteri, hafıza defteri gibi bir defter olsun. Bir de, cebinde bir kitap olsun.

Muhterem kardeşlerim! Biz ilme en büyük hizmeti vermiş olan bir ümmetiz. Müslüman ecdadımız, dünya tarihinde emsâli görülmemiş alimler olmuşlar; cihan durdukça adları anılacak, eserleri okunacak kıymetli kimseler... Sonradan biz şimdi bu devirde o ilim sevgisini, o ilmin sevabını pek bilmediğimiz için gevşetmişiz. O arkadaş cebinde kitapla geziyordu. Temenni ederiz ki, hepiniz gezin!

Bir de zıt bir misal vereyim: Japonları tanıyan bir arkadaş anlattı. Zıt misal, ters misal ama, insanın hatırında iyi kalır. "Hocam, çok kitap okuyorlar." diyor. Avrupalıların içinde en çok Almanlar okur, ama Japonlar kat kat daha fazla kitap okuyorlarmış. "Yüznumaralarında bile kitap rafı var!" diyor. Yâni bu ne demek?.. Orda iken bile okuyor.

Tabii, biz ilmi bu kadar da ayağa düşürmeyiz; her şeyin bir yeri var, âdâbı var, erkânı var, güzelliği var... Biz yapmayız ama, adamların halini bilelim, çok okuyorlar. Biz de sair zaman vaktimizi zayli etmeyelim, onları orda geçelim ama, adam yüznumaradaki oturuşunda bile kitap okumak için oraya kitaplar koymuş. "Orda bile kitap rafı var." diye söyledi bir arkadaş... Ben görmedim, hayretler içinde kaldım.
Prof.Dr.M.Esad Coşan R.Aleyh
Ramazan ve Takva Eğitimi Kitabından ORUÇLUNUN DUASI başlıklı konudan bir bölüm.





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kuran'a göre ideal müslüman kadın karakteri SıLa Dini Konular 3 08.05.2014 11:05
İbadetin Manası, Kabul Şartları ve Nitelikleri eSiLa iSlami Bilgiler 0 04.04.2013 16:35
Duanin Kabul Olmasi Icin Neler Yapilir SıLa DuaLar 2 17.03.2013 02:41
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi - Dua Nasıl Edilir eFe Din Kültürü ~ Ahlak Bilgisi 0 07.03.2013 14:51
Duanın kabul olmamasının sebebi nedir? Dua bir ibadet midir? SıLa Soru Ve Cevaplar 0 20.02.2013 12:15


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları