Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat

Rasulullah'ın Emri İle Yazılan Kitap


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Edebiyat - kategorisi altındaki Rasulullah'ın Emri İle Yazılan Kitap isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 28.02.2013   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Post Rasulullah'ın Emri İle Yazılan Kitap

Miftahu'l-Kulûb'un Rasulullah'ın Emri İle Yazılması

Hicrî 1259 (M. 1843) yılı rebiülâhir ayında, kendi hücremizde* teveccüh halindeydik. Bu halde bulunduğumuz sırada; Enbiyanın Sultanı Evliyanın Asfiyanın Müttakilerin Baş Tacı Efendimiz Hazretleri zuhur etti. [ALLAH, ona. salât ve selâm eylesin.] Bu hiç bir şey hükmünde olan kula; ihsan, mürüvvet, lütuf ile şöyle buyurdu:



"-Nuri, evlâdım, vakitler bir başka oldu. Aşık, sadık,' mana yüzünü görmeyi isteyen ümmetlerim; esenlikle yollarını bulup hoşnutluk yoluna bel bağlayarak vuslat sırrına nail olsunlar.Sufilerden bazısı da; arada vasıta olmadan takvası üzere giderek, yollarını düzeltmek için özlerine bir kabiliyet gelsin.



Zira, bir alay kimseler vardır ki; ehlullah kisvesini giymiş, kemer bağlamış, başına taç giymiş, şeriatıma da itibar etmemiş durumdadır. Geçen halinden ve tecellisinden söz ederek; ehlullahın yazdıkları risalelerden ve şiirlerden ezberleyip meclis meclis gezip o hallerden dem vururlar. "Kal ile hal ettim. (Söz ederek manaya erdim.)" kıyası ile; kendi akıl, yersiz arzu ve nefsi ile vehmedip anladığı gibi konuşur. Hal böyle iken; gidişatımın, şeriatımın dışında itaat ve boyun eğmekteki kusurunu da görmez.'Zevk ehli, hal ehli biri imiş..' desinler diye, ayrıca : 'İnsanlar arasında şöhretim artsın...' düşüncesi ile hep kendi sapıtır, hem de başkalarını saptırır; bundan da habersizdir. Bu yüzden de, bazı okuyup yazması olmayan mahabbet ehli ümmetlerin yollarını kesmeye sebeb oluyorlar. Bu arada ilmi isteyenlere, bildiği ile amel eden bilginlere, ibadet ehli iyilere de :"Tarikattan nasipsiz.. Haricî.." deyişi ile taş atılıp bütün tarikatlara eğri baktırmağa da sebeb oluyorlar. Bununla beraber; ilim yolunda olanlar, bildiği ile amel eden bilginler, ibadet ehli iyiler Şeriat-ı Ahmediyemi bilirler. Muhammedi gidişatıma, üstün sünnetlerime temiz kalble bağlanıp tutunurlar. Böylece bizi bulurlar. Ehlüllahın tamamının, ümmetin iyilerinin, aşık, sadık tüm ümmetlerimin elinde şeriat bir asadır; gidişatım üzerlerinde bir abadır; ALLAH rızasını elde etmek dillerinde bir gıdadır. Bu böyle olmadıkça; kimse bizi bulamamıştır, bulamaz da... Anlatılanın dışında bir adım giden yolundan kalır; yüzünü haricîler zümresine döndürmüş olur. Bunun böyle olduğunu anlamaz, kendisinin hiç bir şey elde edemeden kaldığını da bilmez. Doğru olanlara da kötü gözle bakılmasına, taş atılmasına sebeb olur. Aralarında bazı kabiliyetli olanlar vardır. Ne var ki, bunlar da halden habersiz taklitçi olarak sözde kalırlar. Gidişatlarında ve bu yola girişte kendileri mükemmel bir mürşide muhtaç oldukları halde, mürşidlik iddiası ile geçinirler. Ne var ki, şundan da haberleri yoktur : Soğuk demir döverler.



İşte bu helak uçurumu mertebesinden, her birinin tecellisi gereği yakalarını kurtarmalarına sebeb olacağı gibi; şeriat, tarikat, hakikat, vuslat nedir bilmeleri için bir risale yaz. Aşık, sadık, mana yüzünü görmeyi isteyerek doğru yollarını bulsunlar.



Yazılacak risalenin adı da şu olsun :

MÎFTAH'ÜL - KULÜB SIRR-I ŞEMSEDDÎN ( GÖNÜLLER AÇAN ANAHTAR - ŞEMSEDDÎN SIRRI )



Böyle bir emir vermeleri üzerine : "Memur mazurdur." kuralına göre, Enbiya Sultanı Resul-ü Kibriya ALLAH'ın Sevgilisi kıyamet gününün şefaatçisi Efendimizin fermanı yerine getirilmesi gereken bir vazifesidir; [ALLAH O'na salât ve selâm eylesin.] Efendimiz Hazretlerine tabi olmakta, emrini yerine getirmekte olan bu âciz kul ümmeti; bu risaleye başladı. Yüce ALLAH'ın vereceği başarı ile güzel bitmesi için niyaza geçti.



Bu durumda, kâtibin elindeki kalem, atıcının elindeki ok ve yay durumunda olduğumuzdan; umulan odur ki : Hatasını, yanlışını af eteği ile okuyanlar örteler. Çünkü : "El-insan mahallün-nisyan.." ( İnsan unutma yeridir..) manası bizim içindir.



Başarımı ALLAH'a bağlarım. O'na dayanır, O'na güvenirim.1

--------------------------------------------------

(1) Hud suresinin 88. âyetidir.

(*) İstanbul Beşiktaş'taki Yahya Efendi Dergahı

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kur'an, Tek Kaynak mı? Temel Kaynak mı? eSiLa Kur'an-ı Kerim 0 27.02.2013 21:50
Gençliğin imanını sorularla çaldılar e kitap HiCReT Dini Konular 0 10.01.2013 12:35
3-AL-İ İMRAN suresi TuRKuaZ Kur'an Meali 0 18.12.2012 18:15
EBU BEKİR ES SIDDÎK (r.a) (571-634) SıLa Sahâbe-i Kirâm (R.A.) 0 03.12.2012 23:03
İlâhî Kitap Kavramı ve Kitaplara İman SıLa Kitaplara Iman 0 27.11.2012 09:57


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları