Geri git   www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi > GeneL KonuLar > GünceL HaberLer

Like Tree1Likes

Köşe yazıları


www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi sitesindeki GünceL HaberLer - kategorisi altındaki Köşe yazıları isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 13.04.2018   #101
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 878
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Köşe yazıları

Kaynak habertürk.com murat bardakçı
Mükemmel bir ikiyüzlülük örneği!

*Türkiye’nin bazı suçlular, kaçaklar, şüpheliler ve darbeciler için çıkarttığı yakalama kararını Avrupa dikkate almamış cevap vermemiş sürüncemede bırakmıştır PKK’sından Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren teröristlere göz* yummuştur Özdemir Sabancı’nın,*Haluk Görgün’ün Nilgün Hasefe’nin katili Fehriye Erdal’ın Belçika’da yirmi sene bir-iki kez gözaltına alınmış elini-kolunu sallayarak dolaşmıştır işin tehlikesi kendilerine varınca 2016’da* 30 sene hapse mahkûm etmiş fakat mahkûmiyet süresinin ertesi sene yarıya indirilmiş ve yakalanamamıştır*Avrupa’nın işin içinde İspanya olunca hemen harekete geçmiş mesele Türkiye olunca kıvır kıvır kıvıranıp çifte standard”*ve ikiyüzlülük uygulamıştır
Bizler neredeyse Avrupalı olacağız, medenîleşeceğiz”*diye çırpındıkça Avrupa önümüze reçete ve talep listeleri sürüyor, zayıf notlar veriyor bizden kaçan katillere ve darbecilere bile*“Buyur ağam, meydan senin”*dercesine her imkânı sunuyor işin içine kendilerinden biri girince ayrılıkçıyı hemen derdest ediyor Neden? Türkiye’nin başına gelenler Avrupa’nın umurunda olmadı Almanya’nın*Carles Puigdemont’un gözaltına alması mükemmel bir ikiyüzlülük örneğidir Biz de Avrupalıyız, bizi de alın, gibisinden yakarışlarımızın mutlaka* son bulması gerekir ama o idrak* nerelerde *Osmanlı Devleti, 19. asırdan itibaren, Tanzimat sonrasında Katalanyayı yakından takip etmiştir. Barcelona’da konsoloshanemiz mevcut olmuş, diplomatlar Katalanya’daki hadiseleri İspanya’nın Katalanya politikasını günü gününe İstanbul’a rapor etmişlerdir.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.04.2018   #102
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 878
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Köşe yazıları

Kaynak habertürk.com murat bardakçı
Mehmed Âkif’in şiirini değiştirmek

*19 Mayıs 1924’te Reisicumhur*Mustafa Kemal*tarafından da onaylanıp resmiyet kazanan
millî marşı Türk bestekârların yapmalarının arzu edilmesine rağmen olmaması sebebi ile Türkler’in ve Avrupalı müzisyenlerin katılacakları yeni bir yarışma açılmasını, eserlerin Paris, Viyana ve Napoli Konservatuvarları’nda belirlenmesini ve* marştan en hoşa gideninin*“millî marş”*seçilerek bestekârına ödül ile madalya verilmesini öngörüyordu.kararnamenin ardından Millî Eğitim Bakanlığı, millî marşta yapılacak değişikliğin sadece besteyi değil, sözleri de kapsadığına; Mehmed Âkif’in manzumesinin de değiştirilmesi gerektiğine karar verdi;

*İstiklal marşı için beste yarışmasından önce güfte*müsabakası”açıldı ve, 13 Kasım 1925’te gazetelerde yayınlandı.şöyle deniyordu Güftenin vakarlı, ümid saçıcı, ruhu yükseltici olması şarttır. Türkçe ile, Türklüğün varlığını, mâzisini ve büyük istikbalini ifade etmelidir. Güftenin kısa olması* bir meziyettir Müsabakayı kazanan esere beş yüz lira mükâfat-ı nakdiye ile bir Maarif Madalyası, ikinciye yüz lira mükâfat ile takdirname verilecektir.Âkif Bey’in İstiklâl Marşı büyük mücadelelemizin kudsî hatırası olarak saklanacak ve millî marş yanında ‘İstiklâl Marşı’ unvanıyla merasimde söylenecektir”.Bugüne kadar farkedilmeyen üzerinde durulmayan bu ilânın önemini herhalde farketmişsinizdir:

*Ankara, İstiklâl Marşı’nın güftesini de değiştirmeye, Mehmed Âkif’in o muhteşem şiirinin amillî marşın sözleri olmamasına karar vermiş, iki buçuk ay içerisinde yazılacak şiirler seçilecek olanının millî marş yapılmasını istemiş. Ama,*Âkif’in manzumesinin bestesi bir tarafa atılmayacak, törenlerde*“İstiklâl Marşı”olarak okunacak fakat millî marş”olmayacakmış Bu ilânla acemi, meçhul dünya kadar şair Millî Eğitime şiirler gönderdiler.* birbirinden beter ve,*Âkif’in o muazzam manzumesinin yanında esâmileri okunamayacak seviyedeydiler Yarışmadan bir netice çıkmadı ve*Âkif’in şiirine ilişilemedi Âkif’in şiirini değiştirme hevesleri kursaklarında kaldı 1937’de neticesiz** bir başka yarışma daha yapıldı

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.04.2018   #103
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 878
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Köşe yazıları

Kaynak habertürk.com murat bardakçı
Papa’nın ‘Cehennem yok!’ sözü de birşey mi? Katolikler bir kadının Papa seçildiğini bile görmüşlerdi

*93 yaşındaki bir İtalyan gazeteci “Papa cehennemin olmadığını söyledi” diye yazınca Katolikler birbirine girdi ve Vatikan yalanladı. Vatikanda Gilberta” adındaki kadın 853’te “Sekizinci John” olarak Papa seçildi ama bir âyin sırasında doğum yapınca öldürüldü Katolik rahiplerin evlenmelerinin yasak olmasına rağmen birçok*Papa çocuk*sahibi olmuştur.*PAPA Fransuva, cehennemin olmadığını, günahkâr ruhların âhırette yokolacağını söyledi* kıyametler koptu. Vatikan kutsal pederlerinin böyle bir şey söylemediğini, günahkârların cehennemde ebediyyen yanacaklarını duyurdu.Papa’nın açıklamasının* ardından salonun alçı süslemeleri döküldü. Papa’nın sözleri Aziz Petrus’u hiddetlendirdi ve* kilisenin tavanını Fransuva’nın kafasına geçirdi”deniyor

*Katolikler geçmiş asırlarda skandallarla sarsılmıştı 853 senesinde*“Joan”*isimli bir kadın erkek zannedilip*“Sekizinci John”unvânıyla Papa yapıldı Jutta”dedikleri* Almanya’da yaşayan İngiliz misyoner ailenin kızıydı 12 yaşında kadın elbiselerinden sıkılmış, erkek gibi görünmek istemiş, erkek elbiseleri giymeye başlamıştı.
ilâhiyata merak saldı, Atinada din ve felsefe öğrendi Romada erkek zannedildi rahip oldu kardinal oldu ve her ne halt ise 853’te ölen*Dördüncü Leo’dan sonra* Papa seçildi Sekizinci John”*adını aldı iki sene beş ay dört gün* Papalık tahtında oturdu.*Kadın Papa*Joan’ın gidişi garip oldu. Roma imparatorunun oğluna hamileydi bebeğini dokuz ay boyunca gizledi Aziz Petrus Kilisesi’nin dışında kortej halindeki bir âyin sırasında, doğurdu Şeytan görmüş gibi olan Kardinaller Joan’ı, ve yeni doğmuş çocuğunu taşlayıp öldürdüler. Vatikan,*Joan’ın* ismini Papa listesinden sildi kilisesi yok edildi Kilise,*Joan’ın unutulması için elinden geleni yaptı fakat hadisenin tarihe geçmesine mâni olamadı Joan’ın macerası* romanlara konu oldu filmler yapıldı, çizgi romanlar yayınlandı...kardinaller Joanı gömüp üzerine mermerden bir plâket, anne ile çocuğunu gösteren bir heykel dikdiler Plâket ve heykel 16. yüzyılda kırdırıldı, parçalatıldı

*Bekâret yemini eden ve* Papalığa yükselen Katolik rahiplerin kadınlarla ilişki kurmamaları, dünyadan* el-etek çekmeleri gerekirdi 904’te Papa olan ve yedi yıl hüküm süren*Üçüncü Sergius’un Marozia* adında 16 yaşlarında bir sevgilisi ve gayrımeşru bir oğlu vardı.*Marozi’nın annesi Theodora, sevgilisini 914 te*“Onuncu Jean”*unvanıyla Papa seçtirdi Sergius’un gayrımeşru oğlu 931’de*“Onbirinci John”*olarak Papalık tahtına oturdu. gayrımeşru oğul* Papa seçildiğinde 18 yaşındaydı babasının metresini kullandı öz yeğenleriyle ilişkiye girdi* bir papazın cinsel organını kestirdi. 963 te Aziz Petrus Kilisesi’nde toplanan 50* kardinal, Papa’yı saygısızlık ve, yalan yeminle, cinayet ve zina ile suçlayıp Papalık’tan azlettiler.*Sekizinci Innocent*1484’te Papa iki gayrımeşru çocuğun Borjia*ailesinin dört çocuğu vardı çocuk sahibi Papalardan 1523’te ki Papa Yedinci Clement’ gayrımeşruydu, sevgilisinden oğlu vardı Üçüncü Paul’un dört oğlu* iki erkek torunu vardı, 20 yaşına bile basmamış olan torunlarını* kardinal yapmıştı Bunlar, Vatikan’ın tuhaflıkları

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.04.2018   #104
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 878
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Köşe yazıları

Kaynak habertürk.com murat bardakçı
Ayasofya Kararnamesi’nin kriminal laboratuvarında incelenmesi şarttır!

*CUMHURBAŞKANI* Erdoğan* Ayasofya Camii’nde* yaptığı konuşmada heyecanlandı Heyecan hissetmeden konuşması mümkün değildi, Cumhuriyet tarihinde ilk defa Ayasofya’da bir Cumhurbaşkanı’nın huzurunda Kur’an okunuyor ve Cumhurbaşkanı mâbedin içerisindeki topluluğa hitap ediyordu... Ayasofya’nın müze kalmasına karşıyım beş asır boyunca cami olarak kullanılan*“fetih sembolü”*mâbed eskisi gibi cami haline getirilmelidir bu karar siyasî olarak zordur Yunanistan “savaş sebebi”sayabilit ama gönül fethin sembolü olan mâbedin kapalı kalmasına razı gelmiyor...Ayasofya* zihnimi kurcalıyor Reisicumhur*Atatürk Ayasofya’nın*“müze”*hâline getirilmesi hakkında 24 Kasım 1924’te çıkartılan Bakanlar Kurulundaki imzası, *atatürkün imzası şüphelidir Hükümet üyelerinin imzaları gerçektir, yani bakanlar tarafından bizzat atılmışdır *“K. Atatürk”*imzası ise sanki başkası tarafından atılmış gibidir ORTADA BİR TUHAFLIK VAR Asırlardır cami olarak kullanılan mâbedin 1934’te müze yapılması gelişmeleri bilinmektedir ve*“Atatürk’ün mâlûmatı vardır Ama imza farklıdır
Ayasofya Kararnamesi kriminalde titizlikle incelenip Atatürk* imzasının sahte olup olmadığı ortaya çıkartılmalıdır

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.04.2018   #105
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 878
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Köşe yazıları

Kaynak habertürk.com murat bardakçı *
Teşvikiye modeli cenaze

“Nişantaşı”*ile*“Teşvikiye”*ucucadır ama Âdetleri farklıdır, hayatları değişiktir, Nişantaşı’nın* uçukluğuna ve* şımarıklılığına Teşvikiye’de rastlanmaz, Nişantaşı belediye olarak Şişli’ye, Teşvikiye Beşiktaş’a bağlıdır.Teşvikiye’de iki mahallenin özelliklerini taşıyan tek bir mekân vardır: Teşvikiye Camii...Nişantaşı mekânları ile hayat tarzı ile Teşvikiye’nin âdetlerini ve asıl Teşvikiye Camii’ni etkilemiştir Cami göçüp giden sosyete mensuplarını ve şöhretleri son yolculuklarına uğurlama mekânı oldu, ve ortaya eskiden görmediğimiz kendine mahsus bir*“cemaat”*ile*“cenaze ritüeli”*çıktı...

Cenazeye gelen hanımları tanımak imkânsızdır sanki dostlarını* değil, defileye yahut partiye gelmiş gibidirler; saç stillerinde fark yoktur,* hepsi*“sosyete sarısı”denen Koleston ile boyanmıştır, Hanımefendiler* başsağlığı temennisini hatırına getirmeden porselen dişleri ile tıslamayı andıran tuhaf bir sesle*“Canım, n’aber, nassssın?”diye sorar, kiminle teşerrüf ettiğinizi çıkartamadığınız için sözü evirip çevirip birşeyler söylersiniz. Muhatabınız tanıyamadığınızı farkedince Aşkolsun, unutulduk mu?”yu yapıştırır ve*“Tanıdım ama işte şu gözlük yani...”*diye gevelersiniz

Teşvikiye’den kalkan cenazelerin erkek cemaati ise
Yazları çorapsız giyilen loafer, ilân panosunu andıran son moda bir tişört, kışları en pahalı mağazalardan alınmış kaşmir bir palto yahut avcı montu ile gelirler cenazeye** koyu renk gözlük vardır gözlerinde çok şükür erkekler surat boyu gözlük takmadıkları için kimliğini seçebilirsiniz
Teşvikiye Camii’nde bu manzaraya,* rahmetli*Hasan Pulur’un Müslüman kokteyli diyordu* cenaze meselesini dert edinenler sadece*Teşvikiyeliler değil! Cenaze sonrasında uğranılması âdet olan restoranlar ile cemaatin olmazsa olmazını, yani caddeyi altüst eden Mercedes S’lerini yahut BMW 7’lerini alan valeler ile değnekçiler de mâtemde...dedim ya, tamirat bitmeden*“Gel!”emrine muhatap kaldığımız takdirde bilmem ki nereye götürecekler?
İşte, bunun merakındayım!

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.04.2018   #106
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 878
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Köşe yazıları

Kaynak habertürk.com murat bardakçı *

*Rezil CHP ve Lideri*Kılıçdaroğlu, askere hoş vakit geçirtebilmek ve moral vermek maksadıyla Hatay’daki sınır karakoluna giden sanatçılara*“Rezil”*dedi Seviyeye bakın: Bir grup sanatçı memleketin, bizlerin hayatımızı huzurla idame ettirebilmemiz için ölüm ile burun buruna olan kahramanlara* hoşluk yaşatabilmek maksadıyla Cumhurbaşkanı ile sınıra gidecekler ama ana muhalefet lideri askere moral* verenlere*“Rezil”*diyecek Kemal*Bey’in ifadesi, malûm bir siyaset ile zihniyetin ortaya* çıkmış sloganıdır!*Cephedeki askere moral vermek için her memlekette program yapılır. İkinci Dünya Harbinde Vietnam Savaşında Amerikalılar Marlene*Dietrich*ile*Bob Hope*gibi meşhur şarkıcılarını* komedyenlerini cepheden cepheye koşuşturmuş, Fransızlar Nazi işgaline uğramamış bölgelerdeki kabare yıldızlarını taşımışlardır.
Amerikalılar cephede bugün de aynı programları düzenliyorlar askerlik ile musiki asırlar önce biraraya gelmiştir bandon ve musiki teşkilâtını kurmuş ilk milletlerdeniz...Bu musiki teşkilâtına, mehter”*dedik...Mehterin musikiyi muharebelerde icra eder şehirde konserler verir eğlence musikisini de icra ederdi cephedeki askere şevk vermek için müzisyenlerden ve edebiyatçılardan istifade ederdik

*Enver Paşa,*Çanakkale’deki muharebelerinde* yazarlarına*“Gidin, orada neler olduğunu görün, yazın ve hem askere, hem de halka moral verin”*diyerek üniforma giydirmiş, başlarına birer*“Enveriye kabalağını”geçirip cepheye göndermiştir Aynı moral Kore Savaşı’nda da devam etti. meşhur sanatçılar konser maksadıyla Kore’ye gidebilmek için çaba gösterilmiştir mesafenin uzaklığından İstanbul Radyosu’nda* Kore için doldurulan özel bandları yollamıştık Kore’den getirilen yaralı askerlerimizin tedavilerinin ardından hastahanelerde konserler düzenledik konserleri Safiye Ayla, Müzeyyen Senar*Hamiyet Yüceses*gibi devrin en sevilen sanatçıları verdiler.
1974’te Kıbrıs çıkarmasının ardından verilen konserlerdeki gazilerimiz hâlen hayattalar!
*Hatay’daki sınır karakoluna giden sanatçıların tamamından hoşlandığımı hayranlık hissettiğimi söyleyemem, gidenler arasında işitmediğim isimler Ama meselenin sanat tarafı ve, yapılan iş başkadır ve askere moral vermek maksadı sınır karakoluna gidilmesi sadece takdir edilir!
Kemal*Bey cephede programlar düzenlemek gibi eski bir geleneği eleştirdiği için bedbahttır sınıra giden sanatçılara*“rezil”*diyebilmek, hırsı gözlerini kör etmiştir akıl tutulmasıdır herkesin başına gelmez; şanslıdır çünkü hakaret ettiği sanatçılar aynı üslûpta ve hakettiği cevabı vermemiştir
Sanatçılarımız*Kemal*Bey’e cevaben seviyelerini muhafaza etmişlerdir

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mezar Taşı Yazıları GoLqe Komik Yazilar 1 20.02.2015 23:21
Süpper islami kamyon arkası yazıları.... SıLa Komik Yazilar 0 10.04.2013 09:36
F.Bahçe 4 köşe ! Trabzon Süper Lig Haberleri 0 11.03.2013 01:16
Dört Köşe Dünya YuReK Makaleler 0 25.02.2013 12:03
2013 Ferahlatan Mutfak Köşe Takımları eFe Ev Dekorasyonu 0 28.12.2012 00:26


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları