Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > GeneL KonuLar > GünceL HaberLer

Like Tree1Likes
  • 1 Post By fetih

ortadoğu kan ağlıyor arap baharı süreci


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki GünceL HaberLer - kategorisi altındaki ortadoğu kan ağlıyor arap baharı süreci isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 31.07.2014   #1
Üye
fetih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Jul 2014
Üye Numarası: 439
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 12
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: fetih is an unknown quantity at this point
Standart ortadoğu kan ağlıyor arap baharı süreci

ARAP BAHARI VE ORTADOĞU
· Yönetimlere karşı bir direniş yaşanıyor. İlk Türkiye’de seçimlerle ve refarandumla bu süreç başladı. Sonra bu sürece arap baharı, afrika müslümanları ve avrupa madurları katılmaya başladı. Yönetimlere karşı başkaldırı küreselleşti. Çünkü dinsiz yönetimler mazlum ve inanan halkları sömürüyor ve zulmediyordu.
· El Kaide ile islama saldıran şeytan artık geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir. Ortadoğu’da Işid ve hamas halk hareketi olarak ortaya çıkmışitır. Afrika’da halk hareketine Boko haram dediler. Afrikada müslümanlar da özgürlük talep ettiler. Işid ve Boko haramı terör diye kötülüyorlar. Halkın hareketini bastırmaya çalışıyorlar. Afganistan ve pakistan’da inançlı halkların çabalarını da el kaide terörü diye bastırmışlardı.
· Dünya hep küresel bozguncuların yalanı ve dayatmasıyla yürümektedir. Bu düzenleri artık yıkılmak üzeredir. Arap baharı yeni düzenin ilk işaretini vermektedir.
· Arap baharı, afrika baharı şimdide avrupa baharı ile küresel değişim güç kazanıyor. Dünya değişiyor ve yeni bir merkez gün yüzüne çıkıyor. İnancın temsili Türkiye yeni tarih sahnesinde yerini alacaktır. Müslümanlar ve inananlar lidersiz ve sahipsiz idiler. Osmanlı yıkılınca doğunun ve inananların egemenliği yıkıldı. Batının ve inançsız dünyacıların egemenliği kurulmuştu. Tam yüz yıldır dünya kötülükle yönetildi. 2008 krizi ile bir değişim başladı. 2012’de bu değişim güç kazandı. 2014’den sonra zafere doğru gidecektir.
· Önce arap baharı başladı. Daha sonra Arap baharını mevcut yönetimler bastırdılar. Savaş ve çatışmalar çoğaldı. Yönetimlere yerleşmiş bozguncular silahla ve öldürerek halkları bastırmaktadırlar.
· Her bölgede savaş ve çatışmaların artmasıyla dünya daha kötü bir hale geldi. Her ülkede her şehirde ve her beldede inananların ve inanmayanların oluşturduğu çatışma ve gerilim hat safhaya çıkacaktır. Mesela ırkçılık yapanlar ile barışı savunanların gerginliği bir şehirde yaşanırken başka şehirde şii suni gerginliği yaşanmaktadır. Bir bölgede cumhuriyetçi-*demokrat gerginliği görülürken bir bölgede Müslüman hristiyan gerginliği görülecektir. Korkmayın bu gerginlik ve çatışmaların olması gerekli. İnsanlar ölse de sonu hayıra çıkacak. Ve sonunda esenlik gelecek.
· Katolik dünyası yıllarca savaş istedi 11 eylül sürecine destek verdi ve ortadoğuya zulmetti. Şimdi kötü hale getirdikleri ortadoğunun tepkilerine karşı barış söylemlerinde bulunma saçmalığına girmektedir. Ruhani lideri Papa Franciscus Vatikan'da 'Barış için Dua Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Papa'nın geçen ay Ürdün İsrail ve Filistin'e gerçekleştirdiği ziyarette ortadoğunun çok karışık olduğunu öğrendi. Bölge bozguncuları Papa’dan dua istediler. Müslümanlar harekete geçti dediler. Papa’nın gündeme getirdiği "Ortadoğu'da barış için birlikte dua etme fikri", Vatikan'daki tarihi törenle gerçekleşti. Allah bozguncuların sömürgecilerin ve zulmedenlerin duasını kabul etmez.
· Suriye, Mısır ve libya’da inananlar harekete geçti. Müslüman kardeşler başa geçti. Ama sonra darbe ve baskılarla inananlar yönetimlerden düşürüldü. Önce başa geçen inananlar sonra tekrar gerilediler. Suriye ve Mısır’da göstermelik bir seçim yaptılar. Katılım oranlarının çok az olduğu ve hile yaparak kendilerince seçim kazandıklarını iddia ettiler. İnançsızlar Suriye ve Mısır’da zafer kazandıklarını sanıyorlar. Durun bakalım. Tanrının savaşı daha yeni başladı. Çok şeyler yaşanacak. Azınlık zorbalıkla çogunluktaki inanan halkları bastıramayacak.
· Ortadoğu’da değişime küresel güçlerin gücü yetmiyor. Değişimi savaş ile de olsa durduramıyorlar. Ve uzun vadeli analiz ederseniz öldürerek bu savaş bitmeyecek. Ve kaybeden mutlaka batıl olacak. Doğruluk ve insanlık kazanacaktır.
· ABD ve batı ortadoğudaki ve dünyadaki değişimi durduramıyor. Yandaş yönetimlere ve halklara silah desteği versede savaşla devam edemeyecekler ve yenik düşecekler. Çünkü değişim çogunluk halktan ve güçlü olarak gelmektedir. Batıla kim prim verir ki. Ve batıl aldatarak ve halkı bastırarark ne kadar devam edebilirdi ki.
· BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Suriye'ye ilişkin açıklama yaptı. "Hayal edilemeyecek ihlaller yaşandı"
· Suriye’de gerginlikler çevre ülkelere de sıçrıyor. Bazen esad-Lübnan bazen esad-Türkiye gerginlikleri yaşanıyor. Lübnan'da Esed yanlıları ile karşıtları arasında çatışmalar yaşanıyor. Devam eden çatışmalarda ölü sayısı 23'e, yaralı sayısı 120'ye yükseldi.
· Suriye’de artık halk ülkeyi terk etti. Suriye’de Rusya yanlıları ile islam yanlıları savaşıyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden cihad için bölgeye gelen savaşçı insanlar Esad rejimine karşı savaşıyorlar. Amaçlarının Allah ve din davası olduğuna inanan bu askerler şeytanın yandaşı küresel güçlerle savaştıklarını düşünmektedirler. Kendilerini Mehdi’nin ordusu olarak niteliyorlar. Küresel güçlerin G-7 nin Esad’a destek vermesinin ardından islamcı halklara destek sürekli artmış ve savaşın ve işin içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Ayrıca Deccal’in ordusu da avrupa taraflarından toplandı. Esad’ın ordusunda artık çok az suriye’li var. Koreli, sırp, kıbrıslı, rum, kosovalı, ispanyollar vardı. Suriye savaşı küresel bir savaşa dönmüştü. Bu savaş şeytanın ve Tanrının arasında gerçekleşiyordu. İki anlayış ikiside kendini hak yolda sanıyordu. Birisi dünyacılar diğeri ahiretçilerdi. Tarih önemli dönüm noktalarında böyle savaşlara şahitlik etmiştir.
· Suriye’de korkunç şehir görüntüleri var. Evler sokaklar savaştan nasibini fazlasıyla almış. Büyük bir yıkım ve yüzbinleri aşkın ölüm yaşandı.
· ABD'nin Suriye politikasının sahadaki gelişmelerin hızına yetişecek şekilde gelişmediğini ifade eden Eski ABD'nin Şam Büyükelçisi Robert Ford, “Devamlı olarak virajın arkasında kaldık. Dolayısıyla, bu politikayı kamusal olarak daha fazla savunamaz noktaya gelmiştim, böyle olduğunuzda da artık gitme zamanıdır” diyerek, görevinden ayrılmasının gerekçesini açıkladı. Ford, Suriyeli ılımlı muhaliflere ABD'nin silah ve diğer ölümcül olmayan yardımları göndermesi gerektiğine işaret ederek, “Eğer bunu birkaç yıl önce yapsaydık, yardımları artırsaydık, bugün El Kaide ılımlı muhaliflerle rekabet eder hale gelemezdi” diye konuştu.Ford, ılımlı muhaliflerin silahlar konusunda ellerinin bağlı olduğunu, çünkü ne Esed ne de El Kaide destekli grupların sahip olduğu gibi kaynaklarının bulunmadığını dile getirdi.ABD'nin de şimdi ılımlı muhaliflere yardımlarını bu yönde artırmaya hazır olup olmadığının hala net görünmediğini belirten Ford, Obama yönetiminin Suriye’de askeri değil siyasi çözüm aranması gerektiğine yönelik yaklaşımını ise "Bu bir iç savaş ve sahada dengeler zorlanana kadar siyasi müzakerelere ulaşamazsınız. Sahadaki durum burada kilit konumda" şeklinde eleştirdi.Ford, Suriye’deki meşruluğu tartışmalı devlet başkanlığı seçiminin ise savaş alanında değişiklik yaratmasını beklemediğini, ancak bunun, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in iktidardan vazgeçmeye niyetli olmadığını gösterdiğini kaydetti.
· Suriye’de 2013 sonunda varil bombalı saldırılar 949 can aldı Ve her geçen gün can alamaya devam ediyor..Ölenlerin yüzde 96'sının sivillerden oluştuğu belirtiliyor.
· Sivillere saldırılar dehşet terör eylemleridir. BM Sözcülüğü'nden Humus'taki saldırılara yönelik açıklama geldi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Suriye'nin Humus kentinde dün düzenlenen saldırıları kınayarak sivillerin hedef alınması ve sivillerin bulunduğu bölgelere hava saldırısı ile varil bombası atılmasının durdurulmasını istedi.
· Suriye’de Humus harabe kente döndü.
· Yemen'de son iki haftada gerçekleşen çatışmalarda 455 kişi hayatını kaybetti.
· Küresel ekonomi nedeniyle iyice gerileyen ABD Afganistan’dan çekilecek. Çekilirken kimseyi geride bırakmamak için Taliban ile esir takası yapıyor. ABD’de esir takası tartışma konusu olsada ABD çekilmeye mecbur. ABD’Yi bekleyen çok sorun var. Ekonomileri de çökme noktasında. Karışan Afrika ve savaşan bir doğu avrupa var. Ortadoğu karışık ve herşeye yetişemiyor.
· Libya bir türlü durulmuyor.Libya’da hükümet bazı bölgelerdeki silahlı birlikleri denetim altına alamadı.
· Irak Kürt Bölgesel Hükümeti Sözcüsü Sefin Dizayi, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) petrol satışında Bağdat hükümetinin onayını istemesine ilişkin, "ABD'nin tavsiyelerine saygı duyduk. ABD, Kürdistan bölgesinden ziyade Bağdat hükümetine baskı uygulamalıdır" dedi. Musul petrolleri Allah’ın izniyle eski sahiplerine döndü.
· Irak parlamentosunda Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkan Yardımcısı İskender Vetut, İsrail'i, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı terör örgütüne silah vermekle suçlayarak, IŞİD'den ele geçirilen bazı silahların İsrail yapımı olduğunun tespit edildiğini söyledi.
· Irak’ta Yine birileri kendilerince seçim yapıyorlar. Seçim adil bir düzende yapılmıyor. Seçim sonuçlarını daha önceki seçimlerdeki gibi hile ile sonuçlandırılacak. Maliki yönetimi amerika’nın istekleri doğrultusunda seçimlere hile karıştırıyor. Irak bombardıman ateşinde sürekli iç çatışmalar devam ediyor.
· Irak kaosta bırakıldı. Her gün kan gölü. Devlet, adalet ve düzen yok. Öldürerek yok ederek hayatta kalma dönemi yaşıyorlar. Bu ülkeyi bu halde bırakanlara lanet olsun.
· Mısır ordusunun, Refah kentinde altından tünel geçtiği gerekçesiyle bazı evlerin yıkımı için patlayıcı madde kullanması sonucu Gazze tarafında çok sayıda ev ve bir cami hasar gördü.
· Mısır’da halkın bastırılması sonucu darbe gerçekleştirlmişti. Darbeciler silah ve şiddet ile halkı bastırdı. Halk çeşitli zamanlarda gösteriler yapmaktadır. Mısır’da darbeci yönetim bu tür gösterileri şiddet ile bastırmaktadır. Darbeci hükümete resti çeken Türkiye ile ilişkiler Mursi dönemindeki gibi değil. Ticaret neredeyse yok. Darbeci Sisi’yi bir kurtarıcı gibi dürüst insan şeklinde tanıtıp medya ile yönlendirme siyaseti yaptılar. Mısır’da yine tipik Amerikan ve israil siyaseti gördük. Yalan ve yönlendirme ile bir algı oluşturarak insanların iradeleri çalındı ve aldatma yöntemi Mısır’da çok iyi uygulandı. Tamamen taraflı medyaları ve ülkenin eski sahiplerinin zenginlerin israil ve Amerikan yanlılarıyla bezenmesi Mısır’da inanan halkların gelişim sürecini tıkamaktadır. Mısır’da Üniversitelerde insan zinciri eylemleri ve yürüyüş düzenleyen darbe karşıtı öğrenciler, güvenlik güçlerinin göstericilere sert müdahalesini kınayan sloganlar atarak, tutuklu arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep etti.
· Mısır’da siyaseti engelleyen demokrasiyi yasaklayan darbeci bir anlayış, insanların düşüncelerini ölümle sonuçlandıracak kadar diktatördür. Mısır mahkemeleri 529 Müslüman Kardeşler üyesini İdam cezasına çarptırdı.
· Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) adına yapılan yazılı açıklamada, darbecilerin, basını, "insanları yanıltmak", polis ve askeri, "halkı öldürmek", yargıyı ise "İhvan'ı bitirmek için" kullandığı savunularak, idam kararlarının "İhvan'ı yok etmeye yönelik" yeni bir operasyon olduğu ifade edildi.
· İktidarların yönetimi yıkılıyor. Mısır’da idam kararları ve baskı sonucundan korkuyorlar. Sürekli büyüyen hak ve mazlum halklar hak arayışını arttırıyor. Uluslararası kamuoyu dediğiniz şey iktidarlarsa, bir kısmı korkusundan, bir kısmı çıkar hesapları ile ses çıkartmıyor. Mısır'da iktidarın tek alternatifi var, o da İhvan. Mısırı kaybederlerse bu Afrika’nın ve Arap dünyasının kaybı olacak.Dahası, Onlar açısından İsrail'in varlığı ve güvenliği tehlikeye girecek.. Bunu düşünmek bile istemiyorlar..
· Mısır'ın başkenti Kahire'de, mahkeme yakınındaki kontrol noktasında meydana gelen patlamada bir polis hayatını kaybetti.
· Genel Sekreter'in, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin "Mısır’da uluslararası insan hakları hukukunun ihlal edildiğini" bildiren açıklamasını desteklediğini ifade eden Haq, Ban'ın bu konudan endişe duyduğunu ve yakından izlemeye devam edeceğini söyledi. BM Genel Kurulu'nda idam cezalarının infazlarının ertelenmesi konusunda kabul edilen karara uymalarını istiyor" dedi. (BM bu durumu istese de İsrail darbeci mısır yönetimine idamların gerçekleştirmesi baskısı yapacak. Ve Mısır’ın darbeci lideri Sisi idamları gerçekleştirecek. Ancak bu Sisi ve darbecilerin en büyük hatası olacak. Çünkü ülkede darbeciler etkisini zamanla kaybedecek. Küresel değişimin de bu duruma etkisi olacak. Ve İsrail gün gectikçe bölgede cılız kalacak.)
· Irak’ta tam bir kaos yaşanıyor. Her yerde çatışma ve savaş var. Irak'ta evlere tank ve top mermileri isabet etmesi sonucu 8 kişi öldü, 9 kişi yaralandı.
· Irak Parlamento Başkanı Usame el-Nuceyfi'den ise çok çarpıcı açıklamalar geldi. Musul kentinin çok kısa bir sürede terör örgütü IŞİD'in eline geçtiğine yönelik bir başka soruya ise Nuceyfi, "Ordu güçleri hiç bir neden olmadan görev yerlerini terk etti. Asker de başındaki komutan da yerinde durmadı. Ordu silahları yerlerde, zırhlı araçlar bomboş sokaklarda bırakılmış durumda.Halk güvenlik nedeniyle göç etti. Türk konsolosluğu ve Türkler rehin alındı.
· Önce ülkeler arası sorunlar ve çatışmalar artacak hatta tavan yapacak. Gerilimler savaşlar gözlenecek. Sonra Türkiye tüm bu çatışmaları ve sorunları gidermeye başlayacak.
· Esad uydurma bir seçim yaptı. Katılımın çok az olduğu ve ülkenin çok azında sandık uygulayabildiği saçma bir seçimle zafer kazandıklarını iddia ettiler.
· Maliki ve IŞİD'in eylemleri nedeniyle 800 bin kişinin yerinden olduğunu bildirdi.
· İsrail'in yeni yerleşim birimleri oluşturma planına İngiltere'den tepki geldi. Ardından AB’de tepki gösterdi. İsrail ağresif tepkiler gösteriyor.
· Filistin'de İsrail'i kızdıran gelişme oldu. Filistin'de El Fetih ile Hamas uzun bir aradan sonra birleşme konusunda ciddi bir adım attı. 5 hafta içerisinde ulusal birlik hükümeti kurulması gündemde. İsrail ise bu duruma tepkili. Filistin'de El Fetih ve Hamas'ın birleşmesi ile işgalcilere karşı Müslümanlar kendi vatanlarında daha güçlü olacak.
· Avrupa Birliği'nden İsrail'e uyarı! Hamas ile El Fetih arasında sağlanan anlaşmaya tepki olarak Filistin'le barış müzakerelerini askıya aldığını açıklayan İsrail'e Avrupa Birliği'nden uyarı geldi.
· İsrail asıllı caz sanatçısı Gilat atzmon, "İsrailliler sömürmekten çok Filistinlilerin gitmelerini istiyor. İsrail, etnik temizleme sistemidir. Diğer bir deyişle İsrail, Nazi Almanyası'ndan hiç farklı değildir" dedi. İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) İstanbul Şubesi tarafından şubenin Vefa'daki merkezinde düzenlenen toplantıda konuşan Atzmon, çatışmalara dair yaklaşımının politik değil, teorik bir tarz olduğunu söyledi. "Siyonist Yahudiliğin tehlikeli bir olgu olduğunu ve bunun mahiyetinin sorgulanmasına izin verilmediğini" dile getiren Atzmon, şunları kaydetti: "Problem sadece Filistin'de değil. Aynı zamanda Türkiye'de de hükümet üzerinde baskı kuran Yahudi lobileri var. İkinci Irak savaşı bu lobiler tarafından hazırlandı. Filistin'den bahsederken sömürgecilikten bahsetmek gerekir. Yahudiler kendileri Fransızlara, Almanlara benzetir. Ancak şunu unutuyorlar; siyonizm başka hiç bir şeye benzemez. İsrailliler sömürmekten çok Filistinlilerin gitmelerini istiyor. İsrail, etnik temizleme sistemidir. Diğer bir deyişle İsrail, Nazi Almanyası'ndan hiç farklı değildir." Atzmon, yatırımcı George Soros'un, Gezi Parkı olayları sırasında eylemcileri desteklediğini ileri sürerek, "Soros adındaki bir Yahudi'nin bu grupları desteklediğini göreceksiniz. İran'da da Mısır'da da başardı. Arap Baharı'nı kışa çevirdi. Şu anda Ukrayna'da çalışıyor" dedi.
· İsrail Başbakanlığı, Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in, "2011'de Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'la barış anlaşmasına varıldığı ancak bununBinyamin Netanyahu tarafından engellendiği" yönündeki ifadeleriyle ilgili açıklamada bulundu.
· Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Washington’daki görüşmelerine eşlik eden Filistinli Başmüzakereci Saib Erakat, devam eden müzakerelerle ilgili soruları cevapladı. Varılacak nihai bir anlaşmanın her iki tarafa birçok kazanımlar sağlayacağını dile getiren Erakat, “ABD Başkanı Barack Obama ve Dışişleri Bakanı John Kerry’nin başarıya ulaşması, en fazla Filistinlilere yarar sağlar, başarısızlıktan ise hiç kimse Filistinliler kadar kayba uğramaz. Biz gerçekten başarmak istiyoruz. Obama ve Kerry’nin hakikaten başarılı olmasını istiyoruz. Onların başarısı benim için özgürlük, bağımsızlık, devlet olma durumu anlamına geliyor. Filistinlilerin sahip olabilecekleri bir ev anlamına geliyor. 29 Nisan’a kadar, 9 ayın başarılabilir ve yapılabilir bir çözüm getirmesini ümit ediyorum” diye konuştu.(Garibim Erakat bilmiyor mu Obama ve Kery israile sürekli sadık kalacaklarını ve israil çıkarlarının daima yanında olacaklarını 2013 yılında defalarca söylemişlerdi. Barış görüşmelerinde sadece İsrail’in birtakım çıkarları aranmaktadır. Ve İsrail hiçbir zaman Flistin’e nefes aldırmak istemeyecek. Bölgede savaş siyaseti yapan ve bunun üzerinden kazanan ülke İsrail ve onun ardındaki küresel güçlerdir. Bu tür görüşmeler yüzlerce kez yapıldı bazen neden tekrar bu görşmeler gündeme geliyor diye sorduğumda israil çözüm ve barış istemiyor cevabını defalarca teyit ettik. Çünkü israili kuran Amerikalı birkaç zengin bozgunculukla kazanmayı yol edinmiş. Ve zorbalıkla haklılıkları için çabalıyorlar.)
· Dünyada Flistin ve İsrail mücadelesini incelediğinizde haksızlık ve hukuksuzluk üzerine kurulu bir düzenin getirdiği savaşı görürsünüz. Haksız zorbalar sahiplenmesi sürekli savaşla sürdürmeye çalışacaklardır. Buna mecburdurlar. Bu stres halklara yüklediğiniz bu düşmanlık sadece birkaç kendini inanan sanan amerikalı işadamın isteğidir. Ancak sayısız ölümlere neden olmaktadırlar. Hem Flistin topraklarına geleceksiniz, oradaki barışı bozacaksınız. Kutsal kitap’ta Tanrının krallığına Siyon gösterildi diye bu bölgeye gelerek zorbayla bir krallık kurma çabaları ne kadar tanrısaldır sizce. Amerikada güç sahibi birkaç zengin kendilerini tanrı yolunda sayarak haksız kazanç ile Filistin bölgesindeki halka haksızlık ve zulüm üzerinden mehdi krallığı kurmaya çalışmışlardır. Yeni dünya dedikleri kıtalara zorbalıkla sahip olanlar o bölgenin halklarını öldürenler kalkıp hak yoldayız diyorlar. Zorbalıkla topraklara sahip olma çabası ve tanrı yolunda bölge halkına fitne ve savaş çabası ne kadar doğru ve tanrısaldır. Haksızlık fitne ve savaş üzerinden tanrı krallığı kurulmaz. Bu İsrail zihniyeti ile bu savaş hiç bitmez. Savaşta kazanan olmaz ama barıştan herkez kazanır. Esenlik ancak barış ile mümkündür. İsrail, Filistine ve ortadoğuya savaş siyasetiyle ayakta durmayı ve kazanmayı yol edinmiş. Güttükleri savaş ve düşmanlık siyaseti boştur. Batıl, hükmetmek ve sahip olmak için bu yöntemleri kullanır. Ancak nereye kadar haksızlıkla sahip olacak ve hükmedecektir. Haksızlığa mutlaka tepki doğar ve bu savaşın sonu yoktur. İnsanlara ve yeryüzüne zorla sahip olmak ve yönetme düşüncesi çok şeytanidir. Bu savaş haklı gerekçeli olmayınca yıllarca sürmektedir. Ve sonsuza kadar da sürer.
· Savunma Bakanı Moshe Yalon, yazılı açıklamasında, "Başarıyla fırlatılan Ofek 10 uydusu, İsrail'in olağanüstü teknolojik yeteneklerinin ek kanıtıdır" ifadesini kullandı. Yalon, Ofek 10 uydusunun, İsrail devletinin istihbarat toplama yeteneğini geliştirip, savunma topluluğuna, günün her saatinde her türlü hava koşullarında uzaktaki ve yakındaki tehditleri yönetmesine imkan sağlayacağını belirtti. Çalışmada emeği geçen Savunma Bakanlığı Uzay Ajansı ile İsrail Uzay Endüstrisi'ne teşekkür eden Yalon, "Komşularımız üzerindeki önemli teknolojik üstünlüğümüzü güçlendirmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. İsrail, 4 yıl önce de benzer bir "casus uydu"yu uzaya fırlatmıştı. "Casus uydu" İsrail'e, İran'ın yanı sıra bölgedeki diğer Ortadoğu ülkelerini de izleyebilme kabiliyeti kazandırdı. Hepsinden önemlisi Türkiye’yi izliyorlar. Geçtiğimiz aylarda Türkiye’de bir uydusunu Kazakistan’dan fırlatmıştı.
· İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Filistin'de kurulacak uzlaşı hükumetinin tanınmaması çağrısında bulundu.
· İsrail, Kıbrıs’ta petrolü çıkarmak ve dağıtmak için Amerika’dan yardım istedi. ABD dışişleri bakanı Con Biden Kıbrıs’a gelerek Güney ve Kuzey kıbrısa barış girişiminde bulundu. Sırf çıkarlarından dolayı amerikayı kullanan İsrail Petrolün taşınması konusunda çıkmazda kaldı. Bir de ziyaretinin k.kıbrıs türk kesiminin tanındığı anlamına gelmez diyor. Tanrı onların kirli planlarına izin vermeyecek. Batmakta olan Kıbrıs’a israil sahip çıktı. Para yardımı yaptı, karşılığında ucuz petrolü çıkarma ve satma fırsatı yakaladı. Şimdi bu çıkmazdaki durumunu kullanmak istiyor. Ama her yoldan önleri kapalı. Türkiye’ye mecbur kalıyorlar. Anlaşmak için kuzey kıbrısı ikna ederek Türkiye üzerini kullanmak istiyorlardı. Yıkılmak üzere olan Yunanistan’a da Avrupa ve İngiltere destek çıktı. Amaçları Türkiye’ye karşı kullanmaktır. Zamanla bu durum daha net görülecektir.
· İsrail mescid-i Aksa’yı işgal ediyor. Diğer dinlerin özellikle de müslümanların ibadet etmesi engelleniyor. Müslümanlar Mescid’i aksadan yaka paça dışarı atılıyor. İsrail askerleri ile müslümanlar ibadet için aksa çevresinde tartışıyor ve çatışıyorlar. İşte dinlerin özgürlük merkezinde neler yaşanıyor. Gerçekten tanrı yolunda hak bir egemenlik olsaydı orada tüm dinlerin tanrıya ibadet etmelerine fırsat ve zemin hazırlanırdı. Ama günümüzde şeytanın egemenliğini ve sıkı tarafgirliği görmekteyiz. Kutsal topraklar artık zorbaların merkzi durumdadır. Mescid-i Aksayı işgal eden diğer dinlere kapatan ırkçı ve saldırgan tavır sergileyen İsrail bu kafayla mutlaka kaybedecektir. Zorbalıkla sahip olmak ve hükmetmek inançsızların felsefesidir.
· İsrail dünyanın bu kargaşalı ve yoğun siyasi atmosferini fırsat bilip Filistinlilere baskı ve zulmünü arttırdı. Filistinlileri öldürüyorlar. Yerleşim yerlerini gasbediyorlar. Bazı ibadethaneleri ilhak ediyorlar. İbadetlerini ve yaşamsal gerekliliklerini engelliyorlar.
· ABD ve İsrail ortadoğuda ortak çalışma sergiliyorlar. İsrail’in insansız hava araçları da kullanılıyor. Pakistan’da, Afganistan’da, Suriye’de,Yemen’de insansız hava araçlarıyla inanan halkların liderlerini avlıyorlar. Gökten bilinmedik bir yerden bir füzenin bir anda tepenize düşmesi ne kadar haince bir saldırıdır. İnsansız hava araçlarıyla saldırılar çok canicedir. Böyle silahlar gözlem haricinde yasaklanmalıdır.
· ABD’ yönetiminin Taliban ile esir takası ABD’yi karıştırdı. Müslümanların adam yerine konulmasına ve esirlerin bağışlanmasına tahammül edemeyen din düşmanları bu durumu medyalarında kullanmaktadır. Halkı daha çok islamafobiye yöneltmektedirler.
· ABD afganistan’da taliban’ı bitiremez. Halkın yüzde yetmişi inançlı halktır. ABD inananlara taliban ve Elkaide diyor. İnananların hepsini öldürerek bitiremezler. Zaten bitiremediler ve Afganistanı yenemediler. Azınlık yandaş afganları destekleyip çogunluk müslüman halka zulmeden ve madenlerinde gözü olan ABD Afganistanda büyük bir kayıp yaşamıştır. Afganistan’da her geçen gün ABD’ye tepki artmaktadır. Bir zamanlar bu tepkiyi küçümsüyorlardı. Ama bugün bu tepki çok önemlidir. Afgan halkı kendi geleceğini Amerika olmadan özgürce kurmak istiyor.ABD yandaşı yönetimin gitmesini istiyorlar. Orada halkın gerçek bir temsili olmalıdır.
· ABD'ye ait insansız hava aracının el-Bayda kentinde, El-Kaide üyeleri olduğu tahmin edilen kişileri taşıyan araca düzenlediği saldırıda 13 kişinin öldüğü bildirildi.
· İHA’ların bölgeyi bombalaması sonucu militan olduğu şüphelenilen en az 11 kişinin öldürüldüğü kaydedildi. Namaz kıldıklarını görünce insansız hava aracıyla vurdular.İstihbarat kaynakları, iki füzenin atıldığını ve ölenlerin kimliklerinin henüz bilinemediğini bildirdi.ABD namaz kılanları öldürüyor.
· İhvan'dan Suudi Arabistan'a cevap! Mısır Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan), Suudi Arabistan'ın, teşkilatı terör örgütleri listesine almasının üzüntüyle karşılandığını bildirdi.
· Ortadoğu barış sürecini görüşmek üzere Mısır’ın başkenti Kahire’de toplanan Arap Birliği Dışişleri Bakanları, Amerika Birleşik Devletleri’ni müzakerelerin yeniden başlaması için İsrail üzerinde baskı kurmaya çağırdı. Aslında Arap ülkeleri liderleri çözüm istemiyor. Çözümcü olsalardı bir şeyler yapardı. Katar emiri dışında Erdoğan’ı seçim sonunda tebrik eden olmadı. Mevcut yönetimler hem Ortadoğu düzeninden besleniyorlar hem de halkları kandırmak için çözüm bulunsun taktiğini kullanıyorlar. Onlar da eski düzenin İsrail egemenliğinin meyvelerini yiyorlar. Mevcut yönetimlere sahip olan Arap ülkeleri Türkiye’nin gelişiminden hoşnut değiller.
· Katar ile gerilim yaşanıyor. “Bölgede süregelen gerilim Katarlı doktor Mahmud Abdurrahman el Cidde’nin 7 yıl hapisle cezalandırılmasıyla yeniden yükselmişti. Doktor Cidde’nin yasaklı Müslüman Kardeşler grubunu desteklediği iddia ediliyor. Gelinen nokta ise 80’lerde iyice belirginleşen Batı yanlısı ittifakta önemli bir çatlak anlamına geliyor.” (François Chignac, Dubai)
· Sağlık alanında üç yeni nükleer projenin tanıtımının yapıldığı bir törene katılan İran’ın ruhani lişderi Ruhani, "Nükleer teknoloji alanında geri adım atmayacak ve bu alandaki ayrımcılığa boyun eğmeyeceğiz" diye konuştu. Ilımlı amerika ilişkilerine rest çekti. Erdoğan zamanla hem bozgunculara hemde silahlanmak isteyen islamcılara tepkisi olacaktır. Çünkü o barışı ögütlüyor.
· Obama'nın İran'ın nükleer programını diyalogla çözme çabasına öfkelenen Suudi Arabistan, Washington'un bu politikasından rahatsız olduğunun sinyalini, askeri gövde gösterisinde verdi. Suudilerden Çin füzesiyle ABD'ye gözdağı verdi.
· Afganistan ve Pakistan’da intihar saldırıları bitmek bilmiyor. Ardı ardına bombalar patlıyor.


Rabia likes this.
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tayyip Erdoğan'ın cihadı sabuha Serbest Kürsü 0 23.03.2013 12:33
Çiçeksen, baharı bekleyeceksin sabırla eFe HasbihaL 0 15.12.2012 10:11


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları