Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLama Uygun Egitim Ve Yasam > iSLamda aiLe

Edep ve Görgü Kuralları


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki iSLamda aiLe - kategorisi altındaki Edep ve Görgü Kuralları isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 10.12.2012   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Edep ve Görgü Kuralları

Edep ve Görgü Kuralları


Peygamberimizin Öğrettiği Davranış Edepleri
Peygamber Efendimiz bize Müslümanca yaşamayı öğretti Otururken, kalkarken, yerken, içerken, konuşurken, gülerken bizi başkalarından ayıran bir hayat tarzından söz etti Bizi görenlerin “Bu adam Müslüman” diyeceği bir yaşama üslûbuna sahip olmamızı tavsiye etti
İnsanlarla olan ilişkilerimizde Müslümanca davranmamızı istedi:
Ziyaret Ederken
Diyelim ki, birini ziyarete gittik, kapısını çaldık, bize “Kim o?” diye soruldu “Benim” diye cevap vermeyeceğiz Adımızı söyleyeceğiz Kapı açıldığı zaman evin içini görmemek için sağ veya sol tarafa çekileceğiz Kapıyı üç defa çaldık veya zile bastık da cevap alamadık Orada daha fazla durmayıp gideceğiz (Buhârî, İsti’zân 13, 17; Müslim, Âdâb 39; Ebû Dâvûd, Edeb 127, 128)
İçeri kabul edildik veya kendi evimize girmek üzereyiz, önce bismillah diyeceğiz Bu besmele, şeytanın bizimle birlikte içeri girmemesi için bir önlem Sonra karşımızdakine veya ev halkına selâm vereceğiz Sırasıyla önce sağ, sonra sol ayakkabımızı çıkaracağız (Müslim, Eşribe 103)
Sofrada
Daha sonra sofraya oturduk; yemeğimizi sağ elle yiyeceğiz Su içerken bardağı sağ elimize alacağız Şeytanın hep sol elle yiyip içtiğini hatırımızdan çıkarmayacağız Mecbur kalmadıkça suyu oturarak, iki veya üç nefeste içeceğiz (Buhârî, Et`ıme 2, 3; Libâs 39; Müslim, Eşribe 105-108, 116; Libâs 67; Ebû Dâvûd, Et‘ime 19; Tahâret 18; Tirmizî, Eşribe 13)
Yemeği asla tıka basa yemeyeceğiz Midemizin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe ayıracak, üçte birini de nefes almak için boş bırakacağız Peygamber Efendimiz’in tabiriyle “Müminin bir bağırsağını, inkârcının ise yedi bağırsağını dolduracak kadar yeyip içtiğini” unutmayacağız (Buhârî, Et‘ime 12; Tirmizî, Zühd 47; İbni Mâce, Et’ime 50)
Konuşurken
Konuşmak üzere ağzımızı açtığımızda ya faydalı şeyler söyleyeceğiz veya susacağız Ama asla kimseye hakaret ve lânet etmeyeceğiz; kimseyi incitmeyeceğiz, arkasından çekiştirmeyeceğiz; kimseyle alay etmeyeceğiz; kimsenin taklidini yapmayacağız (Buhârî, Edeb 31, 57; Müslim, Îmân 74, Radâ 60; Ebû Dâvûd, Edeb 35; Tirmizî, Birr 48)
Ve yine diyelim ki, bir yerde üç kişi oturuyoruz Üçüncü arkadaşı dışlayıp kendi aramızda konuşmayacağız Böyle yaparsak onun alınacağını ve üzüleceğini düşüneceğiz (Buhârî, İsti’zân 79; Müslim, Selâm 36-38)
İnsanlarla güler yüzle, tatlı sözle görüşüp konuşacağız Cana yakın, iyi geçimli, yumuşak başlı olacağız İnsanlara tebessüm etmenin ve tatlı söz söylemenin başlı başına bir sevap olduğunu bileceğiz (Buhârî, Edeb 34; Tirmizî, Birr 36, Kıyâmet 35)
Alış Veriş Yaparken
Bir şey alırken, satarken, borcumuzu öderken anlayışlı ve kolaylık yanlısı olacağız Kendisine borçlu olduğumuz kimse uygun olmayan bir tarzda alacağını istese bile ona anlayış göstereceğiz (Buhârî, Büyû‘ 16, Vekâlet 6)
Efendimiz’in anlattığı şu kıssayı ibretle hatırlayacağız: Vaktiyle adamın biri ölünce melekler ona “Hiç iyilik yaptın mı?” diye sordular “Hayır, yapmadım” dedi “Hele bir düşün!” dediler Adam düşündü, “Evet” dedi “İsteyene borç verirdim Adamlarıma da, zor durumda olanlara kolaylık göstermelerini, zenginlere anlayışlı davranmalarını tembih ederdim” Bunun üzerine Allah Teâlâ meleklere onu affetmelerini emretti (Buhârî, Büyû‘ 17; Müslim, Müsâkat 26)
Selâm ve Nezâket
Yolda bir Müslüman kardeşimizle karşılaştığımızda selâm vereceğiz Selâm vermekten hiç bıkmayacağız Küçüğün büyüğe, sayıca az olanın çok olana, binitli olanın yürüyene, yürüyenin oturana selâm vermesi gerektiğini bileceğiz (Buhârî, İsti’zân 4-7)
İnsanlarla olan ilişkilerimizde onları incitmemeye dikkat edeceğiz Söz gelişi biri kulağımıza eğilip bir şey söylemek istedi O başını uzaklaştırmadan başımızı çekmeyeceğiz Elimizi tuttu, tokalaşmak istedi; elimizi elinden hemen çekmeyeceğiz Ondan kaçtığımızı sanmaması için yüzümüzü çabucak başka tarafa çevirmeyeceğiz (Ebû Dâvûd, Edeb 5; Tirmizî, Kıyâmet 46)
Bir kardeşimiz bizi yemeğe dâvet ederse kabul edeceğiz Bize ihtiyacı olursa yardımına koşacağız Biri Müslüman kardeşimize haksızlık ederse, kardeşimizi savunacağız Yanımızda aksırıp da “Elhamdülillah” derse, ona “Allah sana merhamet etsin” anlamında “Yerhamükellah” diyeceğiz Hastalanırsa ziyaretine gideceğiz Ölürse cenaze namazını kılıp defnedeceğiz (Buhârî, Cenâiz 2, ; Müslim, Selâm 4, 5)
Yolda giderken insanları incitip zarar verecek bir taşı, bir dikeni, bir başka şeyi görünce alıp bir kenara atacağız (Buhârî, Ezân 32; Müslim, Zekât 54)
İyi Müslümanın, kendisini ilgilendirmeyen şeyleri yapmayacağını asla ve asla unutmayacağız (Tirmizî, Zühd 11; İbni Mâce, Fiten 12)
Bize iyilik edene biz de iyilik edeceğiz Ona iyilik etmeye gücümüz yetmiyorsa dua ve teşekkür edeceğiz İnsanlara teşekkür etmesini bilmeyenin Allah’a da şükretmemiş sayılacağını aklımızdan çıkarmayacağız (Ebû Dâvûd, Zekât 38; Tirmizî, Birr 35; Ahmed b Hanbel, Müsned, II, 295, II, 302, III, 73)
Düşmanca Duygular
Bir kardeşimize darılsak bile, üç günden fazla küs durmayacağız Hele yolda karşılaşınca birimiz bir yana, diğerimiz öte yana başımızı çevirmeyeceğiz İlk önce selâm verenin en hayırlımız olduğunu bileceğiz (Buhârî, Edeb 62; Müslim, Birr 25)
Dargınlıklar asla düşmanca duygulara dönüşmeyecek Pazartesi ve Perşembe günleri yaptığımız işlerin Cenâb-ı Hakk’a arzedildiğini, Allah'tan başkasını tanrı yerine koymayan herkesin o gün bağışlandığını, yalnız din kardeşiyle aralarında düşmanlık bulunanların “Birbiriyle barışıncaya kadar onları bir yana bırakın!” diyerek bağışlanmayacağını hiç mi hiç unutmayacağız (Müslim, Birr 35, 36) Müslümana özel bu ilâhî affı asla kaçırmamak için hiçbir Müslümana düşmanlık beslemeyeceğiz
İslâm Edebinin Güzelliği
Sevgili kardeşlerim! Biz bu hareketleri, “Benim Sevgili Peygamberim böyle yapardı Benim de böyle yapmamı isterdi Ben onun izinden gitmek istiyorum” diye yapmalıyız Çocuklarımızı da aynı düşünceyle yetiştirmeye çalışmalıyız Onlar dünyayı tanımaya başladıkları günden itibaren yakın çevrelerinde bu güzellikleri görerek yetişirlerse, İslâm edebini kolayca benimser ve ruhlarına sindirirler
Müslümanca yaşamayan, çocukluğundan beri hiçbir kurala tâbi olmayan kimseler bizim hayat tarzımızdan rahatsız olabilir; hatta “Bu ne yahu? Beni hafakanlar bastı Ayağını öyle atma yanlış, böyle basma günah Adam çıldırır be!” diye kızıp köpürebilir
Müslümanın dünyası, Allah’ın rızâsını kazanmaya elverişli bir yaşama biçiminden oluşur İnsanlar dost ve arkadaşlarının hayat tarzından etkilenir İşte bunun için Peygamber Efendimiz sadece mü’minle dost ve arkadaş olmayı, yemeğini de sadece Allah'a karşı gelmekten sakınan kimselere yedirmeyi tavsiye etmiştir (Ebû Dâvûd, Edeb 16; Tirmizî, Zühd 55)
Biz başkalarına bakmayalım Çünkü herkese kendi âdeti hoş gelir İyi bir Müslüman olmaya, Müslümanca yaşamaya gayret edelim Yüce Rabbim hepimizi Rehberimiz Efendimizin izince yürümeye muvaffak buyursun
Âmin
ProfDrM Yaşar KANDEMİR





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 10.12.2012   #2
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Toplumda görgü kuralları

Toplumda görgü kuralları

Sual: Toplum yaşayışında görgü kuralı olarak nelere dikkat etmeliyiz?
CEVAP
Müslüman, edepli, görgülü, nazik, kibar, güler yüzlü olmalı, efendim demeden konuşmamalıdır! Edep; güzel terbiye, iyi davranış, güzel ahlak, haya, nezaket, zarafet demektir Edep, hiçbir hırsızın çalamadığı güzel bir ziynettir Edep, insanla hayvanı ayıran farktır

Hz Ömer, (Edep, ilimden önce gelir) buyurdu İbni Mübarek hazretleri ise, (Her ilmi bilen bir âlimin, edebinde noksanlık varsa, onunla görüşmemek kayıp sayılmaz Fakat edepli biri ile görüşemezsem üzülürüm) buyurdu

Edepli kimselerin görgülerinden bazıları şöyledir:

Sokakta:
Sokağa tükürmek, çöp atmak, geliş geçişe mani olmak, tiksindirici çirkin şeyler bırakmak, görgüsüzlüktür İhtiyar, kadın ve hastalara her zaman öncelik verilir İhtiyaçları varsa yardımcı olunur

Yürürken:
Pek yavaş veya pek hızlı ve büyüklenerek yürümemelidir! Kur’an-ı kerimde mealen, (Böbürlenerek yürüme) buyuruldu (Lokman 18)

Yolda, büyük bir zat veya bir âlim ile beraber giden kimse, onun önünden ve solundan değil, sağından yürür

Taşıma araçlarında:
İnip binerken itişmek, sıra olan yerlerde sırasını beklememek çirkin davranıştır Gençler; yaşlılara ve hastalara yer verir Peygamber efendimiz, (Büyüklerini saymayan bizden değildir) buyuruyor (Tirmizi)

Günümüzde bazı gençler, yer vermemek için uyur numarası yapıyor, volkmen dinliyor Ecdada layık torunlar olmaya çalışmalıyız

Alış verişte:
İzin almadan satıcının malına dokunulmaz Malın görünüşünü, kalitesini bozacak şekilde ellenilmez ve bakılmaz Fiyat konusunda fazla ısrar edilmez Alınsa da alınmasa da teşekkür edilir Satıcı müşterisinin memnun olacağı hâl ve harekette bulunur Malını almayanlara kızmaz, darılmaz, aleyhlerine olacak bir sözü arkalarından da söylemez Alış verişte her iki taraf birbirlerini aldatmaktan uzak durur

Toplu yerlerde:
Düğün, cenaze ve bayramda daha hassas, nazik ve kibar olunur Yere ve zamana göre uygun tavır takınılır Cenazede, cenaze sahiplerinin üzüntüsü paylaşılır, maddi ve manevi üzerine düşen yardım yapılır, teselli edici söz ve davranışlarda bulunulur Yakınlarını kaybedenlere daha yakın davranılır

Düğün ve bayramlarda her zamankinden daha fazla güler yüzlü, neşeli, nazik, ikram edici olmak, büyüklere ve küçüklere uygun hediyeler vermek, gönüllerini ve dualarını almak, görgülerimiz arasındadır Görgüde, eliyle ve diliyle başkalarını incitmemek esastır

Komşulukta:
İyi geçim, karşılıklı yardımlaşma, dert ve sevinçlerine iştirak, her karşılaştıklarında selamlaşma, hal hatır sorma, birbirinden isteklerini imkan ölçüsünde temin etme önemli görgü kurallarındandır Gürültü, çöp, pislik, rahatsız edici koku ve benzeri şeylerle komşuları rahatsız etmek hiç hoş karşılanmaz Komşu kadın ve çocuklarına ayrı bir itina, hürmet ve şefkat gösterilir

Misafirlikte:
Misafire ikram etmelidir! Peygamber efendimiz, (Allah’a ve kıyamete inanan, misafirine ikram etsin) buyurdu (Buhari)

Misafire ikram, ona karşı güler yüzlü ve tatlı dilli olmaktır Yemek için külfete girmemeli, hazırda ne varsa, onu ikram etmeli Peygamber efendimiz, (Misafir için külfete girmeyin, misafir bundan rahatsız olur Misafirini üzen Allahü teâlâyı üzmüş olur) buyurdu (İbni Lâl)

Hz Ali, (Dostların kötüsü, senin için külfete giren, seni özür dilemeye mecbur bırakandır) buyuruyor
Misafirden hizmet beklememeli! Peygamber efendimiz, (Misafirden hizmet beklemek, aklın noksanlığına alamettir) buyurdu (Deylemi)

Bir arkadaş anlattı: (Bir haftadır evimizde misafir kalan samimi arkadaşıma, “Bizim hanım, bir iş için dışarı çıkmıştı Ben namaz kılana kadar sizin hanım, sofrayı hazırlarsa, çok makbule geçer” dedim Daha sonra, bu sözüme çok gücendiklerini öğrendim Bu acı tecrübe misafirden hizmet beklemenin doğru olmadığını göstermektedir)

Misafir, ev sahibinin gösterdiği yere oturmalı, ona itiraz etmemelidir Peygamber efendimiz, (Bir arkadaşın yanına gidince, oradan ayrılana kadar, o arkadaş senin emirindir) buyurmaktadır (İbni Adiy)

Hasta ziyaretinde:
Ziyarete yeni elbise ile değil, her gün giydiği elbise ile gitmelidir! Giderken meyve veya çiçek gibi bir hediye götürmek iyi olur Hastaya bakmayıp, sağa sola veya önüne bakmak uygun olmadığı gibi, devamlı olarak hastanın yüzüne bakmak da uygun değildir Hastanın yanında asık suratlı durmamalı, güzel şeylerden bahsetmeli, iyileşmesi için dua etmelidir!

Okulda:
İlme son derece büyük önem veren Müslüman, ilim yuvası olan okullardaki görgü üstünde de titizlikle durmuşlardır Çok kıymetli bir varlık olan öğretmenin sözleri dikkatle dinlenir ve bir şey istediğinde, “Peki efendim” gibi sözlerle cevap verilir Talebeler arasında birbirine saygısızlık yapılmaz Kaba hareket yapılmaz Tahta, sıra, harita gibi ders âletleri tahrip edilmez Kimsenin bedeni ve ruhi kusurlarıyla alay edilmez, küçük görülmez, tahkir edilmez Ders içinde ve dışında öğretmenle konuşmada saygılı hareket edilir Dinimizde öğretmen [hoca] hakkı, ana baba hakkından önce gelir

Telefonda:
Telefon eden, karşı taraf ahizeyi kaldırınca, önce kendini tanıtmalıdır! Osman Ünlü hoca, beni evden arayınca, her seferinde, ahizeyi kaldırır kaldırmaz, daha bizim, (Buyurun efendim) dememizi beklemeden, (Ben Osman Ünlü’yüm) der, maksadını kısaca anlatır, konuşmayı uzatmaz Bunun için, telefon eden, önce kendini tanıtmalı, kısa ve öz konuşmalı, dakikalarca sohbet etmemeli ve efendimsiz konuşmamalıdır! Her yerde, her zaman, hep nazik ve kibar olmalıdır Argo ve nahoş konuşmamalıdır Bazı santrallerde, şunu bağlar mısınız diye sorunca, Peki efendim denmiyor, “Ayrılmayın” deniyor Telefon eden niçin ayrılsın ki? Bir de, hı hı diyorlar Tanımadık bir insana karşı bu uygun değildir Telefon santrallerinde çalışan görevliler, bu yönden de bilgilendirilmelidir

Konuşurken:
Konuşanın sözünü kesmek nezaketsizliktir Hadis-i şerifte, (Arkadaşı konuşurken susmak mürüvvettendir) buyuruldu Mürüvvet; insanlık, yiğitlik, iyilik cömertlik faydalı olmak gibi manalara gelir ki, hallerin en güzeline riayet etmek demektir

Mektup yazarken:
Mektup, kısa ve öz olmalı, maksadı iyi anlatmalı Büyüklere, ilim sahiplerine, mektup yazarken daha edepli olmalıdır

Eve girerken:
Evimize Besmele ile ve İhlas suresini okuyarak girmeliyiz! Sağ ayakla içeriye girip, selam vermeliyiz! Her işe Besmele ile başlamaya alışmalıdır!

Birinin evine girerken, izin istemek gerekir Kapının zilini çalarak veya seslenerek, izin istemelidir! İzin üç defa olur Birincisinde ses verilmezse, bir dakika kadar sonra, ikinci defa da ses çıkmazsa, üçüncü defa zile basmalı, yine ses yoksa, dört rekat namaz kılacak kadar bekledikten sonra gitmelidir! Kapı aralanırsa, aradığını sormadan önce, kendini tanıtmalıdır! Fatih’te oturan Abdullah bey, Ahmet bey isimli bir arkadaşa, (Akşam bize gel, sana bir şey vereceğiz) der Ahmet bey, akşam olunca, Abdullah beyin evinin zilini çalar İçeriden, buyurun diye bir ses gelir (Abdullah bey evde mi) der Üsküdar’a, Kâmil beylere gittiği söylenir O da, Üsküdar’a gider Abdullah bey, Ahmet beyi görünce, (Sen bizim eve gidince, kendini tanıtmadın mı) der O da, hayır der (Kendini tanıtsaydın sana bir paket vereceklerdi) der Ahmet bey, kapının zilini çalınca, kendini tanıtma edebini bilmediği için, tekrar Fatih’e gitmek zorunda kalır


Yolda yürüme şekliSual: Dinimizde yolda yürüme şekli de bildirilmiş midir? Yolculuğa çıkarken neler yapmak gerekir?
CEVAP
Dinimizde eksiklik yoktur Yürüme, oturma kalkma, yatma, konuşma şekli gibi insana faydalı veya zararlı olan her şey en ince teferruatına kadar bildirilmiştir Diğer dinlerde böyle şeyler yoktur Yürümekle ilgili olarak Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Böbürlenerek yürüme!) [Lokman18]
([Ne çok yavaş, ne de koşarak] vasat bir şekilde yürü!) [Lokman 19]

(Rahman olan Allahü teâlânın [salih] kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler) [Furkan 63]

(Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boyca dağlara ulaşabilirsin) [İsra 37]

Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Koşarak yürümek müminin değerini düşürür) [Ebu Nuaym]

Yürürken pencerelere ve kadınlara bakılmaz! Yolda giderken büyüklerin ve âlimlerin önünden ve solundan yürünmez! Rütbesi veya ilmi fazla olan solda yürür Yürümede sağın, sola göre üstünlüğü vardır Bir yere giderken, yol ikiye ayrılırsa, soracak kimse de yoksa ne yapmak gerekir? Hadis-i şerifte, (Karşınıza iki yol çıkarsa, sağdan yürüyün) buyuruldu (B Arifin)

Kadınlar, zaruretle sokağa çıkınca kenardan yürürler Hanımların ayakkabıları sade olmalı, yürürken ses çıkartmamalıdır! Peygamber efendimiz de, önüne bakarak yürürdü, yürüyüşü ne yavaş ve ne pek süratli idi Hadis kitaplarında Peygamber efendimizin yürüyüş durumunu bildiren birkaç hadis-i şerif meali:
(Yürürken [dimdik yürümez] hafif öne meyilli yürürdü) [Müslim]
(Yolda yürürken, sağa sola hiç bakmazdı) [Hakim]

(Yürürken gayet vakarlı, fakat hızlı giderdi) [İbni Sad]
(Köle ve miskinlerle beraber yürürdü) [Hakim]
(Yürüyüşünden aciz ve tembel olmadığı anlaşılırdı) [İbni Asakir]

Yürümekle ilgili diğer hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Asa ile yürümek tevazudandır Asa ile yürüyen kimsenin her bir adımına bir sevap yazılır) [Deylemi]

(Asa ile yürümek, müminin alameti, Peygamberlerin sünnetidir) [Deylemi]
(Yürürken yorulan, yürüyüşünü hızlandırırsa, yorgunluğu gider) [Deylemi]

(Bir kimse hayvana güç gelecek yerde inip de yürürse, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır) [Hakim]






Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 10.12.2012   #3
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart İnsan ilişkilerinde görgü kuralları

İnsan ilişkilerinde görgü kuralları



Her insan bir cemiyetle / toplulukla yaşamak zorundadır. Topluluk arasında bulunan kimse de toplum kurallarına saygı göstermek ve diğer insanlara açık olan alanlarda (Sohbet, toplantı, program ve sair) hareketlerine titizlik katmak zorundadır. Bu hem Müslümanlığın hem de insanlığın gereği bir inceliktir. İslam'ın vazettiği bir alt sınır bulunmaktadır. İnsanı, eşrefi mahlûkat olarak tanımlayan İslam, ona toplum içinde şerefli yaşamanın yolunu da öğretmiştir. Dinlemek gerekir. Aksi takdirde insan, eşrefi mahlûkat olmaktan çıkıp, edepsiz bir mahlûkat haline gelir.




İnsanlardan saygı bekleyen bir kimse, halka saygılı davranmak zorundadır. Ciddiyetsiz hareket eden, sevgiden mahrum kalır. "Hür insan, dilediğini yapabilmelidir" iddiası ile hareket eden fert, sonunda nefsine tutsak olur. Toplumsal saygı ve kardeşlik için, insanlara saygılı olmayı önemseyenlerin uyması gereken bazı muaşeret ölçüleri;
1) İslâm'ın öğrettiği edep kurallarını zihnine yerleştiren bir insan; hoşgörü sahibi olmalıdır. Müslüman bir fert, şahsına karşı işlenen kusurları bağışlama asaleti göstermeli ve yaratanın hatırı için yaratılmışları hoş görmelidir. Başkalarından müsamahalı hareket gördüğü zaman hoşlanan kimse, bu haslete kendisi sahip olmazsa tutarsızlıkla suçlanır. Kendini beğenip başkalarını hakir görenler, nezaket ölçülerinde izafîlik fikrini türetmiş olurlar. Vicdanların mürebbisi ve kâinatın en yüce efendisi bulunan Peygamberimiz; "Hoş gör ki, hoş görülesin" buyurmuştur.
2) Bir toplulukta konuşma yapacağımız zaman, mütehakkimâne bir ifade ile değil, mütebessim bir yüzle hitap etmeli; muhatabımıza adı ile değil, şahıs zamiri ile hitap etmeli ve bu yolu tercihte bile ince ve sakince konuşmalı, "sen" kelimesi yerine "siz" demenin üstünlüğünü hatırdan çıkarmamalıdır.
3) Bir meselenin vuzuha kavuştuğunu tespit için karşımızdaki şahsa soru yöneltmek gerektiğinde, "anladın mı?" demeyerek "anlatabildim mi?" şeklinde konuşmak gerekir.
4) Muhataplarımıza karşı kullanacağımız hürmet ve saygı ifadelerini, onların ilmî durumlarını dikkate alarak ifade etmeli; bilgisi ile temayüz etmiş kimseye "zat-i âliniz", şeklinde konuşmak, eski bir Osmanlı inceliğidir.
5) Muhatabımızın kulağında işitme özrü yok ise, sesimizi karşımızdaki şahsın duymasına yetecek seviyeden daha fazla yükseltmemelidir. Otobüs, tren ve benzeri vasıtalarda yolculuk yaparken, yanımızdaki şahsın duymasına kâfi gelecek bir sesle konuşmalı; gece yolculuklarında, mecbur kalmadıkça, konuşmamalıdır. Başkalarına rahatsızlık vermemek temel insanlık kuralıdır.
6) Caddede giderken, bizden ileride gitmekte bulunan bir şahsa, arkasından bağırarak durdurmaya kalkışmamalıdır. Böyle bir davranış, kaba ve çirkindir. O şahsa ulaşmanın yolu, onu durdurmak değil, kendi yürüyüşümüzün hızını artırmak, yaklaştığımızda selam vererek olmalıdır.
7) Bir cemiyet içinde bulunurken kahkaha ile gülmemelidir. Kahkaha atmak, sahibinin ciddiyetini zedeler ve halkın huzurunu kaçırır. İlâhî edebe aykırı oluşu sebebiyle, namaz esnasında sâdır olan "kahkaha", ibadetle birlikte abdesti de bozar. Gülmede bu dereceye ulaşan ölçüsüzlükler, hareketlerimizi aklın kontrolü altına alamayışımızdan kaynaklanır.
9) Gülmeyi gerektiren bir hal mevcut değil iken, meclisteki bazı kimselerle bakışarak ve göz kırparak yapılan gülümsemeler, yanımızda bulunan kimselerin dikkatini ve kuşkusunu celp eder. Çünkü mahiyeti bilinmeyen manasız sırıtmalar, yanlış kanaatleri ve kötü zannı körüklemiş olur. Bu gibi durumlardan sakınmak, İslâmî edebe yatkın olan kimselerin şiarıdır.
10) Yaşça ve ilim itibarıyla büyüklerimize hürmette kusur etmemeli; bilgisi ile fikrimizi aydınlatan hocamıza kendisinden sanat öğrendiğimiz ustamıza ve tecrübelerinden faydalandığımız yaşlı kimselere saygılı olmak durumundayız. Bu şekilde hareketimiz, hem Hakk'ın rızasına hem de halkın hoşnutluğuna vesile olur.
11) Şehir otobüslerinde ayakta kalan ihtiyarlara kendi yerimizi ikram etme nezaketini göstermeliyiz. Bu hususa ışık tutacak bir olaydan bahsetmek gerekir. Allah Resulü, Mekke'nin yakınlarında iken, sütannesi Halime-i Sa'diye'nin geldiğini görmüş, kendisini karşılamak için hemen ayağa kalkmış ve onu güler yüzle karşılamıştı. Efendimiz (sav), hemen cübbesini sırtından çıkarmış, yere sermiş ve sütannesi Halime'yi cübbesinin üzerine oturtmuştu. Allah Resulü'nün bu hareketini göre sahabe de aynısını yapmakla kendilerini vazifeli saymışlardı.
12) Bir toplantıya katılacağımızda el ve ayak temizliği yapmalı, dişlerimizi fırçalamalı, kendimizi çekip çevirmeli güzel bir görünüşe sahip olmalıyız. Temiz ve güzel giyinmeyi kibirle bağlantılı imiş gibi görmek yanlıştır. Mütekebbir insan, eski elbise giydiği zaman da huyunu devam ettirebilir. Kibir, Hakk'ı reddetmek ve insanları hakir görmektir.
13) Cuma ve bayram namazına gideceğimizde -mümkünse- boy abdesti almalı, en güzel elbisemizi ve temiz çoraplarımızı giymeliyiz. Bahsi geçen namazlara gitmeden önce sarımsak, soğan ve pırasa yememeli; kasaplık ve balıkçılık yapan esnaf, cemaate giderken iş elbisesini değiştirmelidir.
14) Camiye vardığımızda nerede boş yer varsa oraya oturmalıdır. Hatip veya vaiz konuşmasını yaparken dikkatle dinlemeli ve halkın dikkatini dağıtacak davranışlarda bulunmamalıdır. Zira irad edilen hutbeyi dinlemek farz; yapılan vaaza kulak vermek dinî bir edepdir.
15) Bir topluluğa su, çay ve benzeri meşrubat dağıtacağımızda, Allah Resulünün sünnetine uygun olması için, kapıdan içeri girdiğimizde sağımızda kalan kimseden başlamalı, sonra onun sağında oturan kimseye ikramda bulunmalı ve bu sırayı takip ederek işin sonuna ulaşınca en son kendimiz almalıyız.
16) Bir ziyafete katıldığımızda ev sahibine teşekkür etmeli ve emeği geçenlere takdirkârlığımızı dile getirerek ev halkının gönüllerini memnun etmeliyiz. Bir bardak su bile olsa, yapılan bir ikrama şükranlarımızı dile getirip duada bulunmak çok nazik bir hareket olacaktır.
17) Cemiyet içinde bulunurken vadi olan ve halkın üzüntüsüne yol açan bir hadise karşısında sevinmemeli ve yanlış tefsir edilecek hareketlerden çekinmelidir. Bu cihetteki yanlış bir tavır, sahibinin nezaketsizliğine yorulur. Bu da karşımızdaki insanın/insanların kalplerinin kırılmasına neden olabilir.
Kâmil manada bir insan olmak isteyen, İslâm'ın ölçülerine ve muaşeret usullerine riayette kusur etmemelidir.





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 10.12.2012   #4
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Sünnete göre görgü kuralları

Sünnete göre görgü kuralları


Peygamberimizin sünnetleri çok geniştir Bu bakımdan hepsini burada anlatmamız mümkün değildir Peygamberimizin sünnetlerini anlatan eserlere bakmanızı tavsiye ederiz

İslâm; doğumdan ölüme kadar hayatın ne şekilde yaşanacağını, davranışların nasıl olacağını, iç ve dış dünyamızın ne şekilde bir yapıya kavuşturulacağını tespit etmiştir Madden ve mânen sağlıklı bir fert, sağlıklı bir aile ve sağlıklı bir toplumun yolu İslâmın emrettiği hayat tarzını yaşamak ile mümkün olabilecektir

Her hayrın başı Besmeledir !

Her hayırlı işe Bismillahirrahmanirrahim ile başlanır Sonunda da Elhamdülillah denir.
Sevgili Peygamberimiz: "Bir işe besmele ile başlanılmaz sonunda da Elhamdülillah denmezse o işte hayır olmaz"buyurmuştur Çünkü besmele çekerek kul ile Allah arasındaki gerçek alâka kurulmuş olur Nerelerde besmele çekilir veya çekilmez bir kaç misal verelim:

"Yemek yemeğe, abdest almaya ve hayırlı işe başlarken besmele çekmek sünnettir.
Tuvalete girerken besmele çekmek mekruhtur
Haram olan birşeyi yapmaya başlarken besmele çekmek haramdır

vb....





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
edep , görgü , kuralları


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ModeratörLerin GörevLeri ve Moderatör kuraLLarı ..! SıLa Forum-Moderator KuraLLarı 3 05.04.2015 19:55
iLLa Edep iLLa Edep SıLa Hayata Dair 5 12.03.2013 12:53
Mircte.org KanaL KuraLLarı eFe Genel isLami IRCD DoKumanLari 0 07.12.2012 23:22
Yolun Başı da Edep, Sonu da. eSiLa Tasavvufi Sohbetler 0 07.12.2012 14:10
Site Satışı Bölüm Kuralları SıLa Yeni Web Siteleri - Site Haberleri 0 29.11.2012 11:47


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları