Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLama Uygun Egitim Ve Yasam > iSLamda aiLe

Kapının eşiği


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki iSLamda aiLe - kategorisi altındaki Kapının eşiği isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 06.03.2013   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Post Kapının eşiği

Click the image to open in full size.


İbrahim(as) uzun süredir görmediği oğlu İsmail(as)’i ve henüz tanımadığı gelinini görmek için ziyaretlerine gitti. Evlerine varıp kapıyı çaldığında gelini, İsmail(as)’ın eşi açtı kapıyı. Oğlu İsmail(as)’ı sordu. İsmail(as)’ın evde olmadığını, yiyecek bir şeyler bulmak için ava gittiğini söyledi gelini.

İbrahim(as) gelinine sordu: ”Nasılsınız, geçiminiz nasıl?”

-“Darlık içerisindeyiz, gayet kötü bir haldeyiz.”

İbrahim(as): ”Kocanız gelince selam söyleyin, evinin eşiğini değiştirsin” dedi ve beklemeyip gitti.

İsmail(as) eve döndüğünde babasının kokusunu almıştı. Hanımına “Bugün evimize gelen oldu mu?” diye sordu.

Eşi de yaşlı birinin geldiğini söyleyip aralarında geçen konuşmayı anlattı.İsmail(as) hanımına “kendisine bir şey tembih edip etmediğini” sorduğunda eşi,yaşlı adamın kendisine selam söylediğini ve “kapısının eşiğini değiştirmesini tembihlediğini” söyledi.

İsmail(as) şifreleri çözdü.Hanımına dedi ki: ”O gelen yaşlı adam babam İbrahim’di. Tembihi de senden ayrılmamdır. “ diyerek bu ilk eşinden ayrıldı.

İsmail(as) daha sonra tekrar evlendi. Kendisinin evde olmadığı bir gün yine İbrahim(as) evlerini ziyarete geldi. Kapıyı çaldığında yeni gelinine açtı. İsmail(as)’ın evde olmadığını, rızık peşinde koşuşturduğunu söyledi.

İbrahim(as) kendisini tanımayan bu gelinine de sordu: “Nasılsınız, geçiminiz nasıl?”

-“Biz hayır, saadet ve bolluk içerisindeyiz, Allah(cc)’a hamd ederiz.”

İbrahim(as) bu cevap üzerine çok memnun oldu,onlara dua etti, oğlu İsmail(as)’ı beklemeden gitti. Giderken gelinine dedi ki: ” Eşiniz geldiğinde ona selam söyleyin, kapının eşiğini güzel tutsun.”

İsmail(as) eve döndüğünde yine babasının kokusunu almıştı.Eşine “bugün evimize gelen oldu mu?” diye sordu. Güzel yüzlü bir ihtiyar geldiğini, kendisine selam söylediğini, “kapının eşiğini güzel tutmasını tembihlediğini” anlattı.

İsmail(as) dedi ki: “O gelen babamdı, sende evimin eşiğisin. Babam seni hoş tutmamı emretmiştir.”

İsmail(as) hayatını, huzur, saadet ve bereket içerisinde bu eşi ile tamamladı(*)

..........

Annelerimiz, halalarımız, teyzelerimiz, bacılarımız, yengelerimiz, eşlerimiz, kızlarımız...Bütün hanımlar onlar...

Her biri halihazırda ya “bir evin eşiği” durumundalar veya er ya da geç, bugün ya da yarın “bir evin eşiği” olacaklar.

O evin huzur ve güveni... mutluluk ve saadeti... şefkat ve merhameti... muhabbet ve neşesi...

Ete kemiğe bürünmüş hamd ve şükrü... bolluk ve bereketi... hikmet ve nezaketi... ilim ve irfanı...

O evin gündüzünün güneş’i, gecesinin ay’ı... sabahının rahmeti, akşamının hayrı... sevincinin vesilesi, hüznünün metaneti...

O evi; karşı karşıya kalınabilecek bütün zorluk ve güçlükleri göğüsleyip bertaraf edecek ve bütün aile fertlerini sarıp kucaklayacak sıcacık bir yuvaya, yaşamın bütün sıkıntı ve streslerinden uzak huzurlu bir mekana ve herkes için numüne-i imtisal bir aileye çevirecek olan güç ve kudreti...

Onlar kim bilir kaç uykusuz gün ve gece, dillendirilemeyen yerli yersiz nice kuşku ve endişe, gözü yollarda nice birikmiş özlem ve hasret, kimselerle paylaşılamayan sayısız hüzün ve derttir.

Onulmaz yaralara şifa dağıtan el, tarumar olmuş gönülleri imar eden dil, nazar eylediği simalara tebessüm bahşeden göz, kördüğüm olmuş meseleleri/ilişkileri çözen sözdür onlar.

Onlar, zor bir imtihanın hem sorusu hem cevabı, hem faili hem mefulü, hem zarfı hem mazrufu, hem malumu hem meçhulü, hem galibi hem mağlubudurlar.

Kur’an’ın ifadesi ile “göz aydınlığımız”, alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem)’in ifadesi ile kendisine dünyamızdan sevdirilen üç şeyden biridirler.

Allah(cc)’ın cenneti ayaklarının altına serdiği en değerli varlıklardır onlar.

Onlar Havva’dır, Hacer’dir, Züleyha’dır, Meryem’dir, Asiye’dir, Amine’dir, Halime’dir, Hatice’dir, Aişe’dir, Fatıma’dır...

Ne mutlu muhabbet, nezaket, hamt, şükür ve tevekkül deryalarına...

Selam olsun "evinin eşiğine" sahip çıkıp onu güzelce koruyanlara...

Mustafa Yelek

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kalbin Anahtarı Değişmişse eSiLa İslamiyette Evlilik 0 17.02.2013 13:45


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları