Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLam Tarihi > iSLamda Cihad-Cihad Erleri

İslamda şehadet operasyonları


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki iSLamda Cihad-Cihad Erleri - kategorisi altındaki İslamda şehadet operasyonları isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 17.01.2013   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Post İslamda şehadet operasyonları

İSLAM’DA ŞEHADET OPERASYONLARI

MUKADDİME


Şüphesiz ki hamd Allah’a aittir. O’ndan yardım diler ve O’na istiğfar ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah’a sığınırız. Allahu Teala kime hidayet ederse onu saptıracak ve kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur.

Allah’tan başka ilah olmadığına, bir olup ortağının bulunmadığına, Muhammed’in Sallallahu Aleyhi ve Sellem O’nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim.

“Ey iman edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.” [ Ali İmran/102]

“Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadınlar meydana getiren Rabbinizden sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.” [Nisa/1]

“Ey iman edenler! Allah’tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah’a ve Peygamberi’ne itaat ederse, şüphesiz
büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” [Ahzab/70-71]

Bundan sonra;
Şüphesiz Allahu Teala, mü’min kullarına cihadı farz kılmıştır. Allahu Teala şöyle buyurur: “Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez.” [Bakara/190]

“Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin.” [Tevbe/5]

“Müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa, siz de onlara karşı topyekün savaşın.” [Tevbe/36]

“Eğer anlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onların yemin (diye birşeyleri) yoktur. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki küfre son verirler.”[ Tevbe/12]

Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem “Savaş hiledir” [Buhari, Müslim,] buyurmaktadır.

Bu, mübtedanın habere hasredildiği anlatım şekillerinden biridir. Yani savaşın esası ve en önemli temeli; hiledir. Bu söz, “Hac Arafattır” [Ahmed, Hakim ve Beyhâkî] sözüne benzemektedir. Haccın başka rükunlarının da olmasına rağmen en önemli rüknunun Arafat olduğunu belirtir. Yine “Din nasihattır” [Muslim] sözü de bunun gibidir.

Savaşta hile yapmak, mücahidin düşmanına karşı fırsat kollamasını ve kendisine yönelen tehlikeyi, bulabildiği her türlü imkanı değerlendirerek bertaraf edebilmesini gerektirir. Çünkü zafer, genellikle hile yapanlarla birliktedir. Zafer, düşmanla yüzleşerek de kazanılır, fakat bu durumda tehlike gerçekten büyüktür.

Ancak düşmana karşı uygulanan bu hilenin mutlaka şer’i esaslar üzerinde olması gerekir. Zira şari’in koymuş olduğu esaslar üzerine bina edilmemiş olan maslahatlar muteber değildir. Dolayısıyla hile bahanesi ile bir takım haramları işlemek caiz olmaz. Bu nedenle Nevevi Rahimehullah, bu hadisin şerhinde şöyle der: “Alimler, savaşta kafirleri ne şekilde olursa olsun aldatmanın caiz olduğunda ittifak etmişlerdir. Ancak verilen eman ahdine veya anlaşmalara ihanet suretiyle yapılacak aldatma helal olmaz.” [İmam Nevevî, Şerh-u Sahih-i Müslim, 12/45]

İbn-i Hacer Rahimehullah şöyle der: “Hilenin aslı, bir şeyi izhar ederken aksini yapmaktır. Hadiste, savaş için gereken tedbirleri almaya ve kafirleri oyuna getirmeye teşvik bulunmaktadır.

Bunun farkında olmayanlar, işin aleyhlerine dönmesinden emin olamazlar. İbnu’l-Arabi de şöyle demektedir: “Savaşta hile; ansızın saldırı düzenlemek, pusu kurmak ve buna benzer yollarla olur.

Hadis, savaşta aklı kullanmak gerektiğine işaret eder. Hatta aklı kullanmaya olan ihtiyaç, cesarete olan ihtiyaçtan daha fazladır. Bu nedenle hadis bu lafız ile söylenmiştir. Tıpkı “Hac Arafattır” sözü gibidir. İbnu’l-Munir şöyle der: “Harp hiledir” sözünün anlamı, kişinin iyi bir savaş yapmasının ve sonuca varmasının, göğüs göğüse çarpışmaktan daha çok, hile ve taktik yapmaya bağlı olduğudur. Çünkü yüzyüze çarpışmak tehlikeli iken, hile yaparak savaşmanın tehlikesi azdır.” [Fethu’l-Bârî Şerh-i Sahihi’l-Buhârî, 6/158]

Allahu Teala’nın izniyle bu kitapçıkta, düşmanlara karşı meşru hile yollarından biri olan ve hakkında, gerek İslam ehli arasında ve gerekse İslam ehlinin düşmanları arasında büyük tartışmaların bulunduğu “Şehadet Operasyonları” üzerinde duracağız.

Mukaddimeden sonra konu, şu bölümler halinde ele alınmaktadır:

Birinci Konu: Cihadın Farziyeti ve Şehadetin Üstünlüğü.
İkinci Konu: Şer’i Açıdan Şehadet Operasyonlarının Hükmü.
Üçüncü Konu: Öldürülmeleri Caiz Olmayan Müslümanların ve Diğer İnsanların Kafirlerle Karışması Halinde Kafirlere Ateş Edilebileceği.
Dördüncü Konu: Tağutların Yardımcılarının ve Ordularının Hükmü

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.01.2013   #2
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Standart Cevap: İslamda şehadet operasyonları

Birinci KonuCİHADIN FARZİYETİ VE ŞEHADETİN ÜSTÜNLÜĞÜ


Allahu Teala şöyle buyurur: “Allah mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah’tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır? O halde onunla yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.” [Tevbe/111]

Mikdam bin Ma’dikereb’den rivayet edildiğine göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Şehidin Allah katında bir takım özellikleri vardır. Bunlar: Kanının ilk damlasında günahlarının affedilmesi, cennetteki makamının kendisine gösterilmesi, iman zineti ile süslenmesi, huriler ile evlendirilmesi, kabir azabından korunması, başının üzerine yakuttan yapılmış, dünya ve içindekilerden daha hayırlı olan bir taç konması, yetmiş iki huri ile evlendirilmesi ve akrabalarından yetmiş kişiye şefaatçi olması.” [Ahmed, Tirmizî ve İbn-i Mâce, sahih bir isnadla rivayet etmişlerdir.]

Şehadet ve şehidin derecesi bu kadar yüksek olduğuna göre, Allah yolunda ölümü temenni etmek ve şehadeti istemek caizdir. Uhud Savaşı’ndan önce Abdullah bin Cahş, Sa’d bin Ebi Vakkas ile birlikte bir kenara çekilmiş, dua etmeleri ve her birinin dua edenin duasının kabul olması için Rabbinden dilekte bulunması üzerinde ittifak etmişlerdi. Abdullah bin Cahş’ın duası şuydu:

“Allahım! Beni öfkesi şiddetli, cesareti fazla olan biriyle rızıklandır. Senin için onunla savaşayım ve o da benimle savaşsın.

Sonra beni ele geçirsin, burnumu ve kulaklarımı kesip koparsın. Yarın seninle buluştuğumda sen diyeceksin ki: Ey Abdullah! Burnun ve kulakların neden kesildi? Ben diyeceğim ki: Senin ve Rasulün için. Bunun üzerine sen: Doğru söyledin, diyeceksin.” [Bkz: Zâdu’l-Meâd, 3/212. Şuayb ve Abdulkadir el-Arnavud’un tahkikiyle.]

Bunun için Buhari Rahimehullah, Sahih’inde, “Erkeklerin ve Kadınların Mücahid Olmak ve Şehid Olmak İçin Dua Etmeleri” başlığında bir bâb açmış ve Ömer ibnu’l-Hattab’ın Radıyallahu Anhu şu sözünü aktarmıştır: “Allahım! Rasulü’nün beldesinde beni şehid olmakla rızıklandır.” [Fethu’l-Bâri, 6/10]

Allahu Teala, mü’minlere, fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar kafirlere karşı savaşmalarını farz kılmıştır: “Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın.” [Enfal/39]

Günümüzde kendilerine karşı savaşılması gereken topluluklar şunlardır: Allahu Teala’nın indirdiği hükümler haricindeki kanunlarla insanları idare eden yöneticiler, İslam ehline karşı savaşanlar ve küfür ehlinden olan Yahudi, Hristiyan ve diğer kafirleri dost edinenler… İbn-i Kesir Rahimehullah, bu yöneticilere karşı savaşılmasının gerekliliği konusunda icma olduğunu nakletmektedir. [Bkz: El-Bidâye ve’n-Nihâye: 13/119. Tefsir-u İbn-i Kesîr, 2/67]

Bu yöneticiler ve onların yardımcıları, Allahu Teala’nın kendileri hakkında, “Eğer anlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın” [Tevbe/12] buyurduğu küfrün önderleridir.

Alimler, yönetimin kafire bırakılmayacağı ve Müslüman yöneticinin küfre girmesi halinde azledileceği, velayetinin düşeceği ve ona itaat edilmeyeceği konusunda icma etmişlerdir. [Sahih-i Müslim bi Şerhi’n-Nevevî, 12/229; Fethu’l-Bâri, 9/13]

Müslümanlar, cihadı yerine getirdikleri dönemlerde en şerefli ve onurlu insanlar konumundaydılar. Ancak ne zaman ki cihadı terkettiler, Allahu Teala ceza olarak onları alçalttı.

Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur: “İ’yne [İ’yne: Faizle yapılan alışverişlerden bir çeşittir. Özelliği: Bir kişinin, vakti tayin edilmiş bir bedel ile (veresiye) bir şeyi birisine satması, daha sonra aynı malı, sattığı kişiden peşin olarak daha düşük bir ücret ile satın almasıdır. Bu şekilde, peşin bedel ile veresiye bedeli ayırarak faizli bir kar elde edilmiş olmaktadır.] ile alışveriş yaptığınız, öküzlerin peşine takılıp çiftçilikle yetindiğiniz ve cihadı terkettiğiniz zaman Allah size bir zillet verir ve yeniden dininize dönmedikçe sizden onu gidermez.” [Ebu Davud rivayet etmiştir. İbn-i Ömer Radıyallahu Anhuma hadisinden.]

Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, cihadı terk etmeyi, alçaklığın ve başıboşluğun nedeni olarak bildirmiş; izzete kavuşmanın ise Allah yolunda cihada dönmek ile mümkün olduğunu açıklamış ve bunu dine dönüş olarak isimlendirmiştir.

Kurtubi Rahimehullah, “Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde, bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz” [Bakara/216] ayetinin tefsirinde şöyle der: “Ebu Ubeyd der ki: “Bu kelime Allah tarafından vadolunanı vermenin vücubunu ifade eder. Bunun anlamı şudur: Bazı zorluklarından dolayı cihad hoşunuza gitmeyebilir. Hâlbuki o, sizin için daha hayırlıdır. Zira cihad ile düşmanınıza galip gelirsiniz, zafer kazanırsınız, ganimetler elde edersiniz ve size ecir verilir. Bazılarınız da Allah yolunda şehid olma nimetine kavuşur. Halbuki sizler rahatı ve savaşı terketmeyi seviyor olabilirsiniz. Ama o, sizin için daha kötüdür. Zira bu durumda düşmanlarınıza karşı yenik konuma düşersiniz ve idarenizi kaybedersiniz.”

Derim ki; onun bu sözü gayet doğrudur. Bunun şüphe edilecek en ufak bir tarafı yoktur. Nitekim Endülüs ülkesinde böyle olmuştur. Zira onlar cihadı terkedip, savaştan korktular. Böylece düşman tarafından memleketleri işgal edildi, öldürüldüler, kadın ve çocukları da esir alınıp köle edildiler İnna lillah ve inna ileyhi raciun. Şüphesiz ki bu, ellerimiz ile işlediklerimizin bir sonucudur.” [Tefsiru’l-Kurtûbî, 3/43. Dâru’l-Hadîs.]

İbn-i Hacer Rahimehullah, cihaddan uzak durmanın sebebi hakkında, “Gündüz veya gece bir kerecik Allah yolunda çıkılan sefer, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır” hadisinin şerhinde şöyle der: “Bu hadis, dünya işlerinin basitliğini, ahiret işlerinin büyüklüğünü belirtmektedir. Gerçek de budur, zira cennetten, kamçı konabilecek kadar bir parça kazanabilen, bütün dünyayı kazanmış olmaktan daha büyük bir iş gerçekleştirmiş olursa, oradan yüce makamlar kazanabilenin durumu acaba nasıldır?! Buradaki nükte açıktır: Cihaddan geri kalmanın sebebi, herhangi bir dünyalığa olan meyildir. Dolayısıyla cihaddan geri kalan kimseye deniyor ki: Sen öylesine değersiz bir şey yüzünden, öyle değerli bir şey kaybediyorsun ki bu, akla ve vicdana sığmaz.

Kocaman dünya, içinde bulunan bütün servetiyle, cennetten kazanılacak bir kamçı kadar yere değmezken sen dünyanın basit bir şeyi için cenneti kaybediyorsun.” [Fethu’l-Bâri, 6/14]

Yukarıda aktardıklarımız, şehadetin üstünlüğüne, küfür önderleri ve yardımcılarıyla savaşmanın gerekliliğine delalet etmektedir. Ayrıca, dünyaya meyledip cihadı terketmenin zillete düşmeye, malları, ırzları ve memleketleri kaybetmeye; şehadeti sevmenin ve cihadı yerine getirmenin ise izzete ve güce kavuşmaya sebep olduğuna delalet etmektedir.

Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, en üstün mü’minin, canı ve malıyla cihada çıkan, sonra onlardan her ikisini de Allah yolunda kaybeden kişi olduğunu açıklamaktadır. İmam Ahmed Rahimehullah, Müsned’inde, Ebu Hureyre’den Radıyallahu Anhu, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Size insanların en hayırlısını haber vereyim mi? O, atının yularından Allah yolunda tutan kimsedir. Hayırda bunu takip edeni haber vereyim mi? O da, koyunlarının peşine takılıp (insanları) terkeden, namaz kılan, zekat veren ve Allah’a kimseyi ortak koşmadan ibadet eden kimsedir.” [Ahmed rivayet etmiştir. Hadis no: 10361] İbn-i Abbas’tan Radıyallahu Anhuma nakledilen diğer bir rivayette ise şöyle geçer: “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Tebük’te insanlara hitabında şöyle buyurdu: “İnsanlar arasında, atının yularından tutup Allah yolunda cihad eden ve insanların kötülüklerinden kaçınan kimsenin (hayırda) bir benzeri yoktur…” [Ahmed rivayet etmiştir. Hadis no: 1883]

İnsanların içerisinde en hayırlı duruma sahip olanlar, Allah yolunda cihad için hazır olan, şehadeti isteyen, Allah yolunda cihad çağrısını işittiklerinde, bu çağrıya icabet eden ve kendisi hakkında Allahu Teala’nın emri gelinceye kadar bu hal üzere devam eden kişilerdir. Ebu Hureyre’den Radıyallahu Anhu, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “İnsanların en hayırlısı; Allah yolunda atının yularından tutan, bir hazırlık ya da korku işittiğinde kendinden emin bir şekilde acele eden, ölümü ve savaşmayı uman kimsedir…” [Müslim (3503) ve İbn-i Mâce (3967) rivayet etmiştir.]

Razı ve gönüllü olarak kendi canını, Allahu Teala yolunda feda eden kişi, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem doğruluğuna şehadet eden en hayırlı kimsedir.

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Güzel abdest nasıl alınır? HiCReT Abdest 2 04.03.2013 02:22
Sevgililer Günü'nün İslam'da yeri var mı? eSiLa Serbest Kürsü 0 11.01.2013 21:53
Hakan Aykut – Şehadet Uykusu eFe iLahi-eZGi SözLeri 0 01.01.2013 22:47
şehadet bir aşktır şehit ise bir aşık!!! vakti-cihad iSLamda Cihad-Cihad Erleri 0 20.12.2012 16:30
şehadet mektebi vakti-cihad iSLamda Cihad-Cihad Erleri 0 20.12.2012 16:07


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları