Geri git   www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi > iSLam Tarihi > iSLamda Cihad-Cihad Erleri

Şehitlerimiz


www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi sitesindeki iSLamda Cihad-Cihad Erleri - kategorisi altındaki Şehitlerimiz isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 25.05.2018   #21
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.220
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Şehitlerimiz

Kaynak sabah.com.tr

ŞEHİDİN NAAŞI BÜYÜK CAMİ'YE GETİRİLDİ

*Doğubayazıt'ta askeri aracın geçişinde PKK'lı teröristlerce yola döşenen el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan 2 askerden Piyade Ulaştırma Er Recep Yıldırım'ın cenazesi Ağrı'daki askeri törenin ardından havayolu ile memleketi Tokat'a getirildi. Erbaa Devlet Hastanesi morgundan alınan şehidin cenazesi Büyük Cami'ye getirildi. Ağrı şehidi Recep Yıldırım son yolculuğuna uğurlandı TERHİSİNE 70 GÜN KALMIŞTI şehit Recep Yıldırım'ın annesi göz yaşlarıyla al bayraklara dolanmışın yavrum "Şehitlik mertebesine erdin Allah herkese nasip etsin. Yavrumun yolunda bende asker olurum" diyerek ağıtlar yaktı. Şehit babası metanetini koruyarak "Vatan sağolsun, Peygamberimize komşu olsun.Ben de giderim ben de şehit olurum" diye konuştu. *Anne Yıldırım, cenaze namazında oğlunun tabutuna sarılarak ağıtlar yaktı. ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ" Terhisine 70 gün kala şehit olan Recep Yıldırım'ın cenazesi öğle namazında İl Müftüsü tarafından kıldırılan cenaze namazı sonrası askerin omuzlarında taşındı. Binlerce vatandaşın Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" dedi cenaze Pınarbeyli köyüne defnedildi. Ağrı şehidi Recep Yıldırımdan geriye asker uğurlama görüntüleri kaldı.

Kaynak yeniçağgazetesi.com

Şehit Uzman Çavuş Mustafa Yorulmaz'a

Irak'ın kuzeyindeki Kani Rash bölgesinde bölücü terör örgütünce yapılan saldırıda şehit olan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Yorulmaz, memleketi* Çankırı'da son yolculuğuna uğurlandı.Hakkari Komando Tugay Komutanlığındaki törenin ardından helikopterle Van'a,*ve askeri uçakla Ankara'ya götürülen şehit Yorulmaz'ın naaşı, helikopterle*Çankırı*28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na getirildi.Şehit Yorulmaz'ın Türk bayrağına sarılı tabutu, silah arkadaşlarının omuzlarında alındı.Cenaze aracıyla*Çankırı*Devlet Hastanesi morguna kaldırılan şehit Yorulmaz'ın cenazesi, merkeze bağlı Ovacık köyündeki babaevine getirildi.*Helallik alındı şehidin naaşı, gözyaşlarıyla köy meydanına kondu.*İkindi vakti cenaze namazının ardından şehit Yorulmaz'ın cenazesi, köy mezarlığında toprağa verildi.
Cenaze törenine Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, şehit yakınlarının yanı sıra Vali Vekili AKP*Çankırı*Garnizon Komutanı ile vatandaşlar katıldı.Şehit Yorulmaz'ın 4 yıllık evliydi, biri 1 aylık, diğeri 2 yaşında iki erkek çocuğu vardı

Kaynak trt haber. Com

Şehit polis Kubilay Karaman

Mardin'de çevre güvenliğinde görevli bulunduğu binanın çatısından düşerek şehit olan polis memuru Kubilay Karaman, memleketi Erzurum'da toprağa verildi. Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi morgundan alınarak cenaze törenine Narmanlı Camii'ne getirilen 28 yaşındaki Şehit Özel Harekat Polisi Kubilay Karaman'ın Türk bayrağına sarılı naaşı, polis mangasınca cenaze nakil aracından alınarak katafalka konuldu.Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş şehidin annesi babası ile görüştü.
Kurtulmuş burada şehidin annesine "Allah mekanını cennet eylesin, Allah sabırlar versin." diyerek teselli etti. Camide öğle namazının kılınmasının ardından İl Müftüsü cenaze namazını kıldırdı, helallik istedi ve dua etti cenaze nakil aracına konuldu

şehit naaşı, tekbir ve salavatlarla Asri Mezarlık Şehitliği'ne defnedildi.Bakan Kurtulmuş, defin töreninin ardından, şehidin naaşına sarılı Türk bayrağını şehidin babasına takdim etti. Bekar olan şehit Kubilay Karaman'ın toprağa verilmesinde özel harekat polisleri saygı atışında bulundu.
Törene, Erzurum Valisi Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Erzurum ve Mardin Milletvekili katıldı.Mardin Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şubesinde görevli polis memuru Kubilay Karaman, Bakan Kurtulmuş'un 12 Nisan'da Mardin'deki açılış töreninin ardından, güvenlik için bulunduğu binanın çatısından dengesini kaybedip düşerek ağır yaralanmış ve Mardin Devlet Hastanesinde şehit düşmüştü.

Kaynak sabah.com.tr

şehitlerimizin hikayeleri

*Hakkari'nin Çukurcada askeri birliğe teröristlerin ağır silahlı saldırısı sonucu çıkan çatışmada şehit düşen 24 askerimizin baba ocaklarına ateş düştü. Hepsinin hayali vardı. Kimisi Kurban Bayaramı için kurbanlık almış, kimisi de asker dönüşü evlenecek, evini kuracaktı. *Hakkari'nin Çukurcada Şehit düşen askerlerden 21 yaşındaki Mehmet Çetin'in Aydın'ın Nazilli de elektriği, suyu olmayan baba ocağına ateş düştü.bir barakada yaşayan anne ve baba ambulansı görünce gözyaşlarına boğulup oğlum nerede" diye feryat etti.Çetin Ailesi'nin de en küçüğüydü dağıtım izninden sonra izin kullanmadı Oğluyla 2 gün önce konuşan babasına '97 günüm kaldı, söz veriyorum sağ salim geleceğim' dedi. Babasının Tek dileği onu evlendirebilmekti"

*Hakkari'de çıkan çatışmada şehit olan 36 yaşındaki Astsubay Kıdemli Başçavuş İbrahim Geçer'in Konya'nın Akşehirdeki baba evine ateş düştü. Şehit Geçer'den geriye ağustos ayında paylaştığı Çukurca'daki timiyle çektirdiği hatıra fotoğrafı kaldı. Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş İbrahim Geçer'in acı haberini 60 yaşındaki annesi Fatma Geçer'e, Akşehir Garnizon Komutanlığı'ndaki subaylar ile Yazla Belde Belediye Başkanı verdi. Acı haberi alan anne sinir krizi geçirdi. Fatma Geçer, yakınları tarafından sakinleştirilirken şehidin emekli 65 yaşındaki babası 1.5 yıl önce karaciğer kanserinden yaşamını yitirdi Şehidin baba evine Türk bayrakları asıldı.
*Hakkari'nin Çukurcada Şehit düşen Şehit Er Adem Çolakoğlu İstanbul'daki annesine gitmeyi planladığı Şehit Er Çolakoğlu'nun görev yaptığı birlik telefon görüşmesinden bir kaç saat sonra saldırıya uğradı.Şehit er akşam annesiyle konuştuğunu söyledi. Ergin, “Annesiyle telefonla konuştu izine geleceğini söyledi. Ama şehadet haberi geldi" dedi.


*Hakkari'nin Çukurcada Şehit düşen Jandarma Komando Onbaşı Yavuz Çoban 21 yaşındaydı memleketi Aksaray’daki baba ocağına ateş düştü. Şehit onbaşının terhisine 5 ay kalmıştı Şehit jandarma komando onbaşı Yavuz Çoban’ın acı haberi, ailesine Aksaray İl Jandarma subaylarınca Oğlunun şehit olduğunu öğrenen 4 çocuk annesi 50 yaşındaki Dürdane Çoban, sinir krizi geçirdi. Şehit Çoban’ın kamyon şoförü babası 50 yaşındaki Ekrem Çoban’ın ise işteydi. Askerden önce şoförlük yapan ve terhisine 5 ay kalan şehit Yavuz Çoban’ın, bekardı, kız kardeşinin nişanlısı er Cengiz Ertuğrul’un ise Hakkari’de vatani görevini yaptı Şehit Yavuz Çoban’ın cenazesi Aksaray’da toprağa verildi

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 4 Hafta önce   #22
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.220
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Şehitlerimiz

Kaynak trthaber.com

Burdurlu şehit Mithat Akça

20 yıl önce Burdurlu şehit Mithat Akçayı şehit eden terörist Sefer Açar gebertildi Jandarma Astsubay Üstçavuş Mithat Akça 1998 de PKK'nın hain saldırısında şehit düşmüştü.saldırının faili terörist Sefer Açar leş haline getirildi Devlet terörün üstüne gitti, kanımızı yerde koymadı" şehit babası Ramazan Akça, gebertilen terörist Sefer Açar'ın 20 yıl önce oğlu dahil 15 askerin şehit edildiği saldırının faili olduğunu öğrendi.ve kendisine verilen müjdeli haberden dolayı memnun oldu .
Şehit babası, Cumhurbaşkanı Erdoğan için Başkanımız sağ olsun, Milli Savunma Bakanlarımızla Terörün üstüne gittiler, kanımızı yerde koymadılar" dedi.Acım bir nebze olsun dindi"

Akça, 20 yıl sonra acısının dindiğini vurguladı.*
Allah'ın, oğluna şehitlik nasip ettiğini belirtti ve şunları söyledi oğlum görevdeyken 'devletin ekmeğini helalinden yiyeceğim' diye bir gün izin almazdı. Allah oğluma şehitlik nasip etti. Başkanımız Erdoğan sağ olsun, terörist öldürüldüğü için biz çifte bayram yaşıyoruz."
oğulumun kabrine gittik, kanı yerde kalmadı
"Allah teröristlere fırsat vermesin Anne Fatma Akça "Allah devletimize, milletimize, ordumuza ve polisimize zeval vermesin. Teröristlere Allah fırsat vermesin, biz nasıl yandıysak onlar da cehennem ateşinde yansın." diye konuştu.*

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 4 Hafta önce   #23
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.220
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Şehitlerimiz

Kaynak milliyet.com

Anneler Günü'nde Çiçeğini Şehit Oğluna Götürecek

Van'ın Gürpınarda PKK'lı teröristlerin patlayıcıyı infilak ettirmesi sonucu şehit düşen Sivaslı Jandarma Uzman Çavuş Talha Zileligil'in annesi Zübeyde Zileligil, evladı olmadan ilk Anneler Günü'nü geçirecek Şehit annesi diyorki O bana gelemeyecek ben ona gideceğim. O bana çiçek alıyordu, Anneler Günü'nde çiçeğimi ona götüreceğim O her an aklımda. Resimleriyle konuşup sarılıyorum ve yeniden gelecekmiş gibi oğlumu bekliyorum"

Van Gürpınarda PKK'lı teröristlerin 32 yaşında şehit ettiği Jandarma Uzman Çavuş Talha Zileligil'in annesi Zübeyde Zileligil diyorki, evladım olmadan ilk Anneler Günüm şehit annesi olmaktan gurur duyuyorum. oğlumun fotoğrafıyla teselli buluyorum dört evladımdan birini vatana şehit verdim "Kader mi yazgı mı bilemiyorum oğlumun acısını unutamam her gün korlanıyor, yüreğimdeki sönmeyen ateş. Şehit annesi olmak Gurur verici ama acı. Şehit annesi olarak gurur duyuyorum

Şehit annesi diyorki Arkadaşlarında oğlumun kokusunu arıyorum Allah askerlerimize uzun ömür versin, kimseye evlat acısı yaşatmasın. Bir oğlum gitti bin tane, yüz bin tane, bütün askerler oğlum oldu. Hepsinde oğlumu görüyorum." Onlar gururumuz, şehitlerimiz vatan için büyüttük." her şehit haberinde aynı acıyı yaşarım oğluma doyamadım, tüm şehit annelerine sabır dilerim

Van Gürpınar şehidimiz 32 yaşındaki şehit Jandarma Uzman Çavuş Talha Zileligil'in annesi Zübeyde Zileligil diyorki, Oğlum şehit olmadan her Anneler Günü arardı hatırımı sorardı.çok seviyordu askerliği. Ona özlemim bitmiyor Resimlerine, sarılıp gelecekmiş gibi bekliyorum."bütün askerler benim oğlum evladım olmadan ilk Anneler Günüm O gelemeyecek ben gideceğim. O bana çiçek alıyordu, çiçeği ona ben götüreceğim." Oğlum şehit olmadan 5 yaşındaki kızını bana emanet etti


Kaynak çaykaragazetesi.com

Çaykaralı komiser Ahmet Çamur şehit düştü

Çaykara’nın Soğanlı köyünden olan Özel Harekat komiseri Ahmet Çamur 46 yaşında Hakkari Şemdinlide şehit düştü.Şemdinlide yolu kapatan teröristlere müdahaleye giden özel harekat komiseri Ahmet Çamur’un güvenlik kuvvetlerine roketatarlarla saldırı gerçekleştirildi. hemşerimiz Ahmet Çamur hayatını kaybetti.Eşi hakim olan şehit Ahmet Çamur üç kız babasıydı. Çaykara İmam-Hatip Lisesinde okuduktan sonra Trabzon İmam-Hatip Lisesinden 1990 da mezun olan şehit Çamur, uzun yıllar doğuda özel harekat polisi olarak görev yaptı son olarak Ankara’da görevliydi. Eşi Yargıtay’da hakimdi şehit Çamur 45 gün önce Şemdinlide görevlendirilmişti.Şehit komiser Ahmet Çamur daha önce de iki kez girdiği çatışmada yaralanmış, emekliye sevki reddedilmişti facebookta milli ve manevi değerlerimizi öne çıkaran paylaşımlar yapıyordu. Hakkını helal et şehidimiz.

Kaynak hürriyet.com

TÖRENLE UĞURLANDI

Diyarbakır Silvanda, PKK'lı teröristler güvenlik korucusu Kemal Kırıkı şehit etti 7'nci Kolordu Komutanlığı'nda tören düzenlendi. Ve Şehit*Kemal Kırık'ın cenazesi, memleketi Onbaşılar köyü Dorukardı mezrasına uğurlandı.Diyarbakır Valiliği Teröristle mücadelede, Silvan ilçesindeki operasyonda, 13 Temmuz 2018 Cuma günü saat 01.45 te bölücü teröristlerce yaralanan ve kaldırıldığı Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesinde kurtarılamayarak şehit olan; Güvenlik Korucusu Kemal Kırık, 13 Temmuz 2018 Cuma günü 7'inci Kolordu Komutanlığında düzenlenen törenle Silvan Onbaşılar köyüne uğurlanmıştır. Şehit Güvenlik Korucusu Kemal Kırık'a Allah'tan rahmet, değerli ailesine, silah arkadaşlarına ve yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır dileriz" denildi.*

Kaynak trthaber.com

Şehit Astsubay İsa Boztoprak

Kütahya Jandarma Komutanlığı'ndan görevli geldiği İstanbul'da geçirdiği trafik kazasında şehit olan Astsubay İsa Boztoprak, son yolculuğuna uğurlandı.Şehit Astsubay İsa Boztoprak için Tekirdağ Çorlu Süleymaniye Camii'nde tören düzenlendi.Tekirdağ Müftüsü İsmail İpek cenaze namazı kıldırdı.Boztoprak'ın cenazesi, askeri araca taşındı. Boztoprak'ın annesi Bedriye ve babası Vahyettin Boztoprak ile kardeşleri, tabuta sarılarak ağladı.Tören mangası tarafından Çorlu Şehitliği'ne getirilen şehidin cenazesi toprağa verildi.


Kaynak www.trthaber.com

Şehit Uzman Çavuş Ahmet İmalı

Hakkari'de "silah kazası" sonucu yaralanan ve GATA'da şehit olan Piyade Uzman Çavuş Ahmet İmalı'nın naaşı, Kahramanmaraş’ta toprağa verildi.
Hakkari'de helikopterin ikmal yapması için çevre emniyetini aldığı sırada "silah kazasıyla yaralanan ve kaldırıldığı Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Ahmet İmalı memleketi Kahramanmaraş’ta son yolculuğuna uğurlandı.törene, eşinin üniformasıyla katılan Sultan İmalı, Türk bayrağına sarılı tabuta sarıldı ve "kahramanım benim" diyerek gözyaşı döktü.Şehidin naaşı, kılınan namazın ardından askerlerin omuzlarında cenaze aracına taşındı.
Tekbirler eşliğinde Şeyhadil Mezarlığı'ndaki şehitlikte defnedildi.Hakkari'de 12 Haziran'da helikopterin ikmal yapması için çevre emniyeti aldığında silah kazası sonucu bacağından yaralanan Piyade Uzman Çavuş Ahmet İmalı, Yüksekova Devlet Hastanesi'nde yapılan müdahalenin ardından sevk edildiği Ankara Gülhane Hastanesi'nde şehit olmuştu.

Şehit Uzman Çavuş Ali Cevizci

Giresun Güce'de güvenlik güçleriyle bölücü terör örgütü arasında çıkan çatışmada şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Ali Cevizci Konya'da son yolculuğuna uğurlandı. Şehit*Jandarma Uzman Çavuş Ali Cevizcinin Ilgın Devlet Hastanesi morgundan alınan cenazesi, Çiğil Mahallesi'ndeki babaevine getirildi.Şehidin naaşı, helallik alınmasının ardından, silah arkadaşlarının omuzlarında mahalle meydanına getirildi.şehidin babası ve, annesi şehidin tabutuna sarılarak gözyaşı döktü.Şehidin naaşı, İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu'nun cenaze namazının ardından, omuzlara alınarak mahalle mezarlığına götürüldü.
Giresun Bulancak Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanlığı'nda 3 yıldır görev yapan şehit Cevizci'nin 1,5 aylık oğlu Mehmet Akif de babasının tabutunun yanına getirildi.

Kaynak hürriyet.com

Doğubeyazıt şehidi Uzman Çavuş Semih Korkut,

İstanbul Merkezefendi Camii'nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.Ağrı Doğubeyazıt ilçesi Kozluk karakolunda el bombasının kazayla patlaması sonucu şehit olan uzman çavuş Semih Korkut için merkez efendi camiinde cenaze töreni düzenlendi. İstanbul valisi Vasip Şahin ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, camii avlusunda şehit ailesine taziyede bulundu.ikindi namazının ardından cenaze törenine geçildi. cenaze namazı ve helallik alınmasının ardından şehidin naaşı silah arkadaşlarının omzunda top arabasına konularak götürüldüğü Edirnekapı Şehitliğinde toprağa verildi.

Kaynak habertürk.com

Şehit tazminatını bağışladı


15 yıl boyunca biriktirmiş Uşaklı Eşe Eğerci 15 yıl önce şehit olan oğlu için ödenen tazminat ve maaşı biriktirip, okul yapılması için bağışladı.
Eşme ilçesi Konak köyünde yaşayan şehit annesi Eşe Eğerci Eşme İmam Hatip Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin binasına katkı sağlamak için*Uşak*Valisi Mehmet Ufuk Erden ile protokol imzaladı.800 bin liraya mal olacak okul binası için 250 bin lira bağış yaptı.*Eşe Eğerci, eşinin geçen yıl öldüğünü, köylerinde hayvancılık yaparak geçimlerini sağladıklarını belirtti.*Çocuklarından Mustafa Eğreci'nin 15 yıl önce Hakkari Yüksekova'da şehit düştüğünü, devletin şehitlik tazminatı ödeyerek maaş bağladığını kaydeden Eşe Eğerci, ödenen paraların bankada biriktiğini aktardı.

Çocuk esirgeme kurumu ile Mehmetçik Vakfı'na bağış yaptıklarını ifade eden Eğerci, ''Oğlumun şehit tazminatı ve maaşına dokunmadık. İsmini yaşatmak için okul yaptırmaya karar verdik. Bankada 250 bin lira birikmişti. Devletin ödeyeceği şehitlik maşını, bundan sonra okulun yapımına harcayacağım'' dedi.*Uşak Valisi Mehmet Ufuk Erden ise Eğerci'nin, Eşme Kaymakamlığına başvurarak şehit düşen oğlu için verilen tazminat ve maaşla okul yaptırma talebinde bulunmasının kendilerini duygulandırdığını belirtti. Eşme'deki okula Şehit Piyade Onbaşı Mustafa Eğerci'nin isminin verilecek Vali Erden, ''Oğlunu şehit vermiş bir anne şehitlik maaşı ve tazminatının tamamını okul yapımı için bağışlıyor. Devlet millet kucaklaşmasının en güzel örneği'' diye konuştu.*
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş de Eşe Eğerci'nin davranışının çok anlamlı olduğunu söyledi.

Kaynak malatyaolay.com

Malatya Şehit Özel Harekat Polisi İsrafil Kargı'

Malatya'nın şehidi var...Yürek yakan şehid haberi Malatya'yı yaktı Mardin'in Nuseybin ilçesinde Özel Harekat Polis memuru İsrafil Kargı şehit düştü. Malatyalı Şehit Özel Harekat Polis Memuru İsrafil Kargı Elbistan'dason yolculuğuna uğurlanacak
TÜRKİYE VE MALATYA ŞEHİTLERİNE AĞLIYOR
Malatyada yas var...Mardin'in Nuseybin ilçesinden gelen acı haber yürekleri yaktı. Özel Haraket Polis Memuru Polis İsrafil Kargı'nın şahadeti üzüntüye yol açtı.Malatyalı Şehit Pazar günü Elbistan'da son yolculuğuna uğurlanacak.Malatya Darendeli olan aile yıllar önce Elbistan'a göç etmişdi.*

Mardin'in Nuseybinde güvenlik güçlerinin operasyonunda PKK'lı teröristlerin tuzakladığı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucunda meydana gelen patlamada 1'i özel harekat polisi 5'i asker 6 güvenlik görevlisi şehit oldu. Hain saldırıda şehit düşen olmaya Şehitlerden biri 25 yaşındaki İsrafil Kargı.Teröristlerin döşediği patlayıcının uzaktan kumanda ile patlatılması sonucu ağır yaralı kaldırıldığı Nusaybin Devlet Hastanesi’nde şehit düşen özel hareket polisi İsrafil Kargı’nın acı haberi, Elbistan’da baba ocağına ulaştı.
Baba Hüseyin ve anne Ayşe Kargı’ya oğullarının acı haberini vermek isteyen Elbistan Kaymakam Vekili ve Afşin Kaymakamı Ali Budan ile Elbistan İlçe Emniyet Müdürü Barış Başol, aileye acı haberi veremedi.

Baba Hüseyin ve anne Ayişe Kargı ile kardeşleri, Elbistan’daki kalabalığı görünce evlatlarına kötü bir şey geldiğini anladı ve feryatlar yükseldi. Şehidin evi ve caddesi dev Türk bayrakları ile donatıldı. Şehit babası: “ Oğlum aslan gibiydi” Kalleş değildi” cümlesi döküldü. Anne Ayişe Kargı ise, şehit oğlu ile en son sabah konuştuğunu söyleyerek, “Ben sana doyamadım. Senin yerine ben öleydim yavrum” diye gözyaşı döktü. Şehidin eşi Gamze Kargı acı haberi Ankara’daki evinde aldığı Terör saldırısında şehit düşen 25 yaşındaki özel harekat polisi İsrafil Kargı Ankara’nın Gölbaşında görev yapıyordu, terör operasyonlarında geçici görevle Mardin’in Nusaybine gitti. Aslen Sivas’ın Gürün ilçesine kayıtlıydı şehit babası olduğu Afşin Elbistan Linyitleri Kömür İşletmesi’nde çalıştığı bildirildi. 4 yıl önce emniyet teşkilatında göreve başlayan ve 2 yıl önce evlendiği öğrenilen şehit polis Kargı’nın cenazesi ailenin isteği üzerine Elbistan’a defnedileceği belirtildi. Şehidin naaşı, 3 Nisan 2016 Pazar günü ikindi namazından sonra Gariplik Mezarlığına defnedilecek

MARDİN/ NUSAYBİN'de 6 ŞEHİD.*

1. Bekir Kelleci j. Uzm. Cvs.
2.Mehmet Polat j.uzm. Cvs.
3. Aycan Özdil j. Uzm. Cvs.
4. Israfil Kargı . Polis memuru
5. Atilla Kaya j. Ast. Cvs.
6. İbrahim Akdemir uzm. j. IV.

Kaynak haberler.com

Nusaybin Şehidi Son Yolculuğuna Uğurlandı

Nusaybin'deki terör operasyonu PKK'lı teröristlere yönelik operasyonda şehit olan Jandarma Astsubay Kaya'nın cenazesi, Balıkesir'de toprağa verildi Mardin'in Nusaybin ilçesinde terör örgütü PKK ya yönelik operasyonda şehit düşen Jandarma Astsubay Çavuş Atilla Kaya'nın cenazesi, memleketi Balıkesir'de defnedildi.
Şehidin cenazesi, Altı eylül ilçesine bağlı Kuyu alan Mahallesi'ndeki baba evine getirildi. Cenazenin getirildiği sırada şehidin annesi babası eşi duygulu anlar yaşadı.*Evin önünde "helallik" alınmasının ardından şehidin naaşı, mahalle meydanında tören alanına götürüldü.*Törende, 25 yaşındaki şehit Jandarma Astsubay Çavuş Atilla Kaya'nın özgeçmişi okundu.*Şehidin cenazesi, ikindi vakti namazının ardından Kuyualan Mahalle Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Nusaybin' Şehiti Uzman Çavuş Bekir Kelleci

Mardin'in Nusaybin ilçesinde PKK'lı teröristlere yönelik operasyonda şehit olan Bekir Kelleci'nin naaşı, Ordu-Giresun Havalimanına getirildi Mardin'in Nusaybin ilçesinde PKK'lı teröristlerce şehit olan Bekir Kelleci'nin cenazesi, askeri kargo uçağıyla Ordu-Giresun Havalimanı getirildi.
Şehidin akrabaları ve yakınları,gözyaşı döktü. Uçaktan indirilen şehidin cenazesi, askerlerce taşındı cenaze nakil aracına alındı. Türk bayrağı açıldı.*Cenaze nakil aracında helallik alındı
Şehidin naaşı, Eynesil ilçesindeki Merkez Eski Camisi'nde kılınacak ikindi namazından sonra toprağa verilecek

Kaynak ensonhaber.com

24 şehidin hayat hikayeleri

Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde askeri birliğe teröristlerin ağır silahlarla saldırısı sonucu şehit düşen 24 askerimizin baba ocaklarına ateş düştü. Hepsinin hayali vardı. Kimisi Kurban Bayaramı için kurbanlığını almış bekliyordu, kimisi asker dönüşü evlenecek, evini kuracaktı. şehitlerimiz yürek burktu...

Üsteğmen Murat Bek (Yozgat)

Yozgat Jandarma Komutanlığı'nda görevli subaylar, İl Müftüsü Nuh Korkmaz ve sağlık ekibi Söğütlüyayla Köyü'ndeki aileye acı haberi verdi. anne Elmas Bek, oğlunun şehit olduğunu anlayarak sinir krizi geçirdi. Acılı anne, haberi almadan evden çıkıp koşarak, Jandarma Binbaşı Süleyman Gürz'e sarılıp yere yığıldı. Jandarmaları gören baba Abdullah Bek merdivenlere düşüp sinir krizi geçirdi. Zorla sakinleştirildiler. Oğlunun şehitlik olduğu haberiyle yıkılan acılı anne ağıtlar yaktı gözyaşı döktü. Şehit Üsteğmen Murat Bek nişanlıydı evlilik hazırlığı yapıyordu


Astsubay Kıdemli Başçavuş İbrahim Geçer - Konya

Hakkari'de çıkan çatışmada şehit olan 36 yaşındaki Astsubay Kıdemli Başçavuş İbrahim Geçer'in Konya'nın Akşehir İlçesi'ndeki baba evine ateş düştü. Şehit Geçer'den geriye Çukurca'daki timiyle çektirdiği hatıra fotoğrafı kaldı. Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş İbrahim Geçer'in acı haberini Yazla Beldesi'ndeki 60 yaşındaki annesi Fatma Geçer'e, Akşehir Garnizon Komutanlığı'ndaki subaylar ile Yazla Belde Belediye Başkanı Ömer Pınar verdi. Acı haberi alan Fatma Geçer, sinir krizi geçirdi. yakınları tarafından sakinleştirilirken Seydişehir Eti Alüminyum Fabrikası'ndan emekli 65 yaşındaki eşi Mehmet Geçer'in 1.5 yıl önce karaciğer kanserinden yaşamını yitirdiği belirtildi. Şehidin baba evine Türk bayrakları asıldı.

Şehit Er Adem Çolakoğlu - İstanbul

İstanbul'daki annesine izne gelmeyi planladığını söyleyen Şehit Er Eyüp Çolakoğlu'nun görev yaptığı birlik telefon görüşmesinden bir kaç saat sonra saldırıya uğradı. Ve İstanbul Avcılar'daki evine acı haber ulaştı. Saldırının ardından Çolakoğlu'nun Avcılar'daki evine gelen askeri yetkililer şahadet haberini verdi. Şehit erin evine balkonuna Türk bayrağı asıldı yakınları başsağlığına geldi Şehit er Çolakoğlu'nun üvey babası Yaşar Ergin, şehidin dün annesiyle konuştuğunu zamanda izine geleceğini söyledi. Ama şehadet haberi geldi"

Jandarma Komando Onbaşı Yavuz Çoban Aksaray

21 yaşındaki jandarma komando onbaşı Yavuz Çoban’ın, memleketi Aksaray’daki baba ocağına ateş düştü. Şehit onbaşı Çoban’ın terhisine 5 ay kaldığı öğrenildi. Şehit jandarma komando onbaşı Yavuz Çoban’ın acı haberi, ailesine Aksaray İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli subaylar tarafından sağlık ekibi eşliğinde verildi. Oğlunun şehit olduğunu öğrenen 4 çocuk annesi 50 yaşındaki Dürdane Çoban, kriz geçirdi. Dürdane Çoban, sağlık görevlilerince sakinleştirildi Şehit Çoban’ın kamyon şoförü olan babası 50 yaşındaki Ekrem Çoban’ın işteydi. Askerden önce şoförlük yapan ve terhisine 5 ay kalan şehit Yavuz Çoban’ın, bekardı kız kardeşinin nişanlısı er Cengiz Ertuğrul ise Hakkari’de vatani görevini yapıyordu Şehit Çoban’ın Aksaray’da toprağa verilecek

Jandarma Er Koray Özel - Adana (Feke)

Jandarma Er Koray Özel’in acı haberi, memleketi Adana’nın Feke İlçesi’ndeki ailesini yasa boğdu. Feke’ye Süphandere Köyü’nde oturan ve terhisine 50 gün kaldığı öğrenilen Jandarma Er Koray Özel’in annesi 43 yaşındaki Elif Özel, sinir krizi geçirdi. 2 çocuğundan erkek olanını kaybeden Elif Özel’e Sakinleştirici iğne yapıldı Orman işçisi olan baba 47 yaşındaki İdiris Özel’in bölgenin ormanlık alanında çalıştığı öğrenilince, yakınları yanına gitti. şehidin tek katlı ahşap evine gelen yakınları ve köylüler teröre tepki gösterdi.

Jandarma Komando Er Mehmet Çetin - Aydın

Şehit düşen askerlerden 21 yaşındaki Mehmet Çetin'in Aydın'ın Nazilli İlçesi'ne bağlı Beğerli Köyü'ndeki baba ocağına ateş düştü. bir barakada yaşayan anne Şerife ve baba Bekir Çetin, gözyaşlarına boğulup "Kara oğlum nerede" diye feryat ettiler. Beğerli Köyü'nün tek askeri, beş çocuklu Çetin Ailesi'nin de en küçüğü olan şehit er Çetin'in, dağıtım iznine geldikten sonra bir daha izin kullanmadığı, terhisine 90 gün kaldığı öğrenildi.

Jandarma Komando Er Süleyman Kalkan - Isparta

Çatışmada şehit düşen 21 yaşındaki jandarma komando er Süleyman Kalkan’ın acı haberini alan Isparta’nın Yalvaç İlçesi’ndeki ailesi gözyaşlarına boğuldu. Anne Şerif Kalkan, "Yavrum, kuşum öldü mü? Ben ’Hakkari’ye gitme’ dedim. Böyle olacağını biliyordum" diye feryat etti. şehit haberini Yalvaç’ın Sücüllü Beldesi’nde oturan ailesine, İlçe Garnizon Komutanı Jandarma Üsteğmen Hakan Güler, Müftülüklen birlikte verdi. Şehit annesi Şerif Kalkan’a Yavrum, kuşum öldü mü? Şimdi bana kim kanat gerecek? Yavrum Süleyman’ım. Ben ’Hakkari’ye gitme’ dedim. Böyle olacağını biliyordum" diye feryat etti.

Jandarma Er Mesut Cengiz - Hatay (İskenderun)

Teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan Jandarma Er Mesut Cengiz'in (20) Hatay'ın İskenderun ilçesine bağlı Denizciler beldesindeki baba evinde yas var. Askeri yetkililer, şehit Mesut Cengiz'in baba evine gelerek anne Sultan ve baba Ahmet Cengiz'e acı haberi verdi. Oğlunun şehit olduğunu duyan anne Sultan Cengiz, gözyaşlarıyla ''Oğlumuzu vatana kurban verdik'' dedi. Şehidin amcası Emin Cengiz ise 'Evladımız vatan için şehit oldu. Vatan sağolsun'' diye konuştu. Bekar olduğu belirtilen şehit er Mesut Geçer'in askere 4 ay önce gitti şehidin baba evine Türk bayrakları asıldı

Jandarma Er Mehmet Ağgedik (Elazığ)

Çukurca'da PKK saldırısında şehit olan 21 yaşındaki er Mehmet Ağgedik'in Elazığ Olgunlar Mahallesindeki ailesine acı haber Kolordu Komutanlığı tarafından, verildi. Acı haberi alan şehit babası Bekir Ağgedik, üzüntü yaşadı. gözyaşları döktü ve yakınları onu teselli edmeye çalışdı. Baba Ağgedik, Vatan sağolsun ne yapalım başka bir şey yok. Milletimizin başı sağ olsun, ne yapalım. Yeter artık" dedi. 3 kardeş olduğu belirtilen Şehit Ağgedik askere gitmeden bir avukatın yanında çalıştı yaz aylarında ise Ağın İlçesi'ne dedesine tarlada çalışarak yardım etti 8 aylık asker olan Mehmet Ağgedik'in evine Türk bayrağı asıldı.

Uzman Çavuş Reşit Eracan (Elazığ)

Çukurca'da şehit olan uzman çavuş Reşit Ercan'ın Elazığ'ın Kovancılar İlçesi Yarımca Beldesi'ndeki baba ocağına ateş düştü. 1 yıllık uzman çavuştu 1 ay önce amcasının kızı Güllü Ercan ile nişanlandı Acı haberi alan Ercan ailesi fenalık geçirdi.

Jandarma Çavuş Birol Elmas - Sakarya

Şehit jandarma çavuş Birol Elmas'ın Sakarya'daki baba ocağında hüzün var. Sakarya Garnizon Komutanı Piyade Albay Kutluay Önay, şehit askerin Adapazarı ilçesindeki aileye acı haberi iletti. Oğlunun şehit haberini alan anne Mübyen Elmas, baygınlık geçirdi. sağlık ekiplerince ambulansa alındı Sakarya Hastanesine kaldırıldı. şehit askerin ilköğretim okulu öğrencisi yeğeni Melisa Elmas, dayısı ile birkaç gün önce telefonda konuştu Birol Elmas'ın babasının bir kaç yıl önce vefat ettiği, 3 kardeşi olduğu öğrenildi.

Piyade Er Ufuk Bozkurt - Kırklareli (Vize)

Şehit Piyade Er Ufuk Bozkurt'un Kırklareli'nin Vize ilçesindeki baba evinde hüzün yaşanıyor. şehidin, ailesine acı haber verildi. Oğulunun şehit haberini alan baba Fedai Bozkurt, gözyaşlarına hakim olamayıp, ''Oğlum oğlum gitti'' diye feryat edti Sağlık ekipleri müdahale etti teskeresine 5 ay kalan şehit Ufuk iki gün önce babasını arayıp, ''Baba ben izine gelmek istiyorum'' dediği öğrenildi.

Piyade Uzman Çavuş Halil Özdoğru (Sinop)

41 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Halil Özdoğru'nun şehit oldu Sinop yasa büründü. Afganistan'daki Türk Birliği'nden Hakkari'ye atanan Uzman Çavuş Özdoğru'nun ailesi gözyaşlarına boğuldu. Güçlükle ayakta duran baba Osman Özdoğru, oğluyla en son bir ay önce görüştü Vatan sağolsun, Allah geride kalan askerlerimize uzun ömürler versin" dedi. Anne Şehri Özdoğru ise gözyaşlarını tutamayarak, oğlunun fotoğrafına sarılıp, "Bu da mı başımıza gelecekti" diyerek ağıtlar yaktı. 3 çocuk babası piyade Uzman çavuş Halil Özdoğru'nun eşi Nuray Özdoğru ise sinir krizi geçirdi.

Onbaşı Mesut Kazanç (Erzurum)

Erzurum'un Konaklı Mahallesinde yaşayan onbaşı Mesut Kazanç'ın ailesine haber vermeye Kolordu Komutanlığından subayları Palandöken Dağında bir çocuk, asker selamı vererek karşıladı. Subaylar, doktorlarla birlikte Maşuka- Şevket Kazanç çiftinin evine doğru gittiler. Tüm köyden ağlama sesi yükseldi beş kız babası Şevket Kazanç, tek oğlunun şehit olduğu haberini alınca baygınlık geçirdi ve kendini yerlere attı. Anne ve kız kardeşleri, gözyaşlarına boğuldu subaylar ve sağlık personeli aileyi teselli etti Bekar ve Açık Öğretim Fakültesi öğrencisi olan 91/1 tertip onbaşı Mesut Kazanç'ın anne, baba ve kız kardeşleri rahatsızlanınca ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Beyin damarlarında rahatsızlık olan Şevket Kazanç ile eşi ve 5 kızı Meraşal Fevzi Çakmak Askeri Hastanesinde tedavi altına alındı. Şehit Onbaşı Mesut Kazanç’ın 24 yaşındaydı Facebook’ta annesine "Eskiden düşerken dizim yaralanır acı çekerken ‘Dur öpeyim de geçsin yavrum’ derdin anne. Şimdi ise kalbim çok ağrıyor öp de geçsin anne" şeklindeki mesajı herkesi duygulandırdı.

Jandarma Er Ramazan Akın (Ağrı)

Çukurca'da şehit olanlardan birinin de Ağrı'nın Hamur ilçesine bağlı A. Yenigün köyünden 20 yaşındaki er Ramazan Akın olduğu açıklandı. Köy Muhtarı olan babasına acı haber verildi Ramazan Akın 8 kardeşten 5'inciydi.

Piyade Onbaşı Hüseyin Güldal (Kocaeli)

Hakkari'de şehit olan askerler arasında Kocaeli'nin Karamürsel İlçesi'nde oturan 24 yaşındaki Hüseyin Güldal'ın da vardı Hüseyin Güldal'ın Kocaeli Üniversitesi mezunu olduğu ve terhisine de 6 ay kaldığı öğrenildi. Şehit nişanlıydı ve düğün için terhisini bekliyordu

Jandarma Piyade Onbaşı Soner Ateşsaçan (Artvin)

Ülkenin yüreğini yakan şehit acısı Artvin'in Yusufeli İlçesi'ne de düştü. Hakkari'de şehit olan jandarma piyade onbaşı Soner Ateş saçan'ın yakınları gözyaşlarına boğuldu. aileye acı haber verildi. Baba Mehmet ve anne Fatma Ateşsaçan ile kardeşleri feryat etti, küçük kardeşlerini kaybetmenin acısıyla gözyaşı döktü. 6 çocuklu ailenin en küçüğü 20 yaşındaki Soner Ateşsaçan'ın, 6 ay önce askere gitti Hakkari Geçitli Dağ Komando Tugayı'nda sıhhıye görevlisi olarak göreve başladı. Sağlık Meslek Lisesi mezunu şehit piyade onbaşı Soner Facebook sayfasında, bir kadın askerin gözyaşı görüntüsüne yer vermişti

Uzman Çavuş Mustafa Aslan - Çorum

Hakkari'nin Çukurca ilçesinde teröristlerce şehit edildi Çorum'daki baba evine ateş düştü. Çorum anne Samiye Aslan ile baba Ali Aslan sinir krizi geçirdi. Anne Aslan, şehidin son sözlerini haykırarak söyledi. Anne Samiye Aslan Türk bayrağına sarılarak, "Oğlum seni buna mı sardılar?" diye ağıt yaktı. Evli 2 çocuk babası olan Uzman Çavuş Mustafa Aslan'ın Çorum'da yaşayan eşi Pınar Aslan da sinir krizi geçirdi.

Piyade Çavuş Yunus Yılmaz (Ankara)

Hakkari’ Çukurca ve Yükseovada PKK’lı teröristlerin hain saldırısında şehit düşen Yunus Yılmaz’ın, Ankara Pursaklar’daki baba ocağına ateş düştü. Acı haberi alan Yılmaz ailesi sinir krizleri geçirdi, şehit Yunus Yılmaz’ın, gece saat 02.00’de babasını aradığı ve çatışmayı haber verdiği öğrenildi. Hakkari Çukurca ve Yüksekovada düzenlenen saldırıda şehit düşen askerlerden biri de Çavuş Yunus Yılmaz’dı. Şehit Yılmaz’ın askerliğini bitirmesine 3 ay kalmıştı. tezkeresini alamadı, hain kurşunların hedefi oldu.

Piyade Onbaşı Fikret Özer (Samsun)

Hakkari'nin Çukurca ilçesinde şehit düşen Piyade Er Fikret Özer'in Samsun'daki baba evine ateş düştü. İki kızı ve bir oğlu olan baba Celal Özer, tek oğlunu şehit vermenin acısıyla gözyaşlarına boğuldu. Oğluyla en son dün akşam telefonda görüştü Göreve çıkacağız baba. 8 gün arayamam' dedi. Oğlum 8 aylık askerdi. Aziz Türk milleti sağ olsun. Dostlar sağ olsun. Hainlere fırsat vermesinler. Hainlerin bir an önce işini bitirsinler" diye konuştu.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 4 Hafta önce   #24
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.220
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Şehitlerimiz

Kaynak ismailağa.org

Bayram Ali Öztürk Hocanın Hayatı

Öztürk ailesi, Of’un Sivrioğulları sülalesindendir Türkmenistan’dan Konya Karaman’a Trabzon Akçaabat’a sonra Of ardından Sakarya’ya göç etmişlerdir. En eski büyükleri Azerbaycan’dan gelmedir.Bayram Ali Öztürk’ün dedesinin babası Kasım Öztürk, dedesi Hamit Öztürk, babası Mehmet Ali Öztürk’tür.dedesi Hamit Öztürk iki hanımla evlenmiştir. Bilal Öztürk ve kardeşleri Ülfi Hanım’dan, Mehmet Ali Öztürk ve dört kız kardeşi ise Ayşe Hanım’dan dünyaya gelmiştir.Hamit Öztürk’ün ikinci kez evlenmesi üzerine Mehmet Ali Öztürk dört kız kardeşini alarak 1940’ da Sakarya’nın Akyazı ilçesine göç eder. Hamit Öztürk Sakarya’ya gelerek ve çocuklarıyla görüşür Trabzon’daki hanımı ve çocuklarını alarak 1945 de o da yerleşir.

Mehmet Ali Öztürk ekonomik sebeplerden Akyazı’dan Karasu’ya göç etmiştir. Karasu’da ormandan ağaç kesip, odunculukla geçimini sağlar sözü dinlenen, sayılan, babayiğit, lider vasıflı Sakarya nehrinde ani bir taşkın olması üzerinede hayvanları nehirden sandalla kurtarmasıyla pehlivanlık yönü kuvvetli bir insan olduğu bilinmektedir. ibadetlerini yerine getirip, aksatmamaya dikkat ederdi. Mehmet Ali Öztürk’ün Hatice Hanım ile evliliğinden Havva, Zinnure ve Bayram Ali adında üç çocuğu olmuştur. Küçük yaşlarda Havva Sakarya nehrine, Zinnure ise turşu kazanına düşerek vefat etmişlerdir. Bayram Ali Öztürk 1 Mart 1952’de Sakarya Karasu’nun Konacık köyünde doğmuştur.

bayram günü yada dedesinin- ismi Bayramolması sebebiyle adı Bayram koyulur 5 ay sonra ağustosta babası Mehmet Ali Öztürk 22-23 yaşlarında irsî olan porfiria hastalığına yakalanmış, odun keserken bacağını kesip ağırlaşmış ve vefat etmiştir. Kabri Karasu’nun Konacık köyündedir. beş aylıkken yetim kalmasının ardından iki yıl sonra annesinin tekrar evlenip evden ayrılmasıyla yetim ve öksüz kalan Bayram Hoca’ya, üç yaşlarından itibaren çocukluk yıllarında Sakarya’da ikamet eden halası Kâniye Hanım ve babaannesi bakmıştır. On iki-on üç yaşlarından itibaren evlenene kadar şehirde okumak için yanında kaldığı amcası Hacı Bilal Öztürk babalık yaparak onu okutmuştur.

Kâniye Hanım Bayram Hoca’nın çocukluğunu şu şekilde ifade eder:*“Yaramaz bir çocuk değildi. Bir tek bana gelirdi. Annesi evlenince Bayram Hoca’yı vermediler ve babasının tarafında kaldı. Evlenene kadar yanımdaydı. Yazları yanımda kışları amcasının yanında kalırdı. Vefat ettiğinde içimde darlık oldu, bunaldım. Bana “halaların halası” derdi. Babası vefat ettikten sonra kafası eğikti. Garipliğini hissettirdi. Doğru düzgün güldüğünü görmedik.
Amcası oğlu Mahmut Öztürk, çocukluk yıllarını şöyle anlatır: “Hacı Bilal’in dört oğlu vardı. Bayram Hoca’yla birlikte beş erkek olup, kardeş gibi büyüdük. Annem bizi nasıl yıkıyorsa onu da yıkardı. Çok büyük emeği var. Hiçbir ayırım yapmadan büyüdük. Bayram Hocanın Sakarya’daki arkadaşları sayılıydı. Arkadaş edinme gibi bir durumu yoktu.

Okuldan gelir kitaplara gömülür kafayı kaldırır okula giderdi. İkili ilişkileri yoktu. Babam bize nasıl davranıyorsa ona da yapmasına, rağmen ondaki yetimlik izleri kalkmadı. havalı bir çocukluğu ve gençliği yoktu.kafası eğikti kimsenin işine karışmazdı. olağan bir çocukluk yaşadık. farklı, özel bir anımız yoktu 1966 da babamıza yardımcı olmak için ticarete atıldık. O okudu yemeklerde birlikte oluyorduk. oturup ders çalışırdı. “Kütüphane mi olacaksın” derdik, kütüphane oldu. Eşiyle halası vasıtasıyla tanıştırıldı ve evlendi. Çok iyi geçim sağladılar, evlilikleri oldukça sağlamdı.1971 de Adapazarı’nda askere gitmeden Fatma Hanım’la 19 yaşında evlendi Üniversiteyi bitirmeye yakın*Mahmut Ustaosmanoğlu’na mektup yazarak danışır ve İstanbul’a gelmesi tavsiyesine uyar. küçük bir pazarda vekil imamlık yapar

1978-85 yıllarında*Şehzadebaşı Damat İbrahim Paşa Camii’nde kadrolu göreve başlar. Görevini, lojmanı olmayan camisine Fener’de oturduğu evinden yürüyerek sabah namazında gidip yatsı namazından sonra dönerek yapmıştır. 30 yaşında çektiği yokluğa rağmen marul ekmek yiyerek hafızlığını da bitirmiştir. 1985 te tayinini ister İstanbul Karagümrük’teki*Draman*Kara Ali Camii’nde görev amaçlamasına rağmen 28 Şubat etkisiyle 2000’lerde tayini çıkar*Arnavutköy Hacımaçlı*köyünde göreve devam eder.sınava girerek tekrar tayin istemiş ve 2001’de* Küçükköy’deki Mevlana Camii’nde bir yıl kadar görev yapıp 2002’de emekli olmuştur.

Ayşe, Mahmut, Hümeyra olmak üzere üç çocuğu ve Betül, Metin Ali, Kevser Nur Bayram Ali, Mehmet Ali Muharrem Ali olmak üzere altı torunu vardır.
Çocukluğunda başlayıp ilkokuldan bu yana sürekli kitap biriktirmiştir. Evlilik takılarını bile kitap için satmaktan çekinmez. Annesi babası olmadan büyüdüğü için*“Kürsüde kükreyen sokakta kedi gibi olan”*tabiri lakabıdır. Üzerinde hakirliği, ezikliği hissetmiştir. Bayram Ali Öztürk,*3 Eylül 2006 Pazar sabahı 07.30’da İsmailağa Camii’nde verdiği vaazın ardından dua ederken, belirtilmeyen bir sebeple Mustafa Erdal adlı kişi tarafından kalbinden bıçaklanarak şehid edilmiştir. elli bin kişilik*cemaatle*Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından*Edirne kapı Sakızağacı* mezarlığına defnedilmiştir.

İlkokul ve liseyi Sakarya’da okuyup, İmam-Hatip lisesini dışarıdan bitirir. Mezun olduktan sonra Adapazarı Kuruçeşme köyünde vekil imamlık yapar. Evlendikten sonra 1973 te Erzurum Yüksek İslâm Enstitüsü’nü kazanarak üniversiteye başlar 1978’de mezun olur. Ahmet Vanlıoğlu, Ruhi Özcan, Halil Günenç, Mahmut Ustaosmanoğlu*gibi okul değerli hocalardan ders almıştır. Okul arkadaşları;*Mehmet Ali Şahin*gibi değerli hocalarımızdır.tefsir hadis okumasının yanı sıra kendi okumaları fıkıh üzerinedir. Tasavvufa yönelince İmâm-ı Rabbânî’(Kuddise Sirruhû)’nun Mektûbât’ını merkeze almış çalışmaları olmuştur.*Türkçe ve yabancı dillerde okumadığı kitap yoktur. Tefsir, hadis, tasavvuf, akaid, felsefe, psikoloji, coğrafya, edebiyat, tarih gibi alanlarda kitapları mevcuttur. Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca, Osmanlı Türkçesi ve kısmen Almanca bilmektedir. Yirmi sekiz bin cilt kitabın yer aldığı oldukça kapsamlı bir kütüphaneye sahiptir.

Kütüphanesini arşiv sistemi şeklinde, alanların farklılığına göre düzenler, kitabı 70°lik açıyla tutup*“kız çeyizi gibi davranın”*diyerek haftada iki hoca ve öğrencilerin müracaat kaynağı olmuş, üniversitelerden hocalar onun değerli kütüphanesinden istifade etmiştir. Aynısından iki tane olması şartıyla kitaplarını hediye etmeyi sever. Amca oğlu Mahmut Öztürk, Bayram Hoca’mızın kitabadüşkünlüğünü şu anısıyla anlatır: Okulu bitirmeden önce bir gün telefon açtı ve bize: kütüphane var, sahibi de vefat etti. para gönderin kütüphaneyi alayım” dedi. ve aldı.geri dönmesi için araba gönderdik. Arabanın üzerinde beş ton kitap kolisi doluydu.Babamdan birlikte harçlık alırdık. Biz parayı ıvır zıvırla bitirirdik o ise kitap alırdı.”

Bayram Ali Öztürk,*3 Eylül 2006 da kalbinden bıçaklanarak şehid edilmiştir. elli bin kişi onu defnedmiştir. Mahmut Ustaosmanoğlu*gibi alimlerden ders almıştır. Yirmi sekiz bin kitablık kütüphaneye sahiptir. kitaba kız çeyizi gibi davranın”*diyerek bakımlarını yapmış üniversite hocaları ondan istifade etmiştir Amca oğlu Mahmut Öztürk şöyle anlatır Bayram Hoca’m kitaba düşkündü köyüne beş tonluk kitap gönderdi biz. harçlığımızı. ıvır zıvıra verirken o ise kitap alırdı

Hocası Mahmut Ustaosmanoğlu Efendiyle tanışması şöyle olur:*Hacı Bilal Efendi Adapazarı’ndan İstanbul’a Mahmut Efendi’nin elini öpsün diye, Bayram Hoca’yı getirir. Mahmut Efendi başını okşar ve*“Bu çocuk büyüyecek ve İsmailağa’da Mektûbât okuyacak”*der.*Asıl intisabı üniversiteden mezun olduktan sonra Mahmut Efendi’nin isteğiyle 1978 de İstanbul’a yerleşip ve sil baştan medrese eğitimine başlaması ile olmuştur.İstanbul’a geldikten sonra İsmailağa Kur’an kursu’nda da dersler verir. Mektûbât’ı Arapçadan tercümelerle çok iyi şerh eder En büyük hizmeti 1990 dan sonra bildiklerini insanlara aktarmasıdır.*Hem medrese hem de üniversite mezunu olduğu için edebî mektupları en iyi şerh edebilecek kişilerdendir. O mektubatın bugüne verdiği mesajları çözebilmek için biçilmiş kaftandır.”

Osmanlı hayranı olan ve hürmette kusur etmeyen Bayram Hoca, Tefsir-Hadis bölümü mezunu olarak, lisans tezini Osmanlı âlimlerinden Girit’li Sırrı Paşa ve Tefsir İlmindeki Yeri”*konusuyla yapmıştır. Sırrı Paşa’nın hayatını ve tefsirini anlatan Bayram Hoca konuyu seçme sebebini şöyle açıklar“Bizler, gerçek hayat düzenini insanoğluna bahşeden bir dinin mümessilleri, her türlü takdiri ihraz etmiş olan bir milletin torunlarıyız. Ecdadımız ilim için camilerin kandil islerini mürekkep, zeytinyağı kandilini ışık olarak kullanırken, bizlerin onların yüce şahsiyetlerine ve asırlara hükmeden eserlerine yabancı kalmamız çok hazindir. Geçen günler geri gelmez, geçen geçmiştir, zararın neresinden dönülse kardır. uyanma devresinde, onların dünyasındaki benliğimizi tekrar elde edebilmemiz için, onların yürüdüğü yolda yürümekten başka çıkar yolumuz yoktur. O yol Kur’an ve Sünnet yoludur.

Hakkında çalışmaya karar verdiğim Sırrı-î Giridî de büyük bir zattır. İlmî gayret ve idari faaliyetleri ile her türlü tebcile layık görülen bu büyük şahsiyetin, ulemanın ihtilâfına medâr olmuş meseleler hakkında derin tahlil, tenkit ve tetkikleri mevcut olup, incelemeye değer hususlardır. bu mevzuyu tercih ile inceleme sebep budur.”

Şehit Bayram Ali Öztürk Hoca/ Bizler, gerçek hayat bahşeden bir dinin ve her türlü takdiri ihraz etmiş milletin torunlarıyız. Ecdadımız ilim için camilerin kandil islerini mürekkep, zeytinyağı kandilini ışık olarak kullanırken, bizlerin yüce şahsiyetlere yabancı kalmamız hazindir. Geçen geri gelmez zararın neresinden dönülse kardır. dünyadaki benliğimizi elde edmek için, onların yürüdüğü yolda yürümekten başka yol yoktur. yol Kur’an ve Sünnet yoludur.

Yeterli birikime ve kabiliyete sahip olmasına rağmen Bayram Hoca kitap yazmamasını şöyle açıklar Oradan buradan toplayıp, içinde kendine ait bilgi olmayan, sadece para için çıkarılan kitaplar mevcut. Sırf para için kitap yazılmaz Efendi Hazretleri varken benim kitap yazmam edebe aykırı olur. Diyerek bireysel kitap yazmamıştır. arkadaşlarıyla ortak yazdığı iki kitabı bulunur
Hanımlara Özel İlmihal Kadınlarla İlgili Kırk Hadis Şerhi ve Fetvalar 2 Mart 1981 de askerliğini Burdur’da yedek subay olarak 4 ay yapmıştır. Terhis tarihi ise 2 Temmuz 1981’dir Ailesi Bayram Hocayı şöyle anlatır Oğlu Mahmut Öztürk,“Babamın hiç boş vakti olmazdı. vakit bulursa kütüphaneden çıkar Sultanahmet’te kitapçıları gezerdi. Bir de sıla-i rahim yapar akrabalarını ziyaret ederdi.

Sakarya’da annesini amcasını ziyaret eder, tatile gitmezdi. kaplıcalara gitti umre ve hacca gitti. Onun tatili kitap okumaktı. Namaz ve sohbet dışında her vakti kütüphanede geçiriyordu. Çocukluğundan beri öyleydi hiç değişmedi. Namazı kıldırır gelir hemen kütüphaneye inerdi.”
Yolda kedi gibi sessiz yürür, kürsüde ise aslan gibi kükreyip, vaazlarını coşkulu yapardı.“İmamlar peygamber varisleridir”*diyerek, mesleğini de severek icra etti.Titiz ve temizdi her gün yıkanır. Abdestsiz toprağa basmazdı gözünü açar açmaz abdest alma alışkanlığına sahipti.Her şeyiyle bereketli olan Bayram Hoca bir ayakkabıyı altı yedi yıl, kıyafetlerini de değiştirmez uzun süre giyerdi. Sakalı, kıyafetleri her zaman düzgün olur, kuaförde sakalına fön çekilince “beni cici ettiler” derdi.

Kırmızı rengi sevmez, açık renkler tercih ederdi. Müslümanları, karşısındaki eleştirmesin, nefret etmesin diye temiz giyinirdi.Porfiria, şeker, hipertansiyon gibi çok hastalıkları vardı. yemek konusunda sıkıntı çekiyordu. Son zamanlarında şeker hastalığından vücudunda yaralar çıkmıştı.
sohbetlerinde rahatsızlandığı oluyordu. 1995’ten önce çok sağlıklıydı. Son zamanlarına doğru hastalıkları artdı.1995’teki hastalığından dolayı yirmi yedi kiloya düştü. gözleri bozuldu sinir sistemi yıprandı. Çok sabırlı, kimseyi kırmamaya ve azarlamamaya dikkat ederdi Günde üç saat uyuyup hastalanınca istirahat etmesi gerekti. Kitaplar benim ailem, çocuklarım”*diyerek okumaya devam etti.

Yemeğe besmeleyle başlar, yavaş ve düşünerek yer; hazır yemek yemezdi. Hastalıkta tatlıyı yiyemez elma, peynir yer; süt içerdi aldığı kömürleri, işçilere para vermeyip kitap alabilmek için beşinci kata kendi sırtında taşıdı Niye böyle yaptın dediklerinde “O kitabı almam gerekiyordu, o yüzden kendim taşıdım demiştir.”*1995’e kadar kendi kömürünü kendisi taşımıştır. Her gün gazetesi gelir dünyayı çok iyi takip ederdi.Başkasının derdiyle dertlenir, Sırbistan- Bosna savaşında Kardeşlerimiz orada yiyecek bulamaz, sıkıntı çekerken biz yiyemeyiz”*derdi. Filistin ve Lübnan savaşları için aynı şeyleri hissetti iştahı kaçıyor, yemek yiyemiyordu. Sırbistan savaşındaki umresinde sadece hurma ve zemzem yemiştir. Dönüşünde porfiria hastalığına yakalandı

Kadınlardan danışmak isteyenlerle konuşur, eşlerini şikâyet edenlerin aralarında hakemlik yapardı Her zaman tedbirli ve temkinliydi Allah’a tevekkülü tamdı. Şehit olmasından üç ay önce şehir dışına sohbetlere gitmesini istemeyen oğluna demiştir ki: “Sen işine bak Allah emretmedikçe yaprak kımıldamaz.”Çocukları çok sever, onlara vermek için cebinde şeker bulundururdu. Kendisi hem yetim hem de öksüz büyüdüğü için yetimleri en iyi anlayacak kişilerdendi. Onlara üzülür, korur gözetirdi.
Cemaat olarak herkese açıktı, hiç birini dışlamazdı. Necmettin Erbakan’ı beğenirdi.*‘’Önemli olan bizim başımızdaki insanın beş vakit namaz kılması değil, Müslümanlara sunduğu imkânlardır”, derdi.

parti belirtmez, Kur’an’a uygun düşeni seçerdi. Siyasetten ziyade ilmî faaliyetleri vardı. Siyaset tekliflerini kabul etmedi Fakir zengin diye ayırt etmezdi cemaatte fakirlerin hocası derlerdi. Zenginler veya çevreden insanlar ona emanet verdiklerinde yerine ulaştırırdı şöyle derdi “Beni riyakâr ve kibirli zenginler, kendisi kibirli olup konuşmalarımın dokunduğu hocalar, makam mevki sahibi bir zevat beni sevmez. Çünkü benim anlattıklarımla onların amelleri arasında dağlar kadar fark var.”Sert mizacı yoktu İslâm’a leke geleceğini düşündüğü zaman göz yummazdı. Yumuşak, dürüst, emin, sözünü tutandı Beni düğünlere derneklere çağırmayın, dertlilerin ağlayanların yanına götürün”*derdi.

Gideceği yere yürüyerek gider otobüse binerdi. Yolda dik ve seri yürürdü.Her işini kendi yapar kimseye minnet etmez, bugünün işini yarına bırakmazdı.Yorulunca mehter marşıyla motive olur, coşardı. Hastanede yattığı, çok ağrılar çektiğinde mehter marşı söylerdi.Telefonu, kredi kartı ve bilgisayarı yoktu, kullanmazdı.Efendi Hazretlerinin
Paradan uzak dur”, öğüdüne uyarak, paraya pula düşkün olmayıp uzak durur. Bayram Hoca insanlardan istemez. Ona fetva vermek kaydı ile önemli paralar teklif ettiler ancak kabul etmedi Bayram şöyle anlatır: “Beni toplantıya davet ettiler. kalburüstü kimseler katılmıştı. Benden fetva vermemi istediler. İstedikleri doğrultuda vereceğim fetva karşılığında büyük nakdi yardımlar yapacaklarını söylediler.” Bayram Hoca toplantıyı terk eder ve arkadaşına:*“İmanımızı para ile satın alacaklarını sandılar”*der.

pikniğe gidelim denilse dersim var, işim var der gelmezdi. götürüldüğünde, orada da boş durmaz, Mektûbâtını erkeklere, bayanlara ders anlatırdı. Denize girelim denildiğinde*“Beni kitapla baş başa bırakın elli yıl hiç durmadan kitap okusam bıkmam”derdi. Sünnete bağlılığı kuvvetliydi, teheccütü kaçırmazdı. Gece teheccüte kalktığında pijamayla hemen iki rekât kılıp yatayım düşüncesiyle geçiştirmez, merasime gidecekmiş gibi özenle cübbesini, şalvarını, sarığını bembeyaz giyer, sakallarını tarar namazını kılardı.63 yaşından sonra yaşamayı edepsizlik olarak görürdü. Allah’a, peygambere itaat edenlere, İslâm’a hizmet edenlere hürmet ve hizmet eder, “Osmanlı’ya küfredenin dininden şüphe ederim” derdi.

Lisede “Allah’ım bana güzel ses ve ilim ver” diye dua eder, sesi gür ve güzel olduğu için Kur’an okumaya önem verir. Hafızlık dersi almıştır. Her sabah namazından sonra günde bir cüz Kur’an okurdu Sık sık kabir ziyaretlerine gider Akifi Nasuhi Bilmen’i ziyaret ederdi. Ankarada ilk uğradığı yer Hacı Bayram-ı Veli Hz.’nin türbesidir. Talebelerine şöyle derdi Anlamadığınız takıldığınız yerlerde gidin Sultan Mehmet’ten himmet isteyin” talebeleri zaman zaman Bayram hocayı türbede elinde kitabıyla görmüşlerdir. Sadaka vermesini oğlu Mahmut Öztürk şöyle anlatır: Bizden habersiz sadaka verip ilgilendiği fakir aile ve talebeleri vardı. Şehit olduktan sonra ablalar gelip “Biz şimdi ne yapacağız, bize Bayram hoca bakıyordu, her ay belli bir miktar veriyordu”, demişlerdi.

Rızık endişesi olmazdı. 1986 da babasının toprakları satılmış Bayram Hoca da İstanbul’dan iki arsa almıştı (2001-2002). Birinin istimlâk olmasıyla babadan ayrı kız kardeşi “hiçbir şeyin yok bir de babadan kalan bu yerleri hiç araştırmadan gittin aldın istimlâk oldu” diye sitem ediyorlar. Bayram Hoca ise*“Ben arsayı alırken Allah bilmiyor muydu oraların park ve bahçe olacağını, rızkım bu kadarmış ne yapayım”*diyordu İkinci aldığı arsa kıymetlendi ve ona tepki göster ona gelip “Hoca’m bize de arsa al” diyorlardı
İslâm için sağlam adamlar ve hocalar yetişsin isterdi. medreseye giden öğrencilerine “Önce adam olun, hoca olursunuz ama adam olamazsınız” öğüdünde bulunurdu

cemaatin ileri gelenleri tarafından hacca ve umreye götürülürdü. İlk haccını sadece zemzem ve hurma yiyerek tamamlamıştı. En son 2005’te umreye gitmişti Sohbetlerindeki ağlayış ve yakarışlar orda başlamıştı, gönlünü açarak sohbete devam etti.Mekke ve Medine’de de ibadet ve kitapla meşgul olurdu.*“Beni kimse dünya işleri ile meşgul etmesin”*derdi. İnsanlar alışverişe giderdi. Bayram Hoca kitap satan dükkân arardı. her uğradığıbkitapçıdan onlarca kitap alırdı kafilede hurma, battaniye, elektronik giyime kadar her şey vardı. Bayram Hoca’da ise kitap, zemzem ve birazda hurma.Tatile çıkmadan son Mektûbât dersinde Bayram Hoca öğrencisine: “Sana bir soru, Hz. Mevlana nerde yatıyor?” deyince öğrencisi:*Hoca’m Konya’da meftun”deyince “Yok, yanlış biliyorsun. Hazreti Mevlana burada yatıyor” deyip kalbini göstererek Mevlana’nın beytini okumuştur: Vefatımdan sonra beni yerde arama,
Vefatımdan sonra benim kabrim ariflerin gönlüdür.

Meşhur Pazar sohbetlerini Yavuz Selim Camii’nde*“Mektubat okumaları”*şeklinde gerçekleştirir. 28 Şubat sürecinden ise sohbetler İsmailağa Camii’nde devam eder.Sohbetlerini hafız olduğu halde neden tercüme, ayet, hadis şeklinde sakin değil de; celalli, hiddetli yaptığı sorulduğunda “Ben sohbet etmiyorum orada cihad ediyorum, Rasulullah’ın kılıcı burada” diyerek insanlara ilim aktarmanın, irşadın önemini belirtir. Malezya’da üniversite kurulmasında görev verilmek istenmesine rağmen kabul etmeyip Mahmut Efendi’nin isteği üzerine İstanbul’da talebe okutur. Ailenin Mahmut Efendi’ye bağlılığındaki aracı Bayram Hoca’dır. Onun önderliğinde cemaate dâhil olmuşlardır.

Pazar sohbetinden sonra genç çocuklar gelip Bayram Hoca’ya “Hoca’m biz Tekirdağ’dan maddi durumumuz kötü olmasına rağmen geldik” demeleri üzerine Bayram Hoca Haftaya siz gelmeyin ben geleyim” demiş ve şahadetinden bir hafta öncesi Miraç kandilinin gündüzü gitmiştir. talebelerin tutumuna göre tavrını belirlerdi. Çalışkan, azimli veya pasif, tutarsızlarla göre konuşurdu.

“Allah-u Teâlâ bana cennete gir derse bakacağım kapıdan kitap var mı, kitap varsa gireceğim, yoksa girmeyeceğim” kitap sevgisini mecazen anlatır, “Sevdiğin bir şey için ölmüyorsan sahte sevgidir. Onun için uğraşma” derdi.Hiç boş yatmaz, yorulunca uyurdu gözünü açar açmaz abdest alır işiyle ilgilenir. Günde bin sayfa kitap okumayı hedefler, mutlaka bir cüz Kur’an okurdu.Ona maddi manevi yüksek mevkiler teklif edildi o adam yetiştirmenin çok önemli olduğunu söylüyor depolarda, atölyelerde insanlara, talebelerine ders okutuyordu.Sohbete, derslere gitmeden önce evde tekrar eder, öğrenciler derse geç kalınca çok kızardı. disiplinli, dakik bir insandı. Lafını esirgemez, kimseden çekinmezdi.

Son zamanlarında duygusaldı. Sana taş atana sen ekmek at” vasiyetidir. Hafız çocuklara –şitt lan buraya gel – tarzında edepsizce hitap edilmesine kızar Allah’ın kelamını taşıdıklarının hürmetine saygılı olunmasını tavsiye ederdi.edebiyata, Arap diline, divan edebiyatına ve şiire önem verir, vaazlarında okurdu. Onun düşüncesi: “ Şöyle büyük bir kütüphanem olsun, yanımda çalışan elemanlarım ve hocalarım olsun, fetvalar çıkaralım, hizmet edelim, kapalı durmayalım, akarsu gibi olup açılalım.”dır. Hiç boş durmayıp sürekli vaazlar verdi Dünyada pek bir şey yapamadım ama ahirette çok şeyler anlatacağım”, derdi.

Bir anne babanın çocuğuna, bir eğitimcinin, hocanın talebesine vereceği en kıymetli eğitim en kıymetli ders insanın mesuliyet sahibi bir varlık olduğunu ona anlatmaktır.

Dünyada en ağır şey mesuliyettir. Kaneviçe işler gibi işlenmelidir.

İstişare edecek, danışacak adam olmayınca kendi yağımla kavrulmaktan başka çarem kalmadı, kendimi kitaplara verdim.

Sen ilme varını yoğunu her şeyini feda etmediğin sürece ilim sana hiçbir şey vermez. Bu kadar nazlıdır.

İlmin alternatifi yoktur. Suya benzer varsa hayat vardır, yoksa hayat yoktur.


Eşine “Cennete sensiz girmem” deyip, küçüklüğünden beri aile sevgisine hasretlik çektiğinden, dizine yatar “Beni sev” derdi. Eşiyse “Ona çocuk gibi bakardım” demiştir.*Eşine karşı anlayışlıdır. Rahatsızlığı olmasına rağmen Gece 3’te bile olsa eşinin hastalığından dolayı dışarı çıkarıp gezdirdiği olurdu. Çocukları çok severdi. Namaz kılarken odaya kimsenin girmesine müsaade etmez torunları girdiğinde bir şey demez, önünden geçtikleri bile olurdu. Onları çok sever, öperdi. Kendisi gibi yetim olduğu için gelinine de özel değer verir, “cici kızım” diye severdi.Evde kimseyi rahatsız etmemek için parmak uçlarında yürürdü.Kimsenin hatasını yüzüne vurmaz, onu idare ederdi. Çevresine sürekli sohbet, vaaz, dersler verirdi.

Çevresindeki hırslı, borçlu kişilere: Azıcık aşım ağrısız başım, oğluna da “Oğlum imzayla iş yapma, paran varsa yap, yoksa yapma” derdi 2004 yılı ramazan ayında oğluna teravihlerde “İsmailağa’ya git, Mahmut Efendi’yi gör, gözün bir Allah dostu fotoğrafı çeksin, bu sana dünya ve ahirette en çok yarayacak olan şeydir” tavsiyesinde bulunur. 1 Eylül 2006’da Mahmut Efendi’yle görüşmüş Efendi Hoca’ya: “Sen İstanbul’un güneşisin.” demesinden dolayı çok mutlu olmuştur. Hayatında en çok önem verdiği kitapları ve Mahmut Efendi’ye sevgisidir. Kur’an-ı Kerim’i, her gün okumuştur. 1999 depremi olduğunda teheccüt namazı için abdest alıp kütüphaneye geçti yüksek sesle yasin-i şerif okudu. “Kur’an neyi emrediyorsa ben onu yapmaya çalışıyorum, kafama göre hareket etmiyorum.” derdi.

Son sohbetini dinleyenlerle ellerini açarak şahadeti istemiş, “Dedeler bedel verdi, bizim de bedel vermemizi nasip eyle Ya Rabbi!” diyerek bedeli kanıyla ödemiştir. İnsanlar arasında sürekli kütüphanesiyle ilgilenmesi, kitap okuması ve Mektûbât dersleriyle meşhur olduğu için “ayaklı kütüphane” lakabını alır. Evinin telefonları susmaz, sürekli insanlar soru sorardı Danışanlardan tekrar aramalarını ister, kitaplara bakar cevabını söylerdi.
Kürsüde neden sert konuştuğu sorulduğunda, “Ben bir kişi için konuşuyorum, anlattıklarımı bir kişi anlasın o bana yeter ve muhtemelen o da kadınlardan çıkacak” derdi sert ve celalli bir yapısının espri ve şaka yapmayı sever. Yoldan geçenlere takılır, manalı konuşurdu.

İnsanlar kürsüde yanına gitmeye korkarlardı ama o bambaşka bir insandı “Hayatta en çok korktuğum şey birinin kalbini kırmaktır. Kâbe’yi yık ama gönül yıkma” düşüncesiyle öfkesi bile farklıydı.Çevresine verdiği öğüt sürekli “Adam olun, okuyun bu yolda devam edin” sözünü söylerdi Abidin Bozyiğitbaşı Bayram Hoca’yla yaşadığı anısını şöyle aktarır: Bir gün telefon açtı, “Sultanahmet’te bir kitap var al, dedi. Ne kadardır diye soramadım. kitabı getirdim. Yeni baba olan bir adamın kucağına çocuğunu vermiş gibi aldı, Tamam oğlum, bunu ister zekâta ister fitreye ya da borca neye sayarsan say” dedi.

öldükten sonra arkamdan mehter marşı çalmalarını isterim” derdi. Bizde muallâkta kalmıştık. Bir âlim der ki öldüğümde eğer şeker dağıtılırsa bilin ki şahadet üzere gittim.” Bayram Hoca da vefat ettiğinde bunu istemişti. Biz de bayram havası gibi cenazesinde şeker dağıttık.*“Âlimin mürekkebi şehidin kanından ağır basacak”demişti sohbetinde. Bayram Hoca’mın kanı da var mürekkebi de var Mevla’m istediğini tartsın.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları