Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLama Uygun Egitim Ve Yasam > iSLamda aiLe > iSlamda Tesettür

Başörtüsü neyin simgesi (1)


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki iSlamda Tesettür - kategorisi altındaki Başörtüsü neyin simgesi (1) isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 04.12.2012   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Standart Başörtüsü neyin simgesi (1)

Click the image to open in full size. Başörtüsü neyin simgesi (1)


Başörtüsü neyin simgesi (1)

Bizim laikçilerimiz Batılı İslamologları takip edip kendi ülkelerinde tezahür eden toplumsal, kültürel gerçekleri tanımlayıp üzerinden pozitivist, otoriter ve otokrat ideolojilerini temellendirmeye çalışırlar

Kendileri orijinal bir tanımlama yapabilselerdi insan saygı duyar, oturur verimli bir müzakereye katılırdı Bizimkiler Batılı öğretmenlerinden sahibinin sesi misali öğrendiklerini tekrar edip dururlar Hatırlanacağı üzere ünlü Fransız İslamolog Oliver Roy, bir zamanlar "Siyasal İslam" tanımlamasını yaptı ve kendi yaptığı tanımlama içinden kriterler kullanarak "iflas" ettiğini ilan etti

Tanımlama ve iflas ilanı üzerinden yaklaşık 30 sene geçti, düşüncelerinin hiçbirinin doğrulanmadığı açıkça ortaya çıktı, İslam (ve elbette İslamcı akımlar, kimi doğru kimi zaman eksik okumalar yapsalar da zamanın ruhuna uygun olarak) 19 yüzyılın ikinci yarısından beri başlayan entelektüel, toplumsal ve politik yürüyüşünü başarıyla sürdürüyor Fakat hâlâ -üstelik İslamcı iktidarın olduğu ülkelerde özgürce düşüncelerini dile getiren ve muhalefet yapabilenler- Roy'la beraber "Siyasal İslam iflas etti" nakaratını söylemeye devam ediyorlar

Son günlerde Başbakan'ın İspanya'da "velev ki" ile başlayan konuşmasının yarattığı gündem çerçevesinde "başörtüsünün siyasal bir simge olup olmadığı" konusu bir kere daha tartışılır oldu Başbakan, mantık tutarlılığı ve demokrasi teorisinin geldiği son aşama bakımından doğru bir tespitte bulundu, bu konu üzerinde de durmaya çalışacağım Bugün ve çarşamba "başörtüsünün siyasal bir simge olup olmadığı" konusunu ele alacağım

Evveliyetle şu hususun altını çizmek gerekir ki, başörtüsü takıp dinin tesettürle ilgili emrini yerine getiren hiçbir kadın bunu "siyasi bir simge" taşımak niyeti ve amacıyla yapmaz Çünkü her ibadet ve dinî vecibenin yerine getirilmesinin ilk ve nihai hedefi ALLAH'ın rızasını kazanma arzusudur Eğer mü'min bir kadın, "dinî muhtevasından ve anlamı"ndan tecrit ederek ve salt siyaset yapmak, siyasi bir iddiada veya birilerine tepkide bulunmak niyetiyle başörtüsünü takıyorsa, bu onun 'demokratik hakkı çerçevesinde ifade özgürlüğü'nün kullanımı olarak görülebilir, ama bundan kendisine bir sevap hasıl olmaz

Erkek veya kadın olsun, mü'min insanlar her ibadetlerini sadece ALLAH'a kulluk yapmak, O'nun emirlerini yerine getirmek ve O'nun rızasını ve cennetini kazanmak amacıyla yaparlar Başka bir niyet aramak mü'minlere hakarettir, onları dini istismar etmekle suçlamaktır

İkincisi, hiçbir mü'min kız veya kadın, başörtüsünü "siyasal bir simge" olarak taktığını söylemiyor Bunu söyleyenler laikçilerdir, tesettür karşıtı çevrelerdir Batılı öğretmenleri gibi "dışarıdan tanımlama" yapıyorlar, sonra bu tanımlamaya uygun yargılarda bulunup ceza kesiyorlar Oysa hukuk ve ahlak açısından, kişinin beyanını esas almak gerekir

Biz hiç kimseyi kendi öngörülerimiz istikametinde ve keyfî olarak isimlendirip tanımlayamayız; kişi ve beşerî topluluklar kendilerini nasıl tanımlıyorlarsa; isimlerini, sıfatlarını, inanç ve davranış biçimlerini nasıl beyan ediyorlarsa, biz onları ahlakî ve hukukî olarak kendi tanımları ve beyanlarıyla öylece kabul ederiz, tanım ve beyanlarına saygı duyarız, onlarla olan beşerî ilişkilerimizi de bu çerçevede düzenlemeye çalışırız İslam tarihinde genel olarak Müslümanların gayrimüslimlerle ilişkileri bu çerçevede sürmüştür

Bir başkasını keyfî olarak tanımlamak, reddettiği bir isimlendirmeyi ona yakıştırmak, ona saygısızlıktır, hak ve hukukuna tecavüzdür Başını örten hanımlar eğer, 'biz siyasi bir simge taşımıyoruz, sadece dinimizin bir vecibesini yerine getiriyoruz' diyorlarsa, bu vecibeye inanmayan veya inanıp yerine getirmeyen herkese düşen görev, onları beyan ettikleriyle kabul etmek, kendi beyan ve tanımlarına saygı duymak, hak ve hukuklarına riayet etmek olmalıdır Maalesef bizim laikçilerimiz bu yüksek seviyedeki ahlakî ve hukukî hassasiyetten pek uzak görünüyorlar Tanımlıyorlar, niyet isnat ediyorlar, sonra bu haksız tanımlama ve niyet isnadına göre hüküm veriyorlar


Ali Bulaç

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları