Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLama Uygun Egitim Ve Yasam > iSLamda aiLe > iSlamda Tesettür

Like Tree1Likes
  • 1 Post By Hanımaga

Kalplerdeki Nöbetçi; Takva


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki iSlamda Tesettür - kategorisi altındaki Kalplerdeki Nöbetçi; Takva isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 11.12.2012   #1
ÖzeL Üye
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2012
Üye Numarası: 99
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 150
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: Hanımaga is an unknown quantity at this point
Standart Kalplerdeki Nöbetçi; Takva




Biliniz ki dünya azıklarının en güzeli takvadır. Eğer Allah (c.c) korkusu ve sevgisi kalbimizde yerleşmemişse, Allahtan (c.c) korkmanız,
Allah tarafından sevilmeniz ve Allahı (c.c) sevmeniz mümkün olamaz.
Bazılarının yaptığı gibi, sırf dış görünüşümüzü teşkil
eden elbiseleri giymekle takva ehli olunmaz.
Giyilen elbiseler insanların manevi hatasını örtmez.
İnsanların hatalarını örterek onu ahirette cennete taşıyacak olan, takva elbisesidir. Takva ehlinin küçük hataları, takva elbisesi ile örtülür.
Allahu Teâlânın (c.c) emrini dinlemeyen Hz. Âdem (a.s) ile Havva annemiz bazılarının sandığı gibi dış elbiselerden değil, takva elbisesinden soyunmuştur.
Eğer müminler olarak takvayı dilimizden bırakarak,
kalbimize ve davranışlarımıza yerleştirirsek, ibadetlerden zevk alırız.
Bu sebeple davranışlarınıza dikkat ediniz. Namaz kılarak Allaha (c.c) yaklaşıldığı gibi, namaz kılarak Allahtan (c.c) uzaklaşıldığını unutmayınız.
Çünkü namazda huşu ve huzur ancak takva ile sağlanır. İnsanı kurtuluşa götüren, günahlardan muhafaza eden namaz, takva üzere kılınan namazdır.
Takvanın önündeki engeller
Nefsanî arzularla, (özellikle) kadınlara, oğullara,
yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar dünya hayatının geçici menfaatleridir. Hâlbuki varılacak güzel yer, Allah katındadır. (Resulüm!) De ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takva sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyen kalacakları
cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allahın hoşnutluğu vardır. Allah kullarını çok iyi görür. (Al-i İmran 14,15)
Rabbinizin bağışına ve takva sahipleri için hazırlanmış
olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun! ( Al-i İmran 133)
Bu ayetleri tefekkür ederek durumumuzu değerlendirirsek, Allahı (c.c) hakkıyla sevemediğimizi görürüz. Allahı (c.c) hakkıyla sevemezsek Ona yaklaşmanın, yakın olmanın yollarını arayamayız. Allah Teâlâyla (c.c) ancak aramızdaki engelleri bulup yıkarak kavuşabileceğimizi unutarak, sahte sevgilerin peşine düştük. Allah muhafaza buyursun.
Dünya sevgisi, hanım ve evlat sevgisiyle başlar, mal ve mevki v.s devam eder. Bu sevgileri arada engel olarak sakladıkça, Allah (c.c) sevgisine ulaşmak zorlaşır. Dünyayı ve içindekileri dünya olarak bilelim, tanıyalım. Onları Allaha (c.c) ulaşmak için birer vasıta olarak görelim ve Allah (c.c) ile aramıza sokmayalım. Nefsin arzu ve isteklerini yerine getirdikten sonra; Allaha (c.c) ubuduyyeti düşünürsek, bizler için Allaha (c.c) itaat etmek bir hayal olur. Zira nefsin arzuları hiçbir zaman bitmez. Hiç dikkate almadığımız Allah (c.c) ile aramızdaki perdeler ahiretimizi, cennetten cehenneme döndürür. Allah (c.c) muhafaza buyursun.
Takva eğitimi
Bilin ki insan için kendi çalıştığından başkası yoktur (Necm 39)
Bünyemizin merkezi olan kalbimiz, beşeri düşüncelerden, şeytanın vesveselerinden ve nefsin istek ve arzularından korumamız gereken en önemli varlığımızdır. Onu her zaman saldırılardan muhafaza ederek gidişatını kontrol edeceğiz. Acaba kalbimizde kim var. Bizim bedenimizi kim idare ediyor? diye dertlenerek uyanık olacağız. Çünkü kalbini kontrol etmeyi unutan insan, gönlünün idaresinin yanlış ellere geçmesine sebep olarak, dünya ve ahiretini perişan eder. Göstereceği en küçük bir gaflet neticesinde pusuda sinsice bekleyen en büyük düşmanlarımız olan nefis ve şeytan, kalbe girerek sapık düşüncelerini yaymak üzere, orayı işgal ederler. Bunun farkına varamayan gafil insanlar kendi kendilerini idare ettiklerini, Allahın (c.c) ve Efendimizin (s.a.v) istediği gibi bir hayat yaşadıklarını zannederler. Hâlbuki en büyük düşmanı olan nefis ve şeytan kalbini işgal edip kontrolünü ele almıştır ve onu istediği tarafa sürükleyerek, adeta kedinin fareyle oynadığı gibi onunla oynamaktadır.
Dünyaya sırt çevirip ahirete döndüğünüz vakit, kalbinizde ilahi nur tecelli ederek gönlünüz dirilir. Maalesef ahireti unutarak kalbini dünyaya çeviren insanların kalbinde nur-i ilahinin tecellileri görünmemektedir. Kalpte oluşan ufak tefek kıpırtılar ise kalpteki ilahi nurun, eğer gayret edilmezse, kararmakta ve sönmekte olduğunun son işaretleridir. Onun için kalbimizi devamlı olarak murakebe altında tutarak uyanık olmamız gerektiğini çok iyi bilmeli ve geçip giden zamanı en güzel şekilde değerlendirmeliyiz.
Takvanın hayattaki izdüşümü
Takva düşüncesini aklımızdan hiç çıkartmamamız için olsa gerek ki Kuran- Kerimde dört yüz civarında ayette takvadan bahsedilmektedir. Bu ayetleri tetkik ederseniz kurtuluş kapısının hep açık olduğunu ve Hakka kavuşmanın hep takvaya bağlandığını görürsünüz.
Sizi, fitne ve fesada sürüklemek isteyen nefis ve şeytanın istek ve arzularından, takvayı düşünce ve fiillerimize bekçi, nöbetçi yaparak kurtulabilirsiniz. Gerçek manada insan ve Allahın (c.c) katında şeref sahibi olanlardan olmak isterseniz, sahip olmanız gereken şey, yine takvadır. Makam, mevki, servet ve mensup olduğunuz ırk Allah (c.c) indinde size hiçbir şeref kazandırmayan şeylerdir.
Kalbine ve düşüncelerine takva, yani Allah (c.c) sevgisi ve saygısı yerleşen insanlar, insan olarak yaşar ve kabirden insan olarak dirilirler. Onların gözü harama bakmaz, kulakları haram dinlemez, dilleri haram konuşmaz, ayakları haramın işlendiği yere gitmez. Takva sahibi olanlar başkalarının iffet ve namusuna göz dikmez. Yalan ve yanlış dinlemez konuşmaz. İnsanların arasını bozmaz ve başkalarının hak ve hukukuna riayet eder.
Takva sahibi insanlar, toplumları yıkan, insanları köleleştiren ve haksızlıkların ortaya çıkmasına sebep olan rüşveti almaz ve vermezler. Ancak Allah (c.c) korkusu yeryüzündeki insanları rüşvetten kurtarabilir. Yoksa insanların tamamını birbirine nöbetçi tayin etseniz yine rüşvet ve haksızlıların önüne geçmeniz mümkün olamaz. Olmadığının şahidi de günümüz dünyasında ki ibret verici hadiselerdir. Bundan dolayı herkesin gönlündeki Allah (c.c) korkusu, yani takva, insanı günahlardan koruyan en güzel nöbetçidir. Çünkü insan takvası ile keramet ehli olur, Allah (c.c) yanında mevki kazanır.
Takvaya dönüş
Hayatımızda bu kadar mühim bir yer işgal eden takva, iki şekilde ortaya çıkar: Bunların birincisi saygının ve sevginin neticesinde ortaya çıkan takva anlayışı, diğeri ise korkunun ortaya çıkardığı takva anlayışıdır. Bu ikisini birbirinden ayrı olarak düşünmek, takvanın noksanlığına sebebiyet verir.
Takvadan mahrum olan kulaklar Hakkı duymaz, gözler Hakka yapılan zulümleri görmez, diller hakikatleri terennüm etmez, gönüller insanlığı felakete sürükleyen bu durumdan dolayı ürpererek kendine gelmez.
Dünya Müslümanlarının başlarına gelen bütün bela ve musibetler takva örtüsünden mahrum kalışlarından dolayıdır. Müslümanlar takva örtüsünden sıyrılır sıyrılmaz, sapıklık alametleri kendini göstermeye başladı. İsmi Müslüman olan toplumlar nefsi istek ve arzuların peşinde koşarak, ahlâksızlık çukurlarına yuvarlanıp şahsiyetlerini kaybettiler.
Bir hadis-i şerifte Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz: İnsanlar rahat yaşama sarhoşluğu içerisine düştüler buyurmaktadır. Bu bizim durumumuzu ifade eden bir hakikattir. Bizler yapılan bunca ikaz karşısında hala bu sarhoşluktan kurtulmaya gayret etmemekteyiz. Biraz dikkat ederseniz Cenab-ı Allahın (c.c) bizi daldığımız bu gafletten uyandırmak için değişik vesilelerle ikaz ettiğine şahit olursunuz.
Artık bu duruma dur demeli. Kendimize gelerek kurtuluşumuzun kaynağı ve en büyük sermayemiz olan takva elbisesine bürünmeliyiz. Onsuz bir hiçten ibaret olduğumuzu, o olmadan dirilemeyeceğimizi, maddi ve manevi yönden zenginleşemeyeceğimizi, izzet ve şeref sahibi olamayacağımızı kavramalıyız.
İşte oturup bu hususları düşünmeye vakit ayırdığımız an, takvaya dönüş hareketini başlatmış oluruz. Takvaya dönüş yolculuğu başlayınca, varlığımız bir değer kazanacak, dinlediklerimiz bize tesir ederek hayatımıza amel olarak aksedecektir. Okuduğumuz ilim takva düşüncesiyle yoğrulacağı için hem bize, hem de öğretecek olduklarımıza tesir edecektir.
Kısaca takva bize dünya ve ahiretin saadet yollarını gösterecek, Rabbimize giden yoldaki engelleri aşmamıza yardımcı olan, inancımızın temel esaslarından birisidir. Bizler takvayı kendimize rehber ve arkadaş edineceğiz. Ama bunu insanlara dilimizle değil fiillerimizle ispat edeceğiz.
Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz takva hususunda ashaba uzun uzadıya bahsettikten sonra eliyle kalbini işaret ederek Takva buradadır, takva buradadır, takva buradadır buyurmuştur. Buradan anlıyoruz ki takva dille ifade edilecek bir şey değildir. Takvanın yeri kalbimizdir. Takva düşüncesi kalbimize yerleşerek bütün düşünce, söz ve fiillerimizin denetleyicisi olacaktır, inşaallah. Kalbimizdeki takva düşüncesi bizi yanlış düşünce ve işlerden inşaallah koruyacaktır. Gerektiği zaman tehlikelere karşı uyaracaktır.

eSiLa likes this.
Hanımaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 11.12.2012   #2
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Kalplerdeki Nöbetçi; Takva

Takvaya dönüş yolculuğu başlayınca, varlığımız bir değer kazanacak, dinlediklerimiz bize tesir ederek hayatımıza amel olarak aksedecektir. Okuduğumuz ilim takva düşüncesiyle yoğrulacağı için hem bize, hem de öğretecek olduklarımıza tesir edecektir.

Allah cc razı olsun ablam emegine saglık..




eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2015 isLami ResimLi SiirLer Sözler yazilar Sitesi eFe Dini Resimler 516 08.01.2016 12:53


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları