Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > iSlami SiirLer

Gazze Yanarken Ruhumuz Üşüyor...


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki iSlami SiirLer - kategorisi altındaki Gazze Yanarken Ruhumuz Üşüyor... isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 02.04.2013   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Gazze Yanarken Ruhumuz Üşüyor...

Click the image to open in full size.
Kapıdan girdik,

Soğuğun ve zemherir'in beyaz kapısından,
Flaşlar patlıyor,
Hayat devam ediyor, yılbaşı kutlamalarının başladığını dışarıda patlayan havai fişek ve silah seslerinden anlıyorum.
Her kapı; Zemherir'e, soğuğa, karanlığa, uçuruma, ölüme mi açılır?
Elbette hayır.
Kimi zaman açtığımız kapıların ardında bizi bekleyen nice pembe dünyalar vardır. Ama bu pembe dünyalarda ki ömrümüz öyle kısa ki, insanın inanası gelmiyor, beklemediğimiz bir anda yeni açtığımız bir kapının arkasında zifir bir dünya, zifir bir hayat.
İşte orada kopuyorsunuz.
Evet, kopmayıversin bir insan uygarlığından, kopmayıversin bir toplum tarihinden. Katranla geçen dünya hayatı uzun sürüyor böyle toplumların.
Ağacından düşmüş soluk bir yaprağın kasırga karşısında direnci nedir ki?
Şirazesi kopmuş tanelerin, yeniden aynı iplik üzerine dizilmeye halleri kalmış mıdır dersiniz?
Kanı kuruyan hayat damarlarının durumu gibidir Uygarlığından ve Tarihinden kopmuş toplumların hayatı.
Çiğ düşmüş çimen gibi solgun gövdeleriyle toprağa yapışmış gibidir Uygarlığından kopmuş toplumlar.
Dolu vurmuş gibi başını yere eğip sapının üzerinde kalmaya çalışan başaklar gibidir Tarihinden ve Uygarlığından kopmuş toplumlar.
Öyle değil misiniz?
Değiliz deyin,
Hadi inkâr edin,
Yalan söyleyin, riyakârlık yapın.
Hadi bunu da görmezden gelin.
Amerika'nın yeni icat ettiği kocaman bombalar Gazze'de minik çocuk bedenlerini paramparça ettiğinde başınız öne eğilmiyor mu?
Çocukların ufacık bedenlerini yırtan şarapnel parçaları arasından kanlar sızarken, siz onlara bakmamak için tepinerek yılbaşı kutlamadınız mı?
Suyu kurumuş nehir yatakları gibi kaldık.
İnsanı göç etmiş virane evler gibiyiz.
Vicdanlarımızı aldatıyoruz, gerçekleri göstermemek için çocuk kandırır gibi.
Gözlerimizi kapatıyoruz hakikatin yüreğe saplayacağı oklara hedef olmamak için.
Kendimizi çocuk oyalar gibi oyalıyoruz, kalplerimize acının bir parçasının dahi değmesine tahammül edemeyeceğimiz için.
Ama gerçek çıplak, kral çıplak, ruhumuz çıplak ve çırılçıplak düştük zemherir'in ortasına, üşüyoruz.
Ne kadar birbirimize sokulup, birbirimizi gerçeğin uzağına düşürmeye çalışırsak çalışalım ruhumuz üşüyecek, yüreğimiz kanayacak.
Ve o pembe dünyalarda çok kısa sürelerle yaşayacağız, bizden sonrakilerin ruhlarının üşümemesi için hiçbir bedel ödemeden yok olup gideceğiz.
Evet, yok olup gitmektir uygarlığından ayrılanların gitme biçimi.
Hiçbir eser bırakmadan, kök salmadan, hakikati yaşayıp yaşatamadan, tad alamadan, gerçek huzura kavuşamadan, bir yalancı fecr kadar süren yalancı bir hayatı yaşayıp gitmektir bu dünyadan.
İslam dünyası, Müslümanlar hiç böylesine bir zilletle yüzleşmiş miydik daha evvel?
Bosna’da, Ebu Gureyb'de, Gazze'de namusumuza el atılırken, ibadethanelerimiz tepemize yıkılırken, çocuklarımızın ufacık bedenleri lime lime edilirken biz böylesine susmaya mahkum kalmış mıydık daha evvel?
Bu dünyadaki esfele safilin de budur herhalde bizim için, öyle değil mi?
Bakın işte son perdeye; köy köy, şehir şehir, meydan meydan, apartman apartman, ülke ülke, ırk ırk bütün bir İslam Alemi durduk seyrediyoruz.
Hitler'in fırınlarında sabun yapıldık diye insanlıktan merhamet dileyen aşağılık ve insanlıktan çıkmış bir ırk ise Gazze'de bebeklerimiz üzerinde, Selahaddin'in emanet bıraktığı yetimler ve öksüzler üzerinde salkım bombaları deniyor.
Zemherir'in kapısından girdik.
Hava soğuk, yıl ikibin dokuz.
Gazze'ye ateş yağıyor.
Çocukların bedenleri daha daha küçük parçalara ayrılıyor.
Utanıyor, bakamıyorum
Kopmayıversin bir toplum tarihinden ve uygarlığından
Koptuk bir kez işte
Vicdanım yanıyor
Ruh'um üşüyor


Ferman KARAÇAM





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gazze, Cocukların Öldüğü Yerlerin Adıdır Bundan Böyle SıLa Makaleler 0 22.01.2013 13:09
Gazze Çocuklarına… ! eSiLa iSLamda Cihad-Cihad Erleri 0 21.01.2013 22:25
Gazze Yusuf olmuş kuyunun dibinde eSiLa iSLamda Cihad-Cihad Erleri 1 03.01.2013 21:15
Efendim Sensiz Çağ Üşüyor Efendim TuRKuaZ Naatlar [sav] adına yazılan ŞiirLer 4 12.12.2012 00:19
Gazze Gâzi ve Şehitler eSiLa iSLamda Cihad-Cihad Erleri 0 05.12.2012 19:58


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları