Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLama Uygun Egitim Ve Yasam > iSLamda aiLe > İslamiyette Çoçuk

Çocuk Eğitiminde Annenin Rolü


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki İslamiyette Çoçuk - kategorisi altındaki Çocuk Eğitiminde Annenin Rolü isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 11.04.2013   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Çocuk Eğitiminde Annenin Rolü

Çocuk doğduğu andan itibaren şeytanı ondan uzak tutmak için sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunmalıdır. Böylece iman-ı billah temelini atmış olursunuz.
''Le kad kane lekum fi usvetu hasene'' ''Şanım hakkı için muhakkak ki Resulullah'ta sizin için pek güzel bir örnek vardır.'' Ahzap Suresi




Resullullah'taki güzel örneklerden biri de hiç şüphesiz ki çocuk eğitimidir. Dinimizde çocuğun eğitimi öncelikli olarak şefkat kahramanları annelere aittir. 'Beşikten mezara kadar ilim' sözünden yola çıkarak çocuğun ruhi eğitimine daha anne karnında iken başlamalıdır. Anne, hamile iken sürekli olarak Risale-i Nurları, Kur'an-ı Kerim'i ve cevşeni okuyup dinlerse, o masum sabinin manevi kişiliği gelişip güçlenecektir.

Çocuk doğduğu andan itibaren şeytanı ondan uzak tutmak için sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunmalıdır. Böylece iman-ı billah temelini atmış olursunuz. Bebeğin istemeye iktidarı olmadığından daha doğduğu andan itibaren ona muhteşem üçlüyü (Kur'an-ı Kerim, Risale-i Nur, Cevşen-ül Kebir) dinletin.Örneğin yemek veya temizlik yapacaksınız.

Çocuğunuzu kundak içinde bir yere bırakıp telefonfondan ya da müzik çalardan ona bunları dinletebilirsiniz. Adı geçmişken değinelim. Kundak, herkesin kötülediği gibi birşey olsaydı büyük zatların valideleri bunu kullanmazlardı. Aslında kundak çocuğa özgürlüğü ve serbestliği tattırıyor bir bakıma. Çünkü saatlerce bir bez parçasına sarıyoruz çocuklarımızı, sonra açınca birden çırpınıp bedenlerini hareket ettirmeye başlıyorlar. Orada çocuğun sadece bedenini değil nefsini de o bez parçasına sarıyorsunuz.

Bazılarınızın ''O zaman kundağı açınca hem nefsini hem de bedenini serbest bırakmış olmuyor muyuz?'' diye düşündüğünü hissedebiliyorum. Öyle değil. Orada nefsi dizginleyip ruhu serbest bırakmış ve çocuğa sabrı öğretmiş oluyorsunuz.

Çünkü biz her zaman gerek maddi, gerek manevi her istediğimizi yapma özgürlüğüne sahip değiliz. Buna örnek mi istersiniz? Mesela yazın en uzun ve en sıcak günlerde akşam ezanı okumadan oruç tutan bir müslüman özgürlük adına yiyip içebilir mi? Veyahut bir genç 'Ben özgürüm.' diye gayr-i meşru dairede istediği gibi davranabilir mi? Ne demişler atalar, nur içinde yatalar '' Bir elde iki karpuz, bir kalpte iki sevgi olmaz.'

İşte kundakta sabreden bir bebek, işte ezanı bekleyen bir yetişkin ve nefsini terbiye etmiş bir genç. Ne dersiniz ? Lüzumsuz diyebilir miyiz bunlara? Üstadımızın da dediği gibi; ''Bir çocuk küçüklüğünde iman dersi almadığında, ileride İslamiyet'i ecnebilerin İslam olması gibi pek zor kabullenirler.'' Onun için çocuğa bol bol Kur'an dinletilmelidir.

Eğer küçüklükten itibaren çocuğun ruhu güçlenirse nefsi birşey yapamaz inşallah. Habis ruhlu şeytan ise çocuğun sadece eline ayağına hükmedebilir, sözüne ve kulağına hükmedemez. Ruh ise sadece Kur'anın nuruyla güçlenir. İnsan bedeninin nasıl ki her an havaya ihtiyacı vardır ruhun ise her an 'Hu' ya -yani Hu Allah! Allah ! - demeye ihtiyacı vardır.

Saatte bir besmeleye, haftada bir Kur'an'a, ihtiyacı vardır. Onun için sürekli olarak çocuğa Allah demeliyiz ve dedirtmeliyiz. Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki ''Bir çocuğun ilk sözü Allah olursa son sözü de Allah olur.'' Elbette ki ananelerimize (gelenek ve göreneklerimize) bağlı kalıp korumalıyız fakat bunların içine karışmış bazı halleri de ayıklamalıyız.

Çocuğumuzu severken sünnet-i seniyyeye uygun sevmeliyiz. Çocuğun nefsini, 'ene'sini kabartacak ya da güçlendirecek kelimelerden kaçınmalıyız. Mesela 'Ağam, paşam aslanım, kaplanım' gibi tabirleri değil de daha halim kelimeleri kullanabiliriz. Annem beni severken 'Cennetin ablalarına abla olasın.' diye seviyor, 'Nur bahçemin tomurcuğu' diye seviyor.

İlmi aşılayan kelimelerle çocuk sevilirse ümit edilir ki bilinç altına o yerleşir ve onunla amel eder. Ameli rıza dairesinde yetişen bir çocukta geleceğin nesl-i cedidi olur Allah'ın izni ile.

Çocuğunuza sık sık 20. Mektub'un başındaki mukaddimeyi (Bu kısım aynı zamanda Asay-ı Musa eserinin 10. Hüccet-i İmaniye bölümünün ikinci sayfasında yer almaktadır.);




''Katiyen bil ki, hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billahtır. Ve insaniyetin en ali mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billah içindeki marifetullahtır. Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır. Ve ruh-u beşer için en halis sürur ve kalb-i insan için en safi sevinç, o muhabbetullah içindeki lezzet-i ruhaniyedir.'' kısmını çocuğun yüzüne bakarak bol bol okumalısınız.

Evet, bir anne çocuğunu kendi nefsi hesabına değil, ebedi hayatı tehlikeye girmesin diye Allah için terbiye etmelidir. ''Malikimin (sahibimin) bana emaneten verdiği bir memluk '' nazarı ile bakılmalı, O'nun terbiyesi altında çocuğu terbiye etmelidir. Çocuğuna peygamber sevgigi aşılamalı,Efendimizin de buyurduğu gibi anne çocuklarına Kur'an'ı, peygamberini (s.a.s) ve al-i beytini sevdirmelidir.




Bir anne çocuğuna günlük hayatta yaptığı,yapacağı her şeyde öncelikle Peygamberimizi örnek alarak yapması gerektiği şuurunu aşılamalıdır.Örneğin çocuk bağırarak konuşuyorsa ''Bak peygamber efendimiz bağırarak konuşmazmış.Bağırarak konuşanları da sevmezmiş. Sen de sesini yükselterek konuşma ki Peygamberimiz seni de sevsin.'' gibi telkinlerle çocuğa sünneti hatırlatmalıdır.




Çocuğun bir davranışı alışkanlık haline getirmesi en az altı ayı alabilir. Bu süre yaş ilerledikçe uzayabilir. Bu yüzden çocuğun müspet hareketi alışkanlık haline getirebilmesi için çocuğa olumlu telkinatta bulunulmaldır.



Çocuğa hayvan suretli oyuncaklar alınmamalı ve hayvan suretli kıyafetler giydirilmemelidir. Çünkü melekler suret olan yerlere gelmezler. Çocuğa alternatif olarak da silahı sunmayın. Çünkü silah çocuğun beynine tahribatı ve yıkıcılığı kazımaktadır.




Belli bir yaş döneminden sonra (2 veya 3 yaşından itibaren) yani çocuklarınızın söylediklerinizi algılamaya başladıkları andan itibaren onlara ''Allah, çocukları Kur'an ve Risale-i Nur okunan yerlerde görmek istiyor. Biz de Allah'ın bizleri görmek istediği yerlerde olalım.'' diyerek çocuklarınızı sohbetlere ve medreselere alıştırmalısınız. Zaten dünyaya gelen her çocuk İslam fıtratı üzerine doğduğu için bu tür mekanları kabullenmesi zor olmayacaktır. Nefis ilk başlarda itiraz edip rahatsız etse de ruh imanın inkişafından temerrüd eden lezzet-i maneviyi alınca artık kendi istek ve iradesiyle katılmak isteyecektir.




Çocuk ders esnasında annenin yanında diz çöküp ders dinlesin, uykusu gelirse uyusun ama ders atmosferinden faydalansın. Ruhu mutlaka istifade edecektir.Çocuğunuzun ağlayarak sizlerden birşey istemesine vaya yaptırmasına izin vermeyin. Sebebsiz veya haksız yere ağladığı zaman çocuk kucağa alınmamalıdır. ''Susarsan seni kucağıma alırım .''

denilerek çocuğun nefsi kırılmalıdır. Çocuğunuzun nefsini küçük yaşlarda terbiye edin ki büyüdüğünde çocuk sizi terbiye etmeye çalışmasın. Sonra çocuğunuza elinizi öptürün.




Anne çocuğuna istediğini anında vermeyerek sabretmeyi ve beklemeyi öğretebilmelidir. Nitekim sabır mü'minin sıfatıdır. Allahu Teala'nın mükemmel bir esmasıdır.


Sevgili kardeşler yazım burda bitiyor. İkincisi inşallah başka bahara Mizgin Ünlü





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Eski yeni özeL video kLip izLe eFe Diğer Videolar 43 24.03.2013 09:57
Öncü Çocuk Grubu - Allah görüyor seni iLahisi dinle eFe iLahi DinLe 0 13.03.2013 17:18
İslam'da Çocuk Yetiştirmek HiCReT İslamiyette Çoçuk 0 18.12.2012 13:23
Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları SıLa İslamiyette Çoçuk 1 10.12.2012 23:16
Rüyada ÇOCUK görmek YuReK Rüya Tabirleri 0 28.11.2012 23:28


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları