Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLama Uygun Egitim Ve Yasam > iSLamda aiLe > İslamiyette Çoçuk

Çocuklarımız ve Oruç


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki İslamiyette Çoçuk - kategorisi altındaki Çocuklarımız ve Oruç isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 09.12.2012   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Lightbulb Çocuklarımız ve Oruç

Çocuk eğitim üzerine yazdığı iddialı eserleri ile herkesin beğenisini kazanan yazar Esan Gül ile Oruç ve çocuk üzerine bir söyleşi yaptık. Gül, Ebeveynlerin Oruç konusunda dikkat etmeleri gereken konulara işaret etti.

Orucun diğer ibadetlerden farkı nedir?

Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: Aziz ve celil olan Allah; 'İnsanın Oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim' buyurmuştur.

Oruç diğer ibadetlerden farklıdır. Bunlardan biri orucun sırf Allah rızası için yapılan bir ibadet olması yani, oruçlu bildirmediği sürece, dışarıdan hiç kimsenin bilemeyeceği, riya ve gösterişten uzak bir ibadet olmasıdır. Çünkü orucun diğer ibadetler gibi görünür bir şekli yoktur. Öte yandan, tarihte varlıkları bilinen müşriklerin, ilahlarına yakın olmak için yaptıkları kulluk türleri içinde Oruç bulunmamaktadır. Yani hiçbir putperest Oruç tutarak putlara kulluk etmemiştir. Bu yönüyle de oruç, sırf Allah için yerine getirilen bir ibadet türüdür.

Orucun diğer ibadetlerden farklı bir başka yönü de mükâfatının, -önceden bildirilmiş ölçülerin çok üstünde- Allahu Teâlâ tarafından takdir edilecek olmasıdır.

Her iki özellik de Oruç ibadetinin fazilet ve üstünlüğünü anlamamız için yeterlidir.

Oruç tutan kişide özellikle uzun yaz günlerinde açlıktan ileri gelen bir ağız kokusu oluşur. Bu koku, Allah katında, insanlarca en güzel koku diye bilinen miskten daha güzeldir. Ancak bu gerçek, hiçbir zaman o ağız kokusunun misvak veya fırça kullanmak suretiyle giderilmesine mani değildir.

Ramazan orucu, Kuran'ın indirilişini bir çeşit kutlama, vahyin gelişini melek yaşamına benzer biçimde karşılama anlamına da gelir. Çünkü melekler yemez ve içmezler. Kutsî bir hadiste şöyle buyurulur: 'Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık vardır; fakat Oruç bunun dışındadır. Çünkü Oruç benim içindir, onun karşılığını ben vereceğim.' Başka hadislerde şöyle buyurulur: 'Kim iman ederek ve sevabını Allah'tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.'

Çocuk ve Oruç denilince neler söyleyebilirsiniz?

Belki de ibadetler içinde en çocuksu olanı oruçtur. Her çocuk için ayrı bir zevk kaynağı olan ramazanın, çocuksu damarı daha coşkuludur aslında... Büyümüş olmanın, ailesiyle birlikte bir şeyler yapmanın mutluluğunu yaşar ramazan ayında çocuk.

İftarı, sahuru ve teravihi ile çocuklar orucu daha çok severler. Onun, insanları mutlu eden havasını doya doya yaşarlar. İftar sofralarında, önünde mis gibi kokan ve insana gülen yemekleri, tatlıları iftar saatinde beklemenin anlık tadını, hiçbir dış baskı olmadan, açlığa rağmen sabretmenin büyüklüğünü, göremediğimiz ama bize her türlü güzellikleri bahşeden Allah'ı öğrenir, yaşar çocuklar. İftarla beraber yemek yemenin zevkiyle, yiyemeyenlerin acısını da hatırlar ve hatırlatırlar.

Araştırmalar, çocukluğun ilk yıllarında aktarılan-kazandırılan tutum ve davranışların ömür boyu kalıcı olduğunu göstermektedir. Sonradan karşılaşılan farklı sosyal ve kültürel etkiler kişileri değişime zorlasa dahi kişi direnebilmekte veya sonraki etkilenmeler onun özüne pek dokunamamaktadır. Bir arının diyar diyar, çiçek çiçek dolaşıp, eninde sonunda bal kovanına döndüğü gibi, insanoğlu da hayatının ilk yıllarında edindiği değerlerine bağlı kalmakta ya da bu değerlere tekrar geri dönebilmektedirler. Tabi bu temel değerler çocuğa 'bal' gibi sunulur ve 'bal kovanı' gibi bir ortamda verilirse.


Esan Gül

Hemen belirtmem gerekir ki burada çocuklara farz olmadığı halde Oruç tutturmaktan değil, Oruç ibadetini kavratabilmek, sevdirmek ve alıştırmaktan söz ediyorum. Yani içinde bulunduğumuz rahmet iklimini acı bir ilaç gibi değil, bal gibi sunmaktan söz ediyorum.

Çocuk eğitimi özelinde orucun çocuklar üzerindeki etkisi nelerdir?

Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır. Büyük düşünür ve samimi yaşarlar. Ailesiyle birlikte sahura kalkmanın, iftarda ezanın okunmasını beklemenin, yemek yemenin, teravihlere gitmenin ve birlikte ibadet etmenin zevkini yaşarlar.

Allah'ın Oruç emriyle insanların belli bir süre aç kalmasını gören çocuk açların halini anlamaya başlar ve nimetlere şükretmeyi öğrenir. Böylece çocukta hem insanlara merhamet, cömertlik ve yardım etme duygusu gelişir hem de yaratanına kendisini daha yakın hisseder. Bu yakınlık çocuğun sadece aç kalması değil kötülüklerden de uzak durması gerektiğini anlamasına yardımcı olur. Kötü sözlerden ve davranışlardan uzak durmaya çalışmak, kırıcı konuşmamak, kalp kırmamak, kimseye zarar vermemek gerektiğini, başka insanların arkasından konuşmanın da oruçlu insana hiç yakışmayan bir davranış olduğunu ayet-i kerime ve hadis-i şerifleri okuyarak ve dinleyerek ramazan ayının manevi atmosferinde öğrenir. Bu doğal bir eğitim sürecidir.

Çocuklarla birlikte camilerin gezilmesi, çocukların teravih namazı kılmaya götürülmeleri, onların hayatları boyunca unutamayacakları manevi hazlar almalarını sağlar. Büyüdükleri zaman da çocukluk anılarını sevgi, saygı ve özlemle yâd ederler.

Tolstoy diyor ki hayatta çocuklar kadar hiç kimse gerçek eşitliği kuvveden fiile (teoriden pratiğe) aktaramaz. Çocuklarda bu mukaddes duyguyu bozarak onlara kendilerine hürmetle, saygıyla hitap etmeye mecbur olundukları bilinen zengin, şöhretli insanlar bulunduğunu ve yine bu çocuklar, kendilerine yumuşaklıkla, lütufkâr davranarak konuşmaya, davranmaya mecbur bulundukları hizmetçiler, işçiler, dilenciler bulunduğunu öğreten genç, olgun, yetişkin olanlar nasıl da suçludurlar. Onun için "çocuklardan birisini sapıtıp yoldan çıkaran kimse cehennem ateşini hak etmiştir" denilir.

Çocuklar hangi yaşta Oruç tutmaya alıştırılmalıdır?

Hiç şüphe yok, bu konuda farklı yaş gruplarındaki çocuklar için farklı izahlar ve uygulamalar gereklidir.

Okul öncesi yaşlardaki (0-6 yaş) çocuklara Oruç tutturmak uygun değildir. Sahura kaldırılabilir, 2-3 saatlik veya yarım günlük denemeler yaptırılarak tam gün tutmuşçasına sevindirilebilir.

7-11 yaşlarındaki çocukların sağlık durumları müsaitse, hiç olmazsa hafta sonları veya bir-kaç gün Oruç tutturulabilir.

11-13 yaşlarda ise, Oruç ibadeti daha ciddiye alınmalıdır. Çünkü bu yaşlar ergenliğin başlangıcıdır ve artık ibadet sorumluluğu da başlamaktadır.

Lise çağındaki çocuklarımızın yaşları uygun olduğu için Oruç tutmak farzdır. Ne var ki dersler bahane edilerek çocuklar yanlış yönlendirilebilmektedir. Oysa Oruç tutmanın zekâ veya başarı azalmasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Sadece evde ders çalışma saatleri yeniden düzenlenebilir.
Çocukların Oruç ibadetine ısındırılmasında tedricîliğe dikkat etmek gerekir. Bu yüzden başlangıçta çocuklar tam gün Oruç tutmaya zorlanmamalıdır. Dinî tutum ve davranışının gelişimine paralel olarak ibadetin ciddi bir iş olduğu vurgulanmalı, çocukların tam gün Oruç tutması da teşvik edilmelidir. Hatta Oruç tutmaya veya orucu tamamlamaya teşvik için bazı hediyeler dahi verilmelidir. Nitekim sahabe, çocuklarını eğitirken bu tür hususlara özen göstermiştir.

Bazı sahabelerin Oruç tutan çocuklarına oyuncak alarak onları iftar vaktine kadar oyaladıklarını ve oruçlarını tamamlatmaya gayret ettiklerini görmekteyiz. Hanım sahabelerden Rubeyyi bint-i Muavviz -radıyallâhu anhâ- diyor ki: "Biz aşure orucu tutardık. Küçük çocuklarımıza da tuttururduk. Mescide gider çocuklara yünden oyuncaklar yapardık. Onlardan biri yiyecek için ağladığında bu oyuncağı ona verir ve iftar vaktine kadar beklemesini sağlardık." (Buhari, Savm, 47; Müslim, Siyam, 136)

İmam Buhari Sahih'inde 'Çocukların Oruç tutması' başlıklı müstakil bir bab açmış ve burada Hz. Ömer'in, ramazanda sarhoş olan birine:"Yazıklar olsun sana! Bizim çocuklarımız bile Oruç tutmaktadır, dediğini nakletmiştir." (Buhari, Savm, 47)

Çocuğun Oruç ile birlikte namaza alıştırılması da üzerinde durulması gereken önemli bir noktadır. Beş vakit namaz kılmasalar da çocukların babayla birlikte teravih namazına gitmesi teşvik edilmelidir. Teravihte camiye giden çocuklar, yer darlığı veya gürültü sebebiyle asla dışarı çıkmaya zorlanmamalıdır. Çocukların cemaati rahatsız eden davranışları olabilir. Bu noktada hem dini hem de pedagojik yönlendirmelerde bulunmak gerekir. Yetişkinler sabırlı ve hoşgörülü davranmalı, çocukları şefkatle aralarına alarak grup psikolojisi içinde şımarmalarına engel olmaya çalışmalıdır. Bu noktada tüm çocukların bizim olduğunu, hepsinden sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Biz biliyoruz ki Oruç bir tazelenme, iman tazeleme, nefis terbiyesi, iman kardeşliğini ve ümmet bilincini iliklerine kadar hissetme çabasıdır. Bunda akıl sahipleri ve inananlar için çeşitli hikmetler vardır. Bu hikmetlere erişmek her Müslümanın arzusudur. Bunun yolu da Allah'a ve Resulüne tabi olmaktan geçer. Gerçek kurtuluş ve huzur budur. Aslında kurtuluş ve huzurun adresi bellidir: "Ramazan ayı, insanları doğruya ulaştıran, helali haramdan, hakkı batıldan ayıran Kur'an-ı Kerim'in indirildiği aydır. Sizden her kim bu aya erişirse, onu oruçla geçirsin." (Bakara, 185)





Esan Gül Kimdir?

1972 yılında Malatya'da doğdu. İlk ve orta öğretimini Uşak'ta tamamladıktan sonra liseyi Elbistan Mükrimin Halil Lisesi'nde bitirdi. İnönü Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olduktan sonra Milli Eğitimde 'Rehber Öğretmen' olarak göreve başladı.

Çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayınlandı. Yaklaşık 5 yıl periyodik aralıklarla özel bir radyoda programlar yaptı. Evli ve iki çocuk babası.

Aile ve çocuk eğitimi üzerine çalışmalarıma devam etmektedir.

Yayınlanmış Eserleri
1-) Çocuk Sevgiyle Büyür, Çıra Yayınları, 3. Baskı
2-) Çocuk Eğitiminde Anne-Babanın Sorumlulukları, Çıra Yayınları, 2. Baskı
3-) Çocuk Eğitiminde Kırk Hadis, Çıra Yayınları, 1. Baskı (10.000)
4-) Huzura Daha Yakın, Çıra Yayınları, 1. Baskı (5.000)
5-) Peygamberler Çocuklarını Nasıl Eğitti? Çıra Yayınları, 2. Baskı

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları