Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLama Uygun Egitim Ve Yasam > iSLamda aiLe > İslamiyette Çoçuk

Like Tree1Likes
  • 1 Post By SimaL

Her Cocuğun Güzel Ramazanı Olsun


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki İslamiyette Çoçuk - kategorisi altındaki Her Cocuğun Güzel Ramazanı Olsun isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 04.02.2013   #1
D/Üsüyorum..
SimaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 69
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 504
Rép Puanı: 50000
Rép Grafiği: SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute
Standart Her Cocuğun Güzel Ramazanı Olsun

..Her çocuğun güzel ramazanı olsun Yine bir mübarek ramazan ayına kavuşmanın sevinci ve heyecanı içindeyiz. İçinde ümitleri, huzuru, duaların kabulünü ve tüm beklentilerimizi barındıran ramazan-şerif tekrar hayatımıza duhul etti. Allah tamamlamayı ve hayırlı tek- rarlarını nasip etsin. Amin! Her ramazan farklıdır aslında; çünkü zaman da farklı. Herkesin dilinde bir “ah o eski ramazanlar" deyişi mutlaka vardır. Hatıralarımızda yâd ettiğimiz , ço- cukluğumuza inip iç çekerek bahsettiğimiz... Fazla iç çekmeden ve dertlen- meden elbette geçmiş ramazanlarımızı yâd edebiliriz ; tıpkı bir romanın tozlu sahifelerini çevirir gibi kendi hatıralarımızı yâd edebiliriz. Eski ve tarihî bir beldenin üzerinden uçar gibi kendi hatıra beldemizin üzerinden kuşbakışı göz atabiliriz. Benim tarihî beldemde yaşanan roman da belki bazılarınınkine benzeyebilir. Elbette herkesin oruç tuttuğu küçük yaşları olmuştur, tıpkı benim olduğu gibi ; evimiz ana caddeden girilen soka- ğın ortalarında bir yerdeydi. İftar yaklaştığında kaleden atılan topu görmek için bizim evden caddeye kadar çıkmamız gerekirdi. Çocuk aklı ne bilsin topun sesinin duyulmasının yeterli ol- duğunu; illa hem görecek hem de duyacak ve her ikisinin zevkini birden yaşayacak; o anda elindeki akşama kadar sabırla sakladığı küçük şekeri ağzına atacak ve topun gümbür gümbür sesi yetmiyormuş gibi “top patladı" diye bağıra- rak eve koşacak. Sonra, teravih namazları... Mahalleden teyzeler ve ablalarla birlikte camiye gittiğimizi çok iyi ha- tırlarım; kış mevsimlerinde dahi . Bir defasında mest lastiğimi zor bulmuştum. O zamanlar er- kek, kadın ayaklarına kış mevsimlerinde mest giyerlerdi; çizme, bot gibi şeyler pek revaçta de- ğildi. Mestlerin küçükleri de çok kibar olurdu ve ben de hevesleni paldırmıştım bir tane; ama ca- mi çok kalabalıktı belki de Kadir gecesi idi; kıv- rılarak çıkılan kadın mahfeli ise tıklım tıklım dolu idi. Lastiği bulmam gerçekten uzun sürmüştü. Zevkli zamanlardı; teyzelerin bu yaşta camiye geldiğimizi, namaz kıldığımızı görünce sırtımızı sıvazladıklarını hâlâ hatırlarım. Biz çocukların kıl- dığımız bu namazların yüz mumluk lamba değe- rinde olduğunu söylemeleri ise keyfimize keyif katar, ertesi günü iple çekerdik. Namaz kılarken okunan kısa surelerin özellikle yeni ezberlemekte olan çocuk için önemi çok büyük. Her teravihte yeni ezberlediğimiz ya da ezberlemeye çalıştığımız sureler imam tarafın- dan tekrar edildikçe zihnimizde iyice yerleşirdi. Eğer hayatınızda bunu yaşamamışsanız nere- den bileceksiniz, ama bir kez bile yaşadı iseniz unutmanız imkânsız. Benim tarihî beldemde bunlar çok yaşanan, son derece doğal, yaşadı- ğımız atmosfere iyice sinmiş, kokladığımız hava, içtiğimiz su gibi bir şeydi. Bunlar hiç zorlanma- dan kendiliğinden olabilen şeylerdi. Havamız, çevremiz, yediğimiz, içtiğimiz, düşüncelerimiz kısaca her şeyimiz el değmemiş ve tertemizdi. Şimdiki gibi bunları yaş ayabilmenin önünde en- gelleyici bin bir tuzağın hiçbiri yoktu. İftarla bir- likte maddi bedenimiz doyar, teravihle birlikte manevi bünyemiz tatmin olurdu. Günümüzde bu nedenle ne kadar yersek o kadar hasta ne kadar dinlenirsek kendimizi o kadar eksik ve yoksun hissediyor ve eski ramazanları hasretle yad ediyoruz. Üzerinden seneler geçti ve ben babamın görev yaptığı , benim de o günleri yaşadığım aynı bel- dede yaz tatiline denk gelmesi nedeni ile yine bir ramazan ayına rastladım. Yanımda da çocukla- rım var. Bir gün önce kaleden ramazan ayını müjdeleyen toplar atıldı. Arafe günü yemekleri- mizi erkenden yiyerek küçükken gittiğim camiye gitmek, geçmişi bir nevi canlandırmak istedim. Bu sefer çocuklar başrolde olsun diyerek araba- mıza bindik ve çocukluğumun camiine gittik, vardığımız da vakit erken olduğu için içerisi he- nüz kalabalık değildi. Çocuklar erkek çocuğu ol- duğundan onları erkek bölümüne özellikle kür- süyü iyi görebilecekleri bir yere gönderdim. Ora- dan hem kürsüyü görüp dinleyebilecekler hem de mihraptaki hocayı da güzel görüp algılayabi- leceklerdi. Ben de kadınlar mahfeline geçtim, küçükken en çok birlikte oynadığımız arkadaşım oradaydı, gelini, kızları ve annesi ile gelmişlerdi. Birkaç başka tanıdık daha geldiler; oturduk va- az dinledik, ezan okundu, yatsı ve teravih na- mazlarımızı kıldık. Her şey çok güzel; ramazan ayının ilk gecesi ve bir camide cemaatle teravih namazı kılmak, aralarında salâvatlar getirmek, sonunda Allah’ı tesbih edip okunan Kur’an’ı din- lemek, O’na ellerini açıp dua etmek. Zaman hangisi olursa olsun, mekân neresi olursa olsun değişmeyen, olması gereken bu. Onun dışında hiçbir şey aynı değil; ne ramazan aynı ramazan, ne zaman aynı zaman, ne namaz kıldıran hoca gümbür gümbür sesi ile İsmet Hoca ne de vaaz eden senin baban Osman Hoca... Zaman geç- miş insanlar ölmüş , cemaat değişmiş doğal ola- rak eskiyi bulmak imkânsız. O halde elimizde olana iyi bakmamız , sürekli geçmişle avunma- mamız, anı zehir etmememiz önemli. Zamana anlam katacak, onu değerlendirip kârlı çıkmamı- zı sağlayacak olan bizleriz ve her şey bu anlam- da bize kalıyor. Günümüzde yapılması gereken zor olsa da bütün gücümüzle bizim evlatlarımı- zın da benliğinde yer edecek, hayırla yâd ede- ceklerigüzel ramazanları olsun diye çaba sarf etmektir.
Selva Özelbaş - Vaize/Üsküdar












Click the image to open in full size.


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap
SimaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2013 Mevlid Kandili Mesajlari - Kutlu Dogum Mesajlari SimaL Özel gün Mesajları - Kandil Mesajları 1 22.04.2015 09:00
çocuğunuza nasıl bir isim koyacaksınız? Seçme İsimLer .. YuReK İslamiyette Çoçuk 2 02.06.2014 14:08
Bir Yer Düşünün Adı 'Kudüs' Olsun SıLa Serbest Kürsü 0 11.01.2013 17:10
Yastığım seccade olsun.. HiCReT DuaLar 0 31.12.2012 14:10
Güzel Ahlak TuRKuaZ Soru Ve Cevaplar 0 21.12.2012 19:38


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları