Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLama Uygun Egitim Ve Yasam > iSLamda aiLe > İslamiyette Evlilik

Like Tree4Likes
  • 1 Post By SıLa
  • 1 Post By eSiLa
  • 1 Post By Salih
  • 1 Post By SıLa

Evlendiniz ve Mutlusunuz ?


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki İslamiyette Evlilik - kategorisi altındaki Evlendiniz ve Mutlusunuz ? isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 27.02.2013   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Evlendiniz ve Mutlusunuz ?

Evlendiniz ve mutlusunuz.


Tam istediğim gibi bir evlilik yaptım” diyorsunuz. Balayı bitiyor. Evliliğin rutin dünyasına giriyorsunuz. Giriyorsunuz ama bir şeyler de değişiyor. Erkek, işten geldikten sonra eşofmanlarını giyip tv nin karşısına geçiyor.
Hanımefendi çalışıyorsa o da işten gelir gelmez eşofmanlarını giyip hışımla mutfağa yöneliyor. Çalışmıyorsa eskisi gibi sofralar hazırlayıp eşini kapıda neşeyle karşılamıyor. Gözünü dizilerden alıp bir fincan kahve yapmak zahmetine katlanmıyor.
Ara-sıra tartışmaya da başladınız.
Düşünüyorsunuz, “neler oluyor bu kadına ya da adama? Neden değişti?”
Aslında değişen bir şey yok!
Siz sadece zor biriyle evlendiniz. Hayal gemisi hakikat limanına demir attı. Pembe yelkenler suya değdi.
Şimdi ne yapacaksınız? Acaba yol yakınken ayrılsanız mı?
Ne yani bu kadar basit mi?
Mağazadan elbise almadınız ki, biraz giydikten sonra defolu çıktı diye değiştiresiniz?
Şirket kurmadınız ki, ortağımla anlaşamıyorum yol yakınken ayrılayım diyesiniz?
Bir emanet, sorumluluk ve vebal aldınız. Hop diye değiştiremezsiniz.
Peki, ne yapmalısınız?
*Önce dünyanın imtihan yeri, eşinizin de onun bir parçası olduğunu kabul edin.
* “Neden ben böyle biriyle evlendim” diye hayata küsmeyin.
* Eşinizin artılarıyla eksilerini yan yana dizin, artılar fazla geliyorsa her daim artıları göz önünde bulundurun.
* Sevginizi gizlemeyin. Sevildiğini bilen uysallaşır, bilmeyense hırçınlaşır.
* Fikirlerine saygı gösterin. “Senin de ne saçma fikirlerin var” demeyin. Tenkit silahıyla kalbinden vurmayın.
* Diyalog köprülerini yıkmayın. İlgi yollarına barikatlar kurmayın. En muhteşem saraya bile yol olmadan gidilmediğini unutmayın.
* Aranıza kin, nefret ve öfke duvarları örmeyin.
* Hoşunuza gitmeyen söz ve davranışları karşısında rahatsızlığınızı kasap gibi değil, cerrah hassasiyetiyle belirtin.
* Eşinizin tedavisi mümkün olmayan psikolojik bir hastalığı, içki-kumar, şiddet vb.kötü alışkanlığı yoksa, şayet bir insan Himalaya dağına çıkabiliyorsa eşinin gönül dağına da çıkabilir. Saray inşa etme kabiliyetine sahipse saadet sarayını da inşa edebilir. . Bu sebeple ülke fetheten kral gibi güçlü olup, eşinizin gönlünü fethetmeye kararlı olun.
* Mucit oluğunuzu düşünüp, Edison gibi eşinizin ruh dünyasını aydınlatacak ışığını bulun.
* Pastör gibi mutsuzluk marazınızın ilacını keşfedin,
* Arşimet gibi evliliğinizi ayakta tutacak formülü arayın.
* Eyyüb Peygamber gibi sabırlı olun. “Bütün güzellikler acı ızdırapların neticesidir” cümlesini parola edinin. Çekirdek çürümeden filiz vermiyor. Buğday öğütülmeden un olmuyor. Hayvan insan midesinde erimeden insaniyet mertebesine yükselmiyor.
Hülasa kader kitabındaki yazılar, “neden böyle yazıldı” diye kin ve nefret ve isyan silgisiyle silinmiyor. Sadece silmeye çalışan el yoruluyor.
Sabır gözlüğüyle o yazıları okumaya çalışmak daha kolay oluyor.
Gülay Atasoy /

eSiLa likes this.




Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 27.02.2013   #2
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Evlendiniz ve Mutlusunuz ?

aslında bunları yapmak kolayda bide sabredebilsek herşeyin başi sabır

emegine saglık güzel paylaşim


SıLa likes this.
eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 27.02.2013   #3
Üye
Salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2012
Üye Numarası: 96
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 49
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: Salih is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Evlendiniz ve Mutlusunuz ?

(ihtiyac duyulan bir konu teşekurler ) Hülasa kader kitabındaki yazılar, “neden böyle yazıldı” diye kin ve nefret ve isyan silgisiyle silinmiyor. Sadece silmeye çalışan el yoruluyor.
Sabır gözlüğüyle o yazıları okumaya çalışmak daha kolay oluyor.

SıLa likes this.




"söylemek istesem gönüldekini
dilime dolanan ızdırap olur
yazsaydım derdimin bir tekini
ciltlere sığmayan bir kitap olur
ah ne yaman çileli bir insanmısım
sunulan her zehri şifa sanmışım
ah ne aldanmışım
aldanan gönülde aşk serap olur.."

canımı isterse canan, minnet canıma,
bir can nedir ki, feda etmeyeyim cananıma
--fuzulli--
Salih isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 27.02.2013   #4
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Evlendiniz ve Mutlusunuz ?

Cumlemizden insallah..

Salih likes this.




Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 27.02.2013   #5
Derdin Ne ise Davan O'Dur
eFe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 3
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 3.906
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute
Standart Kadının Kocasından Kısas Hakkı

Ashâbın ileri gelenlerinden Medine’li Saad bin Rebi, Zeyd’in kızı Habibe ile evli idi. Habibe beyine itâatlı, sözüne saygılı idi. Ama zaman zaman her âilede olabilecek sinirlilikler oluyor, Habibe beyinden yüksek sesle bağırıyordu. Ancak Saad bin Rebi, buna sabrediyor; şiddete kadar işi götürmüyordu.
Ne var ki, Saad’ın bu sabrı Habibe’nin cesaretini çoğaltmıştı.

Bir defasında yine Habîbe, beyine yüksek perdeden bağırmış; onun sesini kendi sesi içinde boğmuştu. Beyinden üstün çıkan bir öfkeyle karşılık veriyordu.

Saad bin Rebi, hanımın cüretini bu defa sabırla karşılayamadı. Öfkeyle kaldırdığı eliyle bir tokat vurdu. Tokadı yüzünde şimşek çakmış gibi hisseden Habibe, doğruca babası Zeyd’in evine yollandı. Ağlayarak şikâyette bulundu:

Babacığım, Saad yüzüme öyle bir tokat vurdu ki, şimşek çaktı zannettim.

Baba Zeyd, kızına ne hak verdi, ne de damadını kötüledi.

Ben bu hususta bir şey söyleyemem. Beyin seni tokatlayabilir mi, bunu da bilemem. Resülüllah hayatta iken bize söz düşmez, gel seninle birlikte O’nun huzuruna gidelim, dedi.

Habibe babasıyla birlikte Hazret-i Resülüllah’a gidip huzuruna girdiler.

Her kadında olduğu gibi Habibe de gözyaşları içinde yediği tokadın acısını duygusal bir dille anlattı, hakkının beyinden alınmasını istedi.

Resûlüllah Hazretleri üzülmüştü. Gözyaşları sürekli akan Habibe’yi teselli eden kararını şöyle açıkladı:

– Sen merak etme, şimdi Saad’ı çağırırım. Sana vurduğu tokadın aynını sen de ona vurursun, böylece kısas yapmış, hakkını almış olursun.

Habibe buna çok sevindi. Kendine vurulan tokadın aynını kendi de kocasına vuracak, böylece kısas olup teselli bulacaktı. Habibe beyine tokat vurma hazırlığı içine girdiği bu sırada Resûlüllah Hazretlerine vahiy geldi. Vahiy, bu gibi ailevî mes’elelere âit ilahi emirleri bildiriyordu. Resülüllah Hazretleri Habibe ile babası Zeyd’e şöyle bir açıklama yaptı:

Sizin mes’eleniz hakkında biz kısas murad ettik. Rabbimiz ile başka şey murâd etmiş. Hakikat şudur ki, hayır, Rabbimizin muradındadır.

Bundan sonra Resülüllah Hazretleri, Rabbimizin muradı olan âyetin emrini açıkladı. Nisa sûresindeki âyette meâlen şöyle buyruluyordu:

Erkekler kadınlarına hâkimdirler. Evlerinin reisidirler. Haksız olmamak şartıyla onları îkaz etmeye, ailede geçimi sağlamaya selâhiyetlidirler. Yaratılışta farklı olan erkek, aynı zamanda hanımın nafakasını da te’mine mecburdur. Hanım evde kalır, bey çalışıp çabalayarak nafaka kazanır.

Bu âyetin gelmesi üzerine kısastan vazgeçen Efendimiz, Habibe’ye, beyine itaatlı olmasını, onu kızdıran hissi davranışlardan uzak kalmasını söyledi. Beyinin hanımının nafakasını te’mine mecbur olduğunu, ona karşı daha müsamahalı davranması gerektiğini hatırlattı.

Böylece âile içinde evin reisinin erkek olduğu, hanımın beyine itâat ve saygı ile sorumlu bulunduğu; beyin de hanımın ihtiyaçlarını karşılayıp, nafakasını getirmekle mükellef tutulduğu meydana çıkmış oldu.

Demek oluyor ki, hissîlikleri erkekten fazla olan hanımlar beylerine karşı saygılarını korumalılar. Beyin yaptığı harekete aynıyla karşılık vererek kısas yapar gibi bir ataklığa girmemeliler. Rabbimizin bey ile hanım arasında kısası yasakladığını; hoşgörülü ve sabırlı geçimi esas aldığını bilmeliler.







Click the image to open in full size.
eFe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları