Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLama Uygun Egitim Ve Yasam > Kisisel Gelisim Yazilari

Çocuk Eğitimi ve Rehberlik


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Kisisel Gelisim Yazilari - kategorisi altındaki Çocuk Eğitimi ve Rehberlik isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 10.01.2013   #1
Üye
GaRiP_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Jan 2013
Üye Numarası: 124
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 14
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: GaRiP_ is an unknown quantity at this point
Standart Çocuk Eğitimi ve Rehberlik

Sizin ailede yönetim biçimi nedir? Demokrasi mi otokrasi mi?
Sizce çocuk sevgiyle mi büyümeli, korkuyla mı?
Her tecrübeyi yaşayarak mı öğrenmeli yoksa bazı tecrübeleri yaşamamalı mı / yaşatmamalı mı?

Demokratik ortamda büyümemiş, sevgiyi fazla hissedememiş, bir çok konuda tecrübe yaşamasına izin verilmemiş biri var mı etrafınızda?

…………………….

Çocukların çoğu anne ve babayla arkadaş gibi olmak, onlarla her şeylerini rahatça paylaşabilmek isterler ve bununla da gurur duyarlar. Arkadaşlar arasında “benim ailem bana karşı çok anlayışlıdır, ben ailemle arkadaş gibiyim” cümlesi bunu yaşamayanları kıskandırabilen bir cümledir. Çoğu anne ve baba da çocuğuyla zaten arkadaş olduğunu iddia eder. Bazıları bunu uygulayabilirken bazılarının ki de sadece bir iddia olarak kalır.
Peki sizce arkadaş gibi mi olmalı; yoksa anneyi anne gibi, babayı baba gibi, çocuğu da çocuk gibi mi görmeli?

……………………

Ama o, babayla bir kez olsun arkadaş gibi olamadı. Buna müsaade edilmedi. Karşısında hep bir otorite hissetti. Hayatı bu otoritenin kurallarına uymakla geçti.
- “İstediğin gibi yaşayamazsın, ancak benim istediğim gibi yaşayabilirsin”.
- “Benim oğlum isen benim gibi düşünmek, benim gibi yaşamak zorundasın”.
- “Ben nasıl dersem öyle olacak”.
- “Bu nasıl psikoloji böyle, hemen de bozuluyor”.
- “Neyini eksik ettik bugüne kadar?”
- “Bizim zamanımızda böyle imkanlar yoktu”.
- “Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim”.

Babasına göre çocuk ailesinin aynasıdır, aileyi yansıtır. Yanlış yaptığında çocuk sorgulanmaz ailesi sorgulanır. “Sen kimin oğlusun”denir her zaman. Doğruluk payı mutlaka var ama bu, tıpatıp erkek çocuklar babaları gibi, kız çocukları ise anneleri gibi olmalıdır anlamına gelmemelidir. Bu kadar benzerliğe gerek var mı? Elinizdeki çocuk oyun hamuru gibidir, her şekli vermek sizin elinizde. Beceriniz varsa ortaya güzel bir şekil çıkarırsınız eğer yoksa hamuru ziyan edersiniz.
Buna göre: Çocuğu yetiştirmek elimizde ama bunu yaparken birey olduğunu da unutmayalım. Hiçbir çocuk ailesinin ikizi gibi büyümek ve yaşamak mecburiyetinde değil. Sonuçta çocuk yetiştiriyoruz, çektiğimiz fotokopileri dağıtmıyoruz.

Günümüzün konuşmalarına bakarsak anne ve babalardan şu cümleyi çok duymuşuzdur:
- “Benim oğlum doktor olacak”.
- “Benim oğlum mühendis olacak”.
- “Benim kızım avukat olacak”.
- “Benim kızım öğretmen olacak”.

Anne ve babalar kendi mesleğini severek yapıyorsa çocuğunun da kendi mesleğini tercih etmesini isterken, eğer sevmediği bir mesleği yapıyorsa çocuğunun ya başka mesleği yapmasını ister ya da en kolay yoldan para kazanabileceği bir mesleği seçmesini isterler. Meslekler maalesef çoğu zaman isteğe, hayale, ideale göre değil de maddi karşılığına göre ya da ailenin tercihlerine göre seçilmektedir. Kaç kişi “benim oğlum-kızım ressam olsun, tiyatrocu olsun, gazeteci olsun, müzisyen olsun, siyasetçi olsun” diyebilir..
Senin oğlun, senin kızın, senin çocuğun evet ama unutma o da bir birey.

………………………………..

O da tiyatrocu olacaktı aslında, yeteneği de vardı ama çok klasik bir cümle engelledi onu: “Bu devirde tiyatrocu olacaksın da ne olacak? Tiyatrocular ne kadar para kazanıyor ki? Sen en iyisi öğretmen ol”.

Bugün kaç kişi istediği mesleği yapıyor. Kaç kişi hayalini kurduğu hayatı yaşıyor? Maalesef çoğu kişi ya ailesinin istediği ya da puanın yettiği hayatı yaşıyor. Evet aynen öyle puanının çokluğu kadar hayatın var.
Bizim otoriter baba:
- Çok güzel nasihatler verir.
- Her hatada uyarır.
- Gün aşırı tembihler.
- Her kusurda azarlar.
- Sevgiyi gösterirken cimri davranır. Çünkü: Erkek adam uzaktan sever.
- İstediği kişiyle arkadaşlık yapmasına müsaade etmez
- Akşam belli bir saatte evde olunması ister (bu nedense hep akşam ezanıdır).
- Çocuğun kendini ifade etmesine izin vermez.
- Bir kez çocuğuyla kol kola gezmemiştir.
- Bir kez çocuğunun omzuna elini koymamıştır.
- Çocuğun söz hakkı yoktur. Konuşmacı değil dinleyicidir.
- Bir kez dizlerini kırıp çocuğuyla oyun oynamamıştır (bence bu en acı olanıdır).

Psikoloji kitapları okuyan herkes şu cümleyi bilir: Çocuk yanan sobaya elini sürer, ateşi hisseder, eli yanar. Artık sobanın yaktığını ve ona acı verdiğini öğrenmiştir. Çünkü bu durumu yaşamış ve test etmiştir. Eğer elinin yanmasına müsaade etmez de “sakın dokunma elin yanar!” derseniz çocuk için bu sadece uyarıdan ibaret olacaktır. Bırakın dokunsun, eli yansın. Gerçeği yaşasın, tecrübe etsin.

Ama biz bazen bunu abartmıyor muyuz? Çocuklarımıza bazen çoğu konuda fırsat vermiyoruz. Eğer biz de çocuk olduğumuz dönemlerde yapmış, yaşamış ve olumsuz bir sonuçla karşılaşmışsak; onu, çocuğumuzun yaşamasına müsaade etmiyoruz. Bu, koruma içgüdüsüdür, amaç; çocuğunun canının yanmasını engellemektir. Fakat bazı tecrübeler gerçekten de yaşamadan anlaşılmaz, anlaşılamaz. Evet en pahalı tecrübe yaşayarak öğrenmedir. Bırakın yaşayarak öğrensinler. O pahalı tecrübeyi satın alsınlar, merak etmeyin sahip çıkacaklar ve kıymet bileceklerdir. Bu, sonucunun yanlış olduğunu bildiğimiz şeylere de izin verelim demek değildir ama en azından iki seçenek varsa bırakın doğru seçeneği bulmalarına imkan verelim.
Ya hayata çalım atacaklar ya da hayattan çalım yiyecekler. Bırakın çalım yesinler, kendileri yesin, kendileri tecrübe etsin.

……………………………..

Çocuğunla arkadaş olmak zordur derler. Baba isen baba olursun anne isen anne olursun. Ama arkadaş olamazsın…
Ama onun en büyük ideallerinden biri çocuğuyla arkadaş olmak. Yaşayamadığı, özlem duyduğu her şeyi çocuğuna yaşatmak.

………………………

Ben her zaman fikirlerini dinlemeyi, düşüncelerine saygı duymayı ve arkadaşın olmayı taahhüt ediyorum sevgili oğlum.

vesselam..





Bilmezmisin Ey Sevgili/İsmini her duyuşumda/Kalp Kalemimi Cennet Hokkana Bandırır ALLAH..
GaRiP_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 12.01.2013   #2
Üye
kayra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Jan 2013
Üye Numarası: 125
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 2
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: kayra is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Çocuk Eğitimi ve Rehberlik

Alıntı:
GaRiP_´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sizin ailede yönetim biçimi nedir? Demokrasi mi otokrasi mi?
Sizce çocuk sevgiyle mi büyümeli, korkuyla mı?
Her tecrübeyi yaşayarak mı öğrenmeli yoksa bazı tecrübeleri yaşamamalı mı / yaşatmamalı mı?

Demokratik ortamda büyümemiş, sevgiyi fazla hissedememiş, bir çok konuda tecrübe yaşamasına izin verilmemiş biri var mı etrafınızda?

…………………….

Çocukların çoğu anne ve babayla arkadaş gibi olmak, onlarla her şeylerini rahatça paylaşabilmek isterler ve bununla da gurur duyarlar. Arkadaşlar arasında “benim ailem bana karşı çok anlayışlıdır, ben ailemle arkadaş gibiyim” cümlesi bunu yaşamayanları kıskandırabilen bir cümledir. Çoğu anne ve baba da çocuğuyla zaten arkadaş olduğunu iddia eder. Bazıları bunu uygulayabilirken bazılarının ki de sadece bir iddia olarak kalır.
Peki sizce arkadaş gibi mi olmalı; yoksa anneyi anne gibi, babayı baba gibi, çocuğu da çocuk gibi mi görmeli?

……………………

Ama o, babayla bir kez olsun arkadaş gibi olamadı. Buna müsaade edilmedi. Karşısında hep bir otorite hissetti. Hayatı bu otoritenin kurallarına uymakla geçti.
- “İstediğin gibi yaşayamazsın, ancak benim istediğim gibi yaşayabilirsin”.
- “Benim oğlum isen benim gibi düşünmek, benim gibi yaşamak zorundasın”.
- “Ben nasıl dersem öyle olacak”.
- “Bu nasıl psikoloji böyle, hemen de bozuluyor”.
- “Neyini eksik ettik bugüne kadar?”
- “Bizim zamanımızda böyle imkanlar yoktu”.
- “Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim”.

Babasına göre çocuk ailesinin aynasıdır, aileyi yansıtır. Yanlış yaptığında çocuk sorgulanmaz ailesi sorgulanır. “Sen kimin oğlusun”denir her zaman. Doğruluk payı mutlaka var ama bu, tıpatıp erkek çocuklar babaları gibi, kız çocukları ise anneleri gibi olmalıdır anlamına gelmemelidir. Bu kadar benzerliğe gerek var mı? Elinizdeki çocuk oyun hamuru gibidir, her şekli vermek sizin elinizde. Beceriniz varsa ortaya güzel bir şekil çıkarırsınız eğer yoksa hamuru ziyan edersiniz.
Buna göre: Çocuğu yetiştirmek elimizde ama bunu yaparken birey olduğunu da unutmayalım. Hiçbir çocuk ailesinin ikizi gibi büyümek ve yaşamak mecburiyetinde değil. Sonuçta çocuk yetiştiriyoruz, çektiğimiz fotokopileri dağıtmıyoruz.

Günümüzün konuşmalarına bakarsak anne ve babalardan şu cümleyi çok duymuşuzdur:
- “Benim oğlum doktor olacak”.
- “Benim oğlum mühendis olacak”.
- “Benim kızım avukat olacak”.
- “Benim kızım öğretmen olacak”.

Anne ve babalar kendi mesleğini severek yapıyorsa çocuğunun da kendi mesleğini tercih etmesini isterken, eğer sevmediği bir mesleği yapıyorsa çocuğunun ya başka mesleği yapmasını ister ya da en kolay yoldan para kazanabileceği bir mesleği seçmesini isterler. Meslekler maalesef çoğu zaman isteğe, hayale, ideale göre değil de maddi karşılığına göre ya da ailenin tercihlerine göre seçilmektedir. Kaç kişi “benim oğlum-kızım ressam olsun, tiyatrocu olsun, gazeteci olsun, müzisyen olsun, siyasetçi olsun” diyebilir..
Senin oğlun, senin kızın, senin çocuğun evet ama unutma o da bir birey.

………………………………..

O da tiyatrocu olacaktı aslında, yeteneği de vardı ama çok klasik bir cümle engelledi onu: “Bu devirde tiyatrocu olacaksın da ne olacak? Tiyatrocular ne kadar para kazanıyor ki? Sen en iyisi öğretmen ol”.

Bugün kaç kişi istediği mesleği yapıyor. Kaç kişi hayalini kurduğu hayatı yaşıyor? Maalesef çoğu kişi ya ailesinin istediği ya da puanın yettiği hayatı yaşıyor. Evet aynen öyle puanının çokluğu kadar hayatın var.
Bizim otoriter baba:
- Çok güzel nasihatler verir.
- Her hatada uyarır.
- Gün aşırı tembihler.
- Her kusurda azarlar.
- Sevgiyi gösterirken cimri davranır. Çünkü: Erkek adam uzaktan sever.
- İstediği kişiyle arkadaşlık yapmasına müsaade etmez
- Akşam belli bir saatte evde olunması ister (bu nedense hep akşam ezanıdır).
- Çocuğun kendini ifade etmesine izin vermez.
- Bir kez çocuğuyla kol kola gezmemiştir.
- Bir kez çocuğunun omzuna elini koymamıştır.
- Çocuğun söz hakkı yoktur. Konuşmacı değil dinleyicidir.
- Bir kez dizlerini kırıp çocuğuyla oyun oynamamıştır (bence bu en acı olanıdır).

Psikoloji kitapları okuyan herkes şu cümleyi bilir: Çocuk yanan sobaya elini sürer, ateşi hisseder, eli yanar. Artık sobanın yaktığını ve ona acı verdiğini öğrenmiştir. Çünkü bu durumu yaşamış ve test etmiştir. Eğer elinin yanmasına müsaade etmez de “sakın dokunma elin yanar!” derseniz çocuk için bu sadece uyarıdan ibaret olacaktır. Bırakın dokunsun, eli yansın. Gerçeği yaşasın, tecrübe etsin.

Ama biz bazen bunu abartmıyor muyuz? Çocuklarımıza bazen çoğu konuda fırsat vermiyoruz. Eğer biz de çocuk olduğumuz dönemlerde yapmış, yaşamış ve olumsuz bir sonuçla karşılaşmışsak; onu, çocuğumuzun yaşamasına müsaade etmiyoruz. Bu, koruma içgüdüsüdür, amaç; çocuğunun canının yanmasını engellemektir. Fakat bazı tecrübeler gerçekten de yaşamadan anlaşılmaz, anlaşılamaz. Evet en pahalı tecrübe yaşayarak öğrenmedir. Bırakın yaşayarak öğrensinler. O pahalı tecrübeyi satın alsınlar, merak etmeyin sahip çıkacaklar ve kıymet bileceklerdir. Bu, sonucunun yanlış olduğunu bildiğimiz şeylere de izin verelim demek değildir ama en azından iki seçenek varsa bırakın doğru seçeneği bulmalarına imkan verelim.
Ya hayata çalım atacaklar ya da hayattan çalım yiyecekler. Bırakın çalım yesinler, kendileri yesin, kendileri tecrübe etsin.

……………………………..

Çocuğunla arkadaş olmak zordur derler. Baba isen baba olursun anne isen anne olursun. Ama arkadaş olamazsın…
Ama onun en büyük ideallerinden biri çocuğuyla arkadaş olmak. Yaşayamadığı, özlem duyduğu her şeyi çocuğuna yaşatmak.

………………………

Ben her zaman fikirlerini dinlemeyi, düşüncelerine saygı duymayı ve arkadaşın olmayı taahhüt ediyorum sevgili oğlum.

vesselam..
Kusura bakmayın ama demokrasi nedir ? Mesela bir Iraklı yahut Afganlı çocuğa demokrasi deyince sizce ne anlıyordur ?

Siz burada olması gereken ile olmaması gereken baba profili cizmişsiniz ve olumlu olana demokrasi demişsiniz. Ben bu tanımı sizden başka yapan birini görmedim, buranın İslami forum olduğu düşünürsek demokrasiyi bize tavsiye eden kimse varmı, resul s.a.v, sahabe, tabiin vs.

Tekrardan buranın İslami forum oldugunu düşünürsek ailenizi demokrasi ile yönetin diyen bir alim var ise yazarsanız mutlu olurum.

Siz konunun başına olması gereken ile olmaması gereken aile biçimi diye başlık atsaydınız benim hiç bir itirazım olmayacaktı, lakin siz müslüman olmayanların uydurmuş olduğu bir kavram, bir tanım, bir idare biçimi vs. ne derseniz deyin, kullanıyorsunuz sizce bu ne kadar İslami ?

Olması gereken müslüman aile ile olmaması gereken müslüman aile diye bir tanım yapsaydınız daha güzel olmazmıydı..

Mesela küçük yaşta annesinin eliyle hizmet etsin diye Resul s.a.v hizmetine verdigi Enes B. Malik r.a ile Peyramber s.a.v arasında geçen bir diyalogu yazsanız ve bunun üzerine bu konuyu inşaa etseniz daha hayırlı olmazmıydı.

Siz, çocugunuza demokrat bir baba olmayımı vaad ediyorsunuz ?

Çocuğunuz büyüdüğünde baba demokrasi ne demek, hangi peygamberin gönderdiği kurallar bunlar dese ne cevap vereceksiniz ?

-----------------------------------------------
Şimdi diyebilirsiniz ilk mesajınızda benim konumumu buldunuz diye, inanın bun konu olmasa ben üye olacak değildim lakin, bir şey olacaksa vesile bir şekilde olur.

kayra isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 12.01.2013   #3
Üye
GaRiP_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Jan 2013
Üye Numarası: 124
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 14
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: GaRiP_ is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Çocuk Eğitimi ve Rehberlik

bakınız demokrasi ile kastettiğim bir devlet yönetme değil çocuk yetiştirme tarzıdır. Çocuk yetiştirilirken mutlak itaat yerine eleştirip sorgulayıp doğruya kendisinin ulaşabilmesi ve ona o imkanın verilmesidir. Çocuğun düşüncesine önem vermek ona saygı duymak demektir. Siz farklı bir şeyden bahsediyorsunuz ve sizi anlayabiliyorum. Demokrasi ile anlayacağınız çocuğa değer vermeyi önemsemeyi kastdiyorum ve bu ıslamda da böyledir.





Bilmezmisin Ey Sevgili/İsmini her duyuşumda/Kalp Kalemimi Cennet Hokkana Bandırır ALLAH..
GaRiP_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 12.01.2013   #4
Üye
kayra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Jan 2013
Üye Numarası: 125
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 2
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: kayra is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Çocuk Eğitimi ve Rehberlik

Alıntı:
kayra´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Siz konunun başına olması gereken ile olmaması gereken aile biçimi diye başlık atsaydınız benim hiç bir itirazım olmayacaktı, lakin siz müslüman olmayanların uydurmuş olduğu bir kavram, bir tanım, bir idare biçimi vs. ne derseniz deyin, kullanıyorsunuz sizce bu ne kadar İslami ?

Olması gereken müslüman aile ile olmaması gereken müslüman aile diye bir tanım yapsaydınız daha güzel olmazmıydı..

Ben zaten sizin bundan bahsettiğinizi anlıyorum zira yukarıda yazdıklarımda bunun gereğidir.

Lakin benim vurgulamak istedigim farkındaysanız yazınız degil zira yazınız olması gereken bir tablo zaten, beni rahatsız eden sizin bu olumlu, yani olması gereken şeye demokrasi demeniz.

Demokrasi ve otokrasi yerine , ''Çocuk yetiştirirken doğru ve yanlış ebeveyn davranışları'' diye bir başlık atsaydınız inanın daha hayırlı olurdu, en azından bize enjekte edilmeye çalışılan bu pis sistemden çocuklarımızı uzak tutmaya çalışalım..

Zira ben inşaAllah yakında dogacak oğlum için Demokrat bir baba degil, Allah svt istediği ve Rasul s.a.v istedigi ölçülerde bulunduğu bir baba olmayı taahhüt ediyorum..

kayra isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çocuk eğitimi ile ilgili ayet ve hadisler HiCReT İslamiyette Çoçuk 0 18.12.2012 13:27
İslam'da Çocuk Yetiştirmek HiCReT İslamiyette Çoçuk 0 18.12.2012 13:23
Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları SıLa İslamiyette Çoçuk 1 10.12.2012 23:16
Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi eSiLa İslamiyette Çoçuk 0 09.12.2012 17:52
Rüyada ÇOCUK görmek YuReK Rüya Tabirleri 0 28.11.2012 23:28


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları