Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Makaleler

Anneliği Abartmak


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Makaleler - kategorisi altındaki Anneliği Abartmak isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 21.12.2013   #1
Üye
eBRaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 73
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.604
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: eBRaR is an unknown quantity at this point
Standart Anneliği Abartmak

Bizim toplumuzda annelik hep yüceltilirken, kadınlık hep bir hor görülmüştür. Kim tarafından? Kadınlar tarafından. “Cennet annelerin ayakları altındadır.” hadis-i şerîfi dillerden düşmezken, kadının kocasını razı etmesi ile ilgili pek çok hadisi şerifi ya görmezden geliniyor ya da sahih değildir deyip inkar ediliyor. Yani hadislerde de işimize geleni alma gibi bir iki yüzlülük yapıyoruz.

Kadınlarımızın pek çoğu ilk çocuğu kucağa alır almaz kocaya sırtını dönmeye başlıyor. Kadının hayatı çocuğu oluyor. Çocuğun yemesi, içmesi, gezmesi…Ailede mutluluk vesilesi olması gereken çocuk aileye bomba gibi düşüyor. Kadınlarımız çok sahipleniciler. Anneler çocuklarını mal mülk gibi sahipleniyorlar. Kadın çocuğun üstüne fazla düştükçe karı-kocanın arası bozuluyor. Eğer bir de erkek umursamaz ve çocukla ilgisizse (bazı babalar karısının çocuğa aşırı ilgisini kıskanabiliyorlar) karı-kocanın arası iyice kötü oluyor.

Kadınlar kocalarına hizmet etmediklerini gururla anlatırken, çocuklarına nasıl uşak olduklarını övünerek anlatıyorlar. Kocasına çay götürmeyi bile zül kabul eden kadınlar, kazık kadar olmuş çocuklarının ayaklarına yiyecek taşıyarak, kuş gibi besliyorlar. Dünyada araştırılması yapılmış mıdır bilmiyorum; ama anneliği en abartan millet hangisi diye bir araştırma yapılsa kesin bizim kadınlarımız çıkar. Kocası için taramadığı saçını, çocuğu için süpürge eden kadınlarımız.

Nihayetinde kadın; kadın olmayı unutup sadece anne oluyor. Hatta eşine de annelik etmeye başlıyor. Fakat anneliği de çok sağlıklı olmuyor. Bütün ilgisini sevgisini çocuklarına yükleyince çocuklarını kendine bağımlı, hayata karşı güvensiz yetiştiriyor. Hayatını çocuklarına adadığı için onlardan beklentisi de çok oluyor. Bu beklenti çocuklar tarafından karşılanmayınca da fazlasıyla da üzülüyor. Bu arada eşi ile iletişimi de büyük zararlar görmüş oluyor.

Günümüzde annelerin bu aşırı fedakarlığı erkek çocukları için hiç iyi olmadı. Anneler erkek çocuğunu kız çocuğu gibi yetiştirmeye başladılar. Erkek çocuğunun yapması gereken pek çok işten onları muaf tutuyorlar ve oğulların yapması ve öğrenmesi gereken pek çok işi anneler üstleniyorlar. Gerçi son dönemlerde kızlarda da durum hemen hemen aynı. Kızlar ev işi yapmayı öğrenmeden evleniyorlar ve evliliklerinde ciddi problemler yaşıyorlar. Ayrıca annelerinin de hatalarını kopyalıyorlar.

Yapılan bir araştırmada üniversitelilerin portakal soyamaması annelerin ne kadar hamarat olduğunun değil; çocuklarının büyümesine izin vermediğinin işaretlerinden biridir.

Anneler erkek çocuklarını eskiden “paşam, aslanım” diye severken günümüz anneleri “bebeğim, gül yanaklım” diye seviyor. Anne “bebeğim” demese de bebek muamelesi yapıyor. Annesinin bebeği evlenince kavvamlık gibi ağır bir sorumluluğun üstesinden doğal olarak gelemiyor. Anneler oğulları ile göbek bağını bir türlü kesmek istemiyorlar.

Bütün işi annesi tarafından yapılan bir erkeğin evlenince birden sorumluluk almayı öğrenmesi pek de kolay değil. Karısı da acele edip güçlü kadın moduna girip her şeyi üstlenince erkek bir türlü sorumluluklarını üstlenemiyor. Karısı bütün yükü alıyor fakat sürekli söyleniyor, şikayet ediyor ve çok yoruluyor.

Böylece gelin, kayınvalidesinin hatasının cezasını çekme durumunda kalabiliyor. Velhasıl anneliğin abartılmasının kimseye faydası yok. Evlatlar iyi yetişmiyor, gelinler memnun kalmıyor, kadın çok yoruluyor, koca desen zaten şikayetçi. O halde kadının kadın olmayı unutmaması lazım.

Kadın beyni müthiş donanımlı yaratılmış. Kadın hem kutsal anne hem de kocasına düşkün, cilveli, işveli bir kadın olabilir. Bunlar birbiri ile çelişen şeyler değil. Yeter ki kadın, kendini anne olmaya çok kaptırmasın ve kadın olma ile anne olma ayırımını yapabilsin.

Sema Maraşlı





Click the image to open in full size.

Ey Rabbim! Şüphesiz; Ben, senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki…
eBRaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 26.12.2013   #2
Üye
MengüSuv - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2013
Üye Numarası: 343
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 7
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: MengüSuv is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Anneliği Abartmak

Evvela makale için teşekkürlerimi borç bilirim, ziyadesiyle ehemmiyetli bir konu;
Bütün bunlara ek olarak, anneliğin abartılması çocukların hayatı öğrenmesinde, -Düşünce kanayan diz örneğinde olduğu gibi- hayata tutunup yaşamasında, -evlilik hayatı- sağlıklı elzem bir birey olmasında -sırat-ı müstakim- kısacası hayat adına başarılı olmasında engel teşkil etmektedir. Ailede zayıflayan birlik beraberlik bağları beşerin kendi hayatına geldiğinde tamamen kopmuş ve aile hayatı yok olmuş olur.
Hayatta her şey'in zincirleme reaksiyonlara bağlı olması durumu bizi bu durumlara getirmiştir.
Makalenizden çıkardığım çözümleme budur.





Benim için hayat; hırstan yoksun mükemmeliyettir.
S. Wolfe
MengüSuv isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları