Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Makaleler

Like Tree1Likes
  • 1 Post By eSiLa

Bir hayalim vardı, duam oldu…


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Makaleler - kategorisi altındaki Bir hayalim vardı, duam oldu… isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 15.02.2013   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 3
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Post Bir hayalim vardı, duam oldu…

Bir hayalim vardı, duam oldu…

Cennetin ayakları altına serildiği analarımız vardı. Anaydı o. En büyük derdi Allah’a kul olmaktı. Allah’ın kulu olarak O’nun emrinde kullanırdı bütün ömrünü. Eşini Allah’ın emaneti olarak bilirdi. Onu mutlu etmek için elinden geleni ardına bırakmazdı. Eşini mutlu etmeyi Allah’ın bir emri olarak bilir ibadet şuuruyla hizmet ederdi. Çocuklarının anasıydı, ilk öğretmeniydi o. Çocuk doğurmayı ve yetiştirmeyi cihad bilirdi. Yaptığı her işi Allah ile Allah adına yapardı.


Öyle analar vardı Hz. Havva gibi. Eşini yar bilirdi. Eşini özler ve yolunu gözlerdi. Eşinin kalbine sekine olurdu. Yaptığı hatayı nefsinden bilir affı için gözyaşı dökerdi.

Öyle analar vardı Hz. Hacer gibi. Eşine itaati Allah itaat bilirdi. Onu memnun etmek için hüznünü bile gönlüne gömerdi. Yurdundan hicrete zorlansa hikmetini anlamaya çalışırdı. Evladıyla tek başına bırakılsa terk edilişinin perde arkasını kavramaya çalışır, sığınırdı Rabbine. “Bizi kime bırakıyorsun?” diye gönlünden gelen söze dili tercüman olduğunda aldığı cevap “ALLAH’a” olunca, “O bize kâfidir” diyen teslimiyet abidesi…

Öyle analar vardı Hz. Asiye gibi. Firavun’un sarayında Musa’lar yetiştiren. Allah’a isyanda kula kul olmayan. Gerektiğinde hayır diyebilen ve hayır diyerek yükselen analar.

Öyle analar vardı Hz. Meryem gibi. Allah’a adanmıştı. Öyle temiz bir iffet abidesi ki, eline bir erkek eli, gözüne bir erkek gözü değmeden İsa’ları doğuran analar.

Öyle analar vardı Hz. Hatice gibi. Kendini eşine ve davasına adamış analar. Bunaldığında eşine sükûnet olan, daraldığında imdadına koşan, yük olan değil yük alan analar.

Öyle analar vardı Hz. Aişe gibi. En Sevgilinin sevgisiyle serpilen, gözünü onda açan… Gözüne başka göz değmediği için gönlü kirlenmeyen; gönlü kirlenmediği için ilimde zirve olan analar. Ondan öğrenmişti kadınlar nasıl eş olacaklarını, nasıl ana olacaklarını. En özel meseleleri nasıl anlatacaklarının sırrını o belletmişti ana olacaklara. Ana olmadan ana olmuştu o. Müminlerin anası. İlim ve irfan abidesi ana.

Öyle analar vardı Hz. Fatıma gibi.” Babasının anası” iltifatına mazhar olan analar. Babasında fani olan, onun boyasıyla boyanan ve kendi özel rengini alan bir ana. Hayırlı bir evlat, hayırlı bir eş ve hayırlı bir anaydı o. Elinde olanla yetindi eşine dünya cefası çektirmedi. İlimde irfanda deryaydı gelenleri boş çevirmedi. Çocuklarının mürebbisiydi onları cennet çiçekleri kıldı. Kendinden sonra geleceklere güzel bir miras bıraktı.

Şimdi bu anaları arıyor derdi olanlar. Herkes bu anaların hasretiyle yanıyor. Ve özlemle bekliyor böyle analar yetişsin diye. Kim yapacak bunu diye sormadan bekliyor.

Ve biliyor ki bu analar doğurur asr-ı saadeti. Bu anaların kucağında yetişir yarınları cennet yapacak mücahidler.

Ve bu ana adayları yuvasını cennet yapar biliyor. Biliyor ve onun için arıyor.

Peki, kim bunları yetiştirecek sorusuna bir cevap bulamıyor. Bulamadığı için ümitsizliğe düşüyor ve şeytanın tuzağına takılıyor.
Yıllardır hep hayalimde bunu düşündüm. İslama adanmış Meryeml’eri, Firavun’un sarayında Rabbini unutmayan Asiye’leri, sahralarda eşi ve evladıyla imtihan edilen Hacer’leri, Hatice’leri, Aişe’leri ve Fatıma’ları bugün nasıl yetiştirebiliriz?

Hayalimdi şimdi duam oldu. Dualarınızı bekliyorum. Duamın gerçek olmasına çok yaklaştım. Rabbim lütfeder gerçek olursa kapanmayacak bir salih amelim olacak.

Sözün özü özlediğimiz anayı yetiştirmek istiyorum.

Nikâhtan önce eline el, gözüne göz değmemiş iffet abidesi…

Eşine itaatkâr ve kanaatkâr…

Çocuk yetiştirmeyi cihad bilen…

Evini cennet yurdu yapan…

Daru’l Erkam gibi evini ilim, irfan yuvası yapan…

Evinde şeytanın barınamadığı ve kaçtığı bir eş olan…

Misafiri bereket bilip, ganimet gören…

“Kim ne der?” demeden “Allah ne der?” diye düşünen…

Tevazu timsali, takva abidesi olan…

Yönlendirilen ve kullanılan değil yönlendiren ve hizmette öncü olan…

Kısacası Allah’a kul, eşine yar, çocuklarına ana ve muallim olan…

Bir ana yetiştirmek istiyorum…


AHMET BULUT...

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
NeDeN'cE.. KASIRGA SiirLer 172 11.02.2013 01:07
içlerinde hep yalanlar vardı... KASIRGA SiirLer 0 15.12.2012 12:31


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları