Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Makaleler

Hizmet adına kendinizi sömürtmeyin!


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Makaleler - kategorisi altındaki Hizmet adına kendinizi sömürtmeyin! isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 21.12.2013   #1
Üye
eBRaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 73
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.604
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: eBRaR is an unknown quantity at this point
Standart Hizmet adına kendinizi sömürtmeyin!

Üniversite 3.sınıf öğrencisi olduğum yıl (1998), odasına hem ders için hem muhabbet için gittiğim bir hocamız vardı. Bugün hem Profesör hem de önemli bir mevkide olduğu için, adını yazmayacağım hocamızın, odasında birçok kitap vardı. Okuma alışkanlığımdan dolayı, her gittiğimde kitaplarına göz gezdirir, ‘Hangi camianın kitaplarını okuyor?’ diye anamaya çalışırdım. Belki de ilk defa, ‘her’ camianın kitaplarını aynı raflarda görmüş olmanın şaşkınlığını yaşardım.

Bazen elimdeki kitaba bakar ‘Bunlarla vakit geçirme! Daha önemli kitaplar okumanız lazım’ derdi. Bir gün, odasında otururken, gündemde olan bazı olayları konuştuğumuz bir sırada, ‘Oğlum, hizmet adına kendinizi hiç kimseye sömürtmeyin!’ dedi. Bir an şaşırıp kalmıştım. Dindar bir insan olduğunu bildiğim, ideolojik baskı ve engellemeler yüzünden birçok sıkıntı yaşamış olan bir hocamdan, böyle bir cümle duymak beni şaşırtmıştı. Ne demek yani ‘Hizmet adına kendinizi sömürtmeyin. Biz sömürülmüyoruz, Allah rızası için çalışıyoruz’ diye içimden geçirdim ama yüzüne karşı bu cevabı veremedim.

Odasından çıktım ama şaşkınlığım uzun sürdü. İçimden, kendisine karşı kırgınlığım olsa da, yanına gidip gelmeye devam ettim. Kendisinden çok istifade ettiğim bu hocama, bu sözü dışında bir kırgınlığım olmadı.

İş hayatı

Üniversite bittikte sonra ‘özel sektörde’ çalışmak zorunda kaldım. Çalıştığım bütün kurumlar, dindar insanların cemaati, tarikatı, vakfı tarafından oluşturulmuş kurumlardı. Ben hala ‘Allah rızası için’ her fedakarlığı yapmamız gereken kurumlar olarak görüyordum, çalıştığım yerleri. Kurucuları, vakıf, dernek, cemaat gibi bir camianın gölgesinde, beş vakit namaz kılan insanlardı. Masa başında otururken, ‘Allah rızası’ diye kurulan cümleler havada uçuşur, iş hayatında ‘kul hakkı’ denilince ‘piyasa şartları’ şemsiye açılıyordu.

Sigortasız eleman çalıştırmayı normal kabul edenler, ucuz eleman çalıştırmak için ‘bizdensin’ kılıfı ile hareket edenler, ayrılan elemanın sigorta primini ödememek için kırk takla atanlar, ayrılan elemanın son maaşını ödememek için ipe un serenler gibi birçok sahtekarlık ‘kul hakkı’ kategorisine girmiyordu.

Dindar camiaların kurduğu yapılarda çalışan birçok arkadaşın, benzer sıkıntıları yaşadıklarını görünce, önce şaşırdım, sonra üzüldüm, en sonunda üniversitedeki hocamın ‘Hizmet adına kendinizi sömürtmeyin!’ derken ne demek istediğini daha iyi anladım.

Cihad, Gayret ve Hizmet

Cihad kelimesi, maalesef olumsuz propagandalar yüzünden, ‘savaş ve adam öldürme’ şeklinde algılanıyor. Kelime anlamı ‘cehdetmek, gayret etmek’ olan cihad, Müslümanlara, ‘insanlığın huzuru için çalışmak, gayret etmek, hizmet etmek zorundasınız’ anlamındadır.

Allah, insanı cihada davet ederken iki şey vaad ediyor. Savaşta ölenlere cennet, savaşı kazanıp geri dönebilenlere ganimet vaadi var Allah’ın. Hem uhrevi hem dünyevi bir ödül için gayret etmeleri isteniyor. Bunun adı rüşvet değil, ‘motivasyon’dur.

Türkiye’de aktif olan cemaat ve tarikatlar, kendilerine bağlı kişileri çalıştırmak için sadece cennet vaat ediyor. Çalışma sonunda elde edilen ganimet, bazen başka işlere, bazen camianın üst düzeyi için kullanılıyor.

Bizdensin

İş hayatında kendi camiasının elemanını çalıştırırken kullanılan en önemli argüman ‘sen bizdensin’ cümlesidir. Yani bizdensin, bizim camiamız için az bir bedel karşılığında çalışarak çok sevap kazanırsın. İşin başında ki adamın çok kazanması, camianın selameti için olduğundan, sorgulanamaz.

Kıyaslayın!

Cemaat ve tarikat elamanlarının tepe noktalarında olanların yaşam biçimleri ile alt noktalarda olanların yaşam biçimlerini kıyaslarsanız, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Somut örnekler vererek, fikir ve bakış açısı eleştirisi yapmak için yazdığım yazıyı, şahız ve belli bir cemaat ile sınırlandırmak istemiyorum.

Milletten ‘Allah rızası için’ diyerek toplanmış paralarla kurulmuş bazı vakıf kurumlarının, tepelerine yakın oturup, Milletvekili maaşı kadar para alanları biliyorum. Kurumda çalışmaya başlayanları ‘asgari ücret’ ile ‘hizmet’ etmeye nasıl motive (!) ettiklerine çok şahit oldum. ‘Bizdensin’ kılıfı ile sömürülen gençler, birkaç yıl sonra büyüklerinin aldığı maaşı ve yaşam biçimlerini öğrenince, hayal kırıklığı yaşıyorlar.

Zihinsel sömürü

‘Sömürü’ denilince herkesin aklına, bir ülkenin yer altı kaynaklarını sömürmek gelir. Zihinsel sömürü, yer altı kaynaklarının sömürülmesinden çok daha tehlikelidir. İkisi birbirinden bağımsız bir sömürü de değildir aslında. Bir ülkenin yer altı kaynaklarını sömürmek için, önce o topraklarda yaşayan insanları, zihinsel olarak sömürülebilecek hale getirmek gerek.

Bir ülkenin kaynaklarının sömürülmesi o ülkenin gelişimini nasıl engelliyorsa, bir insanı zihinsel olarak sömürülmesi de, o insanın gelişmesine engel oluyor.

Hizmet için bağlanmak şart mı?

Müslüman, ‘yaratılış gayesi’ni unutmadan, Allah ile yürüyen adam demektir. İslam’a ve insanlığa faydalı işlerle meşgul olarak hayatını sürdürmek zorundadır. İslam’a ve insanlığa hizmet edebilmek için, bir insana, bir cemaat veya tarikata bağlanmak zorunda değil hiç kimse.

Hayatı boyunca, hiçbir cemaate, hiçbir lidere bağlanmadan, Kur’an ve Sünnete uygun bir hayat yaşayan bir Müslüman, İslam’a ve insanlığa hizmet etmiş olmuyor mu?

Kerametler yarışıyor

Hem dünyevi hem uhrevi ödül ile insanı motive etmek, Allah’ın yöntemidir. Cemaatler, yaratıcının yönteminden daha zor olan, sadece uhrevi ödül karşılığında motive etmek gibi bir yöntemle çalışınca, ‘keramet ve mucize’ desteğine ihtiyaç duyuyorlar.

Neredeyse her cemaat ve tarikat lideri hakkında, efsaneler dolanır ortalıkta. Bu efsaneleri bazen liderleri, bazen liderleri çok seven, aşktan gözü kör olan müritleri uydurur.

Adıyaman menzil şeyhi için söylenen ‘Bizim şeyhimizin gözlerinin içine bakan ayyaşlar, içkiyi bırakıp secdeye kapanıyor’ efsanesi, bunlardan birisidir.

‘Bizim şeyhimize (Mahmut Efendi), bundan 15 sene önce Azrail geldi. Şeyhimiz ‘şimdi değil, git’ diyerek Azrail’i gönderdi’ diyen Cübbeli Ahmed buna örneklerden bir diğeridir.

‘Türkçe Olimpiyatlarına Peygamber Efendimiz katıldı. Olimpiyat statlarına Peygamber Efendimiz teşrif buyurdu. Piri Mugan (Said Nursi) teşrif etti’ cümlelerini Fethullah GÜLEN hocanın ağzından duyunca, şaşırmış ve üzülmüştüm.

Hakikatlerle bireyleri zihinsel olarak sömüremeyenler, hurafelerle kendilerine bağlı-bağımlı hale getirmek için uğraşıyor.

Uyanın gençler!

Allah, cemaatimize değil, amel defterimize bakarak hesap soracak.

Sait ÇAMLICA





Click the image to open in full size.

Ey Rabbim! Şüphesiz; Ben, senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki…
eBRaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Önce Âilemiz mi, Yoksa Hizmet mi? eSiLa iSlami Bilgiler 0 15.04.2013 18:09
Tayyip Erdoğan'ın cihadı sabuha Serbest Kürsü 0 23.03.2013 12:33
Sedat Uçan Adına Kurbanım Ya Rasulallah dinle eFe iLahi DinLe 0 19.03.2013 22:39
Aşk Sırrının Ifşasidir Hizmet eSiLa Allah'a Iman 0 18.03.2013 13:51
Muhabbet Ateşi Hizmetle Artar eSiLa HasbihaL 0 03.01.2013 22:53


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları