Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Makaleler

Like Tree1Likes
  • 1 Post By eFe

Mahlükatın adedince - arşın büyüklüğünce


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Makaleler - kategorisi altındaki Mahlükatın adedince - arşın büyüklüğünce isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 04.03.2013   #1
Derdin Ne ise Davan O'Dur
eFe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 3
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 3.906
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute
Standart Mahlükatın adedince - arşın büyüklüğünce

Bismillahirrahmanirrahim

Mahlakatın adedince, arşın büyüklüğünce, Zatının rızâsınca ve ilminin sonsuzluğunca hamd; Malike'l-mülk, Zü'l-celali ve'l-ikram, Rahman ve Rahim olan Allah'a…

Ve sonsuz sayıda salât ü selâm, Allah'ın Rasûlü, pâk elçisi Muhammed Mustafa'ya…
Ya Rasûlallâh!

Her ne kadar size layık olmasa da sevgim, âzâd edilmek istemeyen bir köleniz olarak kabul ediniz sevgimi Efendim!..

Size günahkâr yüreğimden çıkan ama tertemiz duygularımla yazıyorum. Ve sizi selmaların en büyüğü, en güzeli ile selamlıyorum:

Esselâmu aleyke yâ Rasûlallâh!
Esselâmu aleyke yâ Hâteme'n-Nebiyyîn!
Esselâmu aleyke yâ Fahr-i Âlem, Ahmed ü Mahmud, nur Muhammed Mustafâ'mız!..
Selamlarımı yolluyorum, acziyetimle… Götürmek için yarışan meleklerle, duâlarınızı bekliyorum Efendim.

Bu karadan da kara geçmişime, zifiri karanlık olmuş yanıma-yöreme… Hak Teâlâ'nın hatırına bir nur olun, kapkaranlık dünyama…

Ricâm kâinâtın en şereflisine…
Herkesin "ene: ben" diyeceği günde "ümmetî, ümmetî" diyen size…
"Cehenneme düşüyorum", sesleniyorum Efendim. Hak ettiğimi düşünmeksizin; çığlıklarım çaresiz…
"Bir yudum su…" diyorum yâ Nebî, Allah için bir yudum su!..
Derinlere düşüyorum, tutun ellerimden; her yanım ağır yanık kokusu!...

Günahkâr ellerimle, iştiyâkla yazdığım mektubuma; hasretimi işledim nakış nakış her yanına… Binbir teessür ve elemle, tecerrüd ettim bütün nefsânî arzularımdan… Mahcûbiyetimden Zâtınıza bakacak yüzüm yoktur, Yâ Rasûlallâh!..

Ey Şefîe'l-Müznibîn,
Günahımın utancı, al al yansırken yüzüme, her teheccüd vakti ilticâ ediyorum kalb-i pâkine, "Ne olur, ne olur ümmetin olmaya kabul et, beni!" diye…
Gül kokulu Peygamberim; size ümmet olmayı bilemedim, sünnet-i seniyyenizi lâyıkıyla hayatıma tatbik edemedim. Dayanağım bir tek "kelime-i tevhid" gerçeğidir.

Ey benim ulu dağlarda açan kardelenim, cennet kokulu Efendim,
Hasretiniz bir kor, içten içe yakıyor yüreğimi… Hasretinizi çeken bir dağ olsam erirdim hicranımdan. Her yağmur yağışında yönümü dönüyorum Kâbe'ye, havayı kokluyorum belki rahmet melekleri Senin kokundan da bir nebze taşır diye…

Ve ömrümden eksilen her yeni günle vuslat ateşin yakıyor her yanımı… Size kavuşmanın özlemi ile hayaller kuruyorum her gece…


Ve bir gün, işte Ravza-i Mutahhara'nın önündeyim. Ayaklarım tutmuyor. Haşyetle titriyorum. Sizi görebilmek arzusuyla kapınıza geliyorum. Bir pîr-i fânî soruyor, sanki hâlimden hiç anlamazcasına:
"-Kimi aramıştınız?" Ben:
"-Rasûlullâh'ı…" diyebiliyorum ürkekçe.
Titrek sesiyle cevap veriyor:
"-Rasûlullâh, ayak bastığın, nazar edebildiğin her yerde… Onu seven yürek onu her yerde bulur ve koklar…"

İşte o an arş yıkılıyor sanki başıma… O an bir dikenli çalıydı, ciğerime girip çıkan, Allah bilir ya, mevt (ölüm) bile bu kadar acı değildir, ya Rasûlallâh!...

Fatımatü'z-Zehra annemizin hâli geliyor aklıma. Nasıl bir mum gibi günden güne eridiğini daha iyi anlıyorum.

Buram buram Sen kokuyor buralar, ismin arşın sütunlarında dahî yazılı… Ve kabr-i şerîfinizin tam önündeyim. Güneşin ışıklarıyla yarışırcasına bütün azametiyle nur saçıyor dört bir tarafa… Siz Refîk-i Âlâ'ya kavuşmaktan mesrur, biz sizi kaybetmekten mahzûnuz yâ Seyyidü'l-Kevneyn!..
* * *
Eğilip öpüyorum, geçtiğin yolları, bastığın toprağı, kanat çırpıyor vecde gelen, kirli bedenimde hapsolmaktan yorulan ruhum; göğüs kafesimi zorluyor, çıkmak istercesine, "Lebbeyk, Lebbeyk" diye cûşa geliyor.
* * *
Ve bir sesle irkildim, doğruldum yerimden: "Hayyeale'l-Felâh, Hayyeale'l-Felâh"… Kat kat açıldı, gözümdeki perde, şaşkınlıkla afalladım, arandım durdum… Rasûl'ün kokusu nerede? Gül kokulu Medine nerede?
Bir an acıdı, kavruldu yüreğim. Neşterlerle şerha şerha parçalandı kalbim. Nasıl geçmişti zaman? Ne olmuştu, nasıl olmuştu? Neredeydim, şimdi neredeyim?
Kulaklarımda çınladı ezanın nağmeleri… Gözlerim artık ağlamaz olmuştu; dışarıda huzurlu, coşkulu bir yağmur sesi…

"-Evet." dedim, "Doğru!.. Rabbim çağırıyor huzuruna… Muhakkak ki huzur, O'nun huzur-i ilâhîsinde."
Edâ ettiğim namazımın ardından, hasret dolu duâlarımı da yolcu ettim Refîk-i Âlâ'ya… Ve dedim ki:
"-Ey noksan sıfatlardan münezzeh, varlığının eşi, benzeri, ortağı olmayan Zü'l-celâl-i ve'l-ikram!..

Nasıl tattırdıysan o leziz anı
Onsuz bir hayat istemem al artık bu cânı
Nasıl terkedip gittiyse O, bu hanı
Tek bildiğim O'nsuz yaşayamam artık bir ânı

Mektubum size ulaşır da kabul buyurursanız selâmımı, içine tasrih edemediğim kadar hasretimi ve belki de bu cürm yüklü kara yüzümle mümkün olmayacak vuslatımı yolluyorum.

Anladım ki, rah-ı necât size olan muhabbettir. İstimdâd eden ümmetinizin ıslah-ı hali ancak size olan itaattir.

Gün gelip de bendeki emaneti aldığında emanetçilerin en büyüğü; bir gün ektiğimi biçmeye geldiğimde, merdud olma korkusuyla ürperdiğim Rabbimin sonsuz merhametine sımsıkı bağlandığım anda, işte o anda Rabbimin mağfiretini, zât-ı devletlerinizin şefaatini istirham ederim. Bu kalbimin karasını akıtttığım satırlarım, nurunuzu taleb eden bir dilekçe olsun. Niyazım beni de sevdikleriniz ve seçtiklerinizin kervanına katmanız…

Allah'ın selamı, sizin, mübarek ailenizin ve kıymetli ashabınızın üzerine olsun.
Sizi görmek arzusuyla yanan, 14. asırdaki ümmetinizden birisi…

YuReK likes this.




Click the image to open in full size.
eFe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.03.2013   #2
BuZ KeSMiŞ YüReGiM
YuReK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 44
Arkadaşlar: 3
Konular:
Mesajlar: 4.911
Rép Puanı: 20010
Rép Grafiği: YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute YuReK has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Mahlükatın adedince - arşın büyüklüğünce

Emeğine SağLık çok GüzeL ve anLamLı ßir payLaşım TeşekkürLer ...





Click the image to open in full size.
YuReK isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları