Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Makaleler

Like Tree1Likes
  • 1 Post By eSiLa

Renksiz Gün'ce...


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Makaleler - kategorisi altındaki Renksiz Gün'ce... isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 06.03.2013   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 3
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Post Renksiz Gün'ce...

Sürekli olarak yaşamın kenarında dolanıyor ama bir türlü gerçekten yaşamaya cesaret edemiyoruz.

Hep aynı çemberin içinde dönüp duran balık gibi tekdüze, aynı sıkıcı hareketleri tekrarlayarak dünyada vakit dolduruyoruz.

Kalıplarımızı yıkmaya, bildiklerimizi unutmaya, kendimiz gibi olmamızı engelleyen inançlarımızdan sıyrılmaya cesaretimiz yok.

“Ölmeden önce ölmeyi” göze alabilecek kadar cesur ama yaşamaktan korktuğumuzu söyleyemeyecek kadar korkağız.

Anlaşılması ne zor bir çelişki değil mi?

Hem korkuyoruz yaşamaya hem korktuğumuzu bile söyleyemiyoruz.

Çoğumuz düpedüz yaşamaktan korkuyoruz işte...

Yaşamaya kendimizi bırakacak kadar yürekli değiliz.

İsteklerimizi haykırmaya, öfkemizi göstermeye, sevgimizi söylemeye cesaretimiz yok.

En büyük cezamız da aslında bunu biliyor olmamız.

Sanırım en büyük acıları o yüzden başımızı yastığa koyduğumuzda çekiyoruz.

Aslında her şeyi biliyoruz çünkü…

Ama her şeyi…

Peki, niye bu kadar korkuyoruz acaba dolu dolu yaşamaktan?

Ölmekten bu kadar korkarken yaşamaktan da korkmanın ne anlamı olabilir?

Bizi ölümden ayıran, ölümle aramıza koyabildiğimiz tek mesafe olan hayatı hiç yaşamadan nasıl pas geçebiliriz?

Sadece “var olmak”, sadece nefes almak, olmadığımız biri gibi davranarak aslında sevmediğimiz bir hayatı yaşamak nasıl bize yetebilir?

Düşünüyorum...

Görüyorum…

Bir kırmızı balık gibi var olmak yerine gerçekten yaşamaya başlasak, aslında nasıl birer ölü olduğumuzu anlayacağız.

Belki bunu anlamaktan korktuğumuz için kaçıyoruz gerçeklerden?

Yoksa gerçeklerin canımızı acıtacağından mı korkuyoruz?

O yüzden mi yaşarken ölü taklidi yapıyoruz?

Kendimiz olmak yerine bir ölü olmayı tercih ediyoruz.

Ölü taklidi yaparsak canımız acımaz mı sanıyoruz?

Canımız acısa bile bunu kimselere göstermiyoruz.

Ben gerçekten yaşamaya, kendim gibi olmaya, kendim gibi olmaktan korkmamaya, o kocaman ‘gücümün’ altında nasıl da kırılgan biri olduğuma sevgiyle ‘ikna’ oldum.

Tıpkı sizin gibi ölmeden önce ölmeye cesaretim yetiyor da kendim olmaya cesaretim yetmiyor…

Ama ben her yeni günü bir kez daha çöpe atıp aslında olmadığım biri gibi davranarak yaşıyormuş gibi yapamıyorum artık.

Yaşamaktan korkarsam ölmekten daha çok korkuyorum.

Yaşamaktan korkmamayı öğrendim.

Çünkü artık biliyorum ki;

“Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi...”

SıLa likes this.
eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları