Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Makaleler

Like Tree1Likes
  • 1 Post By eFe

UzaklaŞtirdiĞimiz yakinlarimiz


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Makaleler - kategorisi altındaki UzaklaŞtirdiĞimiz yakinlarimiz isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 27.02.2013   #1
Derdin Ne ise Davan O'Dur
eFe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 3
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 3.906
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute
Standart UzaklaŞtirdiĞimiz yakinlarimiz

Rahmete merhamet etmekle erişiliyor.
Kendimizden başlayarak herkese, herşeye merhamet etmekle...
prüleri yıkmak yerine insandan insana nice sağlam köprüler kurmakla....
Sıla-i rahim ile, komşu hakkı gözetmekle...

Bir zamanlar evlerimiz vardı, birbirinin güneşine engel olmayan.
Yollarımız vardı selamla adımlanan. Adımlarımız vardı, toprağı incitmekten korkan.
Neden son günlere yakın, su kıtlaşır?
Su savaşları başlayacaktır!
Su rahmettir.
Rahmete merhametle vasıl olunur. Merhametimiz kayboluyor gitgide. Komşumuza, akrabamıza, ailemize, kendimize...
Merhametin nerede, merhametimiz nerede?
Komşularımız, akrabalarımız, evimiz, güneşimiz, suyumuz nerelerde?

Kimler Komşu Hakkını Ödeyebilir?

Efendimiz s.a.v. buyuruyorlar:

“Komşu hakkının nelerden ibaret olduğunu bilir misiniz?
Yardım dilerse yardımına koşmak, ödünç isterse vermek, muhtaç olursa ihtiyacını gidermek, hastalanırsa geçmiş olsuna gitmek, ölürse cenazesinde bulunmak, sevinçli günlerinde göz aydınlığına gitmek ve felaketli günlerinde taziyesine koşmaktır.

Müsadesini almadan havasını ve güneşini kesecek şekilde evini onun evinden daha yüksek yapma!

Komşuna eziyet etme!

Satın aldığın meyveden ona da ver, veremeyeceksen gösterme. Çocuğun onun çocuklarına karşı bu meyveleri sokak ortasında yemesin. Tencerende pişen yemeğin kokusu ile onu incitme!

Komşu hakkının ne demek olduğunu biliyor musunuz? Varlığımı kudret elinde bulunduran Allah'a yemin olsun ki, komşu hakkını Allahu Tealâ'nın rahmetine mahzar olan kimseler ödeyebilir.”

“O Cehennemdedir!”

Rasul-i Ekrem s.a.v.'e gelerek, bir kadın için: “Falan kadın gündüzlerini oruçla, gecelerini ibadetle geçirir. Lakin komşularına eziyet eder.” dediler. Buyurdu ki:

“O cehennemdedir!”

Muhammed b. Abdullah r.a. bir gün Rasulullah s.a.v. Efendimiz'e geldi ve:
- Ya Rasulullah, komşum beni rahatsız ediyor, dedi. Efendimiz buyurdu:
- Sabret Abdullah.
Ve Hz . Abdullah sabretti fakat olmadı. Yine geldi:
- Komşum beni incitiyor.
- Sabreyle.
Yine sabretmeyi denedi Abdullah r.a., fakat olmadı. Üçüncü kez geldi:
- Komşum bana eziyete devam ediyor.
- Eşyanı toplayıp sokağa bırak. Gelip geçen sebebini sorduklarında komşum bana eziyet ediyor, dersin. Böylece o, laneti hak etmiş olur.
Muhammed b. Abdullah r.a. emri yerine getirdi. Gelen geçen eşyasını çiğnemek zorunda kalıyor, davranışının sebebini soranlar, komşusuna lanet ediyorlardı. Bu bedduaları duyan komşu sonunda dayanamadı ve eziyet ettiği komşusuna dedi ki:

- Şu eşyanı topla içeriye al. Vallahi bundan sonra sana kötülük etmem.
Bir sahabinin evini fareler istila etmişti. Etrafındakilere durumu anlattı.

Onlar da evine bir kedi almasını tavsiye ettiler. Sahabi şöyle dedi:

- Bunu yapamam. Çünkü kedinin sesini duyan, kokusunu alan fareler benim evimi terk edip komşumun evine gidebilir. Böylece kendim için istemediğim bir belayı komşumun başına musallat edebilirim.

“Komşusuna İkram Etsin!”

Rasulullah s.a.v. Efendimiz buyurdular:

“Allah'a ve ahiret gününe iman eden komşusuna ikram etsin.”
Ve:
“Tencereyi kaynattığın zaman suyunu bol koy. Sonra etrafındaki komşularına bak ve onlara da ver.”

Hz . Aişe r.a. bir gün Efendimiz'e şöyle demişti:

- İki komşum var. Birinin kapısı tam kapıma bakıyor. Diğerinin kapısı ise arkada kalıyor. Bazen ikisine de bir şeyler verecek durumum olmuyor. Hangisini tercih edeyim?

Rasulullah s.a.v. buyurdular:

- Kapısı kapına bakan daha çok hak sahibidir.

Hz. Aişe r.a. şöyle demiştir:

“Büyüklük vasıfları ve güzel huylar bazen babada olmaz, oğulda olur. Efendide bulunmaz, kölesinde olur. Allahu Tealâ bu güzellikleri dilediği kullarına verir. Bu huylar: doğru konuşmak, insanlara inanmak, isteyene vermek, akrabayı görüp gözetmek, emanete riayet etmek, komşusunun ve arkadaşının bazı kusurlarını görmezden gelmek, misafirlere ikramda bulunmaktır. Bunların hepsinin başı da hayadır.”

Müşrik de Olsa...

Annesi, Hz. Esma r.a.' yı ziyarete gelmiş, birtakım hediyeler getirmişti. Hz. Ebu Bekir r.a.' ın kızı Esma, müşrik olan annesini kabul etmedi. Sonra keyfiyeti Rasulullah s.a.v. Efendimiz'e arzetti . Efendimiz buyurdular ki:

- Anneni hoşnutlukla kabul et, hediyelerini al. Hatta sen de onu ziyaret ederek kendisine ikramda bulun.

Sahabeden birisi Efendimiz s.a.v.'e geldi:

- Ya Rasulallah, yakınlarım var, ben onlara gidiyorum, onlar bana gelmiyor. Ben onlara iyilik yapıyorum, onlar ise bana kötülük yapıyor. Ben onlara yumuşak davranıyorum, onlar beni tanımıyor.

Buyurdular:

- Bu hareketine devam ettikçe onlara karşı Allah'ın yardımı seninledir.
Ve Efendimiz buyurdular ki:

- Rahmet, şefkat ve merhamet hakları Arş'ta asılıdır. Onu gözetmek, yalnız iyilik yapanlara iyilik yapmakta değil, kendisine bakmayan yakınlarına bakmak ve gelmeyenlere gitmektir.

O, Muhafaza Etmişti

Bir defasında Kureyş kabilesi kıtlığa maruz kalmıştı. Öyle ki çürümüş kemikleri kemiriyorlardı. O sıralar Kureyş içerisinde Rasulullah s.a.v. Efendimiz ve amcası Abbas'tan daha zengin kimse yoktu. Peygamberimiz amcasına geldi:

- Amca, biliyoruz ki amcam Ebu Talip'in ailesi kalabalık. Kureyş'in durumu da malum. Haydi gidelim, çocuklarından bir kısmını himaye etmek için alalım.

Birlikte Ebu Talip'in yanına vardılar:

- Ebu Talip, kavminin durumunu görüyorsun. Sen de onlardan birisin. Biz çocuklarından birkaçını almaya geldik.

Ebu Talip dedi ki:

- Âkil'i bana bırakın, sonra istediğinizi alın.

Bu cevap üzerine Rasulullah s.a.v. Ali'yi, Abbas da Cafer'i aldılar. Büyüyünceye kadar çocukları himaye ettiler.

Bir cuma gecesi Ebu Hureyre r.a. Ebu Eyyub künyesiyle bilinen bir sahabeyi ziyarete geldi. Sohbet esnasında:

- Yakınlarıyla alakasını kesene hakkımı helal etmiyorum. Öyle birisi varsa yanımızdan çekip gitsin, dedi.

Kimse kalkmadı. Aynı sözü ikinci ve nihayet üçüncü kez tekrarladığında bir delikanlı kalktı ve dışarıya çıktı. Delikanlı iki senedir konuşup görüşmediği halasının yanına gitmişti. Halasıyla aralarında şöyle bir konuşma geçti.

Halası:
- Yeğenim, seni buraya getiren sebep nedir?
- Ebu Hureyre bu akşam şöyle şöyle dedi.
Halası:
- Ebu Hureyre'nin yanına dön ve kendisine niçin böyle söylediğini sor.
Genç geldi ve Ebu Hureyre'ye meseleyi sordu. Ebu Hureyre dedi ki:
- Efendimiz şöyle buyurdular: “Ademoğullarının amelleri her Cuma gecesi Allahu Tealâ'ya sunulur. Cenab-ı Hak yakınlarıyla ilgisini kesenin amelini kabul etmez.”

Rahmete merhamet etmekle erişiliyor.
Kendimizden başlayarak herkese, herşeye merhamet etmekle...
prüleri yıkmak yerine insandan insana nice sağlam köprüler kurmakla....

Sıla-i rahim ile, komşu hakkı gözetmekle...
Ve bilmekle:

Nimet; para, mal-mülk değil, evlad ü iyal değil. Cenab -ı Hakk'ın asıl nimeti ak bir alın. Kul hakkından azade, açık bir alın...






Click the image to open in full size.
eFe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları