Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Makaleler

Yeryüzünün Misafirleri


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Makaleler - kategorisi altındaki Yeryüzünün Misafirleri isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 17.03.2013   #1
Derdin Ne ise Davan O'Dur
eFe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 3
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 3.906
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute
Standart Yeryüzünün Misafirleri

Misafirlik tuhaf şey. Oradasın, ama oralı değilsin. Önüne sofralar kuruluyor, izzet-ikram görüyorsun ama hiçbir şey sana ait değil. Rahatın yerinde de olsa kalkıp gideceksin bir gün, gitmek zorundasın. Misafirlik dünya hayatına ne çok benziyor ve dünya hayatı misafirliğe…

Dünya bir misafirhane. İnsan orada bir misafir. Bu misafirhanenin sahibi ise her şeyin mülkiyetini kudret elinde bulunduran Yüce Mevlâ.
Cenab-ı Mevlâ, özenenerek yarattığı bu koskoca kainatın özü, özeti olma özelliğini taşıyacak bir halef yaratmayı diliyor. Hatta bunu meleklerine de haber veriyor: Yeryüzünde bir halef yaratacağım. Onu yeryüzünün şeref misafiri yapacağım. Ne dersiniz?

Kendilerine bildirilenden başka hiçbir şeyi bilmeyen melekler önce anlayamıyorlar bunun hikmetini. Anlayamadıkları şeye de itiraz ediyorlar tabi.
Ama her hükmünde ayrı bir hikmet sahibi olan o Yüce Mevlâ hükmünü vermiş çoktan. Ben sizin bilmediklerinizi de bilirim buyuruyor. Yeryüzünün şeref misafirini yaratmaya karar veriyor.
Gerçek nimet bilinsin diye

Önce cennette yaratıyor onu. Çok önem verdiği, şerefli payelerle donattığı insanın ilk atasına ilk peygamber olma özelliğini de veriyor, onu ve eşini cennetinde tutuyor bir süre.

Çünkü cennetin tadını bir almalı. Dünya ile farkını idrak etmeli. O Yüce Rabbin geçici misafirhanesi ile ebedi vatan cennetin bir olmadığını bilmeli. Ki insanoğlu gönlünü dünyaya kaptırmasın. Hep anavatanını düşünsün, atayurdunu özlesin. Geçici misafirhanenin geçici nimetlerine aldanmasın.
Zaten genlerimizde saklı bu cennet tadından olsa gerek, dünyanın tamamına sahip olsa da insanoğlu, hep birşeyler eksik kalır. Eksik, yarım… Yurdu gül bahçesi olana bir damlacık gül esansı neylesin!
İşte, ebediyetler için yaradılmış olan o insan, ebed yurdunu hep arzu etsin istenmiş. Amacı bu olsun.

Yüce Mevlâ son Peygamberinin diliyle de bildiriyor bu gerçeği: “Bu dünyada bir garip gibi ya da bir yolcu gibi ol.” ( Buharî )
O Peygamberin sahabileri biraz daha açıyor onun meramını: “Akşama vardığın zaman sabahı gözleme. Sabaha çıktığın zaman akşamı bekleme.” (Sahabeden Abdullah b. Ömer r.a.)
Çünkü her an çağrılabilirsin bu misafirhaneden. Sabah veya akşam, her an, her bir zaman, hazır olmalı insan. Hazır beklemeli. Her an çıkabilir tayin emri.
Bu geçici misafirhaneye aldanılmaması gerektiği defalarca kez hatırlatılır ilâhi vahyin dilinden:

İyi bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı yağmurun bitirdiği, çiftçilerin hoşuna giden bir bitki gibi; önce yeşerir, sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün. Sonra da çer-çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah’ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçinmeden başka bir şey değildir.” ( Hadid , 20)

Dünya ve ahiret hayatının mukayesesinin yapıldığı bu ayet ile aslında dünya kötülenmemiş, dünyalık ile yetinmenin kötü taraflarına dikkat çekilmiştir. Çünkü dünya ve dünyadakiler de boş yere yaradılmış değillerdir. Dünya hayatı da kötü değil; kötü olan, onu Allah’a ve Peygamber’e itaatsizliğe yöneltmek ve ahireti yokmuş gibi sayıp dünyaya yakayı kaptırmak:

Dünya malı ve çoluk çocuğunuz, bu geçici dünya hayatının süsleridir. Kalıcı olan ise salih amellerdir ve onlar Allah katında sevap bakımından daha hayırlıdır. Ümit bakımından da daha üstündür.” (Kehf, 49)
“Rabbinizden bir mağfirete, yani Allah’a ve Rasulü’ne inananlar için hazırlanmış, genişliği göklerle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu Allah’ın bir lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.” (Hadid, 21)





Click the image to open in full size.
eFe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
yeryüzünün misafirleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları