Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Makaleler

Yüzündeki ışıltılı tebessümüne dalıyorum ara sıra


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Makaleler - kategorisi altındaki Yüzündeki ışıltılı tebessümüne dalıyorum ara sıra isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 03.12.2014   #1
Derdin Ne ise Davan O'Dur
eFe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 3
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 3.906
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute
Standart Yüzündeki ışıltılı tebessümüne dalıyorum ara sıra

Yarısından fazlası aklaşmış uzunca bıraktığı sakalının. İnancına adanmışlığın belgesi olarak taşıyor sakalı. Farkında mı bilmiyorum. Sarığı tertemiz: Baş tacı biliyor Peygamber'in hatırını… Heyecanlı… " Hidayet olayı" yeni.

Geride bıraktığı günleri hatırlatıyor olmalıyım modern kıyafetimle… "Cahiliyyesi"ne dönme eğiliminin önünde kocaman bir takoz olsun istiyor kıyafeti. Anlamı bu. "Sünnet bu!" diye vurguluyor. Sesi titriyor. Ne kadar eskiye benzemezse, o kadar yeni kararının üzerinde duracak. Anlamaya çalışıyorum. Güzel!

Bir ara gündeme geliyor söz. "Biz alim değiliz hocam!" diyor. Edepli. Teslimiyetli. "Hocam" diye hitap ederken, bana da "âlimlik" yüklüyor … "Hocamız anlar, bize söyler. Biz bunu biliriz, bunu söyleriz…" Şeyhine bağlılığını söylerken, kısalttığı bıyıklarına takılıyorum. Aynı onun bıyığı gibi..

Kur'ân âlimlere hitap etmez, biliyor musun?" diyorum. İçimdeki düello ruhu uyanıyor. Şaşkınlığını fırsat bilip yükleniyorum: "Amatörlere hitap eder… Ey müfessirler diye bir hitap yok içinde… Ey insan diye hitaplar var… Ey iman edenler diye de var… Ey Adem oğulları var…"
Duraksıyor.
Gözüm garsonun elindeki şişlere takılıyor. Bir kucak dolusu şiş! Yıkanmaya gidiyor belli! Merakım ağır basıyor. "Nasıl yıkanır bunlar?" diyorum. "Onlar suya değmez!" diye cevaplıyor. "Değmemeli…" Heyecanlı. Bildiğini anlatmanın güveni yayılıyor yüzüne. "Özel makineleri var…." "Çelik mi?" "Hayır, özel alaşım!" "Ustası var mı bu şişlerin?" "En kalitelisi Mersin'de yapılır! Oradan alırız… Özel sipariş veririz. "
Şeyhine bırakmamış görünüyor şiş seçimini… Bu işin "hocası" kendisi.
Vaktim yok. "Şişin kalitelisini bilmekten kolaydır ayetlerin ne dediğini bilmek…" demek isterdim. "Çünkü amatörsün sen… Amatörüm ben… Düşe kalka yürüyen insanız. Unuta hatırlaya yaşayan Adem oğlu. Günaha düşen, kötülüğe savrulabilen insanlık ailesinin üyesiyiz. İman etme çabası içinde koşturup duruyoruz. Bir yola geliyor, bir yoldan çıkıyoruz. Kur'ân tam bize göre. Sana göre, bana göre…"
Kur'ân'ı anlamak amatörlerin işidir de. Amatörler Kur'ân'ı anlamayı profesyonellere bırakamaz. Düşe kalka var olan her insan doğrudan vahyin muhatabıdır. Şeyhinin dediğine sığınamaz. Aklını hocasının cübbesine koyamaz. Ezbere şiş satın alamaz…
Değil mi ya!





Click the image to open in full size.
eFe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları