Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Tasâvvuf > Tasavvuf > Mevlana ve Mesnevilik

Şükür Nimetin Canıdır...


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Mevlana ve Mesnevilik - kategorisi altındaki Şükür Nimetin Canıdır... isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 14.01.2013   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Standart Şükür Nimetin Canıdır...

Hz. Mevlana mürşid kitap olan “ Mesnevi ” sinde şöyle bir hikaye anlatır.
(2.cilt:1510-1530)


Lokman’ın efendisi, kendisine yemek getirdiler mi, Lokman’a adam gönderip çağırtır,Önce o yemeğe Lokman el sunar, efendisi de ondan sonra yerdi. Bu suretle onun artığını afiyetle yer, bundan zevk alır, onun yemediğini ise dökerdi. Hatta yese bile gönülsüz, iştahsız yerdi. İşte asıl sonsuz dirlik, birlik budur.


Bir gün Lokman’ın efendisine hediye olarak bir karpuz getirdiler. Hizmetçiye “ git,oğlum Lokman’ı çağır” dedi. Lokman gelince efendisi, karpuzu kesip ona bir dilim verdi. Lokman o dilimi bal gibi, şeker gibi yedi. Hem de öyle lezzetle yedi ki Lokman’ın efendisi, ikinci dilimi de kesip sundu. Böyle, böyle karpuzu tekmil yedi; Yalnız bir dilim kaldı. Efendisi “ Bunu da ben yiyeyim; bir bakayım, nasıl şey, herhalde tatlı bir karpuz” dedi. Çünkü, Lokman öyle lezzetle,öyle zevkle,öyle iştahlı yiyordu ki görenlerin de iştahı geliyordu. Efendisi o dilimi yer yemez karpuzun acılığından ağzını bir ateştir sardı, dili uçukladı, boğazı yandı. Bir eyyam acılığından adete kendisini kaybetti. Sonra “A benim canım efendim, böyle bir zehri nasıl oldu da tatlı tatlı yedin, böyle bir kahrı nasıl oldu da lütuf saydın? Bu ne sabır? Neden böyle sabrettin? Sanki canına kastın var? Niye bir şey söylemedin, niye biraz sabret şimdi yiyemem demedin?” dedi.


Lokman dedi ki: “ Senin nimetler bağışlayan elinden o kadar rızıklandım ki utancımdan adeta iki kat olmuşumdur. Elinle sunduğun bir şeye ; ey marifet sahibi; bu acıdır demeğe utandım. Çünkü vücudumun bütün cüzleri senin nimetlerinden meydana geldi. Ben senin tanene, tuzağına gark olmuştum;bu kadarcık bir acıya dayanamaz, feryad edersem vücudumun bütün cüzleri hak ile yeksan olsun!Şekerler bağışlayan elinin lezzeti bu karpuzdaki acılığı hiç bırakır mı?
Sevgiden bakırlar altın kesilir. Sevgiden tortulu, bulanık sular arı duru bir hale gelir, sevgiden dertler şifa bulur. Sevgiden ölü dirilir, sevgiden padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir. Saçma sapan şeylere kapılan kişi nasıl olur da böyle bir tahta oturur ki? Noksan bilgi nereden aşkı doğuracak? Noksan bilgi de bir aşk doğurur ama o aşk,cansız şeylerdir...
Ya biz? Söylediklerimizin ve yaptıklarımızın acaba yüzde kaçı isyan kokuyor? Hava durumundan bile şikayet edip duruyoruz. Biz Rabbimizin kullarıyız. Neden hemen en ufak şeyde “bu acı” diye feryad ediyoruz? Bugüne kadar gelen bunca nimetlere karşı nankörlük olmuyor mu? Biz de Lokman gibi yapmalı değil miydik? Acılar gelse bile bize şeker sunulmuş gibi yemeli değil miydik? Lokman “Karpuzu veren senin lütuf elin bana onun acılığını göstermez” diyor. Ya biz ne diyoruz?Ehlullah şöyle diyor:Hoştur bana senden gelenYa hil’at ü yahut kefen,Ya taze gül, yahut diken...Kahrın da hoş, lûtfun da hoş.Gelse celâlinden cefâ,Yahut cemâlinden vefâ,İkiside cana safa:Kahrın da hoş, lûtfun da hoş.
Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:


“Kıyamet Günü “hamdediciler ayağa kalksın” diye ses gelir, bu ses üzerine bir zümre ayağa kalkar, onlara özel bir sancak verilerek hepsi cennete gönderilir.”

Sahabiler “hamdediciler kimlerdir?” diye sorarlar. Peygamber (S.A.V)´imiz: “Her durumda Allâh (C.C.)'a şükredenlerdir.”

(başka bir rivayete göre): “Rahatlıkta ve sıkıntıda Allâh (C.C.)'a şükredenlerdir” diye buyurur.
4-Nisa suresi: 147- Eğer şükreder ve iman ederseniz Allah size azabı ne yapar? Allah, şükredenlerin mükafatını veren ve her şeyi bilendir.
İnsanoğlu haddini aşmada sınır tanımayıp Allah’ın Hakkını inkar eder hallere geldi. Hatta şükretmekten çok uzaklaşıp, kendinin birşeyleri hakettiğini bile zanneder oldu. Oysa balığın yüzdüğü deniz gibi bizde rahmet denizinde yüzüyoruz. Nimeti artıran, lezzeti lezzet yapan şükürdür. Şükret­mek yerine şikayet edenler sahip olduklarından da mah­rum kalırlar. Hz. Mevlana şöyle der:
Allah’a şükretmek herkesin boynunun borcudur. Kavga etmek, suratını ekşitmek, “şükür” değildir.
Kendinize gelin de şu kereme bakın! Bir şükre karşılık bu kadar nimeti kim verir?
Bir koku alıp da şükrünü eda etmeyen, küfrân-ı nimette bulunur ve kendi burnunu yitirir.
Şükür, nimetin canıdır, nimetse deriye benzer. Çünkü seni Sevgiliye kadar ulaştıran şükürdür.
Nimet, insana gaflet verir; şükürse uyandırır. Padişahın şükür tuzağıyla nimet avla!
Şükretmeyenden güzellik de kaybolur, hüner de, sanat da. Artık bir daha ondan bir eser bile görünmez.
O küfür inadı, maymun âdetidir. Şu hamd ve şükür ise Peygamberin yoludur.
Nimet ve ihsanlarına karşılık Allah’a şükret, fakat sana ihsan eden kişiye de şükret, onun adını da an!
Allah kıyamet günü kuluna “Ne getirdin, sana verdiğim nimetlere karşılık ne yaptın?” der.
Kul der ki: “Yâ rabbi! Sana candan ve gönülden şükrettim. Çünkü o rızık ve ekmek, asıl-esas bakımından sendendi.”
Allah der ki: “Hayır! Sana bağışta bulunan kişiye şükretmediğin için, bana da şükretmedin.
Bir kerem sahibine zulmettin, sitemde bulundun. Halbuki onun yüzünden benim nimetlerime nâil olmadın mı?”
Şükret ve şükredenlere köle ol; onların huzurunda öl de ebedîlik bul!


Şükür kulluğun özü.Şükreden bir kul olma duasıyla...


Alıntı

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Minnet Yani Şükür Etmek ve ince Detayları eFe Dini Konular 1 22.03.2015 10:01
Dini resimler HiCReT Dini Resimler 34 16.01.2013 13:22
Şükür, Ne zaman kaybettik seni biz? HiCReT Dini Konular 0 23.12.2012 21:36
İmanın Yarısı: Şükür HiCReT Dini Hikayeler 0 14.12.2012 12:48
şükür duası SıLa Kur'anda Dua Örnekleri 2 10.12.2012 14:07


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları