Geri git   www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi > Özel Gün ve Gecelerimiz > Özel Gün Ve Gecelerimiz > Mubarek Geceler

Mübarek günler ve geceler


www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi sitesindeki Mubarek Geceler - kategorisi altındaki Mübarek günler ve geceler isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 25.06.2018   #141
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.277
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mübarek günler ve geceler

Kaynak doğru haber.com

İslam`da işçi hakkı

İslam, sermaye sahipleri ve kabile büyüklerinin cahiliye döneminde, kibir, açgözlülük ve hırsla işçi ve köleleri sömürdükleri zulmelerini altüst etmiştir.
Yeryüzünde Allah`ın emirleriyle şekillenen sosyal adalet sistemi oluşturmuştur. Zenginliği ve fakirliği imtihan sebebi kabul etmiştir. İşçilerin sömürülmesini önleyerek sınıfsız toplum geliştirmiştir. Müslümanlar arasında işverenler, işçilerden daha aziz ve değerli değildir. İşçiler de işverenlere nazaran kıymetsiz ve değersiz değildir. İslam`da üstünlük takva iledir. İlim ve amelce ilerde bulunan ve Allah`a saygı hisleriyle dolu olan kimse üstündür islamda, işçiye gücünü aşan iş yüklenemez. “Allah hiç kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz.” (Bakara) ayet-i kerimesi, müminlere ilahî ahlakı öğretmektedir.

Peygamber Efendimiz, bir hadis-i şerifte, buyuruyor İşçi kardeşleriniz işlerinizi yapan kimselerdir. Allah onları ellerinizin altına verdi; dileseydi sizi onların eli altına sokabilirdi. Öyleyse, işçi çalıştırıyorsanız, yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin. güçlerini aşan bir iş teklif etmeyin zor bir iş isterseniz, siz de onlara yardım edin!” İnsanları ancak yapabilecekleri işlerden sorumlu tutan herkesin, konumunu gözeten İslam, prensibini çocuklar hakkında da öne çıkarmış ve onların çalıştırılamayacağı hükmünü koymuştur. Onların önce eğitimlerini tamamlamaları gerektiğini belirtmiş İslam`a göre, çocuklar ancak velilerin ve idarecilerin izniyle bir sanat öğrenmek için çalıştırılabilirler. anne-baba ücret mukabilinde kendi evlâdını kendi işyerinde çalıştırabilir; fakat çocukların kendi anne-babalarını ücretle çalıştıramaz İslam reşit ve imkan sahibi çocuklara anne-babalarına bakma mükellefiyeti yüklemiştir.

İşçinin sağlığı ile oynayan hiçbir iş kolu, İslam`da uygun görülmez. bir insanın hayatı, Allah katında bütün insanların hayatı kadar değer ve kıymete sahiptir (Maide). yüzde yüz emniyet ve yüzde yüz sıhhat kazandırılmadıkça, İslam işçiyi yerin derinliklerine salıp oralarda çalıştırmaya razı olmaz. şuurlu hiçbir Müslüman işveren, böyle bir vebali göze alamaz. Bu mesele hiçbir zaman ferdin inisiyatifine de bırakılamaz. iş yerlerini denetim ve kontrol kurumların vazifesidir.
İşçiler, namaz ve oruç gibi farz ibadetleri yerine getirme hakkına sahiptirl işverenin, işin yoğun olması sebebiyle vakit namazlarında işçiyi camiye göndermeyip işyerinde ibadet etmesini istemeye hakkı vardır. Fakat cemaatle eda edilmesi gereken cuma ve bayram namazları bundan müstesnadır.

işveren, vakit kaybı oluyor gibi bahanelerle işçisinin ibadetlerine mani olmamalı ve dinî görevlerini yapabilmesi hususunda imkân tanımalı; işçi hoşgörüyü istismar etmeden kulluk ve işçiliğinin hakkını vermelidir. İslam fıkıhçıları, fertler çalışacak iş bulamazlarsa, devletin onlara iş bulmak ve geçimlerini sağlamak zorunda olduğunu belirtirler. Devlet, dilenmeyi, rüşveti, faizi ve kumarı yasaklayıp mani olmalı; diğer yandan çalışmayı emrederek herkese uygun iş sahaları açmalıdır. Hastaların, yaşlıların, kimsesizlerin ve yoksulların geçimini garanti altına almak devletin vazifelerindendir

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.08.2018   #142
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.277
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mübarek günler ve geceler

Kaynak dinimizislam.com

Zilhicce ayının fazileti


Kurban Bayramı’nın bulunduğu ay zilhiccedir Zilhicce ayının ilk on günündeki ibadetlerin kıymeti çoktur. hadis-i şerifler şöyledir

Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya bedeldir. Bir gecesini ihya etmek* Kadir Gecesi’ni ihya etmek gibidir.[İbni Mace]

Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevab verilir.*[Beyhekî]

Terviye günü*Arefe’den önceki gün*oruç tutup, günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer.
[Ramuz]

Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutan, her günü için yüz köle azat etmiş veya cihad edenlere yüz at vermiş yahut Kâbe’ye kurban için yüz*deve göndermiş gibi sevab alır.*[R. Nasıhin]

Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.*[Ebul Berekat]

Zilhiccenin ilk on günü, fazilette bin güne, Arefe günü ise on bin güne eşittir.*[Beyhekî]

Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur.[Taberani]

Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin*[Taberani]

Tesbih:*Sübhanallah,Tahmid:*Elhamdülillah,
Tehlil:*Lâ ilâhe illallah,Tekbir:*Allahü ekber, demektir.

efendimiz sav* Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylardaki amellerden daha kıymetli olduğunu bildirmiştir

Eshab Ya Resulallah, zilhicce ayındaki ameller, Allah yolundaki cihaddan kıymetlimidir diye sorunca efendimiz Evet, cihaddan kıymetlidir, ancak canını, malını esirgemeden savaşıp şehit olanın cihadı daha kıymetlidir buyurdu. (Buhârî)

Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli, dua ve istigfar etmelidir, çünkü Resulullah,*Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun buyurdu.

Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır. Cennette yüksek derecelere kavuşur.*

Her hafta saç, sakal, tırnak kesmek sünnettir. İbni Âbidin hazretlerine göre Zilhicce ayının ilk on günü, bu sünnetler geciktirilmemelidir*Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayında, saçını ve tırnağını kesmesin hadis-i şerifi, emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmek müstehabdır Kurban kesenin, Zilhicceden, kurban kesinceye kadar, saçını, sakalını, bıyık ve tırnağını kesmemesi müstehabdır; fakat vacib değildir. Bunları kesmesi günah olmaz ve kurban sevabı azalmaz.Bu on gün hasta ziyaret eden, Allah dostlarının hatırını sormuş ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün* Ehl-i sünnet’e uygun bir din kitabı okumak* sevabdır. Din ilmini, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek, farzdır. Çocuklara öğretmek, birinci görevdir.

Zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç tutmak ve ibadet etmek sevab olduğu gibi, onuncu günü ve bayram günleri ibadet etmek sevabdır Zilhiccenin onu, bayramın birinci günüdür. hadis-i şerif meali:

Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, tevbe reddolmaz. Ramazan ve Kurban Bayramı'nın birinci geceleri, Berat Gecesi ve Arefe Gecesi.[İsfehani]

Bayram gecelerini ihya edenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez.)*[İbni Mace]

Zilhicce, hac ibadetini yaptığımız ve kurban kestiğimiz aydır ve mübarek aydır fazileti* büyüktür. hazret-i Âdem'in tevbesi Muharrem veya Zilhicce ayında kabul buyurulmuştur. Buharide

Hiçbir ibadetin kıymeti, Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti gibi olamaz
Buhari

Hadisi şerifte Zilhicce ayının onuna kadar olan günler Ramazan-ı şerifi gibi ayrı ayrı fazilet ve kıymetleriyle bildirilmiş ve onuncu gün için şöyle buyurulmuştur Zilhiccenin onuncu günü Kurban bayramı günüdür. Her kim, bayram namazından gelip kurbanını boğazlayıncaya kadar* yemeyip, iki rekat namaz kılsa, kurbanının kanı yere düşmeden, günahı ve ana-babasının günahları, ailesinin ve akrabalarının günahları sevaba çevrilir.

kim, Zilhiccenin ilk on gününde fakirlere yardım etse, Peygamberlere hürmet etmiş olur. kim bir hasta ziyaret etse, Allahü teâlânın dostlarının* hatırını sormuş ve ziyaret etmiş* olur. Bu on günün ibadeti, diğer günlerdeki* ibadetlerden çok* üstün ve fazla sevaba vesile olur. Bu on günde din ve ilm meclisinde bulunan , Peygamberler toplantısında bulunmuş gibi olur.

Hadîs-i şerifte buyuruldu ki Allahü teâlâ, ibadetler içinde, Zilhiccenin ilk on gününde yapılanları daha çok sever. bir gün oruca, bir senelik nafile oruç sevabı verilir. Geceleri kılınan namaz, Kadir gecesindeki namaz gibidir. Bu gün çok tesbih ediniz Sübhanallah, tehlil* Elhamdülillah ve tekbir söyleyiniz!

İmâm-ı Rabbânî ra buyuruyor ki Ramazan-ı şerifin son on günü yapamamış olduğunuz itikafın kazası olmak için niyet ederek, Zilhiccenin ilk on günü itikaf ediniz. Böyle niyet ederek, sünnet sevabına kavuşursunuz. Allahü teâlâya, boyun bükerek, ağlayarak, sızlayarak, kusurların affı için çok yalvarınız! Zilhicce aynda oruçlara, herkes kendi durumuna göre, nafile, kaza, adak ve yemin kefareti orucu olarak, istediği niyeti yapabilir.

Kaynak muhammed.gen. tr


Zilhicce Ayı İle İlgili Hadis-i Şerifler

Efendimiz sav. Buyurmuştur

“ZİLHİCCENİN İLK ON GÜNÜ TUTULAN ORUCUN HER BİRİ BİR SENELİK NAFİLE ORUCA DENKTİR. ON GECENİN TAMAMINI İHYA ETMEK KADİR GECESİNİ İHYA ETMEYE DENKTİR.”*
TEFCİRUT-TESNİM S.170


ON GÜN ORUCNUN HER GÜNÜ 100 KÖLE AZAT ETMİŞ, 100 DEVE KURBAN ETMİŞ VE 100 ATI*ALLAH*YOLUNDA HİBE ETMİŞ GİBİ SEVAP OLUR.

TEVRİYE GÜNÜNÜN 8. GÜNÜN ORUCUNDA 1000 KÖLE AZAD ETMİŞ, 1000 DEVE KURBAN ETMİŞ VE 1000 ATI ALLAH YOLUNDA HİBE ETMİŞ GİBİ SEVAP ALIR.

AREFE GÜNÜNÜN ORUCUNDA 2000 KÖLE AZAT ETMİŞ, 2000 DEVE KURBAN ETMİŞ VE 2000 ATI ALLAH YOLUNDA HİBE ETMİŞ GİBİDİR.”BUYURMUŞTUR.
TEFCİRUT-TESNİM S.169


EBÛ HÜREYRE RA RİVAYETİNE GÖRE RESULULLAH BUYURUYOR;

ALLAH’A İBADET EDİLECEK GÜNLER İÇİNDE ZİLHİCCE’NİN İLK ON GÜNÜNDEN DAHA SEVİMLİ GÜN YOKTUR O GÜN TUTULAN HER* ORUC BİR SENELİK ORUCA, HER GECE KILINAN NAMAZ KADİR GECESİNE DENKTİR”
İBNİ MÂCE, SIYAM: 39



RESULULLAH SALLALLÂHU ALEYHİ VESELLEM ZİLHİCCE AYININ DOKUZ GÜNÜNÜ, ÂŞURA GÜNÜNÜ, HER AYDAN ÜÇ GÜN VE AYIN İLK PAZARTESİ VE PERŞEMBE GÜNÜNÜ ORUÇLU GEÇİRİRDİ”EBÛ DÂVUD, SAVM: 61


“ZİLHİCCENİN İLK 9 GÜNÜ ORUÇ TUTMALI, ÇOK SADAKA VERMELİ, ÇOK*DUA*VE İSTİĞFAR ETMELİDİR. ÇÜNKÜ RESULULLAH SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM:

BU ON GÜNÜN HAYIR VE BEREKETİNDEN MAHRUM KALANA YAZIKLAR OLSUN” BUYURDU.*

ZİLHİCCE’NİN İLK DOKUZ GÜNÜ ORUÇ TUTANIN, ÖMRÜ BEREKETLİ OLUR, MALI ÇOĞALIR, ÇOCUĞU BELÂLARDAN KORUNUR, GÜNAHLARI AFFEDİLİR, İYİLİKLERİNE KAT KAT SEVAB VERİLİR, ÖLÜM ANINDA RUHUNU KOLAY TESLİM EDER, KABRİ AYDINLANIR, MİZAN’DA SEVABI AĞIR BASAR VE CENNETTE YÜKSEK DERECELERE KAVUŞUR”
ŞİR’A


“ALLAH İNDİNDE ZİLHİCCENİN İLK ON GÜNÜNDE YAPILAN AMELLERDEN DAHA KIYMETLİSİ YOKTUR BUGÜNLERDE TESBİHİ (SÜBHANALLAH), TAHMİDİ (ELHAMDÜLİLLAH), TEHLİLİ (LA İLAHE İLLALLAH) VE TEKBİRİ (ALLAHU EKBER) ÇOK SÖYLEYİN!”
HUMEYD, MÜSNED, 1-257


RESULULLAH SAV buyurdu

SALİH AMEL İŞLENEN GÜNLERİN ALLAH’A EN SEVİMLİSİ ZİLHİCCE’NİN İLK ON GÜNÜDÜR’

SAHABELER:−YA RESULALLAH ZİLHİCCE AYI ALLAH YOLUNDA YAPILAN CİHAD DAN SEVİMLİMİDİR DİYE SORDULAR.RESULULLAH ‘EVET, ALLAH YOLUNDA YAPILAN CİHAD DAN SEVİMLİDİR ANCAK CANI VE MALI İLE CİHADA ÇIKIP DA GERİ DÖNMEYEN ŞEHİD OLAN HARİǒ DİYE CEVAP VERDİ.”EBU DAVUD BUHARİ TİRMİZİ İBNİ MACE

“RASULULLAH (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM):*‘DÜNYA GÜNLERİNİN EN FAZİLETLİSİ ZİLHİCCE’NİN İLK ON GÜNÜDÜR…’ BUYURDU.”
TERĞİB VE TERHİB 3/22, İBNİ HİBBAN

NEBİ RESULULLAH ZİLHİCCE’NİN DOKUZ GÜNÜ, AŞURE GÜNÜ, HER AYDAN ÜÇ GÜN VE AYIN İLK PAZARTESİ VE PERŞEMBESİ ORUÇ TUTARDI.”
EBU DAVUD 2437, NESEİ 2410

Zilhicce ayı, kamerî ayların on ikincisi ve haram aylardan Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb aylarının ikincisidir.* önemli günleri vardır. Bunlar Kurban bayramı arefe günü, terviye ve teşrik günleridir. Zilhicce ayı mübarek aylardandır
Zilhiccenin sekizinci gününe “terviye”, dokuzuncu gününe “arefe”, kurban bayramı olan onuncu gününe “nahr”, bundan sonraki üç güne teşrik günleri denir. Bayramın iki, üç ve dördüncü günlerine teşrik günleri denmesinin sebebi, teşrik tekbiri getirilmesidir. Teşrik tekbirleri, Kurban bayramının arefe günü sabah*namazından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, toplam 23 vakit, her farzın selâmından sonra kadın-erkek, seferî ayırımı olmaksızın her mükellefe vaciptir.

Teşrik tekbiri şöyledir: “Allahü Ekber, Allahü Ekber. Lâ ilahe illâllahu vallâhu ekber. Allâhü Ekber ve lillâhilhamd.”* Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu
Zilhicce ayı mübarek aylardandır. İLK ON GÜNDEKİ* İBADETLER DİĞER AYLARDAKİ İBADETLERDEN, MAKBULDÜR” BUYURMUŞTUR Zilhicce ayının ilk on gününe Kur’an-ı Kerim’de yemin edilmiş; hadislerde* on günün faziletine işaret edilmiştir. Ayette*O on geceye yemin olsun” (Fecr Suresi, 89\2)*buyrulmuştur. Zilhicce’nin on günü içerisinde arefe günü olması sebebiyle, Ramazan’ın son on günü de oruç ve Kadir gecesi sebebiyle efdaldir.”mümine düşen bu on güne kavuştukça, sevap* mağfiret ve berekete ermek için ibadetlerle, istiğfarlarla.. salih amellerle ihya etmekdir.

Zilhiccenin başında dokuz gün oruç tutmak müstehaptır. zilhiccenin ilk on günü hadislerde salih amellerle geçirilmesi tavsiye edilir. Peygamberimiz* buyurmuşturki ONDAKİ HER GÜNÜN ORUCU BİR YILLIK ORUCA EŞİTTİR. ONDAKİ BİR GECE KIYAMI KADİR GECESİNİN KIYAMINA EŞİTTİR. Bu gün oruca niyet ederken nafile oruca veya kaza orucuna niyet edilebilir. Önemli olan bu günlerin oruçla geçirilmesidir. Zilhicce orucuna, Zilhiccenin birinde başlanıp dokuzuna kadar tutulabilir. Bayramın birinci günü Zilhicce’nin onuncu günü oruç tutmak haramdır. bugün Müslümanların bayramıdır.Zilhicce’nin ilk on gününde arefe, terviye ve nahr günleri bulunmaktadır.

Arefe gününden önceki güne Zilhicce’nin sekizinci gününe terviye günü denir. Terviye günü, hacılar Mekke’den Mina’ya çıkar. Bu güne “Terviye” denmesinin sebebi, hacıların zemzem suyundan çok içip kanmalarıdır. terviye düşünme, tefekkür manasına gelir, Terviye gününü oruçla geçirmenin; ibadet yapmanın, günahlardan sakınmanın sevabı büyüktür. Arefe, haccın en önemli farzı vakfenin yapıldığı yerin Arafatın diğer adıdır. Vakfe, kurban bayramının bir gün öncesi olan Zilhicce ayının dokuzuncu günü burada yapıldığından bu güne “yevmü arefe” arefe günü veya Türkçe’de kısaca “arefe” arife denilmiştir. Bu gün milyonlarca hacı Arafat’a çıkıp Allah’a yalvarıp yakarır bu günde hacca gidemeyen müminler, dualarının bu dualarla sayılması için Allah’a yalvarmalı ve bu günü gecesini ganimet bilip değerlendirmelidirler. Peygamber Efendimiz, bu günkü orucun, geçmiş ve gelecek birer yıllık günaha kefaret olacağını bildirmiştir.*

Bu gündeki duanın faziletiyle alakalı Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
ALLAH, HİÇBİR GÜNDE, AREFE GÜNÜNDEKİ KADAR KULLARINI ATEŞTEN AZAD ETMEZ. ALLAH MAHLÛKATA RAHMETİYLE YAKLAŞIR VE MELEKLERE KARŞI İFTİHAR EDER VE “BUNLAR NE İSTİYORLAR?” DER.Peygamberimiz sav ve ashâb-ı kiram efendilerimiz Zilhicce’nin ilk yarısını zikir, tesbihat, ibâdet ve tefekkür ile geçirir, yoksula yardım ederdi. onları örnek alır müslümanların o ibadetlerine dikkat etmeleri, dualarını artırmaları, hayır ve hasenât yapmaları, kendilerini muhâsebeye tabi tutmalarına tevbe etmeleri, yapacakları en güzel ameller cümlesindendir. Bu günde kazası olmayanlar, beş vakit namaza ilaveten nafile ibadetlere de vermelidirler. Kazası olanlar ise kaza namazları kılmalıdırlar.
İşte hayır yarışında mübarek bir zaman dilimi daha.

“HAYDİN ÖYLEYSE HEP HAYIRLARA KOŞUN, YARIŞIN!”BAKARA SURESİ, 2\148 MEALİ

“İŞTE YARIŞACAKSA İNSANLAR, BU CENNET DEVLETİNE KONMAK İÇİN YARIŞSINLAR!”
MUTAFFİFÎN SURESİ, 83/26 MEALİ

Kaynak yeniakit.com

Zilhicce ayı, Kameri aylar Hicri ayların sonuncusu yani on ikincisidir. Hac aydır Zilhicce ayının 10. günü Kurban Bayramın ilk günüdür. İslam coğrafyasında Zilhiccenin büyük önemi vardır Zilhicce, hac ibadetini yaptığımız ve kurban kestiğimiz aydır ve mübarek aydır fazileti büyüktür. Bir rivayette, hazret-i Âdem'in tevbesi Muharrem veya Zilhicce ayında kabul buyurulmuştur. hadîs-i şerifte;*Hiçbir ibadetin kıymeti, Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti gibi olamaz buyurulmuştur
hadîs-i şerifte, Zilhiccenin onuna kadar olan günler Ramazan-ı şerifin günleri fazilet ve kıymetleriyle bildirilmiş ve buyurulmuştur:*Zilhiccenin onuncu günü Kurban bayramı günüdür. Her kim bayram namazından gelip kurbanını boğazlayıncaya kadar bir şey yemeyip, kurban böbreklerini yerse ve iki rekat namaz kılsa, o kimsenin kurbanının kanı yere düşmeden, kendi günahı ana-babasının günahları, ailesinin ve akrabalarının günahları sevaba çevrilir.

Her kim, Zilhicce ayının ilk on günü fakirlere yardım etse, Peygamberlere hürmet etmiş olur. kim hasta ziyaret etse, Allahü teâlânın dostlarının hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün yapılan her ibadet, diğer günlerdeki ibadetlerden üstün ve sevabtır.*Bu on günde din ilmi meclisinde bulunan kimse, Peygamberler toplantısında bulunmuş gibi olur. Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:*Allahü teâlâ, ibadetler içinde, Zilhiccenin ilk on gününde yapılanları daha çok sever. tutulan bir gün oruca, bir senelik nafile oruç sevabı verilir. Gece kılınan namaz, Kadir gecesindeki namaz gibidir. çok tesbih yani Sübhanallah, tehlil yani Elhamdülillah ve tekbir yani Allahü ekber söyleyiniz!
*
İmâm-ı Rabbânî ra buyuruyor ki:Ramazan-ı şerifin son on günü yapamadığınız itikafın kazası olmak için niyet ederek, Zilhiccenin ilk on günü itikaf ediniz. Böyle niyet ederek, sünnet sevabına kavuşursunuz. Bu itikafta, Allahü teâlâya, boyun bükerek, ağlayarak, sızlayarak, kusurların affı için yalvarınız!”


Kaynak 1haber.com

Zilhicce Ayı Başlangıcı

Zilhicce Ayı*23 Ağustos 2017*Çarşamba günü başlıyor.Allâhü Teâlâ’ya ibadet olunan- en sevimli günler Zilhicce’nin on günüdür. Her gününün orucu bir senelik oruca, her gecesinin ihyası da Kadir Gecesi’ni ihya etmeye denktir.” Kurban bayramının olduğu aya zilhicce ayı denir, hicri-kamerî ayların 12’ncisidir. Kurban Bayramından önceki ilk dokuz günü ve Kurban günü olmak üzere tam “on gün” mübarek gecedir. Onuncu gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür. kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce , İslâm’ın beş esâsından biri olan hac farîzasının îfâ edildiği af ayıdır. Arafât’a çıkılıp Allâh için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukaddes bir aydır.

Zilhiccenin birinci on gecesi “leyâlî-i aşere” yâni 10 mübârek gecedir. noksanların tamamlanıp istiğfâr, salevât-ı şerîfe, duâ ve tesbîhte hayır vardır.
Hacca gidemeyen mü’minlerin bu gün oruç tutmaları fazîlettir. Kurban bayramından evvel dokuz gün oruç tutmalı, 10. günü kurban kesilinceye kadar bir şey yemeyip kurban etinden yemelidir. Bu mendubdur. Hiç olmazsa 8’inci gün ile beraber, 9’uncu arefe gününü oruçlu olmak lâzımdır.Arefe günü sabah namazından bayramın 4’üncü günü ikindi namazına kadar, farz namazların arkasından Teşrîk tekbîri Allâhü Ekber Allâhü Ekber, Lâ ilâhe ilallâhü vallâhü ekber, Allâhü Ekber ve lillâhil-hamd okumak kadın-erkek her mükellef Müslümana vâciptir.

Zilhicce ayının birinden onuna yâni Kurban Bayramının ilk gününe kadar, her sabah namazlarından sonra 10 salevât-ı şerîfe “Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.”10 istiğfâr:*“Estağfirullâhe’l-Azîm el-Kerîm ellezî lâ ilâhe illâ Hüve’l-Hayye’l-Kayyûme ve etûbü ileyk ve nes’elühü’t-tevbete ve’l-mağfirete ve’l-hidâyete lenâ innehû hüve’t-Tevvâbü’r-Rahîm.”10 tevhid:*“Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okunur.*

Zilhicce ayıda sadaka verilmeli, dua ve istiğfar ile meşgul olunmalı Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmalı, çsadaka vermeli, dua ve istiğfar etmelidir.”
Zilhiccenin ilk on gününde “سبحان الله”Sübhanallah”, “الحمد لله “ “Elhamdülillah”, “لا إله إلا الله” “La ilahe illallah” ve bolca tekbir getirilmelidir Allah indinde Zilhiccenin ilk on günündeki amellerden kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi “سبحان الله” Sübhanallah”, tahmidi “الحمد لله “Elhamdülillah”, tehlili “لا إله إلا الله” “Lâ ilâhe illallah” ve tekbiri “اكبر الله “ “Allahu ekber” çok söyleyin! Zilhicce oruç tutma günlerindendir faziletli günler. Ramazandan sonra, Arefe günü, Aşûre günü, Zilhicce ve Muharrem aylarının ilk on günleridir. Haram aylar, oruç tutma günleri ve faziletli günlerdir. *kıymetli aylar ibadetle değerlendirilmelidir*Allah katında, Zilhiccenin on günlerinden kıymetli gün yoktur, O günlerde Allah-ü Teala’ya çok ibadet ediniz!” *ve ibadetle meşgul olmak gerekir;

Kaza ve Tesbih namazı kılmak,Sadaka vermek,
Kur’ân tilavetiyle meşgul olmak Cevşen-i Kebir, evrad-ı kudsiye ve tahmidiye duasını okumak.
Zilhiccedeki amellere iyiliklere kat kat mükafat verilir…Zilhicce’nin ilk on gecesinde amellere, 700 misli sevap verilir*Bir kimse, bu on günlerde
Yoksul birine iyilik ettiği zaman Allah’ın (cc) Peygamber’ine (asm) bir iyilik bulunmuştur.
hastayı ziyaret eder ise Allah’ın (cc) veli kullarını ziyaret etmiş olur.cenazeye katılır ise Allah (cc) yolunda şehit olanların cenazesine katılmış gibi sevap alır.Bir Mümin’i giydirir ise; Allah (cc) öbür alemde kendisine cennet hullelerinden giydirir.
yetime iyilik ederse Kıyamet günü Allah (cc) ona arşının altından lutfunu yağdırır.İlim meclislerinde hazır olur ise Nebi ve resullerin meclislerinde bulunmuş kadar sevap alır.

On günleri değerlendirenler için denilmiştir ki:
Bir kimse, bu on günleri değerlendirir ise, Cenab-ı Hak o kişiye on ikramda bulunur.Ömrü uğurlu ve bereketli olur.Malında bereket olur, Allah onun çocuğunu korur.Günahlarına kefaret olur.
iyiliklere kat kat sevap alır. Ölümü kolay eder.
karanlık günlere aydınlık verir.Mizanda iyiliği ağır basar Ahirette rezil ve zelil olmaktan kurtarır.
Cennet derecelerini yükseltir.Dünyada günlerin en üstünü: Zilhicce ayının ilk on günüdür
Cenab-ı Hak Zilhicce ayının ON GÜNÜ ne yemin etmiş, Peygamberimiz (asm) ise; “Zilhicce’nin ilk on günündeki ibadetler diğer aylarda yapılan amellerden, Allah (cc) nezdinde daha makbuldür” buyurmuştur.

Kimi yerler mukaddeslik açısından başka yerlere faziletli olması gibi, bazı vakitler de diğer vakitlere göre değerli ve faziletli olabilir. Zilhicce’nin ilk on günü, diğer günlere göre üstündür, hükmün en önemli sonucu “senenin en faziletli günlerinde oruç tutmayı ibadet yapmayı adayan kimsenin nasıl hareket edeceğini belirtmesinde” ortaya çıkar.
Bir kimse en faziletli günlerde kendini ibadete adarsa, arefede bu ibadeti yerine getirmesi gerekir. Zilhicce’nin on gününde en faziletli gün arefe günüdür. Zilhiccenin ilk on günü dünyadaki günlerin en üstünüdür Dünyada günlerin en üstünü Zilhicce ayının ilk on günleridir.” Bu ayın ibadetleri diğer aylardaki amellerden makbuldür Cenab-ı Hak Zilhiccenin on günü üzerine yemin etmiştir

Peygamberimiz (asm) ise; “Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadetler diğer aylardaki amellerden, Allah (cc) nezdinde makbuldür.” buyurmuştur. Zilhiccede Kurban Bayramı olduğu için mübarek aydır Zilhicce Ayların on ikincisi ve savaşmanın haram kılındığı haram ayların ikincisidir. Zilhicce ayı, mübarek ayların en mühimidir hacc-ı ekber olduğu için faziletlidir
faziletli günler. Ramazan ayı, Arefe ve Aşûre günü, Zilhicce ve Muharrem aylarının ilk on günleri Haram aylarının tamamı, oruç tutma günleri ve faziletli günlerdir.Bu ayların en faziletlisi Zilhicce’dir. hac mevsimine, haccın on günü eyyam’ul-ma’lumat (Bilinen günler) ve teşrik günleri olan eyyam’ul-madudat (Sayılı günler) aydadır.

Haram aylardan Zilhicce ayı da, Ramazan ve Muharrem gibi fazileti bol aylardandır. Hacc-ı ekber bu aydadır. Bu ayın ilk on günü, Kurân’ın diliyle “el-eyyam’ul-ma’luma” belli başlı günlerdir bu ayda “el-eyyam’ul-ma’duda” diye tabir edilen teşrik günleri vardır. Ramazan ayının en faziletli günleri son on günü; Zilhicce’nin en faziletli günleri ilk on günüdür. Allah (cc) katında Zilhicce ayı makbul aylardandır Yemin olsun fecr’e Ve on geceye çifte ve teke Ve geçip giden geceye!
Bunda bir akıl sahibi için ibretlik bir yemin ve yemine lâyık hakikat vardır, değil mi?”
Zilhicce’nin ilk yarısındaki günler, yüce Allah katındaki değerli günlerdir.*Fecr Suresinde;*“On geceye yemin olsun ki…” diye yemin edilen Zilhicce ayının ilk on günü Müminler için müjdeler taşıyan mübarek bir zamandır.

Zilhicce ayının ilk on gününde peygamberlere Yüce Allah’tan ikramlar gelmiştir. birçok haberler vardır.
Allah (cc) Adem (as) tevbesini kabul buyurdu
Allah (cc) Adem’e (as) tevbeyi nasip etti. O’na tevbe, Arefe günü nasip oldu. O gün Adem (as) günahını itiraf edip tevbe edince, Allah (cc) da tevbesini kabul buyurdu.Kabe-i Muazzama’yı İbrahim (as) Zilhiccede yapmaya başlamıştır
İbrahim (as) Halil olmuştur. Malını misafirlere çıkardı. Kendini ateşe attı. Oğlunu kurban etti. Kalbini Rahman Allah’a verdi. İbrahim (as) dışında tam manası ile tevekkül, başkasına nasip olmamıştır. Cenab-ı Hak Musa Peygamber’e (as) zatı ile münacat ettti Davud’a (as) mağfiret bu günlerde geldiKur’ân-ı Kerim’in ilk inişi Kurban Bayramı sabahına rastlar

Kur’ân-ı Kerim’in ilk inişi Kurban Bayramı sabahına rastlar. Rıdvan biatı on günler içinde olmuştu. Cenab-ı Hak, buyurdu Ağacın altında seninle biat ettikleri zaman Ki bu ağaç sakız ağacı idi ve bu biat Hudeybiye’de oldu… O gün Resulullah Efendimiz’le (asm) biat eden ashabın sayısı bin dört yüz kadardı hepsi erkekti…Resulullah Efendimiz’in (asm) şöyle buyurdu Zilhiccenin ilk on günü geldiği zaman; tâate ibadete daha ciddi sarılın. bugünler, Allah’ın faziletli günleridir.
o gecelerden birinde namaz kılmak istenirse, şu şekilde kılsın Gecenin son üçte biri geçtikten sonra kalksın; dört rekat namaz kılsın.her rekat Fatiha suresini Üçer kere İhlas Suresi ve Felak ve Nas surelerini okumalıdır. her rekatta üç kere Ayet’el Kürsi’yi okumalıdır.

Namaz bittikten sonra, ellerini açmalı ve şöyle dua etmelidir:İzzet ve Ceberut sahibi Allah (cc), noksan sıfatlardan münezzehtir.Kudret ve melekut sahibi Allah (cc), noksan sıfatlardan münezzehtir.
ölümü olmayan diri Allah (cc), noksan sıfatlardan münezzehtir. Kendisinden başka ilah yoktur; öldürür ve diriltir. Kulların ve ülkelerin Rabbi Allah (cc), noksan sıfatlardan münezzehtir.temiz ve mübarek Allah’a (cc) hamdolsun.Allah (cc) büyükler büyüğüdür. Rabbimiz’in şanı yücedir; ilmi ve kudreti her yerdedir Bundan sonra, dileğini dilemelidir, bu kimseye; Allah (cc) Beytini Kabe-i ve Peygamber’in (asm) kabrini ziyaret eden, Allah (cc) yolunda cihat eden kimsenin sevabını verir.
Allah-ü Teala’dan dilekte bulunur ise Allah (cc), onu kendisine ihsan eyler.

Bir kimse, on gecelerin her birinde, namazı tek tek kılar ise, Allah (cc) onu en yüksek Firdevs Cennetine koyar. O kimsenin kötülüğü silinir ve kendisine şöyle denir Yeniden iyi şeyler yapmaya başla. Arefe günü geldiği zaman, bir kimse onun gündüzünü oruçlu geçirir gecesinde de namazı kılar ise, Allah’ın (cc) huzurunda ağlayarak yalvarır ise, Allah (cc) meleklerine şöyle buyurur:
“Ey meleklerim şahit olun; kulumu bağışladım, hac sevabına da ortak ettim. Resulullah (asm) Efendimiz şöyle buyurdu Kıldığı namazdan ve ettiği duadan dolayı, Allah (cc) kuluna ettiği ihsanı melekler duyunca sevinir ve birbirlerine müjdeler
Zilhicce’nin bir günü faziletçe bin gün gibidir
Zilhiccede bir gün ibadet, diğer zamandaki bir yıllık ibadete bedeldir

Allah nezdinde Zilhicce’nin ilk on gününden sevimli ve faziletli günler yoktur ki, o gün yapılan ibadet, bu on gündekinden daha üstün olsun. Zilhicce’nin bir gününde yapılan ibadet, diğer senelik ibadete bedeldir. Zilhicce’nin bir gecesinde ibadet, Kadir gecesindeki ibadete denktir
Allah Resulü(asm) şöyle buyurdu Amel edilen günlerde Allah-ü Teala’ya Zilhicce’nin on gününden üstün ve sevimli geleni yoktur. O günlerde tutulan oruç, bir yıllık oruca bedeldir. O günlerde ibadete kalkmak, Kadir gecesi kıyam etmeye bedeldir.”*
Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadetler, Allah (cc) yolundaki cihattan makbuldür Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan amel, Allah (cc) yolunda gündüzü oruç tutulan ve gecesi nöbet beklenen bir cihada eşittir. Ancak bir kişiye cennet müjdelenmesi hariç.”

Zilhicce’nin ilk on günü yapılan ibadetler Allah (cc) katında diğer aylardaki iyi amellerden makbuldür.” buyurdu. Ashap Ya Resulallah! Allah yolundaki cihat Zilhicce ibadetinden, makbul değildir. Ancak canını ve malını tehlikeye atarak cihada çıkıp şehit olanın cihadı zilhicceden daha sevgilidir.” buyurdu.
Zilhicce’nin ilk on gecesini ihya etmek, Kadir gecesini ihya etmeye denktir Hz. Peygamber(asm)
buyurdu Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadet Allah (cc) katındaki diğer ibadetten daha güzeldir. Çünkü her gününde tutulan oruç bir sene oruç tutmaya ve her gecesini ihya etmek Kadir Gecesi’ni ihya etmeye denktir.” Bu on gündeki hayır ve bereketten mahrum kalmamalıdır Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun.” buyurdu.

Zilhicce’nin bir günü faziletçe bin gün gibidir
Zilhicce’nin ilk on gününün her günü faziletçe bin gün gibidir. Arefe günü on bin gün gibidir.”
Zilhiccenin sekizinci gecesini ihya edene cennet vacip olur Beş geceyi ihya edene cennet vacip olur. Bunlar: Terviye Zilhiccenin sekizinci ve Arefe gecesi, Kurban Bayramı , Ramazan Bayramı gecesi ve Şaban’ın on beşinci gecesidir. Zilhiccede zekat veren büyük fazilete nail olur Zekat veren başlangıcını Ramazan ve Zilhiccede yaparsa daha büyük fazilete nail olur. Çünkü bu iki ay, diğerlerinde bulunmayan faziletler ihtiva eder. Ramazan ayı, Kur’an-ı Kerim’in indirilmesiyle şereflendirilmiştir. bin aydan hayırlı görülen Kadir Gecesi bu ayın içindedir. bu ay, oruç gibi mühim bir farzın da eda edildiği aydır

Kaynak webtasarımgurubu.com

Zilhicce Ayı

Kur'an-ı Kerim'de Fecr Suresi'nin başında, "On geceye yemin olsun ki ?" ifadeleriyle bahsedilen on gecenin ne muazzam bir hazine olduğunu ne yazık ki hakkıyla bilemiyoruz. bu on gecenin Ramazan'ın son on günü veya Muharrem'in onuncu gününe kadar olan on gün olduğu kayıtlı olsa da genel görüş ve kabul, mübarek on günün Zilhiccenin ilk on günü olduğudur. Zilhiccenin Başındaki ilk 10 günde Kılınacak Çok Faziletli Namaz: 4 Rekatlık Bir Namaz Kılınır ve*Her Rekatında 1 Fatiha Suresi 1 Felak*Suresi
1 Nas*Suresi 3 İhlas*Suresi 1 Ayetel Kürsi*Suresi
Okunur ve Namazdan sonra, ellerini açmalı ve şöyle dua etmelidir:

“İzzet ve Ceberut sahibi Allah (cc), noksan sıfatlardan münezzehtir.*Kudret ve melekût sahibi Allah (cc), noksan sıfatlardan münezzehtir.*Ölümü olmayan diri Allah (cc), noksan sıfatlardan münezzehtir.*Kendisinden başka ilâh yoktur; öldürür ve diriltir.*Kulların ve ülkelerin Rabbi Allah (cc), noksan sıfatlardan münezzehtir.*Çokça temiz mübarek Allah'a (cc) hamdolsun.*Allah (cc) büyükler büyüğüdür. Rabbimizin şanı yücedir; ilmi ve kudreti her yerdedir.”Bundan sonra, dileğini dilemelidir, böyle kimseye; Allah (cc) Beytini Kabe-i Muazzama’yı ve Peygamber’in (asm) kabrini ziyaret eden, Allah (cc) yolunda cihat eden kimsenin sevabını verir.Allah-ü Taâlâ'dan ne dilekte bulunur ise Allah (cc), onu ihsan eyler.

Bir kimse, on gecelerin her birinde, namazı tek tek kılar ise, Allah (cc) onu en yüksek Firdevs Cennetine koyar.*O kimsenin kötülüğü silinir kendisine şöyle denir:“Yeniden iyi şeyler yapmaya başla.”Arefe günü geldiği zaman, bir kimse gündüzünü oruçlu geçirir de; gecesinde anlatılan namazı kılar ise, anlatılan duayı okuyarak Allah’ın (cc) huzurunda ağlayarak yalvarır ise, Allah (cc) meleklerine şöyle buyurur:“Ey meleklerim şahit olun; kulumu bağışladım, hac edenlerin sevabına ortak ettim.”Efendimiz buyurdu Kıldığı namazdan ve ettiği duadan dolayı, Allah (cc) kuluna ettiği ihsanı melekler duyunca sevinir ve birbirlerine müjdelerler.”(Abdül Kadir Geylani)*


Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît.biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey'in kadîr"
bu zikri 100 kere okuyan*kimsenin ameli gibi bir hiçbirine yazılmaz. O kul kıyamette en fazla hasenenin sahibi olur manası şudur Allahtan başka ilah yoktur. o tektir ortağı yoktur mülk ona aittir hamd onadır, diriltir ve öldürür tüm hayır ve kudret elindedir o herşeye gücü yetendir.

Eşhedü en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, ilâhen vâhiden sameden lem yettahiz sâhibeten ve lâ veleda"*zikrini 100 kere okuyana*Allah-u Teala bir milyon hasene yazar, bir o kadar günahlarını siler cennette derecesini on bin derece yükseltir.
MANASI:*şahitlik ederimki Allahtan başka ilah yoktur tektir ortağı yoktur herşey ona muhtaçtır muhtaç değildir eş ve çocuk edinmemiştir.

Eşhedü en Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümît ve hüve hayyün lâ yemût biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr" zikrini 100 kere okuyana yetmişbin melek gelir ve bu zikiri yapana salat ve rahmet yağdırır MANASI şehadet ederimki Allahu Teala’dan başka İlah yoktur; Mülk ve hamd o'nadır O diriltir, o öldürür. Allah ölmeyecek tek diridir hayırlar onundur o herşeye hakkıyla gücü yetendir.

Hasbiyallahu ve kefâ. Semi'allahu li-men deâ. Leyse verâ-Allahi muntehâ" zikrini 100 kere okuyanı melek alıp Rahman ın huzuruna koyar. Rahman nazar buyurur.Allah-u Te'ala 'nın kendisine*tecelli bulunduğu kişi bedbaht olmaz.
MANASI:*Allah yeter Allah duayı işitir Allahtan gayrısı yoktur. Dua edenin duası kabul edilir. Rızasını kazanmak için uğruna mücadele edilen tek ALLAH’DIR.


Ey Allahım hamd sana mahsustur. senin istediğin gibi hamd sana olsun Bizim imizden daha hayırlı hamdler sana olsun.Biz nimetinin kadrini bilemiyoruz.Azametini takdir edemiyoruz.Ya Rabbi namazım,kurbanım,hayatım, her şeyim sana ait.İbadetimi yardımınla yapıyorum.Yarabbi faniyim. kabir azabından sana sığınıyorum Ya Rabbi kalbimi ve aklımı rızanda topla.Ya Rabbi felaketlerden sana sığınıyorum.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.2018   #143
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.277
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mübarek günler ve geceler

Kaynak akşam.com.tr

Arefe günü faziletleri yapılacak ibadetler

Arefe Günü için Hz.Muhammed (S.A.V.) şu duayı uygun görmüştür: “Allah’tan başka ilah yoktur, o tektir, ortağı yoktur. Mülk onundur hamd da yalnız onadır. O her şeye kadirdir.” Arefe günü güzel günler öncesi anlamına gelir. Bayramdan bir gün öncesi olan arefe gününde bayram hazırlıkları yapılır dualar okunur, ibadetler yapılır zikirler çekilir. Peygamber efendimiz Arefe Günü şu duayı uygun görmüştür. “Allah’tan başka yoktur, o tektir, hamd yalnız onadır. O her şeye kadirdir.” Müslümanlığın beş şartından birisi de hacca gitmekdir. Tövbe Namazı Kılmak: İkindi namazını kıldıktan ve Arefe Duasına başlamadan önce göğün altında iki rekat namaz kılmalı ve Hak Teala'nın huzurunda günahlarını itiraf ederek ikrar etmelidir. Böylece Arafat sevabına nail olsun ve günahları bağışlansın.

Mahsus Namaz: Zeval vakti olduğunda göğün altına çıkmalı öğlen ve ikindi namazlarını ruku ve secdesini güzelce kılmalı. Namaz bittikten sonra iki rekat namaz kılmalı. Namazın birinci rekatında Fatiha Suresinden sonra ihlas suresini, ikinci rekatta Fatiha Suresinden sonra Kafirun Suresi okunmalıdır. ardından 4 rekat namaz kılmalıdır. Namaz iki rekat iki rekat kılınmalıdır. Her rekatta Fatiha suresinden sonra 50 kere ihlas suresini okumalıdır. Bu namaz Emire'l Mümin'in Hz. Ali'nin namazıdır. Arefe günü faziletli ve İslam açısından önemli bir gündür Müslümanlar Kurban Bayramı’nın öncesinde geçirilen Arefe Günü’nde oruca devam ederler. Hz.Muhammed (S.A.V.) bugün için “En hayırlı, kabulü şayan olan dua, Arefe Günü yapılan duadır” söylemiştir.

Müslümanlar bugünü oruç, namaz ve duayla geçirmelidir Arefe Lügatte “tanıma” manasındadır Haccın şartlarından biri ; Arefe günü Arafat’ın Vadiy-i Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra vakfeye durmaktır. Bu ibadet bir Gün önce olursa, hac kabul olmaz.haccın kabulü, Arefe gününün doğru olmasına bağlıdır. Hz.Muhammed (S.A.V.) bugün için “En hayırlı, dua, Arefe Günü yapılan duadır” buyurmuştur bugün oruç, namaz ve dua ile geçirilmelidir. Müslümanlar Kurban Bayramı’nın öncesinde Arefe Günü’nde oruç tutmaya devam ederler.

Hz. Ali bugün için şu duayı tavsiye etmiştir:“Allah’ım, bizim dediğimizden hayırlı, Zât’ının buyurduğu gibi hamd sana mahsustur. Allah’ım namazım, ibadetlerim, ölümüm, yaşamam senin içindir. varlığım Zât’ın içindir. Allah’ım kabir azabından, kalp fitnesinden, işlerin bozulmasından sana sığınırım. Allah’ım esen yelin getirdiğinin hayırlısını senden dilerim.”bugün İhlas Suresinin okunması vurgulanır İhlas Suresi’nin Arapça okunuşu:Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yled. Ve lem yekün leh küfüven ehad.”
İhlas Suresi’nin Türkçe çevirisi:“De ki; O Allah bir tektir. Allah eksiksiz, sameddir Bütün varlıklar O'na muhtaç, fakat O, hiçbir şeye muhtaç değildir). O Doğurmadı ve doğurulmadı. O'na bir denk olmadı.”

Yemin olsun on geceye...Milyonlarca mü’min “Lebbeyk!” nidalarıyla kutsal diyarlara yüzünü gözünü sürüyor. Gidemeyenlere ise Cenâb-ı Hak, Zilhicce fırsatı sunuyor. bu ayın ilk on günü bizler için duaları hacıların niyazlarına katma, her anı bereketlendirme vakti.Milyonlarca insanın hac ibadetini eda ettiği, Arafat’ta, Mina’da, Müzdelife’de rahmet sağanağında ıslandığı, “Lebbeyk Allahümme lebbeyk!” nidalarının yükseldiği, kurbanların kesildiği bir zaman Zilhicce ayı.
Müminler denizinde bir damla olmanın hazzıyla kutlu zamanı kutsal topraklarda geçirenler var. Hacerü’l-Esved’e yüzünü gözünü sürüp, Ravza’nın sahibinin atmosferinde yıkanıyor. herkes bu talihe sahip değil.

Kâbe’nin kokusunu almak isteyen, Rabb’ine teveccühü arzulayan, keşke biz de orada olabilseydik!” diyenler var geride. Onlara Allah’ın engin rahmeti yetişiyor. Cenâb-ı Hak kullarına teveccühte bulunuyor. 10 günü hacdaymış gibi dolu dolu geçirmemiz, dualarımızı Arafat dualarına katabilmemiz, onların ibadetlerine ortak olabilmemiz mümkün. esas olan niyet, arzu ve Rabb-i Rahim’in teveccühüne mukabelede bulunmak.Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın önemini vurgulamak için yemin ettiği şeylerden biri de Zilhicce ayında Fecr Suresinde “Şafak vaktine ve on geceye yemin olsun ki.” buyruluyor. bu ayetler Zilhicce’nin ilk on gecesine işaret ediyor. on gecenin, Muharrem ayının ilk on gecesi ya da Ramazan’ın son on gecesi olduğunu söyleyenler var. Ancak âlimler bu günlerin Kurban Bayramı’ndan önceki on gece olduğu görüşünde.

Zilhicce’nin on gecesine yemin edilerek gecelerin Allah katındaki kıymeti ön plana çıkarılıyor. gece ibadeti adına çok önemli. Çünkü o saatler Cenâb-ı Hakk’a en yakın olunan anlar Allah için rahatın terk edildiği, hiç kimsenin görmediği yerde Allah’a yönelindiği, zaman dilimleri. Yaradan’ın teveccühü söz konusu. On geceye yemin edilen ayette Allah’ın lütuflarla bezediği Ramazan’ın son on ile Zilhicce’nin ilk on gecesinin sonunun bayramla taçlanması. Allah, bu günlerde uhrevileşen, kapısına koşan kullarına boşluk yaşatmak istemezmişçesine inananları hayrı, bereketi, neşesi ile dolu bayrama emanet ediyor. Kullarına dünyada bayram ettirerek, ahirette vereceği mükafatın provasını yaptırıyor

'Zilhicce'nin ilk on gününden daha sevimli gün yoktur'Bu özel günlere Efendimiz büyük önem veriyor. “Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden sevimli gün yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar Kadir Gecesi’ne denktir.”buyuruyor Ümmetine çok düşkün olan, onların affı için çırpınan Rahmet ve Şefkat Peygamberi, “Allah indinde Zilhicce’nin ilk on günündeki amellerden daha kıymetlisi yoktur. tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” buyuruyor kıymetine dikkat çekiyor. Tesbih, tahmid ve tekbirin namazın çekirdekleri olduğu göz önünde bulundurulursa, nafile namazları önem kazanıyor.

Kurban Bayramı’ndan önceki on gecenin, Kandil ve Kadir Gecesi gibi önemi var. Kandil gecelerini ihya eder gibi değerlendirmek lazım. Bediüzzaman talebelerine yazdığı bir mektupta şu hakikate dikkat çekiyor: “Bu on gece Kur’ân-ı Azimüşşan’ın ‘Ve’l-fecri. Ve leyâlin aşrin’ Ve on geceye./ Fecr Suresi ile, verdiği ehemmiyete binâen o geceler Leyle-i Kadir ve Berat ve Mi’rac nev’inde büyük kıymetleri var. hac sırrıyla bütün âlem-i İslâm namına her taraftan gelen hacıların kâinatla alâkadar tarzdaki makbul hasenatlarına ve ümmet-i Muhammed hakkında ettikleri duâlarına, o gecelerde mü’minler hissedâr oluyorlar. Hz. Ali bugün için şu duayı tavsiye etmiştir:
“Allah’ım, hayırlı olarak, Zât’ının buyurduğu gibi hamd sana mahsustur. Allah’ım namazım, ibadetim, ölümüm, yaşamım senindir. Kalan varlığım Zât’ın içindir. Allah’ım kabir azabından, kalp fitnesinden, sana sığınırım. Allah’ım esen yelin getirdiğinin hayırlısını senden dilerim.”bugün İhlas Suresi’nin okunması gerektiği vurgulanır
“Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yled. Ve lem yekün leh küfüven ehad.”
De ki; Allah bir tektir. eksiksiz, sameddir Bütün varlıklar O'na muhtaçtır O, hiçbir şeye muhtaç değildir Doğurmadı ve doğurulmadı. O'na denk de olmadı.”

Peygamberimiz sav buyurdu ki:


Arefe gününe hürmet ediniz! Çünkü Allahü tealnın kıymet verdiği bir gündür.

Arefe gecesi ibadet edenler Cehennem’den azad olur.

Arefe günü ibadet edenlerin iki senelik günahları affolur. Biri geçmiş senenin, diğeri gelecek senenin
günahıdır.

Arefe günü bin ihlas okuyanın bütün günahları affolur ve her duası kabul olur. Hepsini besmele ile okumalıdır.

Rasûlullâh*Sav*‘’Şeytan arefe gününde olduğu kadar hiçbir gün zelil, hor, hakir ve öfkeli görülmemiştir. Çünkü Allâh Te’âlâ’nın rahmeti yağmış büyük günahları bağışlanmıştır Ancak Bedir günü müstesna’ O zaman Cibrîl’in melekleri saf düzenine soktuğunu görmüştür buyurdu.


اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ لاا اِلٰهَ اِلاَّ اَللّٰهُ وَاَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ وَلِلّٰهِ الْحَمْدُ
‘’Allâh en büyüktür, Allâh en yücedir, Allâh’tan başka ilâh yoktur. Allâh her şeyden büyüktür.*O en büyüktür. Bütün hamdler Allâh’a mahsustur.

AREFE GÜNÜ MESAJLARI

Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın! Hayırlı ve bereketli arefe dileğiyle.

Sevdiklerin hep yanında olsun, yüzün ve gülün hiç solmasın. Yüreğine damla damla umut, günlerine bin tatlı mutluluk dolsun. Arefe gününüz kutlu olsun.

Heyecanla bayramı gözlediğimiz bugünde kurban bayramınız kutlu, bekleyişleriniz hayırlara vesile olsun, arefe gününüz kutlu olsun.

Sizlere en güzel ve coşkulu olan bayramları müjdeleyen bugünde en güzel bayramlara erişebilmeniz duasıyla. Arefe gününüz kutlu olsun.

Arefe gününüzü kutlar, sevdiklerinizle birlikte nice güzel günlere erişmenizi Allah’tan niyaz ederiz.

Yüzünüzün ay gibi parlak ve bayram edeceğiniz günlerin hiç bitmemesi duasıyla, Arefe gününüz kutlu olsun.

Bugünün feyiz ve bereketi üzerinizden eksik olmasın. Niyetleriniz makbul, amelleriniz kabul olsun. Arefe gününüz kutlu olsun.

Günaydın Dostlukların birleştiği, kardeşliğin hiç bitmediği, nice güzel bayramları muştulayan Arefe gününüz mübarek olsun

En güzel bayramlara hep birlikte sağlıkla ve huzurla erişebilmek duasıyla.. Arefe gününüz mübarek olsun.

Bir avuç dua, sıcak bir mesaj, bir kucak sevgi, kapatır mesafeleri birleştirir gönülleri kalbiniz nur, haneniz huzur dolsun. Arefe Gününüz Kutlu Olsun.


Kaynak islamveihsan.com

OSMANLI’DA KURBAN BAYRAMI GELENEKLERİ

Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Arife hazırlıkları başlayacak, bayram namazı kılınacak, üzerine farz olanlar kurban kesecek çocuklar harçlık için dolaşacak,*akraba ziyaretleri yapılacak*ve hânesine et girmeyenler*bayram edecek. Büyüklerimizin*“nerede eski bayramlar diye hayıflandığı günler eskilerde kaldı.*Peki ecdadımız*Osmanlı Kurban Bayramı’nı nasıl ifa ederdi? OSMANLI’DA BAYRAM ÖNCESİ
Padişah tarafından* tembihnâmeler yayınlanırdı. konaklarda, evlerde ve saraylarda temizlik başlardı. Tembihnâmelerde ahlak bozacak davranışlardan kaçınılması, alınması gereken*tedbirler, sokakların temizlenmesi gibi maddeler vardı. insanlar ikaz edilir, maddi ve mânevî temizliğe yönlendirilirdi.

Bayram gecesinde mahalle bekçileri sabaha karşı davullarını ahenkle tokmaklarken mâni söylerdi.*Osmanlı devrinden bir mani örneği…
Bu sabahın yazına,*Kalkın Hakk’ın niyazına,
Abdest alın ey komşular Bayram, sabah namazına.”
Osmanlıda Kurban sevinci, Arefe günü atılan top atışlarıyla başlar, son günün ikindi vaktinde atılan top atışlarıyla biterdi. Bayram namazının yaklaşmasıyla ev ahalisi bayramlıklarını giyerek en yakındaki camiye gider Hanımlar bayram dönüşü ailecek kahvaltı yapmanın heyecanıyla bayramlıklarını giyinmiş kahvaltı sofrasını hazırlardı. Bayramda mutlaka ailece konu, komşu kabristan ziyaretleri yapardı. ÇOCUKLARA*“ARİFE ÇİÇEĞİ”*DENİRDİ

Bayram boyunca caddelerde, mahallelerde bir sürü*“Arife Çiçeği”*olurdu. Çocuklara*“Arife Çiçekleri”*denirdi nedeni ise çocukların bayram gününü beklemeden Arife gününden bayramlık kıyafetlerini giyip dışarı çıkmalarıdır.Bayram tebrik merasimleri 19. yüzyılın ortalarına kadar Topkapı Sarayı’nda, 1867’li yıllarda Dolmabahçe Sarayı’nda, Sultan Abdülhamid devrinde ise Yıldız Sarayı’nda yapıldı. Bayram namazı kılınacak camiyi padişah seçerdi. Devlet erkânı,*bayram namazını çoğunlukla Ayasofya ve Sultanahmet Camisi’nde kılardı. PADİŞAHLAR İÇİN Saya Ocağı” adı verilen koçlar yetiştirilirdi. Padişaha sunulacak kurbanların beslenmesi, yetiştirilmesi ve kesimleriyle saya neferleri ilgilenirdi. Padişah, Hırka-i Saadet Dairesi’nde hazır bekleyen yaklaşık*40 kurbanlığın bulunduğu yere gider ve kendisi için hususi olarak hazırlanan kurbanlardan birini seçerek büyük bir merasimle ilk kurbanı kendisi keserdi. kurbanlar ilim*talebelerine medreselere dul ve*kimsesiz kadınlara, bekçilere, tulumbacılara ve ihtiyaç sahibi kimselere dağıtılırdı.

Subay ve memurlara bayram hediyesi olarak birer maaş ikramiye; zaptiyelere yeni fes ve püskül bunların temini için para verilirdi. İstanbul’un büyük camilerinde cemaate iftariye adı verilen hediyeler, şeker, helva ve lokum dağıtılırdı. Cezalarının üçte ikisini çeken mahkûmlar bayram vesilesiyle affedilirdi.Cezaevindeki mahkûmlara helva dağıtılırdı. EVLERDE “TURUNÇ REÇELİ” BULUNURDU Kanlı etin yenmesi dinimizce caiz olmadığından kurban eti hemen yenilmezdi. Kurban eti kendi aile efradına, fakirlere ve eş-dosta dağıtmak üzere üçe taksim edilirdi. Kurban bayramında bolca tüketilen et, sindirim sistemini bozduğundan imkânı olan her hâne, vücudu dengelediği için*“Turunç Reçeli”*bulundururdu. Zenginlerin hanımına, çocuklarına, yakın akrabalarına,*vefat etmiş yakınları adına gücü yetmeyip kurban kesemeyen komşularına kurbanlık hediye etme âdeti vardı.


Kaynak ensonhaber.com Osmanlı’da Kurban


Kurban bayramına sayılı günler kala, gözümüz gelenek görenek; örf adet arıyor değil. tezek kokuları bayram indirimleri ya da memleket ziyaretleriyle bayram coşkusu canlı duruyor. Peki Osmanlı’da yaşanan Kurban bayramının adetleri nelerdi? nasıl bir telaş yaşanırdı? Padişaha özel hazırlanan koçları duymuş muydunuz?
BAYRAM TEMBİHNAMESİ Osmanlı’da Kurban bayramı hazırlıkları Arife gününden değil, bir sene önce başlardı. bayram hazırlığı yapılırdı. kesilecek kurbanların bakımı için uzun süreli bir bakım söz konusuydu. Osmanlı tebaasına bayram anlatılır, halk bilgilendirilirdi.Padişah Tembihname’si tüm haneye girer, hazırlıklar bu bildiriyle yapılırdı. Bayram temizliği, kurbanlığın alımı, zekatı ve kesimi tek tek bildirilirdi.

Bayramlarda toplum ahlakına işaret edilirdi. Çeşmeler, sokaklar, konaklar elden geçirilir, haneler çarşı pazar bayrama hazırlanırdı. Borcu olanın borç defteri silinir (zimem defteri), zengin, fakirin açığını kapatırdı. BAYRAM TOP ATIŞIYLA MÜJDELENİRDİ Kurban sevinci, Arife günü top atışlarıyla başlar, son günün ikindi vaktinde top atışlarıyla da biterdi. halk nerede ne yapması gerektiğini çok iyi biliyordu. Camiler taşar, uzun dualar edilir, kapısı açık bırakılan evde büyük sofralarda kahvaltılar hazırlanırdı.*Padişahlar namaz için Ayasofya ve 1617'den sonraSultan Ahmed Camisini tercih edİyordu

PADİŞAHA ÖZEL KOÇ: SAYA OCAĞI Günümüzde kurbanlık büyükbaş tercih edilirken, Osmanlıda genellikle küçükbaş kesiliyordu. padişaha Saya Ocağı” adlı özel koçlar yetiştirilirdi. Padişaha sunulacak kurbanların beslenmesi, yetiştirilmesi kesimleriyle saya neferleri ilgileniyordu. Padişah, yaklaşık*40 kurbanlığın bulunduğu yere gider ve kendisine hususi hazırlanan kurbanı seçerek büyük bir merasimle ilk kurbanı keserdi.Saraydaki kurban kesimi için özellikle Sakız koçu tercih edilirdi. Çünkü çok lezzetli ve padişahın damağına yaraşırdı Kesilen kurbanlar öğrencilere medreselere ve ihtiyacı olan herkese dağıtılırdı.

ALNA KURBAN KANI SÜRMEK ADETTENDİ
Kurbanı keserken beline yeni ipekli futa önlük kuşanan hane sahibine, özel bileylenmiş bıçak verilirdi. törenle kesilen ilk kurbanın ardından*hane sahibi konağa döner iki rekat şükür namazı kıldıktan sonra bayramlaşmaya geçilirdi. İlk kesilen kurbanın kanından evin en küçük çocuğunun alnına sürülmesi ve postunun tekkeye yollanması adetdi.
Kurban eti aileye, fakirlere ve eş-dosta paylaştırılıyordu. Kurban bayramında bolca tüketilen et, sindirimi bozduğundan, vücudu dengelediği için*hanelerde 'Turunç Reçeli' yapılırdı. Mideyi rahatlatması ve sağlığı koruması açısından önemliydi.Kahvaltının ardından bayram ziyaretleri gerçekleşirdi. Herkes büyüğünü tanır, sayardı. mezarlık ziyaretleri şaşmazdı.Padişahın bayramını tebrik edecek olanlar tesbit edilir, huzura çıkacak her isim yerini alırdı.*Bayram dolayısıyla bütün şehirde sarayda da çeşitli eğlenceler düzenlenir, oyunlar oynanırdı. Davul eğlencenin vazgeçilmezlerindendi

Kaynak risalehaber.com

Kurban Bayramında hangi dualar okunur?

Arefe gününü yaşadığımız saatlerde bayram heyecanı arttı. Vacip olan kurban ibadeti 21 Ağustos 2018 Salı günü başlayacak. Bayramın ilk günü yaşanacak. Kurbanlar kesilecek, akrabalar ziyaret edilecek, büyük eli öpülecek. Dinimizce kurban bayramında dua etmek ehemmiyetlidir. milyonlarca vatandaşımız dua arıyor. Peki*Kurban Bayramında hangi dualar okunur?*Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor; “Allah'a kurbanlarınızın ne etleri ulaşır, ne de kanları. Ona ulaşan takvanızdır..." (Hac, 37) Kurban Bayramı boyunca dua etmek, 4 günlük süreden alınacak fazileti katlayacaktır. Bayramı dua ve ibadetle geçirenlerin günahı bağışlanır, amel defteri kabarır.
Allah'ın rızası için kesilen kurbanların yanı sıra,*kurban bayramında okunacak dualar*şöyledir;

Ey rahmeti ile kâinatı kuşatan Rahman ve Rahim olan Allah'ım Şu mübarek Bayramda huzuruna geldik. Lâyıkı ile kul olamayışımızın mahcubiyeti içinde divanına durduk. Şükrümüzü eda edemedik Bizi huzuruna buyur, dua ve niyazlarımızı kabul eyle Allah'ım Ya Rabbi Kıldığımız namazları, “Kurban günlerinde senin katında en sevimli amelimiz olan kurbanlarımızı”, okuduğumuz Kur'anları, indirdiğimiz hatm-i şerifleri, yaptığımız zikirleri, tesbihatı, dua ve niyazları nasihatleri ibadet ve taatlerimizi, hayır ve hasenatımızı, Bayram günü hürmetine en güzel şekliyle kabul eyle Allah'ım mübarek bayram sabahında, yürekten itiraflarımız ve samimi tövbelerimizle sonsuz rahmet ve mağfiretine iltica ediyoruz. Bizi gönüllere şifa, dertlere deva, huzur ve barış kaynağı olan Kur'an'la buluştur Allah'ım!

Bize bahşeylediğin en büyük sermaye olan ömrümüzü rızana uygun geçirmeyi nasip eyle Allah'ım! Bizleri Sana layık bir kul, Habibine layık bir ümmet eyle.Onları cennetinle ve cemalinle müşerref eyle! Ailelerine sabır ve metanet ihsan eyle! Dinimizin, devletimizin, milletimizin bekasını sarsacak belalardan, sıkıntı musibet keder ve terörden bizleri muhafaza eyle Ya Rabbi!
Aziz milletimizi ağır imtihanlardan muhafaza eyle! Fitne ateşiyle bizi tutuşturmak isteyenlere karşı yekvücut tek bilek olmayı milletçe hepimize nasip eyle Allah'ım Bütün acılara rağmen milletimizin hiçbir ferdini haktan, hukuktan, adaletten, merhametten bir an ayırma! Sana inanan aziz milletten yardım ve inayetini, kuvvet ve rahmetini esirgeme Allah'ım!

Bizleri mazlumların, mağdurların umut bağladığı ülkemize ve tarih boyunca canlarını veren şehitlerimizin uğruna canlarını verdikleri yüce değerlere sahip çıkanlardan eyle Allahım!
Ya Rabbi Bizlere anne-babalarımıza hayırlı evlat olmayı nasip eyle Hayatımızı eşlerimize, göz bebeğimiz yavrularımıza karşı görevlerimizi yapabilmeyi ihsan eyle Allah'ım! Onlara sevgi, rahmet, merhamet, şefkat, muhabbet ve ülfetle muamele etmeyi nasip eyle Allah'ım Ailelerimize dirlik, düzenlik ve huzur ihsan eyle Allah'ım
Evlatlarımızı ailelerine, vatanına, milletine hayırlı eyle. Çocuklarımızın kalplerini iman ve Kur'an nuru eyle Allah'ım! mübarek Bayram hürmetine hasta kullarına acil şifalar, borçlu kullarına edalar, dertli kullarına devalar ihsan eyle Allah'ım!

Ya Rabbi mübarek Bayram hürmetine; evimiz ve imtihan dünyamızı savaşlarla, işgallerle, katliamlarla, açlıklarla, inleyen enkaz olmaktan kurtar! Yeryüzü ve tüm mahlukat bize emanet, biz de birbirimize emanetiz. Mazlumlara, gariplere, yetimlere, kimsesizlere sahip çıkmayı; çocukların, kadınların, gençlerin, yaşlıların bütün mahlukatın hak ve hukukunu korumayı bizlere nasip eyle Allah'ım Kırık kalpleri onarmayı; yaralı gönülleri imar etmeyi; haset, kin ve nefretten uzak durmayı; sevgi, merhamet ve kardeşlik köprüleri kurmayı lutfeyle Allah'ım Ya Rabbi Bizleri, günahta ve düşmanlıkta değil; iyilikte ve takvada yardımlaşanlardan eyle! Hak ve hakikatin yolunda olanlardan eyle Allah'ım!

Bizleri, birbirine kin güdenlerden, nefret duyanlardan, buğzedenlerden; fitne çıkaranlardan, gıybet ve iftiraya bulaşanlardan, kul hakkına girenlerden eyleme Allah'ım Bizleri, kendisi için istediğini mümin kardeşi için isteyenlerden, işlerini adalet, hakkaniyet, merhamet ve şefkatle icra edenlerden eyle Allah'ım Ya Rabbi mübarek bayram sabahında günahkâr beden ve gönüllerimizi istiğfar ile arıtmak istiyoruz. nasip eyle Allah'ım! İmanımızı ve ahdimizi tazelemek muradımız. Sen bahşeyle Allah'ım! Kırdığımız kalpleri onarmak, paraladığımız onurları tamir etmek, ihlal ettiğimiz hak sahipleriyle helalleşmek borcumuz. Sen lufteyle Allah'ım!

Allah'ım Rabbimiz! Yalnız Sana güvenip dayandık, Sana yöneldik ve sonunda Senin huzuruna varacağız.” diye yakaran Hz. İbrahim gibi yalvarıyoruz. Huzuruna tertemiz yüzle, hesabını vereceğimiz salih amellerle varmayı nasip eyle Allah'ım Rabbimiz! Peygamberimizin (s.a.s) dilinden düşürmediği dua ile Sana yalvarıyoruz. “Allahümme inneke afüvvün, kerimün, tühıbbül afve fa'fu anna”. “Allah'ım! Sen affedicisin. Sen Kerim'sin. Affetmeyi seversin. Bizleri affeyle Allah'ım!” Allah'ım! Bütün peygamberlerin yaptığı dua ile Sana yöneliyoruz. “Rabbena atina fi'd-dünya haseneh, ve fi'l-ahirati haseneh, ve kına azabe'n-nar.” “Rabbimiz! Bize dünyada Ahiret'te güzellikler ihsan eyle. Bizi cehennem azabından muhafaza eyle.”

Yâ Rabbe'l-Âlemîn,Bizleri zikrinde, şükründe, ibadetinde daim eyle. Bedenlerimize sıhhat ve afiyet ihsan eyle. Ümmet-i Muhammed'e güzel hizmet güç ve kuvvet ihsan eyle. Vefatımız geldiği zaman dilimiz zikrinle meşgulken, alnımız secdede iken, Senin sevdiğin ve razı olduğun bir hal üzereyken ruhumuzu kabzeyle Allah'ım. Ecel şerbetini içeceğimiz son nefesimizde, Kelime-i şahadet ki buyurun,
اشهد ان لَاله الَالله واشهد ان محمدا عبده ورسوله
diyerek, ruhumuzu teslim edebilmeyi, imanlı ve selim bir kalp ile huzuruna çıkmayı nasip eyle Allah'ım. Bizleri cennetinle, cemalinle müşerref eyle Allah'ım. Dualarımızı kabul eyle Allah'ım.


Kaynak dinimizislam.com
*
Kurban ve adak Hazret-i İbrahim ve Kurban

İbrahim aleyhisselam, Allahü teâlâ bir oğul verirse, Allah için kurban edeceğini söyledi. Dileği hasıl olunca, sözünü yerine getirmesi rüyada bildirildi.
Hazret-i İbrahim, sözünde durup oğlunu kurban etmek istedi. Cenab-ı Hak,*ibrahim, rüyasına sadakat gösterdi. Elbette bu imtihandı. Oğluna karşılık ona büyük bir kurbanlık koç verdik. İhsan sahiplerini böyle mükafatlandırırız buyurdu.
Hazret-i İbrahim, Nemrud tarafından ateşe atıldığında canı ile, Hz İsmaili kurban etmesi emredildiğinde evladı ile, sürülerini bağışlamakla da malı ile imtihan edildi. Üç imtihanı da kazandı. Kur'an-ı kerimde,*Sözünün eri İbrahim*diye övüldü. (Necm 37)

Sözünde durmak büyük fazilettir. Kur'an-ı kerimde, sözünde duranlar övülmektedir:Müminler içinde Allah’a verdiği sözde duran nice erler var.Ahzab 23

Elbette İbrahim, sadık bir Peygamberdi İsmail, sözünde sadık resul bir nebi idi. Meryem 54
Hadis-i şerifte buyuruldu kioğruluk iyiliğe, iyilik Cennete götürür. İnsan doğruluk ile Allah indinde, sıddıklardan yazılır.

Hazret-i İbrahim, Cenab-ı Hakkın gönderdiği koçu kurban etti. Peygamber efendimiz, Eshab-ı kirama,*Kurban kesmek, babanız İbrahim’in sünnetidir*buyurdu.

Dinen zengin sayılmayan kimsenin, borcu yoksa, gücü de yeterse, kurban kesmesi çok iyi olur. Hadis-i şerifte,*Bayramda kurban kesmekten daha faziletli bir amel yoktur. Ancak sıla-i rahm bundan müstesnadır buyuruldu.

İbrahim as oğlu İsmailin cemalini görünce, babalık sevgisi ile uyur. Rüyada, oğlunu kurban ederken görür. Hanımına Ey Hacer, gözümün nuru oğlum İsmail’e en iyi elbisesini giydir, onu dost ziyaretine götüreceğim bıçak ve ip getir. Belki Allahü teâlâ bir koyun verir. Diyerek evden çıkar İblis Ey Hacer, İbrahim, İsmail’i kurban etmeye...götürdü Bir baba, oğlunu nasıl kurban eder diyerek vesvese verir Hz hacer tam bir teslimiyetle şu cevabı verir Rabbim Allahü teâlâ emretmişse, Ona bin can feda olsun.

İblis Hz İbrahim’e der ki- Oğlunu kesmene gönlün razı mı? Hz ibrahim cevaplar Ey melun, bil ki, dünya evladım olsa Rabbim hepsini kurban istese, hepsini kurban ederim.Şeytan, Hz İsmaile sorar Ey İsmail, baban, seni kesecek. Hz ismail cevaplar
Eğer Allahü teâlâ emretmişse, bin canım dosta feda olsun. Babacığım emredileni yap beni sabredicilerden bulacaksın. El ve ayaklarımı bağla
Belki gırtlağım hançerine dayanamaz, elimi, ayağımı oynatır da seni üzerim.

İblisin vesvesesi bitmeyince Hz İsmail, babasına der ki: Ona taş at, uzaklaşsın. Taş atıp Mina’ya gelince, Hz İbrahim oğluna der ki yavrum, başımızda bela var. niçin had cezasına müstahak oldun?Babacığım kan kokusu geliyor. Oğlum, seni boğazladığımı görüyorum. Ne dersin? (Saffat 102)
Babacığım, emredileni yap, inşaallah beni sabredici bulacaksın. Başımı vermek bir an sürer. Ama kendi elinle oğlunu kurban etmek, gönlüne zor ve ağır gelebilir.

Hz ismailin kesilirken hz ibrahime seslenir babacığım kendi elinle oğlunu kurban etmek, gönle zor ve ağır gelebilir. Sen emredileni yap Ellerimi ve ayaklarımı sıkı bağlaki gırtlağım hançerine dayanamaz, el ayak oynatır da seni üzerim.
Beni yüzü koyun yatır, yüzümü görme, belki coşarım da, babalık sevgin harekete gelir, ikimiz de, emri yerine getirmekte kusur ederiz. Annemi teselli et iyilikte bulun. Ve melekler ağlar.

Babası hz ibrahim bıçağı oğlu hz ismailin boğazına koyunca güler. Hz ibrahim seslenir Yavrucuğum, bu halde niçin gülüyorsun hz ismail cevaplar
bıçakta Besmele yazılı, dostun ismi yazılı olan bıçak, nasıl keser? Hazret-i İbrahim, olanca kuvveti ile bıçağı çakar, ancak bıçak kesmez. Bıçak Allahü teâlânın emriyle dile gelip der ki niçin kızıyorsun? Sana kes diye emreden, bana da kesme diye emrediyor.

Hz ibrahim oğlu ismail as ı keserken şu lütuf erişti:
Ey İbrahim, rüyana sadakat gösterdin. Güzel amel işleyeni mükafatlandırırız. Bu imtihandı. Oğluna karşılık kurbanlık koç verdik Hz İbrahim gökten inen koçu yakalayınca, oğlunun ölümden kurtaran dost oğlunun bağlarını çözdü. Hz ibrahim oğlum, dua et, Allahü teâlâ kabul eder. Diyince Hazret-i İsmail Ya Rabbi, Kıyamette, müminlere mağfiret eyle diye dua etti müminleri mağfiret ve bağışlanma müjdesi geldi.

Kurbanın hz İshak olduğu, Yahudilerin uydurma Tevratında bildirilmektedir.Tevratın bozuk olduğu Kur’ân-ı kerim de haber verilir. âyet-i kerimelerde kurban edilenin İsmail as dır İbrahim as a önce İsmail as sonra İshak as ihsan edilmiştir Hz Ömer zamanında Yahudi hahama kurban edilenin İsmail mi, yoksa İshak mi diye Sorulur Haham şu cevabı verir Ya halife, Yahudiler, hz İsmail’in kurban olduğunu bilirler. Fakat İsmail as hz Muhammedin ceddi olduğu için, kendi cedleri İshak as ın kurban olduğunu söylüyorlar,

hz ibrahim Ya Rabbi iyi bir oğul ver diyince Ona uysal bir oğlan müjdelendi Çocuk, büyüyünce, İbrahim as oğulcuğum Rüyada seni boğazladığımı görüyorum. dedi oğul Babacığım emredileni yap diyerek Allaha teslim oldu, İbrahim as ın Bıçağı çocuğunu kesmedi. Hz İbrahim Rüyaya sadıktı kurbanlık bir koçla mükafatlandırıldı Ona iyilerden İshak Peygamber müjdelendi Onların soylarından iyi olanlar ve nefsine zulmedenler de vardı .

”İbni Âbidîn hazretleri buyuruyor ki:“Müslümanların lüzumsuz konuşması uygun değildir. İsmail mi İshak mı üstündür? Kurban edilen hangisidir? Hazret-i Aişe mi yoksa hazret-i Fatıma mı, diye sormamalıdır. Bunları öğrenmek lazım değildir. Allahü teâlâ bu gibi şeyleri öğrenmeyi emretmedi.”



Kaynak sabah.com.tr nihat hatipoğlu yazıları


Hz. İsmail'i kurban ettirmemek

Saffat süresinde bir kıssa anlatılır her Kuran hikâyesi gibi sarsıcıdır Bir baba ile oğlunun ürperten, hikâyesidir. Hz. İbrahim 86 yaşındadır çocuğu olmayınca davasını devam ettirecek bir evlat arzu eder. Allaha adak adar Yüce Rabbimiz, Hacer validemizden bir erkek çocuk nasip eder. Ve İsmail ismi verilir. Hz. İbrahime rüyasında adağı vahyedilir. Hz. İbrahim çaresizce Hz. İsmail'in yaşadığı Mekke'ye gelir. Niyeti evladını kurban etmektir. Ne kadar zor, ne kadar çetin bir imtihan Peygamberlerin imtihanı da büyük olur

şeytan Hz. Hacer'e, kocan oğlunu kesecek"
Hz. İbrahim'e insan oğlunu keser mi" Hz. İsmail'e baban seni kesmeye götürüyor" der. üçü de şeytanı kovalar ve "Allah'ın hükmüne razı olduk" derler ve hz ibrahim Mina-Müzdelifeye gelince der ki Oğulcağızım rüyamda seni kurban ediyorum. teslim olacak mısın?" Bir baba için bunu söylemek zor ve ağırdır. Hz. İbrahim Rabbinin emrini iletmekte tereddüt etmez. Oğlu Hz. İsmail tam bir teslimiyetle cevap verir: "Babacığım emri yap İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.

Hz ismail kurban edilmek istenince şu cevabı verir
direnip tartışmayacağım. ne ile emredildiysen yap. Diyerek Allah'a teslim olur ve Babacığım. Kollarımı bağla. Gömleğimi soy kana bulanmasın. Annem dayanamaz. Hz. İbrahim oğlu İsmail'i Kurban edecektir. ama Rabbim bıçaktan kesebilme kudretini kaldırmıştır. Yüce Allah**kesme" diyor. Hangi bıçak kesebilir ki.Yüce Allah yakma derse hangi ateş Hz. İbrahim'i yakabilir ki. Güç onun, kudret onun, Kimin haddine söz söylemek,

Hz ibrahim oğlunu kurban etmekle büyük bir sınava tabi tutulmuştur Büyük bir kurban ile yarası sarılmıştır Hz. İbrahim kararlılık ve fedakârlığını, Hz. İsmail ise tam bir teslimiyetle rabbinin sınavını geçmiştir Yüce Allah bu büyük sınav sonucunda Hz. İsmail'i kestirmemiş Yüce Allah engin rahmetiyle babayı ağır imtihandan çıkarmış Lütfetmiş. Evladının kanına babanın elini bulaştırmamış Rabbe teslim olan çocuğa peygamberlik vermiş hz ismaili ve Hz. Muhammed'in dedesi yapmıştır Fedakâr babayı, tevekkül eden evladı konuşan bizler ne yazık ki "Merhametli Allah'ı" ne az konuşuyoruz. sahip olduklarımızın O'nun dokunuşunun eseri olduğunu göz ardı ediyoruz.

Rabbi hakkıyla bilmeden Rabbin nimetini nasıl takdir edebiliriz Yüce Rabbe teslim olmadan ne Halil olan Hz. İbrahim'i ne de Halim olan Hz. İsmail'i anlayamayız Kurbanı keserken Hz. Peygamber (s.a.v.) hicretin ikinci yılından itibaren buyurdu. Ki "Bu babanız Hz. İbrahim'in sünneti dir." Bu nedenle de Kurban Bayramı'nda kurban vacip veya müekked güçlü sünnet kabul edilmiştir. Usulüne uygun hayvanlara eziyet etmeden, Kurbanı kesmek her Müslüman için ibadettir. ihmal etmemek lazım. Rabbim kurbanlarınızı makbul etsin niyetinizi Allah için eylesin. Zira kesilen kurbanın eti ve kanı değil ancak takva dolu niyetleriniz Yüce Allah'a çıkar.

Bize neler oluyor?Gazeteleri okuyor musunuz? Haberleri izliyor musunuz? Twitter'ı takip ediyor musunuz? Bütün bunlardan sonra siz de benim gibi ürpererek "Bize neler oluyor" diyor musunuz? Demiyorsanız lütfen yazdıklarıma göz gezdirin.*
9 yaşındaki kız annesiyle beraber yaşayan kişi tarafından işkence edildi ve dövüldü. Küçük kızın beyin ölümü gerçekleşti. Organları bağışlandı. Küçük kızın ellerinde sigara yanıkları varmış.*
İşyeri çalıştıran genç dövüldü. Hastaneye kaldırıldı. Kalabalık bir grubun dövdüğü genç hastanede öldü.*Bir genç ve yanındaki kadın tarandı. Hayatlarını kaybetti*Sevgilisiyle bir olup kocasını kesti.*Karısını döverek öldürdü. Buna benzer binlerce haber. Her gün her mahallede facia.

Twitter'da kutuplaşma vicdanı ve sağduyu şaşırtacak kadar keskin. Biri "Herkese merhaba" diyor. Ötekiler "Ne istiyorsun, derdin ne, hayrola, nereden esti, bir şey mi istedin" diye cevap veriyor.
Biri "idam edilenleri rahmetle hatırlayalım" diyor, ötekiler; "şu günahını ne yapacaksın, ya hatasını" diye cyazıyor. Siz "idam kötüdür" diyorsunuz öteki günahından bahsediyor. Hani "dinime sataşan Müslüman olsa" dersiniz ya sanki kendisinin günahı yokmuş gibi.İnsanların kusur ve günahını sorgulayanlara bakın, günahı ve kusuru inanın herkesten daha çoktur.Haramdan kazanma, yağcılık, tahammülsüzlük, rantçılık, benmerkezcilik ve ne kadar "Kabahatli ruh hali" varsa hepsi zirve yapıyor. Lütfen vicdan. İman... Ahlak... Hassasiyet... Merhamet... Ahret ve hesap duygusu.

Herkes etrafıyla hesaplaşsın. İnanınız ki. Biz bu değiliz. olmamalıyız.Cahiliye çağı Arapları kız çocuklarını diri diri gömüyor Nemrut, Hz. İbrahim'i yakmaya çalışıyordu. Hz. Musanın firavunu erkek çocukları kesiyordu. Sodom ve Gomore çarpık ilişkiler içindeydi. Lut'un (a.s.) kavmi cinsel sapkınlık ve azgınlık içindeydi.Nuh ve Şuayib peygamberin kavmi ve azgın olanları ticarette haksızlık ediyor. Zulmediyor puta tapıyorlardı. saydığım günahlardan sadece birisi bile helaka sebep oluyor yok ediliyor Cezalandırılıyorlardı.
Gazeteleri okuyun. Çevreye bakın. İnterneti kurcalayın. Dünyayı gözleyin. İnanınız diğer milletleri yok eden günahların hepsi bizde mevcut. Hem de en modern ve örtülü halde.

Saffat Suresi 100-113. Ayet meali

Rabbim! Bana sâlihlerden bir evlat ver" dedi.
biz onu uslu bir oğul ile müjdeledik.

Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: "Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; ne dersin" dedi. O da Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. beni sabredenlerden bulursun, dedi.

Her ikisi de teslim olup alnı üzerine yatırınca:
Biz Ey İbrahim!" diye seslendik. Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri mükâfatlandırırız.
Bu, imtihandır. oğluna bedel büyük bir kurban verdik.

Geriden gelecekler arasında ona nam bıraktık:
Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.o, bizim mümin kullarımızdandır.

Sâlihlerden bir peygamber olarak O'na İshak'ı müjdeledik.Kendisini ve İshak'ı mübarek kutlu ve bereketli eyledik. her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kötülük edenler de olacak.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.08.2018   #144
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.277
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mübarek günler ve geceler

Kaynak yenişafak.com

İlk kurban Habil'in koçuydu

Hâbil ile Kâbil, Allahü Teâlâ'ya kurban sundular. Kimin kurbanı kabul olunursa İklimya ile evlenecekti. Hayvancılıkla uğraşan Habil bir koç, ziraatle uğraşan Kabil ise çürük meyveleri dağ başına bıraktı. Hz Adem ile Hz Havva'nın 20 ikiz ve 1 tek olmak üzere toplam 41 çocukları oldu. '41 kere maşallah' sözü ihtimal ki oradan geliyor rivayete göre 40 çocukları vardı yeryüzündeki ilk âile 42 kişiden oluşuyordu. Çocuklar hep 1 erkek ve 1 kız olmak üzere ikiz doğuyordu Tek olan çocuk, ikinci peygamber Hz. Şit'tir. ikiz çocuklardan sâdece dördünü biliyoruz: Şit, Hâbil, Kâbil ve İklimya. Hâbil ve Kâbil'i duymayan yoktur. Birisi ilk şehid, diğeri ilk kâtil. İklimya ise, kendisi yüzünden kan dökülen kız. Yani yeryüzünde ilk kan bir kız yüzünden dökülmüştü. Daha da kötüsü fâciada cinâyete sebep olanın da, kâtilin de, maktulün de öz kardeş olmaları. Kardeş kardeşi öldürmüştü bir kız için ve bu tür cinâyetler sürüp gitti

Rivâyetlere göre Kâbil'in, kardeşini öldürdüğü yer, Suriye'nin başkenti Şam Kasion Dağı'dır. yeryüzünde ilk kan Suriye'de dökülmüştü Hâdisenin başlangıcı ise şöyledir Hz Adem, 1 kız 1 erkek doğan ikiz çocuklarını çaprazlama evlendiriyordu. Yani bir sonraki kardeşiyle. Böylece ikiz kardeşleriyle evlenmemiş oluyordu Kâbil'in ikiz kardeşi İklimya ile Hâbil evlenecekti. Fakat Kâbil itiraz etti. İklimya ile kendisi evlenmek istiyordu. babasına isyan etti. Baba peygamber Hz Adem, kendisine baş kaldırılınca hakemliği Yüce Allah'a bırakmayı teklif etti evlatlarına.yapılacak şey Allah'a kurban sunmalarıydı. Kimin kurbanı kabul olunursa İklimya ile evlenecekti. Teklifi, her iki evlat da kabul eddi.KURBAN EN SEVDİĞİN ŞEYDEN OLMALI

O zamanlar kurban, hayvanın boğazlanması değil de, çok sevdiğinden fedâkarlık yapıp onu Allah'a sunmak üzere bir dağa bırakmak şeklindeydi. Ertesi gün gelip bakarlar, kimin kurbanı yoksa o kurbanın gökyüzüne kaldırıldığına inanılırdı. Kabil ziraatçi, Habil ise hayvancılıkla uğraşırdı kendilerine uygun kurban sundular yaratıcıya. Hâbil, en güzel koçu getirdi Kâbil ise çürük meyveleri seçti. Aklınca, Allahın yiyeceğe ihtiyacı yoktu, kâinâtın sâhibi yüce yaratıcıya lâyık gördüğü kurban ortadaydı Üç-beş çürük meyve.
Ertesi gün kurban sundukları tepeye geldiler, Kâbil'in kurbanı olan çürük meyveler yerli yerindeydi Hâbil'in kurbanı kınalı koçun ise kabul olundu. Kâbil, peygamber babasından sonra Allahü Teâlâ'nın da hakemliğine râzı olmadı ve kardeşini öldürmeye karar verdi. bunu kardeşine haykırdı. Hâbil'in verdiği cevap, olgunluğunu gösteriyordu Sen beni öldürürsen, ben sana karşılık vermem senin gibi olmam. Alemlerin rabbi Allah'tan korkarım. Sen benim günahımı da yüklenip cehennem ehlinden olacaksın. Zâlimlerin cezâsı işte budur. (Mâide-28)

bir gün ölüm, Hâbil'i uykuda yakaladı. Bu son uykusuydu. Öfkeli bir gölge belirdi Evleneceği kızı elinden almak için canını almaya gelmiş kardeşinin gölgesi. Yeryüzünün ilk kâtili Kâbil, yerden bulduğu taşla kardeşinin başını ezerek öldürdü Allah'a kurban için üç-beş meyveye kıyamayan Kâbil, şimdi bir kız için kardeşine kıymıştı.asırlar sonra oğlu İsmail'i kurban etmek üzere Mekke'deki Sebir Dağı'na getiren Hz İbrahim, gökten inen Hâbil'in koçunu kurban etmişti oğlu İsmail'in yerine. Hz. İsmail'e inen koç, bu dağa indirilmişti. İsmail'i kurtaran koç İsmail'in kurbanı olan koçtu. kurban, insanı kurtarıyor. Habil'in koçu gökten indirildi
Habil Suriye'de öldürüldü Rivayete göre Kabil'in kardeşini öldürdüğü yer Suriye'nin başkenti Şam Kasion Dağı'dır.


Hayrettin Karaman : Kurbanın tarihçesi hükümleri

Allah Teâlâ varlıkları kendisine kulluk etsinler diye yaratmıştır. Kulun vasfı sahibine teslimiyetidir. sahibinin rızasını tereddütsüz tercih etmesidir. Kullukta pazarlık, “şu kadar bu kadar hesabı olmaz; Rabbi kuluna neyi vermiş ise razı olur, ondan neyi isterse derhal îfâ eder…Allah'ın rızasına nail olmuş ve O'nun dostu hâlîli olma şerefini kazanmış bir kul örneği olarak Rabbimiz Hz. İbrâhîm'i takdim ediyor ve onun teslimiyetini anlatıyor: Hz ibrahim Rabbim! iyi bir evlat ver diyince kendisine akıllı ve edepli bir erkek çocuğu müjdeledik.*Çocuk, babasıyla iş tutacak yaşa gelince babası Yavrucuğum, dedi, rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; ne diyeceksin?”oğul Dedi ki: “Babacığım! buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.

Her ikisi de*ilâhî buyruğa *teslim olunca ve babası onu yüz üstü yatırdı“Ey İbrâhim” diye seslendik rüyanı gerçekleştirmiş oldun.” İşte iyileri böyle ödüllendiririz.Bu, kesinlikle imtihandı Biz,*oğluna bedel olarak ona değerli bir kurbanlık verdik.Onun hakkında, “İbrâhim'e selâm olsun!” ifadesini devam ettirdik. Evet, iyileri ödüllendiririz.*Çünkü o mümin kullarımızdandı*(Sâffât: 100-111). Hz. İbrâhim, rüyasında aldığı ilâhî buyruğu gerçekleştirmek üzereyken, bu tutumuyla Allah tarafından sınavını kazandığı için Allah Teâlâ, Cebrâil aracılığıyla iri bir koç göndererek oğlunun yerine bunu kurban etmesini istemiş, İbrâhim as de öyle yapmıştır.

İbrâhim (a.s.), yakılmayı göze alacak derecede tehlikelere göğüs gererek putperestlere karşı mücadele verdiği gibi evladını kurban buyruğuna tereddütsüz boyun eğmiş; büyük özveriye karşı Yüce Allah onun ateşte yanmasını önlemiş hem de oğlunu ona bağışlamıştır. Rivayetlere göre Hz. İbrâhîm oğlunu kurban etmek üzere Minâ'ya götürürken şeytan, insan suretinde çocuğun yanına gelmiş ve ona babasının niyetini açıklayarak isyan etmesini istemiş, çocuk ise şeytana kanmamış, onu yanından uzaklaştırmak için taşlamıştır. hac ibadetindeki şeytan taşlamanın böyle bir tarihi ve manası vardır. Terviye ve Arafe günlerinin, sa'yin ve kurbanın da yine Hz. İbrâhîm ve ailesinin kulluk hayatlarından iz taşıdığı bilinmektedir.

Hz. İbrâhîm Allah'ı sevdiğini söylerken çocuğuna sevgi ile bakmış, Allah kendine mahsus sevginin paylaşılmasına razı olmadığı için büyük imtihanı uygulamış, sonunda Hz. İbrâhîm Rabbine olan sevgisinin ortaksız olduğunu isbat etmiştir
İslam'daki kurban ibadeti ayetlere hadis ve sünnete dayanmaktadır. Ebu Hanîfeye göre seferî olmayan ve maddi durumu müsait olan müminlerin kurban kesmeleri vacibdir.kuvvetli sünnetlerdendir.kurban kesmek yada bedelini yoksullara vermek uygundur

Kurban

Kurban sözlük anlamı olarak yaklaşmak, yakınlık, Allah Teâlâ Hazretlerine manevi yakınlığa sebep olan şey demektir. Terim anlamında ise, Kurban Bayramı günlerinde Allah Teâlâ’ya yaklaşmak maksadıyla kesilen ve belirli şartları taşıyan hayvan adıdır. genel anlamda Allah’a yaklaşmak için kesilen kurban, verilen sadaka ve benzeri şeylerdir Türkçe’de kurban, dinin buyruğunu veya adağı yerine getirmek için kesilen hayvandır deyim olarak feda etmektir Kurban, Allah Teâlâ’ya yaklaşmak maksadıyla yapılan ameldir. İnsan, psikolojik olarak kendine, ailesine, akrabasına, komşularına, arkadaşlarına yakın olmayı ister. insanların birbirlerine yaklaşmak için gerçekleştirdiği faaliyetler, Allah Teâlâ’ya yaklaşmak için birer basamaktır. Ancak bütün bunları yaparken en büyük ve üstün yakınlığın Allah’a olan bağlılık olduğu unutulmamalıdır.

Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Âdem’in iki oğlunun Allah Teâlâ’ya kurban takdim ettiklerinden söz edilir Ey Muhammed Onlara, Âdem’in iki oğlunu oku. Hani ikisi de kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.” (Mâide, 5/27) Âyetteki gibi Allah Teâlâ, muttakilerin Allah’ın emirlerini yapıp yasakdan kaçınanların ve O’na saygı duyanların kurbanını kabul etmektedir. O’nun rızasını elde etmek için kesilen kurbanlar Allah katında makbuldür. Kurban ya da amellerin kabul olmasının kuralı muttaki olmaktır.

Kurban, sadece dış görünüşü ile değerlendirilmemelidir. Allah Teâlâ her şeyden münezzehtir. O, Kurbana muhtaç değildir. O’nun, kulunun ibadetine, yalvarış ve yakarışına, zikir ve tefekkürüne ihtiyacı yoktur. bunlara ihtiyacı olan kuldur. mümin, kurban kesmekle Allah’a olan bağlılığını ifade etmiş ve O’na olan saygısını ortaya koymuş olur. Kurban ibadetini takvâ, Allah’tan korkma ve O’na olan saygı teşkil eder. şöyle buyrulmaktadır: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. O’na sadece takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız diye O, hayvanları sizin istifadenize verdi” (Hac, 22/37)KURBAN KESMEK HER ÜMMETE MEŞRU KILINMIŞTIR

Biz her ümmete Allah’ın adını ansınlar diye kurban kesmeyi meşrû kıldık…” (Hac, 22/34) âyeti, insanlık tarihi boyunca ilahî dinlerin hepsinde kurban uygulaması vardır “Rabbin için namaz kıl kurban kes” (Kevser, 108/2) ilâhî fermanı ile de ümmeti-i Muhammed’e kurban meşru kılınmıştır. Kurban, peygamberlerin sünnetidir Ashâb-ı kirâm, kurban kesilmesinin hikmetini Peygamber (s.a.v)’e sorduklarında Hz. Peygamber “Bu, babanız İbrahim (a.s)’ın sünnetidir” buyurmuştur. Demek ki, kurban peygamberlerin yaptıkları bir ibadettir.
KURBAN KESMEK TESLİMİYETİN BİR İFADESİDİR
kurban kesme şartlarına haiz olan müminlerin bu görevi icra etmeleri, onların imanlarının alameti ve Allah’a bağlılıklarının ve teslimiyetlerinin bir tezahürüdür.

mümin, Allah’ın emri karşısında “semi’nâ ve eta’nâ/işittik”, itaat ettik ve teslim olduk şeklinde tereddütsüz bağlılığını gösterir. Kurbanı böyle anlamak gerekir. Kurban ibadetinde gevşeklik
Ve zafiyet göstermek müminliğe yakışmaz. Her mümin Kurban konusunda İbrahim (a.s)’ın teslimiyetini örnek almalıdır. Kur’an onun ve oğlunun bu teslimiyetini haber vermekte ve örnek alınmasını istemektedir. “Ey Rabbim! Bana salihlerden bir çocuk bağışla. Biz ona, uysal bir oğul müjdeledik. Çocuk yürüyecek yaşa gelince İbrahim Yavrum, rüyamda seni boğazladığımı gördüm. ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğunu yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi. Nihayet ikisi de teslim olup/Allah’ın emrine boyun eğip, İbrahim onu yüz üstü yere yatırınca, şöyle seslendik: “Ey İbrahim!” rüyanı yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları mükâfatlandırırız. “Şüphesiz bu imtihandır.” Biz, İbrahim’e büyük bir kurbanlık vererek onu İsmail’i kurtardık. (Sâffât, 37/100-107)

kurban, bir boyun eğişin, Allah’ın emrine teslim oluşun bir ifadesidir. sadakatin göstergesidir. sınavdır. Allah’tan gelen büyük vaade kavuşmak ve teselli olmaktır. Kurban bu duygularla kesilir ve hedefine erişir ve İbrahîmî bir tefekkürle Allah’a adanışın zirvesine ulaşılır. Kurban, yoksulları, garipleri ve muhtaçları sevindiren, akraba ve komşular arasındaki irtibatı ve sıla-ı rahmi temin eden bir ibadettir. Bu sebeple daha fazla imkâna sahip olanlara kurbanlarını büyük hayvanlardan seçmelerini Hz. Peygamberimiz tavsiye etmiştir: “Kurbanlarınızı semiz ve büyük olanlardan kesiniz. Çünkü onlar, Kıyamet günü Sıratta sizin bineğiniz olacaktır.” Peygamber (s.a.v), hali vakti olanlara kurban kesmeyi teşvik etmiş ve şartları tuttuğu halde kesmeyenleri uyarmıştır. “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse, bizim mescitlerimize yaklaşmasın” “Ey insanlar! Her sene, her ev halkına kurban kesmek vâciptir” İnsan, Kurban Bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir amel yapamaz.” gibi hadisler, kurban kesmenin önemine işaret etmektedir.

Hicretin ikinci yılından itibaren kurban kesmeye başlayan Efendimiz, hayatı boyunca kurban kesmeyi terk etmemiştir. Mü’minler, kurban keserlerken Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in Allah yolunda gösterdikleri fedakarlığı ve teslimiyeti hatırlar onların sadakatini, yaşayarak, Hak uğrunda itaate hazır olduklarını gösterirler. Kardeşliğin, dayanışmanın ve paylaşmanın mutluğunu ve güzelliğini yaşarlar. Allah için kesilen kurbanlar, kardeşlik bağını kuvvetlendirir ve birliği canlı tutar. Sosyal adalete katkıda bulunur. Kurbanın et ve derilerinden birçok muhtaç insan istifade eder. Kurban Bayramı, Allah’a yakınlığın zirveye ulaştığı bir zamandır. Mü’minler, yakın ve uzak Müslüman kardeşleriyle maddî ve manevî yakınlaşma yaşarlar.

Kurban kesmek bir ibadet ve Allah’a yakınlaşma vesilesidir Kurbanlığa saygılı olmak, incitmemek ve eziyet etmemek ibadettir onların eti, ve derisi, sakatatları zayi edilmemeli, yenilmeyecek kısımları ulu orta bırakılmamalı toprağa gömülmelidir. Bu şekilde hareket etmek ibadetin bir cüzüdür âyetlerde Kurbanlık hayvanlara hürmet etmenin ve incitmemenin gerekliliğini görmekteyiz:
İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya gerek uzaklardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler ki, kendilerine ait menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde onları kurban ederken Allah’ın adını ansınlar. onlardan siz de yiyin, yoksula fakire yedirin. Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik’i Kâbe’yi tavaf etsinler. Bu böyle. Kim Allah’ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında hayırdır. Haramlığı size okunanların dışında bütün hayvanlar size helâl kılındı. putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.” (Hac, 22/27-30) “Bu böyle. Her kim Allah’ın nişanelerini kurbanlıklarını yüceltirse saygı gösterirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından Allah’a karşı gelmekten sakınmasındandır.” (Hac, 22/32)

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.08.2018   #145
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.277
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Mübarek günler ve geceler

Kaynak islamveihsan.com

ADEM(A.S)’DAN GÜNÜMÜZE KURBAN

Kurban Allah’a yakın olmak. Kulun, malını canını Allah için feda etmeye hazır olmasıdır eder. insanlık tarihi kadar eski ve anlamlı bir ibadettir.
Hz. Âdem’den Hz. İbrahim’e uzanan bir zamanda anlamını bulur kurban. asırlarca ve günümüzde* aynı duygu eşliğinde ilahi yolculuğunu sürdürür ebedi âleme doğru. Hz. Adem ve çocuklarının hayatında “Allah rızasını gözetme”nin ifadesi Hz. İbrahim ile oğlu İsmail’in hayatında“Yüce Kudret’in takdirine razı oluşun ve teslimiyet”in.. kulla Allah arasındaki bağlılığın* işaretidir manevi bir iklim katar hayatımıza..Kurbanın kutsal yolculuğu Hz. Âdem ile başlar. Allah Teala Hz. Âdem’in iki oğlunun kurban ibadetleri hakkında bilgiler vermektedir: Âdem’in iki oğlunu anlat: Hani kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlıktan Yeminle seni öldüreceğim” dedi. Diğeri* kurbanın kabul edilmemesinde ne suçum var? Allah ancak takvâ sahiplerini kabul eder” dedi” (Maide, 5/27).

yeryüzündeki ilk kurban ibadetinde Hz. Âdem’in iki oğlu Hâbil ve Kâbil, Allah’a, bağlılıklarından kurban takdim ederler. Hâbil, kurban için mallarının en iyisini seçer. Kâbil ise en kötü olanı.. Üstelik onu da gönül rızasıyla seçmemiştir Allah Teâla Hâbil’in kurbanını kabul eder; çünkü o, ibadeti gönül hoşnutluğu içinde, Allah’ın rızasıyla yapmıştır. Allah’a yönelmeyen Kâbilinki ise kabul edilmez. Allah “ancak takva sahiplerinin, ve O’nun rızasını gözetenlerin ibadetlerini kabul eder Âdemoğlunun kurban ibadetiyle bir diğer hadiseyse Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’in hayatındadır. Bu hadise, insanoğlunun kurbanla imtihanıdır.

HZ. İSMAİL’İN İMTİHANI KUR’ANDA ANLATILIR?
Bir babadan, oğlunu kurban etmesi istenir. Allah Teala, Hz. İbrahim’den oğlu Hz. İsmail’i kurban etmesini emretmiştir. Allah Teala’nın isteğine Hz. İbrahim ve İsmail, teslimiyet gösterir. Şeytan’ın onca vesvesesine rağmen, ne baba ne oğul emri yerine getirme konusunda en ufak bir şüphe* göstermez. biri evladı, diğeri canı ile imtihan edilen* iki peygamber Yüce Mevla tarafından, selamlarla büyük bir kurbanla mükâfatlandırılır. Hz. İbrahim ve oğlu Hz İsmail Allah’a sonsuz sadakat göstermiş, Allah Teala Hz İbrahim’e, oğlunun yerine kurban iri bir koç hediye etmiştir. ağır imtihan Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılır Biz ona hilim sahibi bir oğul müjdeledik. Babasıyla beraber yürüyecek çağa erişince babası ‘Yavrucuğum, rüyada seni kurban ettiğimi görüyorum; ne dersin?’ dedi. O da cevaben: ‘Babacığım, emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabreden bulursun!’ dedi. Her ikisi de teslim olup, İbrahim, oğlunu alnı üzerine yatırınca: ‘Ey İbrahim, rüyayı gerçekleştirdin. Biz ihsan sahiplerini* mükâfatlandırırız. Bu ağır bir imtihandır.’ oğluna bedel, O’na büyük bir kurban verdik.

Geriden gelecekler arasında ona iyi bir nam bıraktık: ‘İbrahim’e selam olsun’ dedik. biz, ihsan sahiplerini* mükâfatlandırırız. Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandı”(Saffat, 37/101-111).
KURBAN, HZ.İBRAHİM’İN SÜNNETİDİR* kurban, İbrahimî teslimiyet ve İsmailî sabrın en kutsal ifadesidir. Kurban Allah’a bağlılığı ve teslimiyeti ifade ediştir Hz. Peygamber şöyle buyurur:
“Kurban, babanız İbrahîm’in sünnetidir ondan beri devam eden bir ibadettir Hz. Ademle başlayıp Hz İbrahim’e uzanan kurban ibadeti, her dönemde ve* her ümmet için bir ibadet şeklidir ayet-i kerime buyururuyor ki* Biz her ümmete ve her* dine* rızık olarak verdiğimiz hayvanlar üzerine Allah’ın adını anıp kurban kesmeyi vecibe kıldık” (Hâc, 22/34).
*
Kaynak kurbanibadeti.weebly.com

Kurban ile ilgili ayetler

Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer* engellenmiş olursanız size kolay gelen kurbanı gönderin. kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.

İçinizden kim hastalanır veya* rahatsız olursa fidye olarak oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser.

Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi* döndüğünüzde tam on gün oruç tutar. Bu durum ailesi Mescid-i Haramda olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin. (Bakara, 196)

Biz, İbrahim’e büyük bir kurbanlık vererek* İsmail’i kurtardık. (Saffat, 107)

Ey Muhammed sav Onlara, Âdem’in iki oğlunu oku. Hani ikisi kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “And olsun seni* öldüreceğim” demiş Öteki, “Allah, ancak sakınanlardan kabul eder” demişti. (Maide – 27)

Ey iman edenler! İhramda av hayvanı öldürmeyin. Kim kasten öldürürse ceza vardır. ceza Kabe’ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi ve iki adil kimsenin takdiri kurbanlık* veya yoksulları yedirme keffareti yahut onun dengi oruç tutmaktır.

Bu yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. kim bir daha böyle yaparsa, Allah intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. (Maide – 95)

Allah; Kâbe’yi, saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve gerdanlıkları insanlara* ayakta kalma sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa Allah’ın bildiğini* bilmeniz içindir. (Maide – 97)

rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire* yedirin”(Hac – 28)

Sizin için onlarda yararlar vardır. kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik Kâbe’dir. (Hac – 34)

Her ümmete Allah rızık verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldı (Hac – 34)

Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın nişanelerinden kıldık. onlarda hayır vardır. Onları kurban edeceğinizde Allah’ın adını anın. canları çıkınca yeyin,* fakire de yedirin.

Şükredesiniz diye onları hizmetinize verdik.” “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan sizin O’'na* yaptığınız, gösterişten uzak* ibadetinizdir (Hac 36–37)

Biz, İbrahim’e büyük bir kurbanlık vererek* ismail’i kurtardık. (Saffat – 107)

KURBAN İLE İLGİLİ HADİSLER

Resulullah (s.a.v.)* buyurmuştur: “Ademoğlu kurban* gününde Allah katında kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir. kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnaklarıyla gelecektir.

Kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında hemen kabul olunur. kestiğiniz kurbanlardan dolayı sıkıntı değil gönlünüz hoş olsun.”*

Resulullah (s.a.v.) boynuzlu, alaca renkli iki koçu kendi eliyle keserek kurban etti. Besmele çekti, tekbir aldı ve keserken ayağını koçların sağ yanı üzerine koydu.”*

Resulullah (s.a.v.) buyuruyor: “Topal hayvan, tek gözlü hayvan, hastalığı belli olan hayvan, zayıf ve cılız hayvan kurban edilmez.”*

“Resulullah (s.a.v.), Ramazan Bayramı namazına bir şeyler yemeden çıkmazdı. Kurban Bayramı’nda ise, namazdan dönünceye kadar bir şey yemezdi.”

Resululah (s.a.v.) buyurdular ki: “Allah indinde günlerin en büyüğü Kurban Bayramı günüdür. Bunu, fazilette nefr günü teşrik günlerinin ikinci günü takip eder.”*

Rasulullah*sav *kurban günü namazdan sonra şu hutbeyi irad etti ve: Herkim kıldığımız gibi namaz kılar, kurban kestiğimiz gibi kurban keserse şüphesiz o kimse ibadetini yerine getirmiştir!
kim kurbanını namazdan önce kesmiş ise o et için kesilmiş koyundur’*dedi.

Ebu Burde ra Ya Rasulallah! kurbanımı namaza çıkmadan kestim. Onu keserken bu günü yeme ve içme günü bildiğim için acele ettim. etini yedim, aileme ve komşularıma* yedirdim deyince Rasulullah*sav O et için kesilen koyundur’*buyurdu.

Ebu Burde*ra yanımda yaşını doldurmamış bir oğlak var, iki koyunumdan daha hayırlıdır* kurban olarak yeterli midir? dedi. Rasulullah*sav Evet, senin için yeterlidir. Ancak senden sonra hiç kimseye yeterli olmayacaktır!’*buyurdu.”

Kaynak www.fıkıh.info

Kurban bayramdaki sünnetler

Kurban Bayramını idrâk ediyoruz. Bizi bayrama eriştiren Rabbimize sonsuz hamd ü senâ olsun.
Bayramda sünnet-i seniyyeleri hatırlayalım:
Bayrama erken kalkmak, temizlik yapmak, yıkanmak, güzel koku sürünüp, güzel elbiseler giymek, karşılaştığımız Müslümanlara selâm vermek güler yüz göstermek bayramlarını tebrik etmek, ihtiyacı olanlara sadaka vermek sünnettir.
Bayram namazı vâciptir. Bayram namazına giderken ve gelirken tekbir getirmek, ayrı yollardan gidip gelmek sünnettir. Resûlullah sav bayram namazına giderken bir yoldan gider, dönerken başka bir yoldan dönerdi Bayram namazından sonra bayram günleri içinde imkân bulanların kurban kesmesi vâciptir.

Bayram gecelerinde Allah’a ibâdet etmek sünnettir.
Resûlullah sav buyurdular ki: “Kim her iki bayramın da gecesini, Allah’tan sevap umarak ibadetle geçirirse kalplerin öldüğü günde kalbi ölmez.
“Resûlullah sav, ramazan bayramı na bir şey yemeden çıkmazdı. Kurbanda ise, namazdan dönünceye kadar bir şey yemezdi.Kurban etini ev halkıyla* yemek, komşulara ve dostlara yedirmek ve kesmeyenlere dağıtmak sünnettir. “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm kurban ettiği her deveden bir parça etin alınmasını emretti. Toplanan etler bir çömlekte* pişirildi.Sonra Resûl-i Ekrem* ve beraberindekiler etten yediler ve et suyundan içtiler.”

Bu gün, sıla-i rahim yapmak sünnettir. dostumuza ve yakınımıza ulaşalım, akrabalarımızla gönül bağımızı tazeleyelim, Mü’minlerle tebrikleşelim, birbirimize “Äžaferallahu lenâ ve leküm= Allah sizi de bizi de bağışlasın!” veya “Takabbelallahu minnâ ve minküm= Allah Teâlâ bizden ve sizden kabul buyursun!” diye duâ edelim, komşularımızla kaynaşalım, bütünleşelim. Büyük ve yaşlılarımızı ziyaret edelim, annemizin, babamızın ellerini öpelim, gönüllerini alalım. Küçüklerimize* en nadide şefkatle gülücükler dağıtalım. Onları sevelim, sevindirelim.Dostlarımıza gidelim, hal ve hatır soralım; dostlarımızı kabul edelim ikrâmda bulunalım.Ne kadar uzak olurlarsa olsunlar; ne modern iletişim çağındayız; sevenlerimizi, sevdiklerimizi, annemizi, babamızı, yakınlarımızı tebriksiz bırakmayalım.

Bayramlarını tebrik edelim. Mutluluklarını paylaşalım. onlara bir posta* bir telefon kadar bir e-mail kadar, yakınız.Komşularımıza gidelim. Bayramlarını tebrik edelim. Misâfirlerimize ikrâm edelim. Allah Resûlü (asm): “Allah’a ve Âhiret Gününe îman eden komşusuna misâfirine* hısımlarına, akrabalarına, dostlarına, komşularına ve arkadaşlarına ulaşsın, kendisine ulaşanlara müşfik davransın. Allah’a ve Âhiret Gününe îmân eden ya hayır söylesin, veyahut sussun!” buyurur. -Bugün dargınlıklar, kırgınlıklar, küskünlükler* Allah rızası için, sırf Resûlullah aşkı için son bulmalı.
Âdil-i Hakîm varken, Kahhâr-ı Zülcelal’e itimat etmişken, husûmetin, kinin, nefretin, dargınlığın ve kırgınlığın yeri olmamalı Müslüman’ın hayatında.
haklı haksız aramadan, “Sen şöyle demiştin, ben böyle demiştim” krizlerine girmeden, barışmanın ve barış içinde yaşamanın, hayatımızda bir sünnet-i seniyye olduğunu ne bu gün, ne yarın, ne de hiçbir zaman unutmayalım.

Bu gün öfkemizi yutalım; kırılıp gücendiklerimize karşı onurumuzu, gururumuzu düşünmeyelim; haklılığımızı aramayalım. Allah rızası için!… Kucaklaşalım Öfkemizi yenmek, hayatımızda sürekli uygulamamız gereken bir sünnet-i seniyyedir. Hastalarımıza gidelim, kalbimizin en sıcak ilgisini götürelim onlara, Hastaları ziyâret sünnet-i seniyyedir. Fakirleri, yoksulları, kimsesizleri, öksüzleri, yetimleri unutmayalım* Onların sevilmeye, sevindirilmeye, şefkate lâyık bir kalbi, ve gönlü bulunduğunu; imtihan dünyasında onlara kucak açtığımız derecede, muhtaç olduğumuz bir gün, Allah’ın şefkat ve merhametinin bizimle beraber olacağını unutmayalım. Onlara ikrâm etmek, onların gönüllerini almak, ikrâmlarını kabul etmek ve onlarla* bayramlaşmak sünnet-i seniyyedir.

İnsanların acısını acımız; kederini kederimiz; sevincini sevincimiz bilelim. Teşrik tekbirlerini bayram süresince her farz namazının ardından getirmeyi unutmayalım. Teşrik tekbirlerini getirirken, büyük olan Allah’ın nezdinde hepimizin eşit olduğunu; aramızdaki farklılıkların geçici ve imtihana dönük bulunduğunu; bu gün bizden aşağıda bulunanların yerinde bizim de bulunabileceğimizi; Allah katında üstünlük vasfının ancak “takv┠ile sağlanabileceğini; başka türlü üstünlüğün söz konusu olmadığını; takvânın* insanlara tevazû ile yaklaşmaktan başladığını aklımızdan çıkarmayalım.mübârek günlerde, Müslüman’lara yoğunlaşan fitnelerin, fesatların ve kan kokan oyunların bozulması için Allah’a duâ edelim. Duâdan başka gücümüz var mı?
Allah, Müslüman katliâmı yapılmasına izin ve fırsat vermesin. .Allah, Müslüman katliâmından zenginlik, servet, ikbal, makam, mevkî, şöhret, mülk ve itibar umanların tuzaklarını, hîlelerini, güçlerini ve kuvvetlerini başlarına geçirsin. Âmîn.
Mübarek bayram âlem-i İslâm’ın huzuru, sükûnu, fitnelerden uzak kalışı ve insanlığın barışı için hayırlara vesîle olmasını niyaz edelim.
Bayramınızı tebrik ederim.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayırlı günler Rabia DuaLar 1 27.09.2014 13:25
Hayırlı günler Rabia Tanışma-SeLamlasma BöLümü 0 21.04.2014 19:17
Mübârek aylar, günler ve geceler TuRKuaZ Mubarek Geceler 0 16.12.2012 21:14
Bayram günlerinde oruç tutulur mu, bu günler kaç gündür? HiCReT Soru Ve Cevaplar 0 15.12.2012 14:54
Güzel Günler Gördüm Rüyamda TuRKuaZ SiirLer 0 10.12.2012 05:37


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları