Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Naatlar [sav] adına yazılan ŞiirLer

Vavın vuslatına yürüsün Sevgili


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Naatlar [sav] adına yazılan ŞiirLer - kategorisi altındaki Vavın vuslatına yürüsün Sevgili isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 04.03.2013   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Post Vavın vuslatına yürüsün Sevgili

Vav Vuslatıyla Yürüyen Sevgili


İş bu yazı, Kalemin dirilişi ve

Hz. Zekeriya Peygambere kanlı gözyaşları
içinde yürüyüşünün yorumudur



Ey Vav Vuslatıyla Yürüyen Sevgili,

Kün kaleminin ucundaki zerrelerle yazılmıştı kâinat... Galaksilerin kavislerinden, kelebeklerin kanatlarına kadar aynı mühür vurulmuştuVav Sen, kalbinin gözbebeğinden, göğün göğsüne bir elif misali çekilen servi endamlı Hak peygamberi... Süleyman Mabedi'nin güvercin bakışlı küçük hizmetkârına Huyu okutan ak saçlı muallimi Su üzerine ak elleri değmeden yazı yazan sevgili... Sen dururdun; kalemler senin vav vuslatınla yürürdü


Ey Vav Vuslatıyla Kelimelere Yürüyen Sevgili,

Eylülün kırdığı bir gül gibiyim... Eylülün kırdığı bir dal kalem Kırık bir kalbin çatlak yakaza tüpünden sızan ilhamla kokunu duyuyorum Celile sokaklarından... Taş kapın sessizce aralanıyor ve sessizce kapanıyor sonra Süleyman Mabedinin merdivenlerinden inişini, ayak seslerini duyuyorum, elinde asYüreğindeki sıkıntıyı, Meryemin o ürkek yorgunluğunu, Kudüsün karanlık göğüne akan ruhunun telaşlı sancısını hissediyoru Bizim de sancılarımız var Bizim de kalemlerimiz var... Yazarız, çizeriz karagülleri, ak gülleri Biliriz kıssalarından Hz. Hacer, Hz. İsmaili ve Hz. İbrahim Biliriz de, Ortadoğunun kan kokan çöllerine kalemlerimiz yürür sevgili, biz gidemeyiz!..
Oysa sen Mesihin sesini, beşikteki sözlerinden bile önce, Meryemin gözlerindeki o ıssızlıktan dinlemiştin. Sonra, Meryeme inen sofralara, Yahyayı müjdeleyen mihraba ve sana;
"Sadece kalemlerimiz yürür sevgili, biz gelemeyiz!.."


Ey Vav Vuslatıyla Aşka Yürüyen Sevgili,

Sevgili, senin vuslatınla yürümüyor bizim kalemlerimiz. Aşkımız korumuyor bizi. Ek**** kaçak, korkak mı yaşıyoruz bilmem ki, birbirimizden bile gizli duygularımız Yusufla kuyulara atılır, gömleğini Züleyha gibi kalbimizle yırtarız! İçimizde binlerce yüz olur Yusuf! Yaşadığımız hayat bize nasıl acımasız davrandıysa, biz de kendimize ve aşkımıza Züleyhanın Yusufa davrandığı gibi davranırız. Yusuf gibi zindana attıklarımız bir gün gelir bizi bağışlar sanırız! Bilsen ne kadar suçluyuz bunun için, bilsen ne nasıl acı çekeriz. Aşklar sahiplerine, onların hikâyelerine benzer. Yusufun düştüğü derin kuyulara ve kopkoyu zindanlara;
"Sadece kalemlerimiz yürür sevgili, biz gidemeyiz


Ey Vav Vuslatıyla Ölüme Yürüyen Sevgili,

Meğer Vav vuslat kristaliymiş kalemlerimizin Şimdi kelimelerimizin tesellisiz hüznünden anlıyoruz bunu. Ölüm vuslatsa ve hazırsak o büyük mahkemeye; üzerine acılarımızın gölgesi vuran, dava uğruna yazdığımız kalemlerimizle Hakka yürümek isteriz. Bir Ashab-ı Kehf gibi Ölüm ki ah kar tanesi Ölüm ki ah yalnızlı Biz şehirden ayrılırken yanımızda götürdüğümüz; oturduğumuz çay bahçelerinden, yürüdüğümüz sokaklardan, ıslandığımız yağmurun damlalarından topladığımız ilhamlardır... Vitrinlerde unuttuğumuz bakışlarımız ve hiç tanımadığımız bir sevgilinin su yeşili gözlerindeki mısralarımızdır... Arkada bıraktığımız kitaplarda Ashabı-ı Kehf gibi mağaralara biz değil;
"Yalnızca kalemlerimiz yürür Sevgili"
Biz gidemeyiz... Biz gidemeyiz... Yalnızca kalemlerimiz yürür...
Yalnızca kalemlerimiz... Kalemlerimiz Biz yürüyemeyiz Biz çiğiz.
Utanıyorum Sevgili... Ağlıyorum... Utanıyorum... Utanıyorum...
Uzat ellerini...

Uzat ak ellerini Sevgili,
Koy mahzun başıma ki;
Hz. Meryem mahcubiyeti ilkem olsun
İşte susuşum, susmalarım bu uğurda
Yazmak, beyazlar içinde bir yolculuk fakat
Kurtulmalıyım hayatımı ören siyah ağlardan
Beyazdan da beyazları giyerek
Elimde bir beyaz gül
Gönülden duanı almak için
Celile sokaklarında Meryem gibi
Koşayım nur kucağına...
İsyansız, ağıtsız masumca
Bir kaç damla göz yaşım düşsün
Buruşuk akça ellerine
Beni beyazlar içinde terbiye et
Beyazlar içinde uğurla
Kalemim; sabahın ilk beyazı gibi
Vavın vuslatına yürüsün Sevgili
Vav'ın vuslatına yürüsün...

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hudutsuz veren Allah, bize lütfeyle eFe Serbest KürSü 0 01.03.2013 22:39
Sevgili Nazlanir... eSiLa DostLuk-Sevgi-aSka Dair 0 25.02.2013 15:15
NeDeN'cE.. KASIRGA SiirLer 172 11.02.2013 01:07
Ey SevgiLi ..! SıLa Naatlar [sav] adına yazılan ŞiirLer 4 26.01.2013 21:14
Sevgili insanlık YuReK Serbest Kürsü 2 21.01.2013 15:18


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları