Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLam Tarihi > iSlam Tarihi > OsmanLi Tarihi

Sultan II. Abdülhamid Han'in Şeyh Ebu’ş Şâmât Mahmud Efendi’ye Yazdigi Mektup


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki OsmanLi Tarihi - kategorisi altındaki Sultan II. Abdülhamid Han'in Şeyh Ebu’ş Şâmât Mahmud Efendi’ye Yazdigi Mektup isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 22.03.2013   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Arrow Sultan II. Abdülhamid Han'in Şeyh Ebu’ş Şâmât Mahmud Efendi’ye Yazdigi Mektup

Click the image to open in full size.

Osmanlı Devletinin 34. padişahı Sultan II. Abdülhamid Han Hazretleri’nin şeyhi Şeyh Ebu’ş Şâmât Mahmud Efendi’ye yazdığı mektubunu çok ilginç bulacaksınız zira Sultan Abdülhamid mektubunda tarikat vazifelerini aksatmadan yaptığını belirttikten sonra o devirde çıkan gaileler hakkında şeyhi malumat vererek, mektubunu hürmetlerini arz etmek sureti ile bitiriyor;

“Ya Hû! Bismillâhirrahmânirrahîm. O’ndan yardım dilerim. Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a; salatların en efdali ve selamların en tamamı Efendimiz, Alemlerin Rabbi’nin Elçisi Muhammed’e, âline ve bütün ashabına, ta Din Günü’ne kadar..

Tarikat-ı aliye-i Şâzeliyye şeyhi, ruha ve hayata feyiz veren, asrın üstadı Şeyh Ebu’ş-Şâmât Mahmud Efendi’ye[1] arizamdır. Salih dualarınızı umarak mübarek ellerinizden öperim.

Takdim-i ihtiramdan sonra arz edeyim ki, 22 Mayıs tarihli mektubunuzu aldım. Sıhhat ve selamette olmanızdan dolayı Mevla’ya hamd ve şükrettim.

Efendim! Allah Teala’nın tevfikiyle, Evrad-ı Şazeliyye’nin kıraatine gece-gündüz devam ediyorum. Daimî surette kalbî dualarınıza muhtaç olduğumu arz ederim.

Bu girişten sonra, zat-ı alinize ve emsaliniz ehl-i semahata ve akl-ı selim sahiplerine, tarihin zimmetindeki bir emanet olarak aşağıdaki mühim meseleyi arz ederim:

Ben, Hilafet-i İslamiyye’yi, başka herhangi bir sebep dolayısıyla değil, “Jön Türkler” adıyla bilinen İttihat Cemiyeti’nin baskı ve tehdidiyle bıraktım; Hilafet’i terke zorlandım, mecbur bırakıldım. Bu İttihatçılar, mukaddes toprak Filistin’de Yahudiler için millî bir devlet kurulmasına muvafakat etmem konusunda ısrar ettiler. (Ancak) bütün ısrarlarına rağmen, bu teklifi kat’î surette kabul etmedim. Nihayet 150 milyon İngiliz altını vaat ettiler. Bu teklifi de kat’î surette reddettim ve kendilerine şu kesin cevabı verdim:

“150 milyon İngiliz altını değil, dünya dolusu altın verseniz, bu teklifinizi asla kabul etmeyeceğim. Ben Millet-i İslamiyye’ye ve Ümmet-i Muhammed’e otuz seneden fazla hizmet ettim. Müslüman atalarımın ve dedelerimin, Osmanlı halifelerinin yüzünü kara çıkarmadım. Bu sebeple teklifinizi kesinlikle kabul etmeyeceğim.”

Bu kat’î cevabımdan sonra hal’im (tahttan indirilmem) konusunda görüş birliği ettiler ve beni Selanik’e göndereceklerini bildirdiler. Bu son teklifi kabul ettim. Mevla’ya hamd ettim ve ediyorum ki, mukaddes toprak Filistin’de bir Yahudi devleti kurulması teklifinden kaynaklanan ebedî ayıbın lekesini Osmanlı Devleti’ne ve Alem-i İslam’a sürmeyi kabul etmedim.

(Bunun üzerine) olan oldu. Ben bu sebeple tekrar tekrar Allah Teala’ya hamd-ü sena ediyorum. Ve inanıyorum ki, arz ettiğim hususlar, bu önemli mesele(nin iç yüzünün bilinmesi) hususunda yeterlidir. Bununla mektubumu bitiriyorum.

Mübarek ellerinizden öper, ihtiramımın ve bütün dost ve kardeşlere selamımın kabulünü rica ve istirham ederim.

Üstad-ı muazzamım! Sözü uzattım. Ama zat-ı alinizi teferruatlı bilgi sahibi kılma ve sizin de cemaatinizi malumat sahibi kılmanız düşüncesi beni buna itti.

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun.

22 Eylül 1329 (1913)

Hâdimü’l-Müslimîn Abdülhamîd b. Abdülmecîd.[2]

Dipnot
[1] II. Abdülhamid hanın Şam’da ikamet eden şeyhi.
[2] Bu mektup Mecelletu’l-Arabî’de neşredildikten (Kuveyt, 1972) sonra Arap aleminde birçok yazar tarafından alıntılanmış. Dr. Seyyid b. Hüseyin el-Affânî’nin Zehru’l-Besâtîn min Mevâkıfi’l-Ulemâ ve’r-Rabbâniyyîn isimli eserinden (III, 8-10) aLinti





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Akşemseddin eFe iSlam Alimleri 0 17.12.2012 17:51
Mevlana Halid-i Bağdadi eFe iSlam Alimleri 0 17.12.2012 17:45
OsmanLı PadişahLarı - Sultan II. Abdülhamid Han eFe OsmanLi Tarihi 0 28.11.2012 17:16
Şeyh Şamil SıLa iSLamda Cihad-Cihad Erleri 0 28.11.2012 13:40


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları