Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLam Tarihi > iSlam Tarihi > Peygamber Efendimizin Hayatı

Hz. Peygamber'in Cocuk Sevgisi


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Peygamber Efendimizin Hayatı - kategorisi altındaki Hz. Peygamber'in Cocuk Sevgisi isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 04.02.2013   #1
D/Üsüyorum..
SimaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 69
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 504
Rép Puanı: 50000
Rép Grafiği: SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute SimaL has a reputation beyond repute
Standart Hz. Peygamber'in Cocuk Sevgisi

Hz. Peygamber ve çocuk sevgisi Sevmek ve sevilmek ihtiyacında olan temiz fıtrata sahip çocuklara; temiz olanla olmayanı, güzel olanla çirkin olanı, doğal olanla yapmacık ve sahte olanı ayırt edebilmeleri için ilgimizi, alakamızı, sevgimizi vermeliyiz. Peygamberlerin gönderiliş amaçlarına ve üstlendikleri sorumluluklara bakıldığında; ilahî mesajın ulaştırılmasın- dan tutun da uyarma, müjdeleme, toplumdaki yanlışlık- ları ortadan kaldırma, insanlara rehberlik etme, hislerine mağ- lup insanları memnun etme, nazari kaidelerin yanı sıra pratik değerleri öğretme, hayatlarına yön verme vb... birçok hususta görevler yerine getirdikleri görülecektir. Peygamberini rehber edinen toplumlar, dünya hayatındaki işlerinde ve yaşantıların- da huzuru, sükûnu elde etmişler (En’am, 48) ; bunun aksine dav- ranış sergileyen, peygamberini yok sayan, onun rehberliğine kulak vermeyen toplumlar ise helaklerle, yıkımlarla (Enbiyâ, 41) tarih sahnesindeki yerlerini almışlardır. Anlaşılan odur ki Allah, peygamberler göndermek suretiyle insanlara sürekli yardımda bulunmuştur. Peygamberler silsilesinin son halkası Efendimiz (s.a.s.)’in ha- yatında gerek peygamber, gerekse bir beşer olması açısından bizler/insanlık için sayısız örnekler vardır. Çünkü Kur’an-ı Ke- rim: “Andolsun ki, Rasulüllah, sizin için, Allah’a ve ahiret günü- ne kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir." (Ahzâb, 21) ifadesiyle bu gerçeği vurgulamaktadır. Ay- nı zamanda insanlar peygambere uymakla, imani noktadaki kararlılıklarının ve Yaratıcı’ya karşı olan sevgilerinin en bariz ör- neklerini sergileyip O’ nun affına ve bağışlamasına talip olmuş- lardır: “(Rasulüm!) De ki : Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son de- rece bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Âl-i İmrân, 31) Çocuklarımız ve gençlerimiz kuşku yok ki,bizler için vazgeçil- mez değerlerdir. Onların çok kıymetli ve değerli olması hayatlarının her aşamasında üzerlerine titrememizi gerektirir. Çünkü nesillerimiz bizler için geleceğimizin teminatı, değerlerimizin mi- rasçısı ve öngördüğümüz yarınların sahipleridir. Sadece bu saydıklarımız sebebiyle değil, her şeyden önce bir insan olmaları yönüyle de onla- ra özel bir önem vermemiz gerekir. Hele günü- müz dünyasında yaşanan buhranlar, sevgi yok- sunluğu içerisinde, zamanımızın tamamını onla- ra ayırsak yine de yetersiz gelecek gibi görün- mektedir. Çünkü UPSAM ( Uluslar arası Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından 17 şehir merkezinde yapılan bir araştırma, duru- mun vahametini ortaya koymaktadır: “Sınav kaygısı, gelecek kaygısı, ailede, okulda şiddet sebebi ile gençler kendilerini anlayacak kişileri bulmakta zorlanmaktadırlar. % 72’si sigara içti- ğini, % 66’sı alkol kullandığını, % 26’sı uyuştu- rucu kullandığını, % 65’i bir kere denediğini , % 46’sı kendisine zarar ver- diğini, % 71’i okuldan kaç- tığını, % 64’ü disiplin ce- zası aldığını ifade etmekte- dir. Bu sayısal durum, ço- cuklarımız ve gençlerimi- zin, “bizi anlayın, bize ilgi duyun" çığlıklarının ra- kamsal yansımalarıdır. (Diyanet Aylık Dergi , sayı, 193, Ocak 2007) Her şeyden evvel Hz. Peygamber: “Hiçbir çocuk yoktur ki İslam fıtratı üzere doğ- muş olmasın." sözüyle, sadece dinî kimliği orta- ya koymaktan öte, çocukların doğuştan olan masumiyetlerinin ilgi/alaka ile geliştirilmesini ifa- de etmeye çalışmış olsa gerektir. Bu sebeple sevmek ve sevilmek ihtiyacında olan temiz fıtra- ta sahip çocuklara; temiz olanla olmayanı, güzel olanla çirkin olanı, doğal olanla yapmacık ve sahte olanı ayırt edebilmeleri için ilgimizi, alaka- mızı, sevgimizi vermeliyiz . Belirtmiş olduğumuz bu ilgisizlik ve alakasızlıkla- rın aksine , yukarıdai fade ettiğimiz birçok nokta- da olduğu gibi, Hz. Peygamber’in hayatında ço- cuklara bakış ve davranışları ile ilgili güzel örnek- ler mevcuttur. Öncelikle Efendimiz (s.a.s. ), genel- likle, insanlık adına insana bakışta genel prensip ortaya koyarak: “Küçüklerimize acımayan, sev- gi-şefkat göstermeyen; büyüklerin hakkını tanı- mayan, saygı göstermeyen bizden değildir." (Ebû Dâvud, Edeb, 58) sözüyle zihinleri inşa etmiştir. Sonraki aşamalarda ise bizzat uygulamaları ile ashabına bu düşüncenin örneklerini sergilemiş- tir. Özellikle torunları Hz. Hasan ile Hz. Hüse- yin’e göstermiş olduğu sevginin örnekleri kay- naklarımızda mevcuttur ki , âdeta toplumumuz - da çocuklara geleneksel anlamdaki bakışın yan- lışlığını ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber bir gün torunu Hasan’ı sevip bağrına basarken yanında Akra İbni Hâbis bulu- nuyordu. Akra: “Benim on tane çocuğum var, onlardan hiçbirini öpmedim." dedi. Hz. Pey- gamber (s.a.s.) ona hayretle bakıp: “Merhamet etmeyen kimseye merhamet olunmaz." (Buhârî, Edeb, 18) buyurarak merhamet ve sevgi hissin- den yoksun bırakılan çocukların insani vasıfları- nın eksik kalacağını beyan etmektedir. Benzer şekilde Hz. Peygamber’in huzuruna gelen bir grup: “Siz çocuklarınızı öpüyor musunuz?" diye sordular. Peygamberimiz: “Evet" buyurdu. On- lar: “Fakat biz, Allah’a yemin ederiz ki onları öp- müyoruz." dediler. Bunun üzerine âlemlerin Efendisi : “Allah sizin kalplerinizden merhamet duygusunu çıkarıp almışsa ben ne yapabilirim ki!" (Müslim, Fezâil, 164) buyurmak suretiyle, sevgi, muhabbet pınarları kuruyanların halini insanlığın nazar-ı dikkatine sunmuştur. İlahî Kelam: “Servet ve oğullar (evlatlar), dünya hayatının süsüdür." (Kehf, 46) , “Ey inananlar! Ken- dinizi ve ailenizi ateşten koruyun." (Tahrim, 6) ifa- delerini bildirirken âdeta insana: “Sahip olduğun değerlerin kıymetini bil ve bunlara karşı sorum- luluğunu yerine getir." çağrısını yapmaktadır. Başta anne-baba ve yakınlar olmak üzere ço- cuklar toplumun elinde birer emanettirler. Bu emanete riayet de onların, beden ve ruh sağlığı- nın geliştirilmesi, iyi bir eğitim ve öğretimden ge- çirilmesi, ahlaken olgunlaşması, şahsiyet sahibi olarak yetiştirilmesiyle gerçekleştirilecektir. Gön- lümüzü ve ellerimizi Yaratıcımıza açtığımızda: “Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla." (Furkan, 74) dua nağmeleri dile getirildiğinde, inancı ve yaşayışıyla iyi, er- demli eşler ve çocuklar hepimizin ortak temen- nisi ve dileğidir. Hz. Peygamber’in bizlere öğrettiği en temel prensiplerden biri de kuşkusuz çocuklar arasın- da eşit davranma hissiyatıdır. Efendimiz’in ya- nında oturan bir adamın oğlu geldi. Adam onu öperek dizine oturttu. Az sonra küçük bir kızı daha geldi. Adam onu önüne oturttu. Bunun üzerine Hz. Peygamber: “Bunların ikisini bir tut- sana!" diye adamı uyardı. Evlatlar arasında eşit- lik ilkesini: “Allah’ tan korkunuz; çocuklarınız ara- sında adaletli davranınız ." (Müslim, Hitâb, 13) sö- züyle bildirmektedir. Hiçbir suretle evlatlarımızı yetiştirirken, onlara birtakım imkânları sunarken ve onları sahip olduklarımızdan –özellikle mal paylaşımı konusunda- paydaş kılma hususunda bu sözü kulak ardı etmememiz gerekir. Daha gelişim çağında bu olumsuz duyguyu çocukları- mıza aşıladığımız takdirde, birlikteliğin değil ayrı- mın tarafı olarak onları yetiştirmiş oluruz ki, uzun soluklu yaşamda bu durum müspet sonuçlar doğurmaz. Şu çağrıyı hiçbir zaman unutmama- lıyız: “Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imti- handır; Allah katında ise büyük bir mükâfat var- dır." (Teğabun, 15) Çocuklarımıza edep / adap, gerekli olan sevgi, şefkat ve merhamet duygu- sunu aşılarken ebeveyn ve toplum rehberliğin- den onları mahrum bırakmayalım.
Talip Ayar - Haymana Vâizi / ANKARA











Click the image to open in full size.


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap
SimaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
100 Soruda Hadis Usulü eFe Aktif Konular 4 30.01.2017 13:29
Eski yeni özeL video kLip izLe eFe Diğer Videolar 43 24.03.2013 09:57
İslam'da Çocuk Yetiştirmek HiCReT İslamiyette Çoçuk 0 18.12.2012 13:23
Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları SıLa İslamiyette Çoçuk 1 10.12.2012 23:16
Rüyada ÇOCUK görmek YuReK Rüya Tabirleri 0 28.11.2012 23:28


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları