Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLam Tarihi > iSlam Tarihi > Sahâbe-i Kirâm (R.A.)

Like Tree1Likes
  • 1 Post By SıLa

Dinin İlk Şehidi: Hz.Sümeyye (r.a.)


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Sahâbe-i Kirâm (R.A.) - kategorisi altındaki Dinin İlk Şehidi: Hz.Sümeyye (r.a.) isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 20.03.2013   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Dinin İlk Şehidi: Hz.Sümeyye (r.a.)


ALLAH katinda ne mevki-makam, ne güzellik ne de zenginlik ölçüdür. O’nun insanlardan istedigi, ancak selim bir kalptir. Selim bir kalp; yani Rabbi’ne karsi son derece hassas, teslim olmus ve itaat etmis bir kalp. Böyle kalplerin sahipleri ne kadar boynu bükük gözükürlürse gözüksün, gerçekte Alemlerin Rabbi’nin el-Velî isminin tecellisiyle kusanmislardir. Yani O’nun dostudurlar. En çetin belalarda dahi asla yalniz ve dayanaksiz degildirler.
Iste Hz. Sümeyye binti Hubbat da, boynu bükük bir hizmetçi olarak geçirdigi yillarin ardindan Islâm’la gerçek hürriyeti bulmus meshur bir sahabi hanimdir. Ne var ki müslüman olarak yasadigi zamanlarda da ilk sahabilerin payina düsen aci ve mihnet imtihanindan o da nasibini almistir. Onun ALLAH’a dostlugu hiçbir seye degismedigi azim ve sabir dolu hayatinda, bugün de bizler için büyük dersler vardir.

Bir Ev Iki Hizmetçi
Kaynaklar Hz. Sümeyye’nin macerasini Ebu Huzeyfe’nin hizmetine girdikten itibaren baslatirlar. Iki Cihan Serveri’nin risalet vazifesinin henüz baslamadigi yillardir. Sümeyye’nin hizmetinde bulundugu Ebu Huzeyfe’nin evine yeni bir hizmetçi daha gelir. Bu kisi, Yemen’den Mekke’ye göçen Malik el-Ansî’nin oglu Yasir’dir. O devirde fakir ve garip olanlarin bir efendinin himayesine girme adeti vardir. Yasir de bu sebeple Ebu Huzeyfe’nin emri altina girer. Efendisinin islerini samimiyetle yerine getirmeye çalismaktadir.
Bir süre sonra genç Yasir, efendisi Ebu Huzeyfe’ye çok begendigi Sümeyye ile evlenme istegini açar. Ebu Huzeyfe bu istegi hemen kabul eder ve Sümeyye ile evlendirir. Çünkü böyle evlilikler, kölelerin efendilerine olan bagliligini arttiran bir sebep görülmekte, hizmetlerinin devaminin garantisi sayilmaktadir.
Böyle bir ortamda bir araya gelen Sümeyye ve Yasir’in tek tesellisi, birbirlerine verdikleri destek ve sevgileriydi. Bütün gün süren hizmetlerinin yorgunlugunu Ebu Huzeyfe’nin evinin bitisigindeki küçücük bir odada atiyorlardi.

Bu Nasil Bir Hayat?'
Birbirine çok bagli olan Sümeyye ve Yasir’in mutlulugunu, çocuklari Ammar’in dünyaya gelmesi bir kat daha artirmisti. Bu duruma Ebu Huzeyfe de çok sevinmisti. Bu sevinçle Sümeyye’yi azat etti ve ona hürriyetini verdi. Fakat Sümeyye buna sevinemedi. Zira temelde mülkiyet yine efendinindi. Sümeyye ve Yasir bu sebeple yine mahzundular.
Derken, zekâsiyla dikkat çeken Ammar gençlik çagina geldi. Artik herseyi daha iyi anliyordu. Anne ve babasinin yasadigi ikinci sinif insan olma buruklugunu idrak edebiliyordu. Böylece, yasadigi ortami, sosyal kurallari sorguluyor, büyük yanlislar oldugunu görebiliyordu.
Nihayet Kainatin Efendisi’nin Islâm’a daveti baslamisti. Bu davet adalet, esitlik ve hürriyet çagrisiydi. Aralarindan bir peygamber, insanlari kendi ürettikleri ilâhlari terk etmeye, yalnizca Alemlerin Rabbi’ne teslim olmaya davet ediyordu.
Ammar’in kulagina gelenler, aslinda hep özledigi müjdeleri fisildiyordu. Rasulullah’la karsilasmak, O’nu dinlemek istiyordu. Bir gün ALLAH Rasulü A.S.’in henüz az sayidaki ashabiyla Erkâm’in evinde gizlice toplandigini ögrendi.

Degisime Açilan Kapi
Ammar evin kapisina geldiginde iki gençle karsilasti. Bunlar Habesli köle Bilal ile Süheyb b. Sinan idi. Üçü birlikte içeri girdiler. Rasulullah’in okudugu ayetler, gerçege susamis kalplerinde çoktan yer etmisti bile.
Hz. Peygamber’in yanindan ayrilan Ammar, anne ve babasina Rasulullah A.S.’dan ve Islâm’a çagrisindan söz etti. Ertesi gün Sümeyye ve Yasir de Peygamber’in huzundaydi. Onlar da ALLAH’in birligini ve Hz. Muhammed’in son elçi oldugunu tasdik ettiler.
Peygamberimiz ailesinin müslüman olmasina vesile olan Ammar’i çok sever, huzuruna geldigi zaman: “Hos geldin, güzel olan ve güzellestiren kisi!” buyururdu.
Hz. Sümeyye ve ailesi müslüman olduklarini gizlemeye çalistilarsa da, bu uzun sürmedi. Ebu Huzeyfe’nin kabilesi Mahzumogullari, Yasir, Sümeyye ve Ammar’in Islâmiyet’i kabul ettiklerini; atalarinin dinini biraktiklarini ögrendi. Bunun üzerine sorguya çekildiler. Onlar da imanlarini gizlemediler ve müslüman olduklarini açikca söylediler. Kabile mensuplari, onlari Peygamber’i yalanlamaya ve Islâm’i inkâr etmeye davet ettiler, fakat Hz. Sümeyye direndi.

Kin ve Iskence
Hz. Sümeyye ve ailesini önce karanlik, rutubetli bir mahzene kapattilar. Zincirle baglayip, aç ve susuz biraktilar. Bu iskenceler onlarin Islâm’a bagliliklarini, eksiltmiyor, aksine imanlarini kuvvetlendiriyordu. Tek dayanaklari her seyi bilen ve hesabi çok çetin olan Yüce ALLAH’ti. Hz. Sümeyye, bir taraftan da kocasini ve oglunu teselli ediyordu.
Ne hapsetmenin ne de aç-susuz birakmanin onlari yildirmadigini gören müsrikler, ne yapabilecekleri konusunda toplanip müzakereler yaptilar. Aralarindan birisi, onlari herkesin gözü önünde çölde direklere baglayip, kavurucu günesin altinda aç-susuz birakmayi teklif etti. Böyle de yaptilar. Iskence bununla da kalmiyordu. Öldüresiye dövüyorlardi. Kirbaçlar durmadan inip kalkiyor, her darbe vücutlarini kan içinde birakiyordu.
Hz. Sümeyye ve ailesi bu iskencelere maruz kalirken, insanlar seyredip eglenmek için akin akin geliyordu. Iman abidesi Hz. Sümeyye’nin basi önüne düsmüstü. Hepsinin vücudunda derin yaralar vardi. Sicagin altinda kan ve ter birbirine karisiyordu. Müsrikler iskenceye zaman zaman ara veriyorlar, kendilerine gelmelerini bekliyorlardi. Sadece daha uzun süre iskence yapabilmek, daha çok eglenebilmek için.

'Sabir, Ey Yasir Ailesi!'
ALLAH Rasulü A.S. iskence yapilan yere geldi. Gözü yasli, kalbi mahzundu. Üzgündü, çünkü onlari korumaya, himaye etmeye gücü yetmiyordu. Onlari hak ve hakikat üzere sabit kilmasi ve bu musibeti kaldirmasi için ALLAH’a dua ediyordu. Onlara dogru ilerledi.
Ne garip, Hz. Sümeyye, Hz. Yasir ve Hz. Ammar Iki Cihanin Efendisi’ni görünce sanki bütün acilarini unutuverdiler. Sanki yakici günes altinda aç-susuz kirbaçlanan onlar degildi. ALLAH Rasulü’nün mübarek çehresinin isiltisiyla ferahliyorlar, O’nun nazarindan destek aliyorlardi. Ve O’nun sözleri, o kutlu müjde: “Sabir ey Yasir ailesi! Hiç süphesiz, mekâniniz cennettir.”
Bu müjde için nelere katlanilmaz, hangi can feda edilmezdi? Hz. Sümeyye’nin ve ailesinin tüm kalbi tatli bir esintinin ferahligiyla doldu. Gözlerinin önünde cennet canlaniverdi.

Islâm'in Ilk Sehitleri
Müsrik toplulugunun basinda Ebu Cehil vardi. Atalarinin dinini inkâr ederek Islâm’da israr eden bu aileye karsi öfkesi, bütün hücrelerini adeta kurutuyordu.
Iskencenin siddetini gittikçe artirdilar. Hz. Sümeyye ve ailesinin artik tahammülü kalmamis gözüküyordu. Ebu Cehil ve çevresindekiler artik is tamamdir zannederek Hz. Sümeyye’ye dogru ilerlediler. Ebu Cehil Hz. Peygamber’i ve ALLAH’i inkâr etmesini istedi. Hz. Sümeyye tüm gücünü topladi, “sirkten ve sirkte israr edenlerden uzak oldugunu” söyledi ve agzinda kalan son damlalarla Ebu Cehil’in yüzüne tükürdü.
Tam anlamiyla çilgina dönmüs, adeta kudurmustu Ebu Cehil. Elindeki mizragi Hz. Sümeyye’ye firlatti. Mizrak, o Rabbine teslim olmus bedeni delip arkasindan çikiverdi. Hz. Sümeyye sehitti. Ölümsüzlüge kanat açmisti. Yerlerin ve göklerin, o gerçek sahibinin vuslatina uçuvermisti. Iste esaret simdi bitmisti. Ebediyyetin uçsuz-bucaksiz ummaninda gerçek özgürlügü kucaklamisti Sümeyye...
Simdi sira Yasir’deydi. O da Hz. Sümeyye’nin, sevgili esinin yanibasinda onunla ayni iklime kanat açti. Hz. Yasir, ALLAH’in son dininin ikinci sehidi oldu.
Ogul Ammar, simdiye kadar yapilanlara sabir göstermisti. Ancak anne ve babasinin feci bir sekilde sehid edildiklerini görünce bir an durakladi. Hz. Peygamber A.S. aleyhinde birseyler söyledi. Aslinda, içinde volkan gibi fiskiran imanini gizliyordu. Kim bilir, belki asil yigitlik böyle bir volkani gizleyebilmekti. Ve kim bilir, anne-babasini hunharca öldüren bu alçaklara karsi Hz. Ammar’in kalbindeki hesap neydi.
Sonunda Ammar’i bagli oldugu yerden çözüp, serbest biraktilar. Hz. Sümeyye’nin bu biricik evladi, serbest birakilinca dogruca Hz. Peygamber A.S.’a gitti. Içler acisi vaziyette, yüzü gözü kana bulanmis, bitkinlikten ayaklarini sürüye sürüye huzura girdi. Agliyordu. Anne babasinin acisindan daha çok, ALLAH ve Rasulü’ne baglilikta kusur etme ihtimali için agliyordu.
ALLAH Rasulü, Ammar’in gözyaslarini sildi, mübarek eliyle kalbini ve basini sivazladi. Onu dinledikten sonra buyurdu:
“Önemli olan kalbinin durumu. Kalbin ne diyor, sen kalbini nasil buluyorsun?”
Ammar cevap verdi:
“Imanla dopdolu!”
* * *
Iste Hz. Sümeyye’yi sehid eden o kin, tarih boyunca hiç eksilmedi. Her devrin Ebu Cehilleri, çesitli memleketlerde nice Sümeyyeleri, nice Yasirleri katlettiler. Evet, o kin taptaze. Ya bizim imanimiz?

eSiLa likes this.




Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Namaz Dinin Diregidir FuRKaN Namazın Önemi 0 07.03.2013 00:15
Tasavvuf Dinin Hizmetçisidir eSiLa Tasavvuf 2 20.01.2013 19:20
Dinin emri zamanla değişmez HiCReT Dini Konular 0 18.12.2012 13:55
Namaz dinin direğidir TuRKuaZ Namaz İle İlgili Yazilar 2 16.12.2012 14:05
Dinin tasavvuf boyutu eSiLa Tasavvufi Sohbetler 0 07.12.2012 14:12


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları