Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSLam Tarihi > iSlam Tarihi > Sahâbe-i Kirâm (R.A.)

Hz. Hatice'nin (r.a.) Kısaca Hayatı


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Sahâbe-i Kirâm (R.A.) - kategorisi altındaki Hz. Hatice'nin (r.a.) Kısaca Hayatı isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme: Değerlendirme: Toplam 2 oy almıştır,  ortalama Değerlendirmesi 5,00 puandır. Stil
Alt 10.12.2012   #1
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Hz. Peygamber'in ilk hanımı hz. Hatice'nin hayatı ve kişiliği

HZ. PEYGAMBER'İN İLK HANIMI HZ. HATİCE'NİN HAYATI VE KİŞİLİĞİ*

Milâdî 556 yılında Mekke'de doğan Hz. Hatice, Kureyş'in bir kolu olan Benî Esed kabilesine mensuptur. Babası Huveylid b. Esed Mekkelilerin önemli işlerde danıştığı etkin bir şahsiyet olup Benî Esed'in başkanıdır.

Hz. Hatice, Hz. Peygamber'le evlenmeden önce iki evlilik yapmış ve iki eşini de kaybetmişti. Ölen iki eşi Mekke'nin ileri gelen ailelerinden olup ticaretle uğraşan zengin kişilerdi. Her iki eşiyle olan evliliği kısa sürmüş, onlardan kendisine yüklü miktarda miras kalmıştı. Hz. Hatice ikinci eşinin ölümünden sonra Kureyş'in ileri gelenlerinin yaptığı evlilik tekliflerini -çocuklarının terbiyesi ve ticarî faaliyetlerini idare edebilmek için- kabul etmemiş, ancak; Kureyş'in en etkin kollarından Benî Hâşim'e mensup şerefli, güvenilir, güzel huylu, doğru sözlü oluşu, alışverişteki dürüstlüğü gibi sebeplerle Hz. Peygamber'e evlenme teklifinde bulundu. Hz. Muhammed'in amcalarınında onayını aldıktan sonra gerçekleşen bu evlilik, Hz. Hatice vefat edinceye kadar devam etti.

Hz. Hatice Hz. Peygamber'in diğer hanımları arasında onu peygamber olarak değil de, sadece bir insan ve bir eş olarak gören tek hanımıdır. O, evliliklerinin ilk yıllarından itibaren en sıkıntılı zamanlarında Hz. Peygamber'in yanında bulunup ona destek olmuştur. Hz. Peygamber'in, Mâriye'den olan oğlu İbrahim hariç altı çocuğu da Hz. Hatice'den olup soyu onun çocuklarından devam etmiştir.

620 yılında vefat eden Hz. Hatice, Mekke'deki sosyal ve ticaret hayatında etkin bir konuma sahip asil bir kimseydi.





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.01.2013   #2
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Hz. Hatice'nin (r.a.) Kısaca Hayatı

Büyük İslâm kadını, mu'minlerin anası, Allah Resulü'nün (s.a.a) değerli zevcesi Hz. Hatice (r.a) hicretten 68 yıl önce, asil bir âilede dünyaya geldi. Babası Huveylid, Kureyş'in büyüklerinden ve servet sahibi birisiydi. Annesi Fâtıma ise Mekke'nin tanınmış ve iffetli kadınlarından sayılırdı.
Cahiliyet zamanında yaşamalarına rağmen böyle değerli âilede yetişen Hz. Hatice, öylesine şeref, haysiyet, iffet ve temizlik dolu bir hayat yaşıyordu ki toplum içerisinde "Tâhira" (temiz) diye meşhur olmuştu. Halbuki nefsânî heveslerini ve şeytanî arzularını gerçekleştirmesi için her türlü maddî imkana sahip idi.
O, hatta Müslüman olmadan önce dahi, insanın değer ve üstünlüğünü paraya-pula, dünya malına, ırka, makama değil, onda bulunan güzel sıfatlara, insanî ve ahlakî değerlere bağlıyordu. O gün Mekke'nin en zengin, en ileri gelen şahsiyetlerinin (Ebu Süfyan, Ebu Cehil, Akabe b. Ebi Muayt gibi) evlenme tekliflerini reddetmiş ve gözü sürekli fazilet, insanlık, dürüstlük, sadâkat vb. sıfatlara süslenmiş birisini aramış ve Allah Resulü'nü tanıyıncaya kadar başka birisiyle evlenmeye gönlü rıza göstermemişti. Fakat Resulü Ekrem'le tanıştıktan sonra, Hazret'in fakirlik ve öksüzlüğüne bakmamış, bizzat kendisi evlilik teklifinde bulunmuştu.
Hz. Hatice'nin bir başka özelliği ise o değerli insanın nedenli akıllı, basiret ve dirayet sahibi oluşudur. Öyle ki babasını cahiliyet zamanında meydana gelen "Ficar" harbinde kaybetmesinin ardından, babasından kalan serveti büyük bir dirayet ve basiretle ticarete atmış ve gün geçtikçe servetini artırmış ve Mekke'nin en önde gelen zenginleri arasına girmişti.
Tarih Hz. Hatice'nin serveti hakkında şöyle diyor:

"Onun sadece ticaret yaptığı mallarını 80 bin deve taşıyordu. Dört yüz hizmetçi onun ticaret ve sair işlerini yürütmekle görevliydi."


Bu servete sahip olan Hz. Hatice fakirlere, düşkünlere yardım etmeği de ihmal etmemiş ve bu adetini Resulullah'la evlendikten sonra da devam ettirmişti."Evet, küçük bir malını kaybetmekle dünyaları yıkılan veya başkalarına en ufak bir şey verirken canları çıkan, çoğu insanların tam aksine Hz. Hatice bütün servetini Hz. Resulullah'ın ayağına dökmüş ve onun yüce hedefi için sadece kendi servetini değil, canını dahi adamıştı ve o yüce hedef uğruna bütün çilelere severek katlanmıştı.
Hz. Hatice Resul-i Ekrem'den (s.a.a) önce kimseyle evlenmemiş ve bâkire olarak Allah Resulü ile ilk evliliğini gerçekleştirmiştir. Evet dediğimiz gibi Hz. Hatice uzun yıllar beklemiş ve bütün Kureyş kabilelerinin büyüklerini reddederek Resulullah gibi manevi değerlerle donatılmış birisini aramış ve karşılaşınca da bizzat kendisi evlenme teklifinde bulunmuştur. Öte yandan Allah Resulü de Hz. Hatice kendisinden bir hayli yaşlı olmasına rağmen, onda gördüğü fazilet, iffet ve insanî değerlerden dolayı onun evlilik teklifine seve-seve olumlu cevap vermiş ve evlenmişti.





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.01.2013   #3
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Hz. Hatice'nin (r.a.) Kısaca Hayatı

..
Müminlerin Annesi

Hazret-i Hatice-yi Kübra (r.a.)



"Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarınınfaziletlerinden üstündür.
Meryem Bint-i İmran, Firavun'un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed"
Hz. Hatice, iki cihan serveri, Peygamber Efendimizin, temiz, iffetli, yüce ahlak sahibi hanımlarından ilki, müminlerin annesi. Kureyş kavminden, babası Huveylid, annesi Fatıma. Baba ve anne tarafından soyu Peygamber efendimizin soyu ile birleşmekte.
Hz.Hatice ilk önce Varaka ibn-i Nevfel'e nişanlanmış ancak nikah yapılmamıştır. İkinci kez künyesi Ebu Hale ve ismi İbn-i Nebbaş olan bir zat ile nikahlanır. Ebu Hale'nin vefatından sonra Atik ibn-i Abid ile evlenir. Atik'in de vefatından sonra amca oğlu Sayfi ibn-i Umeyye ile evlenir. O'nunda ölümü üzerine dul kalır.
Hz.Hatice, ticaretle uğraşan zengin, haysiyetli, şerefli bir kadındı. Ücretle tuttuğu adamlarla Şam'a ticaret kervanı düzenlerdi. bunlar O'nun işlerini idare eder ve ticaretini yürütürlerdi .Hak teala Hz.Hatice'ye bol dünya malı vermişti. Fakat ardı arkasına geçirdiği sıkıntılı ve üzüntülü hadiseler onju dünyaya karşı soğutmuştu.
O zamanlar Zati saadetleri s.a.v.'in pak ve temiz ahlakı, namus ve haysiyeti dillere destan olmuş, bunun için de "EMİN" lakabı
ile anıla gelmekkteydi. Hz.Hatice bütün bunları hesaba katarak, büyük bir istekle, kendilerini, ticaret işlerini idare etmek hususunda vazifelendirmek için haber salar,
"Benim mallarımı Şam'a götürmek ve benim ticari işlerime bakmak istersen, kendi kölem Meysere'yi senin yanına katarım ve Şam'a gidersiniz. Ne kazanırsanız, başkalrına verdiğim haktan size daha fazlasını veririm" der.
Zatı saadetleri kabul eder, ticaret mallarını yükletip Basra tarafına doğru yola çıkar. Az bir müddet içinde mallarını iyi bir fiyatla satar. Mekke'ye dönüp hesap görüldüğünbde her defasınınkinin iki misli kazanç elde edildiğ i görülür. Hz.Hatice memnun olur o da konuşmuş olduğunun iki misli ni verir.

Zatı Saadetleriyle Evlenmesi

Hz.Hatice, etraflıca bir araştırma daha yapar. Kendilerinde evlenme arzusu başgösterir. Nefise isminde cariyesi ile haber gönderip, isteğini iletir, alınan cevap üzerine haberi amcası Amr İbn-i Esed'e ulaştırır.
Babası Ficar savaşında ölmüş bulunan Hz.Hatice'nin velisi bu amcasıydı ve onun işlerinide o görürdü. Hazret-i Resul-i Ekrem s.a.v. amcası Ebu Talib ve Amr İbni-i Esed her iki ailenin ileri gelenlerindendi. Aileler o zamnın örf ve adetleri gereğince Hz.Hatice'nin evinde toplanır. Nikahı Ebu Talib kıyar. Mehir olarak 500 altın mehir tesbit edilir. Hz.Hatice o sıralar 40, Resulullah 25 yaşlarındaydı.

İslamiyet

Allah Resulüne ilk vahiy nazil olduğu zaman, korkarlar, gelip durumu Hz.Haticeye anlatırlar. Hz.Hatice.
"Sen doğru konuşursun, sılayı rahmi gözeten kimsesin, emanete dikkat edersin, misafirperversin, halkın sıkınt8ılı ve üzüntülü zamanlarında yardıma koşarsın, Hak Teala seni yalnız bırakmayacaktır."
Hz.Hatice (r.a), amcası Veraka İbn-i Nevfel'e gider, meseleyi anlatır. Devrin meşhur Hristiyan alimlerinden olan Veraka anlatılanları dinledikten sonra şöyle der.
"İşte bu Musa'ya görünen hususdur ki, şimdi de bunda zuhur etmiştir. Keşki benim kudretim ve imkanım olsa da O kavminin arasında ortaya çıktığı zaman kendisinin yardımına yetişebilsem. Keşki imkan olsa da sizin kavminiz onu yerinden ettikleri zaman kendisine yardım edebilsem."
Veraka bu sözleri söyledikten kısa bir zaman süre sonra vefat eder. Resulullah'ın uzun bir müddet yardımcısı Hz.Hatice (r.a) olur. Derdini yalnız o dinler. Birlikte gizli gizli ibadet ederler. Bütün imkanını ona sunar, eline koluna kuvvet olur.

Sevgisi

Böyle bir bağlılıkla kocasına yönelen kadın elbetki onun rızasını alıp, ona itaat eder, onun rahat etmesini, huzura kavuşmasını düşünür. Bu bir yana Hz.Hatice (r.a.) öyle bir kadındı ki, dirayeti, zekası ve aklı ile kocasına karşı yönelen her türlü fenalığın önüne geçmesini bilmiş, kocasına muhalif bulunan müşriklere hadlerini bildirip, onların şerrinden korumayı başarmıştı.
Vefatlarından sonra bile Resulullah daima onu övgüyle anardı. Bu konuda Hz.ayşe (r.a) şöyle der.
"Hz.Haticeye ne kadar gıpta ederim. Başka hiç bir kadına gıpta etmem. Bir gün Resulullah'ın yanında Hz.Hatice'den bahis geçmişti. Bu benim damarıma dokundu. Döndüm dedim ki, o yaşlı bir kadındı. Şimdi Hak Teala sana daha iyisini ve daha güzelini vermiştir. Resulullah bu sözü duyunca kederlendihatta kızdı. Kızgınlıktan tüylerinin diken diken olduğunu hissettim. Şöyle buyurdular:
'Yemin ederim ki böyle değil. ben ondan daha iyi bir kadına kavuşmadım. o iman getirmiş bir hatun idi. Onun iman getirdiğ i zaman halk bütün bütün kafir idi. O beni kabul etti, beni teşvik etti, kendi malı ve serveti ile bana yardım etti. Diğer karılarımdan çocuğum olmadığı halde Hak Teala bana ondan evlat verdi."
Evet, Peygamberimiz Hz.Hatice haytta iken O'nun üstüne başka bir hanım almamıştı.

Ahlak ve Adetleri

Evlatlarına karşı çok şefkatli idi. Ev işlerini de hakkiyle bilen bir hatundu. Peygamberimize karşı büyük hürmeti ve sevgisi vardı. Hem peygamberliğinden önce hem sonrasında Resulullah ne buyurursa itiraz etmeden kabul eylerlerdi.

Faziletleri ve Menkibeleri

Hz.Ebu Hureyr (r.a) rivayet eder, Allah Resulu buyurdu:
"Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarınınfaziletlerinden üstündür. Meryem Bint-i İmran, Firavun'un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed"
Bir ara Hz.Hatice Resulullah'ı aramak için dışarıya çıkmıştı. o sıra bütün Araplar Zatı saadetlerine düşman idiler. Cebrail (a.s), kendine bir adam kiyafetinde görünür. Acaba bu adam düşmanmıdır, değilmidir diye Peygamberimizi ona sormaktan çekinir. Eve döndüğünde, Resulullah dönmüştür, olayı anlatır. Zatı saaadetleri buyururlar:
"Senin gördüğün ve beni sormak istediğin o zatın kim olduğunu biliyormusun? O Cebrail Aleyhisselam idi. Bana dönüp onun selamını sana bildirmemi söyledi ki, cennette senin için incilerden yapılmış bir bina hazırlanmıştır. Tabii orada böyle üzüntülü, sıkıntılı ve zahmetli külfetli şeyler bulunmayacakır."
Bir ara Cebrail (a.s) Peygamberimizin huzuruna gelip:
"Hak Teala Haticeye selam eder. Sen bunu Hatice'ye ulaştırasın" Resulullah ulaştırır. Hz.Hatice:
"İnnallahe hüve's-selam. Hak Teala selamın ta kendisidir. Cebraile de Selam olsun. Sana da Selam olsun Ya Resulallah"
Bu vaka Hz.Haticenin dini ferasetine delalet eder. Burada cevabında "Ve Aleyhisselam" (O'na da selam olsun dememiştir.)
Sahabiler ilk başta namazda teşehhüd okudukları zaman Et-Tahiyyatü Lillah demezler ve "es-selamü Al'llah" derlerdi. Peygamber efendimiz böyle söylenmesini men ettiler ve buyurdularki; "Allah Teala'nın esasen "Selam" ismidir. Bunun yerine "Ettahiyyatü lillah" deyiniz"
Bir ara Resul-i Ekrem (s.a.v) hasta olan kızı Hz.Fatime (r.a)'ı ziyaret eder. Buyurur:
- Kızım nasılsın?" Hz.Fatime arz eder:
- İyi değilim, hastayım, işin fena tarafı şu ki, evde yiyecek hiçbir şey de yok. Peygamberimiz buyurur:
- Kızım sen istemezmisin ki, dünyanın bütün kadınlarının hanımı olasın? Hz.Fatime arz eder:
- Babacığım, Meryem bint-i İmran ne idi? Peygamberimiz buyurur:
- O kendi devrinin kadınlarının hanımı idi, sen de kendi devrinin kadınlarının hanımısın. Hatice de son devrin kadınlarının en iyisi ve hanımıydı.

Evlatları

Hazret-i Hatice birbiri ardına üç kere evlenmek zorunda kalmış. Resul-i Ekreö dördüncü beyleri olmuştu. Bu evliliklerinden aşağıdaki çocukları doğmuştu:
1. Ebu Hale'den Hind isiml oğlan çocuğu.
2. Atik'den yine Hind isimli kız çocuğu
3. Sayfi'den Muhammed isimli oğlan çocuğu.
Hz.Hatice'nin iki çocuğunun ismininde Hind olmasına binaen künyeside Ümm-i Hind olmuştur.
Resul-i Ekrem (s.a.v)'den de Kasım ve Abdullah isimli iki oğulları olmuştur . Lakapları Tahir ve Tayyib idi ikiside İslam devrinde dünyaya gelmişlerdi. Dört kızının ismleride; Zeyneb, Rukayye, Umm-i Kulsum ve Fatime (r.a) dır. Kızların hepside İslamiyetten önce doğmuşlardır. Erkek evladı Kasım emekleme devrinden kurtulmuş yürürken vefat etti. Abdullah ise daha küçük vefat etti.

Vefatı

Hz.Hatice Resulullah (s.a.v) ile nikahlandıktan sonra 24 sene bir arada yaşadı. Nübuvvetin sekizinci senesi, Hicretten üç sen önce, Ramazan ayının başında vefat etti. O zaman daha namaz farz olmamıştı. Kendisine Cenaze namazı kılınmamıştır. Çünkü bu hüküm nazil olmamıştır. Haccun mezarlığına defn edildi Dünyada göremedik. Allah (C.C.) Cennetde görmek nasip etsin. Bizi ona misafir etsin. Resulullah misafiri severdi O'da Resulullah'ın sevdiğini severdi Şefaaatinden bizide nasiplendirsin.



KAYNAK:
1) Kadın Sahabiler, Mevlana Niyaz, Tercüme: Prof Ali Genceli, Toker Yayınları
2) Şamil İslam Ansiklopedisi
3) İslam Tarihi - Mekke Devri, M.Asım Köksal
4) Sahih-i Buhari






Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.01.2013   #4
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Muhammed'in(S.A.V) Hatice'si

Muhammed'in(S.A.V) Hatice'si
Hz. Hatice(ra); son hak dinin ilk mümini, Hz. Muhammed (sav)' in ilk ve en sevdiği eşi, servetini Allah, Peygamber ve İslam yolunda harcayan ilk insan, ilk kadın.
O hep ilklerin kadını ancak annelerimiz konu olduğunda -her nedense-adı ilk akla gelmeyen kutlu annemiz.

"Müminlerin annesi" olmadan önce Tahire ve Tacire olarak bilinen Mekke' li bir kadın O.
Kirlenmiş cahiliye toplumunda tertemiz kalmış; Tahire.
Bedevi çölünün güzel kokular saçan çiçeği.
Kadının ezildiği o dönemde kervanlarıyla ticaret yapan cesur, dik duran ve güvenilir iş kadını; Tacire.

Hatice(ra) iyiliği ve yardımseverliği, kötülüğe tahammülünün olmayışı, muhtaçları koruması, hayırlar yapması, adaletli oluşu ve zulmü kabullenmemesiyle tanınır.

Asaleti, nezaketi ve zenginliğinin yanı sıra cömert, yaşadığı ataerkil toplumdaki kadınlardan çok farklı, imanı ve kişiliğiyle zirvedeki kutlu kadın.
Bilgili, kültürlü ve donanımlı.
İki evlilik yapmıştır Hatice(ra); ilk eşi ölmüş, ikincisinden ise boşanmıştır.
Kadının değersiz/gereksiz bir eşya yerine konulduğu ve neredeyse hiçbir hakka sahip olmadığı bir zamanda, baskı göreceğini bildiği halde boşanmıştır. Bu, O’nun, yanlış karşısındaki kararlı duruşudur.

Aynı zamanda etrafındaki olaylara duyarlı, araştırmacı bir kişiliğe sahip olan Hatice(ra), Muhammed(sav)' in özelliklerini öğrenir,
O' nu izler, dürüstlüğüne ve güvenilirliğine hayran olur.
Bir rivayete göre başka birine vereceği ücretin kat kat fazlasını vereceğini iletmesi ve kervanlarının başına geçmesini teklif etmesiyle Peygamberimiz(sav) ile iş ilişkileri başlar.

Emin Belde' nin emin kadınının Muhammed-ul Emîn ile evlilik isteğine ise şaşırmamalı.
Yaşadığı toplumu sorgulayan, insanların davranışlarını izleyen bir kadın olması, Muhammed (sav)' in çevresindeki diğer erkeklerden farklı olduğunu görmesini sağlar.
Kendisiyle evlenmek isteyen Mekke zenginlerini elinin tersiyle iter, kınayıcıların kınamasından korkmaz ve Muhammed(sav)' e talip olur.

Hz. Hatice(ra)’nın, evlendiğinde 40 yaşında olduğu iddia edilse de 27-28 yaşlarında olduğu rivayeti gerçeğe daha yakındır.
Çünkü 40 yaşındaki bir kadının o çok sıcak iklimde ve o günün koşullarında 6 çocuk doğurması zordur.
Evlendiklerinde Peygamberimiz(sav) de 25 yaşındadır.





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.01.2013   #5
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart İlk Vahiy ve Hatice

İlk Vahiy ve Hatice


Evliliklerinin 15. yılıdır.
Peygamberimiz (sav) içinde oluşan yalnızlık isteği ile, sık sık Mekke yakınlarında Nur dağındaki Hira mağarasına gider, tek başına orada kalır, tefekkür eder.
Hatice(ra) orada da eşine destek olur, ilgisini eksik etmez.
Gençlerin bile zorlukla tırmanabildiği mağaraya, yaşına, sıcağa, baskı ve sıkıntılara rağmen tırmanır, sevgili eşine yemek ve su taşır. Kuşkusuz bu, çok derin sevgi, saygı ve bağlılığın delilidir.

Bir Ramazan ayında, Yüce Allah, Muhammed(sav)' i peygamberlikle şereflendirir.
Cebrail (as), Allah' ın dilemesiyle, Hz. Muhammed(sav)' e görünür ve ona Kur’an' ın "Oku!" ile başlayan ilk âyetlerini bildirir.

Yaşadıklarının verdiği şaşkınlığı ve korkuyu paylaştığı Hatice' si, en fazla ihtiyacı olduğu anda O' na sıcaklığını hissettirerek,: “Endişelenme! Allah seni kötülükle yüz yüze getirmez" der.
"O seni daima hayırla karşılaştıracaktır.
Çünkü sen her zaman akrabana yardım ediyor, ailene bakıyor, geçimini şeref ve namusunla kazanıyor, insanların doğruluktan ayrılmamalarını sağlamaya çalışıyorsun.
Yetimlere sığınak olan sensin.
Sözünde sadık, emanete hıyanet etmeyen bir insansın.
Hiçbir dayanağı olmayanlar sana koşmakta, muhtaçlara yardım elini sen uzatmaktasın.
Herkes senden nezaket ve yardım görmekte.” (Buharî, bedü’l-vahy) sözleriyle O' nu sakinleştirir.
Böylece, eşinin titreyen bedenini örtüp sardığı gibi, kalbini de yatıştırır.

Muhammed’inin önünde diz çökerek Kelime-i Şehadet getiren Hz. Hatice(ra), Peygamberin ümmetinin ilk ferdidir şimdi.
Bir süre sonra ise Cebrail' den abdest almayı ve namaz kılmayı öğrenen Resûlûllah(sav), evde Hatice' siyle birlikte namaz kılar.
Bu iki nefer, ikibin kişilik bir iman ordusudur adeta.

Hatice(ra), Muhammed(sav) ile birlikte aynı zamanda çileye de talip olur.
Dönemin zorlu koşulları, dedikodular, çekilen acılar -bileği taşına sürtünür gibi- zaten kişiliği keskin annemizi daha da keskinleştirir.
Mekke müşriklerinin zulmüne Resulullah(sav) ile birlikte karşı durur,
O’nun yanında İslam' ı tebliğ eder.
Müşriklerin Müslümanlara boykot uyguladığı üç yıllık süre içinde kuşatmaya Muhammed' i ile birlikte göğüs gerer.

Yalnızca evinde huzur kaynağı değildir Hatice(ra). O, müşriklerin döktüğü dikenlere adeta kendi vücudunu siper eder, yapılan eziyetler karşısında koruyucu kanatlarıyla eşine kalkan olur.

Hatice(ra) ilmi merak, kâinatı okuma ve hayatı anlamlandırma azmi içindedir; O, her dönem nesne değil öznedir.
Resulullah(sav)' e ilk buyruklar olan "Oku" ve "Uyar"ı muhatap alan ve uygulayan ilk kadın öğretmendir aynı zamanda. Bugün yalnızca toplumun sisteminin koyduğu “evlen”, “doğur”, “büyüt”, “pişir”, “yıka”, “temizle” gibi emirlerin muhatabı olan ve arta kalan zamanlarını “harcayan”, arkadaşlarıyla boş sohbetler yapan, geceler boyu dizi film izleyen ve saatlerce üzerine konuşan kimi Müslüman kadınlar için de örnek olmalıdır Hatice(ra)…
O, İslam’a hizmet için yaşın, işin ve uğraşların mazeret olmayacağı mesajını verir, Muhammed’i gibi Allah için yaşayarak, O’nun “mümin müminin aynasıdır” hadisinin ne kadar doğru olduğunu kanıtlar.





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.01.2013   #6
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Unutulmayan Eş

Unutulmayan Eş

Peygamberimiz (sav), eşleri arasında en çok, sonraları Hz. Aişe(ra)' nın kıskançlığı karşısında, “Cenab-ı Hakk benim kalbime onun muhabbetini vermiştir!” cevabını verdiği Hz. Hatice(ra)' yı sever.
Allah Resulü 25 yıl yalnızca Hz. Hatice(ra) ile mutlu bir hayat yaşar, çok yaygın bir adet olduğu halde onun üzerine ikinci bir kadınla evlenmez.
Sevgili eşinin ölümünden sonra da onu hiçbir zaman unutmaz.
En ufak bir hatıra, onu sevgi ve rahmetle anmasına vesile olur.

Hz. Hatice(ra), insanlara yakın, soğuk durmayan, ötekileştirmeyen, ayırım yapmayan, köle vasıflı insanları kendi özel misafirleri gibi ağırlayan annemiz.
Peygamberimiz (sav)’in ilk vahiy halinde duygusal davranmayıp, onun halini çözmeye çalışan kutlu kadın.
Onun vahiy anındaki heyecanına ortak olur, aynı zamanda onu rahatlatacak sözler söyler.
Resûlullah’ın yükünü hafifletir, hoşlanmayıp karşı çıkılacak bir şey dilinden dökülmez.

Resûlûllah (sav)' i her görüşünde ilk kez görüyormuş gibi heyecanlanır, "Can Güneşim” gibi güzel sözlerle karşılar.
Onun hissettiklerini hisseder, onu tutkuyla sever, şefkatle korur ve onunla aynı mekânı ve yalnızca onu yaşar.
Kuşkusuz onun güzellikleri, Peygamber Efendimiz (sav)' de de aynı incelik, fedakârlık ve vefa ile karşılık bulur.

Bir gün kıskançlıkla, "ölen bir kadını böylesine hatırlamanın ne mânâsı var, Allah sana daha hayırlı zevceler verdi" diyen Hz. Aişe(ra)’ya, Resûlullah(sav) şöyle cevap verir:
"Hayır, gerçek senin dediğin gibi değildir; kimse bana inanmadığı zaman bana inanan o idi, herkes Allah' a ortak koşarken o Müslümanlığı kabul etmişti, benim hiçbir yardımcım yok iken o bana yardım ediyordu!"

Hatice(ra), Resûlullah(sav)’in ayetin gelişi anındaki heyecanına ortak olur, tekbir getirdiğinde O’nunla tekbir getirir, sevindiğinde O’nunla sevinir, üzüldüğünde O’nunla üzülür.
Ancak bir farkla ki Hatice(ra) içi coşkun bir nehir gibi akarken, huzur veren bir dinginlikle, adeta emerek O’nun üzüntüsünü gidermeye çalışır.
Hatice’nin bu özelliğini şu sözlerle dile getirir Peygamberimiz(sav):

“Onun gönlünde hiç kimsede olmayan bir özellik vardı.
İnsanın gönlündeki hüznü bir vakum gibi çeker alırdı” der ve Hatice' sinin, "kendi âleminin hanımlarının efendisi" olduğunu söyler.

"Kureyş’li hiçbir kadın benim tattığım nimetleri tatmadı.
Belki şu dünyada hiçbir kadın benim elde ettiğim şerefe ermedi; dünyada Muhammed Mustafa (asm)’ın zevcesi olmam şeref olarak yetip arttığı gibi ahirette de mü’minlerin annesi olmam en büyük nimettir benim için"
der kutlu annemiz.

Hatice(ra); "ben inanırım, kimseler inanmasa da ben inanırım" diyen imanlı annemiz.

Azimli, sabırlı, teslimiyetli, güçlü annemiz...

Her işinde Allah rızasını gözeten annemiz...

Malının mülkünün emanet olduğunun bilincinde, “ben seni tanımadan önce belki bunca malın bir anlamı vardı, ama seni ve İslam’ı tanıdıktan sonra dünya sadece hizmet için vardır, şimdi bu parayı ve anahtarları al ve İslam davası için harca” diyerek servetle imtihanını başarıyla veren annemiz...

Daha Kur' an' ı tanımadan kulluk şuuru ve kararlılığı ile Kur' an ahlakını yaşayan kadın...

Güzel bir ahlâk üzere olan Allah' ın Sevgilisinin, güzel bir ahlâk üzere olan sevgilisi...

Hatice(ra); Muhammed' in Hatice’si...


Fuat Türker





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.01.2013   #7
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Allah’ın Sevgilisini emanet ettiği kadın elleri, aşkın elleri…

Allah’ın Sevgilisini emanet ettiği kadın elleri, aşkın elleri…

Aşkın evi.

Vahyin çatısı.

Gözbebeğin çerçevesi.

Zemzemin kuyusu.

Mağaranın yoldaşı.

İnci’nin istiridyesi.

Define’nin sandığı.

Sevgili’nin sırtına hırka.

Hatice, köşesiz ve kusursuz çember.

Hatice, avuçlarından su içtiğimiz emek sahibi ellerin adı.

Hatice, Aşk’a kapı,

Sevgili’ye kab.

Hatice, ol emri karşısında kainat.

Hatice göğün altına uzanmış arz.

Hatice, varlığı Mim harfine ev kılınmış kadın.

Hatice, tekvin kokusu.

Rüyası gerçeğe çıkmıştı Hatice’nin.

Güneş evine doğmuştu.

.

Sibel Eraslan/ Çöl~Deniz Hz.Hatice

.





Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.01.2013   #8
~ஐHiCLiK MaKaMiஐ~
SıLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 1
Arkadaşlar: 7
Konular:
Mesajlar: 4.744
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute SıLa has a reputation beyond repute
SıLa - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Eşini evlendirmek istedi

..
Click the image to open in full size.




Eşini evlendirmek istedi

Hz. Hatice ile peygamberimiz arsında bir hayli yaş farkı vardı.

Hz. Hatice, daha sonraki yıllarda peygambere,
daha genç kadınlarla evlenmesi için sık sık tekliflerde bulundu.
Hatta cariyeler bile satın aldı onun için.
Peygamberimiz, bütün bunlara karşı çıkarak, sevgili eşine vefasını gösteriyordu.
Fiziksel görünüş için sevme değil, ruh ve kalp cihetiyle,
ahlak yönüyle sevmenin eşsiz örneğini veriyordu.
O, Hatice'yi çok seviyordu.
Hatice'nin onu çok sevdiği gibi...
Misliyle karşılık veriyordu eşinin sevgisine.

Yine bir gün dedi sevgili eşine:

''Ey Muhammed! Ben artık yaşlandım, başka hanımla evlensen.''
Peygamberin ona cevabı, bir eşin emsalsiz vefa ve sevgi örneğinin sembolüydü:
''Ya Hatice! Böyle söyleme, üzlürüm.''

O aynaydı:

Sonsuz büyüklük sahibi olan Kebir'in..








Click the image to open in full size.



// EsâS Gurbet, DuaLarda oLmamak oLsa GereK . . .//
SıLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
(r.a.) , efendimizin , esleri , hanimlari , hatice'nin , hayatı , hazreti , hz. , kısaca


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Peygamber Efendimizin Hayatı - Onun ümmeti olalım eFe Peygamber Efendimizin Hayatı 149 28.03.2013 17:01
Mevlana Celaleddin-i Rumi Hayatı, SimaL Mevlana ve Mesnevilik 0 17.12.2012 11:51
Bediüzzaman Hazretleri'nin hayatı TuRKuaZ iSlam Alimleri 0 16.12.2012 20:46
Namazların sonunda tesbihat nasıl yapılır? Cemaat halinde tesbihat yapmanın hükmü ned HiCReT Soru Ve Cevaplar 0 15.12.2012 13:46


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları