Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Üyelerimize ÖzeL > Serbest Kürsü

Kul Hakkını Helal Etmek !


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Serbest Kürsü - kategorisi altındaki Kul Hakkını Helal Etmek ! isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 15.05.2013   #1
Üye
eBRaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 73
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.604
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: eBRaR is an unknown quantity at this point
Standart Kul Hakkını Helal Etmek !

İnsanların sosyal birer varlık olmaları ve toplumlar hâlinde yaşamaları, birbirlerine karşı sayılamayacak derecede haklar ve sorumluluklar doğurur. Karşılıklı hak ve sorumluluklarına riâyet etmekle yükümlü bulunan Müslümanlar, bu yükümlülüklerini kul hakkı ifâdesi içinde formüle etmişler ve riâyet etmeye çalışmışlardır.

Ebû Hüreyre (ra) anlatmıştır: Resûlullah Efendimiz (asm): Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona hıyânet etmez. Ona yalan söylemez. Ona yardımı terk etmez. Her Müslümanın ırzı, malı ve kanı diğer Müslümanın üzerine haramdır. (Mübârek kalbini göstererek) korkusu buradadır. Bir kimseye şer olarak Müslüman kardeşini hor görmesi yeter buyurmuştur.1

Ebû Hüreyre (ra) rivâyet eder: Resûlü (asm) şöyle buyurmuştur: Kimin yanında kardeşinin vakar ve onurunu sarsacak cinsten veya kıymeti bulunan bir şeyden zulüm ve haksızlık ile elde edilmiş bir hak varsa, altın ve gümüşün bulunmayacağı gün gelmeden önce bu gün, dünyada iken helâlleşsin. Yoksa sâlih ameli varsa, haksızlığı kadar alınır, hak sahibine verilir. Şâyet hasenâtı yoksa hak sahibinin günahları alınır, onun üzerine yüklenir.2

Zikrettiğimiz hadis-i şeriflerden anlaşılacağı gibi, kul hakkı bir Müslümanın manevî hayatı üzerinde önemli bir handikap olarak bulunmaktadır. Her Müslümanın hayat hakkı, şahsiyet ve onurunun korunması hakkı, özel hayatının gizliliği hakkı, dinî ve vicdanî kanaat hakkı, ikâmet, seyahat, öğrenme, bilgi edinme, düşünce ve ifâde hürriyeti, mülk edinme, çalışma, harcama ve tasarrufta bulunma gibi kendi zatına özgü doğuştan getirdiği hakları İslâm dîni tarafından korunmuştur ve dokunulmaz îlân edilmiştir. Müslümana iftira atmak, gıybetini yapmak ve haksız yere kalbini kırmak, onu zarara uğratmak da hiç şüphesiz kul hakkı kapsamına girer.

Kul hakkının günahından ve vebâlinden kurtulmanın tek yolu, bu hakka riâyet etmek ve karşı taraf ile gönülden ve içten helalleşmektir.Helâlleşme sağlandıktan sonra tövbe ve istiğfarda bulunulursa, Cenâb-ı Hakkın Ğafûr ve Rahîm olduğu inş anlaşılacaktır.


Karşı tarafın ihtiyacını ve sıkıntısını nazara alarak kul hakkını helal eden, helal ettiği şeye bedel olarak sevap kazanır. Hakkını helal etmek, helal edilen kişi bunu hak ediyorsa faziletlidir. Helal edilen kişi bu durumda mahşere dönük bir borçtan kurtulmuş olur. Fakat kişinin bunu hak etmediği düşünülüyorsa, hak sahibince bu hakkın helal edilmesi zorunluluğu yoktur. Esasen hiçbir hak sahibi, hakkını helal etmek zorunda değildir. Helal ederse bir zorunluluk olarak değil; karşı tarafa rızası için yardımcı olmak adına, bir fazilet olarak yapar. Ve bunu için yapmışsa sevap kazanır.

Dipnotlar:

1- Riyâzus-Sâlihîn, 234

2- Buhârî





Click the image to open in full size.

Ey Rabbim! Şüphesiz; Ben, senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki…
eBRaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.05.2013   #2
Üye
eBRaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 73
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.604
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: eBRaR is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Kul Hakkını Helal Etmek !

Kul hakkı beş türlüdür:

1- Mali [Parasal]
2- Nefsi [hayati yönden]
3- Irzi [Haysiyetle ilgili]
4- Mahremi [Namusla ilgili]
5- Dini.


1- Mali olan kul hakları:

Hırsızlık, gasp, aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak, sahte para vermek, başkasının malına zarar vermek, yalancı şahitlik, rüşvet almak gibi.

Bu haklar için sahibi ile helalleşmek gerekir. Dünyada helalleşmezse, ahirette sevapları ona verilerek helalleştirilecektir. Mal sahibi ölmüş ise, vârisine ödenir. Vârisi yoksa veya mal sahibi bilinmiyorsa, salih bir fakire hediye olarak verilip, sevabı sahibine gönderilir.

Salih fakir yoksa, İslamiyet'e hizmet eden hayır kurumlarına, vakıflara verilir. Kendi salih akrabasına, fakir olan ana babalarına, çocuklarına hediye olarak vermesi de, caiz olur. Bunları yapmak imkanını bulamazsa, mal sahibinin ve kendisinin af olunmaları için dua eder. Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir. Gönlü alınmazsa, ahirette af olunması, çok güç olur.


2- Nefsi, yani hayati günah olan kul hakları:

Adam öldürmek, bir uzvunu kesmek, sakat bırakmak gibi şeylerdir.
Önce tevbe eder. Adam ölmüş ise, velisi ile helalleşmek gerekir. Velisi isterse af eder. İsterse belli bir mal ister. İsterse, mahkemeye verip, hakimden cezalandırılmasını ister. İslamiyet'te kan davası yoktur.


3- Irza dokunan kul hakları:

Dedikodu, iftira, alay, sövmek gibi haysiyetle, şerefle ilgili şeylerdir.
Tevbe etmek ve helalleşmek lazımdır. Bunlarda vârisleri ile helalleşmek olmaz.


4- Mahremi olan kul hakları:

Başkasının çoluk çocuğuna hıyanet etmek gibi şeylerdir.
Tevbe ve istiğfar eder. Fitne çıkmak ihtimali yoksa, sahibi ile helalleşir.

Fitne ihtimali varsa helalleşmek yerine, ona dua eder ve onun için sadaka verir. Yaptığı ibadetlerin sevaplarını ona bağışlar. Fitne ihtimali olunca, helalleşirken işlediği günahları bildirmeyip, bendeki bütün haklarını af et demekle yetinir.


5- Dini olan kul hakları:

Akrabasına ve emri altında olanlara doğru din bilgisi vermeyi terk etmek, insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibadetlerine mani olmak, onlara kâfir, fasık demek.

Bid'at çıkarıp veya mevcut bid'atleri savunup Müslümanların yanlış inanmalarına ve yanlış ibadet etmelerine sebep olmak. Açıktan oruç yiyerek veya açıktan başka haram işleyerek kötü örnek olmak. Bu günahlar için de tevbe etmek, hak sahipleri ile helalleşmek gerekir.





Click the image to open in full size.

Ey Rabbim! Şüphesiz; Ben, senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki…
eBRaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.05.2013   #3
Üye
eBRaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 73
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.604
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: eBRaR is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Kul Hakkını Helal Etmek !

Üzerinde kul hakkı olanlar:

Üzerinde kul hakkı olan buna tevbe için, kul hakkını hemen ödemeli, onunla helalleşmeli, ona iyilik ve dua etmeli. Mal sahibi, hakkı olan ölmüş ise, ona dua, istiğfar edip vârislerine verip ödemeli, bunlara iyilik yapmalıdır.
Çocukları, vârisleri bilinmiyorsa, o miktar parayı fakirlere sadaka verip, sevabını hak sahibine bağışlamalıdır. (Sefer-i Ahiret)


Bir kimseden haksız olarak alınan bir kuruşu, sahibine geri vermek, yüzlerle lira sadakadan kat kat daha sevaptır. Bir kimse, Peygamberlerin yaptığı ibadetleri yapsa, fakat, üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennete giremez. (Mektubat-ı Rabbani c.2, m.66, 87)


Kıyamet günü, hak sahibi, hakkından vazgeçmezse, bir dank [yarım gram gümüş] hak için, cemaat ile kılınmış, kabul olmuş yediyüz namazı alınıp, hak sahibine verilecektir. (Dürr-ül Muhtar)


Kul hakkını, ü teâlânın hakkından önce ödemek gerekir. Kul hakkı olan günahların affı güç ve azapları daha şiddetlidir. Başkasının hakkını yiyen, hak sahipleri ile helalleşmedikçe affa uğramaz. Yani üzerinde kul veya hayvan hakkı bulunanı ü teâlâ affetmez ve bunlar Cehenneme girip, cezalarını çekeceklerdir. (Hadika)


Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir. [Buhari]


Kibri, hıyaneti ve kul borcu olmayan mümin, Cennete girer. [Nesai]


Kul hakkı, müminin aybı, kusurudur. [Ebu Nuaym]


Üzerinde kul hakkı bulunanların ruhları Cennete girmez. Salihlerin ruhları kabirlerine gelerek, cesetlerini ziyaret ederler. Vefat eden müminlerin ruhları gelip, dünyada tanıdıklarını sorarlar. (Feraid-ül-fevaid)





Click the image to open in full size.

Ey Rabbim! Şüphesiz; Ben, senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki…
eBRaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.05.2013   #4
Üye
eBRaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 73
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.604
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: eBRaR is an unknown quantity at this point
Standart Kul Hakkını Helal Etmek !

Kul hakkıyla ilgili sorular

Sual: Bir kimse hakkını bana helal etti. Aradan bir müddet geçtikten sonra, sana hakkımı helal etmiyorum dedi. Hangisi geçerlidir?
CEVAP
İkisi de geçerlidir. Helal ettim demekle o zamana kadar olan haklarını helal etmiş olur. Helal etmiyorum dedikten sonra da, helal ettiği günden itibaren olan haklarını helal etmemiş olur. Eski kararından vazgeçemez.

Sual: Hakkını helal et diyene, helal olsun demekle hakkımız helal edilmiş olmaz mı?
CEVAP
Helal olsun demek de olur, mutlaka helal ettim demek gerekmez.

Sual: Kalben değil de, sözle hakkını helal eden, helal etmiş olur mu?
CEVAP
Evet helal etmiş olur.

Sual: Biz arabanın yanından ayrılınca, çocuklar arabayı temizliyor. Para vermezsek hak geçer mi?
CEVAP
Hak geçmez ise de, vermek iyi olur.

Sual: Kasaba et götürüp, ücretle kıyma çektiriyoruz. Makinede, önceden kalmış kıyma da oluyor. Kasabın hakkı geçiyor mu?
CEVAP
Hayır.

Sual: Nazımız geçen arkadaşlara ücretsiz iş yaptırmam caiz midir?
CEVAP
Zaruret olmadan bir şey istemek haram olduğu gibi, ücretsiz olarak başkasına iş gördürmek de haramdır. Başkasının çocuğuna iş gördürmek daha büyük günahtır. (Hadika c.2, s.267)
İsteyerek iş yapan arkadaşla helalleşilir ise, ücretsiz iş yapması haram olmaz.

Sual: İhtiyaç halinde birinin malını almak caiz midir?
CEVAP
İhtiyaç, halinde de kimsenin malına dokunmaya dinimiz, izin vermemiştir. Zaruret halinde olan, yani bunalan kimse bile, başkasının hakkına dokunamaz. Aç kalan kimsenin, başkasının ekmeğini, izni olmaksızın yemesi caiz ise de, sonra kıymetini ödemesi gerekir. Onun aç olması, ölüm tehlikesinde bulunması, bir kimsenin kendi mülkündeki hakkının yok olmasına sebep olamaz. Zaruret halinde bile başkasından alınan malın ödenmesi gerekir. Zaruretlerin, yasak olan şeylerin yapılmasına sebep olmaları, kimsenin hakkının gitmesine sebep olamaz. (Mecelle Şerhi)

Sual: Haklı da olsa, hatta karşısındaki özür dilemese de hakkını helal etmek faziletli midir?
CEVAP
Elbette çok faziletlidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kıyamette bir münadi "Ecri r17;ın üzerinde olan ayrılsın, Cennete girsin" der. "Bunlar kim?" diye sorulunca, münadi, "İnsanları affedenlerdir" der. Birçok kişi hesaba çekilmeden Cennete girer.) [İ. Ebiddünya]

Sual: Ahirette ihtiyacımız olur diye hakkımızı Müslüman olana helal etmemek daha uygun olmaz mı?
CEVAP
Hayır. Helal etmek daha iyi olur. Hani derler ya, kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez diye. Eğer biz hakkımızı bir Müslümana helal edersek, hakkımızdan daha çoğunu ü teâlâ bize ihsan eder. Sadece Müslümanlara değil, kâfirlere de hakkımızı helal etmemiz iyi olur. Hatta kıyamete kadar devam edecek olan haklarımızı helal etmeliyiz. Orada kul hakkından hesaba çekilmek, hesaplaşmak büyük derttir. Bu dertten de kurtulmak için, Ahiretteki ihtiyaçlarımızı düşünerek herkese hakkımızı helal etmek iyi olur.

Sual: Bir şey yiyip içerken, yanımızda olanlara da vermemiz gerekir mi?
CEVAP
Birisi bir şey yiyip içerken, yanındakilere de vermesi, iyi olur. Buna, göz hakkı denir. Vermesi, şart değildir. Ancak, yanımızda insanlar varken, siz de buyurun dememek mürüvvete aykırıdır. Bunun için, atalarımız, (Biri yer, biri bakar, kıyamet ondan kopar) demişlerdir. Ya, onların yanında yememeli veya yeniyorsa, onlara da ikram etmelidir.
-alıntıdır-





Click the image to open in full size.

Ey Rabbim! Şüphesiz; Ben, senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki…
eBRaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.05.2013   #5
Üye
eBRaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 73
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.604
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: eBRaR is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Kul Hakkını Helal Etmek !

Kul hakkı nedir? Kul hakkı mahşerde nasıl giderilecek? Kul hakkının affı ve tövbesi nasıl olur?" Üzerimizde iki türlü temel hak vardır. Bunlardan birincisi hukûkullah, yani 'ın hakkı; diğeri ise hukuk-u ibâd, yani kulların birbirlerine karşı doğuştan getirdikleri hak ve vazifeleri. Takva, sevgisi, tevekkül, ihlâs, riya ve kibirden uzaklaşmak gibi ahlâk-ı hamide ile bezenip, nefsimizi kötülüklerden arındırmak;'a imanla birlikte ibadet ve taatte bulunmak 'ın üzerimizdeki haklarındandır.

Kul hakkı ise, ferdin zimmetinde bulunan, başkalarına mahsus maddî ve manevî imkân ve menfaatler ile Müslüman'ın başkaları lehine yapmakla yükümlü bulunduğu vazifelerdir.


İnsanların sosyal birer varlık olmaları ve toplumlar hâlinde yaşamaları, birbirlerine karşı sayılamayacak derecede haklar ve sorumluluklar doğurur. Karşılıklı hak ve sorumluluklarına riayet etmekle yükümlü bulunan Müslüman'lar, bu yükümlülüklerini "kul hakkı" ifadesi içinde formüle etmişler ve riâyet etmeye çalışmışlardır.

Ebû Hüreyre (ra) anlatmıştır: Resulullah Efendimiz (asm): "Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. Ona hıyanet etmez. Ona yalan söylemez. Ona yardımı terk etmez. Her Müslüman'ın ırzı, malı ve kanı diğer Müslüman'ın üzerine haramdır. (Mübarek kalbini göstererek) korkusu buradadır. Bir kimseye şer olarak Müslüman kardeşini hor görmesi yeter" buyurmuştur.1

Kulun mahşer gününde hakkını yiyen bir kimse ile ilgili olarak Cenâb-ı 'a: "Şu kişide alacağım var. Hakkımı yedi. Onu Cehennemde yak!" deme hakkı elbette yoktur. Çünkü orada Ahkemü'l-Hâkimin Cenâb-ı 'tır. Hâkim'in takdirine ve inisiyatifine müdahale edilir mi? Takdir O'nundur. Sonra, Cenab-ı zalime "hâşâ- iltimas mı geçecektir ki, buna ihtiyaç olsun? Nitekim kul hakkının mahşer günündeki yansımasını konu alan şu hadis-i şerifin verdiği haber tüylerimizi diken diken eder:

Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir: Resulullah (asm) Ashab-ı Kirâm'a: "Müflis kimdir, biliyor musunuz?" diye sordu.

Ashab-ı Kiram: "Bize göre müflis, parası-pulu olmayan ve malı bulunmayandır" diye cevap verdi.

Resulü (asm) şöyle buyurdu: "Ümmetimden müflis olanlar şu kimselerdir: Kıyamet Günü namaz, oruç ve zekât ile gelir. Fakat amel defterinde; "Şuna sövdü!", "Şuna zina iftirası yaptı.", "Şunun malını yedi.", "Şunun kanını akıttı.", "Şunu dövdü!" diye yazılmış olarak gelir. Bu durumda hasenatının sevaplarından şu kimseye verilir. İyiliklerinin sevabından bu kimseye verilir. Eğer üzerindeki borç ödenmeden önce sevapları tükenirse, alacaklıların günahlarından alınıp onun üzerine yazılır. Sonra Cehenneme atılır."2

Ebû Katâde Haris b. Rib'iy (ra) rivayet eder: Resûlullah (asm): " yolunda cihad ve 'a îman amellerin en efdâlidir" buyurdu.

Bir adam ayağa kalktı ve: "Ya Resûl! Eğer yolunda öldürülürsem, benden sâdır olan günahlarım örtülür mü?" diye sordu.

Resulü (asm): "Eğer sabrederek, sevabını umarak ve arkanı dönmeden harbe yönelmiş halde iken öldürülürsen, kul hakkından başka günahlarına kefaret olur. Bunu bana şüphesiz Cibril söyledi" buyurdu.3

Ebû Hüreyre (ra) rivayet eder: Resulü (asm) şöyle buyurmuştur: "Kimin yanında kardeşinin vakar ve onurunu sarsacak cinsten veya kıymeti bulunan bir şeyden zulüm ve haksızlık ile elde edilmiş bir hak varsa, altın ve gümüşün bulunmayacağı gün gelmeden önce bu gün, dünyada iken helâlleşsin. Yoksa sâlih ameli varsa, haksızlığı kadar alınır, hak sahibine verilir. Şayet hasenatı yoksa hak sahibinin günahları alınır, onun üzerine yüklenir."4

Zikrettiğimiz hadis-i şeriflerden anlaşılacağı gibi, kul hakkı bir Müslüman'ın mânevî hayatı üzerinde önemli bir handikap olarak bulunmaktadır. Her Müslüman'ın hayat hakkı, şahsiyet ve onurunun korunması hakkı, özel hayatının gizliliği hakkı, dinî ve vicdanî kanaat hakkı, ikamet, seyahat, öğrenme, bilgi edinme, düşünce ve ifade hürriyeti, mülk edinme, çalışma, harcama ve tasarrufta bulunma gibi kendi zatına özgü doğuştan getirdiği hakları İslâm Dîni tarafından korunmuştur ve dokunulmaz îlân edilmiştir. Müslüman'a iftira atmak, gıybetini yapmak ve haksız yere kalbini kırmak da hiç şüphesiz kul hakkı kapsamına girer.

Kul hakkının günahından ve vebalinden kurtulmanın tek yolu, bu hakka riayet etmek ve karşı taraf ile gönülden ve içten helâlleşmektir. Helâlleşme sağlandıktan sonra tevbe ve istiğfarda bulunulursa, Cenâb-ı Hakk'ın Ğafûr ve Rahîm olduğu inşa anlaşılacaktır.

Duâ

Ey iyilikleri merhametiyle sevdiren, kullarını merhametiyle sevindiren, günahları merhametiyle bağışlayan, kusurları merhametiyle örten, kullarını merhametiyle terbiye eden Rabb-i Rahim'im! Bizi dünyada ve ahirette kul hakkı günahından, kul hakkı vebalinden, kul hakkı hesabından, kul hakkı girdabından, kul hakkı iflâsından koru! Üzerimizdeki Müslümanların haklarını ödememizi kolaylaştır! Müslümanlara hakkımızı helal etmemizi kolaylaştır! Kullarını incitmekten ve kulların tarafından incinmekten bizi koru! Merhametli davranmayı ve merhametli davranılmayı bize müyesser kıl! Bize merhameti sevdir! Âmin.


1. Riyâzu's-Sâlihîn, 234

2. Müslim

3. Riyâzu's-Sâlihîn, 217

4. Buhârî





Click the image to open in full size.

Ey Rabbim! Şüphesiz; Ben, senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki…
eBRaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.05.2013   #6
Üye
eBRaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 73
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.604
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: eBRaR is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Kul Hakkını Helal Etmek !

Kul hakkını ödemek için :


Kul hakkını ödemek için sahipleri biliniyorsa, kul haklarını ödemek gerekir. Yahut helâlleşmeli, ona iyilik ve dua etmelidir. Hak sahibi, ölmüş ise, ona dua ve istiğfar edip, çocuklarına vârislerine verip ödemeli, bunlara iyilik yapmalıdır.

Çocukları ve vârisleri bilinmiyorsa borç miktarı parayı veya malı, fakirlere sadaka olarak verip sevabını hak sahibine niyet etmelidir. Ayrıca, yaptığımız bütün iyiliklerin sevabını hak sahiplerine hediye etmelidir.


Cenab-ı Hak, o kadar merhamet sahibidir ki, biz sevablarımızı hak sahiplerine verdiğimiz için, o sevablardan bizi mahrum bırakmıyor. Aynı sevabı bize de veriyor.

Bu bakımdan yaptığımız her iyiliğin sevabını üzerimizde hakkı olanlara, ana babamıza, arkadaşlarımıza, bütün Müslümanlara hediye etmeliyiz. Kendi sevabımızdan hiç eksilme olmaz.





Click the image to open in full size.

Ey Rabbim! Şüphesiz; Ben, senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki…
eBRaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Helal Sertifikasi Nedir SimaL Soru Ve Cevaplar 0 03.03.2013 16:09
Annem, hakkını helâl et bize YuReK Makaleler 0 13.02.2013 15:19
Dinden Çıkaran 99 Söz ve Hareket eFe Dini Konular 0 11.02.2013 16:27
Deyimler sözlüğü(A-Z) SıLa Türkçe ~ Edebiyat 0 24.12.2012 17:11
İslam Alimleri - GAZÂLÎ SıLa iSlam Alimleri 1 18.12.2012 09:35


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları