Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > iSlami KonuLar > Soru Ve Cevaplar

Namazların sonunda tesbihat nasıl yapılır? Cemaat halinde tesbihat yapmanın hükmü ned


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Soru Ve Cevaplar - kategorisi altındaki Namazların sonunda tesbihat nasıl yapılır? Cemaat halinde tesbihat yapmanın hükmü ned isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 15.12.2012   #1
Üye
HiCReT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 58
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 732
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: HiCReT is an unknown quantity at this point
Thumbs up Namazların sonunda tesbihat nasıl yapılır? Cemaat halinde tesbihat yapmanın hükmü ned

Namaz, kulun Allah'a en çok yakınlık kazandığı bir ibadettir. Bu niteliğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti "en hayırlı amel" (İbn Mâce, Taharet, 4)olarak tanımlamış, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir. (Tirmîzî, Salât, 188) Bu sebeple namazın terk edilmesine izin verilmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber "Kim namazı kasten terk ederse Allah'ın himayesi ondan uzak olur." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI. 421) buyurmuştur.


Namaz ibadetinin rükünlerinin neler olduğu Kur'an ve Sünnette belirtilmiş ve nasıl uygulanacağı da bizzat Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından sözlü ve pratik olarak ortaya konulmuştur. Bu rükünler iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rüku, secde ve ka'de-i ahiredir. Allah Teala "Gönülden boyun eğerek Allah için namaza kalkın" (Bakara, 2/238) "Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz." (Hac, 22/77) buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v.) de; namaz kılmayı öğrettiği bir sahabiye, sonunda nasıl teşehhüd yapacağını gösterdikten sonra "Bunu da yaptığında namazın tamam olur" buyurmuştur. (Tirmîzî, Sünen, Ebvabü's-Salât, 226)


Bu rükünlerden her hangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi halinde namaz sahih olmaz. Ancak dinimizde sorumluluklar, kulun gücüne göre belirlenmiş (Bakara, 2/286); gücü aşan durumlar için kolaylaştırma ilkesi getirilmiştir. (Bakara, 2/185) Namazın rükünlerinden herhangi birini yerine getirmeye engel olan rahatsızlıklar da kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre;


Namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için asıl olan namazını oturarak kılmaktır. Böyle bir kişi namazını kendi durumuna göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılar. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabiye "Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere kıl." (Buhari, Taksiru'As-Salat, 19) buyurmuştur.

Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlar, rükudan sonra yere oturarak secdeleri ima ile yapar.

Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi namaza ayakta başlar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar.


Ayakta durmaya ve rüku yapmaya gücü yettiği halde yere oturamayan kimse namaza ayakta başlar rükudan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak ima ile eda eder.


Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimse namazı tabure, sandalye ve benzeri bir şey üzerine oturarak rüku ve secdeleri ima ile yerine getirir.


Kul Rabbine ibadet ederken hem özde samimi olmalı hem de dinin belirlediği şekil şartlarını tam olarak yerine getirmeye özen göstermelidir. Özen ve hassasiyet eksikliğinden dolayı Rabbine karşı sorumlu olacağı bilincinde olmalıdır. Bu sebeple namazını tabure, sandalye ve benzeri şeyler üzerinde kılan müminin ileri sürdüğü mazeretleri kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olmalıdır. Namazı asli şekline uygun olarak kılmaya engel olmayacak hafif bedeni rahatsızlıklar bu konuda meşru mazeret olarak görülmemelidir.


Öte yandan dini açıdan zorunlu ve meşru bir sebep bulunmadıkça camilerde sandalyede namaz kılmak, göze hoş gelmeyen bir görüntü ortaya çıkarmakta ve cemaat arasında tartışmalara sebep olmaktadır. Özellikle üzerinde namaz kılmak amacı ile camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılması, cami doku ve kültürüyle bağdaşmamaktadır. Bu sebeple hastalık ve özürlülük gibi herhangi bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmaları uygundur.






Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.





Sıkça Sorulan Sorular
Oruçluyken elle tatmin olan kimsenin orucu bozulur mu?
Kendisine babası tarafından yapılan hibeyi kabul etmeyen kimsenin sorumluluğu var mıdır?
Kadınlar adetli veya loğusa iken dua edebilirler mi?
Müslümanların kiliseye girmesi caiz midir?
Orucu bozan şeyler nelerdir?
Sarhoş olan birinin ayılınca gusül abdesti alması gerekir mi?
Akrabalık ilişkilerini kesecek bir vasiyet uygulanabilir mi?
İncil’e nasıl iman ederiz?
Anne-baba sağlıklarında mallarını çocuklarına bağışlayabilirler mi?
Zebur hakkında bilgi verir misiniz?

Konulara Göre Sorular ve Cevaplar
DİNLER

Semavî Dinler
Diğer Dinler ve Yeni Dinî Akımlar
Genel


AKAİD (İNANÇ)

Allah’a İman
Meleklere İman ve Cinler
Kitaplara İman
Peygamberlere İman
Ahiret, Ölüm, Kabir ve Kıyamet
Kaza ve kader
Genel


MEZHEPLER

Mezhepler
Genel


TAHARET (TEMİZLİK)

Temizlik
Abdest
Gusül
Teyemmüm
Kadınlara Mahsus Haller
Genel


NAMAZ

Genel Hükümler
Namaz Çeşitleri ve Farzları
Namazın Vacipleri, Sünnetleri ve Adabı
Namazın Mekruhları ve Namazı Bozan Şeyler
Ezan, Kamet Ve Müezzinlik
İmamet ve Cemaat
Cuma ve Bayram Namazı
Nafile Namazlar
Teravih Namazı
Hasta Namazı
Seferi (Yolcu) Namazı
Namazların Kazası
Sehiv Secdesi ve Tilavet Secdesi
Cenaze Namazı
Genel


ORUÇ

Oruç, Mahiyeti ve Çeşitleri
Orucu Bozan Ve Bozmayan Şeyler
İtikaf ve Kadir Gecesi
Kaza, Keffaret, Fidye, Iskat-ı Savm
Genel


ZEKAT (SADAKA-İ FITIR)

Zekâtın Mahiyeti, Hükmü ve Zekâta Tabi Mallar
Zekât Kimlere Verilir
Sadaka-i Fıtır
Genel


HAC VE UMRE

Hac, Farziyyeti ve Çeşitleri
İhram ve Mikat
Tavaf ve Sa'y
Hacda Şeytan Taşlama ve Kurban Kesme
Hacca Bedel Göndermek
Genel


KURBAN

Kurbanla İlgili Hükümler
Kurban Çeşitleri
Kurban Kesen İle İlgili Hükümler
Kurbanlık Hayvanla İlgili Kusurlar
Genel


ADAK, YEMİN VE KEFFARET

Adak
Yemin ve Keffaret
Genel


DUA

Dua
Genel


HELALLER VE HARAMLAR

Sosyal Hayat
Yiyecekler
İçecekler
Giyinme ve Süslenme
Cinsel Hayat
Sanat, Musikî, Eğlence, Şans Oyunları ve Spor
Tıp ve Sağlık
Hayvanlar
Avlanma
Bidat ve Hurafeler
Genel


AİLE HAYATI

Evlilik Öncesi (Nişan)
Evlilik (Nikâh)
Boşanma (Talak)
Nafaka
Süt Emzirme
Evlat Edinme
Miras ve Vasiyet
Genel


TİCARÎ HAYAT

Alışveriş
Kira
Borç (Karz)
Ödünç (Ariye)
Emanet (Vedia)
Hibe (Bağış)
Vekâlet ve Komisyonculuk
Kefalet
Havale
Rehin (İpotek)
Ticari Ortaklıklar
Güncel Ticarî Meseleler
Genel


HZ. PEYGAMBER’İN HAYATI

Hayatı
Aile Hayatı
İbadet Hayatı
Mucizeleri
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in Dönemindeki Savaşlar
Hadis Metinleri ve Kaynakları
Genel






Namaz, kulun Allah'a en çok yakınlık kazandığı bir ibadettir. Bu niteliğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti "en hayırlı amel" (İbn Mâce, Taharet, 4)olarak tanımlamış, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir. (Tirmîzî, Salât, 188) Bu sebeple namazın terk edilmesine izin verilmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber "Kim namazı kasten terk ederse Allah'ın himayesi ondan uzak olur." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI. 421) buyurmuştur.


Namaz ibadetinin rükünlerinin neler olduğu Kur'an ve Sünnette belirtilmiş ve nasıl uygulanacağı da bizzat Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından sözlü ve pratik olarak ortaya konulmuştur. Bu rükünler iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rüku, secde ve ka'de-i ahiredir. Allah Teala "Gönülden boyun eğerek Allah için namaza kalkın" (Bakara, 2/238) "Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz." (Hac, 22/77) buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v.) de; namaz kılmayı öğrettiği bir sahabiye, sonunda nasıl teşehhüd yapacağını gösterdikten sonra "Bunu da yaptığında namazın tamam olur" buyurmuştur. (Tirmîzî, Sünen, Ebvabü's-Salât, 226)


Bu rükünlerden her hangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi halinde namaz sahih olmaz. Ancak dinimizde sorumluluklar, kulun gücüne göre belirlenmiş (Bakara, 2/286); gücü aşan durumlar için kolaylaştırma ilkesi getirilmiştir. (Bakara, 2/185) Namazın rükünlerinden herhangi birini yerine getirmeye engel olan rahatsızlıklar da kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre;


Namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için asıl olan namazını oturarak kılmaktır. Böyle bir kişi namazını kendi durumuna göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılar. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabiye "Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere kıl." (Buhari, Taksiru'As-Salat, 19) buyurmuştur.

Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlar, rükudan sonra yere oturarak secdeleri ima ile yapar.

Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi namaza ayakta başlar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar.


Ayakta durmaya ve rüku yapmaya gücü yettiği halde yere oturamayan kimse namaza ayakta başlar rükudan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak ima ile eda eder.


Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimse namazı tabure, sandalye ve benzeri bir şey üzerine oturarak rüku ve secdeleri ima ile yerine getirir.


Kul Rabbine ibadet ederken hem özde samimi olmalı hem de dinin belirlediği şekil şartlarını tam olarak yerine getirmeye özen göstermelidir. Özen ve hassasiyet eksikliğinden dolayı Rabbine karşı sorumlu olacağı bilincinde olmalıdır. Bu sebeple namazını tabure, sandalye ve benzeri şeyler üzerinde kılan müminin ileri sürdüğü mazeretleri kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olmalıdır. Namazı asli şekline uygun olarak kılmaya engel olmayacak hafif bedeni rahatsızlıklar bu konuda meşru mazeret olarak görülmemelidir.


Öte yandan dini açıdan zorunlu ve meşru bir sebep bulunmadıkça camilerde sandalyede namaz kılmak, göze hoş gelmeyen bir görüntü ortaya çıkarmakta ve cemaat arasında tartışmalara sebep olmaktadır. Özellikle üzerinde namaz kılmak amacı ile camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılması, cami doku ve kültürüyle bağdaşmamaktadır. Bu sebeple hastalık ve özürlülük gibi herhangi bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmaları uygundur.






Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.





Sıkça Sorulan Sorular
Oruçluyken elle tatmin olan kimsenin orucu bozulur mu?
Kendisine babası tarafından yapılan hibeyi kabul etmeyen kimsenin sorumluluğu var mıdır?
Kadınlar adetli veya loğusa iken dua edebilirler mi?
Müslümanların kiliseye girmesi caiz midir?
Orucu bozan şeyler nelerdir?
Sarhoş olan birinin ayılınca gusül abdesti alması gerekir mi?
Akrabalık ilişkilerini kesecek bir vasiyet uygulanabilir mi?
İncil’e nasıl iman ederiz?
Anne-baba sağlıklarında mallarını çocuklarına bağışlayabilirler mi?
Zebur hakkında bilgi verir misiniz?

Konulara Göre Sorular ve Cevaplar
DİNLER

Semavî Dinler
Diğer Dinler ve Yeni Dinî Akımlar
Genel


AKAİD (İNANÇ)

Allah’a İman
Meleklere İman ve Cinler
Kitaplara İman
Peygamberlere İman
Ahiret, Ölüm, Kabir ve Kıyamet
Kaza ve kader
Genel


MEZHEPLER

Mezhepler
Genel


TAHARET (TEMİZLİK)

Temizlik
Abdest
Gusül
Teyemmüm
Kadınlara Mahsus Haller
Genel


NAMAZ

Genel Hükümler
Namaz Çeşitleri ve Farzları
Namazın Vacipleri, Sünnetleri ve Adabı
Namazın Mekruhları ve Namazı Bozan Şeyler
Ezan, Kamet Ve Müezzinlik
İmamet ve Cemaat
Cuma ve Bayram Namazı
Nafile Namazlar
Teravih Namazı
Hasta Namazı
Seferi (Yolcu) Namazı
Namazların Kazası
Sehiv Secdesi ve Tilavet Secdesi
Cenaze Namazı
Genel


ORUÇ

Oruç, Mahiyeti ve Çeşitleri
Orucu Bozan Ve Bozmayan Şeyler
İtikaf ve Kadir Gecesi
Kaza, Keffaret, Fidye, Iskat-ı Savm
Genel


ZEKAT (SADAKA-İ FITIR)

Zekâtın Mahiyeti, Hükmü ve Zekâta Tabi Mallar
Zekât Kimlere Verilir
Sadaka-i Fıtır
Genel


HAC VE UMRE

Hac, Farziyyeti ve Çeşitleri
İhram ve Mikat
Tavaf ve Sa'y
Hacda Şeytan Taşlama ve Kurban Kesme
Hacca Bedel Göndermek
Genel


KURBAN

Kurbanla İlgili Hükümler
Kurban Çeşitleri
Kurban Kesen İle İlgili Hükümler
Kurbanlık Hayvanla İlgili Kusurlar
Genel


ADAK, YEMİN VE KEFFARET

Adak
Yemin ve Keffaret
Genel


DUA

Dua
Genel


HELALLER VE HARAMLAR

Sosyal Hayat
Yiyecekler
İçecekler
Giyinme ve Süslenme
Cinsel Hayat
Sanat, Musikî, Eğlence, Şans Oyunları ve Spor
Tıp ve Sağlık
Hayvanlar
Avlanma
Bidat ve Hurafeler
Genel


AİLE HAYATI

Evlilik Öncesi (Nişan)
Evlilik (Nikâh)
Boşanma (Talak)
Nafaka
Süt Emzirme
Evlat Edinme
Miras ve Vasiyet
Genel


TİCARÎ HAYAT

Alışveriş
Kira
Borç (Karz)
Ödünç (Ariye)
Emanet (Vedia)
Hibe (Bağış)
Vekâlet ve Komisyonculuk
Kefalet
Havale
Rehin (İpotek)
Ticari Ortaklıklar
Güncel Ticarî Meseleler
Genel


HZ. PEYGAMBER’İN HAYATI

Hayatı
Aile Hayatı
İbadet Hayatı
Mucizeleri
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in Dönemindeki Savaşlar
Hadis Metinleri ve Kaynakları
Genel






Namaz, kulun Allah'a en çok yakınlık kazandığı bir ibadettir. Bu niteliğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti "en hayırlı amel" (İbn Mâce, Taharet, 4)olarak tanımlamış, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir. (Tirmîzî, Salât, 188) Bu sebeple namazın terk edilmesine izin verilmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber "Kim namazı kasten terk ederse Allah'ın himayesi ondan uzak olur." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI. 421) buyurmuştur.


Namaz ibadetinin rükünlerinin neler olduğu Kur'an ve Sünnette belirtilmiş ve nasıl uygulanacağı da bizzat Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından sözlü ve pratik olarak ortaya konulmuştur. Bu rükünler iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rüku, secde ve ka'de-i ahiredir. Allah Teala "Gönülden boyun eğerek Allah için namaza kalkın" (Bakara, 2/238) "Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz." (Hac, 22/77) buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v.) de; namaz kılmayı öğrettiği bir sahabiye, sonunda nasıl teşehhüd yapacağını gösterdikten sonra "Bunu da yaptığında namazın tamam olur" buyurmuştur. (Tirmîzî, Sünen, Ebvabü's-Salât, 226)


Bu rükünlerden her hangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi halinde namaz sahih olmaz. Ancak dinimizde sorumluluklar, kulun gücüne göre belirlenmiş (Bakara, 2/286); gücü aşan durumlar için kolaylaştırma ilkesi getirilmiştir. (Bakara, 2/185) Namazın rükünlerinden herhangi birini yerine getirmeye engel olan rahatsızlıklar da kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre;


Namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için asıl olan namazını oturarak kılmaktır. Böyle bir kişi namazını kendi durumuna göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılar. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabiye "Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere kıl." (Buhari, Taksiru'As-Salat, 19) buyurmuştur.

Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlar, rükudan sonra yere oturarak secdeleri ima ile yapar.

Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi namaza ayakta başlar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar.


Ayakta durmaya ve rüku yapmaya gücü yettiği halde yere oturamayan kimse namaza ayakta başlar rükudan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak ima ile eda eder.


Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimse namazı tabure, sandalye ve benzeri bir şey üzerine oturarak rüku ve secdeleri ima ile yerine getirir.


Kul Rabbine ibadet ederken hem özde samimi olmalı hem de dinin belirlediği şekil şartlarını tam olarak yerine getirmeye özen göstermelidir. Özen ve hassasiyet eksikliğinden dolayı Rabbine karşı sorumlu olacağı bilincinde olmalıdır. Bu sebeple namazını tabure, sandalye ve benzeri şeyler üzerinde kılan müminin ileri sürdüğü mazeretleri kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olmalıdır. Namazı asli şekline uygun olarak kılmaya engel olmayacak hafif bedeni rahatsızlıklar bu konuda meşru mazeret olarak görülmemelidir.


Öte yandan dini açıdan zorunlu ve meşru bir sebep bulunmadıkça camilerde sandalyede namaz kılmak, göze hoş gelmeyen bir görüntü ortaya çıkarmakta ve cemaat arasında tartışmalara sebep olmaktadır. Özellikle üzerinde namaz kılmak amacı ile camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılması, cami doku ve kültürüyle bağdaşmamaktadır. Bu sebeple hastalık ve özürlülük gibi herhangi bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmaları uygundur.






Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.





Sıkça Sorulan Sorular
Oruçluyken elle tatmin olan kimsenin orucu bozulur mu?
Kendisine babası tarafından yapılan hibeyi kabul etmeyen kimsenin sorumluluğu var mıdır?
Kadınlar adetli veya loğusa iken dua edebilirler mi?
Müslümanların kiliseye girmesi caiz midir?
Orucu bozan şeyler nelerdir?
Sarhoş olan birinin ayılınca gusül abdesti alması gerekir mi?
Akrabalık ilişkilerini kesecek bir vasiyet uygulanabilir mi?
İncil’e nasıl iman ederiz?
Anne-baba sağlıklarında mallarını çocuklarına bağışlayabilirler mi?
Zebur hakkında bilgi verir misiniz?

Konulara Göre Sorular ve Cevaplar
DİNLER

Semavî Dinler
Diğer Dinler ve Yeni Dinî Akımlar
Genel


AKAİD (İNANÇ)

Allah’a İman
Meleklere İman ve Cinler
Kitaplara İman
Peygamberlere İman
Ahiret, Ölüm, Kabir ve Kıyamet
Kaza ve kader
Genel


MEZHEPLER

Mezhepler
Genel


TAHARET (TEMİZLİK)

Temizlik
Abdest
Gusül
Teyemmüm
Kadınlara Mahsus Haller
Genel


NAMAZ

Genel Hükümler
Namaz Çeşitleri ve Farzları
Namazın Vacipleri, Sünnetleri ve Adabı
Namazın Mekruhları ve Namazı Bozan Şeyler
Ezan, Kamet Ve Müezzinlik
İmamet ve Cemaat
Cuma ve Bayram Namazı
Nafile Namazlar
Teravih Namazı
Hasta Namazı
Seferi (Yolcu) Namazı
Namazların Kazası
Sehiv Secdesi ve Tilavet Secdesi
Cenaze Namazı
Genel


ORUÇ

Oruç, Mahiyeti ve Çeşitleri
Orucu Bozan Ve Bozmayan Şeyler
İtikaf ve Kadir Gecesi
Kaza, Keffaret, Fidye, Iskat-ı Savm
Genel


ZEKAT (SADAKA-İ FITIR)

Zekâtın Mahiyeti, Hükmü ve Zekâta Tabi Mallar
Zekât Kimlere Verilir
Sadaka-i Fıtır
Genel


HAC VE UMRE

Hac, Farziyyeti ve Çeşitleri
İhram ve Mikat
Tavaf ve Sa'y
Hacda Şeytan Taşlama ve Kurban Kesme
Hacca Bedel Göndermek
Genel


KURBAN

Kurbanla İlgili Hükümler
Kurban Çeşitleri
Kurban Kesen İle İlgili Hükümler
Kurbanlık Hayvanla İlgili Kusurlar
Genel


ADAK, YEMİN VE KEFFARET

Adak
Yemin ve Keffaret
Genel


DUA

Dua
Genel


HELALLER VE HARAMLAR

Sosyal Hayat
Yiyecekler
İçecekler
Giyinme ve Süslenme
Cinsel Hayat
Sanat, Musikî, Eğlence, Şans Oyunları ve Spor
Tıp ve Sağlık
Hayvanlar
Avlanma
Bidat ve Hurafeler
Genel


AİLE HAYATI

Evlilik Öncesi (Nişan)
Evlilik (Nikâh)
Boşanma (Talak)
Nafaka
Süt Emzirme
Evlat Edinme
Miras ve Vasiyet
Genel


TİCARÎ HAYAT

Alışveriş
Kira
Borç (Karz)
Ödünç (Ariye)
Emanet (Vedia)
Hibe (Bağış)
Vekâlet ve Komisyonculuk
Kefalet
Havale
Rehin (İpotek)
Ticari Ortaklıklar
Güncel Ticarî Meseleler
Genel


HZ. PEYGAMBER’İN HAYATI

Hayatı
Aile Hayatı
İbadet Hayatı
Mucizeleri
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in Dönemindeki Savaşlar
Hadis Metinleri ve Kaynakları
Genel







Namazlardan sonra yapılan tesbihat ve dualar, namaza dahil olmasa da makbul ibadetler arasında yer aldığından müstehaptır. Zira namazlardan sonra dua ve tesbihât Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından tavsiye edilmiş ve bizzat yapılmıştır. Nitekim Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;
« مَنْ سَبَّحَ اللَّهَ فِى دُبُرِ كُلِّ صَلاَةٍ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ وَحَمِدَ اللَّهَ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ وَكَبَّرَ اللَّهَ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ فَتِلْكَ تِسْعَةٌ وَتِسْعُونَ وَقَالَ تَمَامَ الْمِائَةِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ غُفِرَتْ خَطَايَاهُ وَإِنْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ الْبَحْرِ »
“Bir kimse her namazın sonunda Allah'a otuz üç defa sübhanallah der, otuz üç defa elhamdülillah der, otuz üç defa da ‘Allahu ekber’ derse bunların toplamı doksan dokuz eder. Yüze tamamlarken de, ‘Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Yalnız o vardır. Şeriki de yoktur. Mülk onundur; Hamd da ona mahsusdur; O her şey'e kadirdir” derse, günahları denizin köpüğü kadar bile olsa affolunur” (Müslim, Mesacid, 27, H.No: 1380).
Tesbihat konusunda Müslümanlara özel tavsiyelerde bulunan Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bizzat kendisi de , namazlardan sonra üç kere Allah’a istiğfâr eder ve şöyle dua ederdi;« اللَّهُمَّ أَنْتَ السَّلاَمُ وَمِنْكَ السَّلاَمُ تَبَارَكْتَ ذَا الْجَلاَلِ وَالإِكْرَامِ »Allah'ım, selâm sensin; selâmet de ancak sendendir. Mübareksin. Ey Celâl ve İkram sahibi!»
Velîd, Evzâî'ye bu istiğfar nasıl olacak, diye sorduğunda; ‘Estağfirullah, estâğfirullah’ cevâbını almıştır (Müslim, Mesacid, 27, H.No: 1362).
Öte yandan Hz. Peygamber (s.a.v.) ve ashabı farz namaz kılındıktan sonra bazı tekbir, tesbih ve tahmid gibi zikirleri yüksek sesle okumuşlardır. Nitekim İbn Abbâs (r.a.); insanların Peygamber (s.a.v.)'in zamanında farz namazdan çıkınca yüksek sesle zikrettiklerini haber vermiş, “Ben bu sesi işitir işitmez, insanların namazı bitirdiklerini anlardım” demiştir. İbn Abbas bir başka rivayette de “Ben Peygamber (s.a.v.)'in namazı bitirdiğini tekbîr getirilmesinden anlardım” demiştir. (Buhari, Ezan, 155)
Sonuç olarak namazdan sonra tesbihat yapılması müstehaptır. Bu tesbihat, münferit olarak yapılabileceği gibi, cemaat halinde de yapılabilir. Ancak tesbihâtın cemaatle yapılması, öteden beri yaygınlık kazanmıştır. Ancak namaz kılındıktan sonra tesbihât yapmadan camiden çıkmanın caiz olmadığı söylenemez.

HiCReT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cemaat namazının erkeklerin üzerine hükmü ve kişi sayısı HiCReT Namaz İle İlgili Yazilar 0 13.12.2012 11:57


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları