Geri git   www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi > Egitim Ögretim > DERSLER > Tarih

1.dünya savaşı


www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi sitesindeki Tarih - kategorisi altındaki 1.dünya savaşı isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt bir Hafta önce   #1
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.200
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart 1.dünya savaşı

kaynak derstürkçe.com

Kurtuluş Savaşına Ait Kahramanlık Hikayeleri / KURTULUŞ SAVAŞıNIN KAHRAMAN KADINLARI

BEN BABAMLA ÖLMEYE GİDİYORUM,

İstiklal Savaşında binlerce Mehmetçik`in şehit olduğu Gediz Cephesi Yunanlılardan ilk yenilginin alındığı cephedir. Türk askeri mücadelesini sonuna kadar sürdürür. Ancak kaybeder Gediz Cephesi`nde tek bir alay başarılı olur. O da Hafız Halit Bey`in 70. Alay`dır.Türk askeri Yunan saldırısında zor anlar yaşar küçük kız Nezahat` Minik, ama vatan sevgisi dolu yüreğiyle kaçan askerlere duvar gibi dikilir ve haykırır Ben babamın yanına ölmeye gidiyorum, siz nereye gidiyorsunuz?`

İstiklal savaşının küçük nezahati bir çocuktur ancak o farklıdır Atın üstündeki küçük kız, askerlere vatan sevgisini ve şehadeti` haykırır onun sayesinde askerler şehit oluncaya kadar savaşır Gediz muharebesi kaybedilse de Yunan askerinin Anadoluya sızması geciktirilir. Küçük Nezahet, elinde oyuncaklarıyla askerin arasında gezen bir kız çocuğu değil, 70. Alay`ın Nezahet Onbaşısı`dır.

KURTULUŞ SAVAŞI'NIN KAHRAMAN KADINLARI

Milli Mücadelede Türk kadınının kahramanlıkları destanlaştı. Ulu Önder Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Anadolu’ya çıkarak başlattığı kurtuluş hareketindeki binlerce kadın, Cumhuriyetin temelinde büyük pay sahibi oldu. İşgal altındaki Anadolu’da ve Milli Mücadele’de, binlerce kadın cephe gerisinde büyük bir çaba harcadı, çok sayıda kadın silahlı mücadeleye katıldı Dünyaya örnek olacak kahramanlıklar gösterdi.Milli Mücadelede* mitinglerde ateşli konuşmalar yapan Halide Edip mücadeleye büyük katkı sağladı. Milli Mücadelede kadınlar tarafından kurulan "Asri Kadınlar Cemiyeti" ile* Sivas’ta kurulan "Anadolu Kadınları Müdafaai Vatan Cemiyeti" unutulmayanlar arasındaydı Milli Mücadele’deki isimsiz binlerce kadın kahramanın yanı sıra isimleri halen zihinlerde olan kadın kahramanlardan bazıları şöyle:*

KARA FATMA (FATMA SEHER)*

"Kara Fatma"* 1888 Erzurum doğumludur Fatma Seher, Balkan Harbi’ne, Edirne’de görev yapan kocası* Derviş Bey ile katılır. I. Dünya Savaşı’nda, ailesinden 9-10 kadınla Kafkas Cephesi’ne gider. Kara Fatma, Mondros Mütarekesi’nden sonra eşi Ermenilerce şehit edilen kadınları toplayarak, Ermeniler ile çarpışır. Kemal Paşa ile görüşerek kurduğu milis kuvvetiyle Bursa ve İzmit’in işgalden kurtarılması için mücadele eden Kara Fatma’nın müfrezesinde savaşanların sayısını 350’ye çıkardığı bilinir.*Sakarya ve Başkomutanlık muhaberelerine katılan ve üsteğmenlik rütbesine yükselen Kara Fatma, 1955 te Erzurum’da vefat ederken, cumhuriyetin temellerinin atılmasında pay sahibi olmanın mutluluğunu yaşamış kadın kahramanlardandı.*

TARSUSLU KARA FATMA, GAZİANTEPLİ YİRİK FATMA*

Asıl adı "Adile" olan, "Adile Hala" ve "Adile Onbaşı" diye anılır 8-10 kişilik milis kuvvetiyle Afyon Savaşı’na katılan Kara Fatma, Tarsus’un kurtulmasında büyük fayda gösterir.*Gaziantepli Yirik Fatma ise Gaziantep’in Fransızlarca* bütünüyle kuşatılmadığı sırada, düşmana karşı koymak için yola çıkan milis kuvvetlerine, zorla katılır.*Milis kuvvetlerine yardım eden "Nafize Kadın", Yunanlılar tarafından yakalanarak, bilgi istenir, fakat Nafize Kadın işkencelere karşı koyarak hiçbir bilgi vermez.*

İKİ OĞLUNU ŞEHİT VERDİ KENDİ GAZİ OLDU*

Yunanlıların İzmir’e girmesiyle Milli Mücadele saflarında yerini alan Ayşe Hanım, İzmir’in Yunanlılara geçmesiyle Aydın’a gider. Aydında* kahramanca dövüşür büyük oğlu şehit düşer. I. ve II. İnönü Savaşlarına katılır, ikinci oğlunu bu savaşda şehit verir. Sakarya Meydan Muharebesi’ne* katılan Ayşe Hanım, kasığından yaralanır

GÖRDESLİ MAKBULE*

Vatan işgal altındadır; Yunanlılar Sakarya Savaşı’nı kaybetmişdir. Gördesli Makbule, kocası ile çete kurarak dağa çıkar. 17 Mart 1922’de Kocayayla’da düşmana saldırır ve başından aldığı kurşunla şehit düşer. silah arkadaşları düşmanı yenerler.*

FRANSIZLAR’A YANLIŞ YOL GÖSTEREN KILAVUZ

Adana ve yöresinde Fransızlar’a karşı verilen mücadelede yer alır Kılavuz Hatice, 8 Mayıs 1920’de milli kuvvetler Pozantı’ya taarruz ettiğinde Fransızları kandırarak yanlış yol gösterir Karboğazı’na sokar. Boğazda sıkışan Fransızlar, Türk askerine esir düşer.*

BİTLİS DEFTERDARININ HANIMI*

Kahramanmaraş’ta düşmana karşı verilen mücadelede en fazla yararlılık gösteren Bitlis Defterdarının Hanımıdır Kayabaşı Mahallesi’nde 8 düşmanı öldürmüş erkek elbisesi giyerek milis kuvvetlerine katılır.*

TAYYAR RAHMİYE*

Adana’nın kadın kahramanlarından Rahmiye Hanım 9. Tümen’in 1920 yılının Şubat ayında Hasanbeylide Fransızlar ile mücadele eder Muharebede ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileri atıldığından kendisine "Tayyar Rahmiye" lakabı verilir.*Temmuz 1920’de Osmaniye’deki Fransızlara yapılan hücumda arkadaşlarının tereddüdünü görünce, "Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da, siz erkek olduğunuz halde yerde sürünmekten utanmıyor musunuz?" diyerek hücuma geçilmesini sağladı

Kaynak noldubugün.com

11 NİSAN 1920 - Şanlıurfa'nın İşgalden Kurtuluşu

Mondros Ateşkesinden sonra 7. maddeden dolayı güvenliklerinin tehlikeye düştüğünü söyleyen itilaf devletleri, Urfa’yı Mart 1919’da işgal etti. Mondros Ateşkes Anlaşması’nın 7. Maddesine göre ihtilaf devletleri güvenliklerinin tehlikeye düştüğü yerleri işgal edecekti.Urfa’yı işgal eden İngilizler, Osmanlı askerlerinin Urfa’dan çıkmasını sağladılar.
İngilizler Milli Aşireti’nden Mahmud Bey’e Kafkasya ve Mezopotamyada kurmak istedikleri tampon bölgeyi anlattılar 13. Kolordudan aldığı talimatla İngilizlerden gelen davete Mahmud Bey katılmadı. Ketkanlı aşireti lideri Basravi Osmanlıyı istemediklerini İngilizlere bağlanmak istediklerini bildirdi.

İngilizler bölgedeki Ermenilere askeri eğitim verdiler Ermeniler kentte güvensizlik ortamı oluşturup ingilizlere haber ulaştırıyorlardı.
İngilizlerin yaptıkları karşısında, halk on ikiler olarak bilinen aydınlar Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurdular. Ekim Ayında ingilizler işgal ettikleri yerleri -Fransız Anlaşması'ndan dolayı Fransa'ya devretti Binbaşı Ali Rıza Bey, aşiretleri* Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne bağlama çalışmalarına başladı. farkedilince Fransız karagahına davet edildi, tutuklandı firar ederek Siverek'e gitti. Ali Rıza Bey'e yardım yasaklandı üzerine ödül kondu. Ali Rıza Beyin firarının sonucu Fransızlar sertleşti vhaksız tutuklamalar ve sürgünler başladı.


Ali Rıza Beyin yerine Urfa Jandarma Komutanlığında yüzbaşı Ali Saip Bey, gerekli görüşmeleri sağladıktan sonra ayaklanmanın ilk ayağı olan, Fransızlara ültimatom verildi. Ultimatomda bölgeyi terk etmeleri istendi terk etmedikleri takdirde akan kandan sorumluluğun Fransızlara ait olacağını belirtti. ve Ali Saip Bey firar etti.Mustafa Kemal’in kolordulara yayınladığı genelgenin sonucunda Kuvay-ı Milliye harekete geçti. ultimatomlar sonuç vermeyince Siverek halkı ve Müdafa-yı Hukuk Cemiyeti 9 Şubat'ta urfaya girdi.Nisan ayındaki şiddetli çatışmalarda yardımdan ümitlerini kesen Fransızlar bölgeden ayrıldılar.11 Nisanda Fransızlar Suruç'a yola çıktılar; ermenilerin yoldaki halka taşkınlık yapmasıyla şiddetli çatışmalar çıktı yüzbaşı Sajous ve subaylar öldü,100 Fransız askeri esir edilerek Urfa'ya getirildi.

Kaynak vikipedi.com

Ali Saip Ursavaş

Ali Saip Ursavaş*(1885,*Revandiz,*Kerkük*- 25 Eylül 1939,*Ankara), Türk asker ve siyasetçidir Urfa Kahramanıdır 1908 de*Mekteb-i Harbiye'yi bitirdi. Trablusgarp Savaşı ve I. Dünya Savaşı'na katıldı.*Mondros Mütarekesinde*Anadolu işgal edilince Güneydoğu Anadolu'da "Namık" takma adıyla*Kuva-yi Milliye'ye katıldı. Urfa'daki Fransız işgalinde*Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle*Urfa Savunması'nı örgütledi. 23 Nisan 1920'de TBMM'ye Urfa milletvekili olarak girdi. Aralık 1920'de Urfa*Kuva-yi Milliye*Komutanı olarak aşiret reislerini Fransız işgaline karşı topladı. Urfa'nın kurtarılmasında gösterdiği üstün hizmetden ötürü Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi.

Konya*İstiklâl Mahkemesi*ve İsyan Bölgesi İstiklâl Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptı. 28 Şubat 1926 da Binbaşı rütbesiyle ordudan emekli oldu. Daha sonra II. Dönem Kozan, III., IV., V. ve VI. Dönem Urfa Milletvekilliği yaptı.Atatürk'e karşı suikast girişimine adı karıştıysa da suçsuz bulundu. 1934 te Soyadı Kanunu çıktığında, Atatürk tarafından "Ursavaş" soyadı verildi. 25 Eylül 1939 da Ankara'da vefat etti. Evli ve dört çocuk babasıydı.

Kaynak tarihtürklerdebaşlar.worldpress.com

Fahrettin Paşa ve MEDİNE MÜDAFASI…

düşmanın bile saygısını kazanan büyük türk kumandanı, asıl adı ömer olan fahreddin paşa, 1868’de ruscuk’ta doğdu. babası tuna vilayeti posta ve telgraf müdürü mehmed nahid efendi, annesi bali oğullarından fatma adile hanım’dı.
soyadı kanununda türkkan” soyadını aldı fahreddin paşa, babasının yanındaki fransız mühendislerinden fransızca ve matematik dersi almıştır. “93 harbinde 1876’da osmanlı – rus savaş’ından sonra ailesi ile istanbul’a geldi 1888’de harb okulu’nu, 1891’de “erkân-ı harbiye’yi “ harb akademisi’ni bitirip kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı.balkan savaşı’nda çatalca savunmasında edirne’nin bulgarlardan geri alınmasında önemli rol oynadı. birinci dünya savaşı’nda zaman albay rütbesiyle dördüncü ordu’nun 12. kolordu kumandanı olarak musul’da vazife yaptı

fahreddin paşa, 1914’te tuğgeneralliğe terfi etti. dördüncü ordu komutanlık vekilliğine getirilen paşa, urfa, zeytun, haçin ve musadağı ermeni isyanlarını bastırmakla görevlendirildi.
türk askeri, birinci dünya savaş’ında galiçya cephesinden, mısır’a ve filistin’e kanal cephesine erzurum – kars cephesinden çanakkale ve ırak cephesine kadar imparatorluğun her tarafında silah, teçhizat eksikliğine rağmen kahramanca çarpışıyordu. birinci dünya savaş’ında osmanlı yedi düvelle boğuştu ingilizler, arapları çil çil altınlarla satın almıştı ingiliz işbirlikçisi mekke şerifi hüseyin’ türk ordusunu mehmetçiği, dindaşlarını arkadan kalleşçe vurdu. istanbul’a şerifi hüseyin’in isyan haberi ulaşınca. ordu kumandanı*cemal paşa, 28 mayıs 1916’da fahreddin paşa’yı medine’ye gönderdi.

medinede şerif hüseyin*ve dört oğlu, 3 haziran 1916’da medine demiryolunu ve telgraf hatlarını tahrip edip isyan ettiler. 5 ve 6 haziranda medine karakollarına saldıran şerif hüseyin’in güçlerini fahreddin paşa, püskürttü. asilerin sayları 50 bin hicaz bölgesindeki türk askerinin sayısı 15 bin di asileri yenen fahreddin paşa,*hicaz kuvve-i seferiyyesi kumandanlığı’na tayin edildi.medine’de adaletten ayrılmayan ve halkı küstürmemeye çalışan fahreddin paşa, özel bir komite kurmuştu. ve komitenin müsaadesi olmadan herhangi bina askeri maksatla yıkılmıyor veya istimlâk edilmiyor göçmenlerin evleri kilitli tutuluyor ve eşyalarına zarar verilmiyordu. halktan ciddi bir vergi alınmıyordu. fahreddin paşa, tarım alanlarına ve medine hurmalıkları’na hiç zarar verdirtmedi.
6 ton buğday ektirdi. yöre ile bütünleşdi.

mekke valisi*galip paşa’nın beceriksizliğinden büyüyen isyanlarda asiler, 16 haziran 1916’da cidde’ye, 7 temmuz‘da mekke’ye, 22 eylül’de tâif’e girdiler. fahreddin paşa’nın savunduğu medine dışındaki şehirler isyancılara geçti. mısır – filistin cephesinde ki kanal harekâtı devam ediyor, hicaz bölgesinde ki isyan için asker gönderilemiyordu. medine ve çevresinde 100 km’lik bir emniyet şeridi oluşturan fahreddin paşa, son derece kısıtlı imkanlarla 2 yıl 7 ay boyunca ingilizler ve işbirlikçileri olan çöl bedevilerine karşı medine’yi savunmaya devam etti. medine’yi suriye’ye bağlıyan demiryolu hattı, ingiliz casusu*lawrence’in kandırdığı bedevilerce tahrip ediliyor, medine’ye askeri mühimmat ve erzakın ulaşması engelleniyordu.

fahreddin paşa, ilk iş medine’deki hazreti peygamber’in mukaddes emanetlerini istanbul’a gönderdi. isyancılar medine’yi kuşatdılar. istanbul hükümeti kuşatma başlamadan fahreddin paşa’ya şehri tek etme emri gönderdi. paşa, “ben türk bayrağını indiremem, eğer indirilecekse buraya başka kumandan gönderiniz “dedi. paşa, “ingilizlere ve araplara teslim olmaktansa şehri ve kendimi feda ederim.” diyerek kuşatmaya karşı koydular. ravza –i mutahhara’ya, peygamberimizin mezarına giden fahreddin paşa, mezarda şöyle diyordu” ya resulü, senin için savaşanlarla sana karşı çıkanları gör, allah’ın yardımını bize ulaştır” diye yakarıyordu.

şehre hiçbir yerden yardım gelmiyordu. hastalık, açlık ve susuzluk hat safhadaydı. ilaç yok sıtma, dizanteri, humma, verem salgındı. fahreddin paşa bunlarla mücadele edti osmanlı yenilmiş, filistin düşmüştü, osmanlı kuzeye çekiliyordu. mağlubiyeti kabul edilmiş düşmanlar ile mondros mütarekesi imzalanmıştı osmanlı imparatorluğu son yıllarını medine şehrinin şerif hüseyin’e teslimi gerekmekteydi.falih rıfkı atay‘ın aktarımları şu şekildedir; raylara, bombalar atıldı, suikastin tamiri günlerce sürdü,lokomotifler oduna muhtaçtı. eğer trenlerin işlemesi için suriye’nin bütün ağaçlarını ve ahşap evlerini, yakmak lazımdı trenler yavaş yürüdü. üç gün süren yol bir ay devam etti!
birgün fahri paşa ne yapıyor?” dedim. “-hiç.. birkaç siper..

bir avuç asker. etrafta faysal’ın aşiretler, kabileler, fransız ve ingiliz zabitleri vardı su içen, yemek yiyen, faydasız ahaliyi şam’a gönderdik,
siperlerin kısım kısım haftada bir izinleri vardı fahri paşa bunları medine’nin küçük bahçesine götürür karagöz seyrettirir. askerlerin karagöz sevgisini iyi bilirdi fahri paşa, orduya vereceği emirleri,
karagöz konuşmalarında verdirirdi eğlenceden sonra paşa, askerlerini alıp, peygamber mezarına götürür, hepsini alınlarından öperek siperlerine yerleştirirdi zabitlerinden efendim,
siz çekirge tavası yemediniz mi? hayır? çok lezzetlidir. aç kahramanlarınız üç dört günde afrika’nın bütün çekirgelerini bitirmişlerdir.

siz, en bahtsız günlerde, sultan selim’in astığı bayrağı, bana elimle indirtmeyiz, dediniz. medine için kaç asker feda edersiniz? bir mi, bin mi,
peygamber mezarının kubbesi
başıma yıkılmadıkça, mezara, hiçbir yabancıyı sokmam, dediniz..fahrettin paşa’nın tarihi “çekirge talimatnamesi” şöyledir; çekirgenin serçe kuşundan ne farkı var ? yalnız tüyü yok. o da serçe gibi kanatlı ve uçuyor. bitkilerle besleniyor, temiz ve taze şeyler yiyor. tiryaki ve keyif sahibi, tütün ve limondan zevk alıyor. hicaz, asir, yemen ve afrika bedevilerinin başlıca gıdası çekirgedir. bedeviler sağlamlıklarını ve zindeliklerini yedikleri çekirgeye borçludur çekirgeyi develer büyük zevkle yiyor dizlerinin bağı çözülenlere,basurlulara ve romatizmalılara şifadır.

4. ordu komutanlığı erkan-ı harp reisliği*ali fuat paşa’nın anılarından aktarılanlar şöyle;
tabiat ve, güneş düşmandı. asıl düşman sinsi dinamit ve taşlara saklanmış dinamitçilerdi. karakollarımız yoksulluk içinde idi
demiryolu üzerinde su noktaları azdı. karakollara lazım olan su, haftada bir dağıtılırdı ve saklanırdı.
taze sebze ve taze yemiş nadirdi… yakıcı güneşte sabahtan akşama kadar devam eden çarpışmada genç subayların dudakları parçalanır, burunları çatlardı medine demiryolu binlerce türk askerinin şehit olduğu ve gömüldüğü yerlerdi hicaz hattında
şehitlerin mezarı yoktu düşman boş durmuyordu.
mekke emiri hüseyin ‘kıble’ adlı bir gazete çıkarttı, yığın yığın dergileri, hindistan’a, mısır’a, sudan’a islam memleketlerine gönderdi

türk askerlerine karşı her cephede savaşa çağırdı.
şerif’in askerleri, medine’nin kırk kilometre batısındaki savaşta, 20 km. geriledi cephe açmak istemişlerse de fahrettin paşa ve emrindeki bir avuç türk evladının karşısında başarılı olamadı
fahrettin paşa, askerlerinin hergün güneş çarpmasından öldüğünü görür. nöbet saatini yarım saate indirir. sonra, her nöbetçiye saka su taşıyıcısı koyar. nöbete iki kişi çıkılır, ve nöbetçi askerlerin üstündeki ağırlıkları indirir. fahri paşa, çekirgeden faydalanmanın yolunu bulur. her yağışda mahsülü yok eden çekirgeleri dokunmadan toplatıp, askerine yedirir çekirgenin tavasını, kavurmasını,salatasını, karargah tabldotuna koydurur, herkese tavsiye eder

elinizde fazla kalanı bana hediye gönderirseniz, memnun olurum” der pirinç ve unun ingilizler’in hakim oldukları deniz yollarından gelmekte olduğunu gören bedeviler, şeyhleri ve reisleri bizden yüz çevirip, şerifin kuvvetlerine katılırlar
fahrettin paşa’nın günlüklerinden medine kahramanlarının durumu; ağız yaralarından dişler dökülüyor. yemekler öğütülemiyor. mide ve bağırsak hastalıkları,ishaller baş gösteriyor. vücut zayıf düşüyor. bu sebeple emrederim her hafta erlerin ağızları doktorlarca muayene edilecek. ağız yaralarının tesirleri erlere anlatılacak ağızları yaralı askerlere günde üç defa koku giderici ilaçlar ile, sulandırılmış tendürdiyot gibi karışımlarla gargaralar yaptırılacak. kış, sıtma mevsimi ayın onbeşinden itibaren bütün erlere haftada iki defa ve birer gram kinin içirilecek


-askerlerin ellerinde, yüzlerinde bacaklarında sebepsiz çıbanlara tesadüf ediliyor. erlerin haftada bir yıkanmaları sabun yoksa, mutfak külünden faydalanmalı. fahrettin paşa, develere yedirilmek üzere, kırkbin kilo hurma çekirdeğini satın alır hurma çekirdeği develer için yem olarak kullanılmaktadır çok önemlidir.bizim yere attığımız her hurma çekirdeği develerimizi bir
adım daha yürütebilir. her hurma çekirdeği,
muharebede bize zaferi kazandıracak bir mermidir. develer hurma çekirdeklerinden hoşlanıyorlar, zabit arkadaşlarımdan rica ederim, yediğimiz hurmaların çekirdekleri için birer kutu veya sepet bulunduralım. neferlerimiz yedikleri
hurmaların çekirdeklerini ceplerinde veya
torbada toplayarak zabitlere teslim etsinler.

hurma ve hurma çekirdeği, askerin, devenin besin maddesidir. fahrettin paşa, ekmek bulunmadığı zamanlarda hurma bulmuş, açlıktan ölümü önlemişti. fahrettin paşa et yemekleri hurma hurmanın haşlaması, fıstıklısı, kızartmasını, hatta salatasını.yaptırır harpte hiçbir şey zayi etmeyerek herşeyden istifade etmek maksadıyla emrediyorum odun, çalı yakacaklardan kül sabun gibi kullanılabilir. olduğundan, kül ile çamaşır yıkamak ve karavana temizlemek tatbik
edilecek. kıtalarda odun külü bulunmadığı takdirde en yakın şehirlerden kül tedarik edilecek.
kesilen hayvanlarla ölenlerin kemiklerinden yağlı maddeler, tutkal ve kemik tozu elde edileceğine göre, kemikler toplanarak orduya sevkedilecek. kemiklerin yağlı maddeleri, tutkal elde edildikten sonra, yüzde yirmi nisbetinde kemikler toz
haline getirilerek ziraatte kullanılacak.

peygamber efendimizin şehri medine’yi müdafa eden fahrettin paşa ve bir avuç kahraman neferi ile kendilerine tebliğ edilen osmanlı’nın teslim olduğu ve ordunun silah ve mühimmatı düşmana teslim olması emri ile yıkılırlar. emre göre medine teslim edilecek, paşa ve kahramanları ingilizlerce mısır esir kampına götürülecekti.fahrettin paşa kararını verir.peygamberinin minberini ve kabrini düşmana teslim etmeyecek, direnecektir. emri getiren osmanlı subayına medine’nin dini öneme sahip olduğunu teslimi için padişah emri ve şeyhülislam fetvasının gerektiğini söyeyerek geri yollar.
padişah, ve şeyhülislam fetvası içeren ikinci bir “teslim olun” emri tebliğ edilir. paşa emri “padişahın ingiliz baskısı altında verdiğini söyleyerek geri çevirir. medine düşmana teslim edilmeyecektir.

ingilizler ve şerif hüseyin’in kuvvetleri, medine’nin teslim olması için her şeyi yaptılar fahreddin paşa, askerlerinin hasta olmasına rağmen,cephane, yiyecek, ilaç ve giyecek tükenmesine rağmen direnmeyi sürdürdü. ingilizlerin “türk kaplanı “ diye adlandırdıkları paşa, askerlerinin direnme gücü bitince teslim olmak zorunda kaldı. teslim şartları gereği hicaz kuvve-i seferiyyesi kumandanı fahreddin paşa, 24 saat haşimi kuvvetleri karargâhının özel misafiri olacaktı. durumu kabullenemeyen fahreddin paşa, “ravza-i mutahharaya gitti bir yere gitmeyeceğini söyledi.
subayları teslim ol yönünde görüş bildirince teslim şartlarını görüşme görevini subaylarına bırakıp ravza’ya çekildi

subaylar teslim gününü belirleyip ve ingilizler ile anlaştı ravza’da kalan, mübarek mekanın temizliğini yapan fahrettin paşa teslim olmayı kabul etmedi silahını ve kılıcını yatağının altına koyarak ben burada kalmaya devam ediyorum der.
subaylar oyun oynayarak paşa’nın silahlarını alırlar. sabahta osmanlı subayları paşayı omuzlarına alarak bir tören varmış gibi göstererek zorla ravza’dan çıkartırlar. medine’nin teslim edileceğini anlayan paşa: “hiç utanmaz mısınız? hiç çekinmez misiniz bu şehri teslim etmeye? ben gitmiyorum, zorla götürüyorlar. şahit olun medine sokakları. yollar sokaklar şahittir. peygamber efendimiz (s.a.v) şahittir. ben gitmiyorum, zorla götürüyorlar” diye feryad eder.

medine kahraman türk paşasının direnişini gözyaşları ve gururla seyreder. mondros mütarekesinden 72 gün sonra osmanlı ordusunun son neferi düşmana teslim edilir kahraman paşamız ingilizler’e teslim olur önce mısır’a, ardından malta’ya götürülür. malta’dan tbmm hükümeti’nin girişimleri ile kaçırılarak milli mücadeleye hizmet eder. o her hizmette her daim “medine kahramanı”, “çöl kaplanı” gibi lakaplarla ve kahraman savunmasıyla tanınacak ve anılacaktır.şerif hüseyin ve oğulları medineyi teslim almalarına rağmen, fahrettin paşa esir kampına götürülmesine rağmen ondan korkup paşanın ravza’nın önündeki park edili duran makam otomobiline 2 sene dokunmaya korkarlar. yıllar sonra bile çocuklarını “seni fahri paşa’ya veririm” diye korkuturlar.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
93 Harbi (Osmanlı-Rus Savaşı) GozYaSi OsmanLi Tarihi 0 06.01.2015 00:46
Gazze Savaşı Matemkar GünceL HaberLer 0 14.09.2014 21:43
Hendek Savaşı... eSiLa iSlam Tarihi 0 16.01.2013 13:47
Bedir Savaşı... eSiLa iSlam Tarihi 0 16.01.2013 13:46
Uhud Savaşı... eSiLa iSlam Tarihi 0 16.01.2013 13:45


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları