Geri git   www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi > Egitim Ögretim > DERSLER > Tarih

Fetihler ve fatihler


www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi sitesindeki Tarih - kategorisi altındaki Fetihler ve fatihler isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 2 Hafta önce   #1
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.075
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Fetihler ve fatihler

Kaynak türk tarihim.com

Bursa'nın Fethi

*Bursa'nın fethi 1326 yılında Orhan Gazi marifetiyle gerçekleşmiş, fetihten sonra Bursa bey sancağı ve başkent olmuştur Osmanlı beyliği ilk zamanlarda komşuları ile iyi ilişkiler gütmüş, Bizans ile barış ve menfaat ilişkilerinde sulh geliştirmiştir. Osmanlı beyliğinin devletleşmesi ve güçlenmesi ile gaza ve fütuhat düşüncesi Tekfurlar ile Osmanlı Devletini karşı karşıya getirdi.*Osman Gazi Bizans’ın en kuvvetli tekfuru İznik’e taarruz etti şehri onlarca yıl kuşatma altına aldı. İznik’i kuşatmadan kurtarmak isteyen Bizans, Bursa tekfurlarıyla Osman Gazi’ye karşı koymaya çalıştı tarihe Koyunhisar Muharebesi olarak geçen mücadele ile bölgedeki Bizans tekfurları büyük bir mağlubiyete uğratıldı devletin sınırları İznik ve Bursa Ulubat hattına kadar genişledi*İznik kuşatma altına alındı hem de Bursa tekfurluğunun Bizans bağlantısı kesildi ikmal ve yardım imkânları ortadan kaldırıldı. hem İznik hem Bursa hisarları aşılması güç bir engeldi hisarın çevresi kuşatılarak dışarıdan yardım engellendi tekfur ve teslim olmaya zorlandı Bursa’nın kuşatılması Dimbos savaşından sonradır (1303). Bursa’yı fethetmek isteyen Osman Gazi, hisarın giriş kapısına hisar yaparak kalenin ana kapısından giriş çıkışları engellemiş, hisarın dağ sırtlarına da ayrı bir hisar yaparak dışarıdan gelecek taarruza karşı önlem almıştı.kuşatma yalnızca hisarlarla değil tebaanın hisar çevresine yerleştirilmesiyle de devam ettirildi.*

*Bursa kuşatması 23 yıl sürdü. Bursa Tekfuru zaruret içerisine girdi. Tebaa yarı aç yarı toktu Osmanlı, kendi rızasıyla hisarın dışına kaçan gayrimüslimleri teslim oldukları için ödüllendirerek hisarın dışında müreffeh bir yaşam sunuyor, hisarın dışındaki Bizanslılar bağırarak onları teslime çağırıyorlardı.*Kuşatma amacına ulaşmış, Bursa Tekfuru dayanamayarak Bursa’yı teslime razı olmuştu. Orhan Gazi, tekfurun teslimini istedi. Tekfur, kendisi ve ailesinin canının bağışlanması, servetine el konulmaması, şehrin yağmalanmaması ve isteyenlerin hisardan çıkmasına şartlarıyla hisarı teslim etti. Orhan Gazi’ye 30 Bin altınla Osmanlı kuvvetlerinin nezaretinde hisardan ayrılarak Gemlikden gemiyle İstanbula gitti.**Bursa ahalisinin bir kısmı hisardan ayrıldı önemli bir kısmı Osmanlı himayesini seçti ve Müslümanlığı kabul ederek Osmanlı tebaası haline geldi. Hisarın teslimiyle şehir Orhan Gazi tekfurluğun hazinesini gazilere bağışladı. ganimet her bir gaziyi zengin etti Tekfurun teslimi için arabuluculuk yapan tekfurun veziri Saroz, Osmanlı himayesini tercih etti. hazinesini de Orhan Gazi’ye sundu. Orhan Gazi ganimeti Gazilerine bağışladı.*
Orhan Gazi, Saroz’a hisarı niçin teslim ettin diye sorduğunda Saroz; “ pek çok sebep var. Birincisi sizin devletiniz büyüdü ve güçlendi bizim uğursuz devletimiz bahtsızlaştı., Baban köylerimizi zaptettiğinde köylülerimiz size itaat ettiler ve bizden yüz çevirdiler, bizi anmadılar. Niçin ansınlar, sayenizde rahata kavuştular. Onları görüp rahatlığa heves ettik.

*tekfurumuzun çok malı vardı alacak bir şey yoktu. Altınlarımız fayda etmiyordu. imparatorumuz düşkün ve acizdi. kötüye uyduk, Kite tekfuruna uyduğumuz için düştük. dünya hep değişir. Şimdi bizimde değişmemiz gerekiyor” demiştir.*Orhan Gazi, hisarı sulh yoluyla aldı saraya gelirken ölmüş Bizans askerleriyle karşılaşmıştı. Onlar açlıktan ölmüşdü Bizans’ın surları aşılınca surlara sancağı diken Ulubatlı Hasan İstanbul’un fethinin sembolü olmuştur. Bursa’nın fethinde de hisarın fethedildiğini ilan etmek gayesiyle Osmanlı sancağını diken kişinin adı Ahi Hasan’dır. İlginç bir tevafuktur ki; Osmanlı’nın iki değerli başkentinin fetih sancakları “Hasan” isimli sancaktarlar tarafından çekilmiştir.**Orhan Gazi, Bursa’ya büyük önem vermiş, bölgeyi Türkleştirerek Osmanlı tebaası olmak isteyen Müslüman kitleleri Bursa’da ikame ettirmiştir. Bursa tekfurluğunun gayrimüslim köylüleri İslam’ı kabul ederek bölgenin yerli halkına girmiş, kalabalık bir yerleşim yeri haline gelmiş fethinden 9 yıl sonra Osmanlı Devletinin başkenti olmuştur (1335).*

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 2 Hafta önce   #2
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.075
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Fetihler ve fatihler

Kaynak ensonhaber.com

Ulubatlı Hasan

İstanbul fethedilirken surlara ilk önce çıkan ve Türk bayrağını surların üzerine ilk diken askerdir.
Bizans anlatımına göre, Türkler 29 Mayıs Salı sabaha karşı Edirnekapı ile Topkapı arasında hücüm başlattılar savunmanın temel direği Venedikli General Giustiniani'nin yaralanıp cepheyi terketti Türk askerlerin heyecana gelip Fâtih handan Topkapı Surlarına tırmanılması emriyle Uluabatlı Hasan isimli küçük rütbeli ve genç asker 30 askeriyle Osmanlı bayrağını surlara dikmişdir.
Türk kaynaklarındaki yorum şöyledir: Uluabatlı Hasan, İstanbul fethedilirken surlara ilk çıkan ve Türk bayrağını sura ilk diken askerdir. Otuz arkadaşıyla beraber Topkapı surlarına tırmanmış. On sekiz arkadaşı çıkmaya çalışırken öldürülmüş, en yüksek yere çıktığı zaman takımında yalnız o kalmıştır.

Bayrağı dikmeyi başarmış ancak ilk önce bacağının dizden aşağısını vücudundan ayıran kılıç darbeleri, Bizans askerlerinin taş ve ok yağmuru onu şehit etmiştir.Fetihten 2 gece önce, Otağ-ı Hümayün da padişah çok güzel bir dua etmiştir. Dışarıdan Amin"*sesi gelmiştir. II. Mehmed* "Amin"*diyen kişinin bulunmasını istemiştir. Bulunan kişi Uluabatlı Hasan'dır. Neden Otağ-ı Hümayün'e yakın olduğu sorulunca istanbula, ilk saldıranlardan olmak istediğini ama kumandanının izin vermediğini söylemiş. Padişahın izni ile en ön safa geçmiş ve en ön safda yer alıp kahramanca savaşmıştır.

Kaynak vikipedi

Ulubatlı Hasan*(Ulubat,*Karacabey,*Bursa; d. 1428 - ö.*29 Mayıs*1453;*İstanbul),*İstanbul'un fethinde*Doğu Roma surlarına ilk sancağı diktiği iddia edilen*Osmanlı*askeridir Sipahi*veya* Yeniçeri*şeklinde kurgulanmıştır. dönemin kaynaklarında ve Bizans tarihinde ismi geçmiyorken sonraki tarih kitaplarında yer almaktadır.*İstanbul surlarına ilk Türk bayrağını diken Ulubatlı Hasan'dır. tarihçiler Ulubatlı Hasan'ın aslında hayali olduğu kanaatindedir. şehrin fethedilişinde o kargaşada surlara bayrağı ilk diken kişinin isminin sağlıklı bir şekilde zikredilmesinin mümkün olmayacağıdır. Osmanlı kaynaklarında, ve İstanbul'un fethini anlatan yabancı tarihçiler Ulubatlı Hasan'dan bahsedmemektedir. Ulubatlı Hasan, İstanbul'un Türkler tarafından fethedilişinin simgesi ve Türk mitolojisinin parçasıdır pek çok roman çizgi film dergi ve sinemada yer almıştır.*Fetih 1453'te Ulubatlı Hasan'ı*İbrahim Çelikkol*canlandırmıştır.

Kaynak a haber.com

Ulubatlı Hasan'ın mezarı bulundu

*İstanbul'un fethinde, vücuduna 27 ok saplanıp bayrağı Topkapı surlarına diken Ulubatlı Hasan Osmanlı tarihinde büyük önemi vardır*Ulubatlı Hasan'ın bugüne kadar yeri bilinmeyen mezarı bulundu. Ulubatlı Hasan'ın mezarının, Fatih'in en eski semtlerinden olan Silivrikapı sur dışında bulunduğu öne sürüldü.Ulubatlı Hasan'ın mezarının neden sur dibine gömüldüğünü şöyle anlattı:*
"Ulubatlı Hasan fetih ve Sultan Mehmet'in önüne geçmemesi için, Fatih'in hocası Akşemsettin, "Hasan'ın cesedini alın, sur dibine gömün. Mezarı belli olmasın' diye emir veriyor. yeniçeriler Ulubatlı Hasanın mezarını Silivrikapı sur dışına gömerler. Burası yıllarca 'Elekli Baba' mezarı olarak bilinir.
*Ulubatlı Hasan şehit olmadan önce Sultan Mehmet kendisine, 'İstanbul sana değermiydi?' sorusu üzerine, "Elek elek oldum Sultan'ım, ancak yine de sancağımı bırakmadım. Peygamber efendimiz bizimle beraberdi" demiştir UluabatlIı zengin bir ailenin çocuğu olan Hasan, Sultan Mehmet ile kılıç talimi yapmıştı. Ulubatlı Hasan, Sultan'ın izni ile İstanbul'un fethinde en ön safda yer almış kahramanca savaşmıştı. Osmanlı sancağını surlara diken Ulubatlı şehit düşmüştü. Hasan'ın mezarı bilinmiyordu.1428 yılında Bursa Karacabey doğumlu Ulubatlı Hasan, İstanbul'un fethinde 1453'te şehit düştü.Hasan, İstanbul'un fethedilişinin simgesi Türk mitolojisinin parçasıdır Birçok filmde canlandırılmaktadır.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 2 Hafta önce   #3
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.075
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Fetihler ve fatihler

Kaynak türk tarihim.com

İznik'in Fethi

*İznik'in Fethi, 1331 de Orhan Gazi eliyle gerçekleşmiş, İzmit fethinin hazırlıklarına başlanmıştır Osman Gazi’nin döneminde İznik, kuşatılmış ancak surları aşılmaz olan kadim Bizans şehri fethedilememişti. Fetih için Bizans bağlantısı kopartılmalı ve İznik’e destek gönderilmesi engellenmeliydi İznik’in kuşatmasına Karatigin kalesinin fethedilmesi ile başlanmıştır. kalenin fethi ile çevreye yerleştirilen Türk göçerleri İznik tekfurunun hisardan dışarı başlarını çıkartamaması anlamına geliyordu. Karatigin kalesinin fethinden sonra geçen 25 yılda İznik Bursa tekfurluğu gibi zarurete düşerek zayıflamış ve yılgın düşmüştü. Orhan Gazi, İznik’i kuşatmaya aldı. *Bizans İmparatorunun torunu ve İmparatorluğun varisi 3. Andronikos, kuşatmayı bertaraf etmek için yola çıkınca Orhan Gazi, İznik’i kontrol için az sayıda gazi bırakarak kuşatmayı geçici olarak durdurdu 3. Andronikos ile giriştiği savaşta galip gelerek Bizans’ı bozguna uğrattı.*İznik’in fethi için tüm koşullar yerine gelmişti Orhan Gazi, İznik’i kuşatma altına aldı (1331). Aslında bu kuşatma İznik için bir kurtuluş oldu İznik halkı hisardan kaçıp gönül rızasıyla Osmanlıya katıldı. hisardan kaçamayan köylüler gazilere haber gönderip heba olduklarını dile getiriyor, şehirin fethedilmesi için çağrıda bulunuyordu. Orhan Gazi İznik surlarına geldiğinde tekfur, yağma yapılmaması ve can güvenliği temin edilirse hisarı teslim edecekleri haberini ulaştırdı.

*Orhan Gazi, sulh ile iznik hisarını teslim alarak köylülerin can güvenliğini sağladı, gayrimüslimleri muhafaza etti. Orhan Gazi’nin lütufkâr ve merhametli tavrı gayrimüslimleri etkiledi. İznik’teki köylüler ve tekfur askerleriyle osmanlıyı terk etmedi İznik ahalisi Bizansın aşağılamasından kurtulmuş, Müslümanlığı gönül rızasıyla kabul etmişlerdi. İznik ahalisi Orhan Gazi’yi işgalci bir komutan gibi değil yeni hükümdarları gibi karşılamıştı. Orhan Gazi’nin İznik’e girmesi bir şölen havasıydı Orhan Gazi izniki tetkik etti kocaları açlıktan ve savaşlarda ölen pek çok kadını gayrimüslim dul ahaliyi gazileriyle nikâhlayarak İznik ahalisini bağrına bastı. İznik Bursa ve Yalova’da olduğundan daha hızlı ve samimi şekilde Müslümanlaştı ve şehir muazzam bir İslam kenti haline geldi.**Orhan Gazinin, İznik ahalisine gösterdiği yakın ilgi bu kadarla kalmadı. Bizzat kendi emriyle büyük kiliseyi Cuma mescidi haline getirdi ve manastırı medreseye çevirdi. İmaret kapıları açıldı açlık ve sefalet içerisinde yaşayan İznik ahalisine aş verdi İznik’te kendisine gösterilen teveccühten o denli memnun oldu beyliğini İznik’e taşıdı ve burada yıllarca aradığı huzur ve sefahati tattı.*Orhan Gazi, İznik’in fethi ile bir zamanlar Anadolu Selçuklu hükümdarı Süleyman Paşa’nın başkent yaptığı şehri ele geçirmiş, onun oturduğu makamın sahibi olmuştur.*İznik’in fethi Osmanlı uç beyliklerinde değişiklikler meydana getirdi. Büyük oğlu Süleyman Paşa’yı İznik’e çağırdı ve bölgeyi güvence altına aldı. Murat Hana Bursa’yı emanet etti. Amcasının oğlu Gündüz Bey’i ise Karacahisar’a tayin ederek sancakların görev taksimini tamamladı.*

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 2 Hafta önce   #4
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.075
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Fetihler ve fatihler

Kaynak kutulamare.gen.tr

Unutulan Zafer Kut’ül Amare

*Ku’ül Amare; Birinci Dünya Savaş’ının en kanlı savaşlarındandır. Osmanlı Devleti birden fazla cephede savaşdı. Bu cephelerden biri de Irak cephesiydi. Irak cephesi, İngilizlerin petrolü ele geçirmek amacıyla 15 Ekim 1914’te Bahreyn’i ve 23 Kasım 1914’te Basra’yı işgaliyle açılmıştır.
İngilizler için yeraltı zenginliklerinin olduğu, Hindistan sömürgeleri önemliydi. Osmanlı Sultanı Abdülhamit Han’ın hayata geçirdiği Hicaz demir yolu da İngilizleri rahatsız ediyordu.*İngilizler, Irak’a sömürgedeki Müslüman Hintlilerden oluşan birlikle sefer düzenlemişti.İngilizler, Irak Seferi’nin başında Osmanlı’ya üstünlük sağlayarak Bağdat’a ilerledi Çok geçmeden ilerleyiş durdurulmuştur. Başkomutan Enver Paşa, Irak cephesinin başına Süleyman Askeri Bey’i getirmişti. *Süleyman Askeri Bey, yerel güçleri örgütleyerek İngilizleri durdurmayı planlıyordu. İngiliz ilerleyişine rağmen İttihat ve Terakki kuvvetleri bölgedeki güçlerini kolordu seviyesine çıkardı Süleyman Askeri Nasırıye’yi ele geçirip, Şuayibede ingilizlere saldırdı. imkansızlıklar neticesinde Osmanlı askerleri zayıf düşüp Büyük kayıplarla geri çekildi. Durumu gururuna yediremeyen Süleyman Askeri Bey hayatına son verdi.İngilizlerin Irak’taki kuvvetlerine General Townshand getirildi. Osmanlı kuvvetlerinde Nurettin Bey bulunuyordu. Irak savunmasına hazırlanıyordu Osmanlı imkanları sınırlıydı. İngilizler 3 Haziran’da Amara’yı, 25 Temmuz’da Nasırıye’yi ele geçirdi. İngiliz casusları Araplar arasında propaganda yapıyordu

*İngilizler Arapları, Osmanlı zulmünden kurtaracaklarını iddia ediyordu kazandıkları başarılarla Bağdat’a ilerlediler General Townshandın. Beklediği emir 23 Ağustos 1915’te geldi. Osmanlı birliklerinin imhası, Kut’ül Amare’nin işgali isteniyordu.İngilizler Osmanlıya ağır kayıplar verdirdi. Birliklerimiz geri çekildi . Meydanı boş bulan İngilizler 29 Eylül’de Kut’ül Amare’ye girdi. Basra bölgesi ve suyollarını ellerine geçirdi Nurettin Bey birliklerini geri çekiyor ve savaş düzeni alıyordu.Kut’ül Amarede Osmanlı Askerlerini gören İngilizlerin kanı donmuştu ancak Bağdat alınmalıydı. General Townshand 14 Kasım’da Bağdat’a harekat başlattı.
*Osmanlı Irak, Musul ve İran birliklerini birleştirerek altıncı kolorduyu oluşturdu. Ordunun başına Alman Mareşali von der Goltz atanmıştı. Osmanlı ordusu omuz omuza topraklarını savunuyordu.
25 Kasım’da İngilizler geri çekilmek zorunda kalmıdı.İngilizlerin kaybı 4.567’ye ulaşmıştı. kayıplar toplam savaş gücünün üçte biriydi İngilizler Kut’ül Amarede beklemeye başladılar. Kut’ül Amare üç tarafı Dicle Nehri ile çevrili olduğu için avantajlıydı. Osmanlı birlikleri 3 Kasım’da Kut’ül Amare’ye ulaşdı.Kut’ül Amare Kalesi’ne top atışları başladı. Kale duvarlarını aşıp tel örgülere takılan Osmanlı askerleri kayıplar veriyor, ve durmadan saldırıyordu. İngilizler kuşatmanın bir ay süreceğini sanıyor ve ellerindeki yiyeceklere güveniyordu

*Osmanlı saldırısına karşı. General Townshand İran’a saldırı düzenleyen Ruslardan yardım isteyecek ancak işe yaramayacaktı. Çünkü Osmanlı askerleri Rus birliklerini dağıttı Osmanlı ajanları ile İngiliz ajanları arasında büyük mücadele yaşandı. Teşkilat-ı Mahsusa’nın ajanları pusulalar dağıtıyordu. pusulalarda ise Hintli Müslüman askerlerin İngiliz birliklerini terk etmeleri, İslam Halifesine karşı savaşmamaları isteniyordu. pusulalar oldukça etkiliydi. Parmağı tetikte kendini vuran, nöbette uyuyan, firar eden Müslüman Hintli asker artmıştı. Hintli Müslüman askerler din kardeşleriyle savaşmak istemiyordu Kut kuşatması tüm şiddetiyle devam ediyordu, İngilizlerin 27 günlük yiyeceği kalmıştı. *Osmanlı ordusu kıt kanaat besleniyor canla başla saldırarak yardım birliklerini yok etti. Kuşatmayı uzaktan izleyen Townshand umutlarını yitirdi Halil Paşa İngilizlere teslim çağrısında bulundu İngilizlerin hali içler acısıydı atları yemeye başladı, Müslüman askerler yemiyorlar ve aç kalıyordu Günde ölen asker sayısı 20’ye ulaşmıştı.İngilizler ajan Lawrence’ı Halil Paşa’ya göndermişti. İki milyon sterlin teklif edildi Halil Paşa şanlı zaferi hiçbir şeye değişmek istemiyordu. 29 Nisan günü teslim olunmazsa saldırıyı kuvvetlendireceklerini iletti. İngiliz cephaneliği yok ediliyordu.29 Nisan günü general Townshand koşulsuz teslim olduğunu bildirdi. 29 Nisan 1916’da Binbaşı Nazmi Bey Komutanı’nın piyade alayı Kut’ül Amare’ye giren ilk Türk birliğiydi.

*Hükumet Binasına Türk Bayrağı çekildi. Halil Paşa kılıcını uzatan General Towshand’a “Bunlar şimdiye kadar sizindi, bundan sonra da böyle olacak” dedi. beş general on üçü üst düzey subay, dört yüz seksen bir subay ve üç bin üç yüz dokuz İngiliz askeri esir alındı. Bu zafer İngilizlerin gördüğü en korkunç yenilgiydi.Halil Paşa askerlerine yaptığı konuşmada “Bugünü Kut Bayramı ilan ediyorum” demiştir. İstanbul bayram havası vardı Halil Paşa birinci derece Osmanlı nişanı ile 43. Alay Sancağı’da altın ve gümüş madalyayla ödüllendirilmiştir. Kut Zaferi Osmanlı’nın en büyük destansı zaferlerinden biriydi. Ancak ne yazık ki büyük zafer tarih kitaplarında yer almadı bayramı kutlanmadı *iddialara göre kut zaferi 1930 da İngilizler tarafından yasaklatıldı. Diğer iddia ise 1950 de Türkiye’nin NATO üyesi olmasıyla Kut Zaferi yasaklanmıştır. ne sebepten olursa olsun, Osmanlı Devleti’nin bu son şanlı zaferi unutulmamaya ve kutlanmaya değerdir. Kut zaferiİngilizlerin unutmadığı ama bize yüz yıldır unutturulmaya çalışılan şanlı Türk zaferdir. Büyük Türk komutanı Halil Paşa zafere izafeten Kut soyadını almıştır. Halil Paşa’yı rahmetle anıyoruz. Ruhu şad olsun.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 2 Hafta önce   #5
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.075
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Fetihler ve fatihler

Kaynak pomak forum

Plevne savaşları ve Gazi Osman Paşa

*Doksan üç savaşı olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda, Tuna boyundaki Plevne'de Gazi Osman Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun, düşman kuvvetleri Rusya ve Romanya karşısında gösterdiği kahramanlıktır
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı başlarken, Ruslar Niğbolu'dan Plevne'ye kadar Vid Suyunu işgal ederek Vidin'deki Osman Paşa'ya karşı bir cephe meydana getireceklerdi. Niğbolu'nun ele geçirilmesi gerekiyordu. Niğbolu saldırısını Ruslar kazandılar. Osma ırmağında mevzilenen üç tabur Osmanlı piyadesi Rus süvarilerini geçerek Plevne'ye çekilmeyi başardı Ruslar Niğbolu'yu ele geçirince bu mevziye yöneldiler. General Schildner tümenini Plevneye sevketti. *Rus Schildner de Plevnede zayıf bir kıta bulacağı düşüncesinde Osman Paşa, Rusların Tuna'yı aştıkları haberini aldı, Bulgaristan ve Balkan Yarımadası içinde açılan yol kavşağı Plevne'nin askeri önemini tespit etti. serdar-ı ekrem Nadir Paşa'dan aldığı emirle Niğbolu'ya yetişmek maksadıyla yola çıktı. Ne var ki geç kalınmış ilk hamlede Plevne'yi tutmak gayesiyle ve süratle mevziye yöneldi.

BİRİNCİ PLEVNE SAVAŞI:

Osman Paşa, Rahova üzerinden Plevne'ye geldi. 15.000 savaşçı ile 58 parça top toplamıştı birliklerini Vid Suyu'nun sağ sahilini tahkimde kullandı.8 Temmuzda Ruslar, 12.000 asker ve 70 topla Plevneden saldırıya geçtiler. Rus piyadeleri uzun kollar halinde hücuma geçiyor ve Osmanlı askerinin şiddetli ateşiyle eriyorlardı. Ruslar 3.000 kişi kaybederek çekildi Osmanlıların kaybı 1.000 şehitti. Ruslar Osma Çayı'na doğru çekilirken Osman Paşa takib etmedi Sofya ile Vidin için tedbirler aldı Plevne'nin kuzey ve güneyini tahkim ederek Plevne'yi müstahkem ve heybetli bir ordugah yaptı kuvvetleri ile cephaneyi buraya taşıttı.

İKİNCİ PLEVNE SAVAŞI:

*8 Temmuz yenilgisinden sonra Grandük Nikola, Krodner'i süvarileri ile takviye ederek bütün güçleriyle saldırı emretti. Krodner'in emrinde 35.000 savaşçı ve 170 top vardı. Osman Paşa'nın 20.000 askeri ve 58 topu bulunuyordu. Savaş 17 Temmuzda başladı. Ruslar iki koldan saldırdı Rus topçusunun sayıca üstün olması, Osmanlıya karşı işe yaramamıştı. Rus piyadeleri Osmanlı topçusu tarafından yıldırım gibi biçilmişti Ruslar intizamsızdı ufacık bir takip, bozguna yol açabilirdi. Ancak, Osman Paşanın kolordusunda süvari birliklerinin bulunmayışı, sonucu bi fırsat kaçırıldı Ruslar 7.300 ölü vermişlerdi Osmanlıların kaybı 2.200 şehitti*18 Temmuz zaferiyle Osman Paşa, Şıpka'da bulunan Süleyman Paşa ile ve Tırnova yoluyla Mehmed Ali Paşa ile birleşmek için harekete geçti İstanbul'dan gelen kesin emirde Plevne'yi müdafaa etmesi bildiriliyordu. Osman Paşa Vidin ve Sofya'daki kuvvetlerini karargahına getirtti. emrindeki küçük Osmanlı ordusu 40.000'i bulmuştu. Plevne müstahkem mevkii ise kuzeyde Bukova, doğuda Griviçe, güneydoğuda Radişev, güneybatıda da Krışin olmak üzere dört bölümdü
Plevnedeki Rus-Romen ordusu 100.000 asker ve 450 parça toptu. orduya Romanya prensi Karol kumanda ediyor, ordunun kurmay başkanlığını Rus generali Zotof yapıyordu.

Romenler, Vid ile Iskar arasındaki sol kanada yerleşemedi düşman Vid Irmağındaydı kolordularını Osmanlı mevzilerine yaklaştırma kararı aldılar Osman Paşa, Plişat üzerinden ilk huruç hareketine girişti fazla kayıp verdi ve geri döndü Rus karargahı kesin sonuç istiyordu Çar ile Grandük Nikola karargahlarını batıya naklettiler. hücum günü Çar'ın doğum günü 31 Ağustostu Romenler sağda 4. ve 9. kolordular merkezde, Skobelef ve İmeretinski kuvvetleri soldan hücum kollarını harekete geçirdiler.

YEŞİL TEPELER SAVAŞI:

26-29 Ağustosta Rus topçusu bombardımana başladı. Osmanlı topçusu cevap veriyordu. Osman Paşa toplarıyla tesirli bir ateş sistemi kurmuştu. Piyadelerini siperler ardına gizledi Rus ateşi tesirsizdi Rus piyadeleri büyük kayıplara uğruyordu Topçu ateşinin tesiri yaratamamasından rus hücumu 31 Ağustosa alındı hücumda Romenler Griviçe'nin kuzeyindeki büyük bir istihkamı zapt ettiler ve Rus desteği ile koruyabildiler. Sol kanatta Skobelef süvari birlikleriyle Krışin Tepesi'ne saldırdı tepede iki bağımsız istihkamı ele geçirdi. Osmanlı müdafaası bütün saldırıları kırmış, Rusları çekilmeye mecbur etmişti. serbest kalan Osmanlı kuvvetleri, Skobelef üzerine yöneldi Rus generali taarruzu durdurdu geceyi istihkamlarda geçirdi Ruslar, 1 Eylül sabahı çekildiler . yenilgileri ağır olmuştu. 22.000 kisilik kayıpa karşılık, Osmanlı yaralı ve şehitleri 4.000 civarında idi. Skobelef piyadesinin yarısını kaybetmişti.

ÜÇÜNCÜ PLEVNE SAVAŞI:

Ruslar müttefikleri Romenlerle birlikte 7 Eylülde saldırıya geçti 11 Eylüle kadar süren topçu ateşiyle altında Osmanlı mevzilerine yaklaştı 11 Eylülde üç taarruzla Kayalı Dere mevzilerine girdi 20.000 kişiyi bulan ağır zayiat üzerine çekildi Sultan II. Abdülhamid 21 Eylülde Osman Paşa'yı gazi unvanı ile taltif etti.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 2 Hafta önce   #6
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.075
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Fetihler ve fatihler

Kaynak pomak forum

Plevne savaşları ve Gazi Osman Paşa

ABLUKA (13 EYLÜL- 10 ARALIK 1877):*

*Rus genel kurmayı, Osman Paşa'yı savaş meydanında yenemedi Plevne kuşatması komutanlığına çağırılan Sivastopol müdafii Todleben, Plevneyi abluka altına alarak, açlıkla osmanlıları teslimr zorladı. Rus ve Romenler Plevne'de toplandı. Gorko komutasındaki ordu Vid Irmağı'nın sol sahiline gönderildi. görevi Osman Paşa'nın tabur erzak ve mühimmat damarı olan Sofya- Vidin yolunu kesmekti. Gorko, istenen sonuca ulaştı. Osman Paşa'nın kırılmasının an meselesi olduğunu bildirdi. Birkaç gün önce son imdat kuvveti Rus hatlarını yararak Plevne'ye girmişti. 24 Ekimde ise Ruslar Romen kolordusu ile 75 km.'lik bir çember meydana getirmişti bulunuyordu. Osman Paşa direnme kararında idi.
*Skobelef Yeşil Tepelerini işgal etti. Ruslar 40.000 savaşçı ve 10.000 de toplama askerle kuşatmada dayanan Osman Paşa'nın bir kaç günlük erzakı kalmış, hayvan yemi sıkıntısı da baş göstermişti. Cephane bitmek üzere idi. 22 Kasımda Rus Balkan kolordsunu yenilgiye uğratan Süleyman Paşa'ya Plevne yolu açıldı ise de Osman Paşa'yı kurtarmak yerine Rusçuk'a yöneldi ve Ziştoyide feci bir yenilgiye uğradı., Osman Paşa için yapılacak iki iş kalmıştı. Teslim olmak ya da bir huruçta son kahramanlığı göstermek. Osman Paşa 30 Kasım gecesi tümen ve alay komutanlarını, karargahında toplayarak düşüncelerini anlattı. ordusunu ikiye ayırdı. Birinci ve yarma hareketini yapacak olan vurucu gurubun komutasını üzerine aldı.

*İkinci grubu yaralı taşıyan arabaları ve Plevne'nin 300 hane kadar olan Türk halkı teşkil ediyordu. Osman Paşa silah ve yiyecekleri dağıttı gece ezani saat 2'de yarma hareketine girişti. Saat 10'da Vid Suyu'nu aşarak düşmanın birinci hattını yardı ve Bunun üzerine ikinci grup harekete geçti. kafile, ağırdı Köprüde düşman topçu ateşi ile karşılaştılar Osman Paşa, vurucu birliklerine saldırı emri verirken, ikinci grubu kurtarmaya çalışıyordu. Birinci grup ikinci düşman hattını da yarıp 1.000 m. kadar ilerlemişti yeni bir kuşatma ile karşılaştı. kanlı bir savaş başladı. Rus ve Romen birlikleri yardıma koştular. savaş korkunçtu.*Osman Paşa'nın atı şarapnelle devrildi kendisi sol bacağından yaralandı. askerlerin maneviyatı birden çöktü. *Osmanlı saflarında dağılma görüldüğü Romenler ikinci gruba dahil birlikleri teslim almaya başladılar. Osman Paşa teslim olmak üzere karargahına beyaz bayrak çekti. Osman Paşa hükümdarına baş kaldıran Romanya prensi Karol'e teslim olmayı reddeddi kılıcını Todleben'e verdi. 32.000 muhariple 80 top Rus ve Romenlerin eline geçti Osmanlı tarihinin en şahane müdafaa savaşı 156. gününde, 10 Aralık 1877 Pazartesi günü sona erdi

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 2 Hafta önce   #7
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.075
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Fetihler ve fatihler

Kaynak pomak forum
*
GAZİ OSMAN PAŞA :*

*Türk tarihinde adına marş besteleten üstün şavaş teknikleriyle kendisinden bahsettirebilen bir kaç komutandandır. Doksanüç Harbi Osmanlı-Rus Savaşında (1877-1878) Plevne cephesinin ünlü kumandanıdır 1832’de Tokat’ta doğdu. Beşiktaş Askerî Rüşdiyede ve Kuleli Askerî lisesinde okudu. Harbiye’yi yirmi yaşında ikincilikle bitirdi. Harp Akademisinde Kırım Savaşının çıkmasıyla Tuna cephesine gönderildi. dört yılda, teğmenliğe yükseldi. Savaşın sonunda yüzbaşı oldu. 1856’da Akademi tahsilini tamamladı. Genel Kurmayda çalıştı. Anadolu haritasını çıkarma göreviyle Bursa’ya gönderildi. Teselya’da, Yenişehir’de Cebel-i Lübnan’da görev aldı. Girit isyânlarında Girit’e tâyin edildi. 1866’da Girit’te Serdâr-ı ekrem Ömer Paşa'nın takdirini kazandı.*Miralay oldu Yemen’e gönderildi. Arkasından Paşa rütbesiyle Rumeli’deki Beşinci Ordu Kumandanı tâyin edildi (1875). korgeneral oldu. Sırp isyânında emrindeki birliklerle İzver tepelerini ve Zayçar kasabasını zaptetti. Sırp ordusunu yendi mareşal oldu (l876).Gâzi Osman Paşa'yı tüm dünyâya tanıtan, (1877-1878) Osmanlı-Rus Harbindeki kahramanlıklarıdır. Bu harpte, Plevne cephesinde dünyâ harp târihine yeni prensipler getirdi.
Gâzi Osman Paşa, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşında Vidin ve Rahova nın korunmasıyla vazifeliydi. Tuna’yı geçerek savaşın düşman topraklarında yapılmasını teklif ettiyse de, izin verilmedi. Rusların Berkofça Dağlarını aşmasıyla Osman Paşaya hareket emri verildi. Osman Paşa, Plevne önlerine geldi. Rusların elindeki şehri ele geçirerek, savunma tedbirleri aldı.

*Ruslar Pelevne’ye saldırdı Osman Paşa, ilk saldırıyı bertaraf etti (20 Temmuz 1877). Ruslar, 30 Temmuz'da tekrar saldırıp kanlı savaşlardan sonra geri çekildi. Rus Çarı, Romenlerden yardım istedi. şu telgrafı çekti.İmdâdımıza gel Tuna’yı geç! Acele Plevne’de yardımımıza yetiş! Türkler bizi mahvediyor Hıristiyanlık, kaybetmek üzeredir!”
Romenler elli bin kişilyle Plevne’de Ruslar'a yardıma koştu. 11 Eylüld'e Rus-Romen ordusu, Plevne’ye taarruza etti. On iki saatlik Rus taarruzu, düşmanın, mağlûbiyetiyle neticelendi. Osman Paşa, üçüncü Plevne Savaşını da kazandı 11 Eylül 1878 teGâzi unvânını aldı.büyük kuvvetlerle kuşatmaya devâm eden Ruslar, Plevne’nin teslimini istedi. Gâzi Osman Paşa, reddetti. yerden yardım gelmeyen Plevne’de yiyecek, yakacak sıkıntısı başlamıştı. *Gâzi Osman Paşa, bir huruç harekâtı ile Plevne’den çıkmaya karar verdi. Plevneliler, Osman Paşaya Eğer Plevne’den çıkarsanız, Bulgarlar, bizlere zarar verir. Müsâade ediniz biz Müslüman ahâli de Plevne’den çıkalım” şeklindeki teklifle Bulgar halkını çağıran Osman Paşa, Müslümanlara zarar vermeyeceklerine dâir söz aldı. Müslümanlar; “Biz de sizlerle gelelim.” diye yalvardılar. Osman Paşa, kimseyi kırmazdı “Biz askerî harekât yaparız. Siz ayak uyduramazsınız” dediyse de, istemeyerek râzı oldu. Huruç sabahı halkın hayvanları ile askeri intikal yoluna askerden önce, dizilmiş olduğu görüldü. Plevnede tam bir hengâme vardı Rus topçusu ateşe başladı. Nice çoluk çocuk, kadın-kız şehid oldu. Halkın aceleciliği harekâtı ifşâ etmişti.

*küçük bir kasaba olan Plevne’yi kuşatan Rus ordusuna karşı asker “Allah Allah” sesleriyle hücûma geçti. Sayı ve silâhça kendilerinden fazla olan düşman ordusunun birinci hattını kahramanca yardı. Ruslar, asker ve silâhça çoktu takviye alıyordu. çıkış harekâtında Osman Paşa'nın atı öldü. Kendisi bacağından ağır yaralandı. Açlık, hastalık, anında askerin harcanmaması düşünceleri, Gâzi Paşa'yı teslime mecbur etti. Yarası, sarılırken, Rus generali Ganetski onu esir aldı. Az sonra Rus Başkumandanı Grandük Nikola, askerî törenle, askerlik ve esirlik kâidelerine aykırı olmasına rağmen, Osman Paşa'nın kılıcını iâde etti. samimiyetle takdir tebrik ve hürmet gösterdi
*Nikola, Osman Paşaya Şu anda yeryüzünde bu kılıcı şerefle taşımaya hakkı olan tek insan sizsiniz” demekten kendini alamadı.Rus Çarının bulunduğu karargâhına getirilen Osman Paşa, Çar tarafından tebrik edildi. Rusya’ya trenle götürülen Osman Paşa, trende Rus subaylarıyla harp üzerine Fransızca sohbetler etti. Rusya’ya varışında, ülke içinde istediği yere gidebileceği bildirildi. Gâzi Paşa, Türk illerini gezdi. Her şehirde devlet reislerine yapılan merâsimle karşılandı.
Osman Paşa, bir müddet sonra Sultan hamid Han’ın teşebbüsleriyle Rusya’dan İstanbul’a döndü. halk tarafından büyük sevgi ile karşılandı. Sultan hamid göz yaşları içinde alnından öptü ve kendisine; “Sen benim yüzümü dünyâda ak ettin Allah da senin yüzünü iki cihânda ak etsin” diye duâ etti. *Serasker oldu. Yedi yıl görevde kaldı Sultan hamid onu Saray Mareşalliğine getirdi.Ölünceye kadar görevde kaldı. Törenlerde, Pâdişâhın arabasında ona karşı otururdu. 1900’de 68 yaşında vefât etti. Kabri, Fâtih Câmii avlusundadır. Türbesini, onu çok seven Sultan hamid yaptırmıştır. Gâzi Paşa, temiz ahlâkı, kahramanlığı, Müslümanlığı ve devlete bağlılığı sevgi ile anılmıştır. Adına yazılan Plevne veya Osman Paşa Marşı hâlâ söylenmektedir.

GÂZİ OSMAN PAŞA MARŞI

Tuna Nehri akmam diyor,
Etrâfımı yıkmam diyor,*
Şânı büyük Osman Paşa,*
Plevne’den çıkmam diyor.
Karadeniz akmam dedi.
Ben Tuna’ya bakmam dedi.
Yüz bin Moskof gelmiş olsa,
Osman Paşa korkmam dedi.
Kılıcını vurdu taşa,
Taş yarıldı baştan başa,
Şânı büyük Osman Paşa,
Askerinle binler yaşa.
Düşman Tuna’yı atladı,
Karakolları yokladı.
Osman Paşanın emrinde,
Beş bin top birden patladı.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 2 Hafta önce   #8
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.075
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Fetihler ve fatihler

Kaynak türktarihim.com

Maltepe (Palekanon) Savaşı

*Maltepe Savaşı, İznik'in fethini engellemek için gelen 3. Andronikos ile Orhan Gazi arasında yaşandı Osmanlı'nın galibiyetiyle sonuçlandı
uzun yıllar süren İznik fethi için hazırlıklarını tamamlayan Orhan Gazi, 1329’da İznik surlarına ulaştı. Bizans, İznik’i kaybetmesi durumunda Gazileri İstanbulda göreceğini biliyordu. yaşlı imparator 2. Andronikos’un torunu 3. Andronikos İznik’i kaybetmemek için hazırlıklara başladı İznik hisarı önüne yola çıktı. Orhan Gazi, kuşatmayı güvence altında tutacak askeri İznik hisarında bırakıp yanında 5 Bin gazi ile 3. Andronikos’un üzerine gitti Andronikos, Gebze Darıcada savaş hazırlıklarına başladı.*

*Orhan Gazi, 1000 kadar kuvvetle Tavşancıl tepesine konuşlandı. 2 Bin kuvveti gizleyerek kanat kuvvetleri haline getirdi. 300 atlı süvariyle ve ok atışlarıyla Bizans ordusunu kışkırtdı. Orhan Gazi’nin amacı 1000 yaya kuvvetle zayıf bir görüntü oluşturmak ve Bizans ordusunu üzerine çekerek savunma yapmaktı Andronikos taarruza kalkmadı. 300 atlıdan ok atışlarıyla ilerlese de Bizans harekete geçmeyince 1000 atlıdan oluşan yeni bir süvari sert bir taarruza girişti taarruz da başarıya ulaşamadı. Bizans savunma savaşı yaptı
Orhan Gazi, tüm kuvvetleriyle taarruza kalktı. Andronikos’da taarruza kalktı. savaş meydan muharebesine döndü. Muharebe Bizans kuvvetlerinin taarruzları ve Osmanlı savunmasıyla devam etti.

Bizans zafere inanmıştı. Askerler zafer için saldırıyor, Orhan gazi taarruzları bertaraf etmeye çalışıyordu.*Orhan Gazi’nin kıdemli gazileri savunma yerine geri çekilen Bizansı yıpratmayı tavsiye ediyordu. Orhan Gazi düşmanı savunma ile yıpratmayı düşünüyordu. Bizans askerlerini zafere inandırıyor ve kandırıyordu.*3. Andronikos, son taarruzunda ağır yaralandı. Bizansda karmaşa oldu. Orhan Gazi, taarruza kalkarak Bizans üzerine yürüdü. Bizans ordusunun üzerine atılan 300 süvari karşısında Bizans askeri utanç verici şekilde kaçarak geri çekildi. dörte bölündü keşmekeşe sürüklendi. 3. Andronikos, zafer ümidiyle çıktığı yolculuktan ağır yaralandı (11 Haziran 1329). Orhan Gazi, bu galibiyetten sonra esas hedefi İznik’e yöneldi.*

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 2 Hafta önce   #9
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.075
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Fetihler ve fatihler

Kaynak turan davası.tr.gg

Alperenler
*
*Alp eski Türklerce cesur Savaşcı ruhlu yiğid kişilerdir kahramanlıkları ile ön plana çıkmışdır.*
Türklerin İslamiyeti kazanmasıyla Alp'ler Erenliğe çağrılmıştır. Allah ve Peygamber yoluna savasan Mücahitlere *Alperen ismi verilmiştir. Cesur ve bilgili bir nesil olan Türkler Üç kıtaya Alperenlik ismi ile yayılmışdır. Alperenlerin Allah'tan başka hiç kimseden korkusu yoktur Allah için savasır Yanlızca Kuran-ı Kerimi ve Allahın ismini yüceltmek Tüm dünyaya Nizam-ı Alem Ülküsünü yaymak için savaş verir. her Alperen Okumalı Dine ve çağımızın koşullarına uygun yaşamalı islam medeniyetini örnek almalıdır. MehmetAkif o günlerden bu günleri görerek ne güzel yorumlamıştır. Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavardır diye; **Alperen bir elinde Bilgisayar Diğer elinde Kuran olandır.*Alperenlerin en büyük silahı imanlarıdır dostunu okumalı bilmeli ama düşmanınıda bilmelidir. Fikir koşusunda geri düşmemelidir. bilgi çağına yol alınmıştır. Yanlızca bilgi yarışı olmalıdır. Yeni Dünyanın koşulları teknolojiden geçer teknolojiyi yakalamalı ve geliştirmeliyiz. neslimiz dün Dünyaya Medeniyet verirken bugün avrupalı bizim Kültürümüzü bozmuş Bize düzeltmek kalmıştır. Düzeltmek bilgiden Erenlikten geçer.Alperenlerin izleyeceği Peygamberimizin yoludur Peygamberimizin güzel ahlakı ve sünnetlerini uygulamaktır. İnsanları onun gibi sevmeli Onun gibi dünyaya bakmalıdır. Unutmamalıdır ki hak herkes içindir. ahiretde boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan hak taleb edecektir

*kul hakkının önemini benimsemeliyiz. yaşayışımızı buna göre sürdürmeliyiz. Cenabı Allah'a veremeyeceğimiz iki hesabımız vardır birincisi Allah'a şirk koşmak ikinci kul hakkıdır buna göre davranmalıyız.Alperenler dünümüzün Yesevisi, Dede Korkutu, Sultan Mehmet'i Dadoloğlusu Yunus Emresidir. Bugünümüz onların yaşam şekiline bakarak onlar gibi yaşayandır. Alperen İman ateşi ile yanan Vatan aşkı ile büyüyenlerdir. *Alperenlerin ideali gayesi yanlızca Allah Peygamber Ve Yüce Türk Milleti olmalı düşmandan arınmış yanlızca kendi düşüncelerine hükmeden Düşmanına dünyayı dar eden bir ideali olmalıdır. çevresine örnek kişiliğini kabul ettirerek peşinden gel dedirten bir kişilik olmalıdır. İlmi bilgisini cesaretine ekleyerek dünyaya kendi düzenini Nizam-ı Alem Davasını Tüm dünyaya yayana kadar kendi sevdasını anlatmalıdır.

*

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları