Geri git   www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi > Egitim Ögretim > DERSLER > Tarih

Selçuklular


www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi sitesindeki Tarih - kategorisi altındaki Selçuklular isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 02.07.2018   #1
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.247
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Selçuklular

Kaynak TurkTarihim.Com

Büyük Selçuklu Devleti Selçuk Bey

Büyük Selçuklu Devleti 1037 de Bağdatı başkent Mezopotamya, Anadolu ve İç Asyada sınırlarını genişleterek dönemin en büyük Türk Devleti olmuştur 1092 yılında iç karışıklıklarla bölünerek 4 parçaya ayrılmış, beyliklere bölünmüş Osmanlı İmparatorluğunu tarih sahnesine çıkartmıştır
Büyük Selçuklu Devleti Kınık Boyunun lideri Selçuk bey tarafından 1020 de temelleri atılmış, yeğenleri Tuğrul ve Çağrı beyler tarafından bağımsız bir devlet olmuştur. Büyük Selçuklu Devletinin kurucusu ve ilk başbuğu Selçuk Bey, Kınık boyuna mensup bir komutandı ve bağımsız Türk Devleti olan Oğuz Yabguluğu’nun Subaşısı Ordu Komutanı idi.

Kınık boyu, Göktürklerde İç Asya’da kurulan Türk Birliğidir, Göktürklerin yıkılmasından sonra batıya doğru göç etmiş Güney Hazar bölgesine yerleşmiş ve yurt edinmişdi. Kınık Boyu, tek başına devlet kuracak kadar güçlü değildi. Türk Boylarından Oğuzların tabiiyeti altına girdiler ve 860-1068 de Güney Hazar Bölgesinde yaşayan Oğuzların bünyesinde varlıklarını idame ettirdiler.*Subaşı Selçuk Bey, yüksek askeri vasıfları ile genç yaşta Oğuz ordusunda yüksek mertebelere erişerek başkomutanı olmuştu. Selçuk Bey’in gayesi Oğuz Yabgu’sunun makamı büyük kağanlıktı. Oğuzlar, 900’lü yıllarda Batıda Hazarlar, doğuda Peçenekler Kıpçaklar Oğuzları hazar bölgesinde tehdit ediyordu 950’li yıllarda artan dış tehditler ve Oğuz hanının yaşının ilerlemesi, veliahdının yetersiz olması Selçuk Bey’in Oğuz Yabguluğunu ele geçirmesine müsait bir zemin hazırladı

Oğuz ordusunun emir komutası kendisine bağlıydı saltanatı ele geçirmek için stratejiler geliştirdi. Başarılı asker Selçuk Bey, politik girişimindeki eksikliğinden dolayı oğuz yabguluğunu ele geçiremedi lideri olduğu Kınık Boyu ile başkent Yeni Kent’ten uzaklaşarak başka bir Oğuz şehri olan Cend şehrine göç etti Oğuz Yabgusu Kınık Boyunu sürgün etmişti Selçuk Bey, sürgün edildiği Cend şehrinde hakimiyetini genişletti Şehre hakim oldu Kınık boyu ve Selçuk Bey, Müslüman oldu Cend Şehrinin hâkimi Selçuk Bey, vergi Oğuz elçilerini kovarak vergi vermeyeceğini gayrimüslim bir toplumla Cihat edeceklerini ilan etti. Bu bağımsızlık ilanıydı. Oğuz Yabguluğuna bağlı Cend Şehrinin vergi vermemesi, Yabguluğu reddetmek anlamına geliyordu (960).*

Cend Şehrinin durumu karışıktı. Bölgenin hakimi Sasaniler ve İç Asya’daki en büyük güç Karahanlılar birbirleri ile mücadele içerisindeydiler. Selçuk Bey’de mücadelede iki tarafa da asker gönderip geniş bozkırlar ve yaşam alanları elde ediyordu. Selçuk Bey’in İslamiyet’e geçti Müslüman olan Sasaniler ve Karahanlılar ile münasebetlerinde İslam dini ile tanışıp gönüllü olarak İslamiyet’i seçti.*Karahanlılar 999 yılında Sasanileri yıktı
Selçuk Bey’in Sasanilerden elde ettiği bozkırlar,
Selçuk Bey ve Kınık Boyu’nun oldu alanı haline geldi. Sasaniler’den boşalan bölgeyi sahiplenen Selçuk Bey, Horasan’a yerleşip yurt edindiler. Selçuk Bey ve Kınık boyu, bir güç ve hakim bir beylik olarak anılıyordu.


Arslan Bey Dönemi (1009 – 1025)

Selçuk Bey, başarılı bir ömrün sonrasında 100. Yaşını devirerek 1009 yılında vefat etti veliahdına büyük ve güçlü bir beylik bıraktı. Selçuk Bey’in oğlu Arslan Bey, babasından aldığı beyliği güçlendirdi, Büyük Selçuklu Devletinin temellerini attı Arslan Bey, babası Selçuk Bey hayattayken beylik idaresinde görevler aldı 992 de Samani Karahanlı mücadelesinde Samanilere yardım etti Karahanlıları yendi Arslan Bey, buna karşılık BuharavSemerkand arasındaki Nuh köyünü Selçuklu Beyliğine yurt etti Karahanlılar 999 da Buhara’yı ele geçirip Samanileri yıkınca Samanilerin bölgeleri Selçuklu Beyliğinin mutlak hakimiyetine girmişti. Samaniler, Karahanlılar tarafından yıkılınca Samani Şehzadesi Muntasır, Karahanlılara karşı Arslan Bey’den yardım istedi zorunda kaldı (1003).

Arslan Bey, Samani Şehzadesini korumak için Karahanlı ordusunu bozguna uğrattı Samanilerden sonra hakimiyetine aldığı bölgelerden Karahanlıları uzak tuttu Karahanlı ordusu Selçuklu Beyliğinin üzerine gitsede Arslan Bey’in ordusu Karahanlılar ikinci bir bozguna uğrattı Selçuklu Beyliğinin gücü arttı Arslan Bey, babası Selçuk Bey’in vefatı ile (1009) Selçukluların liderliğine geçti komşu Karahanlılar saltanat mücadelesindeydi 1012 de Karahanlı Hükümdarı Nasr’ın vefat etmesiyle Karahanlı varislerinden Ali Tigin, yönetimi ele geçirmek için Arslan Bey’den destek istedi Arslan Bey ve Ali Tigin Buharaya girdiler (1021). stratejik hamle ile birlikte Selçuklu Beyliği Buhara Kentinde yerleşiyordu.*

Arslan Bey’in güçlenmesi Cend şehrinden Buhara’ya ilerlemesi Karahanlılar ve büyük Türk Devleti Gaznelilerce tedirginlikle karşılandı Karahanlı Hükümdarı Yusuf Han, tahtına göz diken Ali Tigin hem de ona yardım eden Arslan Bey’i bertaraf etmek için Gazneli Mahmut ile birleşti Gazneli Mahmut, Arslan Bey’i ortadan kaldırmak yerine hileye başvurdu ziyafet vermek üzere huzuruna davet etti. Arslan Bey, davete oğlu Kutalmış ile icabet edince üzerine suç isnat ederek Kalincar Kalesinde hapse attırdı mahiyetini kılıçtan geçirdi (1025).*Arslan Bey’in öldürülmesiyle Kınık boyu lidersiz kaldı dağıldı eski güçlerini kaybeddi beyliklerin tebaası haline geldiler. Arslan Bey’in oğlu Kutalmış babası Arslan Bey gibi Gaznelilerin tutsağı olmuştu

Arslan Bey’in başka bir veliahdı yoktu selçuklular lidersiz bir yaşam sürdü Arslan Bey’in kardeşi, Selçuk Bey’in diğer oğlu Mikail’in oğulları Tuğrul ve Çağrı Beyler, otorite boşluğunda genç yaşta büyük bir vazifeyi üstlendi Selçuklu Beyliğinin otorite boşluğunu ortadan kaldırarak ve Selçuklu Beyliğini Büyük Selçuklu Devleti haline getirdiler


Tuğrul ve Çağrı Bey Dönemi (1030 – 1063)

Arslan Bey’in tutsak edilmesi ile otorite boşluğuna düşen Selçuklu Beyliğinin ayağa kalkması 10 yıl sürdü. Selçuklu birliğini ve ordusunu kuran Tuğrul ve Çağrı Beyler, tarih sahnesine çıktılar. Gazneli Mahmut vefat etti yerine oğlu Mesut Han geçti. Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, amcaları Arslan Bey’in tutsaklığına son verilmesi karşılığında Gazneye bağlılığı kabul eddiler. Gazne Sultanı Mesut Arslan Bey’i serbest bıraktı ve Tuğrul ve Çağrı Bey’lerin amacı Selçuklu Beyliğini bağımsız bir devlet yapmaktı Tuğrul ve Çağrı Bey’lerin amaçlarını öğrenen Mesut Han, Arslan Bey ve oğlu Kutalmış’ı yeniden hapse attı anlaşmayı bozdu. Tuğrul ve Çağı kardeşler, amcaları Arslan Bey’i kurtarmak için muvaffak olamadılar. Arslan Bey’in oğlu Kutalmış, hapisten kaçtı Buhara’ya döndü

Arslan Bey, kalan ömrünü Kalincar Hapishanesinde tamamlayarak 1032 de vefat etti.*Arslan Beyden sonra Selçuklunun tek hakimi Tuğrul ve kardeşi Çağrı Bey oldu. Selçuklular, Arslan Beyin ölümünden önce Türk Töresi gereği Gazne Devletine bağlı görev yapıyor, Gazne Sınırlarının güvenliğini sağlıyor ve vergi ödüyordu. Arslan Bey’in ölümünden sonra bağlılık ortadan kalktı. Tuğrul ve Çağrı Bey’lerde hakimiyet için Gazne Sultanından izin almadan Horasan’a yerleşti Türk Töresinde Boylar, bölgelere Kağanlarının izni olmaksızın göç edemezdi. Selçukluların bu eylemi başkaldırı ve isyan olarak nitelendirildi Gazne Sultanı Mesut, Selçukluların Horasan’a izinsiz yerleşmelerine önce müsamaha gösterdi.

Güçlenip kalabalıklaşan Selçuklular, Horasan’dan Merv ve Nesa şehirlerine girdiler. Selçuk Bey’in yayılma stratejisi istila gibi görünebilirdi. Bu sebeple Gazne Sultanına Horasan, Merv ve Nesa şehirlerine yerleşmesi karşılığında Gazne Devletine bağlılık bildirdiler. Tuğrul Bey’in amacı hakimiyetini genişleterek geniş alanlarda mücadele ederek stratejik avantaj sağlamaktı. Gazne Sultanı Mesut Han, Tuğrul Bey’in üzerine ordularını gönderdi (1035).*Selçuklular ile Gazne Devleti arasında ilk avaş gerçekleşecektir. Gazne Sultanı, Selçukluları önemsemeyip ordusunu, başına geçmeden kumandanlarının idaresinde sefere göndermişti. Tuğrul Bey ve ordusu, Gazne Ordusunu Nesada karşıladı ve Meydan Muharebesinde Gazne Ordusu *ağır bir yenilgi alarak geri çekildi

mağlubiyetin ardından Gazne Sultanı, Tuğrul Beye Horasan, Merv ve Nesa da oturma izni verdi
Selçuklular istediklerini almışlardı yetinmediler. yayılmalarını devam ettirerek 3 yıl sonra 3 yeni şehiri istediler. Gazneli Mesut, reddeddi ordusunu gönderdi (1038). Gazne Ordusu, çok güçlüydü Selçuklularda güçlenmişlerdi. Gazne Ordusu ile Selçuklu ordusu, Sarah şehrinde, meydan muharebesine girişdiler. Gazne Ordusu, ağır bir mağlubiyetle geri çekildi Selçukluların zaferi Büyük Selçuklu Devletinin doğuşu anlamına geliyordu.*
Tuğrul Bey kendisini Büyük Kağan ve Sultan, kardeşi Çağrı Bey’i ortak kağan ilan ederek Büyük Selçuklu Devletinin bağımsızlığını ilan etti. Türkistan’ın en önemli kentlerinden olan Horasan, Merv ve Nesa Selçukluların hakimiyetine girdi Nişabur şehri Selçukluların Başkenti oldu.

Selçuklu zaferleri Gaznelileri düşürmüştü. Karahanlılar iç karışıklıklar ve saltanat mücadeleleriyle baş etmekten Büyük Selçuklu Devletine tepki veremedi Gazne Sultanı Mesut kendisinden toprak isteyen Selçuklulara karşıs
zordaydı. aldığı ağır mağlubiyetler Mesut Han’ın iktidarına gölge düşürdü. Selçuklular Gazne topraklarında bağımsızlığını ilan etmiş, Gaznenin en stratejik bölgeleri Selçuklulara geçmişti. Mesut Han, Selçuklularla mücadeleden ordusunun başına geçti tüm gücüyle Selçuklulara taarruza kalktı. Dandanakan Savaşı Gazne Devletinin yıkılma sürecini başlattı ve Türk Dünyasının en büyük gücü Büyük Selçuklular Bozkır İmparatorluğundan Cihan Devletine dönüştü

Dandanakan Savaşı (1040)

Gazneli Mesut 1038’de selçuklulara karşı ağır bir mağlubiyet aldı İki yıl sonra 100.000 kişilik bir ordu topladı Selçuklu ordusundan kabalalıktı. Gazne ordusunun başında sefere çıktı Merv şehrine doğru ilerledi. Selçuklular Gazne Ordusunu yavaşlatıyor zayıf düşürüyordu. İki ordu Merv şehrindeki Dandanakan kalesinde karşılaştı Savaş sonucunda Gazneliler yıkılmaya başladı Türk Dünyasının en büyük gücü Selçuklular Cihan Devletine dönüştü

Dandanakan kalesinde Selçuklu ordusu gaznelilere taarruz etti Gazne ordusu, Selçuklularla susuzluk, ve açlıkla mücadele etti su sıkıntısı nedeniyle Su kuyularına doğru ilerlediler Selçuklu ordusu Gaznelilere taarruzlarını şiddetlendirdi ve Gazneliler Selçuklular karşısında ağır kayıplara uğrayarak savaşdan çekildi Gazne Sultanı Mesut, otoritesini ve askerlerinin saygısını kaybetti. savaş sonunda kendi askerleri tarafından öldürüldü.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.07.2018   #2
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.247
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Selçuklular

Kaynak TurkTarihim.Com

Büyük Selçuklu Devleti


Büyük Selçuklu Devleti’nin Tarih Sahnesine Çıkışı

Tuğrul Bey, Dedesi Selçuk Bey’in 960 da ilk ateşini yaktığı Büyük Selçuklu Devletini 77 yıl sonra, 1037 de tüm dünyaya ilan eddi Türk Tarihi’nin en önemli kilometre taşlarından selçuklu tarihini başlattı Tuğrul ve Çağrı kardeşlerin yönettiği Selçuklu Beyliği Samanilerin yıkılmasıyla coğrafyada güçlenmiş, Gazne Devletinin hâkimiyetindeki Horasandan yayılarak Dönemin en büyük Türk Devleti olan Gazne Devletini mağlup ederek Nişabur kentinde Büyük Selçuklu Devletinin bağımsızlığını ilan etmişlerdir (1037).*
Selçukluların Gazne Sultanı Mesut Han’ı iki savaşta ağır bir mağlubiyete uğrattı Mesut Han Selçuklulara karşı zafer arzusuyla giriştiği Dandanakan Savaşında mağlup olunca hem savaşı hem de saltanatını kaybetmişti.

Dönemin en büyük Türk Devleti Gazne Mesut Han’ın yokluğunda sahipsiz kalarak yıkılacak tarih sahnesinden çekilecektir. Karahanlıların ise daha sonra yıkılması Selçuklu Devletini Türk Dünyasında yegane güç haline getirecektir.*Dandanakan Savaşını kazanan Selçuklular, Gazne Sarayına girerek Gazne Devletinin hazinesini savaş ganimeti olarak aldılar. Selçuklular artık geniş bir bölgeyi hakimiyetlerine almış hem de Gazne Ganimetleriyle hazinesini doldurmuştu (1040).*
1041 de Selçukluların hakimiyet alanları Horasan, Merv, Fergana, Tohoristan ve Zemindaver gibi geniş bir coğrafya ya ulaşmıştı. Artık beylik değil bağımsız bir devletti Büyük Selçuklu Devleti, toprakları Gazne Devleti üzerinde otorite kurmuş hakimiyetlerini genişletmek için sınır komşusu oldukları Karahanlılar ile karşı karşıya gelmişti.

Karahanlı Devleti, Selçukluların Horasan’ı sahiplenmesi nedeniyle iç karışıklıklar yaşamıştı. Horasan, Karahanlılar için büyük öneme sahipti. Karahanlıların Gazne Devletinden almata uğraştıkları Horasan, Selçuklulara geçince Karahanlılar başarısızlığın sorumlusu olarak saltanat ailesini hedef aldı ve ikiye bölündü (1042).
Türk Dünyasının başı Büyük Selçuklu Devletiydi 1040’da bölgedeki yapıya baktığımızda Türk Tarihinin Dünya Tarihinde ne denli önemli olduğunu anlayabiliyoruz. 11. Yüzyılda 6 Türk Devleti vardı. Karahanlılar Marveaünnehir’de, Peçenekler Kuzey Karadeniz’de, Uzlar Balkanlarda, Kapçaklar Kafkasların doğusu ve Karadeniz’in Kuzey’inde, Gazneliler Hindistan-Pakistan bölgesinde, Selçuklular ise İran-Türkistan coğrafyasında Tarih’e yön vermekteydiler.Bu devletlerin en güçlüsü ve en uzun ömürlüsü Büyük Selçuklu Devleti olmuştur.

Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, Büyük Selçuklu Devletini kurduktan sonra hakimiyet için seferler düzenlemekteydiler. Doğuda Gazne Devletine düzenledikleri seferler 1050 ye kadar devam etmiş, Karahanlılar ise Büyük Selçuklunun üstünlüğünü kabul ederek iyi ilişkilere girmişti. Doğu ve Kuzeyde otorite kurulmuş, sıra batıya gelmişti. hedef İran coğrafyasıydı. bu seferler, arda ve mutlak galibiyetlerle İç Asya ve Orta Doğu’yu Türk Yurdu haline getirdi 1041’de Kirman’a taarruz eden Selçuklular, 1042 de Harezmşahlara taarruz etmiş, aynı yıl Kakuveyhiler’i mağlup ederek Hazar Denizine kıyısı bulunan Cürcan şehrine girerek Ziyariler ve Misafiriler’i mağlup etmiş, birkaç ay sonra da Hamedan ve isfhanı alarak hakimiyet sınırlarını Hazar Denizinin güneyine kadar ilerletmişlerdi.*

bir yıl içerisinde 1200 Km uzunluğunda, 1.100.000 Km² lik bir coğrafyayı Büyük Selçuklu Devletine katan Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, Büyük Selçuklu Devleti’ni cihan devleti haline getirdiler. Yalnızca 1042 de hakimiyet altına alınan topraklar günümüz Türkiye’sinin yüz ölçümünden fazladır.*Tuğrul ve Çağrı Beylerin önlenemez ilerleyişi tüm dengeleri değiştiriyordu. Selçuklu *1051 de Şiraz, 1052 de Umman, 1054 te Tebriz, Hille, Musul ve Diyarbakır, 1056’da Huzistan şehirlerini ele geçirdi Büyük Selçuklu İran coğrafyasının hakimiydi Ülkenin sınırları Batıda Bizans, Kuzeyde Gürcistan, Güneyde Abbasiler, Doğuda Kaşmir hattına ulaşmıştı. 20 yıl gibi bir sürede Asya’nın dörtte birine hakim olan Selçuklular gözünü batıya, Bizans topraklarına dikmişti.

Büyük Selçuklu yalnızca Türk Dünyası’nın değil İslam Dünyası’nın da en önemli aktörüdür İslam Dünyası Mezhep çatışmaları ile boğuşuyor, Şii-Sünni çatışmalarıyla mücadele eden İslam coğrafyası Arap Yarımadasından çıkamıyordu. Selçukluların Orta Doğudaki hâkimiyeti Arap Yarımadasında varlığını devam ettiren Abbasiler umut ışığıydı Abbasiler, Şii kökenli Büveyhoğullarının baskısı altındaydı Bugünkü Suriye topraklarında hakim olan Büveyhoğulları, mezhep farklılıklarından Abbasiler ile mücadele ediyordu İslam dünyasının liderliği Hilafet Makamında idi. Hilafet Abbasi Devletinin himayesindeydi. Halife Kaim, Tuğrul Bey’den yardım talep etti. Tuğrul Bey, ordusunun başına geçerek Büveyhioğullarının baskısını ortadan kaldırmak için Bağdat’a girdi (1055).

Selçukluların Bağdat’a girmesiyle Selçuklu ile baş edemeyen Büveyhioğulları Bağdat’ı terk ettiler (1055).*Tuğrul Bey’in Abbasilere yardımı İslam Dünyasında büyük yankı uyandırdı. Selçuklu Devleti, tarih boyunca Abbasiler ile münasebette bulunmamış Şii kökenli Sasaniler ve ardılları ile münasebet içerisindeydi Sünni Selçuklular, Abbasilerin ve İslamın yardımına koşmuş, İslam Dünyasının en büyük sorunu Şii tehdidini ortadan kaldırarak İslam’ın Arap coğrafyasının dışına çıkabilmesini sağlamıştır.*Büyük Selçuklu Devletini Cihan devleti haline getiren Tuğrul ve Çağrı Bey’ler, hâkimiyetleri altına aldıkları coğrafyalarda idari ve toplumsal yapılanmayı oluşturarak bölgelerin tam anlamıyla Türk Yurdu haline gelmesini sağladılar.
30 yıllık uzun hakimiyet dönemlerinde büyük başarılara imza attılar Tuğrul ve Çağrı kardeşler, yaşlanmışlardı. Ortak Kağan Çağrı Bey 1060 da Büyük Kağan ve Sultan Tuğrul Bey 1063 te vefat ederek Türk Dünyasına bir Cihan Devleti miras bıraktılar

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.07.2018   #3
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.247
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Selçuklular

Kaynak TurkTarihim.Com

Büyük Selçuklu Devleti

Alparslan Dönemi *(1063 – 1072)

Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk Sultanı Tuğrul ve Çağrı Beylerin vefatı üzerine Tuğrul ve Çağrı Beylerin ittifakına rağmen veliahtlar saltanat mücadelesine girdi. Oğlu olmayan Tuğrul Bey, kardeşi Çağrı Bey’in büyük oğlu Süleyman’ı varis gösterdi Ancak Çağrı Bey’in diğer oğlu Alparslan ve yaşı ilerlemiş olan Arslan Bey’in oğlu Kutalmış, Süleyman Han’ın hakimiyetini tanımadılar Kutalmış, Selçuklu Sultanlığını ele geçirmek için Süleyman Han’ın saltanat makamı olan Rey şehrini kuşattı vezir Amid-ül Mülk varis Alparslan’dan yardım talep etti. Alparslan, Kutalmış’ı mağlup ederek savaşda öldürdü ve Amid-ül Mülk’ün Alparslan’ı Sultan ilan etmesiyle Tahta çıktı.*

Alparslan Han artık Büyük Selçuklu Sultanı ve Büyük Kağanıydı. İlk hedefi Bizans’ın idare ettiği Anadolu coğrafyasıydı. ilk olarak kuzey sınır hattı Gürcistan ve batı sınır hattı Anadolu’ya seferler düzenledi. gazada Bizans’ın elindeki Kars ve Ani şehirlerini ele geçirerek Bizans’tan ilk toprağı aldı (1064). İslam Alemi, ilk kez Bizans ve Batıda İslam Sancağının dalgalandığına şahit oluyordu. Bu, İslam Dünyasında bir dönümdü. Alparslan Han dönemine kadar İslam yalnızca Orta Doğu ve Arap Yarımadasında Araplar ve Farslarca benimsenmekteydi. Büyük Selçuklunun fetihleriyle Hıristiyanlar İslam Sancağıyla tanıştı Alparslan Han’ın hedefi Batı Hazar bölgesiydi. 1065 de Mangışak bölgesini hakimiyeti altına aldı Kıpçak ve Türkmenleri tebaası haline getirdi.

Selçuklular Anadoluya taarruz etti. Bizans Anadolu’daki toplumları otoritesine alarak vergiye bağlıyor asker kiralayarak lejyonerlik yaptırıyordu. Bizans Anadoluya hükmetmiyor, toplumlardan yararlanıyordu. Selçukluları güçlü taarruzlarıla hızla sonuç alıyordu. Alparslan, komutanlarına bağımsız sefer yetkileri vermiş, sefer emri alan komutanlar güçlerince her şehri hâkimiyet altına almaya başlamışlardı. 1067 de Kayseri-Konya hattına Kafkaslarda da Gürcü Krallığına yapılan seferde Tiflis’e kadar ulaştı.*Büyük Selçuklunun Bizans seferleri İslam Dünyasında da yankı uyandırdı. İslam Âleminin Halifesi Mekke’de Hutbeyi Hilafet Makamı ve Selçuklu Sultanı adına okuttu. Halifenin davranışı, Selçukluların İslam Dünyasının en büyük gücü haline gelmesi İslam Sancaktarlığının Selçuklularca gerçekleştirildiğinin ilanıydı

Büyük Selçuklu gaza seferleriyle Anadolu’yu islama kazandırdı Hilafet Makamı Abbasiler zayıfladı tehditlere karşı Selçuklulardan medet umdu 1055’de Büveyhioğulları karşısında 1070 de Şii Devleti Fatımi’lere karşı Selçuklu Sultanı Alparslandan yardım talep etti. İslam Âleminin en güçlü devleti olan Selçuklu , Hilafet Makamını taşıyan Abbasilerin yardımına koşarak Kuzey Afrika hattıni hâkimiyet altına aldı Fatımiler üzerine sefere karar verdi Alparslan’ın Mısır seferini haber alan Bizans ise bu fırsatlan 3 sefere çıktı tarihe Malazgirt Savaşı olarak mücadelenin ilk fitili ateşlendi

Malazgirt Savaşı (1071)

Selçuklular, 1064 akınlarla Bizansa meydan okudu Bizans iç karışıklıklar ve saltanat mücadeleleriyle zor günlerden geçiyordu. Ülkenin yönetimi dul imparatoriçe Eudoxie’nin elindeydi. Ülkeyi tek başına yönetemedi onun evleneceği kişi Bizans İmparatoru olacaktı. O da hapiste yatan Bizans Kumandanı Romen Diyojenle evlendi Bizans’ın imparatoru Diyojen olmuştu. Eudoxie, Romen Diyojen’le Selçukluyu durdurması için evlenmişti (1068).*Diyojen, Selçuklu taarruzlarına karşı koymak için 3 yıl boyunca hazırlandı. Roma ordusu Kuzey Karadenizdeki Türk boylarından Peçenek, Uz, Kıpçaklardan paralı askerler ve Anadolu’daki toplumlardan ücreti lejyonerler toplayarak 70 Bin kişilik bir ordu hazırladı.*

Romen Diyojen, Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Mısır’a seferinde Selçuklu Topraklarına saldırdı Alparslan, Mısırdan geri dönerek Suriyeye geçti. Sultan Alparslan,Bizans’la savaşmak için
Şaşırtma taktiği uyguladı Rey Şehrinde olduğunu duyurdu oysaki Muştaydı. Bizans Ordusu Rey şehrine gitdi. Sultan Alparslan ise Malazgirt Ovasında hazırlıklarını tamamladı. Roma Ordusunun işine gelmeyecek bir barış teklifinde bulundu. bu barış değil zaman kazanmak, içindi
Diyojen teklifi kabul etmeyerek “Sulh müzakeresini Rey’de yapacağım, Ordumu İsfahan’da kışlayıp Hamedan’da sulayacağım” demiş, Selçuklu elçileri ise “Atlarınızı Hamedan’da kışlayacağınıza eminiz, fakat sizin nerede kışlayacağınızı bilemiyoruz” diyerek geri dönmüştür.*

Doğu Roma Ordusu, paralı askerlerle 70.000 kişiydi Malazgirt ovasının kuzeyindeydiler Selçuklu ordusunun askeri gücü sadece 40.000 kişiydi Roma ordusu, bu sefere 3 yıl boyunca hazırlanmış, Selçuklular Mısır seferine çıktıkları yoldan dönerek mevcut ordularıyla Malazgirte ulaşmıştı. Selçuklu Ordusunun Roma ordusunun yarısıydı Doğu Romada Müslümanlıkla tanışmamış Peçenek ve Uz Türkleri bulunuyordu. Sultan Alparslan, aynı soydan olduğu Türk birliklerine kendilerine katılmalarını teklif etdi. Roma ordusunun en vurucu güçleri bu unsurlardı. Anadolu içlerindeki Abaz, Slav, Gürcü, kavimler yoğun savaşlarda bulunmadı. Trakyada yaşayan Peçenek ve Uz Türkleri hem Roma ordusu içerisinde sıkça görev yapmakta hem de Batı cephesinde bağımsız savaşlara katılmaktaydılar.

Roma Ordusunun en önemli stratejisti Magistors Peçenek Türküydü. Alparslan’ı olumlu karşıladı Peçenek ve Uzlar Roma ordusu içerisinde Selçuklular için mücadele edecekti hazırlıklar tamamlandı. Alparslan, din alimlerinin tavsiyesiyle muharebeyi Cuma günü 26 Ağustosta yapmaya karar verdi. 26 Ağustos Cuma günü Ordusuyla Namaz kıldı ve dua etti “Ya Rabbi! Sana tevekkül ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor senin uğrunda cihad ediyorum. Ya Rabbi! Niyetim halistir. yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret.”askerlerine dönerek tarihe geçen muhteşem konuşmasını gerçekleştirdi ;
“Burada Allahü tealadan başka sultan yoktur. Emir ve kader O’nun elindedir. benimle birlikte cihad etmekte veya benden ayrılmakta serbestsiniz. “

Selçuklu ordusu, sadakat nidalarıyla Sultan Alparslan’a bağlılıklarını haykırdılar. Sultan Alparslan, Beyaz kefen elbisesini giydi eline er silahı olan Gürzü alıp askerlerine şöyle hitap etti ;
Askerlerim! Şehit olursam beyaz elbise kefenim olsun. O zaman ruhum göklere çıkacaktır. Benden sonra oğlum Melikşah’ı tahta çıkarın ve ona bağlı kalın. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir.“

Alparslanı kefeni giyip şehitliği kabullenmiş vakur haliyle gören Selçuklu ordusu ağlayıp helalleşerek savaş düzeni aldı ve Cuma namazından hemen sonra ilk çarpışma başladı.*Alparslan Turan taktiğini fevkalade uyguladı. Bozkır savaşlarındaki gibi Hilal şeklinde dizilen Selçuklular düşmana saldırdı geri çekilerek geriye doğru ok atan yetenekli süvariler ok atışlarıyla Roma ordusuna kayıplar verdirdi. Selçuklu ordusunun geri çekilmesini başarısızlık gören Diyojen, geri çekilen Selçukluların peşinden av yapar gibi kontrolsüzce ilerledi. Peçenek ve Uz’lar savaştan iki saat sonra saf değiştirip Selçuklu ordusuna katıldılar. Bunun yanında Roma ile mezhep ayrılığı yaşayan ve Diyojen’in Ermeni Prensliğinde katliamlarla itaat altına aldığı Ermeni güçleri savaş meydanından çekildiler.

Diyojen, Sultan Alparslan’ın uyguladığı Turan taktiğinin farkına varınca ağır kayıplar alan ordusunu geri çekmek zorunda kaldı. Savaş Diyojen’in planladığı gibi ilerlemiyordu. Peçenek ve Uz’lar karşı safa geçmiş, Ermeniler savaş meydanından çekilmişti. Alparslan’ın uyguladığı Turan taktiği orduya büyük kayıplar verdirmişti. Savaş meydanında Türklerin Gürz ve Ok atışlarından etkilenen Roma askerleri teslim olmaya can atıyordu Roma ordusu zayıflıyordu moral olarak çökmüştü. Frank, Norman, Slav ve Gürcüler savaşdan kaçtılar. Roma Ordusu savaş meydanını terk ediyordu. Yaralı askerlerle kalan Diyojen, yenilgiyi kabul etti ve askerleriyle birlikte yaralı vaziyette esir alındı.*

Malazgirt Savaşından ağır bir yenilgiyle çıkan diyojen Sultan Alparslan’ın huzuruna geldiğinde utandı başını kaldıramıyordu. Alparslan, onu nezaketle oturttu teselli etti. Diyojen, muazzam ordusuyla Türkleri yeneceğinden emindi aksini düşünmedi Sultan Alparslan zafer sizin olsaydı bana ne yapardın?” diye sordu. Diyojen, öldürtürüm diyemeyip Kamçılatırdım” cevabını verdi. Alparslan “Benim ne yapacağımı düşünüyorsunuz?” sorusuna Ya öldürtürsünüz yahut İslam ülkelerine esir gönderirsiniz. Mümkün görmüyorum beklide affedersiniz” cevabınò verdi. Sultan Alparslan, yenilgiye uğramış imparatoru aşağılamadan Affetti ve ağır şartlarla bir antlaşma imzalattı.*

Diyojen affedilmişti ülkesine döndüğünde Türklerden görmediği hakaretlere uğrayıp öldürüldü. Yerine geçen Doğu Roma İmparatoru 7. Mihail Selçuklular ile yapılan anlaşmayı kabul etmese de “Malazgirt Savaşı” Selçuklulara Anadolunun tapusunu vermişti.Malazgirtin kazanılmasıyla tüm Anadolu Selçukluların ayaklarına serildi.Türk Toplumları, zengin tabiatı ve jeopolitik avantajlarıyla bin yıl boyunca vatanları olacak bu muazzam coğrafyaya yerleşeceklerdir. Malazgirt hezimeti batıyı Türklerin üzerine çekecektir. Malazgirt Savaşına kadar insan bile sayılmayan doğu kavimleri Türk Sancağı ile tanışarak Dünyanın Batıdan ibaret olmadığı gerçeğiyle yüzleşecektir.*

Malazgirt Savaşından sonra Batı Tarihine yön veren Büyük Selçuklu Devleti, komutanlarına bağımsız taarruz emri vererek tüm Anadolu’nun Türk Yurdu haline gelmesi için büyük çabalar sarf etti. Selçuklu orduları bir yıl sonra Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına ulaştı Sultan Alparslan, Anadolu’nun fethiyle Batı sınırlarını genişletti ancak doğu fetihler tamamlanmamıştı. Büyük Selçuklu sınırlarında ikiye bölünmüş ve birbirleri ile mücadele halinde olan Karahanlılar bulunuyordu. Alparslan, Karahanlıları hakimiyetine almak için Fergana seferine çıktı. Ceyhun Nehrini geçerek Batı Karahanlıların hakimiyetinde bulunan bölgeye girmişti Yusuf El Harezmi tarafından sırtından bıçaklanarak öldürüldü. Bizansı dize getiren Asya’nın dörtte birini fetheden büyük kumandan Alparslan, ihanet sonucu kumandanlarından biri tarafından hançerle öldürülmüştü (25 Kasım 1072).


Melikşah Dönemi (1072 - 1092)

Alparslan’ın beklenmeyen ölümü üzerine yerine oğlu Melikşah geçti. Alparslan, oğlu Melikşah’ı veliahd ilan etmiş ve onu yetiştirmişti Alparslan öldürüldüğünde Melikşah 18 yaşındaydı. kardeşleri saltanata göz dikmiş, kendisiyle mücadele etmişti. Genç yaşta babası Alparslan tarafından saltanata hazırlanan Melikşah, hem kardeşlerine hem de Saltanatına sahip çıkarak büyük sorumluluğu üstlendi ve *Büyük Selçuklulara tarihinin en parlak dönemini yaşattı. Melikşah, babasının yarım bıraktığı Karahanlı Seferini tamamladı. Karahanlılar, Alparslan’ın vefat etmesini fırsat bilerek Gazneliler ile birlikte ülkenin doğu sınırlarına taarruzlar düzenliyordu

Selçukluların batıya kayacağını ümit ederek hâkimiyet kazanmayı ümit ediyorlardı. Melikşah, tahta geçtiği ilk yıl Karahanlılar ve Gaznelilere taarruz ederek ülkesinin doğu sınırlarında güvenliği sağladı ve Termez’in alınmasıyla Selçuklu hakimiyeti kesinleşti. Melikşah’ın genç yaşta tahta geçmesini fırsat gören amcası Kavurd Bağdat’dan baş kaldırdı Kavurd’un isyanı bastırılarak Devletini güvenceye aldı (1073).*Alparslan döneminde Bizans, anlaşma şartlarını ihlal etmeye başladı. Anadolu seferleri hızlandırıldı Anadolu’da Selçuklu hâkimiyeti pekiştirildi. Anadolu, İç Asya, Türkistan ve İran tamamen Selçuklu Hakimiyetindeydi Suriye Fatımilerin kontrolündeydi. Suriye ve Kudüs’te hâkimiyet kuran Fatımilerin üzerine taarruzlar düzenlenerek bölgeler Büyük Selçuklu hakimiyetine alındı (1078).*

Büyük Selçuklu Devletinin önlenemez ilerleyişi devam etti. Suriye’yi hakimiyet altına alan Melikşah, 1078-1079 da Kafkaslara doğru taarruzlara girişti Gürcistan Krallığını ve mahalli krallıkları hakimiyetine aldı. Anadolu, Orta Doğu ve İç Asya’yı hakimiyeti altına alan Melikşah’ın hedefi Arap Yarımadasıydı. Arap yarımadasının güvenliği için stratejik öneme sahip olan Hicaz, Yemen ve Aden Körfezi de Selçukluların idaresine girdi (1086).*1080’li yıllarda Karahanlılar dış tehditlere karşı kendilerini savunamayacak duruma gelmişdi. Melikşah, Batı Karahanlıları muhafazasına aldı Selçuklu hâkimiyetini kabul eden Batı Karahanlılar artık kendilerini idare edemeyecek duruma geldiler. Melikşah, Batı Karahanlıların en önemli kentlerinden Buhara’yı ve Semerkand’ı zapt ederek Türk-İslam coğrafyasını hakimiyetine aldı (1089).

Batı Karahanlılar Selçuklu himayesindeydi bir vali gibi *Melikşah’a bağlıydılar Karahanlı Hükümdarlarını Melikşah tayin ediyordu.*
Kafkaslarda, İç Asya ve Orda Doğuda hâkimiyet sahibi Selçuklular, Büveyhioğulları döneminde Mervaniler’in Bağdat’dan Diyarbakır’a ilerleyerek Urfa, Halep ve Antakyada etkili olması sebebiyle bölgenin denetimini sağlayamamıştı. Bölgeyi Hakimiyet altına almak için melikşah ordusunun başına geçti Urfa, Halep, Antakya, Diyarbakırı kontrolüne alarak Doğu Akdeniz kıyılarının güvenliğini sağladı (1088-1089).*Melikşah, 1092 de zehirlenerek öldürüldü. Yemeğine karıştırılan zehirle öldürülen Melikşah, 20 yıl boyunca Büyük Selçuklu Devletini Türk Tarihinin yüz ölçümü bakımından En Büyük Coğrafyasına sahip ülkesi haline getirmişti.

Melikşah öldüğünde arkasında Marmara Denizinden Kafkaslara, Balkaş-Issık gölünden Kuzey Afrika’ya uzanan muazzam büyüklükte bir Devlet bıraktı (1092).

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.07.2018   #4
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.247
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Selçuklular

Kaynak TurkTarihim.Com

Büyük Selçuklu Devleti


Büyük Selçuklu Devletinin Zayıflaması

Melikşah, Büyük Selçuklu Devletini Türk Tarihinin en geniş hâkimiyet alanına ulaştırdı ancak çöküş en tepede gerçekleşti. Melikşah’ın ölümünden yerine geçen oğlu Berkyaruk, babasının saltanatını koruyamadı. Melikşah’ın ölümünü fırsat bilen varisleri birer birer ayaklanarak Büyük Selçuklu Devletini zayıflattı İlk başkaldıran Melikşah’ın kardeşi, Selçuklu Valisi Tutuş oldu. Tutuş, yeğeni Berkyaruk’u kabul etmedi saltanatta hak iddia etti. Berkyaruk Tutuş’u öldürerek tehdidi ortadan kaldırdı ancak Melikşah’ın ölümü Selçukluda isyan için fırsat kollayan zümrelerin ayaklanmalarına sebep oldu.*

Arap Yarımadasının en stratejik bölgesi Mısır’da Fatımiler Batınilik adı verilen sapkın bir inanış ile isyana girişdi. Bu inanışın en önemli aktörü Hasan Sabbah, bitkilerle imal ettiği uyuşturucu tesirli maddeleri kullanarak fedailer yetiştiriyor, aldıkları uyuşturucuyla halisünasyonlar gören fedailer Hasan Sabbah’ı lider görerek ölüme atlıyorlardı. Hasan Sabbah, hizmetkarlarıyla İran’ın Alamut şehrinde Alamut Kalesini zapt etti fedaileriyle Büyük Selçuklu Devletinin önderlerine suikastlar düzenledi Melikşah onun hareketini önlemek için düzenlediği seferde ölünce şiddetlenen Fatımilik Selçuklu Devletindeki toplumların kışkırttı isyana teşvik eddi

Melikşah’ın ölümü ile başlayan ayaklanmalar ve isyanlar, Haçlı Seferleriyle içinden çıkılamaz bir hal aldı Batı, Bizans’ın önderliğinde, Müslüman toplumları Avrupadan atıp Selçuklu Hâkimiyetindeki Suriye ve Filistin’i alabilmek için Haçlı Seferini gerçekleştirdi İç çekişmeler ve isyanlarla uğraşan Berkyaruk, Haçlı seferlerine karşı direnemedi Filistin ve Suriye Haçlı Ordusunun denetimine girdi.* Anadolu’da ve pek çok bölgede yerel hükümdarlar Selçuklu Devletine isyan edip bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu durum ülkenin düzenini ve nizamını bozdu Anadolu’da sefere görevlendirilen ve idareci tayin edilen komutanlar isyan etmiş, bağımsızlık hareketlerine başlamışlardı. Kafkaslarda hâkimiyet altına alınan Gürcüler diğer hükümdarlıklar ayaklanıyor ve Büyük Selçuklu Devletine bağlı olmadıklarını ilan ediyorlardı.

Mısır Fatımilerin, Suriye ve Filistin Haçlı Ordusunun denetimine girdi. Büyük Selçuklu artık sadece İran ve Maveraünnehirde hâkimiyetini koruyordu. Berkyaruk’un hâkimiyeti vefat ettiği 1104 e kadar devam etti. Çok genç yaşta Selçuklulara hükümdar olan Berkyaruk, 1104 de öldüğünde sadece 25 yaşındaydı.*Berkyaruk’un ölümüyle yerine kardeşi Mehmet Tapar geçti. Mehmet Tapar döneminde iç karışıklıklar ve çöküş devam etti. Ülkenin zor durumdan çıkması için Kafkaslara ve Mısıra seferler düzenleyip başarılı sonuçlar aldı zaferler Büyük Selçuklu Devletini içinde bulunduğu zor durumdan çıkaramadı Mehmet Tapar’ın 14 yıllık hâkimiyetinde Büyük Selçuklunun Zayıflaması ve Bölünmesi durdurulamadı (1118).*

Mehmet Tapar’ın ölümünden sonra yerine oğlu Mahmut Geçti ancak Melikşah’ın oğlu, Mehmet Tapar’ın kardeşi Horasan Valisi Sencer, yeğeni Mahmut’u tahttan indirerdi ve yeğeni Mahmut’u himayesine alarak Irak Selçuklularına sultan ilan etti. Sultan Sencer, Horasan valisi iken Karahanlıları, Gaznelileri ve Gurluları kendisine bağladı. Başarılı idaresiyle Maveraünnehir bölgesini uzun süre idare etdi. başarılar bölgelere ayrılan ve bağımsız hareket eden Selçuklu Devletlerini bir araya getiremedi. 1141 de Karahıtaylılar’ın Selçuklu sınırlarına ulaşmasıyla Karahıtaylılar ile giriştiği mücadelede mağlup olunca itibarını kaybetti ve Maveraünnehir Karahıtaylılara geçti.*

Sultan Sencer’in Karahıtaylılar’a mağlup olmasıyla isyan eden Oğuzlar vergi vermeyi reddedip geniş hakimiyet alanı talep edince Büyük Selçuklu hakimiyetine son darbe vuruldu. Ayaklanan Oğuzlar, soydaşları olan Sultan Sencer’i esir alıp Horasanı zapt ettiler (1153). Oğuzlara esir düşen Sultan Sencer, serbest bırakılsa da süre sonra vefat etti ve Büyük Selçuklu Devleti yıkıldı (1157).


Büyük Selçuklu Devleti, Melikşah’ın ölümünden sonra zayıflayıp iç ve dış tehditlere karşı koyamaz duruma geldi Büyük Selçuklu Devletinin valisi ve maliki idareciler bağımsızlıklarını ilan ederek Büyük Selçuklu Devletinden ayrı hareket etti devletler zayıfladı bölünmelere uğradı Boylar ve Aşiretlere bölünerek Anadolu Beylikleri dönemini başlattı

Irak Selçukluları (1092 – 1194)

Irak Selçukluları Büyük Selçuklu Devletinin parçalanmasıyla Irakta kurulan otoritedir. Melikşah’ın ölmesiyle Suriye, Kirman ve Anadolu Selçukluları bağımsızlıklarını ilan etti yalnız kalan Selçuklu Devleti, Horasan valisi Sencer’in kendisini Büyük Selçuklu Devletinin Sultanı ilan etmesi ve yerine geçtiği yeğeni Mahmut’u Irak Sultanı ilan etmesiyle ortaya çıktı. Irak Selçukluları Irak, Azerbaycan ve Kuzey İran’ın bir bölümünde kısa bir süre hüküm sürdü Zamanla aşiretlerin Atabeyliklerin söz sahibi olmasıyla otorite Atabeyliklere geçti 1194 te son Irak Selçuklu Sultanı 3. Tuğrul Bey’in Harezmşahlılar’a mağlup olmasıyla bölge Harezmşahlılar’a geçti ve Irak Selçukluları yıkıldı


Kirman Selçukluları (1092 – 1187)

Kirman Selçukluları, Çağrı Bey’in oğlu, Tuğrul Bey’in yeğeni Bağdat Maliki Kavurd’un lideri olduğu Kirmanların, Büyük Selçuklunun bölünmesiyle Basra Körfezi Kirmanda kurdukları Sultanlıktır. Melikşah tarafından boğdurulan Kavurd’un oğulları Büyük Selçuklu Devletine bağlı yaşadı Büyük Selçuklunun bölünmesi ile bağımsızlıklarını ilan ederek bağımsız yaşadılar. Gurluların himayesine girseler de tekrar bağımsız olan Kirman Selçukluları, 1187 de Oğuz Başbuğu Dinar tarafından mağlup edilerek yıkıldı (1187).


Suriye Selçukluları (1092 – 1117)

Suriye Selçukluları, Suriye valisi Tutuş’un Melikşah’ın ölümüyle bağımsızlığını ilan etmesiyle ortaya çıktı Tutuş, bağımsızlığını ilan ettiğinde Selçuklu hükümdarı Melikşah’ın oğlu Berkyaruk ile mücadele etti, mağlup olarak savaş meydanında öldü ancak oğulları Rıdvan ve Dokak Suriye Selçuklularının yönetimini devraldı 1117 de Hakimiyetleri süresince Haçlı Ordusu ile mücadele etmiş sınırlarını Güneydoğu Anadoluya kadar genişletmiş olsalar da aşiretlerin oluşturdukları Atabeyliklerin güçlenmesi zayıflayarak 1117 yılında yıkıldı ve beyliklere bölündü.


Anadolu Selçukluları (1075 – 1308)

Anadolu Selçukluları, Melikşah’ın ölümünden önce bağımsızlığını ilan etmişti. Malazgirt Savaşından sonra Anadolu içlerine taarruz eddi Anadolu Selçukluları, Büyük Selçuklu Devletini kuran Tuğrul ve Çağrı Bey’lerin amcası Arslan Yabgu’nun torunu Süleyman Şah komutanlığında İznik’e ilerlemiş, 1075 te bağımsızlığını ilan ederek Büyük Selçuklunun Bizans sınırında Anadolu Selçuklusunun temellerini atmıştı. Süleyman Şah’ın oğlu 1. Kılıçarslan, 1075 te İznik’te bağımsızlığını ilan ederek Anadolu Selçuklularının ilk hükümdarı oldu Konya’yı başkent yapmış, 1308 de Anadolu içlerine taarruz eden İlhanlılar tarafından mağlup edilerek yıkılmışlardır.

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 3 Hafta önce   #5
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.247
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Selçuklular

Kaynak beyaztarih.com yazan Cihan PİYADEOĞLU

Büyük Selçuklu Devletinin Kurucusu: Çağrı Bey

X. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Selçuklularda büyük rol oynayan Çağrı Bey, Gazneliler ile yaşanan savaşlarda hem askeri hem de politik tercihleriyle Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu olmuştur. başarılı hayat hikâyesine rağmen tarihte yeterince yer alamamış,kardeşi Tuğrul Bey’in gölgesinde kalmıştır. Çağrı Bey’in hayatı, Selçuklular Tarihi’nin ayrılmaz parçasıdır. Tuğrul Bey’den üç yaş büyüktür. İslâmi adı Davud olan Çağrı Bey’in doğum tarihi 990 tarihidir. Çağrı, Türk geleneğindeki üç efsanevî kuştan biridir. Büyükbabası Selçuk’un hâkimiyet kurduğu Cend’de dünyaya gelmiştir. Oğuz Yabgu Devleti’nde subaşı ordu komutanı görevinde bulunan Selçuk Bey’in, güneydeki Cend’e hâkim olması ve ardından İslam’a girmesi, Türk tarihinde yeni bir dönemin başlamasına neden olmuştu.

Babaları Mikail şehit olduğu için Çağrı ve kardeşi Tuğrul Bey, Selçuk beyin gözetiminde yetiştirildi. Buhara merkezli Samaniler Karahanlılar’a karşı zorda kalınca Selçuklular farklı bir bölgeye adım attı Samaniler verilen destekle Buharaya yerleşti Ancak buraya Selçuk’un büyük oğlu Arslan Yabgu ve Türkmenlerde yerleşti. Samaniler’in başkenti Buhara, Gazneliler ve Karahanlılar’ın işbirliğiyle düştü (999). Samaniler’den Muntasır, Arslan Yabgu ile mücadele ettiyse de, Arslan Yabgu Karahanlı Han Nasr’ın tarafına geçmişti. İsmail öldürülünce samaniler tarihden çekildi Arslan Yabgu kendisine yeni bir müttefik buldu Selçuk Bey’in 1009 daki ölümüyle Cend’de kalamayan Çağrı ve Tuğrul Bey, amcalarının yanına Maveraünnehir’e gelmişlerdi.

Karahanlılar içindeki iktidar mücadelesine taraf olmak durumunda kalan Selçuklular Çağrı ve Tuğrul Bey, Arslan Yabgu ile ittifakını sonlandıran Han Nasr’ın hedefi haline geldi. Bu da Çağrı ve Tuğrul’un Karahanlı Buğra Han’ın hizmetine girmesine neden oldu. güvensizlik, Buğra Han’ın Tuğrul Bey’i hapsetmesiyle sonuçlandı. Kardeşini kurtarmak üzere harekete geçen Çağrı Bey, ilk askeri başarısını kazanmış olacaktı. Bu Maveraünnehir’e dönmek anlamına geliyordu.
Karahanlı Hükümdarı Arslan tarafından hapsedilen şehzade Ali Tegin serbest kalarak Arslan Yabgu’nun desteğiyle Buhara’da bağımsız bir devlet kurdu Arslan Yabgu’nun elde ettiği askeri güç, Maveraünnehirdeki yeğenleri Çağrı ve Tuğrul için pek bir anlam ifade etmedi.

yeğenlerinin başarısı ve gücünden çekinen Arslan Yabgu, onlara mesafeli davrandı Ali Tegin ise onları kontrolde tutmak amacıyla üzerlerine asker sevk etmişti. Amcalarından destek alamayan kardeşler, yeni bir yurt arayışına girdi. Bulundukları coğrafya paylaşıldığı için hedef farklı olmalıydı. Tuğrul Bey, çöllere çekilmiş, Çağrı Bey ise Bizans hâkimiyetindeki Doğu Anadolu’ya sefere çıkmıştı.
Çağrı Bey’in sefer tarihi 1015-1021 olarak verilir Ermeni Urfalı Mateos, 17 Mart 1018-16 Mart 1019 Türk olarak adlandırılan bir grubun Vaspurakan a (Van gölü çevresi) girdiğini kaydederek: “…Bu zamana kadar bu cins Türk atlı askeri görülmemişti. Ermeni askerleri onlarla karşılaşınca onları acaib şekilli, yaylı ve kadın gibi uzun saçlı olduklarını gördüler.” demektedir.

Çağrı Bey, Vaspurakan’da van gölündeki mücadelesinde yapılan usta ok atışlarıyla zafer kazanmış, Gürcüler’in hâkimiyet bölgesinde Nahcivan’a yönelmişti. başarılı sonuçlar elde eden Çağrı Bey, Gazneliler’in takibine uğramamak için askerlerini tüccar kılığına sokmuş Horasan Valisi Arslan Cazib’in saldırısından kurtulmuştu Buharada kardeşi Tuğrul’a haber vererek geri döndüğünü bildirip şu raporu sunmuştu: “Bizim burada Karahanlılar ve Gazneliler ile mücadelemiz mümkün değil. Horasan, Azerbaycan ve Doğu Anadoluya gidelim, oralarda bize karşı koyacak devlet yoktur.”. Ancak Gazneli Mahmûd’un bu sefere izin vermeyeceği açıktır. gelişen olaylar Selçuklular’ın batıya gelmesine izin vermeyecekti.

Karahanlı Ali Tegin hareket eden Arslan Yabgu Karahanlı Hükümdarı Yusuf Han ile Gazneli Mahmûd’un dikkatini çekmiş ve Semerkandda bir görüşme gerçekleştirmişler (1025) Ali Tegin’in hâkimiyetine son verilmesi, Arslan Yabgu’nun bertaraf edilmesi ve başıboş Türkmenler’in Horasan’a nakledilmeleri kararı çıktı. Kararda Selçuklu lideri Arslan Yabgu, Gazneli Mahmûd tarafından esir edilerek Hindistan’daki Kalincar kalesine hapsedildi. Çağrı ve Tuğrul Bey Selçuklular’ın yeni lideri olacaktı. Gazneli Mahmûd, Türkmenler’i Horasan’a nakletti. Böylece Arslan Yabgu ve Türkmenler’in bertaraf olduğunu düşünüyordu. Türkmenler, Horasan’da karışıklık çıkarınca Sultan Mahmûd’un emriyle Horasan Valisi Arslan Câzib, bizzat Sultan Mahmûd bunu gerçekleştirecekti. Türkmenler’in kayıpları bir hayli fazla olmuş ve dağılmışlardı (1029). Balhan dağları Azerbaycan,ve Doğu Anadolu’ya harekete geçmişlerdi.

Arslan Yabgu’yu kurtarılamamış, sadece oğlu Kutalmış kurtarılmıştı. Arslan Yabgu 1032 de esir tutulduğu kalede vefat edti. Sultan Mahmûdun, yeni hedefi Çağrı ve Tuğrul Beydi. Yurt sıkıntısı çeken kardeşlere yeni yerler öneren Sultan Mahmûd’a hayır denmişdi. Karahanlı Ali Tegin, Gazneliler ve Karahanlılar’a karşı birlikte hareket etmeyi önermiş, iki kardeş bu teklifi de geri çevirmişdi. Sultan Mahmûd ve Ali Tegin’e verilen olumsuz cevap, Selçuklular’a karşı sert bir politika izlenmesine neden oldu. Ali Tegin, Selçuklular’ı birbirine düşürmeyi planlamış Selçuk Bey’in oğlu Yusuf Yınal’ı lider ilan etmişti başarılı olamayan Ali Tegin, Selçuklular’ın üzerine yürümüş, Yusuf Yınal ve üst düzey Selçuklu beylerini öldürtmüştü.

çabuk toparlanan Selçuklular, Alp Arslan’ın doğumunu uğur kabul ederek harekete geçmiş, seferi kazanmışlardı (1030). Selçuklular için önemli bir olay gerçekleşmiş Gazneli Mahmûd ölmüştü. Ancak Ali Tegin’in saldırılar ıdevam edince kendilerine yeni yurt arayan Selçuklular, Gazneliler’e tâbi olan Vali Altuntaş’ın hâkimiyetindeki Harizm’de kışladı Harizmşah Altuntaş’ın ölümüyle (1032) de yerine oğlu Harun geçti. Harun’un düşüncesi Gazneliler’den bağımsızlık kazanmaktı. askere ihtiyacı olduğundan Çağrı ve Tuğrul Bey’e Harizm’de kalabileceklerini, bunun karşılığı ordusunun en ön saflarında savaşmalarını istemişti. Çaresiz durumdaki Selçuklular, bunu kabul etti

Harun’un bağımsızlık isteği Gaznelilerce hoş karşılanmamış ve ona suikast tertip etmişlerdi. Cend hâkimiyetlerinden beri düşman olan Oğuz Yabgu Devleti hükümdarının torunu Cend hâkimi Şah Melik, Selçuklular’a ani bir baskın düzenleyerek 8 bin civarında insanı öldürdü verilen büyük kayıp ile Çağrı ve Tuğrul Bey, Harizm’den ayrılıp Horasan’a hareket etçmişlerdi. Harun, onları Harizm’de kalmaya ikna etti. Çaresiz Harizm’e dönen Çağrı ile Tuğrul, Harun’un Gaznelilerce öldürülmesiyle zor durumda kaldı. Şah Melik’in saldırısından çekindikleri için başka bir bölgeye gitmek istiyorlardı. Buhara hâkimi Ali Tegin’in ölümünden sonra (1034) idareyi ele geçiren oğullarıyla araları bozuk olduğu için Maveraünnehir’e gidemezlerdi. Harizm’de kalmaları mümkün olmadı yeni hedefleri Gazne hâkimiyetindeki Horasan olacaktı (1035).

Gazneliler’den izinsiz Horasan'a gelen, Çağrı, Tuğrul ve amcaları Musa Yabgunun Selçukluları kendilerine yurt verilmesi hususunda Horasan’ın en üst yöneticisine başvurdu Gazneli Sultanı Mesud, oldubittiye sinirlenmiş, vezirinin muhalefetine rağmen Çağrı ve Tuğrul Bey’in üzerine ordu göndermişti. Seçkin askerlerden oluşan 15 bin kişilik kuvvet, Çağrı Bey’in askeri dehası sayesinde mağlup edildi (29 Haziran 1035). Gaznelilerin moralleri bozuldu, Selçuklu endişesi arttı Gazneli vezirinin çalışmalarıyla iki anlaşma yapıldı. Çağrı Bey’e Dihistan, Tuğrul Bey’e Nesa ve Musa Yabgu’ya Ferave yurt olarak verilip kendilerine dihkan unvanı verilmişti. Selçuklular, küçük de olsa siyasi birlik olmayı başarmışlardı.

barış uzun sürmedi. Çağrı, Tuğrul ve Musa Yabgu’nun üzerine Gazneliler ikinci bir ordu gönderdi (1036 yazı). Selçuklu liderleri Gazneliler’e itaat bildirdi kendilerine verilen yerlerin arttırılmasını istemişlerdi. Aba altından sopa gösterip üzerlerine gelinmesi durumunda kendilerini savunacaklarını bildirdilei Gazneliler kabul edmedi. Horasan’a gönderilen Sübaşı ağır ve donanımlı ordunun hafif silahlara ve taktiksel bir güce karşı başaralı olamayacağını bildiğinden, savaşmak istemiyordu. Amacı Selçuklular’ı kontrol altında tutmaktı. vezirlerinin tüm muhalefetine rağmen Sultan Mesud’un Hindistan Hansi kalesine sefer düzenlemesi (Ekim 1037), Selçuklular’ın Horasan’da rahat hareket edebilmesini sağlamıştı.

Başarılı bir seferle Hansi’yi alan Sultan Mesud, Horasan’ı kaybetmek üzereydi. savaş emri verdi. İstemeyerek savaşa giren Sübaşı, Telhâbda Selçuklular’a yenilmekten kurtulamadı (Mayıs 1038). galibiyet ile Selçuklular, bağımsızlık yolunu kat etdi. Çağrı Bey, Melikü’l-mülûk unvanıyla Merv’de Tuğrul Bey Nişabur’da hutbe okutdu
Selçuklular’ı durdurmak isteyen Sultan Mesud, 1039 da harekete geçti. 100 bin kişilik gazneli Mesud’un karşına 6 bin kişilik ordusuyla çıkan Çağrı Bey oldu. Ulyââbâd savaşı, Çağrı Bey’in mağlubiyetiyle sonuçlandı (6 Nisan 1039). Hiç kimse az bir kuvvetle neden Mesud’un karşısına çıktığını anlayamadı esirlerden öğrenildiği kadarıyla Çağrı Bey, kaçınılmaz olan asıl mücadele için Gazneli ordusunun savaş gücünü test etmek amacıyla böyle bir şey yapmıştı.

galibiyet Gaznelilerde sevince neden oldu. Sultan Mesud, Serahs’a giderken Selçuklular yaptıkları görüşmelere Tuğrul Bey ile Musa Yabgu, “Büyük orduya sahip, haşmetli ve büyük” sultanla savaşamayacakları için Horasan’dan ayrılmayı önerdi. Ancak Çağrı Bey, Horasan’dan ayrılmaları durumunda tutunmalarının mümkün olmayacağını, Ulyââbâd savaşındaki ordunun yenilemeyecek bir ordu olmadığını söyleyerek herkesi ikna etti. savaş kararı alındı. kazanan Gazneliler olmuştu. Sultan Mesud üst üste aldığı iki galibiyet mutluluğuyla tekrar Selçuklulara saldırıldı selçuklular Gaznelileri yıprattı. Yaşadıkları su nehri Selçuklularca değiştirilince, Gazneliler çaresiz barış istedi 1035 yılındaki sınırlara dönülmek şartıyla anlaşma yapıldı (Temmuz 1039).

Her iki tarafın amacı zor şartlardan kurtulmak ve mücadeleye hazırlanabilmekti. Herat’a çekilen Sultan Mesud’un saldırıya geçmesi Çağrı ve Tuğrul Bey’i zor durumda bıraktı (Kasım 1039). Her şey Gazneliler’in istediği gibiydi. kurak geçen kış, orduda zorluklara neden oldu.endişe içindeki Selçuklular, yaptıkları görüşmelerde Tuğrul Bey ve Musa Yabgu, savaşılmaması yönünde görüş belirtmişti. tek itiraz eden Çağrı Bey oldu. Çağrı Bey, başarılı olmaları durumunda bir devlete sahip olacaklarını, başarılı olamazlarsa kaçmayı düşünmeleri gerektiğini söyledi herkes onu destekledi Bu süreç Selçuklular’ı Dandanakan Savaşı’na ve bağımsızlığa götürecekti (24 Mayıs 1040).

Dandanakan Savaşı’ndan sonra topraklar üçe bölündü. Çağrı Bey, Merv merkezli Horasan’ın doğusuna, Tuğrul Bey Nişabur merkezli batıya hâkim olacaktı. Çağrı Bey, Karahanlılar ile Gazneliler’in Selçuklular aleyhindeki faaliyetlerine engellemişti, İki kardeşin birlikte son seferi Şah Melik’e karşı gerçekleştirdikleri Harizm seferi oldu. Şah Melik öldürülmüş ve Harizm Tuğrul Beye geçmişti (1043). iki kardeş bir daha birbirini göremedi. Çağrı Bey’in doğuyu kontrol etmesi ve komşu devletleri engellemesi, Tuğrul Bey’in arkasını düşünmeden hızlı fetihler yapmasına imkân sağlamış ve hâkimiyetini genişletmişti.
Devletin kurulmasındaki belirleyiciliğine rağmen, Tuğrul Bey’in geniş bir coğrafyaya hükmetmesi, Tuğrul Bey merkezli bir tarih yazımına sebep oldu

Çağrı Bey hakkındaki bilgiler kısıtlıdır Sürekli mücadelelerden sonuç alınamamış Çağrı Bey, Karahanlılar ve Gazneliler ile barış imzalamış kısa süre sonra vefat etmiştir (Ağustos-Eylül 1059). Mezarı Merv’de bulunan Çağrı Bey, Dandanakan savaşının yapılmasına ve savaşlardaki komuta yeteneğiyle Selçuklular’ın kurucusu en önemli kişilerindendir hak ettiği değeri maalesef görememektedir.


Büyük Selçuklunun İlk Hükümdarı: Tuğrul Bey
Yazan Cihan PİYADEOĞLU


Büyük Selçukluların kurucularından Tuğrul Bey sahip olduğu küçük hâkimiyet bölgesini dünya tarihine yön veren büyük bir devlet haline getiren Türk Tarihi’nin önemli şahsiyetlerdendir. Ağabeyi Çağrı Bey ve amcası Musa Yabgu ile kurdukları devlet sınırlarını kendisinin bile tahmin edemeyeceği sürede Anadolu’ya kadar genişletmiş, Selçuklulara kişilik kazandırmış Ortadoğu, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’ni etkilemiştir. Babası Mikail’in ölümüyle ağabeyi Çağrı Bey ile büyükbabası Selçuk tarafından yetiştirilen Tuğrul Bey, Selçuklu aklının temsilcisidir. Cend şehrinde, 983 de dünyaya gelen Tuğrul Bey, devletin kuruluşunu ağabeyi Çağrı ve amcası Musa Yabgu ile Dandanakan Savaşı’na kadar birlikte yürütmüştür.

Dandanakan Savaşı’ndan sonra Selçuklu liderlerinin kurultayında “Horasan Emîri” olarak selamlanan kişidir. Kurultayda hanedan paylaşılmış olduğundan Nişabur merkezli ülkenin batısına hâkim olmuştur. en büyük şansı ağabeyi Çağrı Bey’in Merv ve Doğu Horasan hâkimiyetidir. doğu tehlikelerini Karahanlılar ve Gazneliler’in saldırıların engellenmesiyle kolayca ilerlemiş şehzadelerin yardımıyla batıya yönelmiştir. Cürcan ve Taberistan ele geçirilmiş İran’a hâkim güçlü bir devletin bulunmayışını Tuğrul Bey fırsata çevirerek Hazar Denizi’nin güneyindeki Ziyariler ve Bavendiler gibi yerel hanedanları kontrol altına aldı (1041-1042).

Kısa süre sonra büyük babasının Cend hâkimiyetinden bu yana kendilerine düşmanlık eden ve 1034 de Harizm’de baskınına uğradıkları Şah Melik’in Harizm’e inmesi üzerine, ağabeyi Çağrı Bey ile gerçekleştirdikleri askeri harekâtla Harizm’i ele geçirdi. Şah Melik de yakalanarak öldürüldü.* Bu harekât iki kardeşi son kez bir araya getirmiş ve bir daha birbirlerini görememişlerdi. Selçuklular’ın batıya yönelmesi, Türkmenler’i rahatsız etmiş ve dağıtmıştı Tuğrul Bey’in kardeşi İbrahim Yınal, Türkmenler’i kontrole almak amacıyla batıya gönderildi. İbrahim Yınal Rey, Hemedan ve Cibal’i ele geçirdi Türkmenler batıya çekildi. Tuğrul Bey, Dandanakan Savaşı’ndan sonra alınan kararlara muhalif bir şekilde Rey’i İbrahim Yınaldan aldı başkentini Nişabur’dan buraya nakletti. batıya yönelik seferlerde merkezi bir konum elde edildi

Batıya çekilen Türkmenler, Azerbaycanda Ebu Mansurun hizmetine girmiş, onunla anlaşamadıkları için Urmiye Gölüne yerleşmişdi. İbrahim Yınal’ın batıya yönelmesini endişe ile karşılayan Türkmenler, Batman taraflarına ilerledi. harekâtın bölgede huzursuzluk yaratması (1042), Abbasi Halifesi Biemrillah’ın Tuğrul Bey’e şikâyet amaçlı mektup yazmasına neden oldu. Tuğrul Bey, Türkmenler’i Bizans seferlerinde kullanmak istemiş Türkmenler, Mansur, Göktaş, ve Boğa liderliğinde Azerbaycanda Selçuklu idaresine girdi. Tuğrul Bey’in bir sonraki adımı Azerbaycan’ın ele geçirilmesi için Musa Yabgu,. Çağrı Bey, ve Kutalmışı görevlendirdi Anadolu seferleri başlatıldı

Selçuklu hanedanı emirlen harekete geçti. Kutalmış, Kafkasya’da faaliyetlerde bulunurken, Şehzade Hasan’ın hedefi Anadolu idi. Van Gölüne inmesi, Bizans’ın Vaspurakan Valisi Aaron’un harekete geçmesine neden oldu. Büyük Zap Suyunda düşürüldüğü pusuda mağlubiyet alan Hasan, şehit düştü. Buna çok üzülen Tuğrul Bey, büyük orduları sistemli bir şekilde Anadolu’ya sevketdi. İbrahim Yınal’ı Azerbaycan Valiliği’ne atadı, Kutalmışı da ona destek görevi verdi. 100 bin kişilik kaydedilen Selçuklu ordusunun harekete geçmesiyle İmparator IX. Konstantin Gürcüler’den büyük bir kuvvet topladı General Liparit’in desteğiyle Bizans kuvvetleri ancak 35 bin kişiydi Bizans’ın barış isteği, Şehzade Hasan’ın intikamını alabilmek düşüncesiyle İbrahim Yınal tarafından reddedildi. iki taraf Hasankalede karargâh kurdu.

İbrahim Yınal ve Kutalmış’ın savaşı bütün gün ve gece devam etmiş, kazanan Selçuklular olmuştu (18 Eylül 1048). esir edilen Liparit, büyük miktardaki ganimet ve saygınlıkla Tuğrul Bey’in huzuruna çıktı. Bu zafer, Bizans karşısında alınan ilk büyük zaferdi ve Balkanlar’da Peçenek tehlikesi karşısında Bizans barış istedi görüşmelerden sonra Emeviler döneminde İstanbul’da inşa ettirilen cami ve medresenin tamir ettirilmesi, okutulmakta olan Şii hutbenin Abbasi Halifesi ve Tuğrul Bey adına değiştirilmesi, caminin mihrabına Selçuklu hâkimiyet sembolü olan ok ve yay figürünün işlenmesi şartlarıyla barış yapıldı (1049-1050). Selçuklular’ın vergi isteği ise imparator tarafından reddedilmişti.

Bizans, anlaşma sürecinde Doğu Anadolu’daki mevzileri güçlendirdi Tuğrul Bey İranla ilgilendi
devletin eski Türk geleneğinin aksine merkezi otorite düşüncesiyle hareket etmesi, “Türkmen Meselesine neden oldu. Kuruluş sürecinde rol alan ve Horasan’a göç eden Türkmenler, yerleşecek alanlar bulamadıkları için İbrahim Yınala yöneldi İbrahim Yınal Türkmenler’i Azerbaycan, ve Anadolu’ya yönlendirdi Tuğrul Bey’in İbrahim Yınal’ın bölgesini alması, geleneğe ve Merv’deki kararlara muhalefet anlamı taşıdığından isyan ile sonuçlanacaktı (1049-1050). İsyanında başarısız olan İbrahim Yınal’a Tuğrul Bey iki seçenek sundu Ya yanımda kal, ya da senin hâkimiyetindeki bölgeyi sana ikta edeyim.”. İkinci seçenek kendi hâkimiyetinden vaz geçmesi ve Tuğrul Bey’e bağlanması anlamına geldiğinden İbrahim Yınal ilk seçeneği uygun bulmuştu.

isyan Türkmen Meselesini başlattı isyan eden hanedan mensubuna en yoğun destek Türkmenlerden gelecekti.Bizans anlaşmasından beş yıl sonra bizzat komuta ettiği kuvvetle Anadolu’ya gelen Tuğrul Bey’in düşüncesi merkeze sorun çıkaran Türkmenler’e yurt bulabilmekti. en uygun yer de Anadoluydu. Tuğrul Bey, Azerbaycan’a girdi. Burada hüküm süren Vehsudan ve Ebu’l-Esvar itaat altına alındı kuvvetler üçe ayrıldı. İlk grup, Kafkaslar’dan Erzincan’a İkinci grup, Oltu’dan Çoruh Irmağına ilerleyerek Bayburtta Frank askerleriyle mücadele etti. Üçüncü kol Kars’taki Bizans kuvvetlerini mağlubiyete uğrattı. Tuğrul Bey’in kuvvetleri Muradiye ardından Erciş’i ele geçirdi. Bir sonraki hedef Malazgirt, Selçuklular’ın kullandığı mancınığın Norman askeri tarafından yakılması sebebiyle neticelendirilemedi.

Tuğrul Bey, Karstan Erzuruma gelmiş, Bizans kuvvetleri onun karşısına çıkamamıştı ikinci kez Malazgirt kalesini kuşattıysa da kış sebebiyle kuşatmayı kaldırdı. Bir sonraki sene tekrar Anadolu seferine çıkma düşüncesiyle geri dönerken Abbasi halifesinden gelen davetle bunu gerçekleştiremedi
Şii Büyeyhi Devleti’nin İran ve Irak’taki gücü aslen Türk olan komutan Arslan Besasiri sayesinde Bağdad’daki Abbasi halifesi üzerinden devam ettirilmişti. Selçuklular’ın batıya ilerleyişi ve kazandığı güç, Abbasi halifesi nazarında onların kurtarıcı gibi görünmelerine neden oldu. Arslanın baskısı, ve halifenin düştüğü sıkıntı, Fatımi münasebetleri hutbenin onlar adına değiştirilmesi, Abbasi Halifesi Biemrillah’ın Tuğrul Bey’i Bağdad’a davet etmesini sağlamıştı.

Sultan Tuğrul Bey, almış olduğu davet ve sekiz fillik ordusuyla Bağdad’a yürüdü. Arslan Rahbe’ye çekilerek Fatımiler’in himayesine girmişti. Tuğrul Bey, Aralık 1055bde Bağdadda konakladı. Selçuklu askerlerinin saldırıya uğramasıyla ordu şehre girerek kargaşayı bastırdı. Tuğrul Bey, Büveyhi Hükümdarı Hüsrev ve kargaşanın elebaşlarını hapsetti. Böylece Büveyhiler’in Irak kolu sona erdi
Bağdad’daki düzen tesis edilince Tuğrul Bey, askerlerini de Büveyhiler’in binalarına yerleştirdi. Aytegin de Bağdad askeri valiliğine atandı. Büveyhiler’den alınan Basra, Ahvaz, Huzistan ikta organizasyonuna dâhil edilerek Bengir’e verildi. Büveyhiler’in bölgedeki hâkimiyetine son verildi hâkimiyet Abbasiler’e devredilmedi. Tuğrul Bey siyasi yetkileri üzerine alarak Abbasi halifesini sadece dini otorite olarak bırakmıştı.

Bağdad’da kalıcı olduğunu göstermek için şehrin doğusunda Dicle’nin kenarına Cuma Mescidi, evler, hamam, çarşı ve saray inşa ettirildi. Tuğrul Bey olarak isimlendirilen yerleşke, Sultan Melikşah zamanında daha da genişletildi İki hanedan arasındaki yakınlaşma evlilik güçlendirilerek Çağrı Bey’in kızı Hatice Hatun ile Abbasi Halifesi Biemrillah nikâhlanmıştı. Selçuklular’ın Bağdad hâkimiyeti Fatımiler’i endişelendirdi Bağdad’dan kaçan Şiiler, Kilab ve Esedoğulları kabilelerinden destekle kuvvetlerini artıran Arslan Besasiri’ye Fatımiler’in gönderdiği askerler eklenince büyük bir ordu meydana geldi Sultan Tuğrul Bey, Kutalmış ile Musul hâkimi Kureyş’i Arslan Besasiri’nin üzerine gönderdi. yapılan savaşta Kureyş’in taraf değiştirmesi Selçuklular’ın yenilmesine ve ağır kayıplar vermesine neden oldu. Bu gelişme Tuğrul Bey’in Bağdad misafirliğinin sonu anlamına geliyordu.

Tuğrul Bey’in harekete geçmesi Arslan Besasiri’yi Rahbe ve Balis’e çekilmek zorunda bıraktı. Cizre, Sincar ve Musul’u ele geçiren Tuğrul Bey, burayı kardeşi İbrahim Yınala bıraktıktan sonra Bağdad’a döndü. Tuğrul Bey’i halifelik sarayında kabul eden Halife Biemrillah, onu yanındaki tahta oturtarak taç giydirmiş, altın kılıç kuşatmış, hilat, sancak ve hediyeler vermişti. Tuğrul Bey’e*Melikü’l-maşrık ve’l mağrib*(doğunun ve batının hükümdarı),*Kasimü Emirü’l-Müminin*(Halifenin ortağı) ve*Rükneddin (dinin direği) lakapları da verilmişti (23 Ocak 1058) İbrahim Yınal’ın isyanı her şeyi değiştirdi. İlk isyanından sonra on yıl Tuğrul Bey’in yanında kalan İbrahim Yınal, kendisine bir bölge istedi. Tuğrul Bey’in cevabı olumsuz olsa da ele geçirilmiş olan Musul, onun hâkimiyetine bırakıldı.

İbrahim Yınal’ın Musul’dan ayrılarak Cibal’e gitmesi isyan olarak algılanmış, fakat Tuğrul Bey ikna edilmişti (1058). İbrahim Yınal’ın Musul’u terk etmesi Arslan ve eski hâkim Kureyş’in şehri ele geçirmesine neden oldu. Tuğrul Bey, Musul’u ele geçirmek isterken Fatımiler ile yazışan İbrahim Yınal, Arslan Besasiri’nin teşvikiyle ikinci kez isyan etti. Türkmenler’den aldığı destekle, İbrahim Yınal, Hemedan’a ilerledi. İbrahim Yınal’ın yeğeni Muhammed ve Ahmed büyük bir orduyla amcalarına katıldı. İbrahim Yınal’a karşı koyamayacağını anlayan Tuğrul Bey, başkent Rey’e çekilmek zorunda kalmış, yeğeni Alp Arslan, eşi Altuncan Hatun ve Vezir Amidülmülk’ten yardım istemişti. Alp Arslan, Kavurd ve Altuncan Hatun’un yardımıyla İbrahim Yınal mağlup edildi.

İbrahim Yınal ve iki yeğeni kaçmaya çalıştıysa da Melik Alp Arslan tarafından esir edildi. Tuğrul Bey, kendisiyle ikinci kez taht mücadelesine giren kardeşi İbrahim Yınal’ı affetmedi. Tuğrul Bey’in emriyle İbrahim Yınal, Ahmed ve Muhammed, yay kirişiyle boğularak öldürüldü (23 Temmuz 1059). Tuğrul Bey için büyük sorun teşkil eden İbrahim Yınal bertaraf edilirken, Alp Arslan kendi tahtını kurtardı Tuğrul Bey’in şehirden ayrılmasıyla Besasiri, Bağdad’a geldi. Aytegin karşı koyamadı. Arslan Besasiri üzerinde Fatımi Halifesi Mustansır’ın adının yazılı olduğu beyaz bayrakla şehre girdi (27 Aralık 1058). halife ve şehrin ileri gelenleri tutuklandı, hutbe Fatımi halifesi adına değiştirilirken ezan da Şii kaidelere göre okunmaya başlandı

Tuğrul Bey, İbrahim Yınal’ın isyanı ile meşguldü. kardeşini bertaraf etti Tuğrul Bey, Bağdad’a ilerledi. Arslan kaçtı Tuğrul Bey, halifeyi makamına oturtmuş ve şehirdeki düzeni sağlamıştı. Arslan meselesinin çözülmesi gerekiyordu. Mezyediler’e sığınan Arslan Besasiri ani bir baskınla öldürüldü (Ocak 1060). Tuğrul Bey, sevinç gösterileriyle Bağdad’a döndü. Burada Emir Porsuk’u şahne tayin eden Tuğrul Bey, halifenin eşi olan yeğeni Hatice Hatun’u alarak başkent Rey’e döndü.
Anadolu’ya seferler düzenlendi. keşif maksadı taşıyan seferlerde Malazgirt, Muş, Erzurum civarı, Erzincan, Kemah, Harput, Çoruh, Kelkit Vadisi boyunca ilerlenerek Şebinkarahisar, Malatya, Urfa, Ergani ve Tulhum gibi pek çok yerde faaliyetlerde bulunulmuştu. Yerleşme amacı taşımayan seferler, kışın üs olarak seçilen Azerbaycan’a dönülerek tamamlanıyordu.

Tuğrul Bey ölümünden kısa süre önce eşi Altuncan Hatun’u kaybetti. eşi ölmeden önce halifenin kızıyla evlenmesini vasiyet etmişti. Vezir Amidülmülk, halifenin kızını Tuğrul Bey’e istemek üzere Bağdad’a gönderildi. Geleneklere göre halifelerin kızları yabancılarla evlendirilmediği için bu istek ilk başta reddedildi. yüksek bir cehizle Tuğrul Bey’in isteğinden vazgeçmesi planlandı Plan işe yaramayınca halife, bağdad’dan ayrılacağını söylemiş, Amidülmülk’ün cevabı istenmeyen bir evlilik için neden cehiz belirlendi olmuştu. Vezirinin sonuç alamadan dönmesi Tuğrul Bey’i rahatsız etmiş ve halifeyi tehdit etmişti. halifenin gelirlerine el koydu Abbasi devlet adamları halifeyi ikna ederek evliliğe onay vermesini sağladı.

Tebriz yakınlarında sultanın otağında nikâh kıyıldı (Ağustos 1062). Tuğrul Bey 1063 te Bağdad’a gelmiş, bir haftalık görkemli düğünden sonra gelini alarak Rey’e hareket etmişti.Sultan Tuğruli dönüşte rahatsızlandı. Başkente döndükten sonra Rey’in yaylağı Tecrişt Köyü’nde 4 Eylül 1063 tarihinde yetmiş yaşındayken vefat etti. Ağabeyi Çağrı Bey ile devlet kurma sürecinde sakin tavrıyla aklı temsil eden Tuğrul Bey, bu yüzden sultan kabul edilmişti. Yirmi üç yıllık hükümdarlığında devlet teşkilatlandı ülke genişledi Tuğrul Bey’in faaliyetleriyle devlet, bölgenin en büyük gücü haline geldi Selçuklular, sadece Ortadoğuda dünyayı şekillendirdi kendinden sonrakileri etkiledi

Kaynak ehlisünnetbüyükleri.com

MELİKŞÂH


Büyük Selçuklu Sultânı. Sultan Alb Arslan’ın oğludur. 1055 de doğdu. Büyük Selçuklu topraklarını en geniş hâle getirdi Ebü’l-Feth*fetihlerin babası lakabıyla anıldı. üstün hususiyetler sebebiyle, özel bir eğitimle yetiştirildi.’ Küçük yaşlarda itibaren devletin idaresinde yer aldı. 1064-1065 Gürcistan Seferinde, Sultan vekili olarak Nizâm-ül-mülk’ün bir kaleyi fethinde yanında bulundu. büyük erkek kardeşleri olduğu halde: cesareti, idarecilik vasfı meziyetleri, Sultan Alb Arslan tarafından veliahd seçilmesinde rol oynadı. Horasan yakınındaki Radyan’da veliahd ilân edildi. Meliksâh’ın veliahdlığı, Halîfe bi-emrillah’ın tasdikiyle de resmiyet kazandı. Vefatından sonra taht kavgalarını önlemek gayesiyle hareket eden Sultan Alb Arslan; Malazgird Meydan Muharebesinden önce savaş meydanında Meliksâh’ın tahtın vârisi olduğunu ilân etti.

Veliahdlığında devletde vazife alan Melikşâh, Mâverâünnehr seferinde şehîd olan Sultan Alb Arslan’ın yerine, on sekiz yaşında sultan ilân edildi. Melikşâh, sultan olunca babasının veziri kıymetli devlet adamı Nizâm-ül-mülk’ü vazifede bıraktı. Saltanatının ilk seneleri iç karışıklıklarla geçti
Ömrünü seferlerde geçiren Melikşâh, en verimli olabileceği çağda, otuz sekiz yaşında vefat etti. Yirmi senelik saltanatında devletin sınırlarını Kaşgar’dan Batı Anadolu’ya, Kafkasya’dan Yemen’e genişletti. Bağdad’da vefat eden Sultânın naaşı, İsfehân’a nakledilerek kendisi için yaptırdığı medresedeki türbesine defnedildi. Orta boylu, geniş omuzlu ve beyaz yüzlü idi. Büyük bir devletin sultânı olmasına rağmen yumuşak tabiatlı idi. Sarayında devrin âlimleriyle sohbette bulunur kıymetli fikirlerini alırdı. Her cins silâhı mükemmel olarak kullanır, iyi ata binerdi.

Sultan Melikşâh’ın ünvanlarına hiç bir sultan kavuşamamıştı. Yaptığı fetihlerde mağlûb olmadığı için*Ebü’l-Feth; sâhib olduğu ülkelerin genişliğini belirtmek için*Sultân-ül-a’zam, Sultan-ül-âlem, emrindekilere ve halkına âdil davranışından dolayı*Sultân-ül-âdil*gibi lakablarla zikredildi Nizâm-ül-mülk, onun hakkındaki düşüncelerini şöyle dile getiriyordu: “Meliksâh, Alpertunga neslinden olup; dindar, âlimlere hürmet, zâhidlere iyilik, fakirlere şefkat ve halka adalet gibi kimsenin hâiz olmadığı yüksek vasıflara sahip ve cihan hâkimidir. Devrinde Selçuklu ülkelerini îmâr ettirmiş, halkı refaha kavuşturmuştur. Tertib ettirdiği takvim.*Takvîm-i Celâli*ismiyle bilinmektedir, Meliksâh, yarım milyondan fazla askeri olan bir orduyu, mükemmel idare edecek askerî bir dehâya sahipti. Melikşâh’ın, veziri Nizâm-ül-mülk ile te’sıs ettiği idarî, askerî, toprak sistemi ve teşkilât Türk-İslâm devletlerinde tatbik edildi.

Sultan Melikşah'ı kurtaran dua...

Selçuklu Sultanı Melikşaha ihtiyar bir kadın dediki Ey güzel yüzlü, padişah öksüz bir torunum var geçimim bir öküze bağlıdır. Onu kesip yemişler, Sen adilsin hakkımı almazsan, kıyametde kıldan ince sırat köprüsünden nasıl geçersin Yaşlı kadının ağlaması padişahın ciğerlerini sızlatdı. Sultan Melikşah;*Ey hatun senden af dilerim hayvanının yerine başkasını kabul eder misin? dedi ve yetmiş tane sütlü inek ve öküz getirmesini emretti ve fakir kadına teslim etti. Yaşlı kadının dualarını aldı

Sultan Melikşah fani âlemden göçünce. yaşlı kadın Melikşah’ın yetim kızını kucakladı, başını kaldırdı ve şöyle dua ettiler Ey Melik-ül müteal, Melikşah kulun azabından korkarak bize acımıştı ve zalimin zulmünü üstümüzden kaldırıp, gammımızı sevince dönüştürmüştü. Sen en büyük rahmet edicisin
niyaz ve temennimiz budur ki aciz kulunu hesapsız kerem hazinenden mahrum kılma, sonu gelmez rahmetinle, gufranına ve rahmetine, gark eyle!


Sultan Melikşaha ihtiyar bir kadın Ey güzel padişah öksüz torunumun geçimi bir öküze bağlıdır. Onu kestiler, hakkımı almazsan, kıyametde sırattan nasıl geçersin diyince sultanın ciğeri sızladı. hatundan af diledi yetmiş inek ve öküz verdi fakirin duasını aldı büyük velîler Sultan Melikşah’ı rüyada görüp Rabbin ne muamele eddi” diye soruldu büyük Sultan Cenab-ı Allaha sonsuz hamd ederim. O yaşlı kadının duası bereketiyle sonsuz rahmete vesile eyledi. Onun duası olmasaydı perişandım

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları