Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Tasâvvuf > Tasavvuf

Marifetullah - Üveysilik - Zikrullah


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Tasavvuf - kategorisi altındaki Marifetullah - Üveysilik - Zikrullah isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 20.03.2015   #1
Üye
YunusEmre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Mar 2015
Üye Numarası: 531
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 4
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: YunusEmre is an unknown quantity at this point
Standart Marifetullah - Üveysilik - Zikrullah

Bismillâhirrahmânirrahîm

Rahman ve Rahim Olan Allah'ın adıyla;


Allah'ın ve Resulünün selam ve bereketi üzerinize olsun Ey hane halkı! Selamların en güzeli siz kardeşlerimin üzerinize olsun inşaAllah..

Hamd alemleri Rabbi olan Allah'a olsun, salat ve selam o kutlu Nebi(SAV) efendimize onun Aline ve Ashabına ve geçmiş tüm peygaberlere salih kullara şehitlere sıddıklara hızır a.s ve sevdiği tüm evliyalara olsun ebeda

Sizlerle burada zikir ve marifette yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışacağız. İnşallah bu sayede sizlerle birlikte yol alarak marifeti ve islamı idrak etmeyi, Allah ve Resulünü sevmenin yolu anlatmaya çalışacağız.

Öncelikle tanımlama olarak ZİKİR kelimesi anlam olarak insanda tarikat kavramını çağrıştırıyor. Aslında zikir kelimesi anma hatırlamadır. Kul marifete girdiğinde Cenab-ı Allah ona zikrini ögretir. Ve yaptırır ki bundan sonra yolculuk başlar aşka doğru.

YAŞA ve GÖR iddialı bir kelimedir. Bu zikri yapan tüm kardeşlerimiz bir çok güzellikler yaşadılar ve yaşamaya da devam ediyorlar

Öncelikle Üveysilik Nedir ve Üveys Zikri Nasıl yapılır onu açalım..

Üveysilik cismanî olarak görüşmeleri mümkün olmayan kişilerin rüya veya hal yoluyla manen görüşmeleridir. Yani Evliyanın ve Hızır’(as) ın nuraniyetinden veya Peygamber varisi olan Mürşid-i kâmillerin ruhaniyetinden faydalanarak manen yetişenlerin gittiği yolun adına “Üveysi denir.” Bu yolun piri Veysel Karani Hazretleridir. Bu yola da Üveysilik yolu denir.
Peygamber (S.A.V) Efendimizi gözleri ile görmediği halde müthiş bir aşkla bağlı olan Veysel Karani hazretleri bu aşk ve bağlılığıyla ulvi makamlara ulaşmıştır. Öyle ki Efendimiz (SAV)’in “Üveysi karni ihsan ve iyilikte tabiinin hayırlısıdır” övgüsüne mahzar olmuştur.
Veysel Karani Hazretleri Peygamber Efendimizi görmeden, maddi değil, manevi feyzinden yararlanarak tekâmül etmiştir. Bu yolla pek çok evliyaullah yetişmiştir. Üveysilik denince şu dört zümre anlaşılır.

a)Peygamber Efendimizin ruhaniyetinden feyz alanlar
b)Veysel Karani Hazretlerinin ruhaniyetinden feyz alanlar
c)Mürşid-i Kâmilin ruhaniyetinden feyz alanlar
d)Birde Hızır (a.s) aracılığı ile irşad olanlar.


Bunlardan bazılarını örnek olarak verirsek:

Ebul Hasan Harakani (ks) Hazretleri, on iki yıl Beyazid-ı Bestami (ks) Hazretlerinden manen feyz almıştır, seyri sülûkunu tamamlamıştır. Abdullah Tusteri Hazretleri de öyledir. Aynı şekilde Bahaüddin Nakşibendî Hazretleri, Abdulhalik Gucduvani Hazretlerinin ruhaniyetinden feyz almıştır. Lâdikli Ahmet Efendi Hazretleri, Hızır’dan (as) feyz almıştır.
Büyük üstadımız Bilal Baba Hazretleri de üveysilik yolundan yetişmiş bir Mürşidi Kâmildir. Ukkaşe (ra) Hazretlerinin manevi terbiyesi altında seyri sülukunu tamamlamış ve irşad vazifesi ile görevlendirilmiştir.
Bilal Baba Çevresindeki bazı insanlar Ukkaşe (ra) Hazretlerinin böyle bir manevi terbiyede bulunamayacağını söyleyerek, itiraz edenlere cevaben; Evladım üstadımızı sorarlarsa Veysel Karani’dir deyin ” derdi.
Üveysilik yolunun tek manevi yetiştiricisi Veysel Karani Hazretleri değildir. Bu yolun manevi yetiştiricileri başta Peygamber Efendimiz olmak üzere, Hızır (as) ve Mürşidi Kamillerdir. Mürşidi Kamil olmayanlardan üveysilik yolunda yetiştirici olamaz.
Mürşidi Kâmilin bedeni ölür, ruhu ölmez. Mürşidi Kâmilin ruhu, kınındaki kılıca benzer. Ölümünden sonra ise cismani alakalardan soyulduğu için kınından çıkmış kılıç gibi olur. Ruhaniyetleri anıldığı yerde hazır olur.
Üveysi olanlar içinde hiç şüphesiz en dikkate değer olanlardan bir zatda büyük Selçuklular devrinin meşhur şeyhlerinden Ebu’l Kasım cürcanidir. Silsile-i şerifi Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine ulaşır. Bunun yanı sıra Kübrevilik tarikatının kurucusu olan, Moğol istilası sırasında şehit düşen Harezmli şeyh Necmüddin-i Kübra Hazretleri de üveysilikle tanınmıştır. Necmeddin-i Kübra Hazretleri gibi Moğol istilası sırasında vefat eden Feriduddini Attar hazretlerinin de kendisi bizzat üveysiydi.
Bütün çağlar boyunca İslam tasavvufunun en meşhur siması olan Muhyiddin b.el-Arabî Hazretleri de üveysiydi. O bizzat kendi anlatışına göre Hızır (AS) müridi olmuş ve onun vasıtasıyla seyr-i sülukunu tamamlamıştır.

Bilali NadirHz.

Bir süre sonra oradan da ayrılmak mecburiyetinde kalmış ve son olarak Hûlefâ-i Kadirî'den Şeyh Hafız Ali Efendi' ye gitmiştir.Şey Hafız Ali Efendi "Ben sana ders veremem; kim sana ders veririm derse yalan söyler. Sen, Üveysî Veysel Karanî' nin, Şeyhsiz yetiştiği gibi yetişeceksin. (Peygamberimiz, Veysel Karanî'yi Şeyh'siz yetiştirdiği gibi, hiç görmeden manen yetişti.) Her yüz yılda bir; aynı Veysel Karanî gibi, Peygamberimizin ruhani yardımı ile Müceddid yetişir. Bunlara Üveysî derler. Sen de bunlardan birisin evine git çalış. Allah (cc) sana verecektir" demiştir.

Evinde tek başına müzekkin nufus kitabı mucibince çalışan Bilal Nadir Hz.leri bunun yanında çok defalar Şeyh Abdulkâdir Geylâni Hz.ni, Nakş-bendî Muhammed Bahaattin Efendiyi ve Seyyid Ahmed-ür Rifâî Hz. lerini rüyasında görmüş ve manevi yardım almıştır.

Özellikle Hz. Şeyh Abdulkadir-i Geylânî Hz.leri kendisine nasıl yatacağını, nasıl uyuyacağını ve nasıl çalışacağını uzun uzadıya tarif etmiştir..

Şimdi Üveys Zikri Nasıl Yapılır Onu açalım:

Günün aydınlığında ve akşamın karanlığında olmak üzere günde 2 kere yapılır..

*bir kere Euzu besmele cekip 100 kere tevbe estagfurullah diyoruz.

* Besmelesiz en az 132 defa salat-şerife okuyoruz ( sayı sınırı yok dilediğiniz kadar arttırabilirsiniz ) 2000 çeşit salavat var kısası uzunu farketmez nasıl kolayınıza geliyorsa onu okuyunuz kısasında da uzununda da her salavatta 10 rahmet vardır.

Daha sonra 11 ihlas ve 1 fatiha okuyup şu duayı yapıyoruz: Allah'ım senin rızan ve izninle okuduğum salavatların ve okuduğum surelerin sevaplarını Yüce Peygamber Efendimiz SAV ruhuna tüm ashabının alinin sahabelerinin ehlibeytinin ruhlarına salih kulların ruhlarına hızır a.s ve sevdiği tüm evliyaların ruhlarına şehitlerin ve sıddıkların ruhlarına bizden önceki ümmetlere gönderilen tüm peygamberlerin ve nebilerin ruhlarına mana alemindeki tüm öğretmenlerin ruhlarına ve dünyadaki öğretmenlerimizin ruhlarına ve üveys kardeşlerimizin ruhlarına hediye ettim hediye ettim hediye ettim sen kabul buyur ya Rab. Amin. diyip duamızı ediyoruz.

Sonra tek euzu besmele ile en az 100 olmak kaydıyla LA İLAHE İLLALLAH yani kelime-i tevhid söylüyoruz ( sayısı sınırı yok dilediğiniz gibi arttırabilirsiniz )


Peygamber efendimiz SAV hergün ya 70 kere ya da 100 kere estagfurullah cekerdi onun gunahlarından arınmak için değilde hergun en az 70 veya 100 makam yukselirdi o yuzden bir onceki makama yeteri kadar şükredemediğini düşündüğü için 70 veya 100 kere estagfurullah cekerdi. bu sabit bunu 100 kere cekiyoruz arttırmadan. Bizim cekmemizin sebebi ise gunahlarımızın affı için bilip bilmeden gunah işliyoruz gunahkarız o zaman tevbekar olup Allah ın sevdiği kullardan olmayı meyletmek amaç zira Allah tevbe eden kullarını çok sever.

Salat-ı şerife ve tevhid e gelince sayı sınırı yok burdaki ölçü Rabbinin seni ne kadar anmasını istiyorsan sende onu o kadar anmalısın.

Allah Teala buyuyor ki: 'beni bir kere ananı ben bir kere anarım habibimi bir kere ananı ben 10 kere anarım hemde daha hayırlı bir ortamda' diye buyurmaktadır.

Yukarıdaki hadisi kudsiden de anlasıldıgı üzere Alemlerin Rabbi bir olan ALLAH kendi adı anıldığında bir kere habibinin adı anıldığında 10 kere anıyor. Burda sevgiliye verilen önemi görebiliyor musunuz? Habibini bir kere anan bir olan ALLAH habibini andırana kimbilir neler yapmaz.. En güzelini Rahman bilir..

Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz buyuruyor ki:

"Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin." [Ahzab Suresi- 56]

"Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salavât okuyandır." [Tirmizi, Salât 357]

“Kim bana bir defa salât getirirse, Allah da ona on salât getirir ve on günahını affeder; on derece yükseltir.” (Nesei, Sehv, 55)

“Yeryüzünde Allah'ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını (anında) bana ulaştırırlar.” (Nesei, Sehv, 46)

ve daha çok hadisler mevcut bunlar salavatın anlamını anlatan hadislerden bazıları.. salavat getirmenin önemini açmaya çalıştık şimdi gelelim 11 ihlas ve 1 fatiha nın hikmeti ve dua nın sırrına;

3 ihlas 1 fatiha küçük kuran hatmine denktir 11 ihlas 1 fatiha daha çok kuran hatmine denktir. siz salavatların ve surelerin sevaplarını önce peygamber efendimiz s.a.v ruhuna hediye edip sonra yukarıda yazdıgımız şekilde Allah ın dostlarına peygamberlerine sevdiği kullarına hediye gönderiyorsunuz..

Bunu biraz daha açalım aramızdan birisi ölse cenazesinde fatiha okuyup rahmet gondeririz ruhuna, namazlardan sonra salavat getirip fatiha okumamızın sebebide peygamber efendimiz s.a.v ruhuna hediye gondeririz. biri ölse arkasından yasin-i şerif okunup ruhuna hediye gondeririz yani mana alemindeki hediyenin yeri dinimizde sabittir. Biz ise bu zikirde sabah aksam gunde 2 kere hergun Allah'ın sevdiği kullarının ruhlarına hediye gonderiyoruz gerisini siz düşünün. Biz sultanlara hediye gönderiyoruz onlar Rabbimize sormuyorlar mı zannediyorsunuz bize bu hediyeleri kim gönderiyor diye? hali nicedir diye? İşte kimbilir bizde onlardan ne dualar alıyoruz ilerleyen yazılarımda sultanlar hediyeleri kimin gonderdiğini merak edince ziyaret etmek istiyolar ve geliyolar geldiklerinde de misk kokularını bırakıyorlar dunyada daha önce böyle bir koku almamışsınızdır o kadar güzel ki.. Rabbim sizlere de yaşatsın inşaAllah..

Gelelim kelime-i tevhid e LA İLAHE İLLALLAH önemini açalım salat-ı şerifelerle 11 ihlas bir fatiha ile sema kapılarını açtık tevhid söyleyerek söylediğimiz her LA İLAHE İLLALLAH aracısız olarak yani melekler olmadan direk Allah a ulaşır.

Peygamber efendimiz SAV buyuyor ki: Benim ve diğer tüm peygamberlerin kullandığı en faziletli söz LA İLAHE İLLALLAH

Yine buyurmakta ki : Zikirlerin en faziletlisi LA İLAHE İLLALLAH tır.

Allah teala buyuruyor ki: tevhid söyleyen benim kaleme girmiştir. ( yani bir kale düşünün içinde Rabbimiz ve bir çok lütuf nimet var onun kalenin anahtarı da LA İLAHE İLLALLAH

LA İLAHE İLLALLAH kelime anlamı Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. demek marifet anlamı ise Allah'ım seni çok seviyorum demektir. Sakın nefsinize ve vesveselere aldanmayın kalben sevebilecekmiyiz ya da seviyor muyuz demeyin Allah sizin özünüzdekileri zaten biliyor lakin dil söylemeden kalb nasıl söylesin? bırakın tevhid dilinizden kalbinize aksın herşey zaman asla pes etmeyin..

YunusEmre isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.03.2015   #2
Üye
YunusEmre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Mar 2015
Üye Numarası: 531
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 4
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: YunusEmre is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Marifetullah - Üveysilik - Zikrullah

Nakledildiğine göre, Hak taâla insanın nefsini yarattığı zaman:

— Ben kimim? diye suâlde bulundu.

Nefs:
— Ya ben kimim? diye karşılık verdi.

Ondan sonra Hak taâla meleklere emretti. Onlar
bin sene nefsi bi yere hapsettiler.

Allah taâla:
— Ben kimim? diye buyurdu.

Nefs:
— Ben benim sen kimsin dedi.

Ondan sonra Hak taâla meleklere emretti. Onlar
üçbin sene nefsi hapsettiler ve AÇ bıraktılar. açlıkla bithap düşen nefs yine huzura çağrıldı.

Allah taâla:
— Ben kimim? diye buyurdu.

Nefs:

— Sen, kendisinden başka Hak ma'bûd olmayan yüce
Allahsın! ama ben yine de benim. dedi

Allah taâla: Tamam istediğim şekle gelmiş. buyurdu.

KAYNAK: Envarul Aşikîn ( Aşıkların Nurları )

Burdan da anlıyoruz ki Şanlı Peygamberimizin asıl cihad büyük cihad dediği nefs ile olandır. dediğini o kadar sene hapis olup aç kalmasına rağmen Rabbini tanıyıp ama yine benliğinide ortaya koyan inatçı mı inatçı birşeyle ugrasmaktayız ve dostu iblis ile mucadele de etmekteyiz şimdi insanların ibadetlerinin neden meleklerden üstün olduklarını ve eşref-i mahluk olduğunu anlayabildik mi? Meleklerin nefs ve iblis belası yok. Biz bu belalara ragmen başımızı secdeye koyabiliyorsak Rabbimizi habib-i zişan yüce Peygamber efendimiz SAV i zikredebiliyorsak ne mutlu..

İnatçılık aslında yerine göre iyi değerlendirebilinir. Nasıl mı? İbadet etmek için inat etmek, zikir yapmak için inat etmek Allah a sarılmakta inatcılık etmek gibi.. Gayret senden yardım Rahman dan inşaAllah..

Üveys zikrinde her LA İLAHE İLLALLAH deyişimizde Musa A.S asası ile nefsin kafasına vurulur. Nefs hiçbir zaman ölmez öldürülemez ancak bitkisel hayata sokulabilir size birşey diyemez hale gelebilir bu da ilerleyen safhalarda olur biiznillah.. Nefs ancak azraili görünce teslim olur yani azrail canını alırken nefs ancak o zaman teslim olur ve ölür.

FECR SURESİ

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

27 - Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!

28 - Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön. ( sen O ndan razı O senden razı olarak Rabbine dön )

Burda tevhid ile dövüle dövüle mutmain olan nefs azraili görünce razı olarak Rabbine kavuşmakta. Dönüşümüz Rabbimizedir. Tevhid ile nefsimizi terbiye ederken Rabbimizin yardımıyla ruhumuzu da besliyoruz nefs küçüldükçe ruh büyüyor. zikirde birgun salavat cekerek birgun tevhid cekerek bir gun bildiğiniz ya da bilmediğiniz kuran dan bir sure okurken uyanacaksınız sakın şaşırmayın bu zikirde ruhunuz meleklerden ve evliyalardan eğitim almaya gidiyor her gece.. Ders aldığınızın göstergesi olarak bu şekilde lütuflandırıyor Rahman. YAŞA ve GÖR.

Eğitimin ruhumuza verilmesinin sebebi ise ruh baki akıl ise yok olacaktır.

Bu zikirde ilk başlarda size ruyanızda nefsinizin sembolu gösterilir.. bunu da daha sonraki konumuzda açmaya çalışıcam inşaAllah..

YunusEmre isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.03.2015   #3
Üye
YunusEmre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Mar 2015
Üye Numarası: 531
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 4
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: YunusEmre is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Marifetullah - Üveysilik - Zikrullah

Abdülkadir Geylani Hz.leri zikir ehlini ; Tıfl Mana (Manalar çocuğu ) ve Şeb-i Aruz (Allah’ın Gelini ) olarak ikiye ayırır. Zikire başlayanları Manalar çocuğu denmesinin sebebine gelince ; çocuk nasıl hiç bir şey bilmeden yaşamağa başlar ve zamanla bilgi ,yeteneklerini arttırarak gelişirse ; zikire giren de, her gün Evliyasından ve daha sonraları diğer Evliyalardan eğitim alarak yaşamını sürdürür. Bu ders ve eğitim akıla değil, ruha verilir. Peygamber (s.a.v) Efendimiz öğretmenliği ele alıncaya kadar yaşanan süreye Tıfl Mana denir. Marifetin birinci halidir. Şeb-i Aruza kadar öğretmenin evliyalardır.

Bu ilk öğrenme devren bittimi Allah’a Yolculuğunu Sevgili Peygamberimiz (sav) Efendimiz ele alır. Öğretmenin , öğretmenlerin en güzeli ve Rabbimizin “Habibim” diye isimlendirdiğidir. Bu yolun yolcusu, bu dünyada mutlaka sevgililer sevgilisini mutlaka görecektir. Bu , bir müjdedir. Bizlere (Üveyslere) verilmiştir…
Bu dünyada ve ahirette de artık körlük ortadan kalkmış olur. Mübarek olsun

Bizler Allah’a kul ; Peygamberimize ümmet olmağa çalışıyoruz. Bizim birbirimize üstünlüğümüz olsa olsa, takvadadır. Kim Allah ve Resulunü daha çok sever ve saygıda bulunursa bizim için makbul olan odur. Bizler Peygamberimizin (sav) gösterdiği yolda, Allah’a giden yolda ; dosdoğru yolda giden yolcularız. Bizler birbirimizi aynı yolda , aynı araçta giden yolcular olarak görüyor ve öyle kabul ediyoruz.

Bizde bir tek makam var o da HAYRET MAKAMI Marifette yolculuk yapmak isteyen ve buna karar veren insan görecek ve yaşayacak ki hep Allah’ın eşi benzeri olamayan sanatı karşısında , hep "HAYRETTE" kalacaktırBize Rabbimizin müjdeleri en büyük makamdır.İlle de sizler kimsiniz diye soracaksanız yine de deriz ki “Bizler Peygamberimizin gösterdiği yolda Allah’a yolculuk yapan , yolcularız. Veysel Karane’nin gittiği yolda gidenleriz.. İşte bütün söz bu. Yok ötesiBugünün Manalar Çocuğu , İnşallah yarının Şeb-i Aruzu olmaya çalışanlarıyız. Allah sizi de inşallah buna erdirir. Amin

Biz ; size bu zikri verenlerin hepsinin ortak davranışı Allah’a giden bu yolda ; zikir kapısını açmak ve ışığı yakmaktan ibarettir. Yani yolcuyu Allah’a giden yolda Allah’ı ; Resul’ü ve evliyaları ile baş başa bırakırız Ne gerekiyorsa 1. elden öğrenir ve yaşarlar.

Evliyaların makamlarında ,Yasin okumayınız, bunun yerine Salat-ı Şerif söyleyiniz… Görün , bakın ; nasıl kokularla karşılanacaksınız…

Burası çok önemli : Sana bir evliya öğretmen olarak verilir. Bizi diğer zikir ehlilerinden ayıran en önemli özellik budur Yaşayan nefs sahibi bir kul verilmez. Herkesin öğretmeni ayrı olabileceği gibi sana bu zikiri öğretenin evliyasıda olabilir. Bunlar senin bilmediklerini , ya da yanlış bildiklerinin doğrusunu sana öğretirler. Bu kalbine ilham olduğu gibi rüyada da olur, perde kalkarak olur. Ne demek istediğimi yaşarken öğreneceksin. Daha fazla açamam , açsam da anlatamam Sonuçta anlayamazsın Çünki aklın bu marifet dünyasında bilebiliriği yok. Ne öğretilirse onu kavrar ,daha fazlasını değil

İşte o evliyanı sana sevdirirler ve seni de ona sevdirirler. Yanına varır varmaz ilahi kokuları sana koklatırlar. Yaşa ve gör

YunusEmre isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.03.2015   #4
Üye
YunusEmre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Mar 2015
Üye Numarası: 531
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 4
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: YunusEmre is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Marifetullah - Üveysilik - Zikrullah

Namazlarınızın sonunda da bir "Fatiha" okuyup, bırakmayınız…

Bunun yerine 3 İhlas ve 1 Fatiha okuyup, bu sevapları : "Peygamberimize, ev halkına, soyuna, akrabalarına,ashabına ve salih kullarına hediye" edin…

Çok fazla sevap aldığınız gibi, sizi sevdiklerini mutlaka gösterirler ve ispat da ederler…

Ne olur , hemen itiraz etmeyin… Hele hiç bilmediğiniz konularda… Yaşayın ve görün… Yaratılanlar içinde ilk defa itiraz eden ve yalan söyleyen lanetli iblistir. Rabbimiz olan , Allah’ımız (Kur’an-da) ne buyuruyor : "İblisin adımlarına uymayın." İtiraz ederek ,siz ; eğer yalan söylüyorsak, biz; o zaman lanetli iblisin yolundan gitmiş oluruz. Böyle olmaktan Allah’ımıza sığınırız…

Size düşen zikiri uygulamak ve sonunda yaşamak, bize düşen doğruları; sadece doğruları yazmaktır..

Son olarak da , gece ibadetlerini ; herkesin uykuda olduğu saatlerde kalkıp; ama Kur’an okuyun, ama en az 6 rekat teheccüd namazı kılın , ama zikir edin…

Yapabilirseniz , hepsini de yapın… Ama ilk önceleri bu nefsinize çok ağır gelir… Ertesi gün işe gideceğim , günüm çok zor geçer demeyin… O nefsinizin , iblisle işbirliği sonucu bir vesvesesidir. Aksine , çok daha dinç olursunuz… Sen gecenin bir bölümünde Rabbin için kalkıp , ibadet ettin; Rabbinde senin hayatını kolaylaştırdı. Bunda şaşılacak bir şey yok ki ? Gece Marifette alınan yol , gündüz alınandan daha fazla olduğunu da öğrendin… Artık sana düşen tek şey , bir an önce Allah’ın , Resulün ve Allah Yolcuları ile beraber olmak için , üstüne düşen göreve başlamandır. Yardım Bir olan , Eşi ve benzeri olmayan Allah’ımızdan mutlaka gelir.

YunusEmre isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
iLLeDe ZiKRuLLaH.....iLaHi..... FuRKaN iLahi DinLe 0 04.06.2013 09:43


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları