Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Tasâvvuf > Tasavvuf > Tasavvufi Sohbetler

Dinin tasavvuf boyutu


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Tasavvufi Sohbetler - kategorisi altındaki Dinin tasavvuf boyutu isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 07.12.2012   #1
||HüZüN DiYaRı||
eSiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 2
Arkadaşlar: 2
Konular:
Mesajlar: 4.359
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute eSiLa has a reputation beyond repute
Standart Dinin tasavvuf boyutu

Din üç sac ayağı üzerine oturur: İman, İslam, ihsan. Tasavvuf ihsan boyutundandır. Yani ihsan, sen Allah’ı görmüyorsan da O’nun seni gördüğünü bilmendir. Hatta sadece bilgi değil öyle davranmandır ihsan. Tasavvuf işte bu ihsanın müesseseleşmiş şeklidir. Ama bugünkü fotoğrafına bakıldığı zaman tasavvuf, sanki çok daha başka bir şeymiş gibi algılanıyor. Dinden farklı hatta din dışı bir öğe olarak görülüyor ve kimi çevreler tarafından din dairesi dışına itiliyor.

Din adeta bir süt gibidir. Sütten tereyağı, peynir, çökelek, yoğurt, ayran vs. yapılır. Akıllı kimse ihtiyaçlar doğrultusunda hareket eder. Evde tereyağı varsa, sütten bir daha tereyağı çıkartmaz. Peynir yoksa peynir yapar; yoğurt yoksa yoğurt. Şunu da asla göz ardı etmez: Sütte bu mamullerin hepsi mündemiçtir ve bu mamullerin hepsi süttendir.

Tasavvuf sütten yağı çıkarandır, fıkıh sütten peyniri çıkarandır şeklinde kesin bir ayrım yapmamız bile bu noktada uygun değildir. Doğrusu ben bu tarz tasniflere ve bu tasniflere ait kat’i sınırların varlığına da inanmıyorum. Çünkü tarikatsız şeriat, şeriatsız tarikat, hakikatsiz marifet, marifetsiz şeriat vd. olmaz. Bunları, birer durak olarak bile tasavvur edemeyiz. Çünkü bir duraktan başka bir durağa geçtiğimiz zaman evvelki durakla alakamız kesilir. Tasavvufa geçince şeriatla alakamız kesiliyor mu? Hakikat makamını elde ettiğimiz zaman, tarikatla, şeriatla alakamız kesiliyor mu? Kutb olsak, abd-i has makamına gelsek şeriattan yine vazgeçemeyiz. Bakınız Aleyhi’s-sâlâtü ve’s-selâm Efendimize, tek zirve, namaz kılarken ayakları şişiyordu. Ömrü boyunca şeriattan ayrılmamıştı. Bu tasnifleri biz, aynı yapı içerisinde seviye kat etmek, yükselmek, kendi içinde büyümek olarak değerlendirebiliriz. Hepsi birbirinin içinde ele alınmalıdır. Hülasa; varlık dairesinde her şey birdir.
ömer tuğrul inançer

eSiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları