Geri git   Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz > Tasâvvuf > Tasavvuf > Tasavvufi Sohbetler

Gönül huzurunda istikrarı yakalamak


Dini Forum Sitemizin tüm İslami Bilgiler özelliklerinden faydalanabilirsiniz sitesindeki Tasavvufi Sohbetler - kategorisi altındaki Gönül huzurunda istikrarı yakalamak isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 23.02.2013   #1
Derdin Ne ise Davan O'Dur
eFe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Nov 2012
Üye Numarası: 3
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 3.906
Rép Puanı: 2147483647
Rép Grafiği: eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute eFe has a reputation beyond repute
Standart Gönül huzurunda istikrarı yakalamak

Bir mürit, yegane amacı olan Allah’ın rıza ve cemaline ulaşmak için çok sıkıntı çeker. Bazen çok istekli ve hevesli olduğu halde, bazen içine kapanık bir hale bürünür. Bazen çok feyizlidir ibadetten bıkmaz, bazen de sıkıntılıdır ibadete bakmaz. Çok huzurlu olduğu günün akşamında sebebi belli olmayan bir darlık içerinde bulabilir kendini. Bu hal menkıbelerde şöyle anlatılır: Bir an gelir kabarır, atlasda dalga gibi
Ruhu kaplar sımsıkı, kırılmaz halka gibi.
Bir an gelir, durulur, soğuk bir pınar olur,
her sözü Kabul eden, en kıymetli yar olur.
Bir an gelir, ah çeker, herşey benim olsa der,
Bütün dünyayı versen, nonkördür daha ister.
Bir an gelir inanır, mevlası sözlerine,
Nedamet yaşı dolar, o asi gözlerine.
Bir an gelir ki gürler, ufkunda şimşek çakar,
Yılların mahsulünü, tutar bir anda yakar.
Bir an gelir, dalgası, sessiz bir umman olur,
Bütün yaptıklarına, utanır, pişman olur.
Bir an gelir, Fir’avn, Şeddad ve Nemrud olur,
Damarlarda dolaşan, Hannas-ı merdud olur.
Bir an gelir muti-dir, herşeyi Kabul eder,
Dünya, gözünde olmaz, daim ibadet ister.
Bir an gelir, uslanıp bir (seng-i miheng) olur,
Her arzusu, Resulun sözlerine denk olur.
Bir an gelir, zalimdir, ruhu, inletir zar zar,
Kendi kötü eli ile, kendine mezar kazar.
Ey kalb, böyle bir nefse, uyarsan halin yaman!
Onun hilelerine, aldanma hicbir zaman!
Efendi Hazretlerimiz de müridi bir akarsuya benzetmiştir. Mesela dağın tepesinden fışkırıp, denizi veya okyanusu menzil edinmiş bir su düşünün. O dağın tepesinden aşağı inene kadar başına gelmeyen kalmaz. Kâh eğilir, kâh büğrülür, bazen açılır genişler, bazen daralır ve incelir, kâh bulanır karışır, kâh temizlenir arınır. Bin bir çeşit hale girdikten sonra elbette menzile kavuşur. Okyanusa kavuşan suyun artık bulanma, daralma ve karşısına çıkacak bir engele takılma gibi dertleri kalkamamıştır. Koskoca derya oluvermiştir, okyanustan bir cüzdür artık o. Dert ve tasa yoktur onun için.
İşte aynı şekilde bir mürit, ilerlediği tarikat yolunda bir hali bir halini tutmadığı halde, bıkmadan, usanmadan görevlerine ve mücadelesine devam eder. Allah’u Teala’ya ulaşınca bütün bu haller kaybolur. O’nun her hali birdir. Görünüşte ağlasa da, üzüntülü olsa da, kızgın olsa da sadece surettedir. Gönül dünyasına asla aksetmez bu haller. İsmet Garibullah (Kuddise Sirrahu) Risale-i Kudsiyyesinde şöyle anlatır bu hali:
“Görürsen sureta ker gam ve sürurda
Sürur ve gam onda yok o hep huzurda”
Aynı şekilde müritin gönül havuzu dardır. Bir su birikintisi düşünün. İçine atılan küçük taşlar veya bir çöple bile bulanır. Okyanusta böyle bir şey söz konusu değildir. Kamyonla kum dökseniz yine tesir etmez koca deryaya.
Bizlerde nefsimizin ve çevremizin etkisiyle halden hale giriyoruz. Huzur dolu geçirdiğimiz bir vakitten sonra huzursuz olabiliyor, bir namazdan aldığımız feyzi başka namazda bulamayabiliyoruz. Çok hevesli olup tesbihi elimizden bırakmadığımızda oluyor, bıkkınlık ile tesbihi almadığımız da… Yani bir türlü istikrarı sağlayamıyoruz. Yukarıda da anlatıldığı gibi bu ancak menzile ulaşınca mümkün olacaktır.
Bizim yapmamız gereken, feyiz ister olsun ister olmasın vazifelerimizi tam olarak ifa etmektir. Nasıl ki, namazımızı her halükarda kılarız, bu görevleri de şeytanın bir vesvesesine, nefsin bir hilesine harcayamayız, feda edemeyiz.
Böyle zamanlarda nefse ve şeytana uymaktan Allah’a sığınacağız, bol bol istiğfar çekerek, zikrimizi, tefekkürümüzü, rabıtamızı, ibadetimizi, Kuran’ımızı ve ilim müzakerelerimizi bırakmadan savaşa devam etmeliyiz. “Gayret” Allah’ın verdiği güç ile bizdendir, “muvaffakiyet” ise Allah’tandır. Muhakkak ki, zafer inananlarındır.
“Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah’tan ‘yardım ve zafer (nusret)’ ve yakın bir fetih. Mü’minleri müjdele.” (Saff Suresi 13)





Click the image to open in full size.
eFe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
gönül huzurunda istikrarı yakalamak


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
En GüzeL 2013 iLahileri dinLe eFe iLahi DinLe 81 27.07.2017 18:04
Olmaz gönül olmaz öyle! YuReK HasbihaL 1 06.04.2013 18:59
Sabret Ey GönüL SıLa Serbest Kürsü 2 12.03.2013 13:45
Abdurrahim Karakoç Şiirleri SıLa SiirLer 0 18.02.2013 16:01
Çeşitli Nükteler SıLa Güzel ve Anlamlı Sözler 0 09.01.2013 10:09


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları